TD Türk Denizcileri W.

CS

Türk Denizcileri.com'a hoş geldiniz!

Merhaba, Ziyaretçi! Ben Mini; size yardımcı olabilmek için buradayım. İçerik sağlayıcı paylaşım sitemize eriştiğiniz için çok mutluyuz. Giriş yaparak, birbirinden güzel içeriklerimizden kolaylıkla faydalanabilirsiniz. Kayıtlı değilseniz, hemen ücretsiz ve kolay bir şekilde kayıt olabilirsiniz. Sizi de ailemize bekliyoruz.

(Giriş yapmamış kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Reklam alanı. İletişim: aytemiz89@gmail.com
Türk Denizcileri Forumu içersinden hiç bir üye, kurucu ve yönetici ücret talep edemez. Talep eden veya ücret karşılığında birşey yaptırmak isteyen kişiler forumdan süresiz olarak uzaklaştırılır.
Reklam ve iş birliği için İletişim için aytemiz89@gmail.com
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 9,363
» Son Üye powerdonnad
» Toplam Konular 1,490
» Toplam Yorumlar 16,199

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 14 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 14 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar
HUKUK-GOSS ÇALIŞMA SORULA...
Forum: Deniz Ticaret Hukuku
Son Yorum: murs23
8 saat önce
» Yorum 64
» Okunma 13,586
Tam Kopmalık Full Bass'lı...
Forum: Eğlence Merkezi
Son Yorum: halilCaglar
02-05-2026, 02:17 PM
» Yorum 0
» Okunma 31
MaxSea International v12....
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
28-04-2026, 10:16 AM
» Yorum 241
» Okunma 48,747
MAXSEA V12.6.4.1 - Windo...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
26-04-2026, 09:42 AM
» Yorum 415
» Okunma 83,969
MaxSea v12.6.4.1 - Full
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
25-04-2026, 10:55 PM
» Yorum 828
» Okunma 224,778
MAXSEA TIME ZERO
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: SCND
25-04-2026, 02:10 PM
» Yorum 182
» Okunma 50,412
YENİ ÜYELİK
Forum: Tanışma Bölümü
Son Yorum: FEYYAZ
19-04-2026, 03:27 PM
» Yorum 0
» Okunma 19
C-MAP / CM93 v3 / WF549
Forum: Harita Paketleri
Son Yorum: aliacikgoz35
17-04-2026, 07:13 AM
» Yorum 120
» Okunma 23,172
Gasm Sınav soruları arşiv...
Forum: GOSS Yeterlilik Sınavları
Son Yorum: unsalyalova
16-04-2026, 06:04 PM
» Yorum 96
» Okunma 25,185
Navionics Boating HD (201...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: aliacikgoz35
16-04-2026, 11:02 AM
» Yorum 335
» Okunma 63,611

 
  Hızır Hayreddin Paşa (?-1546)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:37 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

 

"... Teknelerden üç dörtyüz bahadır gazi yiğitle berabe karaya çıkıp yetiştik. Dalkılıç, ateştâb olup kafîr-i ebedîleri öyle bir kırış kırdık ki, kıra kıra mel'unları kale kapısına dar soktuk. Üçyüzden fazla kâfir-i bîdinleri kılıçtan geçirip, yüzelli kadarını da diri tutup esir eyledik."
Gazavat-ı Hayreddin Paşa'dan
Büyük Osmanlı Türk denizcisi, korsanı ve amirali Hızı Hayreddin Paşa Midilli'de doğdu. Babası Midilli'nin fethi üzerine kale muhafızı olarak buraya gelmiş, aslen Vardar Yenicesi'nden Yakup Ağa idi. Doğum tarihi kesin olarak belli değildir. 1466-1483 arasında çeşitli rivayetler vardır.
Hızır'ın İshak ve Oruç adında iki ağabeyi ve İlyas adında bir kardeşi vardı. İshak Midilli'de çalışıyordu. Oruç ve Hızır deniz ticareti yapmakta idiler.
Küçük kardeşleri İlyas'ı da yanına alarak Şam Trablusu'na sefer eden Oruç Reis'in gemisi Rodos şövalyeleri tarafından tutuldu. İlyas şehit oldu. Oruç esir edilerek Rodos'da zindana atıldı.
Oruç'u fidye vererek kurtamaya çalışan Hızır buna muvaffak olamadı ise de Oruç bir fırsatını bularak kaçtı. Bu hadiseden sonra Oruç Reis korsanlığa başlamıştır.
Geleceğin Hayreddin Paşa'sı olan Hızır Reis ise daha bir zaman ticarete devam etti. Ama sonunda o da ağabeyinin yanına gitti.
Beraberce Tunus Beyi'ne müracaat ederek ganimetlerin beşte birini ona vermek şartıyla Halk-ül Vâd kalesinde barınmak için anlaştılar (1512)
Bundan sonra Akdeniz'de geniş bir korsanlık hareketine giriştiler. Ceneviz, Venedik, Fransız, İspanyol ticaret ve harp gemilerine karşı kazandıkları başarı üzerine hem kuvvetleri arttı, hem de servet ve şöhretleri.
Bazı Arap kabile ve şehirlerinin ileri gelenleri kendilerini yardıma çağırdılar. Bunlar, gerek zâlim Arap beylerine ve gerekse İspanyol veya Cenevizli müstevlilere karşı yardım istiyorlardı. Bu davetler Hızır ve Oruç Reis'in Kuzey Afrika'da bir devlet kurmalarıyla neticelendi.
Becâye, Cicel (1513), Şirşel (1514) ve Cezayir (1516) ellerine geçti. Cezayir'i geri almak için işbirliği yapan Bir İspanyol donanması ile bir arap ordusunu mağlup ettiler.
İspanyollarla işbirliği yapan Tenes ve Tlemsen'i de aldılar. Fakat düşmana sığınan Tlemsen beyi, İspanyol kuvvetleriyle tekrar hücuma geçti. Bu savaşta Oruç Reis şehit oldu.
Oruç'un ölümü üzerine Cezayir şehri dışındaki arazi Hızır Reis'in elinden çıktı. Ayrıca Cezayir'i almak üzere gelen bir İspanyol donanması ile savaşmak zorunda kaldı. Donanma perişan olarak geri çekildi.
Daha önce Yavuz Sultan Selim'e bir elçi gönderek zapt ettiği toprakların Osmanlı Devleti'nin bir eyaleti olarak kabul olunmasını dilemişti (1518) İsteği kabul edildi. Padişah, Hızır Reis'e beylerbeyiliği pâyesi ve Anadolu'dan asker toplama izni verdi. Ayrıca yardımlarda bulundu.
Barbaros Hayreddin'in bu şekilde Osmanlı Devleti'nin bir paşası olarak valilik etmesi düşmanlarını telâşa düşürdü. Önce Tunus ve Tlemsen beyleri birleşerek büyük bir ordu ile Cezayir'e yürüdüler. Cezayir'in içinden elde ettikleri adamları da Türkler aleyhine ayaklandırdılar. Fakat Hayreddin Paşa ayaklanmayı bastırdığı gibi, Tunus ve Tlemsen beylerini de durdurdu.
Az sonra ise İspanyollar kırk gemilik bir donanma ve binlerce askerle hücuma geçtiler (1519) Bunlar da mağlup oldular ve pek azı kurtulup kaçabildi.
Fakat Hayreddin Paşa birçok düşmanlıklarla karşılaşması ve Tunus Beyi'nin ordusu ile yapılan savaşın iyi bir netice vermemiş olması üzerine gemileri ve kendine bağlı reisleriyle Cicel'e çekildi. Cezayir'i kendiliğinden terk etti.
1520'den sonraki yıllarda, bütün hristiyanlık dünyasını şaşırtan fevkalâde zaferler kazandı. Akedenzideki bütün Türk ve öteki Müslüman korsanlar onun emrine girmek için Cicel'e koştular. Kısa zamanda kırk teknelik bir donanma kuruldu. Bütün meşhur deniz kurtları Hızır Hayreddin Paşa'nın emri altında bulunuyorlardı.
Kâfi derecede kuvvetlenince Cezayir üzerine yürüdü. Kendisine taraftar olan ileri gelen Cezayir'lilerden de yardım görerek şehri tekrar zapt etti. Hayreddin Paşa'ya vaktiyle ihanet etmiş olan Cezayir Beyi İbn-i Kadı öldürüldü. Şirşel ve Tenes tekrar alındı. Tlemsen hakimi Abdullah vergş vermeyi reddedince üzerine asker sevk edilerek vergiye bağlandı (1523)
Cezayir'in zapt u rapta alınmasından sonra, şehrin yalısından kurşun atımı mesafede bulunan bir adadaki Penon (Sen Pavlo) kalesini almaya teşebbüs etti. Bu kale İspanyolların elinde bulunuyor ve Müslümanlara zülm edip sevap kazanmak için pazar günleri şehri topa tutuyorlardı. Barbaros gelmeden önce ise Cezayir'i haraca bağlamış idiler.
İspanyolların teslim olmayı reddetmeleri üzerine kale lağımla havaya uçurulup zapt edildi (1525) Hayreddin Paşa kaleyi tamamen yıktırarak çıkan taşlarla adayı sahilden ayıran deniz doldurttu. Böylece gemilerin sığınabileceği bir liman meydana geldi.
Birkaç gün sonra kaleye yardım etmek üzere gelen on teknelik bir İspanyol filosu, kaçmak isterken tutularak tamamen esir alındı.
Aynı yıl Hayreddin Paşa'nın, Aydın Reis idaresinde olarak sefere yolladığı Türk korsanaları Marsilya ve Nis sahillerini basıp esir ve ganimetler aldıktan başka İspanya kıyılarını korumak üzere kendilerini arayan onbeş teknelik bir filoyu da tamamen esir ederek Cezayir'e döndüler.
İslam alemini sevince gark eden bu zaferler, Hristiyanları mateme boğuyordu. Rahiplerin gönderdikleri şikayet mektupları ve bizzat gelen şikayetçilerin verdiği kara haberler, o sırada Almanya, İtalya, Hollanda ve İspanya tahtlarına sahip olan imparator beşinci Karl'ı (Şarlken) bir meclis toplamaya mecbur etti.
Prens, şövalye, kardinâl, ileri gelen komutan ve kaptanların katıldığı toplantıda İspanyol ve Fransız filolarının birleşerek Barbaros Hayreddin Paşa üzerine gitmeleri kararlaştırıldı. Kurulacak olan donanmanın başına ise devrin Hristiyan kaptanlarının en meşhuru Andrea Doria getirildi.
Andrea Doria, Afrika kıyısında bir hareket üssü elde etmek için önce 40 parçalık bir donanma ile Şirşel'e çıkarma yaptı ise de şehrin müdafileri tarafından mağlup edildi. Birçok ölül ve esir bırakarak kaçmaya mecbur oldu.
Hayreddin Paşa ise Andrea Doria'yı karşılamak üzere Akdeniz'e açılmış fakat tesadüf edememişti, Şirşel'de olduğunu haber alınca peşinden gitti. Fakat Andrea Doria kaçarak İspanya limanlarına sığındı.
Akdeniz'de karşısına çıkacak kimse kalmayan Hayreddin Paşa bu sırada Hristiyan zulmüne karşı ayaklanmış olan Endülüs Müslümanlarına yardıma gitti ve 70 bin Müslümanı Afrikaya geçirerek kurtardı.
Hayreddin Paşa 1533 yılında Kanunî Sultan Süleyman tarafından bir hatt-ı hümâyun ile İstanbul'a çağırıldı. Hayreddin Paşa yerine evlatlığı Hasan Ağa'yı bıraktı. Yanına meşhut 19 reisini alarak mükemmel bir donanma ile yola çıktı. Yolda Mesina açıklarında 18 gemilik bir filo mağlup edilerek yakıldı. Koron'da bulunan Andrea Doria Preveze'ye sığındı.
1533 yılı ortalarında Hayreddin Paşa'nın donanması büyük merasim ve şenliklerle İstanbul limanına geldi. Birkaç gün sonra büyük Türk Kanunî Süleyman'ın huzuruna kaptanları ile birlikte kabul edildi.
Sonra, bu sırada Halep^te bulunan Sadrazam İbrahim Paşa'nın daveti üzerine onun yanına gitti. Orada merasimle Cezayir Beylerbeyisi pâyesi ile Kapudân-ı Deryalığa nasb oldu. Halep'e at sırtında yirmiiki günde gidip dönmüştür.
O kış İstanbul tersanelerinde 61 pare gemi inşa ettirdi.
1534 yılı ilk baharında 80 parçalık bir donanma ile Akdeniz'e açıldı. Santa Luka, Sidraro, Fondi ve İsperlonga şehir ve kalelerini zapt ve tahrip etti. Haçlılar üzerinde yeteri kadar korku uyandırdıktan sonra Tunus'a döndü.
Halk-ül Vâd kalesini ve Tunus'u aldı. Kayruvan'a çekilen Tunus Beyi Hasan'ın üzerine onbin kişilik bir ordu ile yürüdü. Bu seferde otuz topu çektirmek için kafi hayvan bulamayınca top kundakları üzerine yelken taktırması meşhurdur. Tunus beyi mağlup edilerek kabileler itaat altına alındılar (1534)
Tunus'un zaptı Avrupa'da akisler uyandırdı. Tunus Beyi'nin Alman imparatoru ve İspanya kralı beşinci Karl'dan yardım istemesi üzerine 1535'de İmparatorluk, Papalık, İspanya, Napoli, Ceneviz, Malta ve Portekiz kuvvetlerinden meydana gelmiş 300 gemi ve 24 bin kişilik ordu Halk-ül Vâ'de karaya çıktı. Burayı bir müddet müdafaa eden Hayreddin Paşa daha sonra Tunus şehrine çekilerek müdafaaya devam etti. Fakat gerek muhasara eden ordunun üstün kuvveti ve gerek içerdeki dörtbin hristiyan esirin boşanarak şehrin
içinde karışıklık çıkarmaları üzerine orayı terk etti. Düşman kuvvetlerini yararak Bâbülzünnap limanına oradan da gemilerle Cezayir'e döndü. Tunus'a giren Haçlı ordusu şehri günlerce yağma ve halkını katl etmiştir.
Cezayir'e gelir gelmez 35 teknelik bir donanma ile derhal denize açılarak İspanya kıyılarına baskınlar verdi. Minorka adasının Mahon limanını, Mayorka adasının Palma kalesini ve şehrini tahrip edip yaktı. Yolda Tunuslu esirleri Avrupa'ya taşıyan haçlı gemilerini esir alıp Müslümanları kurtardı. Büyük ganimetler ve pek çok esir ile Cezayir'e döndü.
Avrupa, Hayreddin Paşa'nın bu yeni darbelerinin haberi kendisine ulaştığında Tunus zaferi müjdesini kiliselerde ayinlerle kutlamakta idi.
Bunlardan sonra Kanunî tarafından tekrar İstanbula çağırılan Hayreddin Paşa, Napoli üzerine yürüyecek olan Fransızlara denziden yardım etmek ve harekâtı idare etmekle vazifelendirildi (1536)
Osmanlı donanması Otranto yakınlarında karaya çıkarma yaparak Kastro kalesini zapt etti. Fakat kuzeyden Napoli üzerine gelecek olan Fransız kuvvetleri görünmediğinden geri dönüldü.
Bunda ve bir yıl sonra yapılan seferde Brendizi ve Korfo zorlanarak Venedik'e ait olan Syra (Şira), Egina (Ekin), Nios (İne), Paros, Tinos ve Skorpento (Kerpe), Kasos (Kaşot) gibi adalar alındı. Ve Nakos (Nakşe) dükalığı Osmanlı idaresine bağlandı. Girit'e baskınlar yapıldı.


Hayreddin Paşa idaresindeki Osmanlı Donanması'nın bu zaferleri Venedik devletini çok güç durumda bıraktı. Papa'ya ve bütün Avrupa'ya müraccat ederek bir haçlı donanması hazırlanmasını istedi.
Bütün kuvvetli denzici devletlerin iştiraki ile 300 kadarı kadırga ve kalyon çeşidinden büyük harp gemisi olmak üzere 600 teknelik bir donanma kuruldu. Bu donanmanın başına da devrin en meşhur kaptanı Ceneviz dükası Andrea Doria getirildi.
Barbaros Hayreddin Paşa bu büyük deniz kuvvetine Preveze önlerinde 122 kadırga ile karşı çıktı (Eylül 1538) Bu gemilerin gönüllü gelmiş yirmi tanesi arka saftaki ihtiyat kuvveti olarak Turgut Reis'in emrinde bulunuyordu. Ön safta, merkezde Hayreddin Paşa bulunuyordu. Sağ kanada Salih Reis ve sol kanada da Seydi Ali Reis kumanda etmekte idiler.
Düşman donanması ise önde kalyonlar, ikinci hatta kadırgalar ve üçüncü hatta diğer gemiler olamk üzere saf tutmuştu.
Savaşın başlangıcında rüzgarı arkadan alan ilk saftaki 150 kadar kalyonun, zaptı imkansız yüzen kaleler halinde Türk donaması üzerine yürümesi herkesi dehşete düşürdü.
Fakat rüzgar durunca, yalnız yelkenle hareket edebilen kalyonlar harekestsiz kaldı. Kalyon toplarının kısa menzili dışında kürekleriyle ve süratle kayan Türk kadırgaları uzun menzilli toplarıyla bu iri gemileri delik deşik ettiler.
Arka saftaki düşman kadırgaları Andrea Doria kumandasında olarak ileri çıktıysa da dayanamayıp kalyonların gerisine çekildiler. Onların çevirme hareketleri, Hayreddin Paşa'nın gayet seri ve yerinde yaptığı manevralar sebebiyle işe yaramadı. Turgut Reis'in de katıldığı Türk çevirmesinden sonra yandan da ateş açılınca barut dumanı her yeri kapladı.
İlk saftaki kalyonları kâfi derecede döven Osmanlı kadırgaları Hayreddin Paşa'nı emri ile hücuma geçtiler. Bir kısmını zapt edip veya batırarak bu saffı yardılar ve arkadaki gemilere hücum ettiler. Savaşın kaybedildiğini anlayan Andrea Doria gece karanlığından istifade ederek harp sahasını terk etti.
Preveze zaferi, bütün Osmanlı ülkesinde "Cihâd-ı Ekber" sayılarak şenliklerle kutlandı.
Ertesi yıl Kataro ağzındaki Nova kalesi de Hasan ve Turgut Reis'ler tarafından zapt edilince Venedik sulh istemeye mecbur kaldı. Böylece Akdeniz'deki Osmanlı hakimiyeti tamamlanmış oldu.
Hayreddin Paşa'nın Preveze zaferi düşmanları tarafından da takdir edildi. Beşinci Karl, onu bütün Kuzey Afrika'nın hükümdarı olarak tanıyacağını bildirerek Osmanlılardan ayrılmaya teşvik etti.
Barbaros'un bunu kabul etmemesi üzerine ise 400 gemi ve 30 bin askerle bizzat imparator, maiyetinde Andrea Doria ve Meksika'yı istila eden Fernando Cortez olduğu halde Cezayir'e hücum etti (1541) İspanya, İtalya, Almanya ve Malta şövalyelerinin en meşhurlarının da katıldığı bu büyük haçlı donanması, Hayreddin Paşa'nın yerine bıraktığı Hasan Ağa tarafından bozguna uğratıldı. Hasan Ağa'nın emrinde bin tanesi Türk olmak üzere 9 bin kişilik bir kuvvet vardı. Havanın da bozması üzerine haçlı donanması perişan olarka geri döndü.

Barbaros Hayreddin Paşa'nın idaresindeki Türk donanması 1543 yılında Fransızlarla müşterek hareket etme emrini aldı. Tam bir keşmekeş içinde bulunan Fransız donansından pek istifade edemeden (barut fıçısından çok şarap fıçısı getirmişlerdi) Nis zapt edildi. Fakat aynı sebeple Nis müdafaa edilemeden tekrar bırakılıp geri çekilmek icap etti. Bu sefer sırasında Barbaros Cenova'da esir bulunan Turgut Reis'i de kurtarmıştır.
Hayreddin Paşa donanma ile, beşinci Karl'ın İspanya ve İtalya topraklarına hücumlar yaparak onu Fransa kralı Fransua ile sulhe mecbur ettikten sonra İstanbul'a döndü (1544) Dönerken, Fransa'da bulunan Müslüman esirleri ve pek çok ganimet malını da beraberinde getirdi.
İstanbul'da iki yıl daha yaşadıktan sonra 1546'da vefat etti. Hayreddin Paşa bu fani alemden ebedî aleme geçtiğinde Cuma günü ve Kadir gecesi idi. Mübarek mezarı Beşiktaş'tadır. O kaptan paşaların pîridir. Zira Âl-i Osman devletinde ilk kaptan paşa olan odur. Devlet-i Osmaniyye'nin derya işlerine ve Tersâne-i Âmire'ye nizam veren odur. Ruh-u şerifleri şâd olsun. Defalarca keşif ve kerâmetleri görülmüş bir veli, gazi, mücahit kimse idi. Ölümüne ebced hesabı ile "Mâte reis-ül bahr - deniz reisi öldü" cümlesi tarih (hicrî 953) düşürülmüştür.
Kendi kabiliyeti ve iradesi ile korsan reisi, Kaptan-ı Derya ve ülkeler fatihi olarak yükselmiştir. Osmanlı Devletinin ondokuzuncu kaptan-ı Derya'sı idi. Oniki yıl şeref ve zaferlerle hizmet etti. Emrindeki donanmayı zaferden zafere ulaştırdı. Devlete koca bir eyalet bağladı ve Osmanlı sınırlarını Fas'a kadar uzattı.
İstanbul'da Beşiktaş semtinde denzi kenarındaki türbesinde medfundur. Eskiden o civarda kendi yaptırdığı medresesi de varmış.
Allah rahmet eylesin.
Kaynak: Barbaros Hayreddin Paşa'nı Hatıraları - 1.cilt, Tecüman 1001 temel eser, Baskıya Hazırlayan - Ertuğrul Düzdağ

 

Bu konuyu yazdır

  Kemal Reis (1450?-1511?)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:37 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

Gelibolu'da doğduğu sanılır. Bazı Osmanlı kaynaklarında ise Karamanlı bir Türk ailesinden geldiğini yazar. Gençliğinde korsanlık yaptı, daha sonra Gelibolu'da Osmanlı donanmasına deniz piyadesi (azap askeri) olarak girdi ve azaplar reisliğinde bulundu. Eğriboz seferinde Mahmut Paşa kumandasındaki donanmaya katıldı, adanın fethinden sonra (1470) oraya yerleşti. Adadaki korsanların reisliğini üzerine alarak Venediklilerle mücadele etti. Türkler ve Venedikliler arasında ün yarattı.
1487 yılında II. Beyazıt kendisinden yardım isteyen Granada (Gırnata) hükümdarı Hasan'a yardım için bir korsan filosuyla birlikte Kemal Reis'i gönderdi. Kemal Reis Endülüs Müslümanlarının İspanya ile yaptığı savaşta bir İspanyol filosunu bozguna uğrattıktan sonra, Malaga şehrini fethetti, yardımı sağladı ve batı Akdeniz'in ele geçirilmesinde etkili oldu.
Türk savaş gemilerine dünya denizcilik tarihinde ilk defa uzun menzilli toplar yerleştirdi. Cerbe adasında ve Cezayir'in Becaye (Bogue) limanında Türk donanması için üsler kurdu. Bu üsleri kullanarak İtalya, Fransa, orta ve batı Akdeniz adalarında korsanlık yaptı. Malta adasına yaptığı baskında ada hakiminin oğlunu esir aldı. Başarıları Kaptan-ı Derya Sinan Bey tarafından padişaha bildirildi ve padişah tarafından mükafatlandırıldı. Kuzey Afrika kıyılarında mahalli Müslüman emirlerin işlerine karıştı.
1495 yılında padişah tarafından İstanbul'a çağırıldı. Osmanlı donanması hizmetine girdi. Bir yıl sonra Çukurova'nın Haremeyn evkafı (Mekke ve Medine'ye tahsis edilen vakıflar) gelirlerini deniz yoluyla İskenderiye'ye götürdü.
28 Temmuz 1499'da İyonya denizinde küçük Sapienza açıklarında Burak Reis'in de yardımıyla yaklaşık 200 gemilik Venedik donanmasını perişan ederek 15.yüzyılın en büyük deniz savaşını kazandı.
1500 yılında Kefalonya'yı fethetti, 1501'de 22 parçalık donanmasıyla Venediklilerle yapılan Navarin deniz savaşını kazandı. 1502 yılında Santa Maria adalarını aldı. 1503'de Rodos yakınlarında Saint Jean şövalyelerini yenerek Rodos Amiralini esir aldı. 1504'de (bazı kaynaklara göre 1507) Rodos adasına asker çıkararak kasaba ve köyleri yağmaladı. Aynı yıl padişahın emriyle Mısır'a giderek Memluk sultanı Kansu Gavri ile görüştü.
1510'da İspanya'ya ikinci bir sefer yaptı ve İspanya kıyılarını yaktı. İspanyol egemenliği altında yaşayan bir kısım Endülüs Araplarını İspanyolların zulmünden kurtarıp gemileriyle kuzey Afrika'ya taşıdı. Bu seferde yanında 35 yaşlarında bulunan yeğeni Piri Reis de vardı.
1511 yılında Adalar denizindeki savaşa giderken yolda yakalandığı bir fırtınada gemisi ile birlikte batarak boğuldu. Reisülmücahidin adı verilen Kemal Reis'in ölümü Bütün Akdeniz'de üzüntüyle karşılandı. Denizciliğinin yanı sıra Osmanlı donanmasına getirdiği en önemli yenilik uzun menzilli topları ilk defa kullanmış olmasıdır. Kemal Reis Barbaros kardeşlerin gerçek öncüsüdür.

Bu konuyu yazdır

  Küçük Murat Reis
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:36 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

17. yüzyılın ilk yarısında ün kazanmıştır. Cezayir Ocağından yetişen bu büyük Türk denizcisi 1627'de yaptığı İzlanda seferi ile ünlüdür. Ayrıca Danimarka, İsveç, Norveç ve nihayet Kanada kıyılarını vuran ilk Türk deniz filosunun komutanı da Küçük Murat Reis'dir.

Murat Reis 1627 senesinde Cezayir Limanı'ndan 15 pare gemi ile yelken açıp, Cebelitarık'tan çıkmış ve kuzeye soğuk ve sisli denizlere yönelmişti.

Bu konuyu yazdır

  Mezamorta Hüseyin Paşa (?-1701)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:36 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

Gençliğinde katıldığı, Venediklilerle yapılan bir savaşta birçok yerinden çok ağır şekilde yaralanıp öldüğü sanılırken iyileşmesi üzerine bu Türk denizcisi, Venediklilerin "Yarı ölü" mânasına kullandıkları İtalyanca "Mezzomorto" kelimesinden bozma olarak tarihimizde Mezamorta (ya da Mezemorta, Mezamorto) diye anılmaktadır.

Mezamorta 1683'te Cezayir Beylerbeyi oldu. Bu görevde iken Fransızlara karşı zaferler kazandı, Istanbul'a gelip kaptan-ı derya atandı. Venedikliler Sakız Adasını işgal edince 7-8 Şubat 1695'te 44 gemiden mürekkep Türk Donanması Kalyonlar Kaptanı sıfatı ile Eski Foça önündeki Orak Adasından kalkarak Venedik donanmasının bulunduğu Koyun Adalarına gitmiştir. Burada 60'tan fazla gemiden oluşan Venedik donanmasını bozguna uğratıp bir çok gemilerini batırarak 9 Şubat 1695'te büyük bir zafer kazanmıştır. Bu savaşta Venedik amirali Benedetto öldürülmüş ve Venedikliler püskürtülmüştü.
1696'dan 1701 yılına kadar kaptan-ı derya olarak gorev yapan Hüseyin Paşa, ıslahatçı bir amiral idi. Emrindeki donanmanın eksikliklerini bildiği için yeni düzenlemelere girişmiş ve yeni bir bahriye teşkilât kanunu hazırlamıştır.

Bu konuyu yazdır

  Salih Reis (?-1566)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:35 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

Türk denizcisi. Edremit yakınlarında, Kazdağı'nda doğdu. Gençliğinin ilk yıllarında Oruç Reis'in yanına girdi. Oruç Reis'le kardeşi Hızır Reis (Barbaros Hayreddin) tarafından yürütülen Cezayir harekatına katıldı ve büyük başarılar gösterdi. Barbaros'un kaptan-ı derya olmasından sonra Salih Reis de Cezayir? sancakbeyi oldu (1533). Osmanlı donanmasına bağlı olan korsan gemilerinin başında Akdeniz'deki İspanya ve Avusturya? Gemilerine karşı sürekli ve başarılı saldırılarda bulundu. Bu sırada Korsika limanlarından birinde Andrea Doria'nın baskınına uğrayarak Turgut Reis'le birlikte esir oldu. Üç yıl esir hayatı yaşadıktan sonra, Barbaros Hayreddin Paşa'nın Cenova Doçu'na, Turgut Reis'le Salih Reis'i serbest bırakmadığı taktirde 100 parçalık donanmasıyla Cenova şehrini yakıp yıkacağını bildirmesi üzerine kurtarıldılar.

1538 yılında donanmanın sağ kanadına komuta eden Salih Reis "Preveze Zaferi"nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Barbaros öldükten sonra Turgut Reis'le birlikte Tunus üzerine yapılan bütün deniz seferlerine katıldı ve büyük başarılar gösterdi.
1553 yılında Fas'a saldırdı ve bu devletin başında bulunan sultan II. Muhammed'i, Osmanlı egemenliğini kabul ve Fas'ın Osmanlı devletine bağlı olduğunu ilan etmek zorunda bıraktı. Bu başarı üzerine "Fas fatihi Salih Paşa" olarak ün yapan Salih Reis, daha sonra, Osmanlı egemenliğinden kurtulmaya çalışan sultan II.Muhammed'i tahttan indirerek idam ettirdi ve yerine oğlu I. Abdullah'ı getirdi. 1557 yılında emekliye ayrıldı. Oğlu Mehmet Bey, "bahriye sancakbeyi" olarak İnebahtı deniz savaşı'na katıldı.

Bu konuyu yazdır

  Seydi Ali Reis (?-1562)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:35 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

Büyük bir Türk amirali, coğrafya ve matematik bilginidir. İstanbul, Galata'da doğdu. İstanbul'un fethinden sonra Sinop'tan gelerek buraya yerleşen denizci ailenin oğludur. Dedesi ve babası tersane kethüdasıydı. O da küçük yaşta tersane hizmetine girdi. Barbaros Hayreddin Paşa'nın yanında yetişti. Seydi Ali Reis, tersane kethüdası olduğundan bir deniz harekatında bağımsız olarak kumandanlık yapmadı. Rodos'un fethine (1522) ve daha sonra Akdeniz'de cereyan eden bütün deniz savaşlarına Barbaros'un yanında katıldı ve batı Akdeniz bölgesini çok iyi öğrendi. Preveze deniz savaşında (1538) Osmanlı donanmasının sol tarafına komuta ederek büyük yararlıklar gösterdi ve bu savaştan sonra adı daha çok duyulmaya başlandı. Trablusgarp'ın fethiyle biten harekatta kaptan-ı derya Sinan Paşa ve Turgut Reis emrinde çalıştı (1551).

Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Portekiz donanmasıyla girdiği deniz savaşını kaybeden Murat Reis'in yerine Hint kaptanlığına atandı ve Basra'daki donanmayı Süveyş'e getirmekle görevlendirildi. 15 gemiyi derhal tamir ettirerek uygun deniz mevsimi için beş ay bekledi ve donanması ile Basra'dan ayrıldı (1554). Basra'dan aldığı 15 kadırga ile Süveyş'e doğu yol alırken Horfakan şehri açılarında 25 parçalık Portekiz donanmasıyla karşılaştı. Yapılan çarpışmada Portekizliler bir gemi kaybedip geri çekilince yoluna devam etti.
Maskat yakınlarında 34 parçalık bir Portekiz donanmasının saldırısına uğradı. Güney Arabistan sahillerinde dağların denize dik inmesinden faydalanarak, gemilerini Portekiz donanmasıyla kıyı arasına soktu, savaş başladığı zaman dağların kestiği rüzgar sebebiyle Portekiz donanmasının yelkenli gemileri hareketsiz kaldı, kürekli gemileriyle hızlı hareket ederek düşmanın sayı üstünlüğünü yok etmeye çalıştı. Yapılan savaşta Portekizlilerin altı gemisi batırıldı, Osmanlı donanmasının da beş gemisi battı, biri de yandı (1554).
Umman sahilindeki Zufar limanı geçilerek Şihr şehri hizasına gelinince, günbatısı yönünden fil tufanı denilen bir fırtına çıktı. Çıkan fırtına yüzünden Seydi Ali Reis kalan dokuz kadırgalık donanmasıyla birlikte kıyıdan uzaklaşmak zorunda kaldı. Fırtınaya kapılan, günlerce denizde çalkalanan gemiler doğuya doğru sürüklenerek Hindistan kıyılarına ,Gücerat sultanlığının Demen kalesi önüne gelebildi, burada üç gemi karaya vurdu; geri kalan gemilerdeki top ve levazımı bırakarak Seydi Ali Reis elindeki altı gemiyle Surat limanına girdi; çünkü Portekiz donanması onu yakalamak için dolaşıyordu
Seydi Ali Reis buradan Gucerat'ın başkenti Ahmedabad'a gitti. Harap gemilerle Süveyş'e ulaşmak imkansız olduğundan, kalan gemiler satılıp karadan İstanbul'a dönülmesine karar verildi. Seydi Ali Reis Gucerat sultanı Ahmet Han tarafından iyi karşılandı. Daha sonra adamlarından bir kısmı Gucerat Sultalığı'nın emrine girdi. Seydi Ali Reis, Ahmedabad'tan Sind memleketinin başkenti Multan'a, oradan Lahor'a, bu şehirden de Delhi'ye gelerek Timuroğullarından Hümayun Şah'ın huzuruna çıktı(1555).
Hümayun şahın ölmesi üzerine Afganistan - İran yoluyla Anadolu'ya hareket etti (1556). Bundan sonra Kabil, Semerkant, Buhara, Meşhet şehirlerinde hükümdarları gördü.
Buhara civarında Özbeklerin saldırısına uğradı ve yaralandı. İran da Meşhet valisi tarafında tutuklandı, daha sonra serbest bırakılarak Şah I.Tahmasp'a gönderildi. Bir süre göz hapsinde kaldıktan sonra Anadolu'ya geçmesine izin verildi ve Şah'ın Kanuni'ye yazdığı bir mektubu da alarak Kazvin'den ayrıldı (1557). Aynı yıl Bağdat'a ulaştı. böylece Basra'dan çıkışından 3 yıl 7 ay sonra tekrar Osmanlı ülkesine dönüyordu.
Seydi Ali Reis 1557 mayıs ayı başlarında İstanbul'a vardı ve Edirne'de bulunan hükümdarın yanına gitti. Süveyş donanmasının uğradığı kayıptan dolayı padişahtan af diledi. Dolaştığı yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi sundu; Ali Reis mahvolmuş bir donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına gelen olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce Müteferrika yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin edildi.
Denizcilikteki ününün yanı sıra denizcilik, coğrafya, astronomi gibi konularda da yetki sahibi Dolaştığı yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi sundu; Ali Reis mahvolmuş bir donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına gelen olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce Müteferrika yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin edildi. Bir süre şehzade Selim'in hizmetinde çalıştı; Galata Hassa gemi reislerinden biri oldu (1560). Son görevi bilinmemektedir. 1562 yılında İstanbul'da öldü.
Bir bilim adamı olan Seydi Ali Reis'in bu konularda bıraktığı eserler şunlardır:
# Mirat-ı Kainat (Kainatın Aynası)
# Hulasat el-Heyyet (Kısa astronomi)
# Kitap el-Muhit fi İlm el-Eflak ve'l-Buhur (Felekler ve Denizler biliminde okyanus kitabı)
# Mir'at el-Memalik (Ülkelerin Aynası)
Son iki eser batı dillerine de çevrilmiştir Başından geçen olayları anlatan Mirat-ül-Memalikin (Memlaketlerin Aynası) 1557 adlı seyahatnamesi donanmasının akıbetini ve emrindeki adamların hesabını veren bir müdafaname gibi düşünülebilir. Gucerat devletinin başkenti Ahmedabad'ta yazdığı Muhit (1554) basılmamıştır. Ali Kuşçu'nun matematiğe ait kitabını Hülasat-ül-Heyyet adıyla Türkçe'ye çevirdi (Halep 1549). Beş makale ve 120 fasıl hjalindeki Mirat-ül-Kainat (Kainatın Aynası) astronomi ilmine aittir. Katibi mahlasını kullanan Seydi Ali Reis'in şiirleri de bulunmaktadır.

Bu konuyu yazdır

  Turgut Reis (1485-1565)
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:34 PM - Forum: Denizcilik Tarihi - Yorum Yok

Ünlü bir Türk denizcisidir. Menteşeli fakir bir köylünün çocuğu olarak, Bodrum yarımadasının batısında bulunan Karabağ köyünde dünyaya geldi. Önceleri çobanlık yaptı. Sonra bir korsan gemisine levent yazıldı. Kısa zamanda reis oldu ve Barbaros'un yanına girdi. Preveze zaferinde görevini başarıyla gerçekleştirdi.

1540'da Salih Reis ile beraber esir düşerek Cenova'ya götürüldü. Üç yıl gemilerde forsa olarak çalıştırıldı. 1543'de Cenova'yı kuşatan Barbaros tarafında ikisi de kurtarıldı. Turgut Reis yine Akdeniz'de korkulu akınlara başladı. Bu arada Cerbe adasındaki üssü bir birleşik Avrupa donanması tarafından basıldı. Turgut Reis yağlı kızaklarla gemilerini adanın arka tarafından denize indirdi. Fakat kendisini çekemeyenler yüzünden gerektiği şekilde mükafatlandırılmadığı için, Osmanlıların hizmetinden çıkarak Tunus Beyi hesabına çalışmaya başladı.
Kanuni Sultan Süleyman'ın valilik vaadi üzerine 1554'de Trablus'u aldı. Ama valilik yine kendine verilmedi. Ancak Edirne'de padişahın atının dizginlerini tutup vaadini hatırlatarak istediği mevkii kopardı. On bir yıl bu görevde kaldı. 80 yaşındayken donanmanın komutanı olarak katıldığı Malta savaşında şehit oldu. Trablus'a gömüldü.

Bu konuyu yazdır

  Ticaret gemileri donanımları ve teçhizatları
Yazar: aytemiz89 - 16-12-2014, 08:31 PM - Forum: Elektrik - Elektronik - Yorum Yok

1. GEMİLERİN TİPLERİ


 
            Denizcilikte genel olarak, su üzerinde hareket eden ve bu eylemde makinelerini kullanan, belirli bir amaca yönelmiş olan araçlara gemi (vessel) denir. Bu tür teknelerin kullanılma alanları çok çeşitli olduğundan, kanun ve tüzüklerde değişik gemi açıklamaları yapılmıştır. Örneğin, "Tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılması denizde hareket etmesi imkânına bağlı bulunan ve pek küçük olmayan her türlü tekne gemi sayılır." (Türk ticaret kanunu Madde 816). "Denizde kürekten başka aletle yola çıkabilen her araca, tonilatosu ve kullanma amacı ne olursa olsun gemi denir." (4022 sayılı denizde can ve mal koruma hak. kanun)
 
            Yukarıdaki açıklamalarda görüldüğü gibi gemi teknesinde ilk amaç bir eylem için yapılmış olmasıdır. Günümüzde çok çeşitli yapılan gemiler aslında ulaştırmanın bütün gereklerini yolunca karşılamak için yapılmışlardır. Genel olarak gemi terimi ile belirtilen deniz üniteleri her gün yeni bir uygulama ile şekil değiştirerek karşımıza çıkmaktadır. Deniz endüstrisinin gelişimi, bir zamanlar yelkenli gemiden buharlı gemiye geçmekte kararsız davranan denizci çevresinin davranışının aksine, yem modeller üzerinde büyük bir istekle sarılmayı zorunlu kılmaktadır. Konvansiyonel bir gemi tipi artık tarihe karışmak üzeredir. [1]
 
2. TİCARET GEMİLERİ
 
            Ticaret gemileri çok çeşitli tip1er altında toplanırlar. Buna rağmen bu tip gemilerde ortak olan bir özellik vardır. Yaptıkları hizmeti ticari gaye için yaparlar. Bu sebepten öncelikle bazı ticari konuları belirlemek gerekecektir. Deniz ticaretinde iki ana işletme türü vardır. Bunlar: (a) Tramp işletmeciliği, (b) Liner (layner) işletmeciliği, gibi ikiye ayrılır.
 
            a) Tramp İşletmeciliği (Tramp Shipping): Bir armatör gemisini dünya üzerinde nerede karlı bir taşıma işi varsa oraya gönderirse ve geminin bir yıl içindeki seferi belirli bir program içinde yer almıyorsa, bu tür taşımacılık Tramp Shipping diye açıklanır. Tramp 


gemi işleten şirketler dünyanın belli başlı ticari merkezlerinde tüm dünya iş hareketlerini takip etmek, navlun piyasası hareketlerini, siyasi durumları, ekonomik ve sosyal gelişimleri izlemek zorundadırlar. Bu işletmeler gemilerini tam veya kısmi taşınma için, sefer veya zaman üzerine kiralamaktadır. Tramp işletmecilikte daha az kara personeli kullanılmakta, bunun yerine dünyanın değişik limanlarında personel değiştirme masrafları ortaya çıkmaktadır. Buna karşın Tramp işletmeler, gemilerin çalışmasını ekonomik şartların bozuk olduğu durum) arda ertelemekte ve tüm personeli çıkartarak belirli limanlarda gemiyi bağlamaktadır. Bu şekilde bağlanmış gemiye leydap (laid up) denir.
 
            b) Düzenli hat işletmeciliği (Liner Shipping): Geminin veya gemilerin belirli limanlar arasında ve program içinde belirli sürelerde çalışmasına Düzenli hat işletmeciği denir. Bu şekilde çalışan gemiler, yük, yolcu veya yük-yolcu gemileri olmaktadır. Layner gemi işletmeciliği, çok kazançlı ve sürekli taşımacılık bulunan limanlar arasında ve büyük işletmeler tarafından yapılır. Bu işletmeler çeşitli kuruluşlar ve hükümetler ile yakın bir ilişki içindedir. Düzenli hat işletmeciliğinin devletlere yararlı olduğu hatlarda bu işletmelerin zararlarını karşılayarak uygulamalar görülür. Genel olarak deniz işletmeciliğinin[2] hükümetler tarafından korunduğu durumlarda veya devlet tarafından yapıldığı durumlarda düzenli hat işletmeciliği görülür. Gemisini düzenli hatlarda çalıştıracak armatörlerin yüksek bir kara işletme masrafları bulunur. Bu tür işletmeler çok güçlü şirketler ve yan kuruluşlar, örneğin kara nakliyatı vb. kurarak kombine bir sistemle mücadele ederler. [3]
 
3. TİCARET GEMİLERİ TİPLERİ 
 
            Ticaret gemileri büyüklük, görünüş ve aranjman yönünden çok büyük değişiklikler gösterdiği göze çarpar. Bu değişikliğin temel sebebi ise geminin görev tanımıdır. Örneğin; Ticaret gemilerinde ana gaye yük (veya yolcu) taşımak olduğundan, taşınacak yükün karakteristikleri dizaynı yönlendirir. Dolayısıyla başarılı bir gemi dizaynı için ilk şart ‘görev veya gereksinim tanım’ının’ doğru ve anlaşılır olmasıdır.[4]
 
 
3.1 Genel Yük Gemileri (General Cargo Ships)

            Ticaret gemisi denince akla ilk gelen, bir yükü iki liman arasında taşıyarak hizmet gören gemiler hatırlanır. Bu tip gemilerin tonajları (Dwt), 2000 ile 20.000 arasında değişir. Gemi yapıları, yük taşımak üzere dizayn edildiğinden,[5] ambarlar, balast tankları, yük donanımları gibi taşımacılık yönünden önem taşıyan kısımlar bulunur. Bu tip gemilerin sahil limanları arasında çalışan ve tonajı 2000 dwt'den ufak olanlarına koster (coaster) denir. II. Dünya harbi sırasında inşa edilmiş 7000–10.000 Dwt arasında birbirinin aynı özellikte olan Liberty ve Victory tipi gemilere konvansiyonel yük gemileri denir.[6]
 
3.2 Konteynır Gemileri (Container Ships)

 
            Liner servisleri içinde bir çığ gibi büyümüş yeni tip gemilerdir. Bunlar ''kapıdan kapıya nakliyat'' (Doors to Doors) düsturu içinde kapalı saç kutular (Container) içindeki yükleri taşırlar. Bu kutular standart ölçüler içinde yapılır ve 20 ft ve 40 ft gibi terimlerle belirtilir.[7]
 
            Ekonomik oluşu, taşımada pratik bir çabukluk sağlaması ve yükün korunmasında en yararlı sistem olması yönünden konteynırlar günümüz de gittikçe önem kazanmaktadırlar. Konvansiyonel bir geminin dizayn yapısı, sabit bir formu olan konteynırın (Container) istif yönünden yük sek verim oluşturmamasına sebep olduğundan bu tür yüklere uygun gemi dizaynı gereklidir. Günümüzde bu açıdan ele alman konteynır ulaştırmasında en uygun dizayn özelliklerine sanıp olan konteynır gemileri (Container-ships) inşa edilmektedir. Bu tip gemlerin yükleme-boşaltma donanımları ambar ağızları, ambar formları ve güverte donanımları konteynerlerin yüklenmesinde en yararlı sonuçlan sağlayacak biçimde yapılmıştır.[8]
 
3.3 Ham Petrol Tankerleri (Crude Oil Tankers)

            Ham petrol tankerleri özellikle ham petrol taşımak üzere yapılmış, ikinci dünya savaşından sonra gelişmiş gemi tipidir. Sadece savaş sonrası dönemde ortaya çıkan talepten dolayı değil aynı zamanda politik ve ekonomik güçlerinde etkisiyle petrol olan ihtiyacın karşılanmasında büyük rol oynadıklarından sayıları ve tonajları artmıştır. Ham petrol tankerlerinin de tonaj büyüklüğü kendi içinde özel isim almalarına neden olmuştur.[9]
 
3.4 OBO (Cevher/Dökme/Petrol) Taşıyıcı Gemiler (Ore/Bulk/Oil Carriers)

            Çok amaçlı dökme yük taşımak üzere dizayn edilmiş gemilerdir. Bu gemiler 125000 Dwt civarında olurlar. Balastlı seyir sayısını azaltmak için yapılmış ekonomik bir sistemdir. Bu gemiler maden cevheri, hububat, dökme yağ taşırlar. Bunlarda geniş ambar ağızları, büyük ve kendinden trimli ambarları bulunur. Boyuna dökme yük perdeleri, asma tanklar ve kompartımanlar dizayn edildiğinden geminin Stabilite (denge) sorunları halledilmektedir. Özellikle maden taşıyıcıların D.B. tanklarının derinliği normal gemilerde daha fazladır. Böylece ağırlık merkezini yükseltmek ve ağır denizlerde geminin sert doğrumlu (Stiff) olmasını önlemek mümkün olmaktadır. [10] 
 
3.5 Feribotlar (Ferries)

            Bu tip ticaret gemileri, kısa sefer yaparak yolcu ve yük taşırlar. Bu teknelere araba da yüklenmektedir. Arabalar baş taraftaki rampalardan alınmaktadır.[11]
 
3.6 Ro-Ro Gemileri (Roll-on Roll-off Ships)

            Konteyner taşımacılığından esinlenerek geliştirilmiş bir uygulamadır. Bu tip gemilerde amaç yükleme-boşaltma süresini en düşük düzeyde tutarak işletme masraflarını azaltmaktır. Bu gemilerin baş-kıç veya bordada bulunan rampalarından tekerlekli araçlar veya tekerlekli taşıyıcılar (mafi trailers) üzerinde Konteynerler 'yüklenir. Gemide bulunan bir yükleme aracı (Tug Master) veya forkliftler yükleri gemiye almaya veya çıkartmaya yarar. Her gemide olmayan donanım ve cihazlar yeni dizayn gemilere konulmaktadır. Ro-Ro gemilerde bulunan asansör (lift), alt güverteye giren yüklerin üst güverteye çıkartılmasını sağlar. Yine bu tip gemilerde bulunan düzeltme (veya bayılma önleyici) tankları (anti heeling) ile geminin yarım derece sancak veya iskeleye bayılması durumunda otomatik olarak karşı bölüme balast alınarak gemi doğrultulmaktadır.[12]
 
 
 
 
 
 
 
3.7 Yolcu Gemileri (Passenger Ships)

            Yolcu gemileri düzenli hat gemileridir (liner). En büyük yolcu laynerleri en fazla[13]
yolcu trafiğinin görüldüğü ticaret rotaları üzerinde kurulmuştur. Yeryüzünde bu rotasyonun Avustralya ve Kuzey Amerika hattında toplandığı izlenir. Bu şekilde çalışan yolcu layner gemileri yolcu ve posta taşırlar fakat yüksek navlunla çabuk gitmesi gereken yükleri de alırlar. Böyle tipik bir layner yolcu gemisi 1200–2000 yolcu kapasitesine ve 28 knots sürate sahiptir. Bu gemiler 10000–80000 Gros ton arasında yapılırlar.[14]
 
3.8 LNG/LPG Tankerleri (LNG/LPG Tankers)

            Parlayıcı özelliği olan doğal gaz yaklaşık -162 derecede sıvılaştırılmış olarak özel basınçlı depolarda taşınır. Bu gemiler aynı özelliklere sahip olup sıvılaştırılmış olarak petrol türevi gazları taşırlar. LPG/LNG tankerler ile taşınan yükler, basınçlama, soğutma ve ya her iki yöntemin birlikte uygulanmasıyla sıvılaştırılırlar.[15]
 
3.9 Kimyasal Tankerler (Chemical Tankers)

            Kimyasal tankerler kimyevi madde ürünlerini taşımak üzere dizayn edilmiş tankerlerdir. Hemen hemen her sektörde kullanım alanına sahip olan değişik ürünlerden benzene, phenol, alcohols (ethanol, methanol), vegetable oils, luboils gibi ürünlerin yanı sıra “beyaz ürün” olarak adlandırılan jet fuel de taşınmaktadır.[16]
 
4.TİCARET GEMİLERİNDE KULLANILAN TEÇHİZATLAR
 
4.1 Güverte Donanımları
4.1.1 Bumbalar (Booms)

            Bumbalar, gemiden yükleri, botları veya herhangi bir cismi dışarı çıkartmakta veya gemiye almakta kullanılan direklere bağlı ağaç ve çelik çubuklardır. Bumbalar bir direğe, dikmeye veya güverte binasına da bağlı olabilirler. Bumbanın direğe bağlı alt ucuna topuk denir ve bu kısım aynı gizde olduğu gibi bir kaz boynu ile bağlanmıştır. Bumba topuğundan bir kaz boynu ile bağlı olduğundan üç düzlem üzerinde hareket etmek olanağı vardır. Bu avantaj da bir yük donanımı için en gerekli şeydir.[17]
 
4.1.2 Alavere Donanımı (Union Purchase)

            Karışık yüklerin yüklenmesinde kullanılan en tanınmış donanım biçimidir. Bu donanımın esasını, cundalarından aynı yük kancasına bağlı yük telinin donatıldığı iki bumba oluşturur. Bunlardan biri ambar ağzı üzerinde diğeri de rıhtım üzerinde konumlandırılmıştır. Yüklemede rıhtım bumbası ile yük kaldırılır, ambar bumbası ile indirilir. Boşaltmada bunun tersi uygulanır.[18]
 
 
 
4.1.3 Kreynler (Cranes)

            Günümüzün modern gemilerinin yük donanımları olarak kullanışlı ve pratik biçimlerde yapılan kreynleri (cranes) görmekteyiz. Geniş bir manevra sahaları olmaları, güvenli kaldırma ağırlıklarının büyük olması ve kullanılmaya her zaman hazır durumda bulunmaları kreynlerin olumlu yanlarıdır. Kreynlere çabucak bağlanabilen kepçeler vasıtasıyla dökme (Bulk) yüklerin kolayca elleçlenmeleri mümkün olur. Bu donanımlar seyir sırasında güvertedeki bağlanma yerlerine indirilerek yük kancalarından tutulmakta ve seyir sırasında istendiğinde süratle tek gemici tarafından kullanıma hazırlanabilmektedir.[19]
 
4.1.4 Vinçler (Vinches)

            Gemiye yük almak veya boşaltmak için kullanılan ambar ağızları civarındaki makinelerdir.[20] Karada bulunan devasa tiplerinden farklı olarak gemi güvertesi içindeki yer değiştirmeler için kullanılır.
4.1.5 Manikalar (Ventilators)

            Gemilerin kapalı bölümlerindeki kirli havayı emerek yerine temiz hava vermek için üst güvertelere uzatılmış baca şeklinde borulardır. Manikalar, dış basınç ile kapalı yerin basıncının farklı olması yüzünden havanın emilmesi prensibine göre iş görürler. Buna karşın ambarları ve makine dairesini havalandırmak için elektrik motoru ile çalıştırılan kuvvetli manikalar vardır, bunlara fan denir. Manikalar, adi manika, mantar manika gibi biçimlerine göre isim alırlar.[21]
 
4.1.6 Babalar (Bitts)

            Güvertelere dik olarak bağlanmış çift ıskarmoz başlarıdır. Bunlar silindirik bir yapıya sahip olup cıvata veya saplamalarla güverteye bağlanmıştır. Palamar halatları babaları volta edilir ve ya kasasından geçirilir.[22]
 
4.1.7 Kurtağzı (Fairlead)

            Gemilerin güvertelerinde küpeşteden dışarı açılmış deliklere yerleştirilen ve döner taburu olan donanımlardır. Dökme çelik veya çelik saçtan yapılırlar. Palamar halatı yön değiştirmek için kurtağzından geçer ve üzerine zor binince, halatın kesilmesi veya yıpranması önlenmiş olur.[23]
 
4.1.8 Mapa (Eyebolt)

            Mapalar, güvertelerin ve alabandaların gerekli yerlerine kaynatılmış uçları anele biçimli cıvatalardır. Bunlara halat çımaları, kilitler, liftin uskurları, bastikalar ve tornalar bağlanır.[24]
 
4.1.9 Koç Boynuzu (Cleat)

            Filikanın alabandalarına bağlanmış olan ve üzerine halat ve salvoların volta edilmesi için (V) biçiminde yapılan çelik parçalardır.[25]
 
4.1.10 Şeytan Çarmıhı (Jacop's Ladder)

            Gemicilerin bordadan aşağıya inmek için kullandıkları halattan yapılma portatif merdivenlerdir.[26]
 
4.1.11 Direkler (Masts)

            Direkler gemilerin güvertelerinden yukarıya doğru dikilen ve topukları bazen güvertedeki ıskaçaya veya omurgaya bindirilen, eğrilmemesi için baştan, kıçtan ve yandan çarmıh, patrisa ve ıstıralyalar ile bağlanan içi boş çelik saç borulardır.[27]
 
4.1.12 Irgatlar (Windlass)

 
 
            Gözdemirini denize funda etmek ve tekrar göze oturtmak için kullanılan, manevralarda palamar halatlarının vira etmeye yarayan makinelerdir.[28]
4.1.13 Demir (Anchor)

            Demirlerin ana görevi, gemileri deniz dibine bağlayıp, onları istenilen belirli bir deniz alanında tutmaktır. Ancak, bu ana görevlerinin dışında demirlerden, bir manevrayı başarmada ve olağanüstü durumlarda geminin istenmeyen bir hareketini önleme çalışmak için de yararlanılır.[29]     
 
4.1.14 Halat (Rope)

            Genel bir tanımlamayla, halatların ana işlevi bir kuvveti, bir yerden öbür yere iletmektir; ya da bir başka tanımlamayla, kuvvetin uygulama noktasının yerini değiştirmektir.[30] 
 
4.1.15 Kilitler (Shackles)

            Gemilerde gerektiğinde yükleri, gerektiğinde zinciri kilitlemek için kullanılan aparatlar.
 
4.2 Köprüüstü Donanımları
4.2.1 Standart manyetik pusula

            Manyetik pusula; pusula sehpası, pusla tası ve pusla kartı olmak üzere 3 ana kısma ayrılır. Manyetik yapılı pusula çeşididir. Manyetik kuzeyi gösterir. Herhangi bir elektrik arızasında da çalışabildiği için tercih edilir.
4.2.2 Cayro pusula (Gyro Compass)

            Cayro pusula mıknatısî bir alet olmayıp, elektrik enerjisi ile çalışan bir cihazdır. Elektriksel ve ya mekaniksel bir arıza olmadığı müddetçe hakiki kuzeyi gösterir. Elektrik kesilmesi halinde ve ya arıza durumunda ise kullanılamaz. Bu nedenle manyetik pusulanın yerini alamamıştır. Ancak hatası olmaması durumunda hakiki kuzeyi göstermesi, repiterlerin kullanışı açısından tercih edilir. Temel özellikleri; Sağlamlık ve Devinmedir.
 
4.2.3 Seyir haritaları (Nautical Charts)

            Seyir yapmak, için her gemide olması gereken haritalardır. Genel Haritalar, Parça Haritalar ve Portolun Haritalar olmak üzere 3 çeşittir.
 
 
 
 
4.2.4 Elektronik harita gösterme ve bilgi sistemi (ECDIS)

            ECDIS, denizcinin planlama ve emniyetli seyir ihtiyaçlarına cevap vermek üzere, elektronik haritayı, seyir uydu sistemlerinden aldığı konum bilgisiyle gösterebilen, kendisine bağlanan seyir yardımcılarından elde ettiği veriyi ekran üzerinde sergileyebilen, SOLAS 1974 Sözleşmesinin V/19 ve V/27 maddelerine göre, sistemde güncel harita kullanılması ve uygun bir yedeğinin bulunması durumunda, harita taşıma yükümlülüğünü karşıladığı kabul edilen seyir bilgi sistemidir.[31]
 
4.2.5 Seyir Yayınları (Nautical Publications)

            Denizcilere seyrettikleri sular, kıyılar, seyir yardımcıları, akıntılar, rüzgârlar, meteorolojik konular, buzlar hakkında bilgi veren kitaplardır. Admiralty tarafından yayınlanan bu kitaplar 72 adettir.
4.2.6 Radar (9 Ghz) 

            Her türlü hava koşullarında, karanlık, sis gibi gözle görmeye çok az olanak sağlayan ve ya hiç olanak vermeyen durumlarda herhangi bir hedefi arama ile bulmak, hedefin yönünü, mesafesini, hareketlerini, gerektiğinde çatışmayı önleme manevrasını saptamak ve izlemek için kullanılan cihazdır. Tam adı ‘Radio Detection and Ranging’ dir. 
 
4.2.7 İkinci Radar ( 3 Ghz / 9 Ghz )

            Gerekli olan seyir durumlarında ek olarak kullanılan, tercihi olarak 3 ve ya 9 Ghz olan, ana radar ile kısmen aynı özelliklere sahip radardır.
 
 
 
 
4.2.8 Oto Pilot (Auto Pilot)

            Gemiyi istenilen rotada tutan ve bunun için dümene komut eden cihazdır. Görüş koşullarının az olduğu zamanlarda, yoğun trafik içinde, dar kanallarda ve hatta denizli havalarda dümen iradesi oto pilota bırakılmaz. Başlıca faydaları; Az İnsan Gücü, Yakıtta Ekonomi, Zamanda Ekonomi, Makine yıpranmasını azaltma.
 
4.2.9 Otomatik Radar Pilotlama Cihazı (ARPA)

            ARPA, İngilizcesi ‘Automatic Radar Plotting Aid’ olan cihazın kısaltmasıdır. Radardan otomatik pilotlama kolaylığı sağlayan bir cihazdır. Yakalama, Koruma Çemberine Alma, İzleme ve Tokuş özelliklerine sahiptir.
 
 
 
4.2.10 Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS)

            AIS sisteminin temel işlevleri; yaklaşık olarak Türkiye’nin arama ve kurtarma sahasına karşılık gelen kapsama alanında, gemi ile gemi ve gemi ile sahil arasında gemilere ilişkin bilgilerin otomatik olarak karşılıklı iletişimini sağlamak ve seyreden gemilerin anlık izlenmesini sağlamaktır. Bu temel işlevler uygulamada, seyir emniyeti ve deniz güvenliği, arama ve kurtarma, kurtarma-yardım, yasadışı göç ve diğer ihlallerin önlenmesi gibi önemli konularda deniz trafiğinin izlenmesi ve bilgi alışverişi ihtiyaçlarının karşılanması suretiyle etkinliğin artırılmasını sağlamaktadır.[32]
 
4.2.11 Navtex (Navigational Telex)

            Seyir telexi anlamına gelmektedir. NAVTEX alıcı cihazları, NAVTEX kıyı istasyonlarının denizcilik ve seyir uyarılarının yapıldığı frekansa sabit olarak ayarlanmış bir alıcı cihaz ve aldığı bilgileri özel bobin halindeki kâğıda yazan printerden oluşan küçük bir cihazdır.[33] Hava raporları, tatbikat bilgileri ve seyir bilgileri verir.
 
4.2.12 VHF-MF-HF DSC

            VHF-MF-HF bantları kullanarak, Gemi-Gemi, Gemi-Kıyı, Kıyı Gemi yönünde Tehlike, Acelelik, Emniyet veya Rutin çağrı gönderilmesi için oluşturulmuş sistemdir. Cep telefonu gibi düşünülebilir. Gönderimler alarmlı ve kısıtlı bilgiler içerir. Bunlar: Format belirleyici-Adres bilgisi-Çağrı türü-Kategori bilgisi-İstasyonun MMSI Numarası-İleri haberleşme türü-Geminin pozisyonu ve Zaman bilgilerini içerir. Bu bilgiler özel bir gemiye, istasyonlara, tüm gemilere yönlendirilerek gönderilir.[34]
 
4.2.13 VHF MF-HF TELSİZ TELEFON
            GMDSS sistemindeki haberleşme tekniklerinden birisidir. GMDSS’te Telsiz Telefon haberleşmesi, VHF bandında 156–174 MHZ bandı arasında kullanılan kanallarla yapılır. MF-HF bandında ise 1605–4000 KHZ, (MF) ve 4000–27500 KHZ (HF) bantlarında kullanılan kanal ve frekanslarda yapılır. VHF iletişiminde kanal numarası söylenir. MF-HF bandında frekans söylenir. VHF Telsiz Telefon haberleşmesinde gemilerin antenlerinin birbirlerini görmesi ya da A1 denizalanı içinde bulunmaları gerekir, MF-HF bandında antenlerin birbirini görmesi gerekmez. MF-HF ile elektromagnetik dalgaların iyonosfer tabakasından yansıması ile uzun mesafe iletişimi sağlanmaktadır.[35]
 
 
 
4.2.14 MF-HF TELSİZ TELEX
            GMDSS sisteminden önce kullanılan MORS Telsiz Telgraf haberleşmesindeki zorluk ve zaman kaybını önlemek için GMDSS’in başladığı tarihten itibaren kullanılan ve MORS Telsiz Telgraf’ı kullanımdan kaldıran Telsiz Telex zaman kaybını önemli ölçüde azaltmakta ve büyük bir iletişim kolaylığı sağlamaktadır. Çok kolay ve etkili bir sistemdir. Bu sistem MF-HF bantlarında yani 1605–27500 KHZ arasında Telsiz Telefon iletişimine alternatif olarak kullanılan iletişim tekniğidir. Telex kısaltmaları ve Q kodları kullanılır. Bu iletişim hava şartlarından ve atmosferik şartlardan fazla etkilenmez bunu önlemek için mevsim ve gün şartları, haberleşme yapılacak mesafe ve uygun frekanslar kullanılarak kaliteli bir Telsiz Telex iletişimi yapılabilir. Telsiz Telex’te haberleşme ücretleri tam otomatik istasyonlar yardımıyla olduğunda haberleşme yapılan süre ile, manüel yani yarı otomatik istasyonlar yardımıyla yapılan haberleşmeler ise minimum süreye ve katlarına göre ücretlendirilir.[36]
 
4.2.15 Inmarsat 

            GMDSS sisteminde tehlike-emniyet haberleşmeleri, tamamen geminin tercihine bağlı olmak üzere ya, karasal(yersel) servis yani VHF, HF ve MF frekans bantları kullanılarak ya da INMARSAT sistemi vasıtasıyla yapılacaktır. Bu tercihin belirlenmesinde, geminin seyir yaptığı sular önemli bir etkendir. Kıyılara yakın ve gelişmiş ülkelerin karasularında seyir yapılıyorsa, yersel servis özellikle VHF ve MF bantlarında güvenilir tehlike-emniyet haberleşmeleri yapılabilir. Ancak, okyanusta, ya da az gelişmiş ülkelerin kara sularında seyir yapılacaksa, arama kurtarma çalışmalarının daha etkin bir şekilde ulaştırılabilmesinin temini için, INMARSAT sistemi tercih edilebilir.[37] Tamamen dijital teknikleri kullanarak, uçlar arasında yazılı mesaj ve veri gönderimi ya da alımı yapabilen bir sistemdir. INMARSAT C ile sesli haberleşme yapmak mümkün değildir. Az yer kaplaması, yatırım maliyetinin INMARSAT A ve INMARSAT B’ye oranla çok daha düşük olması sebebiyle tercih edilmektedir. Ocak 1991 den itibaren ticari kullanıma sunulmuştur.[38]
 
4.2.16 Arama ve Kurtarma Etkin Yansıtıcısı (SART)

            Bu cihaz tehlikedeki geminin pozisyonunu çevredeki gemilerin radarına gösteren mevkii bildiricisidir. 9 Ghz (3cm) bandında çalışır ve X band radarlardan yansıyan dalgalarla aktif olur.[39]
 
4.2.17 Acil Durum Konum Gösterici Telsiz Vericileri (EPIRB)

            Epirb’ler tehlikedeki bir geminin durumunu uydulara ve dolayısıyla da kıyıdaki istasyonlara gemi mevkii bilgilerini sinyalleriyle bildiren cihazlardır.[40] Epirb’ler suda yüzebilirler, manüel ya da otomatik olarak çalışabilirler.[41]
 
4.2.18 VHF El Telsizi

            Portatif VHF El Telsizleri, GMDSS sisteminde, can kurtarma aracında bulundurulması gereken telsiz cihazlarından bir tanesidir. Bu cihazlar gemiyi terk ederek can kurtarma aracına binen kazazedeler ile arama çalışması yapan gemiler arasında yapılacak haberleşmeler için düzenlenmiştir.[42]
 
4.2.19 Uzun Mesafe Tanımlama ve İzleme Sistemi (LRIT)

 
            LRIT uluslar arası sularda seyahat eden gemilerin tanımlanabilmesi ve izlenebilmesi için uygulamaya konulmuş bir sistemdir. Sistem, gemilerin tanımlanması yansı sıra bölgelerdeki faaliyet ve yoğunluk belirleme amacı ile de kullanılacaktır.[43]
 
4.2.20 Seyir Data Kaydedici (VDR)

            Tarih ve saat, GPS pozisyon, hız, yön, köprüüstü konuşmaları, radar ekran resmi, VHF konuşmaları, alarmlar, rüzgâr hız ve yön bilgilerini kayıt altına alan cihazdır. Bir nevi kara kutudur.
 
4.2.21 Makine Telgrafı (Engine Telegraph)

            Köprü ve makine dairesi arasında ana makinenin yol alma komut haberleşmesini sağlayan sistemdir. Köprüden kontrollü ana makinelerde bu telgraf sistemi emergency olarak bulundurulmak zorundadır.[44]
 
4.2.22 Karaya Göre Hız ve Mesafe Ölçme Cihazı (Speed and Distance Measuring Device)

            Geminin hızını karaya göre ölçen cihazdır. Geminin hızını ölçmek için çeşitli yöntemlerin ve aletlerin kullanılması denizde gemilerin kullanılması kadar eskidir. Paraketeler bu maksat ile uzun zamandan beri kullanılmaktadır. Ancak son zamanlarda kullanılan paraketeler, elektroniğin gelişmesi sonucu, ilk paraketelerden oldukça farklıdır.[45]
 
4.2.23 Suya Göre Hız ve Mesafe Ölçme Cihazı (Speed and Distance Measuring Device)

 
            Geminin hızını suya göre ölçen cihazdır. Genel olarak, ses dalgaları 200–400 m. derinlikler arasında bulunan "derin dağıtma katmanı (DSL = deep scattering layer)" tarafından emilir ve dağıtılır. Bu sebeple bu paraketeler, 200 m. den daha derin diplerden eko almazlar. Bununla beraber, alçak frekans kullanan ve yüksek güçlü paraketelerde 600 m. derinliğe kadar eko almak mümkündür. 200 m. den daha derin olan yerlerde, dip ekosu alınamayınca, modern akustik paraketelerin çoğu, otomatik olarak, "Su (Water Track)" durumuna gelir. Bu durumda cihaz, ya derin dağıtma katmanından veya gemi omurgasının 10 ilâ 30 m. altındaki su kitlesinden alınan ekolara göre çalışır, yani hız ölçer. "Su" durumuna geçiş otomatik olmakla beraber el ile de yapılabilir.   Bu maksatla parakete kontrol birimi üzerinde, iki durumlu bir kontrol düğmesi bulunur. Durumlardan biri    "Dip (Bottom Track)", diğeri "Su" dur.[46]
 
4.2.24 Derinlik Ölçme Cihazı (Echo Sounder)

            Geminin bulunduğu mevkideki suyun derinliğini ölçmek ve ya balık sürülerini bularak derinliklerini ölçmek için kullanılır. Bu cihaz deniz dibine süpersonik ve ultrasonik ses dalgaları göndererek çalışır.
 
 
 
 
4.2.25 Dümen, Pervane, Borda Pervane, Dönme Yarıçapı Piç ve Operasyon Mod Göstergeleri

            Dümenin, pervanenin, borda pervanesinin, piç, dönme yarıçapı ve operasyonlarının göstergeleridir. Bunlarla ilgili sayısal değerleri gösterir.
 
4.2.26 Acil Dümen Mevki Telefonu (Telephone to Emergency Steering Position)

            En üst köprüden dümen köşküne dümen kumandalarını nakletmek ve keza makine dairesi ile kazan önü arasında kazanların fayrap vesaire hususunda muhabereyi temin etmek için kullanılan cihazdır.[47]
 
 
 
 
 
 
4.2.27 Gündüz İşaret Lambası (Daylight Signalling Lamp)

            Bir seyir haberleşme cihazıdır. Görsel haberleşme cihazlarındandır. Birçok tipi mevcuttur. Mors alfabesi ile muhabere sağlanır.
 
4.2.28 Radar Yansıtıcı (Radar Reflector)

            Yansıtıcı yüzeyine gelen tüm ışınlar optik kanunlarına (geometriye) uygun olarak anten eksenine paralel biçimde yansıtılırlar. Besleme kaynağından küresel biçimde yayılarak yansıtıcıya varan bu ışınlar, yansıtıcı tarafından 180° faz farkıyla yansıtılırlar ve bütün ışınların paralel yayıldığı düz bir dalga cephesi oluştururlar. Böylece ışınlar parabol eksenine dik herhangi bir düzleme kadar yollarını değiştirmeden yayılırlar.[48]
 
 
 
4.3 Makine Donanımları
4.3.1 Ana Makineler (Main Engine)

            Teknenin makine dairesinde bulunan Ana makine (Main engine), gemiyi hareket ettirecek sevk gücünü oluşturur.[49]
 
4.3.2 Yardımcı Makineler (Genarators)

            Yardımcı makine veya jeneratör (Genarator) denen ve iki veya daha fazla sayıda bulunan dizel makineler de aydınlatma, elektrikli cihazların çalışması, havalandırma ve soğutma için gerekli olan elektrik gücünü temin eder.[50]
 
4.3.3 Soğutma Makineleri (Refrigerating Machines)

            Yanma sonucu açığa çıkan ısı nedeniyle ısınan yanma odası elamanlarının soğutulmasını sağlayan makinelerdir.[51]
 
4.3.4 Acil Durum Dizel Jeneratörü (Emergency Diesel Generator) 

            Gemilerin ana jeneratörlerinin arıza yapmaları veya bir çatışma sırasında makine dairesine giren deniz suyu nedeniyle, çalıştırılamamaları gibi acil durumlarda kullanılan elektrik üreteçlerine “Emercensi jeneratör” adı verilir. Gemilerin genellikle makine dairelerinin üst kısımlarında bulunurlar. Ana jeneratörün çalışmadığı durumlarda kullanılırlar.[52]

Bu konuyu yazdır

  Temel ilkyardım uygulamaları eğitimi eI kitabı
Yazar: expertsailor - 15-12-2014, 01:01 PM - Forum: GASM STCW Sınavları - Yorum (9)

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU GENİŞ KAPSAMLI TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİMİ EL KİTABI

ilkyardım ile ilgili herbilgiyi bulabilirsiniz,başka kaynağa bakmanıza gerek yok. İster stcwi, ister taşıt sürücü ehliyeti olsun hepsini kapsar.

Hide Post

Bu konuyu yazdır

  Deniz taşımacılığında taşınan tehlikeli yükler
Yazar: aytemiz89 - 13-12-2014, 11:09 PM - Forum: Gemi Stabilitesi ve Yük İşlemleri - Yorum Yok

Deniz taşımacılığında taşınan tehlikeli yükler


DENİZ TAŞIMACILIĞINDA TAŞINAN TEHLİKELİ YÜKLER

     Deniz taşımacılığında taşınan yüklerin belli bir çoğunluğu IMO kriterlerinde tehlikeli, rizikolu ve doğaya zararlı olarak nitelendirilebilir.Bu yükler katı ve sıvı kimyasallar, gazlar, rafineri ürünleri ile bunların hammaddeleri ve diğer kimyasalları içerir.Sanayileşmenin arttığı günümüzde ise bunları taşıma gereksinimi artmıştır.Buda taşınan yüklerin tehlikeli olması insana ve çevreye verebileceği zarar göz önüne alınarak tehlikeli yüklerin taşımasında belli başlı kurallar alma gereksinimi doğmaktadır. 

     Yüz yıldan daha fazla bir süre önce denizde çok az tehlikeli yük taşınıyordu ve dolayısıyla özel düzenlemeler gerekmemişti.1894 yılında İngiliz Ticaret Denizciliği Yasasında ‘Tehlikeli Yükler ve büyük Baş Hayvan taşıması’ başlığı altında bir ifade kullanıldığında, henüz tehlikeli yükler ile ilgili yasal yaptırımlar oluşturulmamıştı. Sadece ‘patlayıcı veya herhangi yakıcı bir şey,kibrit,guano,hayvan postu veya doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş şekli itibariyle içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan’ yükleri taşıyan göçmen gemilerinin denize açılamayacağını bildiriyordu. 15 nisan 1912’de Titanik’in batmasıyla can güvenliği konusu daha da önemli bir hal almıştır. 1914 yılında toplanan can güvenliği konvasyonunda ‘doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş itibariyle,içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan yükler’’in taşınması prensipte yasaklanmıştır.ama hangi yüklerin tehlikeli olduğu ve bu yüklerin istifi ve ayrımı gibi taşıma koşullarında ve ambalajlamada alınacak önlemler konvasyona taraf devletlere bırakıldı.

     1914 SOLAS yürürlüğe hiç girmemesine rağmen ulusal yönetimlerde tehlikeli yükler ile ilgili alınan kararların 1929 yılında yapılan SOLAS konferansında da devam etmesine neden oldu ve bu konferansın 24.maddesinde tehlikeli yükler, hayat kurtarma aletleri ile beraber anıldı. Sonuçta,1948 yılındaki SOLAS konferansına kadar gemilerle tehlikeli yüklerin taşınması yasak olarak kaldı.Deniz yoluyla taşınan tehlikeli yüklerin 1948 yılına gelindiğinde büyük bir patlama yaşanması radikal değerlendirmelere gereksinim duyulduğunu gösterdi ve 1948 SOLAS konvasyonuna yeni ‘tahıl taşınması ve tehlikeli yükler’ ile alakalı VI.bölüm eklendi.

     Ama yine de konferans 1948 SOLAS konvasyonunun hükümlerini yetersiz buldu. Konferans sonuçta tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin alınan güvenlik önlemlerinin uluslar arası uygunluğunun önemini vurgulamak için tavsiye 22’yi yürürlüğe soktu ve daha önce detaylı düzenlemeleri yapmış, geniş bir kimyasal ihracatına sahip belirli ülkelere dikkat çekti.

    Güvenlik önlemlerindeki uluslar arası uygunluğa olan ihtiyacı vurgulamaya katkı olarak konferans şunları tespit etti;

     1-Her yük,kendi tabiat ve karakteristik temellerine göre tehlikelidir,şeklinde düşünülmelidir,

     2-Her çeşit madde için tehlikenin çeşidini belirleyen ayırıcı semboller kullanarak bir etiketleme sistemi geliştirilmelidir.

 

 

TEHLİKELİ YÜKLERİN DENİZDE TAŞINMASINA İLİŞKİN KURALLAR

IMDG KODU

     Tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar SOLAS konvansiyonun gerçeği

olarak hazırlanmıştır. IMDG kodu diye anılan bu kuralların açık yazılımı “INTERNATIONAL MARITIME DANGEROUS GOODS” şeklindedir.
     Bu kuralların birinci amacı SOLAS konvansiyonunun öngördüğü gerekleri karşılamaktır. Aynı zamanda kuralların diğer bir amacı ise tehlikeli yüklerin taşınmasında uluslararası bir standart sağlamaktır. IMDG kodu ilk olarak 1965’de yayınlanmıştır. Kod 1972 yılında geniş çapta revize edilerek yeniden yayınlandı.1977 yılında 73-74-75 ve 76 değişikliklerini içerecek şekilde üçüncü defa yayınlanan bu Kod 1980 yılında yine revize edildi.Diğer bir çok konvansiyon gibi dinamik bir yapıya sahip olan IMDG kodu değişik fasılalarla revize edilerek yeniden yayınlanmaya devam edecektir.
      Beş bölümden oluşan IMDG kodunun birinci bölümü genel tanıtım, tehlikeli yüklerin ambalajlama kuralları ve tehlikeli yüklerden Klas-1 olarak sınıflandırılan patlayıcı yükleri anlatmaktadır.

     İkinci bölüm; Klas-2 ve Klas-3 yükler olan gazlar ve yanıcı sıvılar hakkında bilgi vermektedir.
     Üçüncü bölüm; Klas-4 ve Klas-5 yüklere ayrılmıştır. Bunlardan Klas 4-1 olan yanıcı katı maddeler, Klas 4-2 kendiliğinden tutuşabilen maddeler, Klas 4-3 ise ıslandığında yanıcı gaz çıkartan maddelerdir. Klas 5-1 oksitleyici maddeler, Klas 5-2 ise organik peroksitli maddeleri içermektedir.
    Dördüncü bölüm; Klas-6 ve Klas-7 gurubunda toplanan yüklere ayrılmıştır. Bunlardan, Klas 6-1 zehirli maddeler, Klas 6-2 ise sağlığa zararlı maddelerdir. Klas 7’de toplanan maddeler ise radyoaktif maddelerdir.
     Beşinci bölüm; Klas-8 ve Klas-9’da toplanan maddelere ayrılmıştır. Bunlarda sırasıyla; Aşındırıcı maddeler ve diğer tehlikeli maddelerdir. Ayrıca bu bölümde tehlikeli yüklerin genel fihristi ile uluslararası tehlikeli madde numaralama esasına göre bir fihrist daha bulunmaktadır.

Tehlikeli Yüklerin Denizde Taşınmasına İlişkin SOLAS Kuralları SOLAS konvansiyonunun 5. bölümü tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar koymuştur. Tehlikeli yükler denizde taşınırken bu kuralların çok iyi bilinmesi gereklidir. Aşağıda bu kurallar hakkında özet bilgiler verilmiştir.

Kural – 1 (Uygulama)
a - Açıkça aksine bir hüküm yoksa, bu kurallar denizde tehlikeli yük taşıyan bütün gemilere uygulanır.
b - Bu kurallar gemi storunda bulunan malzemeler ile tankerler gibi özellikle tehlikeli yük taşımak için dizayn edilmiş gemilere uygulanamaz.
c - Bu kurallara uyulmadan denizde tehlikeli yük taşımak yasaktır.
d - Bu kurallara destek olmak amacı ile ülkeler denizde tehlikeli yüklerin taşınmasına ilişkin daha detaylı talimatlar yayınlayabilir.

Kural -2 (Sınıflandırma)


Tehlikeli yükler aşağıdaki klaslarda gruplandırılmıştır.
Klas 1 Patlayıcılar
Klas 2 Gazlar; sıkıştırılmış sıvı yada basınç
altında sıvılaştırılmış gazlar
Klas 3 Yanıcı sıvılar
Klas 4.1 Yanıcı katı maddeler
Klas 4.2 Kendiliğinden tutuşabilen katı yanıcı
yada diğer maddeler
Klas 4.3 Islandığında yanıcı gaz çıkartan katı
yada diğer maddeler
Klas 5.1 Oksitleyici maddeler
Klas 5.2 Organik peroksitli maddeler
Klas 6.1 Zehirli maddeler
Klas 6.2 Bulaşıcı maddeler
Klas 7 Radyoaktif maddeler
Klas 8 Aşındırıcı maddeler
Klas 9 Diğer tehlikeli maddeler

Kural -3 (Paketleme)
a- Tehlikeli yüklerin paketlemesi aşağıdaki kriterlere uygun olacaktır
- Ambalajlar sağlam yapılmış ve iyi durumda olacak
- Ambalajların iç kısmı tehlikeli yük ile temas etse bile zarar görmeyecek durumda olacak
- Ambalajlar elleçleme ve denizde taşınmaya uygun olacak şekilde yapılacaktır.
b- Kaplarda taşınan tehlikeli sıvı maddelerin ambalajlaması yapılırken, ambalaj sızıntıyı emen ve kırılmayı önlemek için yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak
- Ambalaj kaptaki sıvı genişlediği zaman doğabilecek tehlikeyi önleyecek kapasitede olacak
- Ambalaj sıvı dolu kaba yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak
- Eğer ambalaj hasarlanıp sıvı sızarsa, ambalaj sıvıyı emerek tehlikeyi azaltacak özelikte yapılacaktır.

Kural -4 (Markalama ve Etiketleme)
Tehlikeli yük ile doldurulmuş kapların üzerinde tehlikeli yükün doğru yazılmış teknik adı ve tehlike karakteri madeni bir etikette yazılı olacaktır.

Kural – 5 (Dokümanlar)
a- Denizde taşınan tehlikeli yüklere ait bütün dokümanlarda Kural-2’de belirtilen, yükün teknik adı ve tehlike karakteri yazılı olacaktır.
b- Yükleyici tarafından hazırlanan dokümanlara ilave olarak taşınmaya konu tehlikeli yükün taşıtan tarafından kurallara uygun ambalajlandığı, markalandığı ve denizde taşınmaya uygun olduğunu belirten bir beyan sertifikası düzenlenecektir.
c- Tehlikeli yükü taşıyan her gemide Kural-2 de belirtilen isme ve tehlike karakterine uygun olarak düzenlenmiş ve yüklendiği yeri de belirten özel bir manifesto düzenlenecektir.

Kural-6 (İstif Gerekleri)
a- Her tehlikeli yük, özelliğine uygun olarak güvenli ve düzgün olarak istif edilmelidir.
b- Cephaneler hariç diğer patlayıcı maddeler denizde emniyetle kapalı tutulabilecek mağazalara yüklenmelidir. Bu tür patlayıcıların ateşleme fünyeleri üzerlerinden alınmış olmalıdır. Bu tür maddelerin yüklendiği bölmelerde elektrik tesisatı, patlama riskini minimize etmek için demonte edilmelidir.
c- Tehlikeli buhar çıkartan yükler havalandırılması uygun bölmelere istif edilmelidir.
d- Kendiliğinden ısınan ve tutuşabilen maddeler yangına karşı gerekli emniyet tedbirleri alınmadan denizde taşınmamalıdır.

Kural -7 (Yolcu Gemilerinde Bulunabilecek Patlayıcı Maddeler)
a- Yolcu gemilerinde bulunabilecek patlayıcı maddeler aşağıda sıralanmıştır.
- Güvenlik kartuşu ve güvenlik fitili
- 9 kg. ‘ yi aşmayan patlayıcı madde
- 1.016 kilogramı aşmayan ve gemilerde kullanılan işaret fişekleri
- İçinde yolcu bulunmayan gemilerde kaynak ve tamirat yapmak için gerekli patlayıcı malzeme bulunabilir.
b- (a) bendinde bahsedilen malzemenin dışında yolcu gemileri idarenin istediği şartları yerine getirmek şartı ile ve idarenin vereceği yetkiye dayalı olarak ilave patlayıcı madde taşıyabilir.

 

.rar tehlikeli yükler tanımı özellikleri.rar (Dosya Boyutu: 13.45 MB | İndirme Sayısı: 56)
Bu konuyu yazdır

Reklam Alanı İletişim: aytemiz89@gmail.com