| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Forum İstatistikleri |
» Toplam Üyeler 9,365
» Son Üye Han
» Toplam Konular 1,490
» Toplam Yorumlar 16,199
Detaylı İstatistikler
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 18 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 18 Ziyaretçi)
|
| Son Yazılanlar |
HUKUK-GOSS ÇALIŞMA SORULA...
Forum: Deniz Ticaret Hukuku
Son Yorum: murs23
Dün, 05:14 PM
» Yorum 64
» Okunma 13,589
|
Tam Kopmalık Full Bass'lı...
Forum: Eğlence Merkezi
Son Yorum: halilCaglar
02-05-2026, 02:17 PM
» Yorum 0
» Okunma 31
|
MaxSea International v12....
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
28-04-2026, 10:16 AM
» Yorum 241
» Okunma 48,752
|
MAXSEA V12.6.4.1 - Windo...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
26-04-2026, 09:42 AM
» Yorum 415
» Okunma 83,982
|
MaxSea v12.6.4.1 - Full
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
25-04-2026, 10:55 PM
» Yorum 828
» Okunma 224,835
|
MAXSEA TIME ZERO
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: SCND
25-04-2026, 02:10 PM
» Yorum 182
» Okunma 50,425
|
YENİ ÜYELİK
Forum: Tanışma Bölümü
Son Yorum: FEYYAZ
19-04-2026, 03:27 PM
» Yorum 0
» Okunma 19
|
C-MAP / CM93 v3 / WF549
Forum: Harita Paketleri
Son Yorum: aliacikgoz35
17-04-2026, 07:13 AM
» Yorum 120
» Okunma 23,175
|
Gasm Sınav soruları arşiv...
Forum: GOSS Yeterlilik Sınavları
Son Yorum: unsalyalova
16-04-2026, 06:04 PM
» Yorum 96
» Okunma 25,194
|
Navionics Boating HD (201...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: aliacikgoz35
16-04-2026, 11:02 AM
» Yorum 335
» Okunma 63,622
|
|
|
| YENİ ÜYELİK |
|
Yazar: FEYYAZ - 19-04-2026, 03:27 PM - Forum: Tanışma Bölümü
- Yorum Yok
|
 |
Böyle bir platform olduğunu tesadüfen örendim. İnceledim ve yararlı olacağını düşündüğümden hemen üye oldum.
Ben denizciliğe ve yelkene gönül vermiş bir ihtiyarım. 4 senedir 8.5 mt. ahşap bir yelkenliyi tek başıma yapmaya çalışıyorum.
Nordic Folkboat tipi bir tekne, sona yaklaştım. Artık elektronikleri almaya başlıyorum. Bu konuda yardımlarınıza ihtiyacım olacak.
Fırsat buldukça yazıp soracağım. Şimdilik herkese iyi günler dilerim. Denizde olanların pruvası neta olsun.
|
|
|
| Navigasyon, celestial, draft survey ve stabilite için doğruluk odaklı kapsamlı bir uy |
|
Yazar: alazsmart - 10-04-2026, 08:24 AM - Forum: Navigasyon Programları
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba arkadaşlar,
Uzun yıllar denizde çalışmış biri olarak, kaptan ve zabitlerin günlük işte gerçekten kullanabileceği kapsamlı bir mobil uygulama geliştiriyorum: CaptainCalc.
Amacım basit bir “denizcilik hesap makinesi” yapmak değil.
Hedefim; köprüüstünde ve operasyon tarafında dağınık halde yapılan hesapları, farklı araçlara bölünen iş akışlarını ve hâlâ manuel yürüyen birçok işi daha pratik, daha düzenli ve daha güvenilir şekilde tek yerde toplamak.
Uygulama şu alanlara odaklanıyor: - navigasyon hesapları
- voyage planning
- draft survey
- stabilite destek hesapları
- tank / sounding / ullage işlemleri
- quick calculators
- celestial navigation
- denizcilik referans içerikleri
Benim bu projede en çok önem verdiğim konu, özellik sayısından önce hesaplama motorunun doğruluğu.
Bu yüzden sistemi geliştirirken özellikle ölçülebilir doğruluk hedefleriyle ilerliyorum. Örneğin:- celestial navigation tarafında hedef hassasiyet: ±0.1'
- great circle / rhumb line hesaplarında: ±0.01 NM
- draft hesaplarında: ±1 mm
- trim ve GM hesaplarında: ±1 mm
- list hesaplarında: ±0.01°
- cargo weight hesaplarında: ±0.1 ton
- sounding / ullage tarafında: ±1 mm
Özellikle celestial navigation kısmını basit bir vitrin özelliği gibi ele almıyorum.
Benim için bu tarafın değeri, sadece hızlı bir sonuç üretmesi değil; hesabın mantığının tutarlı olması, adımların sağlam ilerlemesi ve internete bağlı olmadan da güvenilir çalışması.
Aynı yaklaşımı draft survey, stabilite, tank ve navigasyon tarafında da korumaya çalışıyorum.
Yani mesele sadece sonuç göstermek değil; mümkün olduğunca güven veren bir hesap zemini kurmak.
Kısacası ortaya koymaya çalıştığım şey:
tek bir uygulamada, offline çalışabilen, kapsamlı ve doğruluk odaklı bir denizcilik yardımcı aracı.
Tabii bunu birincil seyir sistemi, onaylı loading computer, resmi yayınlar veya gemideki zorunlu sistemlerin alternatifi olarak görmüyorum. Bunların yerine geçen bir çözüm değil; doğru kullanıldığında ciddi fayda sağlayabilecek güçlü bir destek aracı olarak düşünüyorum.
Bu konuda özellikle aktif çalışan arkadaşların görüşünü almak isterim:- Günlük işte sizi en çok yoran hesap veya iş akışı hangisi?
- Mevcut uygulamalarda en büyük eksik sizce kapsam mı, doğruluk mu, kullanım kolaylığı mı?
- Böyle bir uygulamada güven duymanız için en çok ne görmek istersiniz?
İsteyen olursa proje sayfasına da bakabilir:
https://www.captaincalc.com.tr
Burada paylaşma amacım kuru reklam yapmak değil; gerçekten sahadaki ihtiyacı daha doğru görmek ve uygulamayı bu doğrultuda güçlendirmek.
Selamlar, emniyetli seyirler.
|
|
|
| Herkese selam, aranıza yeni katıldım |
|
Yazar: alazsmart - 10-04-2026, 08:06 AM - Forum: Tanışma Bölümü
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba arkadaşlar,
Aranıza yeni katıldım, herkese selamlar.
Uzun yıllar denizde çalıştım, kaptanlık yaptım. Denizcilikten kopmadım ve son dönemde özellikle zabitlerin ve kaptanların işine yarayabilecek pratik çözümler üzerine kafa yoruyorum.
Şu sıralar da denizde günlük işlerde kullanılan bazı hesapları ve pratik ihtiyaçları tek yerde toplayan bir mobil uygulama üzerinde çalışıyorum. Ama buraya öncelikle bir şey tanıtmaktan çok, sektörden insanlarla yeniden aynı ortamda bulunmak, fikir alışverişi yapmak ve güncel ihtiyaçları daha iyi görmek için geldim.
Forumda özellikle: - günlük operasyonlarda en çok zorlayan konuları,
- hâlâ manuel yapılan hesapları,
- pratikte vakit kaybettiren işleri
okumak ve öğrenmek istiyorum.
Tecrübeli arkadaşların paylaşımlarından faydalanmak benim için değerli olur. Ben de bildiğim, tecrübe ettiğim konularda elimden geldiğince katkı sunmaya çalışırım.
Herkese selam ve emniyetli seyirler.
@media screen {html{background:rgb(31,31,31) !important;color:rgb(191,191,191) !important;}body, body > .container{background-color:rgb(31,31,31);}input, select, textarea, button{border-color:rgb(97,97,97);background-color:rgb(31,31,31);color:rgb(191,191,191);}input[type="radio"]::before, input[type="radio"]::after{background-color:rgb(97,97,97) !important;}text{fill:rgb(191,191,191);}font{color:rgb(191,191,191);}a{color:rgb(153,198,229);}svg{fill:rgb(191,191,191);}.NIGHTEYE_YellowFilter{background:rgba(102,75,0,0.15);}.NIGHTEYE_BlueFilter{background:rgba(51,51,204,0.15);}.NIGHTEYE_DimFilter{background:rgba(0,0,0,0.5);}}
|
|
|
| Keloğlan Don Kişot'a Karşı - Serdar Yıldırım |
|
Yazar: Serdar50 - 25-02-2026, 04:10 PM - Forum: Eğlence Merkezi
- Yorum Yok
|
 |
KELOĞLAN DON KİŞOT'A KARŞI
Bir varmış, iki varmış, üç varmış, beş varmış. Bir Keloğlan varmış. Canı çalışmak istemezmiş, bütün gün evde yan gelip yatarmış. Bir de Don Kişot varmış. Yel değirmenlerine savaş açmış. Nerede bir yel değirmeni görse hücum deyip saldırırmış. Don Kişot'un yolu bir gün Anadolu'ya düşmüş. Anadolu'da çok aramış ama yel değirmeni bulamamış. Köylülerle, kasabalılarla konuşmuş, hayallerini anlatmış. Herkes, ey Don Kişot, senin ilacın Keloğlan'dır. Keloğlan'ı bul, onunla konuş, bize anlattıklarını ona da anlat, sana yol gösterir, demişler. Don Kişot, kim bu Keloğlan, diye sormuş ama her kafadan bir ses çıkmış. Anlatmışlar da anlatmışlar, Keloğlan'ın tanımını yapmışlar. Bir zamanlar padişahın kızıyla evlenmiş, gün gelmiş, padişah olmuş. Kaf Dağı'nın ardından altın kılıcı bulup getirmiş. Cengiz Han'ın hazinesini bulmuş ve daha neler neler... Keloğlan'ın anası evde un eler. Un bitince oğlunu değirmene yollar.
Bunun üzerine Keloğlan evde kalan yarım torba buğdayı almış ve değirmenin yolunu tutmuş. Değirmenin önünde köylüler, yanlarında buğday dolusu çuvallar, sıraya girmişler. Üç, dört çuvalla gelenler bile varmış. Keloğlan elindekini koltuğunun altına kıstırıp usulca sokulmuş ve en arkada durmuş. Sonrada torbasını sıraya sokmuş. Keloğlan'ın torbasını görenler sormuş: " Keloğlan o torbadaki buğday için, değirmen taşını döndürdüğüne değer mi? Dörtte birini değirmenci alır, sana bir avuç buğday kalır. Sen iyisi mi torbadaki buğdayı kuşlara at, selam ver bize git evde sırtüstü yat. "
Keloğlan bu, laf altında kalır mı? Ne zeytinyağıdır o, karşısında şah olsa, padişah olsa üste çıkar: " Yok canım ağalar, bu torba akıncıdır, ordu arkadan gelir. Yirmi arabada iki yüz çuval buğday. Gelen buğdaylar buradakilerden on misli fazla. Siz çuvalınıza sahip çıkın gerisi kolay. " deyince köylüler, yutkunup önlerine dönmüşler.
Aradan zaman geçmiş. Ön sıralardan Keloğlan'a bakıp konuşanlar, senin ordu neden gelmedi, diyenler çoğalmış. Ordu gelmemiş ama zırhlar giymiş at üstünde, mızrak el üstünde Don Kişot çıkagelmiş: " Ben Don Kişot. Bir Keloğlan varmış. Bir zamanlar padişahmış. Onu ararım. "
Tanıyanlar Keloğlan'a bakmışlar, ona bir bakış fırlatmışlar. Bakışların bir gence yöneldiğini gören Don Kişot anında durumu kavramış. Günlerdir aradığı, taradığı ama asla saçlarını tarayamayacağı bir kel karşısındaymış. Ayrıca bu kel karşısında eğilip bükülmüyor, dimdik duruyor ve başındaki takkesini çıkarıp selam veriyormuş. Don Kişot olayı beyninin kıvrımlarında değerlendirmiş. " Bir zamanlar padişahmış, altın kılıcı varmış. Cengiz Han' ın hazinesini bulmuş. Benden korkacak değil ya. Selam vermesi onun şanındandır, selamına karşılık vermek benim asaletimdendir. Atımızdan inelim ve Keloğlan'ın kervanına binelim. Bakalım bu kervan beni ve Sanço'yu nereye götürecek? "
Don Kişot at üstünde, yardımcısı Sanço Panza eşek üstünde yolculuk yaparlarmış. Sanço Panza aşırı gittiği zamanlarda efendisi Don Kişot'un beynine frekans ayarı yaparmış ama yaptığı ayar hiç bir zaman tutmazmış: " Efendim, bu Keloğlan dedikleri cin fikirli biri. Onun rüzgarına kapılmayın, Anadolu'da yolunuzu şaşırmayın. Keloğlan sizi suya götürür, su içirmeden geri getirir. "
Bunun üzerine Don Kişot şöyle demiş: " Keloğlan'ın cin fikirli olması iyidir. Onun rüzgarına kapılayım da Anadolu'da yel değirmeni bulayım. Yel değirmenleriyle savaşayım, onları yeneyim. "
" Aman efendim, yel değirmenlerine karşı savaştınız ama yenilen hep siz oldunuz. İnsanlar sizi dövdüler. Dayak yemekten bıkmadınız mı? "
" Kes Sanço, palavrayı kes. Ben hiç yenilmedim, galip gelen taraf ben oldum. Kim beni dövmüş? İnsanların beni dövmesi mümkün değil. Benim savaşım yel değirmenlerine karşı ve bir gün onlara boyun eğdireceğim."
Keloğlan, Don Kişot ile Sanço'nun arasına yumuşak iniş yapmış:
" Beyzadem ve asilzadem Don Kişot.
Anadolu'da yel değirmeni çoktur.
Onlar size savaş açmışlardır.
Burada bir an durmanız akla zarardır. "
Keloğlan böyle söyleyince Don Kişot atını mahmuzlamış. Mızrağını ileri doğru uzatmış, hücum diye bağırmış ve ileri atılmış. Artık Don Kişot'u durdurmak kimsenin harcı değilmiş. Peşinden Sanço Panza: " Efendim, durun, isterseniz bana vurun ama Keloğlan'a inanmayın " diye bağırmış ama nafile. Don Kişot gitti, gider. Değirmene saldıran Don Kişot yere yuvarlanmış. Keloğlan ve Sanço Panza, Don Kişot'un yardımına koşmuşlar. Ona su içirmişler, biraz kendine getirmişler.
Keloğlan: "Beyzadem, ben size şaka yapmıştım.
Sözlerime önem vermeyin diye göz kırpmıştım.
Önünüze çıkan ilk değirmene saldırdınız.
Bunlar yel değirmeni değil su değirmeni.
Yel değirmeni bulmak isterseniz
Denizin karşı kıyısındaki Tekirdağ'a gitmelisiniz. "
Keloğlan'ın dediklerini duyan Don Kişot atına atlamış. Mudanya'dan girmiş, Tekirdağ'dan çıkmış. Peşinden giden Sanço Panza, efendim, lütfen beni bekleyin, diye bağırarak bata çıka Tekirdağ'a ulaşmış. Tekirdağ'da ve pek çok şehirde, kasabada yel değirmeni arayan Don Kişot sonunda ülkesi İspanya'ya ulaşmış. Sanço Panza ile birlikte yel değirmenlerine karşı savaşını sürdürmüş. Keloğlan sonraki günlerde çevresindekilere: " Arkadaşlar, ben hayatımda Don Kişot kadar dolduruşa gelen birine rastlamadım. Adama, yürü, dedim, Marmara Denizi'ni at üstünde geçti. Ağzım açık arkasından bakakaldım. Atla desem uçurumdan atlardı, günahı onun boynuna. Bu adamdan ne köy olur, ne kasaba, aklı başından aşmış, gelmez artık hesaba.
Boşuna değil, dünya çapında meşhur olmuş.
En ücra köşelerde nam salmış.
Şimdi bile adını bilmeyen yokmuş.
Bin yıl sonra adı saygıyla anılırmış.
Ey siz okurlarım bana ne dersiniz?
Don Kişot dedin durdun, boş ver şimdi Don Kişot'u.
Sen kendinden haber ver, bin yıl sonra neredesin?
Don Kişot'tan önde misin, yoksa geride misin?
Ben Don Kişot'tan önde hep ilerdeyim.
Adım Keloğlan, ne Ahmet ne Feride'yim.
Masal kahramanlarının bulunduğu bir büyük serideyim.
Adım önde yazılır, on bin yıl sonra bile birinciyim. "
SON
KELOĞLAN İLE KEL OLMAYAN ADAM
Eski zamanlarda bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan yemek saatleri dışında evde eğlenmez gezermiş. Yakın köylere, kasabalara gider, arkadaş edinir, durup durup gerinirmiş. Yolda yürürken adıyla seslenip İbrahim diyenlere dönüp bakmaz, pire için yorgan yakmazmış. Bir elin nesi var, Keloğlan'ın takkesi var dermiş ama ak akçe kara gün içinmiş ve kara gün çokmuş, cepte akçe yokmuş.
Denize olta atmış, eski bir çarık çekmiş. Çarığı denize atmış, balıkları korkutmuş.
Yollar patika yol, omuz altında iki kol. Bu kol sağ, bu kol sol kol, mintanı da pek bol.
Üzüme bakmış kararmamış, güneş altında sararmamış. Çölü geçmiş kurumamış, hayata gülmüş, üzülmemiş.
Hal ve gidişi böyle olan Keloğlan bir gün kel olmayan bir adamla tanışmış. Bu adam Serdar Yıldırım'mış. Zamanda yolculuğa çıkmış ve aramış, Keloğlan'ı bulmuş. Bildiği atasözlerini birbirine karıştırmış ve bir kağıda yazıp Keloğlan'a okumuş.
Taşıma suyla değirmen döndüren adamın tatlı dili yılanı deliğinden çıkarmaz.
Tokken açın halinden anlayan tilkinin dönüp dolaşacağı yer, mağarasıdır.
Dili kılıçtan keskin olan denize düşünce yılana sarılmaz.
Dost tatlı söylediği için, attığı taş baş yarmaz.
Dağdan köyü görünce kılavuz istemeyen ormanda kaybolur.
Güneş girmeyen doktorun evi balçıkla sıvanmaz.
Eğer Serdar Keloğlan'ı gıdıklamasa Keloğlan'ın bunlara güleceği yokmuş. Ama Serdar'ın dostluğu iyiymiş. Kısa zamanda Keloğlan'la can ciğer kuzu sarması olmuşlar. İkisi birlikte kasabaya doğru giderken, hışımla yürüyen biri Keloğlan'a yandan çarpmış, geçip gitmiş. Peşinde kılıçlı bir manga fedai varmış.
Keloğlan sormuş: " Kim bu böyle ya? "
Serdar cevap vermiş: " Fatih Sultan Mehmet. İstanbul'u fethetmiş, geri dönüyor. Senin zamanının Konstantinopolis'i. "
Keloğlan: " Sağına soluna dikkat etmesi gerekir. Beni yere düşürecekti. "
Serdar: " Onun gözü dünyayı görmez, seni mi görecek? Ya ben İstanbul'u alırım ya da İstanbul beni, demiş. İstanbul'u aldı. Sonradan ya Roma beni alır ya da ben Roma'yı demeye başlamış. Ama Roma'yı alamadı. Roma onu aldı. Roma'ya siz Rim diyorsunuz. "
Keloğlan: " Nasıl yani? "
Serdar: " Roma üstüne sefere çıkmaya hazırlanırken vefat etti. 49 yaşındaydı. "
Keloğlan: " Vefat etti diyorsun ama yaşıyor. Az önce bana çarpmıştı. "
Serdar: " Demek ki zamanda yolculuğa çıkmış, zaman gezgini olmuş. "
Keloğlan: " Rim üstüne sefer hazırlığında olmasın? "
Serdar: " Yok daha neler? Zaman gezginleri büyük kader değişikliklerine sebep olamazlar. "
Keloğlan: " Bu Sultan Mehmet hangi ülkenin sultanı? "
Serdar: " Osmanlı Devleti'nin sultanı yani padişahı. "
Keloğlan: " Osmanlı Devleti mi? O da nereden çıktı? "
Serdar: " Yumurtadan. Şimdi Anatolikon'da (Anadolu'da) hangi devlet var? "
Keloğlan: " Selcukiyân-i Rum. "
Serdar: " Rum Selçuklu Sultanlığı yani Anadolu Selçuklu Devleti. Sonradan bu devlet parçalanacak, beyliklere bölünecek. Bu beyliklerden Osmanlı Beyliği zamanla diğer beylikleri ele geçirerek büyüyecek devlet olacak. Anadolu'da birliği sağladıktan sonra yönünü İstanbul'a ve Avrupa'ya dönecek. İstanbul'u aldıktan sonra Avrupa'daki pek çok devletin topraklarını zapt eden Osmanlı Devleti'ne Osmanlı İmparatorluğu denecek. Bir de bunun Orta Doğu ve Kuzey Afrika boyutu var. 600 küsür yıllık Osmanlı yaptığı savaşlarla hatırlanır olacak. "
Keloğlan: " Osmanlı İmparatorluğu sonradan ne oldu? "
Serdar: " Paramparça oldu. Elde kalan bir bu Anadolu düşman çizmeleri altında eziliyordu ama Başkomutan Mustafa Kemal önderliğinde Kurtuluş Savaşı başladı. Mustafa Kemal uzun uğraşlardan sonra Anadolu'yu düşmanlardan temizledi ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu. Türk halkı O' na Atatürk soyadını verdi. 4 ay kadar oldu Cumhuriyet'imizin 90. yılını kutladık. Nice 90 yıllara diyelim. "
Keloğlan: " Buralar düşman dolmuşken Mustafa Kemal kurtarmış. O'nu bir görebilsem. Sence zamanda yolculuğa çıkmış mıdır? "
Serdar: " Bilmem hiç karşılaşmadım. Bir gün karşılaşırsam sana haber veririm. Birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün yanına gideriz. "
Keloğlan: " O günü sabırsızlıkla bekleyeceğim. "
SON
|
|
|
| Timezero HDG ayarı |
|
Yazar: yakup66 - 18-01-2026, 02:01 PM - Forum: Navigasyon Programları
- Yorum Yok
|
 |
Merhabalar timezero versiyon 3..3.0.52 kullanıyorum sistemde heading bilgisi için furuno PG 700 ve GPS dataları için garmin GPS mevcut buunlar nmea2000 omurgası üzerinden ngt-1 USB üzerinden bilgisayara bağlı GPS pozisyon bilgisini ve hdg bilgisini port monitörden okuyabiliyorum ancak ayarları yaparken pozisyon ve hdg bilgisini seçtiğinmde hdg bilgisi kayboluyor pozisyon bilgisini kaldırdığımda hdg bilgisi tekrardan geliyor ayarlarda yapmam gereken nedir
|
|
|
| Stcw 5 temel Guncel cikmiş sorular 2026 |
|
Yazar: coskun265 - 31-12-2025, 02:43 PM - Forum: Sorular ve Cevaplar
- Yorum Yok
|
 |
Merhaba 2026 Mart ayinda stcw Sinavlarina giricem ,sinavlarda cikmis sorular varmi?
Veya cevrimici sınavlarda cikan sorular hatirlayanlar cevap yazabilirmi Rica etsem .
Birde 50 plan geçen diyorlar kalinan derslerden sonra kacgun icinde tekrar sinava girebilirim ?
|
|
|
| merhaba |
|
Yazar: pacifichigh - 16-11-2025, 06:46 AM - Forum: Tanışma Bölümü
- Yorum Yok
|
 |
merhaba ben Selim Timur foruma yeni üye oldum. yelkenli teknem ile dünya seyahatine hazırlık yapıyorum. time zero haritaları yüklemem için yardıma ihtiyacım var dosyaları bulamadım. teşekkürler.
|
|
|
|