TD Türk Denizcileri W.

CS

Türk Denizcileri.com'a hoş geldiniz!

Merhaba, Ziyaretçi! Ben Mini; size yardımcı olabilmek için buradayım. İçerik sağlayıcı paylaşım sitemize eriştiğiniz için çok mutluyuz. Giriş yaparak, birbirinden güzel içeriklerimizden kolaylıkla faydalanabilirsiniz. Kayıtlı değilseniz, hemen ücretsiz ve kolay bir şekilde kayıt olabilirsiniz. Sizi de ailemize bekliyoruz.

(Giriş yapmamış kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Reklam alanı. İletişim: aytemiz89@gmail.com
Türk Denizcileri Forumu içersinden hiç bir üye, kurucu ve yönetici ücret talep edemez. Talep eden veya ücret karşılığında birşey yaptırmak isteyen kişiler forumdan süresiz olarak uzaklaştırılır.
Reklam ve iş birliği için İletişim için aytemiz89@gmail.com
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 9,363
» Son Üye powerdonnad
» Toplam Konular 1,490
» Toplam Yorumlar 16,199

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 46 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 46 Ziyaretçi)

Son Yazılanlar
HUKUK-GOSS ÇALIŞMA SORULA...
Forum: Deniz Ticaret Hukuku
Son Yorum: murs23
11 saat önce
» Yorum 64
» Okunma 13,586
Tam Kopmalık Full Bass'lı...
Forum: Eğlence Merkezi
Son Yorum: halilCaglar
02-05-2026, 02:17 PM
» Yorum 0
» Okunma 31
MaxSea International v12....
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
28-04-2026, 10:16 AM
» Yorum 241
» Okunma 48,747
MAXSEA V12.6.4.1 - Windo...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
26-04-2026, 09:42 AM
» Yorum 415
» Okunma 83,969
MaxSea v12.6.4.1 - Full
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: kasnersan60
25-04-2026, 10:55 PM
» Yorum 828
» Okunma 224,778
MAXSEA TIME ZERO
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: SCND
25-04-2026, 02:10 PM
» Yorum 182
» Okunma 50,412
YENİ ÜYELİK
Forum: Tanışma Bölümü
Son Yorum: FEYYAZ
19-04-2026, 03:27 PM
» Yorum 0
» Okunma 19
C-MAP / CM93 v3 / WF549
Forum: Harita Paketleri
Son Yorum: aliacikgoz35
17-04-2026, 07:13 AM
» Yorum 120
» Okunma 23,172
Gasm Sınav soruları arşiv...
Forum: GOSS Yeterlilik Sınavları
Son Yorum: unsalyalova
16-04-2026, 06:04 PM
» Yorum 96
» Okunma 25,185
Navionics Boating HD (201...
Forum: Navigasyon Programları
Son Yorum: aliacikgoz35
16-04-2026, 11:02 AM
» Yorum 335
» Okunma 63,611

 
  OpenCPN 4.0.0 TR - Full
Yazar: expertsailor - 08-01-2015, 09:21 PM - Forum: Navigasyon Programları - Yorum (93)

[Resim: workspace-1_021.png]

The OpenCPN Development Team is proud to announce the release of OpenCPN Version 4.0.

OpenCPN Version 4.0 is available for immediate download.
This version is a major feature upgrade and maintenance release of OpenCPN.

OpenCPN is a cross platform electronic navigation system (ECS) supporting a variety of cartography standards and hardware interface protocols. Versions are available for Linux, Windows, and Macintosh computer architectures.

Since widespread introduction in 2008, OpenCPN has gained a solid reputation.
OpenCPN version 3.x has been downloaded more than 400,000 times.

OpenCPN is running on hardware from tiny Raspberry Pis with 4" screens up to networked workstations. The adaption to specific user scenarios and needs is easily achieved by using the Plug-in architecture and the wide scope of user settings.

A responsive international user and developer community together with an up-to-date and complete documentation are warrants to make installation and use of OpenCPN a pleasure.
Some features of OpenCPN include:
- Quilted Raster(RNC) and Vector(ENC) digital chart display
- Full compliant support for official vector charts in S-57/S-63 format and InlandENCs
- Industry standard GPS receiver interfacing, with "moving map" on-screen vessel tracking.
- AIS receiver interfacing with configurable target safety monitoring
- Integrated Route, Track, and Waypoint database, with industry standard Import/Export capabilities
- Tide and Current prediction, with on-screen overlay of predicted data.
- Broad International Language support
- PlugIn architecture allowing on-going third-party functional enhancements.

OpenCPN is released under the GPLV2 license. The executable program and its source code are available for immediate, free, and unlimited download from
As a successor to OpenCPN Version 3.2, OpenCPN Version 4.0 contains many new features and enhanced functions.

Among them are:
- Increased performance in all modes, particularly when using OpenGL graphics acceleration.
- Additional network interface methods, including TCP/IP client/server and UDP broadcast.
- Support for multiple data source instances, including
Filtering and prioritization of messages
Output of NMEA data streams for real-time integration into ship systems
- Improved support for Mac OS X systems, including 64 bit native support.
- Integrated Tablet/Touch screen support.
- AIS Personal Locater Beacon (PLB) configuration and tracking.
- Enhanced AIS target tracking modes.
- GRIB PlugIn feature additions.

Graphical GRIB email request generation. Moving particle wind overlay.
Enhanced GRIB data type support.
- Dashboard PlugIn feature additions.
More selectable instruments.
- Several new and updated Plug-ins, including
Digital Radar overlay for popular radar scanners
World Magnetic Model variation compensator
Climatology analysis
Dynamic route planning
Integrated logbook
Realtime datastream capture, record and playback
Google Earth integration
Weatherfax overlay
Vector chart object and feature search tool
S63 Encrypted vector chart support
- Major update to embedded Users Manual.
- Measurably improved performance and reliability over all supported platforms.
We hope you enjoy the new features of OpenCPN Version 4.0, and look forward to your continued feedback.

Hide Post

Bu konuyu yazdır

  Buzluk Sistemi Genel
Yazar: sirrius - 02-01-2015, 01:19 PM - Forum: Çöp Kutusu - Yorum (2)

Buzluk Sistemi Genel ve arızaları

Bu konuyu yazdır

  Gemilerde Kullanılan Yağ Karşılıkları
Yazar: sirrius - 02-01-2015, 12:56 PM - Forum: Çöp Kutusu - Yorum (2)

Gemilerde kullanılan yağların karşılkları ekteki listede

Bu konuyu yazdır

  Yeni yılınız kutlu olsun
Yazar: aytemiz89 - 31-12-2014, 06:42 PM - Forum: Duyurular - Yorum Yok

2015 yılınız denizci meslektaşlarım için çok iyi bir yıl olmasını temenni eder tüm denizcilerin yeni yılını kutlarız.


Site Yönetimi

Bu konuyu yazdır

  Mersin Körfezi açıklarında can pazarı yaşanıyor
Yazar: aytemiz89 - 28-12-2014, 01:35 PM - Forum: Sektörden Haberler - Yorum Yok

İçinde 132 kişinin bulunduğu YİĞİT KAPTAN-2 isimli balıkçı gemisi, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait TCSG UMUT tarafından kurtarıldı. YİĞİT KAPTAN-2 isimli gemi ise yedekli olarak çekiliyor.

Mersin Körfezi açıklarında can pazarı yaşanıyor. İçinde 132 kaçak göçmenin bulunduğu YİĞİT KAPTAN-2 isimli 15 metre boyundaki balıkçı teknesi, Mersin Körfezi 25 mil açıklarında batma tehlikesi geçirdi.
Bölgeye intikal eden Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait TCSG UMUT isimli arama-kurtarma gemisi, kazazede teknedeki Suriye ve Kuzey Afrika kökenli göçmenleri kurtardı. Kazazede YİĞİT KAPTAN-2 isimli tekne ise yedekli olarak Mersin Limanı'na doğru çekildiği öğrenildi.
EMRAH BABA VE VİVA İSİMLİ TEKNELER BATTI
Diğer taraftan Deniz Haber Ajansı'nın bölgeden aldığı bilgiye göre, Mersin Körfezi 30 mil açıklarında EMRAH BABA ve VIVA isimli iki teknenin batma tehlikesi nedeniyle acil yardım çağrısında bulunduğu kaydedldi. Bölgeye intikal eden Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait botların verdiği ilk bilgiye göre, deniz yüzeyinde boş can simitleri ve tahta parçaları olduğu ve "teknelerin batmış olabileceğini" rapor ettiği belirtildi.
Denizden ve havadan arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Bu konuyu yazdır

  M/V GOKBEL isimli Türk bayraklı kuruyük gemisi Ravenna açıklarında battı
Yazar: aytemiz89 - 28-12-2014, 12:51 PM - Forum: Sektörden Haberler - Yorum Yok

İtalya'nın kuzeydoğusundaki Ravenna limanı açıklarında Türk bandıralı bir yük gemisi, başka bir gemiyle çarpışarak battı.

İtalyan kaynaklardan alınan bilgilere göre bu sabah yerel saatle 09.30 civarında, "Gökbel" isimli Türk bayraklı yük gemisi, Ravenna limanı girişine yaklaşık 1 deniz mili kala Belize bandıralı başka bir yük gemisiyle çarpıştı.
Olayın, gemilerden biri limandan çıkıp diğeri limana girmeye çalışırken meydana geldiği belirtildi. Çarpışmanın, sis nedeniyle görüş şartlarının kısıtlı olmasından kaynaklanmış olabileceği bildiriliyor.
Türk gemisinde bulunan 11 kişilik mürettebattan 8'inin kurtarıldığı, 3 gemi personelinin arama çalışmalarının devam ettiği kaydedildi. İtalya Başbakanı Matteo Renzi de Twitter hesabından yazdığı mesajda, olayla ilgili düzenli olarak bilgilendirme yapılacağını söyledi. Ravenna Belediye Başkanı Fabrizio Matteucci ise olayın çevresel bir risk yaratmadığını açıkladı. Matteucci, çarpışan gemilerin çevreye zararlı malzeme taşımadığını ve yakıt sızıntısı olduğuna dair belirti de bulunmadığını belirtti.
M/V GOKBEL'İN ÖZELLİKLERİ
Name:    Gokbel
IMO:     9605712
Flag:    Turkey
MMSI:    271042598
Callsign:    TCZY4    
Vessel type:    General Cargo
Gross tonnage:    2,126 tons
Summer DWT:    3,335 tons
Length:    87 m
Beam:    13 m
Draught:    5.8 m
Home port:    Istanbul
Class society:    Registro Italiano Navale
Build year:    2008
Builder (*):    Aydogan Dockyard - Turkey
Owner:    Cetinkaya Denizcilik -  Istanbul, Turkey
Manager:    Cetinkaya Denizcilik - Istanbul, Turkey

Bu konuyu yazdır

  Hangisi doğrudur?
Yazar: expertsailor - 24-12-2014, 09:16 PM - Forum: Soru ve Cevaplar - Yorum Yok

Kimyasal köpüklü (Foam) minimaxlar hangi renk tüplerde bulunur?


1) Krem
2) Kırmızı
3) Sarı
4) Siyah
5) Mavi

Bağzı kaynaklarda Sarı - bağzı kaynaklarda Krem yazmaktadır. Gerçeği nedir müfredatta yer alan ?


Gemiyi terk edip can salına bindiniz. Sal tam olarak şişince emniyet valfından gelen bir tıslama sesi işitince ne yaparsınız?



1) Salın havasını indirme tapasını gevşetirim
2) Emniyet valfını tıkaçla tıkarım
3) Emniyet valfını kapatırım
4) Emniyet valfını çıkartır, yerine yama yaparım
5) Bu ses uzun bir süre devam etmedikçe telaşa kapılmam

Bu konuyu yazdır

  ClubSeamans Artık Mobil uygulamada
Yazar: aytemiz89 - 22-12-2014, 10:21 PM - Forum: Duyurular - Yorum (1)

Club Seaman's a artık Tapatalk Sayesinde android ve ios mobil uygulamalarda...

Tapatalk sayesinde forumumuzu anlık olarak takip edebilir push notification özelliği ilede anında konunuza yapılan yorumu yada açılan konulardan haberdar olursunuz Yani kısacası Mükemmel diyebiliriz.






Altta verdiğim linklerden akıllı cihazınız android yada ios için indirip cihazınıza kurabilirsiniz.


Ve kurulum bitince tapatalkı açarak searc kısmına ClubSeamans yazmanız yeterlidir.






Tapatalk İOS için 

[Resim: Rj-xXVWUsnq3TPxIxiUnsQ9SPW2REg2VI60bopvT...kWNCw=w300]


https://itunes.apple.com/us/app/tapatalk/id307880732?mt=8






Tapatalk Android için : 

[Resim: Rj-xXVWUsnq3TPxIxiUnsQ9SPW2REg2VI60bopvT...kWNCw=w300]






https://play.google.com/store/apps/details?id=com.quoord.tapatalkpro.activity&hl=tr






[Resim: A0gRyv.jpg]

Bu konuyu yazdır

  Tekne Sigortası
Yazar: aytemiz89 - 22-12-2014, 05:55 PM - Forum: Deniz Sigortaları - Yorum (7)

BÖLÜM-I

 
TEKNE SİGORTASI KAVRAMI VE NİTELİĞİ
 
A.KAVRAM

 
    Tekne sigortası kavramı ALMAN TİCARET KANUN unda olduğu gibi TÜRK TİCARET KANUN unda da gemini denizcilik rizikolarını salimen geçirmesine ilişkin menfaatin sigortalanması, “geminin sigortası”  (vvs) terimi ile ifade edilmiş, bu sigortaya ilişkin genel şartlar ve uygulamada kullanılan “tekne sigortası”( kaskoversicherung) terimi kanunda kullanılmıştır.
 
  Alman ticaret kanunu ve Türk ticaret kanunu’nun geminin sigortalanması hakkındaki  hükümlerinden anlaşıldığı üzere, “geminin sigortası” ile, gemiye ilişkin malik menfaatinin denizcilik rizikolarına karşı sigortalanması kastedilmiştir.buna göre HGB ve TTK’ nda “geminin sigortası” terimi ile ifade edilen tekne sigortası, geminin zıya veya hasara uğraması ya da malikin hakimiyet alanından çıkması sonucu gemi malikinin malvarlığında meydana gelecek azalmanın teminat altına alındığı bir deniz sigortası türüdür.
 
    Geminin denizcilik rizikolarını uygun geçirmesine ilişkin sigortalanabilir, menfaat , malik menfaatinden ibaret değildir.nitekim  HGB ve TTK’ nda da geminin denizcilik rizikolarına uygun geçirmesindeki sigorta ettirilebilen menfaatlerin , gemi dışında , özellikle navlun ve yolcu taşıma ücretinden doğan alacaklara  , deniz ödüncü paralarına , müşterek ve hususi avarya paralarıyla ödetilmeleri için gemi , navlun , yolcu taşıma ücretinin karşılık teşkil ettiği alacaklara ilişkin olabileceği belirtilmiştir. geminin zıya veya hasara uğraması sonucu gemi  sahibinin malvarlığında meydana gelebilecek azalma ( malik menfaati) dışındaki diğer menfaatler , malik menfaati ile birlikte yada malik menfaatlerinden ayrı olarak tekne sigortası şartlarına tabi olarak sigortalanabilir. Bu bakımdan uygulamada , tekne sigortası genel şartlarında sigortanın konusu , geminin denizcilik rizikolarını uygunca geçirmesine bağlı tüm menfaatleri   kapsayacak şekilde belirlendiğinden yada bu şartların malik menfaati dışındaki menfaatlerin sigortalanması hakkında da uygulanacağı kararlaştırıldığından , malik menfaati dışındaki menfaatlerde tekne sigortası genel şartları ile ( teminat altına alınan menfaatin gerektirdiği şartlar eklenmek suretiyle ) sigortalanmaktadır. Bu nedenle geminin denizcilik rizikolarını uygunca geçirmesine bağlı diğer menfaatlerin sigortalanması da , uygulamada tekne sigortası olarak isimlendirilir. Ancak gemiye ilişkin herhangi bir menfattin değil , gemiye ilişkin malik menfaatinin sigortalanması tekne sigortasıdır.
 
 B. TEKNE SİGORTASINI NİTELİĞİ
 
  Tekne sigortası ile , teminat kapsamındaki bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu geminin zıya veya hasara uğraması ya da malikin hakimiyet alanından çıkması sebebiyle gemi malikinin malvarlığına gelecek azalmaya karşı teminat verilmektedir. Buna göre tekne sigortası , gereksinimin karşılanması ölçütüne göre yapılan ayırımda aktif zarar sigortaları grubunda yer almaktadır. Esas itibariyle malik menfaatinin teminat altına alındığı tekne sigortası ile bazı kanuni ve akdi yükümlülükler ile zorunlu masraflarda sigortalanmaktadır. Türk / alman hukukunda , aksi sözleşme ile karalaştırılmış olmadıkça çatma sonucu 3. şahıslara verilen zararları tazmin yükümlülüğü , diğer bir anlatımla çatma zararından sorumlulukta tekne sigortası teminatı kapsamındadır.( TTK m. 1379 ; HGB s. 820 ). Bundan başka , geminin payına düşen müşterek avarya borcu ile kurtarma-yardım ücreti ve bazı zorunlu masraflarda tekne sigortası ile teminat altına alınmaktadır. Dolayısıyla tekne sigortası, hem aktifin azalması , hem pasifin artması şeklinde ortaya çıkan zararların teminat altına alındığı bir sigorta türüdür. Bu bakımdan tekne sigortası karma bir sigortadır.
 
 
 
 
TEKNE SİGORTASININ KANUNİ VE AKDİ TEMELİ
   
   Sigorta sözleşmelerinin tarihsel gelişimin etkisiyle rizikonun türüne göre kara ve deniz sigortaları olarak iki gruba ayrılması , ulusal hukukların sigorta hukukuna ilişkin düzenlemelerine de yansımış ; pek çok ulusal hukuk sisteminde kara ve deniz sigortaları ayrı ayrı düzenlemeye tabi tutulmuştur.deniz sigortaları gereksinimin karşılanması kıstasına göre zarar sigortaları grubunda yer almasına ve zarar sigortalarının temel ilkeleri  deniz sigortaları hakkında da geçerli olmasına rağmen , deniz sigortalarının ayrı düzenlenmesinin nedeni ;tarihsel gelişimin etkisi yanında , denizcilik rizikoların farkılılığıdır.
   
     Türk , Alman ve İngiliz  hukuklarında deniz sigortaları kara sigortalarından ayrı düzenlenmiştir. Bu hukuk sistemlerinde bir deniz sigortası türü olarak tekne sigortasını kanuni temeli , deniz sigortaları hakkındaki kanun hükümleridir. Tekne sigortası sözleşmesi , kanun hükümleri ile belirlenen esaslar çerçevesinde oluşturulan genel şartlarla belirlenir.bu genel şartlar , tekne sigortasının akdi temelini oluşturmaktadır. Aşağıda açıklanacağı  gibi Türk hukukunda tekne sigortası sözleşmesinin kanuni ve akdi temelini oluşturan kurallarla bağlantı içindedir.Bu nedenle sadece Türk hukukunda değil , Alman ve İngiliz hukuklarında tekne sigortasının kanuni ve akdi temelininde kısaca açıklamamız gereklidir.
 
A.TÜRK HUKUKUNDA
 
1. KANUNİ TEMELİ
  
   Türk hukukunda  deniz sigortaları , Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta hukukunda ayrılan 5. kitabının “denizcilik rizikolarına karşı sigortalar” başlıklı 4.faslında  ( TTK m. 1339-1459) düzenlenmiştir. bu hükümlerin kaynağı, 1897 tarihli Alman Ticaret Kanunu’ ndan 1929 tarihli Deniz Ticareti Kanunu’na alınan hükümlerdir.deniz sigortaları ve bu kapsamda tekne sigortası , öncelikle 4. fasıl hükümlerine tabidir. 4.fasıl hükümleri yanında “genel hükümler” başlıklı 1. fasıl hükümleri( TTK m. 1263-1268) de , bu hükümler bütün sigorta sözleşmelerinin tabi olduğu genel nitelikli hükümler olduğundan tekne sigortası sözleşmesine uygulanır.
   
    TTK’ nun 5. kitabının “ mal sigortası “  başlıklı 2. faslının 1.kısmında ( TTK m.1269-1303)  mal sigortalarına ilişkin genel hükümler yer almaktadır.Gemi üzerindeki malik menfaatinin sigortalandığı tekne sigortası niteliği itibariyle mal sigortası olduğundan ve tekne sigortası kapsamında çatma zararlarından sorumlulukta teminat altına alındığından, deniz sigortaları faslında hüküm bulunmayan hallerde mal sigortalarına ilişkin genel hükümlerin deniz sigortaları ve bu kapsamda tekne sigortası hakkında uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekir.bu konuda varılacak sonuç, mal sigortası faslında yer alan hükmün emredici yada sigorta ettiren lehine emredici nitelikte olması durumunda , bu hükme aykırı sözleşme şartlarının geçerli sayılıp sayılmayacağı açısından önem taşımaktadır.
   
   Öncelikle belirtmek gerekir ki, TTK m.1269–1303 hükümleri ile tüm mal sigortalarına ilişkin genel esasların belirlendiği, bu nedenle denizcilik rizikolarına karşı mal sigortaları hakkında da uygulanacağı söylenemez. Zira bu hükümler, tüm mal sigortalarına uygulanacak genel hükümler olarak öngörülmemiş; deniz sigortaları ayrı bir düzen içinde kara sigortalarından bağımsız olarak düzenlenmiştir. Deniz ve kara sigortaları hakkındaki hükümler Türk Ticaret Kanunu’nun 5. kitabına alınırken deniz ve kara sigortalarının “ aynı prensipler etrafında birleştirilmesini temin maksadıyla “ değişiklikler yapılmasına rağmen, mal sigortası faslında düzenlenmiş olan bazı hususlar hakkında benzer ifadelerle aynı yönde düzenleme getiren deniz sigortası hükümleri muhafaza edilmiştir. Ayrıca deniz sigortası faslında hüküm bulunmayan hallerde mal sigortasına ilişkin genel hükümlerin uygulanacağı yönünde genel bir düzenleme getirilmemiş; hangi mal sigortası hükümlerinin deniz sigortalarına uygulanacağı da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, deniz sigortalarında taraf iradesinin sınırlandığı haller, başka bir anlatımla hangi hükümlerin emredici ya da sigorta ettiren ettiren lehine emredici olduğu, TTK m.1264 hükmü ile belirlenmiştir. deniz sigortaları faslında hüküm bulunmayan hallerde mal sigortasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edildiği takdirde , uygulanacak hüküm emredici yada sigorta ettiren lehine emredici nitelikte ise ,bu hükme aykırı sözleşme şartları geçersiz sayılacak; taraf iradesi kanun koyucunun öngörmediği şekilde sınırlanmış olacaktır. Bu nedenle, kural olarak deniz sigortaları faslında hüküm bulunmayan hallerde mal sigortasına ilişkin genel hükümlerin uygulanamayacağı kabul edilmelidir. bununla birlikte, mal sigortası faslında yer alan ve metninden tüm mal sigortaları hakkında düzenleme getirildiği anlaşılan  bir hüküm, açıkça belirtilmiş olmasa bile deniz sigortalarına da uygulanabilir.Buna göre , Türk hukukunda deniz sigortaları ve bu kapsamda tekne sigortası , TTK’ nun 5. kitabının 4. ve 1. faslında yer alan hükümler ile mal sigortası faslında yer alan, fakat madde metninden tüm mal sigortaları hakkında düzenleme getirildiği anlaşılan hükümlere tabiidir; bu hükümlerle düzenlenmeyen hallerde ise Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
 
2.AKDİ TEMELİ
   
    539 sayılı KHK ile değişik SMK m.28 hükmü uyarınca sigorta sözleşmeleri Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan genel şartlara uygun olarak yapılır.söz konusu hükme uygun olarak tekne sigortası sözleşmeleri de 1.8.1996 tarihinden itibaren yürürlükte olan “ tekne poliçesi genel şartları ( gemi veya diğer deniz ve göl araçları için)” başlıklı genel şartlara tabi olarak bilinmektedir.dolayısıyla tekne sigortasının akdi temeli Tekne Poliçesi Genel Şartları’ dır. Söz konusu genel şartlar, 1963 yılından beri kullanılmakta olan “Türk Tekne Poliçesi Umumi Şartları” başlıklı genel şartların yerini almıştır. Önceki genel şartların dilinin eksikliği yüzünden zor anlaşılması ve bu genel şartlara getirilen düzenlemenin uzun , ayrıntılı ve karmaşık olmasından kaynaklanan sorunlar nedeniyle yeni tekne sigortası genel şartları hazırlanıp uygulamaya konmuştur.
   
    Tekne poliçesi genel şartları ile akdedilecek sigortanın konusu “……. Gemi veya diğer deniz ve göl araçları yada bunlara ilişkin diğer sigorta ettirilebilir menfaatlerin maruz kalabileceği rizikoları poliçede belirlenen koşullara bağlı olarak güvence altına….” Alınması olarak belirlenmiştir.TPGŞ m. A.1 hükmü uyarınca “…. Gemi veya deniz ve göl araçları terimi yük ve yolcu gemilerini kapsar.Ancak sigortacı kabul ettiği takdirde , ahşap veya beton yahut bunların karışımından yapılmış tekneler, yelkenli tekneler, tenezzüh tekneleri, yat ve    Kotralar, hizmet motorları, balıkçı gemi ve tekneleri, römorkör, duba, şat ve layterler, yüzer havuz, şahmerdan ve vinçler, yüzer lokanta, deniz motosikletleri gibi deniz ve göl araçları da gemi veya diğer deniz ve göl araçları terimi kapsamında sayılır."Buna göre, TPGŞ ile, gemi ve diğer deniz ve göl araçlarına ilişkin (sadece malik menfaati değil) sigorta ettirilebilir tüm menfaatler teminat altına alınabileceği gibi, teminat altına alınacak menfaat TTK anlamında gemi niteliğin! haiz olmayan (yüzer havuz, duba, şat, deniz motosikletleri gibi)bir deniz ya da göl aracına da ilişkin olabilir. TPGŞ ile göl araçlarına ilişkin menfaatler de sigorta ettirilebileceğinden himaye kapsamındaki rizikolar denizcilik rizikoları ile sınırlandırılmamış; "sigorta ettirilebilir menfaatlerin maruz kalabileceği rizikolara karşı" güvence altına alındığı (teminata dahil ve istisna edilen rizikolar poliçeye eklenecek özel şartlarla belirlenmek üzere, TPGŞ m. A. 3) belirtilmiştir. Dolayısıyla, TPGŞ ile bir deniz veya göl aracının duruma göre denizcilik ya da iç su rizikolarına karşı teminat altına alınması mümkündür.
   Açıklanan bu durum karşısında, TPGŞ ile akdedilen her sözleşmenin deniz sigortası olarak nitelenemeyeceğini belirtmek gerekir. Şöyle ki: Bir sözleşmenin deniz sigortası olarak nitelenebilmesi, dolayısıyla bu sözleşmeye TTK m. 1339 vd. hükümlerinin uygulanması için, sigorta konuşu menfaatin esas itibariyle denizcilik rizikolarına karşı sigortalanmış olması şarttır. TTK m. 1340 hükmünde deniz sigortası ile teminat altına alınacak menfaatin ilişkin olabileceği hususların bu maddede sayılanlarla sınırlandırılmadığı, bu nedenle sigorta konuşu menfaatin TTK m. 816 l-\ hükmü uyarınca gemi niteliğini haiz olmayan bir deniz veya göl aracına da ilişkin olabileceği kabul edilse dahi, menfaat denizcilik rizikolarına karşı sigortalanmamışsa, TPGŞ ile akdedilen bir sözleşmenin deniz sigortası olarak nitelenmesi mümkün değildir. Başka bir anlatımla, sigorta konuşu menfaatin ilişkin olduğu deniz ya da göl aracının gemi olup olmadığı dikkate alınmasa bile, TPGŞ' na tabi olarak akdedilen bir sözleşmenin deniz sigortası olarak nitelenmesinde menfaatin denizcilik rizikolarına karşı sigortalanıp sigortalanmadığı esas alınır. Buna göre, sigorta konuşu menfaat denizcilik rizikolarına karşı sigortalanmış ve bu menfaatin ilişkin olduğu deniz ya da göl aracı TTK m. 816 /1 hükmü uyarınca gemi niteliğini haiz ise, TPGŞ ile akdedilen sözleşme tekne sigortasıdır. Buna karşılık, menfaatin ilişkin olduğu deniz ya da göl aracı gemi niteliğini haiz olmamakla birlikte denizcilik rizikolarına karşı sigortalanmış ise, tekne sigortası olarak nitelenemeyen bu sözleşme deniz sigortası olarak nitelendirilebilir ve sözleşmeye TTK m. 1339 vd. hükümleri uygulanabilir. Ancak sigorta konuşu menfaat, ilişkin olduğu deniz ya da göl aracı gemi niteliğini haiz olsun olmasın, denizcilik rizikolarına karşı değil, (deniz ya da göl aracının seyrüseferde bulunduğu) içsu rizikolarına karşı sigortalanmış ise, bu takdirde sözleşme deniz sigortası olarak nitelendirilemez. Bu durumda sözleşme TTK m. 1339 vd. hükümlerine değil, "mal sigortası" başlıklı TTK m. 1269 vd. hükümlerine tabidir; mal sigortası faslında hüküm bulunmayan hallerde ise (TTK m. 1310 hükmüne kıyasen) TTK m. 1339 vd. hükümlerinin uygulanacağı kabul edilebilir. Görülüyor ki, TTK m. 816/1 hükmü uyarınca gemi olarak nitelenemeyen deniz ve göl araçlarına ilişkin menfaatlerin de TPGŞ ile sigortalanmasına imkan vermek amacıyla getirilen TPGŞ m. A. 1 hükmü, TPGŞ' na tabi olarak akdedilen bir sözleşmenin deniz sigortası olarak nitelenip nitelenemeyeceği, deniz sigortası olarak nitelense bile tekne sigortası olarak nitelenip nitelenemeyeceği konusunda belirsizlik yaratacak içerikte, isabetsiz bir hükümdür.
Öte yandan bu hükümde yüzer vinç, balıkçı gemisi, layter, römorkör gibi gemi niteliğim haiz bazı deniz araçlarının dahi sigortacı kabul ettiği takdirde "gemi veya diğer deniz ve göl araçları" terimi kapsamında sayılacağı öngörülmüş, böylece hangi deniz aracının gemi sayılıp sayılmayacağı sigortacının takdirine bırakılmıştır. Bu nedenle "sigortanın konuşu" başlıklı TPGŞ m. A. 1 hükmünün "TPGŞ ile TTK anlamında gemi niteliğim haiz deniz araçlarına ilişkin menfaatlerin denizcilik rizikolarına karşı sigortalandığı, ancak sigortacı kabul ettiği takdirde bu genel şartlarla TTK anlamında gemi olarak nitelenemeyen deniz ve göl araçlarının da maruz bulunduğu rizikolara karşı sigortalanabileceği" şeklinde değiştirilmesi gerekir.
 
Tekne Poliçesi Genel Şartları'nda bütün tekne sigortası sözleşmeleri için geçerli olabilecek genel ilkelerin belirlenmesi ile yetinilmiştir. Bu düzenleme tarzı, genel şartların niteliğine uygun olduğu gibi, kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla, sözleşme koşullarının sözleşen taraflarca serbestçe belirlenmesin! mümkün kılması açısından da yerindedir. Bununla birlikte, TPGŞ'nın bazı hükümleri isabetli olmadığı gibi, ifadeye de gereken özen gösterilmemiştir.
 
Tekne Poliçesi Genel Şartları'nda sigorta himayesinin zarar ve rizikolar bakımından kapsamı hakkında düzenleme getirilmemiş; bu hususların poliçeye eklenecek özel şartlarla belirleneceği öngörülmüştür (m. A.3). Dolayısıyla Tekne Poliçesi Genel Şartları'nın özel (ek) şartlarla tamamlanması gerekmektedir. Türk sigortacılık uygulamasında özel şart olarak İngiliz tekne şartları kullanılmaktadır. Teminatın kapsamı, teminat dışında kalan haller, tarafların hak ve yükümlülükleri gibi hususlar hakkında ayrıntılı düzenleme içeren bu şartlar, uluslararası alanda geniş kabul gören sözleşme koşullarıdır. Bununla birlikte, TTK ve TPGŞ'na tabi olarak aktedilen tekne sigortası sözleşmesine İngiliz hukuku esasları çerçevesinde oluşturulmuş İngiliz tekne klozlarının özel şart olarak dahil edilmesinin asıl nedeni, dünya deniz sigortacılığı piyasasının ingiliz sigorta şirketlerinin kontrolünde bulunması ve tekne sigortası sözleşmesi ile üstlenilen rizikonun büyük olasılıkla İngiliz sigorta şirketlerine reasüre edilecek olmasıdır. Başka bir anlatımla, tekne sigortası sözleşmesi ile üstlenilecek rizikonun yurtdışında reasüre edilebilmesi için, İngiliz tekne klozlarından birinin özel şart olarak sözleşmeye dahil edilmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla İngiliz tekne klozlarının TPGŞ ile birlikte tekne sigortasının akdî temelin! oluşturduğu söylenebilir.
 
B.ALMAN HUKUKUNDA
1. Kanunî Temeli
 
Alman hukukunda kara sigortaları 1908 tarihli Sigorta Sözleşmesi Kanunu (Versicherungsvertragsgesetz - VVG) ile, deniz sigortaları ise 1897 tarihli Alman Ticaret Kanunu'nun deniz ticaretine ayrılmış 4. kitabinin 10. faslında (HGB § 778 - 900, 905) yer alan hükümlerle düzenlenmiştir. 1.1.1900 tarihinde yürürlüğe giren Alman Ticaret Kanunu'nun deniz sigortalarına ilişkin hükümleri, neredeyse hiç değiştirilmeden 1861 tarihli Alman Ticaret Kanunu'ndan alınmıştır. VVG hazırlanırken bu kanunla tüm sigorta sözleşmeleri hakkında düzenleme getirilmesi düşünülmüşse de, HGB hükümlerinin gene! olarak yeterliliğini kanıtladığı, bu yüzden deniz sigortalarının VVG kapsamında yeniden düzenlenmesinin gereksiz olduğu sonucuna varılmış; fakat temel ilkeler bakımından VVG ile uyumlu hale getirmek amacıyla, HGB hükümlerinde (bu hükümlerin bütünlüğü bozulmaksızın) bazı değişiklikler yapılmıştır. 30.5.1908 ve 10.8.1937 tarihli kanunlarla yapılan değişikliklerden bu yana herhangi bir değişikliğin yapılmadığı HGB hükümleri (bazı önemsiz değişikliklerle) Türk Ticaret Kanunu'na alınmıştır.
        
     Uluslararası nitelikteki deniz sigortacılığının sürekli gelişim ve değişim içinde olduğu, dolayısıyla bu alanın emredici hükümlerle düzenlenmesinin deniz sigortacılığının gelişimine engel teşkil edebileceği ve Alman sigortacıların rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği, ayrıca eşit koşullardaki sözleşen taraflardan birinin (sigortalının) diğerine (sigortacıya) karşı korunmasının gerekli olmadığı düşünülerek deniz sigortaları(bazı hususlar dışında) emredici hükümlerle düzenlenmemiş; sözleşen tarafların sözleşme koşullarım serbestçe belirlemesine imkan tanınmıştır.Aynı nedenle, kara sigortaları hakkındaki Sigorta Sözleşmesi Kanunu'nun deniz sigortalarına uygulanmayacağı da hüküm altına alınmıştır(VVG § 186). Buna göre, HGB'de hüküm bulunmayan hallerde ve sigorta genel şartları ile düzenlenmeyen hususlarda Sigorta Sözleşmesi Kanunu değil, BGB (Bürgerliches Gesetzbuch) hükümleri uygulanır.1908 tarihli kara sigortaları hakkındaki Sigorta Sözleşmesi Kanunu'na da örnek teşkil eden HGB hükümleri ile yüzyılı aşkın bir süre öncesinde o zamanın koşulları çerçevesinde oluşan kurallar yasalaştırılmıştır.Dolayısıyla HGB ile getirilen düzenlemenin güncelliğini yitirdiği, teknik ve ticari değişikliklerin ortaya çıkardığı gereksinimleri karşılamak bakımından yetersiz olduğu açıktır. Ancak, HGB hükümleri halen yürürlükte olup, deniz sigortalarının ve bu kapsamda tekne sigortasının kanuni temelidir.HGB ile getirilen düzenleme (bazı hususlar dışında) emredici olmadığından uygulamanın gereksinimleri sigorta genel şartlarında yapılan değişikliklerle karşılanmakta, bu nedenle de HGB hükümlerinde değişiklik yapılması ya da deniz sigortaları hakkında ayrı bir kanunla düzenleme getirilmesi gereksiz görülmektedir. Alman deniz sigortacılığı uygulamasında HGB hükümlerinin yerini 1919 tarihli Alman Deniz Sigortası Genel Şartları (Allgemeine Deutsche Seeversicherungsbedingungen -ADS) almışsa da, bu hükümlerin anlam ve önemini tamamen yitirdiği yönündeki değerlendirme de isabetli değildir. Zira, HGB hükümlerinin uygulanmaması için zımnen dahi olsa sözleşmenin ADS hükümlerine tabi olduğunun kararlaştırılmış olması şarttır; aksi halde sözleşme HGB hükümlerine tabidir. Ayrıca HGB'de TTK m. 1264 benzeri(hangi hükümlerin emredici ya da sigorta ettiren lehine emredici olduğunu belirleyen) bir hüküm bulunmamasına rağmen, madde metinlerinden emredici olduğu açıkça anlaşılan HGB § 780, 811 b, 844 gibi bazı hükümler, sözleşmenin ADS hükümlerine tabi olduğunun kararlaştırıldığı hallerde dahi geçerlidir. Bundan başka ADS ile düzenlenmeyen hususlarda HGB hükümleri uygulanacağından HGB hükümlerinin anlam ve önemini tamamen yitirdiği değerlendirmesi, bu bakımdan da isabetli değildir.
 
   2. Akdi Temeli
 
Alman hukukunda tekne sigortasının akdî temeli 1919 tarihli Alman
Deniz Sigortası Genel Şartları'dır. 1920 yılında uygulamaya konan bu genel şartlar, deniz sigortacılığı ilgililerinin (sigortacılar, ithalat ve ihracatçılar, donatanlar, ticaret odaları ve Hamburg Ticaret Odasi'nın başkanlığındaki meslek birlikleri ve sigorta aracılarının) katılımı ile karşılıklı uzlaşma içinde yıllar süren çalışmalar sonucunda hazırlanmıştır. Dört bölümden oluşan ADS'nin birinci bölümünde (ADS § 1 - 57) tüm deniz sigortası sözleşmelerinin tabi olduğu genel hükümler yer almaktadır, ikinci bölümde (ADS § 58 -112) deniz sigortası türleri ayrı başlıklar altında düzenlenmiş; üçüncü bölümde (ADS § 113 - 124) teminat kapsamına ilişkin özel şartlara, dördüncü bölümde (ADS § 125 - 127) ise son hükümlere yer verilmiştir. Bazı ADS hükümleri, HGB ve VVG hükümlerinin tekrarından ibarettir. Bununla birlikte ADS ile, HGB hükümlerine göre daha ayrıntılı ve açık, bazı hususlarda da HGB hükümlerinden farklı düzenlemeler getirilmiştir.
 
1919 tarihli ADS, zamanla HGB hükümlerinin yerini almış ve deniz sigortalarının temel kaynağı haline gelmiştir. Ancak bir süre sonra, ADS teknik ve ticari gelişmeler sonucu ortaya çıkan teminat gereksinimlerim  karşılamakta yetersiz kalmış, bazı ADS hükümleri de güncelliğim yitirmiştir. Bu durum, ADS' ye tabi olarak akdedilen deniz sigortası sözleşmelerine giderek daha fazla sayıda aracı şartı eklenmesine neden olmuştur. ADS hükümlerim değiştiren aracı şartlarının artması tekne sigortalarında teminat kapsam ve koşullarım belirsiz hale getirmiştir. Bu belirsizliği gidermek amacıyla, " DTV-Kaskoklausein 1978"başlıklı genel şartlar uygulamaya konmuştur. Son olarak 1994 tarihinde değiştirilerek güncel hale getirilen bu genel şartlar ADS'ye öncelikli olarak uygulanır. Uygulamada ADS ve DTV-Kasko hükümlerini değiştiren ya da tamamlayıcı veya açıklayıcı mahiyette olan şartlar sözleşmeye dahil edilmektedir. Bu şartlar, ADS ve DTV-Kasko hükümlerine göre öncelikli olarak uygulanır.
 
Alman hukukunda "Zarar Sigortasına İlişkin Üçüncü Yönerge" gereğince 29.7.1994 tarihinde yürürlüğe giren 21.7.1994 tarihli Kanun ile Sigorta Denetim Kanunu değiştirilmiş ve zarar sigortalarında sigorta genel şartlarının denetim makamı  tarafından denetlenmesi ve tasdiki usulü terkedilmiştir. Sigorta Denetim Kanunu'nda yapılan bu değişiklikten önce de eski VAG § 5 / VI hükmü gereğince deniz sigortaları denetime tabi olmadığından, ADS ve DTV-Kasko denetimden geçmiş ve tasdik edilmiş genel şartlar değildir.
 
C. İNGİLİZ HUKUKUNDA
1. Kanunî Temeli
 
İngiliz hukukunda deniz sigortaları, 1.1.1907 tarihinde yürürlüğe giren 21.12.1906 tarihli "An Act to codify the Law relating to Marine insurance" ile düzenlenmiştir. "Marine insurance Act, 1906" (MIA) olarak anılan (MIA § 94) bu Kanun, 200 yılı aşkın bir süreçte yargı kararları ile belirlenen ilkelerin derlenmesi sureti ile hazırlanmıştır.     Ancak, bu ilkeler çok açık olmayan bir şekilde ifade edildiği gibi, yargı kararları ile benimsenmiş olan bazı ilkelerde Kanun'a alınmamıştır. Bu durum, tereddüt halinde ve MIA hükümlerinin yorumunda 1906 yılından önce verilmiş yargı kararlarının dikkate alınmasını gerektirmektedir.
 MİA'nın, 1779 tarihli "Lloyd's S.G. Policy" olarak adlandırılan örnek poliçe formu ile bu poliçedeki kayıtların nasıl yorumlanacağına ilişkin kuralları içeren (Rules for construction of Policy - RfCoP) bir eki(First Shedule) bulunmaktadır. MIA § 30 hükmüne göre sigorta poliçesi, Lloyd's S.G. Policy poliçe formunda düzenlenebilir. Lloyd's S.G. Policy, sigorta şartları ihtiva etmekte ve söz konuşu poliçede akla gelebilecek(artık bir anlam ifade etmeyen bazı tehlikeler de dahil) pek çok deniz tehlikesi sistematik olmayan bir biçimde sayılmaktadır. Söz konuşu poliçe formunda yer alan kayıt ve terimler, MİA'nın bir hükmü veya poliçede aksi anlaşılmadıkça, Poliçe Yorum Kuralları'nda belirtildiği şekilde yorumlanır.
 
2.AKDİ TEMELİ
 
"Lloyd's S.G. Policy", 200 yılı aşkın bir süre tüm sigortacılar tarafından kullanılmış olmakla birlikte, ortaya çıkan gereksinimler doğrultusunda bu poliçede yer alan sözleşme şartlarım değiştiren ya da tamamlayan şartlar eklenmiştir. Ancak Lloyd's poliçesine eklenen klozların sayışı zaman içerisinde artmış; bu durum, sözleşme şartlarının dağınık ve zor anlaşılabilir hale gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu nedenle, Londra Sigortacılar Enstitüsü (instutute of London Underwriters) tarafından zaman üzerine tekne sigortasına ilişkin önemli şartlar 1.10.1983 tarihli "institute Time Clauses Hulis" (ITCH 83) ve sefer üzerine tekne sigortası şartları ise "institute Voyage Clauses Hulis" başlığı altında düzenlenmiş ve uygulamaya konulmuştur. Enstitü Tekne Klozlarında teminat kapsam ve koşulları, bir sistematik içinde, (Lloyd's S. G. Policy'de yer alan şartlara göre)daha basit ve anlaşılır şekilde ifade edilmiştir. ITCH 83'ün uygulamaya konduğu tarihten sonra denizcilik alanında, 1989 tarihli Uluslar arası Kurtarma Andlaşması'nın (The international Salvage Convention of 1989) kabulü, müşterek avarya hakkındaki York - Anwers Kuralları'nın 1994 yılında değiştirilmesi gibi önemli bazı gelişmeler olmuştur. Bundan başka kolay bayrak kullanımı yaygınlaştığı, kendisine ait olmayan gemi işleten şirket sayışı arttığı ve bu durumun gemi yönetim ve işletme standartlarının düşmesinde önemli bir etken olduğu anlaşılmıştır. Bu gelişmeler karşısında 1.10.1983 tarihli Enstitü Tekne Klozlarının yetersiz hale gelmesi, tekne sigortası şartlarında değişiklik yapılmasını gerektirmiş ve 1.11.1995 tarihli Enstitü Zaman Üzerine Tekne Klozu (institute Time Clauses Hulis-1.11.1995) hazırlanıp uygulamaya konmuştur. Dolayısıyla 1.11.1995 tarihli Zaman Üzerine Tekne Klozları (ITCH 95) ile tekne sigortası şartlarında yapılan değişiklerin nedenleri, 1989 tarihli Uluslararası Kurtarma Andlaşmasi'nın 10.1.1995tarihinde İngiltere bakımından yürürlüğe girmesi, 1994 yılında York-Anvers Kuralları'nda önemli değişiklikler yapılmış olması, IMO ve Uluslararası Sınıflama Kuruluşları Birliği'nin (international Association of Classification Societies / IACS) güvenli seyir standartlarım yükseltmeye yönelik düzenlemelerinin desteklenmesi olarak özetlenebilir. Ancak 1.11.1995 tarihli Enstitü Zaman Üzerine Tekne Klozları, uygulamada beklenilen ölçüde kabul görmemiştir.Bunun üzerine "IUA/ Lloyds Joint Huli Committee" tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda (ITCH 95 hükümlerinde bazı değişiklikler yapılarak) 1.11.2002 tarihli "Uluslararası Tekne Klozları" (international Hull Clauses- 1.11.2002) hazırlanıp uygulamaya sunulmuştur. Bu Klozlar, üç bölümden oluşmaktadır. "Principal insuring Conditions" başlıklı birinci bölümde temel teminat şartları (m. 1 - 33), "Additional Clauses" başlıklı ikinci bölümde ek teminat şartları (m. 34 - 44), "Claims Provisions" başlıklı üçüncü bölümde ise, riziko gerçekleştikten sonraki asamaya ilişkin hükümler (m. 45 - 53) yer almaktadır. 1.11.2002 tarihli Uluslararası Tekne Klozları'nın (IHC 02) uygulamaya konması ITCH 83 ve ITCH 95'in kullanılmasına engel değildir. Şu halde İngiliz hukukunda tekne sigortasının akdî temelini, farklı kapsam ve koşullarla teminat öngören ITCH 83, ITCH95 ve IHC 02 oluşturmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
BÖLÜM-2
 
TEKNE SİGORTASI SÖZLEŞMESİNİN KURULMASİ, TARAFLARI VE TÜRLERİ
l. SÖZLEŞMENİN KURULMASİ
 
Türk hukukunda sigorta sözleşmelerinin kurulması hakkında özel bir düzenleme getirilmemiştir.Bu nedenle, diğer sigorta sözleşmelerinin akdinde olduğu gibi tekne sigortası sözleşmesinin akdinde de genel hükümler geçerli olup (TTK m. 1264 / l), sözleşme kurulmasına yönelik irade açıklamalarının niteliği, sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve hangi anda kurulduğu, Borçlar Kanunu'nda belirtilen esaslar çerçevesinde tespit edilir.
 
*. SÖZLEŞME ŞARTLARININ BELİRLENMESİ
 
Sözleşme hukuku alanında geçerli irade serbestisi ilkesi uyarınca,
sözleşen taraflar akdin konuşu ve koşullarım belirlemekte serbesttir. Sigorta sözleşmeleri hakkında da geçerli olan bu ilke gereğince taraflar,sözleşmenin konuşu ve koşullarım, emredici nitelikteki genel hükümler ile sigorta sözleşmelerde ilişkin emredici ya da sigorta ettiren lehine emredici TTK hükümlerine aykırı olmamak şartıyla serbestçe belirleyebilirler.Bununla birlikte, SMK m. 28 hükmünde sigorta sözleşmelerinin Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan sigorta genel şartlarına uygun olarak yapılacağı ve poliçenin sigorta genel şartlarım kapsayacak şekilde düzenleneceği öngörülmüştür. Bundan başka, TTK m. 1266 hükmünde de"sigorta mukavelesi gereğince her iki tarafın haiz olduğu hak ve borçları gösteren" sigorta poliçesinin tasdik edilmiş ve zahmetsizce okunacak tarzda basılmış genel şartları, muvakkat sigorta ilmuhaberinin ise bu şartlara atfı içermesi gerektiği belirtilmiştir. Tekne sigortası sözleşmeleri hakkında da geçerli olan bu hükümler karşısında, sözleşme şartlarının sözleşen taraflarca serbestçe belirlenebileceği ilkesinin (BK m. 19) sigorta sözleşmeleri bakımından sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı, başka bir anlatımla anılan hükümlerin sözleşme şartlarının belirlenmesine etkisi belirsizdir. Bu nedenle, tekne sigortasının akdîtemelini oluşturan TPGŞ'nın sözleşme hükmü olarak taraflar arasında bağlayıcı hale gelmesinin dayanağı, TPGŞ ile özel şartların niteliği ve TPGŞ aksine anlaşmaların geçerliliği hususlarının incelenmesi gerekir.
 
1. Tekne Poliçesi Genel Şartları
a. Niteliği
 
Sigorta genel şartları, benzer rizikolara maruz kişilere mümkün olduğunca eşit kapsam ve koşullarla teminat sağlanması ve bu şekilde bir sigorta dalında üstlenilen risklerin belirlenip yönetilmesini mümkün kılmak amacıyla oluşturulmuş, genel ve soyut sözleşme düzenidir. Tekne sigortalarında bu amaca yönelik sözleşme düzeni Tekne Poliçesi Genel Şartları ile oluşturulmuştur. Tekne Poliçesi Genel Şartları, sigortanın konusu, teminat kapsamı, tarafların hak ve yükümlülükleri gibi sözleşmenin esaslı unsurlarım genel ve soyut olarak düzenleyen, tekne sigortası sözleşmelerinin akdinde kullanılmak üzere önceden belirlenmiş sözleşme koşullarıdır. Aynı türde birden fazla sözleşmenin akdinde kullanılmak üzere önceden hazırlanmış olan ve sözleşen taraflardan birinin diğer tarafa değiştirilmeden kabul edilmesi niyetiyle sunduğu sözleşme koşulları "genel işlem şartı" olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla, diğer sigorta genel şartları gibi Tekne Poliçesi Genel Şartları da, sözleşmenin kurulmasından önce ve birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere oluşturulmuş sözleşme koşulları olması sebebiyle genel işlem şartı niteliğindedir.
 
Uygulamada sigorta genel şartları, bu genel şartları kullanmak durumunda olan sigortacı tarafından değil, denetim makamı olan Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanıp yürürlüğe konmaktadır. Ancak, bir sözleşmeye ilişkin koşulların genel işlem şartı olarak nitelendirilmesinde, bu koşulların değiştirilmeden sözleşmeye dahil edilmek niyetiyle önceden hazırlanmış olmaları yeterli olup, kimin tarafından hazırlandığının ya da idarî denetime tabi olup olmadığının önemi yoktur. Dolayısıyla sigorta genel şartlarının sigortacı tarafından hazırlanmış olmaması ya da denetim ve onaya tabi olması, sigortacının sigorta sözleşmesin! tasdik edilmiş genel şartlara uygun olarak akdetmekle yükümlü bulunması, sigorta genel şartlarının ve bu kapsamda Tekne Poliçesi Genel Şartları'nın genel işlem şartı olarak nitelenmesine engel teşkil etmez.
 
Alman hukukunda tekne sigortasının akdî temelini teşkil eden ADS,
uzun zamandan beri aynı şekilde uygulanması ve bunun sonucunda deniz sigortacılığı çevresinde uyulmasının zorunlu olduğuna dair yaygın bir inanç oluşmuş kurallar değildir. Bu nedenle ADS, HGB § 346 hükmü uyarınca dikkate alınması gereken ticari teamül ya da örf - adet hukuku olarak nitelenemez". ads ve DTV-Tekne Şartları (DTV-Kaskoklausein)genel ve soyut sözleşme koşullarıdır. Bu koşullar, tekne sigortası sözleşmelerinin akdinde kullanılan önceden hazırlanmış sigorta genel şartlarıdır. Buna göre, diğer sigorta genel şartları gibi ADS ve DTV- Tekne Şartları da, "sözleşen taraflardan birinin diğer sözleşen tarafa sözleşmenin akdi anında sunduğu, çok sayıda sözleşme için önceden düzenlenmiş sözleşme koşulları" (AGBG § 1) şeklinde tanımlanan genel işlem şartıdır.
 
Bununla birlikte, tek yanlı olarak sigortacı tarafından değil, deniz sigortacılığı ilgililerinin katılımı ile yürütülen çalışmalar sonucunda karşılıklı uzlaşma yoluyla hazırlanmış olan ADS ve DTV-Tekne Şartları, hazırlanışı bakımından alışılmış genel işlem şartlarından farklıdır. Bundan başka tekne sigortası sözleşmelerinin akdinde ADS ve DTV-Tekne Şartları kullanılması ile sözleşme eşitliğinin her halde sigortacı lehine bozulduğundan da söz edilemez. Spor, eğlence ya da eğitim amaçlı gemilerin tekne sigortasında sigorta ettiren gereken bilgi ve tecrübeye sahip olmayabilir; fakat tekne sigortalarında sözleşen taraflar ekonomik açıdan olduğu kadar, bilgi ve tecrübe açısından da genellikle eşit koşullardadır.Ancak bu farklılıklar, ADS ve DTV-Tekne Şartları'nın AGBG § 1 hükmü gereğince genel işlem şartı olarak nitelenmesini engelleyen hususlar değildir.
 
b. Tekne Poliçesi Genel Şartları'nın Sözleşme İçeriğine Dahil Olması
 
Bir sigorta dalma ilişkin genel ve soyut sözleşme düzenini gösteren, genel işlem şartı niteliğindeki sigorta genel şartları, ya sözleşen tarafların iradeleri ile ya da bir kanun hükmü gereğince sözleşme içeriğine dahil olabilir. Türk hukukunda bir sigorta dalı için hazırlanmış, tasdik edilip yürürlüğe konmuş sigorta genel şartlarının o sigorta dalında akdedilecek tüm sözleşmelerin İçeriğine doğrudan dahil olduğunu öngören yasal bir düzenleme mevcut değildir. SMK m. 28 /1 hükmünde "sigorta sözleşmelerinin tasdik edilmiş genel şartlara uygun olarak yapılacağı" öngörülmüştür. Bununla birlikte, Sigorta Murakabe Kanunu'nun amacı sigorta sözleşmelerinin kurulmasına ilişkin esasların belirlenmesi değil, "...ülke sigortacılığının geliştirilmesini, güven içinde yürütülmesini... sağlamak ve sigorta sözleşmelerinden doğan hak ve alacakları teminat altına almak üzere sigorta ve reasürans şirketlerinin kuruluşunu, yönetimini, çalışma esaslarım ... düzenlemektir." (SMK m. 1). Dolayısıyla sigorta şirketlerinin çalışma esasları hakkında düzenleme getiren SMKm. 28 / l hükmünde öngörülen zorunluluğun muhatabı, sadece sigorta şirketleridir. Ayrıca, sigorta genel şartlarının denetlenmesi ve tasdik edilmiş genel şartlara uygun sözleşme yapma zorunluluğu getirilmesindeki amaç da, SMK m. 28 /1 hükmünün, bu hüküm gereğince bir sigorta dalına ilişkin genel şartların o sigorta dalında akdedilecek tüm sözleşmelerin İçeriğine doğrudan dahil olacağım öngören bir düzenleme olarak anlaşılmasına elverişli değildir. Şu halde, sigorta şirketlerinin çalışma esaslarının belirlenmesine ilişkin SMK m. 28 /1 hükmü gereğince sigorta genel şartları doğrudan sözleşme İçeriğine dahil sayılamaz. Anılan hükümle belirlenen çalışma esasına aykırı davranılması, sigorta şirketi hakkında bunun için öngörülen yaptırımın uygulanmasını gerektirir.
 
Sigorta poliçesinin, tasdik edilmiş ve zahmetsizce okunacak tarzda
basılmış genel şartları, muvakkat sigorta ilmuhaberinin ise bu şartlara atfı içermesi gerektiğine dair TTK m. 1266 /11 hükmü de, sigorta genel şartarının doğrudan sözleşme içeriğine dahil sayılmasını gerektiren bir düzenleme olarak anlaşılamaz. Zira, anılan hükümde, sözleşme kurulduktan sonra, "sigorta mukavelesi gereğince her iki tarafın haiz olduğu hak ve borçları gösteren" (TTK m. 1265) sigorta poliçesi ve geçici sigorta ilmuhaberinin ihtiva etmesi gereken hususlar belirtilmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin kurulması aşamasına değil, kurulduktan sonraki asamaya ilişkin TTK m. 1266 / II hükmü gereğince sigorta sözleşmelerinin sigorta genel şartlarına tabi olarak akdedilmiş sayılması mümkün değildir. Ayrıca söz konuşu hükümde "tasdike ve baskıya ait olan şartların yerine getirilmemesi halinde" genel şart hükümlerinden sadece sigorta ettirenin zararına olanlar yerine kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.Başka bir anlatımla, sözleşmenin tasdik edilmemiş genel şartlarla akdedilmiş olması halinde sözleşme hükmü haline gelmiş bu şartlardan '(kanunî düzenlemeye göre) sigorta ettiren aleyhine olan hükümlerin uygulanmayacağı belirtilmektedir. Şu halde, sigorta sözleşmesinin tasdik edilmiş genel şartlara uygun olarak akdedilmemiş olabileceğin! dikkate alan TTK m. 1266/11 hükmüne dayanılarak tasdik edilmiş genel şartların doğrudan sözleşme içeriğine dahil olduğu sonucu çıkarılamaz.
Açıklanan bu duruma göre, sigorta genel şartları ancak sözleşen taraflarca sözleşmenin bu şartlara tabi olacağının kararlaştırılmış olması halinde, taraflar arasında bağlayıcı hale gelir. Dolayısıyla TPGŞ da,sözleşen tarafların bu yöndeki iradesi ile sözleşme içeriğine dahil olur.Türk hukukunda genel işlem şartı niteliğindeki sözleşme koşullarının sözleşme içeriğine dahil olması ve bu koşulların içerik bakımından denetimi hakkında yasal bir düzenleme mevcut olmadığından, sigorta genel şartlarının taraf iradesi ile somut bir sözleşme ilişkisini düzenleyen sözleşme hükmü haline gelip gelmediği (yürürlük denetimi), Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ve güven teorisi çerçevesinde değerlendirilmelidir.
 
BK m. 1 / II uyarınca tarafların sözleşme kurulmasına yönelik irade
beyanları açık veya zımnî (örtülü) olabilir. Buna göre TPGŞ, açıkça sözleşme içeriğine dahil edilebileceği gibi, zımnî (örtülü) olarak da sözleşme içeriğine dahil edilebilir. Tekne sigortası sözleşmesin! TPGŞ'na tabi olarak akdetmek zorunda olan sigortacının iradesinin bu yönde olacağı açıktır; sorun, sigorta ettirenin TPGŞ'nın sözleşme içeriğine dahil edilmesine yönelik zımnî iradesinin saptanmasıdır. Sigortacının poliçe ya da geçici sigorta ilmühaberi düzenleyip vermek suretiyle icapta bulunduğu hallerde, poliçe veya geçici sigorta ilmühaberi TPGŞ'nı ihtiva ediyorsa sigorta ettirenin (açık ya da zımnî) sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı, TPGŞ'nın sözleşme içeriğine dahil olmasını da kapsar. İcap niteliğindeki poliçe veya sigorta ilmuhaberinde sadece sözleşmenin TPGŞ'na tabi olduğu kaydı bulunabilir ya da sigortacı icap ya da icaba davet niteliğindeki yazılı veya sözlü beyanı ile tekne sigortası sözleşmesin TPGŞ şartları ile yapabileceğin! bildirmiş olabilir. Diğer sigorta genel şartları gibi TPGŞ da, tek bir sigorta sirkelinin kullandığı, sadece o şirketten elde edilebilecek sözleşme koşulları değil, kanun hükmü gereği tüm sigorta şirketlerinin kullanmak zorunda olduğu, denetim makamı tarafından tasdik edilip yürürlüğe konmuş, herkesin elde edebileceği sözleşme koşullarıdır. TPGŞ'nın bu özelliği sebebiyle TPGŞ metninin sigorta ettirene verilmediği hallerde, sigorta ettiren TPGŞ'nı talep edip incelemeden icap yada kabul beyanında bulunmuşsa, bu beyanı ile TPGŞ'nın sözleşme içeriğine dahil olması, sigorta ettirenin katlanması gereken bir sonuç olarak ortaya çıkar.
   
     Sigortacının tekne sigortası sözleşmesin! TPGŞ'na tabi olarak akdedebileceği hususunda sigorta ettireni uyarmadığı hallerde ise, tekne sigortası sözleşmesi yapmaya yönelten bilgi ve bilince sahip sigorta ettirenin bu hususu bildiğin! ve sözleşmenin TPGŞ ile kurulmasın! kabul ettiğini varsaymak mümkündür. Ayrıca SMK m. 28 gereği tekne sigortası sözleşmelerinin akdinde yerleşik uygulama bu sözleşmelerin sigorta genel şartlarına tabi olarak akdedilmesidir. Dürüstlük kuralı uyarınca sigortacı, sigorta ettirenin sigorta sözleşmelersin akdindeki yerleşik uygulama çerçevesinde sözleşme akdetmek iradesinde olduğuna ve sözleşme kurmaya yönelik iradesinin sigorta genel şartlarının sözleşme içeriğine dahil olmasını da kapsadığına güvenmekte haklıdır. Buna göre sigorta ettirenin yerleşik uygulama çerçevesinde tekne sigortası sözleşmesi akdetmek istediği, dolayısıyla sözleşme kurmaya yönelik iradesinin (varlığı, içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olmasa bile) TPGŞ'nı da kapsadığı konusunda sigortacının güvenmekte haklı olduğu, bu güvenin korunmasının sonucu olarak TPGŞ'nın taraflar arasında bağlayıcı hale geldiği kabul edilmek gerekir.
 
TTK m. 1266 hükmü uyarınca sözleşen tarafların haiz olduğu hak ve borçları gösteren tekne sigortası poliçesinin "zahmetsizce okunacak bir tarzda" basılmış olan TPGŞ'nı ihtiva etmesi gerekir; baskıya ilişkin şart yerine getirilmediği takdirde, TPGŞ hükümlerinden sigorta ettirenin aleyhine olanlar yerine kanun hükümleri uygulanır. Buna göre, TPGŞ sözleşen taraflar için hangi şekilde bağlayıcı hale gelmiş olursa olsun, baskıya ilişkin şartın yerine getirilmemesi, sadece sigorta ettiren aleyhine olan TPGŞ hükümlerinin geçersiz sayılmasına neden olacaktır. Ancak, ne sigorta genel şartlarının "zahmetsizce okunacak" tarzda basılmış olması şartı, ne de bu şarta uyulmamış olması için öngörülen yaptırım, TTK m. 1266 / II hükmünün "sigorta genel şartlarının sözleşmeye dahil olabilmesi için okunaklı olmaları gerektiğinin açıkça ifade edildiği" şeklinde yorumlanmasına elverişlidir. Zira, TTK m. 1266 hükmü sözleşmenin kurulması aşamasına değil, kurulduktan sonra belgelenmesi aşamasına ilişkindir.TTK m. 1266 hükmünde, taraflar arasında akdedilmiş sigorta sözleşmesi gereğince "her iki tarafın haiz olduğu hak ve borçları gösteren" (TTK m.1265) poliçe ve geçici sigorta ilmuhaberinde yer almaşı gereken hususlar belirtilmiştir. Buna göre, TTK m. 1266 / II hükmünün sözleşmenin kurulması aşamasında sözleşme içeriğine dahil edilmiş olan veya dahil edildiği kabul edilen sigorta genel şartlarının "içeriğinden sigorta ettireni haberdar etmek ve ona genel şartları okuma fırsatım sağlamak amacıyla" getirildiği kabul edilmek gerekir. Baskı şartının yerine getirilmemesi halinde sigorta ettirenin aleyhine olan genel şart hükmü yerine kanun hükmünün uygulanacağının öngörülmesindeki neden de, sigorta ettirenin bunları kolaylıkla okuyamaması sonucu genel şart hükmünün kendi aleyhine olduğunu fark edemeyeceği için kanunî düzenlemenin geçerli olduğuna dair haklı güveninin korunması olabilir. Dolayısıyla, TTK m. 1266 / II hükmünde öngörülen durumun "alışılmamış nitelikteki (şaşırtıcı) genel işlem şartının sözleşme içeriğine dahil olmuş sayılmamasına benzer bir durum olduğu söylenebilir. Şu halde, TTK m. 1266 / II hükmünde "sigorta genel şartlarının sözleşmeye dahil olabilmesi için okunaklı olmaları gerektiğinin açıkça ifade edildiği" yorumu isabetsizdir.
 
Alman hukukunda genel işlem şartı niteliğindeki sözleşme koşullarının sözleşme içeriğine nasıl dahil edilebileceği AGBG §2/1 hükmü ile düzenlenmiştir. Buna göre, sigortacının sigorta ettireni en geç sözleşmenin kurulması anında tekne sigortası sözleşmesini ADS ve DTV-Tekne Şartları'na tabi olarak akdedeceği hususunda uyarması, bunların içeriği hakkında bilgi edinme olanağı sağlaması ve sigorta ettirenin kabul etmesi koşulu ile, ADS ve DTV-Tekne Şartları sözleşme içeriğine dahil olur. Uygulamada poliçelere konan bir kayıtla tekne sigortası sözleşmenin ADS ve DTV-Tekne Şartları'na tabi olduğu açıkça kararlaştırılmakta; böylece ADS ve DTV-Tekne Şartları, AGBG §2/1 hükmüne uygun olarak sözleşme içeriğine dahil edilmektedir. Sigorta ettiren tacir ve tekne sigortası sözleşmesi ticari işletmesine ilişkin ise, AGBG §2/1 hükmü uygulanmaz (AGBG § 24 / l). Dolayısıyla, sigorta ettiren ticari işletmesine ilişkin bir işlem olarak tekne sigortası sözleşmesi akdetdiği takdirde, ADS ve DTV-Tekne şartları, AGBG §2/1 hükmünde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olmasa dahi sözleşme içeriğine dahil olmuş sayılabilir. Bu durumda, tekne sigortası sözleşmelerinin ADS ve DTV-Tekne Şartları'na tabi olarak akdedileceği hususundaki yaygın kanaat sebebiyle, sigorta ettiren içeriğini bilmese dahi, ADS ve DTV-Tekne Şartları'nın zımnen sözleşme içeriğine dahil olacağı kabul edilmektedir. ADS ve DTV-Tekne Şartları'nın hazırlanışı ve yıllardır uygulanmakta oluşu, bunların bir hükmünün sigorta ettiren için beklenemez nitelikte olabileceği hususunun tereddütle karşılanmasın! gerektirmekte ise de, beklenemez(alışılmamış, şaşırtıcı) nitelikte olan genel işlem sarimin sözleşme içeriğine dahil olmuş sayılamayacağına dair AGBG § 3 hükmünün ADS ve DTV-Tekne Şartları hakkında da uygulanacağı kabul edilmektedir.
 
2. Özel Şartlar
a. Kavram ve Niteliği
Özel şartlar, sigorta genel şartları ile belirlenen genel ve soyut sözleşme düzenini somut sigorta ilişkisi bakımından tamamlamak, açıklamak ya da değiştirmek üzere sözleşen taraflarca sözleşme içeriğine dahil edilirler. Gerçek (dar) anlamda özel şart, sigorta konuşu menfaat ve rizikonun özellikleri dikkate alınarak sözleşen taraflarca kararlaştırılan ve önceden hazırlanmış olmayan sözleşme koşullarıdır. Ancak uygulamada özel şart kavramı, önceden hazırlanmış olsun olmasın, sözleşen taraflarca sözleşme hükmü olarak kabul edilen, genel şartlar dışındaki sözleşme koşulları olarak anlaşılmaktadır. Buna göre (geniş anlamda) özel şart kavramı, "sözleşen tarafların hak ve yükümlülükleri konusunda düzenleme getiren, sigorta genel şartları dışındaki sözleşme koşulları" olarak tanımlanabilir.
 
Geniş anlamda özel şart kavramı, sigorta genel şartları gibi önceden hazırlanmış, genel ve soyut sözleşme koşullarım kapsar. Sigorta genel şartlarından farklı olarak ön denetim ve tasdike tabi olmayan bu tür koşullar, özel şart olarak adlandırılmasına rağmen, genel işlem şartı niteliğinde olabilir. Enstitü Tekne Klozları gibi önceden hazırlanmış sözleşme koşulları, bir sigorta sözleşmesinin taraflarınca sözleşme hükmü olarak kabul edildiği takdirde, artık o sözleşme bakımından (genel şartlar dışındaki sözleşme koşulu olması sebebiyle) özel şart olarak adlandırılır. Ancak, özel şart olarak sözleşmeye dahil edilen önceden hazırlanmış koşullar sigortacı tarafından değiştirilmeden kabul edilmek niyetiyle sigorta ettirene sunulmuş ise, genel işlem şartıdır ve sözleşme içeriğine dahil olup olmadığı bu niteliği itibariyle değerlendirilmek gerekir, fakat bu koşullar da geniş anlamda özel şarttır^. Buna karşılık, bu koşullar, aynı türde birden fazla sözleşmenin akdinde kullanılmak üzere önceden hazırlanmış olmasına rağmen taraflar arasında pazarlık konuşu olmuş ve kabul edilmiş ise genel işlem şartı niteliğinde değildir ve gerçek anlamda özel şarttır.
 
Tekne sigortası sözleşmelerinde TPGŞ'nın özel şartlarla tamamlanması gerekmektedir ( TPGŞ m. A.3, C.2). Uygulamada İngiliz tekne şartlarından (ITCH 83, ITCH 95 veya IHC 02) biri ya da bu klozlardan birinin bir veya birkaç hükmü özel şart olarak sözleşmeye dahil edilmektedir^.İngiliz tekne şartları belirli bir sigorta ilişkisi dikkate alınmaksızın önceden hazırlanmış, genel ve soyut sözleşme koşullarıdır. Bu koşullar, sigortacı tarafından aynen kabul etmesi için sigorta ettirene sunulmuş ve taraflar arasında pazarlık konuşu olmamış ise, genel işlem şartı niteliğindedir.Ancak, farklı koşullarla teminat öngören İngiliz tekne şartları, öncelikle hangisinin sözleşmeye dahil edileceği hususunda taraflar arasında pazarlık konuşu olmaktadır.
 
b. Özel Şartların Sözleşme İçeriğine Dahil Olması
 
"Uygulamanın gereksinimleri doğrultusunda tekne sigortalarına ilişkin sözleşme düzeni TPGŞ ile gerçekten çok genel olarak belirlenmiş; sigorta teminatının (zarar ve rizikolar bakımından) kapsamı ve prim iadesi hakkında hüküm getirilmeyerek bu hususların "... poliçeye eklenen özel şartlarla ..." belirleneceği öngörülmüştür (TPGŞ m. A.3, C.2). Dolayısıyla, TPGŞ'nın özel şartlarla tamamlanması, doğrudan genel şart hükmüne dayanmaktadır. Tekne sigortalarında özel şart olarak sözleşmeye dahil edilebilecek mevcut Enstitü Tekne Klozları şunlardır: Geniş kapsamlı teminat için "institute Time Clauses Hulis (1.10.1983)" veya "institute Time Clauses Hulis (1.11.1995)" ya da "international Huli Clauses(1.11.2002)"; dar kapsamlı teminat için "institute Time Clauses - Hulis Total Loss, General Average and s^ths Collision Liability - Including Salvage, Salvage Charges and Sue and Labour (1.10.1983)" veya "instituteTime Clauses Hulis - Restricted Perils Clauses (t.11.1995)"; savaş ve grev rizikolarına karşı 1.11.1995 tarihli "institute War and Strikes Clauses Hulis-Time"; liman rizikolarına karşı 20.7.1987 tarihli "instituteTime Clauses Hulis - Port Risks"; kotra veya yat sigortaları için 1.11.1985 tarihli"institute Yacht Clauses" gemi yapımcısının sigortası için 1.6.1988 tarihli "instutute Clauses for Builder's Risks". Bu klozlarla öngörülen teminat kapsamları birbirinden farklıdır.
 
Tekne sigortası sözleşmesine mevcut İngiliz tekne şartlarından hangisinin dahil edileceği sigorta ettirenin talebine göre belirlenmektedir. Uygulamada kullanılmakta olan matbu tekne sigortası soru formlarında "istenilen teminat" başlığı altında sunulan seçeneklerle hangi İngiliz tekne klozu ile teminat talep edildiğinin belirtilmesi istenmektedir. Böylece sözleşmenin Tekne Sigortası Genel Şartları ile birlikte hangi özel şartlara tabi olarak akdedileceği belirlenmekte ve tekne sigortası poliçesine yazılmaktadır. Şu halde, tekne sigortası sözleşmesine özel şart olarak eklenen İngiliz tekne şartı, kural olarak sözleşen tarafların anlaşması ile sözleşme içeriğine dahil edilmektedir.      .
     Uygulamada İngiliz tekne şartlarının Türkçe çevirişi değil, İngilizce orjinal metin poliçeye eklenmektedir. Ancak, bu durum "... sigorta tekniğinin bir icabı olarak ..." görülmekte, klozun adinin poliçeye yazılması ve teamüle uyularak İngilizce metnin poliçeye eklenmesinin "... tarafların amacının Türkçe'den başka bir dil ile muamele yapmak ..." olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla 10.4.1926 tarih ve 805 sayılı "İktisadî Müsseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'a aykırılık teşkil edecek bir muamelenin söz konuşu olmadığı kabul edilmektedir.Enstitü Tekne Klozları'nın İngilizce metninin sözleşmeye eklenmesi konusunda üzerinde durulması gereken diğer bir sorun, sigorta ettirenin İngilizce metni okuyup anlayabilecek durumda olmadığı hallerde, gerçekten bir irade uyuşmasından söz edilip edilemeyeceğidir. Tekne sigortası sözleşmelerinde sigorta ettirenin genellikle tacir olduğu dikkate alındığında,sigorta ettiren veya temsilcisinin sözleşmeye dahil edilecek kloza göre prim miktarı ve himayenin kapsamının değişeceğin! bilerek, klozun içeriği konusunda en azından fikir sahibi olarak hareket ettiği kabul edilebilir;
bu da irade uyuşmasından söz edilmesi için yeterlidir. Sigorta ettirenin tacir olmadığı hallerde ise sigortacının, sözleşmeye özel şart olarak İngiliz tekne klozlarından birinin tüm hükümlerinin ya da bir veya bir kaç hükmünün sözleşmeye dahil edileceği konusunda sigorta ettireni uyarması ve içeriği hakkında açıklama yapmış olması gerekir. Aksi halde, özel şart olarak sözleşmeye eklenen klozun sözleşme içeriğine dahil edilmesi hususunda irade uyuşmasından söz edilemeyeceğinden, bu kloz hükümlerinin taraflar arasında bağlayıcı olmadığı sonucuna varmak gerekir. İngiliz şartlarının özel şart olarak sözleşme içeriğine dahil edilmiş sayılması için bu şartların poliçeye eklenmesi şart değildir; tekne sigortası poliçesinde sözleşmeye dahil edilen İngiliz şartlarının anıldığı şekilde (örneğin sözleşmenin "international Huli Clauses - 1.11.2002" hükümlerine tabi olarak akdedildiği belirtilmek suretiyle) zikredilmesi yeterlidir.

Bu konuyu yazdır

  Deniz Sigortaları
Yazar: aytemiz89 - 22-12-2014, 05:07 PM - Forum: Çöp Kutusu - Yorum (3)

 

 
 
1.GİRİŞ
         Sigortanın tarihi gelişimine bakıldığında , ilk önce deniz sigortalarının ortaya
      Çıkmış olduğu görülmektedir. Bunun sebebi , denizcilik faaliyetleri ve deniz rizikolarının özellikleridir. Deniz alanın da ilk çağlarda sigorta ihtiyacı Deniz Ödüncü müessesesi ile karşılanmıştır.  Ancak sonraları bu yeterli olmamış ve avrupada XIV. Yüzyıldan itibaren deniz ticaretinde en ileri olan İtalya’da sigorta yapılmaya başlanmış ve bu alandaki kodifikasyon XV ve XVI. Yüzyıllarda ortaya çıkmış ve daha sonra bu geliştirilmiştir. Deniz sigorta hukuku , deniz ticaretinin gelişmesine bağlı olarak onun ihtiyaçlarına cevap veren şekilde düzenlene gelmiştir.
         Deniz ticareti hukukunun özellikleri deniz sigorta hukukunu da önemli ölçüde etkilemiş ve bu neden le deniz sigortalarının , kara sigortalarına nazaran farklı hükümlerle düzenlenmesi gerekmiştir.
         Deniz sigortalarının en önemli özelliği, sigorta edilen rizikosunun umumiliği presibinin cari olmasıdır.  Ancak bunun denizcilik rizikosu olması şarttır.
       Denizcilik rizikosunun tarifi bütün hukuk çevrelerinde aynı olmakla beraber , alman hukukundaki tarifi:denizcilik rizikoları denizciliğe yani denizde seyrüsefer bağlı olan her türlü rizikolardır. Bunlar sadece taşımaya ait değildir,gemi ve yük bir uğrama limanında sırada veya yükleme boşaltma sırasında  da ortaya çıkabilirler. Şu halde , denizcilik rizikolarının denizde seyrüseferle mahal olarak veya ekonomik bakımdan ilgisi olması gereklidir.
        denizcilik rizikoları ile bunlara karşı sigorta edilen değerlerin özellikleri , bütün ülkelerde deniz sigortalarının düzenlenmesinde özel kuralların da tanzim ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Deniz ticaretine mahsusu olan müşterek avarya ve kurtarma – yardım gibi müesseselerde sigortacının durumunun tayini gibi önemli hallerde deniz sigortalarının teşkil etmiştir.
 
 
 
                                                               1
 
 
SİGORTA
   Sigorta geniş bir konu olarak bugün insanın hemen her türlü
faaliyetine girmektedir. İnsanlar canları, sağlıkları ve malları
bakımından her an türlü tehlikelerle karşı karşıya kalabilir.
Bir kimse her hangi bir sebeple çalışamaz duruma düşebilir
sakatlanabilir ,ölebilir ve ona bağlı olan yoksul kimseler
kalabilir  , bir yangın sonucunda evini kaybedebilir. Bunlar gibi
ve daha başka çeşitli zararlara herkesin ihtimali vardır. İnsanlar
 tehlikelere ve zararlara  karşı bir takım tedbirler almayı düşünmüş
ve koruma çareleri aramışlardır.
   Hukuki bir ilişki olan sigortayla insanlar ileride uğrayabilecekleri
her türlü zararların karşılanması veya hafifletilmesi yolunu
bulmuşlardır.Sigortacı bir prim karşılığında başka bir kimsenin
parayla ölçülebilen bir menfaati bir tehlikenin meydana gelmesiyle
zararlanmışsa, sigortalıya tazminat vermeyi üzerine alır.
   Sigorta sözleşmesinin hukuken geçerli olması için:
A)Sigortacılar:Sözleşmeye tazminat ödemeyi kabul etmiş şirket
yada şirket gibi kurulmuş tüzel kişiler dir.
B)Sigortalı :medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip ve ergin
olan her kişi sigorta sözleşmesi yapabilir.
C)Sigortalanan menfaatConfusedigorta sözleşmesinin konusu parayla
ölçülebilir bir menfaattir ve sözleşme bu menfaatin zarara uğrama
ihtimaline karşı yapılır.
D)Tehlike : Sigorta sözleşmesinde henüz gerçekleşip gerçekleş-
meyeceği kesinlikle bilinmeyen menfaate zarar veren olaylardır.
E)Sigorta tazminatı:tehlike gerçekleştiği takdirde oluşan hasarın
derecesine göre ödenecek meblağdır.
F)primConfusedigorta ettiren sigortacıya anlaşmalarına göre bir defa da
veya taksitle ödemeyi kabul ettiği paraya denir.
 
                                                    2
 
Sigorta sözleşmesi: Sözleşmenin varlığı ve şartları sigorta
poliçesinde tanzimi ve primin ödenmesiyle yürürlüktedir
bunların içinde en kapsamlı olan  DENİZ SİGORTALARIDIR.
 
        1.DENİZ SİGORTASI
Bir deniz sigortası anlaşması bir prim karşılığında  sigortacının
evvelce belirtmiş veya şart koşulmuş yahut deniz tehlikelerinden
meydana gelen hasar ve zararlara karşı sigortalıyı koruyan bir
sözleşmedir.bu anlaşmalar poliçenin düzenlenmesiyle yapılır.
Bir çok poliçe tipi olmasına karşın kaptanlar için ilk öncelik
gemi sigortası sonra yük sigortasıdır.
Tekne sigortasın da niteliği itibariyla sözleşmeyi yapanlar arasında
çok büyük bir iyi niyet olması bu sigortanın özelliği gereğidir ve
tazminat taleplerinin   hallinde ün ve saygınlık hususunda çok
titiz davranılır.Bir çok durumlarda sigortacılar talepler üzerine
ödeme yapmış olurlar hukuki yolda zorlanmayabilirler. Başka
deyimlerle poliçenin yazılış tarzının hukuki yorumdan daha fazla
sözleşmenin amacına uyarlar.
 Gemi çalıştırma masraflarında sigorta giderleri büyük yer
kaplamaktadır.Gemi sigortaları üzerindeki düşünceler şirketten
şirkete hatta gemiden gemiye değişiklik gösterir.
Bazı armatörler gemisini asla sigortalamaz bir çokları ise
doğrudan doğruya veya dolaylı olarak akla gelen hemen hemen
her rizikoya karşı diğerleriyse yalnız tam zayie (total loss only)
karşı sigorta ettirirler. Prim miktarının tesbitindeki faktörler
 arasında sigortalanan değer (insured value) istenen kapsam
(coverage) geminin sahibi geminin sefer sınırları tek veya filo
gemisi olarak son zamanlardaki  gemi tamir masrafları malzeme
işçilik faktörleri olarak sayılabilir.    
 
                                          
 
 
 
 
                                                      3
1.2.LLOYDS
 
Çeşitli klas kuruluşları vardır bunlardan lloyds:
lloyds in kuruluşu on yedinci yüzyılın sonlarına doğrudur .
Londranın tower sokağında Edward Lloyds e ait kahvehane
müşterilerinin çoğu kaptanlar , tüccarlar ve deniz ticareti ile
uğraşanların devam ettiği bir yerdi.Zamanla bu kahvehane
deniz iş yapanların ve sigortacılar için bir merkez haline geldi.
Daha sonra deniz sigortacıları örgütlenerek Lloyds ismini aldılar .
Bir çok değişiklikten sonra leadenhall sokağında bugünkü büyük
binada kendi üyelerinden kurulu bir komite altında Lloyd,sigorta
için bir borsa ve dünya denizciliği için haber alma merkezi haline
geldi. Şimdi Lloyd çeşitli deniz branşında üyelerin bulunduğu
büyük bir kuruluştur.Lloyd’s list,Lloyd’s daily index , Lloyd’s
loading list,Lloyd’s list weekly summary , Lloyd’s weekly causelty
report,Lloyd’S celender,Lloyd’s law reports ve Lloyds register gibi
devamlı gemicilik yayınlarıyla dünya denizciliği için büyük bir
hizmet görmektedir.
Lloyd’in dünya çapında acentelik sistemi vardır . sigortacıları da
ilgilendiren değerli bilgileri elde ederek londradaki Lloyd’in
merkezine rapor eder. .Keza tehlikede olan gemi kaptanlarına
yardım eder,sigortacıların menfaatlerini korurlar.Eğer hasar veya
zayi olmuşsa taleplerin çözümü için eğer istenilirse loyd acentesi
survey yaptırmak için çağrılır.
  
 
 
                                           
 
 
 
 
 
                                                   4
 
 
1.2.1. SİGORTANIN NASIL YAPILIĞI
   Koster ve balıkçı tekneleri gibi çok küçük ve değeri az gemilerin
Sahipleri sigortacılara doğrudan doğruya baş vururlar. Büyük gemilerin
sahipleri  ise önemli rizikoların gösterilmesi için sigorta brokerları aracılığı
ile yapılması gerekir.
  Bir gemi sahibi veya bir denizcilik şirketinin müdürü sigortasını istediği
gemiler ve sigortasını istediği rizikolar için ve aynı zamanda sigortasını
herhangi bir hususi riziko da varsa değerlerini bildirerek brokerini haberdar
eder. Sigorta ettirilmiş olan gemi veya gemiler şirketlere  yahut hepsi bir
şirkete ait olabilir. Denizcilik şirketi brokerine tek gemiyi veya bir kısım
gemileri yahut bütün filoyu sigorta ettireceğini ve ayrıca her bir geminin
değerini bildirir ve prim fiatlarını sorar.
 
 
    1.2.2.DENİZ SİGORTASI TİPLERİ
   Deniz sigortası tipleri geniş olarak beş sınıfa ayrılmıştır,ilk üçü doğrudan
doğruya veya dolayısıyla tam zayi maksatları için alınmış fiatlara bağlıdır:
1)Tekne ve makine ,
2)Harcamalar (masraflar),
3)Navlun ,
4)Prim indirimi,
5)Koruma ve tazminat.
   Son ikisi kısmi menfaatleri kapsar (kuver eder).4 poliçenin sona
ermesinden  önce bir zayi sebebiyle eğer riziko ortadan kalkmışsa
yalnız primin bir kısmının geri verilme için yapılan sigortadır .5 gemiyle
ilgisi   yoktur . Geminin özellikle her hangi bir kısmı veya tam zayi
uğraması kapsanmadığı halde gemi sahibi tarafından üçüncü şahısların
taleplerinin ve masraflarının ödenmesi halini kapsar.1 altında çoğunlukla
sigortalanmış  bu rizikolar (tekne makine) ınstute time clausları yahut
Instute voyage clausları ile temsil edilebilir ve onlar da kısaca;
 
 
 
                                                               5
 
 
 
 
a)Ağır hava tarafından hususi avarya zaiyeleri ve mürettebat
kusuru , çatışma ,oturma ,yangın v.s.
b)Tam zayi veya hükmi tam zayi.
c)Müşterek avarya.
d)Running down clauses dır.
    Bir gemi sahibi bu rizikoları hepsi veya bir tanesi  için sigorta
ettirmeyi arzu edebilir. Bir seferden önce veya seferin
başlangıcında geminin o andaki değerinin belirli bir kısmına vuku
bulmuş masraflar için bir tam zayi sigortasına yakın olmak üzere
bir  gemi sahibinin 2. ve 3. her ne kadar masraf poliçesi bahis
konusu ise de yalnız 2 . Sigortayı yaptırması alışılmıştır.Bundan
dolayı  gemi sahibi sigorta brokerine yukarıdaki gibi arzularını
bildirir o da böyle bir rizikoyu en iyi yürütecek jeren sigorta
(lider sigortacı-leading underwriters) şirketine gösterir. Bu şartlar
gemi sahibi tarafından değişik rizikolar için değişik fiat
istenmedikçe seyrek olarak görüşmeye sebep olur. Şartlar ve
fiatlar üzerinde uyuşma olduktan sonra bunlar yazışmalarla bel-
gelenir. Bu tesbitten sonra jeran sigorta gerek iç piyasada gerek
dış piyasada bu sigortalamada pay alacak sigorta şirketlerini
bulur.Büyük rizikoları çok defa sigorta ettirmek olanağı tek
başlarına en düşük değer üzerinden olsa bile temin edecek şirket
bulunmaması büyük denizcilik şirketleri için olağan üstü bir durum
değildir. Şartlar ve fiatlar bu sebepten pek geniş bir incelemeye
açıktır . Sonra şirketler için poliçeler yayınlanır . Esas poliçeye
uygun  ınstute ve diğer klozlar eklenir.      
 
 
 
 
                                                    6
 
 
 
 
   “Bir deniz sigortası anlaşması , sigortacının uyuşulmuş yolda ve
sürede  deniz sergüzeştine bağlı zararlara karşı sigortalıya
ödemeyi  üzerine aldığı bir sözleşmedir”
    Deniz  rizikosu olmayan halleri kanun iki şart altında onaylar:
1)      Özellikle kuver edildiğinde veya ticaretin yapıla gelişi ile .
2)      Bir deniz seferine rastlamasında yahut deniz sergüzeştine
benzerliği olduğunda
 
 
1.2.4DENİZ SİGORTASININ PRENSİPLERİ
Deniz sigortası kanunu ve uygulaması yönetimi dört ana prensibi
Vardır.
Bunlar:
1)Sözleşme bir çeşit teminattır;
2)Sigortalının sigortalanabilir bir menfaati  olmalıdır;
3)Sözleşme son derece iyi niyet üzerine kurulmalıdır;
4)Gemi denize elverişli olacak ve tehlikelere karşı kanuni olacaktır
,keza memleketin hiçbir kanunu bozmamalıdır. Tazminatın
ölçüsüne karşılık sigortalanmış deniz tehlikeleri ile yüklenilen sınır-
Lamalar bir tarafa çoğunlukla poliçede uyuşulmuş değerle yürütülür
bu Olmadığı haldeyse sigortalının büyük çoğunluğu değerlendirilmiş
poliçenin Anlamları ile sonuç verirler.
 
   1.2.5. SİGORTALANABİLİR  MENFAAT
   Deniz  sigortasının herhangi bir geçerli sözleşmesinde konusu
Olan meselede sigortalının sigortalanabilir bir menfaati olmalıdır.
Sigortalanabilir menfaatin olmadığı poliçeler hükümsüzdür. Bunun
Gibi menfaatin en basit örneği tehlikelere karşı bırakılmış olan malın
Mutlak sahibi ve sigortasını istemiş olmasıdır.Diğer  formlar,ipotek
Eden,ipotek edilen,kaptan ve mürettebat maaşları , taşıyıcının
Emanetçi gibi hareket etmesi, kurtarıcıya karşı sorumluluk
Sigortacıların rizikolarına uymaları v.s içine alır. Sigortalının sigorta
Geçerli olduğu devrede ilgilenmeye gereksinmesi olmadığı halde bir
zayi zamanında sigortanın konusu olan meseleyle ilgilenmeye
Mecbur olacağı not edilmelidir.Navlunda sigorta edilebilir menfaat
Şahsın navlununa dayanan rizikodur.
       
 
                                                 7                                
 
          
 
 
    Kumar veya bahsi müşterek yoluyla olan her deniz sigortası
Sözleşmesi hükümsüzdür ve bir kumar oynayan veya bahsi
Müşterek tutulan yerde sigorta edilebilir menfaat yoktur ve bunun
Gibi menfaatin istenmesinin beklenmeyeceği açıktır yahut
Poliçenin yapıldığı yerde <menfaat olsun veya olmasın yahut
menfaatin kanıtı poliçe>(p.p.i policy of interest ) yahut benzeri
Deyimdir. Demek ki P.P.I zayi veya hasar olayında deniz sigortası
Poliçesi sigortalının menfaatinin kanıtı gibi kullanılacaktır sigorta
tarafından başka başka kanıtlama istenmez
   
 
     1.2.6 P.P.I POLİÇELERİ ( POLICY OF INTEREST)
P.P.I poliçeleri kanunla hükümsüzde olsalar bir ticari gereksinimdir
Bazı gemi sahiplerinin masrafları gibi menfaatlerinin esasen
Sigortalanmış olan malların sonra pazarda fiat yükselmelerinden
Dolayı yükün değerinin yükselmiş olacağı ve komisyon ve kar gibi
Belirsiz menfaatlerin sigortaları için kullanılmışlardır. Bunun gibi
Poliçeler kanunen hükümsüzdürler sigortalı mahkemede herhangi
bir talebi zorlayamaz. Anlaşmalar YALNIZ ŞEREF SÖZÜ
ÜZERİNE  bağlayıcıdır,fakat onlar daima sigortacıların yüksek
Mesleki doğrulukları ve dikkatleriyle meydana çıkarırlar p.p.i
Poliçeleri sadece kanunen hükümsüzdür. Bunun gibi poliçelerin
Tesirleri eğer sigortalanabilen menfaat var veya var olduğu
bekleniyorsa kanuna aykırı değildir. Kumar poliçeleri veya buna
Benzer poliçeler sigortalanmayabilir hakiki menfaatin var olmadığı
Yerde p.p.ı sonucunda bir cezai durum yaratır. İki türlü cezai
durum vardır, a)sigortalının hilesiz menfaatinin olmadığı ve bunun
Gibi bir menfaat beklenmediği yerde, b) bir gemi sahibinin
Hizmetinde olan birinin bir kısım gemi hissesine sahip olmadığı
Yerde p.p.ı şartlar üzerinde bir poliçe tesiri yapar.   
 
                    
 
 
 
 
 
                                                 8
 
 
 
 
1.2.7. TAZMİNAT
Anlaşma bir tazminattır,ideal olarak değil fakat ticari anlaşmanın
Geleneksel şartlarındandır. Bu sebepten mallar zayi olayında bile
Mümkün olduğu kadar yakın tazmin edilecek şekilde bir miktar için
Sigorta ettirilmiş olmalıdır.
 
 
 
 1.2.8.SİGORTA EDİLEBİLİR KIYMET
Belirli her hangi bir şart yokluğunda veya poliçede kıymet
yokluğunda sigorta edilebilir kıymet kanuna göre hesaplanacak
Fakat poliçede uygulamada kıymet değişmez olarak bildirilecektir.
Konu gemi olduğunda sigorta edilebilir kıymet teçhizat ,kumanya
Ve malzemeler dahil masraflar artı sigortası rizikonun başlangıcın-
daki kanuni kıymettir. Yük durumunda ,esas kıymeti artı yükleyicini
Ödemiş olduğu navlun artı sigortadır. Navlun durumunda ,rizikoda
Olan büyük miktar artı sigortadır kanun açıkça sigortalıyı açıkça
Maceraya başlamamış kabul eder fakat çoğu durumlarda
tazminatın ilkesi deniz sigortası anlaşması altında sigorta edilebilir
Kıymeti maceranın sonundaki gibi kıymetlendirileceğini istemek
Görünümündedir.
 
 
 
1.2.9.AZAMİ İYİ NİYET 
Sorumluluğun alıcıya ait olması doktorini bütün ticari anlaşmalarda
Uygulanır fakat sigorta anlaşmaları azami iyi niyet temeline
Kurulmuştur. Sigortacı ve sigortalı her iki taraf anlaşmada dikkatli
Olmalı aksi takdirde zarar gören taraf anlaşmayı bozabilir. Çünkü
Bir sigortacının bir riziko hakkında her şeyi bilmesinde olanak
Yoktur sigortaladığını muayene edemez böylece acentesinin
Yahut sigorta edilenin ona söylediklerine hepsine inanmak
mecburiyetindedir. (tekne sigortası halinde elbette sigortacı lloyds
regıster de tam bir bilgi olduğundan habersiz değildir.
 
                                                   9
 
 
 
 
   
 
         İyi niyet sigortayı ilgilendiren bütün gerekli malzemenin açığa
vurulmasını teşkil eder böylece sigortacı sigortanın kabulü veya
Reddedilmesi ve ödenecek fiat bakımından kanaat sahibi olması
İçin gerekli bütün malzeme hakkında tam olarak haberdar edilmiştir.
Her gösterilen yani sigortalı tarafından yapılmış olan bildiri aşağı
Yukarı doğru olmalıdır.eğer sigorta bir broker aracılığı ile yapılıyorsa
O zaman müdürün riziko ile ilişkili her husustaki malzemeyi brokere
Geçirmek ödevidir ve oda sırayla sigortalanacak şeylerle ilgili
edindiği bilgileri ki bu bilgiler ona bir oluşundan yahut müdüründen
Gelmiş olsun sigortacıya geçirmelidir. Broker bildirilmiş olduğu gibi
Öncelikle sigortalının bir acentesidir ve her biri diğerinin bilgisi ile
İtham olunabilir. Fakat bilgi vermek ödevine yalnız sigorta için
Müzakere esnasında başvurulur.
 
 
 
 
 
1.3.DENİZ SİGORTASI POLİÇELERİNİN TİPLERİ
Deniz sigortaları kanuni bir deniz sigortası sözleşmesi bir deniz
poliçesinde belirtilmedikçe kanıtlamada kabul edilmeyeceğini bildirir.
Bunun gibi bir poliçe bu konuda ilk sırayı teşkil eder. Poliçenin şekli
490 yıl önce floransa fermanı önerisiyle saptanmıştır.Bu form 1779
da lloyds sigortacıları tarafından standart form olarak kabul edilmiş
Ve sonrada diğer ingiliz sigortacıları tarafın dan da benimsenmiştir.
Asırlarca önce gemi ,yükü ve navlunu aynı sigortalının olduğu
zamanlarda deniz maceraları denen tuhaf söyleniş bugün bilindiği
Gibi düzeltmeler yapılan klozlar senelerin geçmesiyle gerekli olduğu
Anlaşıldığından temel olarak hala hizmet etmektedir. Geçen dört
buçuk asır boyunca değişiklikler milletler arası gemicilikte devrimler
Yaratacak deniz aşırı ticaret ve nakliyatta ağaçtan inşa edilmiş
Küçük teknelerin yalnız yelkenle seyreden gemilerden çelikten inşa
Edilmiş beygir gücü yüksek makineli ve günümüzün özel inşa edilmiş
Gemileriyle çok büyük gelişme olmuştur.
                                             
                                               10                                                      
Tam deneyimiyle teknenin yükün ve navlunun ihtiyaçlarını
Birleştirerek verilmiş gibi olan bir evrak altında şimdi bütün
Menfaatleri aynı zamanda sigorta ettirmek ender olur bugün
Sigortalanan meselenin ayrıntıları özel olarak ilave edilir.
 
 
1.3.1. AÇIK POLİÇE
Bazen belli miktar için çıkarılan bir açık poliçe veya bildirim
poliçesi için başvurulur ve yapılmış yüklemeler değerin ayrıntılarını
İlgilendiren bildirimler v.s sigortacılara gönderilir ve buna göre açık
poliçe miktarı azaltılır. Genel şartlarda yüklenecek şeylerin
Çeşitleri onların taşınması için kullanılabilecek gemilerin tiplerini
istenilen kuver sigortasının şartlarını v.s gösterir denilmektedir.
Bütün deniz poliçeleri ister bir müddet üzerine ister bir sefer
üzerine olsun değerlerine göre pul vergisine bağlıdırlar.
 
 
1.3.2. NAVLUN POLİÇESİ
Gemi sahipleri bir navlun poliçesi şartları altında ınstitute time
Glauses e göre deniz tehlikeleri tarafından sebep olanan navlun
zayii için ve aşağıda belirtilenler tarafından doğrudan doğruya
Sebep olunan ilave zayii için kuver edilmişlerdir:
1)Yüklemede boşaltmada veya yükün ellenmesinde yahut bunker
Veya yakıt alınmasındaki kazalar
2)İnfilaklar kazan patlamaları şaftların kırılması yahut makine veya
Teknede gizli her hangi bir kusur
3) Uçakla dokunmada
4)Kaptanın denizcilerin makine personelinin veya kılavuzların
Kusurlarından dolayı .
Navlun kaybına yukarıdakilerden herhangi biri sebep olmuşsa
Kuver edilebilir.(poliçenin diğer bütün  şartlarına tabidir)
 
                                                 11
 
Ancak zarar gemi sahiplerinin veya müdürlerin yahut hepsini
İsteyerek yaptıkları bir hatadan meydana gelmemelidir. Bir tam
Hakiki veya hükmi zayi olayında sigortalanmış miktar gemi ister
Tam ister kısmen yüklü olsun veya balast kiralanmış yahut
kiralanmamış tam olarak ödenir. Gemi bir hükmi tam zayi midir
Diye doğrusunu anlamada tekne ve makine üzerine sigortalanmış
Poliçedeki değer tamir edilmiş değer gibi alınmıştır. Fark ınstıtute
Altında %10 dur. Masraflar klozu 1 ocak 1949 da konulmuştur
İlave sigortalar bunu için kabul edilmiştir.
 
1.3.3. MENFAAT POLİÇESİ
Kesin yahut tanımlanabilir menfaatlerin sigortalanmış olduğu bir
Poliçedir.P.P.I veya şeref poliçelerinde başka her tip poliçe
sonuçta menfaat poliçeleridir.
 
 1.3.4. KARIŞIK POLİÇE
Bir zamanlar seferi ve zamanı birleştirme yahut karıştırma
düşünceleri içinde gemi tayin edilmiş olan ticaret veya sahada
Çalıştırmak şartıyla poliçede taahhüt edilmiş zamanlar arasında
Deniz tehlikelerinden dolayı bütün zayilere karşı kuver ederek
Bazen sigortalar yapılırdı. Günümüzde bu karakterdeki poliçelere
Pek ender rastlanır.
 
 1.3.5. SEFER POLİÇESİ
Konu olan şeyi bir yerden diğer bir yere sigortalayarak kuver eder.
Poliçe seferin bir yerden başlayacağını ve bir yerde biteceğini
Gösterir fakat bir  kural olarak takip edeceği rotaya değinmez.
Bütün sefer klozlarında denize elverişliliğin kapalı bir koşulu vardir.
Fakat bu karşılıklı anlaşma ile ayrı tutulmuşsa açık lisanla
Bildirmelidir.
 
                                                   12                                                   
1.3.6.ZAMAN POLİÇESİ
    İstenilen şeyi kesin tayin edilmiş bir zaman için kuver eder.
Bağlantını saat ve dakikası poliçede belirtilmemişse yani sigorta
Yürürlüğe girdiği zaman ancak belirlenmiş bir günden belirlenen
Bir güne devam eder ve sigortacı ve sigortalı tarafından aksi iddia
Edilmedikçe gece yarısından gece yarısına kuver ettiği
Yorumlanır. Bağlantının ve bitişinin saat ve dakikasının
Belirtilmesi poliçeler için olağandır. İngilterede ise kanuna aykırıdır
Çünkü 1901 maliye işleri kanunu devam klozu altında sınırlandırıl-
Mış müsaadeli uzatma hariç sigorta bir yılı geçtiğin de bir müddet
İçin işler . Zaman poliçesinde denize elverişlilik  koşulu yoktur.
Diğer memleketlerin bazılarında sözleşmeler üzerinde kanunla
sınırlandırma yer almaz. Bununla birlikte zaman poliçeleri bir
Yılı aştığında bir müddet için geçerli olması usulden değildir. Tek-
ne sigortaları çoğunlukla bir zaman esası üzerinden yapılır, gemi
Sahipleri bir sefer üzerinden ziyade bir zaman üzerine gemilerini
Sigorta ettirmeyi daha uygun bulurlar.
 1.3.7. DEĞERLENDİRİLMİŞ POLİÇE
      Sigortalı ve sigortacı arsında sigortalanacak şeyin değeri
üzerinden anlaşmış oldukları ve poliçe de belirtilmesidir. Kötü
Niyet  yoksa anlaşılarak varılmış olan değer bir zayi durumunda
Geçerlidir.
1.4. RİZİKOLAR BİR DENİZ SİGORTASI POLİÇESİYLE KUVER                                   
                                  EDİLİR
   Modern sigorta poliçeleriyle kuver edilen bütün rizikoları özellikle
Yük üzerine yapılan sigortada olduğu gibi çeşit itibarı ile çok deği-
şik oldukları için birer birer belirtme olanağı yoktur.
                                       
                                                    13
 
Her hangi özel klozlar ilavesiyle çeşitlendirilmediği zaman
başlıca rizikolar Lloyds standart poliçe formu ile kuver edilir gemi
ve yük her ikisi için sigortalar aşağıdaki gibidir:
 
 1.4.1.Deniz tehlikeleri(perils of the sea)
   Bu deneyim rastlantı kazaları ve deniz kayıpları anlamındadır.
Rüzgar ve dalgaların olağan hareketlerini kapsamaz yani poliçe
olabilir kazaları kuver eder fakat bazı olaylar vardır ki onlar kuver
etmemelidir. Deyim deniz üzerine olan her kaza veya kaybı kuver
etmez. Tehlike denizin olmalıdır. Bir fırtına esnasında batıyor
olmak ve ağır hava esansında geminin içine deniz suyu basması
deniz tehlikelerini örneklerindendir.
 
 1.4.2.Harp gemileri (men of war)
   Harpte çarpışmalar esnasında uluslar gemilerine korunmaları
yahut hücum amaçları için donatılmış olma yetkisi vermiştir.
Poliçedeki deyim herhangi bir ulusun dost olsun düşman olsun
harp gemilerini kapsar.
 
 1.4.3.Düşmanlar(enemies)
   Harp zamanında düşmanın deniz birlikleri ve harp gemilerinin
hepsi bu deyimi kapsar.
 
 1.4.4.Korsanlar(pırates)
   Yağmacılar kendi kişisel çıkarları için rast gele soyup yağma
ederler. Deyim isyan eden yolcuları ve sahilden gemiye hücum
eden ayaklanmaları kapsar.
 
  1.4.5.Serseriler(rovers)
    Bunlar denizlerde başı boş gezen serserilik eden haydutlar ve
denize giden korsanlar olarak tarih edile biler.
 
 
                                              14                                        
 
 
1.4.6. Hırsızlar(thieves)
   Bu poliçe sınırlandırılmış anlamda olan bir sözdür.Aşırmayı
kuver etmez ve zorla soyma olarak tanımlanması daha yerindedır.
 Yolcu ve mürettebatın hırsızlığı kuver edilmez.
 
  1.4.7Yangın (fire)
    Her ne kadar  yangın bir deniz tehlikesi değilse de poliçeye
kuver edilmiştir. Yalnız bir kazadan doğan yangın zayiini değil
kaptan ve mürettebatın kusurlarından meydana gelen yangını da
kuver eder. Duman hasarı ve bir yangın söndürmede kullanılmış
suyun sebep olduğu hasar yangın hasarı gibi kuver altındadır.
 
   1.4.8.Denize atma (jettisons)
    Tehlike zamanında yükleri veya gemi aygıtlarını donanımını
ve yahut takımını denize atmaya denir.
 
            1.4.9.YETKİ MEKTUPLARI 
 (LETTERS OF MART AND COUNTER – MART)
     Gemiler normal seyirde iken hücuma uğradığında kendini
koruma ve eğer kabilse hücum eden gemiyi ganimet olarak
alabilme yetkisi de gösteren resmi mektuplardır. Bu mektuplarla
cephane ve askeri malzemeler taşınabilir.
 
1.4.10.DENİZDE TUTMA (TAKİNGS AT SEA)
   Düşman tarafı harp kaçağı taşıdığından şüphelendiği tarafsız
gemileri muayene etmek için denizde alıkoyma ve liman içine
getirmesidir.
 
1.4.11.HALKIN ,KRALLARIN VE PRENSLERİN ALIKOYMALARI     VE   TUTUKLAMALARI
Siyasal veya icrai hareketler ayaklanmalar yahut olağan adli
muameleler ile olan zayilere dahil değildir.
   
 
                                                  15
 
 
1.4.12. KAPTAN VE DENİZCİLERİN KASITLI ZARARLARI
       (BARRATERY OF THE MASTER AND MARİNERS)
    Gemi sahibinin veya kiracısının zararına kaptan yahut bütün
mürettebat tarafından verilen zarardır.
  2.1.ÖNERGE (MEMORANDUM)
     Standart poliçe formunda bir hususi avarya zayii kuver edilebil-
mesi için sigortacıları kesin bir yüzde miktarından muaf  tutan bir
şart vardır. (warranted free from particular average under 3 per
cent) Yani hasar veya zayi sigortalanan değerin %3 miktarına
erişir ve geçerse sigorta tamamını öder,buna çıkarılamaz muafiyet
(non deductible franchise) denir. Keza çıkarılan muafiyet de
vardır. <free from 3 per cent> veya <free from the fırst 3 per cent>
şartı konduğunda hasar veya zayiin sigortalanan değerin % 3
miktarını aşan kısmını ödeyecektir.Bunada(deductible franchise)
denir.%3 (gemi ve yüklerin çoğu),%5(şeker,tütün,kendir,kete,post,
ve deriler için),hububat,balık,tuz,meyve,un ve tohumlar üzerindeki
hususi avarya talepleri hiçbir zaman kuver edilemez. Bununla
birlikte sefer esnasında gemi oturduğunda bütün durumlarda ve
sigortalanmış yükler gemide ise hasar küçük olsa da talepler kuver
edilebilir.İlaveten sigortalanmış gemi ve yüke düşen müşterek
avarya iştiraki için küçük de olsa poliçe kuver eder eger menfaat
tam sigorta yaptırılmışsa tam olarak ,fakat tam olarak
yaptırılmamış ise sigorta altında olan kısmına oranla indirim
yapılmalıdır.Bununla beraber,hususi klozlar eklenmeksizin
standart poliçe formunun kullanılmış olması pek azdır, uzatılması-
na veya kullanımdan çıkarılmasına kadar ya ilave rizikolar içinde
bulundurulacak yahut yukarıdaki değişik yüzdeler uygulanacaktır.
                                                    16
Normal olarak poliçeyle kuver edilen rizikoları sınırlandırmak
için başka klozlar kullanılabilir, mesela harp rizikolarını kabul
ettirme klozu yahut tam zayi talebi olarak sınırlandırma gibi. Bütün hususi muafiyet şartları gemi eğer oturur , batar yahut yanarsa uygulanmaz yani sigortacı bütün talepleri muafiyet uygulanmaksı-
zın öder.
2.1.1. SİGORTACILAR BİRLİĞİ ŞARTLARI
                         (INSTİTUTE CLAUSES)  
    Bütün klozlardan harp rizikosu dışta tutulur, bunlar sıradan
Lloyd’s poliçesi formunun deyimleri değiştirerek kullanılan tipik
örnek klozlardır ve pek sık kullanılmamaktadırlar.İngilterede deniz
sigortacılar birliğinin klozlar komitesi ve teknisyenlerce kabul
edilmiş klozlardır.
2.1.2.SİGORTACILAR BİRLİĞİ ZAMAN ŞARTLARI,TEKNE
                 (INTSTİTUTE TİME CLAUSES , HULLS)
    Bunlarla kuver edilmiş başlıca ilave rizikolar aşağıda gösterildiği
gibidir:1)sigortalı gemiyle çarpışan herhangi diğer başka bir
gemiye yapılmış olan hasar için dörtte üçe kadar sorumluluk ve
sigortalanmış kıymetin dörtte üç sınırına kadar konu olan sorumlu-
luktur;2)tekne ve makineye zayi ve hasar doğrudan doğruya
aşağıdakiler tarafından olmaktadır:
  A)yüklemede , boşaltmada veya yükün ellenmesinde yahut
bunker veya yükün akar yakıt alınmasındaki kazalar.
  B)infilaklar.
  C)kazanların patlaması.
  D)şaftların kırılması.
  E)gizli kusurlar
  F)uçakla dokunma
  G)kaptanın,denizcilerin,makine zabitlerinin veya kılavuzların
kusuru;
 
                                                  17
 
3)geminin oturmuş olmasıyla,batmasıyla,yangında veya diğer
herhangi bir gemiyle yahut tekneyle çarpışmasında oluşan hasar
küçük de olsa ödenebilir ve oturduktan sonra hatta eğer hasar
bulunamamışsa karineyi görme masrafı da akıllıca yapılmışsa 
ödenebilir.geminin karinesini temizleme ve boyama her durumda
kuver edilmez.
2.1.3. SİGORTACILAR BİRLİĞİ YÜK ŞARTLARI
      [(AVARYA İLE)(INTSTİTUTE CARGO CLAUSES W.A)]
1)Eğer gemi yahut oturmuş,batmış yahut yanmışsa hususi avarya
talepleri küçükte olsa talebin hududu poliçe tayin edilerek kuver
edilebilir, mesela %3 veya %5 gibi
2)Herhangi bir paket yüklemede,taşınmasında veya boşaltmada
tamamen kaybolduğunda sigortalanmış değeri üzerinden ödenir
3)Zayi veya hasar akla uygun olarak yangına,patlamaya,çarpışmaya
ve yahut geminin, vasıtanın veya taşıyıcının sudan başka görülür bir
cisimle temasına mal edilirse veya bir limana boşaltmak zorunluluğu
keza miktarına bakılmaksızın ödenebilir.
 2.1.4.SİGORTACILAR BİRLİĞİ YÜK ŞARTLARI
 (HUSUSİ AVARYA HARİÇ) INSTITUTE CARGO CLAUSES F.P.A)
1)Eğer gemi veya tekne oturmuşsa , batmışsa veya yanmışsa
hususi avarya küçük de olsa ödenebilir
2)ınstutıte cargo clauses (w.a) da olduğu gibi
3)karaya çıkarma,depolama,yollama ve hususi masraflar için hususi
avaryayı kuver eden bir poliçe altında sigortacılar sorumlu kılabilir.
 
 
 
 
 
 
                                                    18
 
2.1.5.SİGORTACOLAR BİRLİĞİ YÜK ŞARTLARI
    (BÜTÜN RİZİKOLAR)(INSTITUTE CLAUSES ALL RISK)
1 Ocak 1951 de çıkarılan daha geniş rizikoları usulünce standarize
ederek kuver etmeyi kabul eden bu klozlar günümüzde tacirler ve
diğerleri tarafından sık sık istenmektedir.Onlar büyük çapta çeşitli
klozları değiştirmek için tasarlanmışlardır ki, evvelce bi bütün
rizikolar kuveri olarak kullanılmıştır.Kloz 5 aşağıdaki gibi dır.
   “Bu sigorta ,sigorta edilmiş olan şeyin bütün zayi veya hasar
rizikolarına karşıdır fakat sigortalanmış şeyin doğal özelliğinden
yahut gizli kusurundan veya gecikmeyle sebep olunan yaklaşık
masraf yahut hasar veya zayii kuvere dahil olmadığı durumunda
farz edilecektir.”
Bu klozlar deyimi içine giren talepler miktarına bakılmaksızın
ödenir.
 
2.1.6 DEVAM KLOZU(CONTİNUATİON CLAUSES)
Eğer bir gemi bir zaman sözleşmesi altında sigortalanmışsa, gemi
denizde,tehlikede veya sözleşmenin sona ermesinde iki liman
arasında ise yeni bir sigorta elde etme güçlükleri olabilir.
Sigortacılara yapılan bildiri üzerine ve ilave bir prim ödemek
suretiyle devam klozu geminin varacağı limana kadar asıl
poliçenin devamını şart koşar. Her bir ay için ekstra prim asıl
senelik primin on ikide biridir ki böylece asıl sigorta uzatılmış olur.
 
 2.1.7ESİR ALINMA VE ELKONMADAN MUAF KLOZU
      (F.C&.S.CLAUSE- FREE OF CAPTURE AND SEİZURE)
Bu kloz sigortacıları,esir alınma,zorla alınma,tutuklanma,zapt-
edilme yahut geciktirme gerçeğinden veya girişiminden,talepler-
inden,harpte yahut barışta yasal yada yasaya aykırı harp halinin
bütün sonuçlarından,duyurulsun veya duyurulmasın harp gibi
 
 
 
                                                 19
 
hareketlerden ve korsanlıktan , sivil kavga kargaşalardan ,başkal-
dıralardan , ayaklanma ve sivil kavga sonuçlarından dolayı sebep
olunan zayi,hasar ve masraflarından kurtarır.F.C.&.S. Klozu,
çatışma klozu (running down clauses ) altında bir sigortacı
tarafından üzerine alınan sorumluluklara uygulanmaz,ayrı bir söz-
leşme gibi tefsir edilir ve çatışma sonunda bu ya bir deniz hasarı
yada bir harp hasarı farz edilsin,gemiye sahibine v.s ye yüklenmiş
olan sorumlulukların kuverine yasa gereğince yükümlü kılınır.
2.1.8. BAŞARISIZLIK KLOZU (FRUSTRATİON CLAUSE)
 Yük üzerine olan sigortaların harp rizikosuna eklenmiş bir klozdurBununla sigortacılar hükümdarların,v.s nin sigortalanmış seferi engellemelerinden dolayı zayiler için veya başarısızlığından sorumlu olmayacaktır. Birinci dünya savaşı esnasında,savaştan dolayı seferin tamamlanmasına olanak olmadığını karşılık gösterme esası, üzerinden,sigortacılar poliçelerine hükümdarların mani olmaları dahil ederek meydana gelmiş bu klozla sadece bir tam yük zayii için sorumlu tutuluyorlar.
2.1.9.INCHMAREE(OR NEGLİGENCE-VEYA İHMAL ) KLOZU
   Tekne poliçelerindeki bu kloz INCHMAREE gemisinde bir valfın
durdurulmakta iken bundan dolayı bir kazan tulumbasının
hasarlanmasını , deniz tehlikeleri tarafından meydana gelmemiş
bir zayi ve de bunun gibi benzeri olmayan bir zayi olduğu kararına
varıldığından bu ismi almıştır.İlk kloz kaptanın mürettebatın
,mühendislerin ve kılavuzların kusurlarını kuver etmiştir.Klozla
meydana gelen kuver ilerletilerek genişletilmiş ve şimdi yalnız
yukarıda belirtilen kusurları kuver etmekle kalmamış,keza tekneye
veya makineye,doğrudan doğruya yüklemede,boşalmada veya
yükün ellenmesinde kazalara bunker almada , şaftların kırılmasın-
                                                 20                             
sında tekne veya makinelerdeki gizli kusurlar fakat anlaşmaya konan
bir şartla kusurlu kısmın tamirinin tutarı yahut yenilenmesi kuver edilmez ve uçakla temas kazalarıyla sebep olunan bütün zayi yahut hasarı da kuver eder. Bu kloz altında her zayi, poliçedeki muafiyet şartlarına uygulanmalıdır. Zayiler gemi sahipleri veya müdürlerin kusurlarından ileri gelmiş olmamalıdır.
  2.1.10.JANSON KLOZU
   Vaktiyle poliçede önergeye eklenmiş bir klozdur. Önergenin kendisi
sigortayı hususi avaryadan bu miktar % 3 e erişinceye veya gemi
oturuncaya kadar muaf tutmayı şart koşar.Janson klozu gemi
oturmuş veya oturmamış olabilir v.s.sigortalıyı hususi avarya için
%3 ün altında sigortasız olarak kalmalıdır diye şart koşar . Kloz
şimdi herhangi bir fazlalık için geçerlidir ve şöyle ifade edilir:”birhususi avarya talebi olayında sigortacılar yalnız bütün değer üzerinden belirli bir yüzdenin üstündeki fazlalıktan sorumludurlar.”
2.1.11KAYIP VEYA KAYIP DEĞİL (LOST OR NOT LOST)
Bir sigorta devresinin yürürlükte olduğu sürede bir gemi denizde
olabilir ve eğer gemi telsiz cihazı ile donatılmamışsa veya cihazı
kırılıp bozulmuşsa yahut herhangi bir sebeple işlemiyorsa gemi hala
yüzüyor mu, bilinmeyebilir. Bu gibi durumlarda bir sigortacı sigortaya
herhangi bir bilinen veya rapor edilmiş zayie karşı yazarak şart koya-
cak ve rizikoyu kaybolmuş veya kaybolmamış olarak kabul edecektir.
Gemi sigortanın yürürlükte bulunduğu devrede eğer kaybolduğu
açığa vurulmuşsa sigortacı zayii ödeyecek sigortalıya da farkında
değildi diye şart koşacaktır.
 2.1.12.YERİNE KOYMA KLOZU (REPLACEMENT CLAUSE)
   Bu kloz makineye hasar olayında sigortacıların yalnız Hasarlanmış kısmın değiştirilmesi sorumluluklarını belirtir.Bu bir yük klozudur.
                                                   21                                        
2.1.13.ÇATIŞMA KLOZU
      (RUNNİG DOWN – OR COLLISION CLAUSE)
    Institute time clauses altında eğer sigortalı gemi diğer bir gemi
ile çatışmasından sorumlu ise poliçede belirtildiği üzere sigortacılar sigortalı geminin değerinin en çok dörtte üçüne kadar diğer geminin doğrulanan hasarının dörtte üçünü ödemek için üzerlerine almayarazı olmuşlardır.Tekne poliçesinde bu çok önemli klozun metni aşağıdaki gibidir. “ve daha çok uyuşulmuştur ki eğer bununla sigortalanmış gemidiğer herhangi bir gemi veya tekne ile çarpışacak olursa bunun gibibir çatışma sonucunda herhangi miktar yahut miktarlarda sigortalıbundan dolayı sonuçta herhangi şahsa veya şahıslara ödemek için sorumlu olacaksa  ve hasar yoluyla ödeyecekse sigortacılar bununal sigortaladıkları geminin değerine kadar taşıdığı kendilerinin iştirak sorumlulukları olan sigortalananın dörtte üç hissesini ödeyecektir ve daima şart koşulmuştur ki bunun gibi herhangi bir çatışma sonucunda onların sorumluğu bununla sigortaladıkları geminin değerine orantıyı geçmeyecek tir ve gemin sorumluluğunda dava edilmiş veya sorumluluğu sınırlandırmaya geçilmiş muamelelerdeki gibi durumlarda bununla uğramış olacağı zararın dörtte üçü gibi bir kısmını onlar
imzalanmış yazıda rıza ile ödeyecekler veya ödemeye zorlanmış
olacaklardır,fakat her iki gemi kusurlu olduğu zaman bilahare böyle
gemilerin birinin veya her ikisinin sahipleri sorumluluğu sonraları
kanunla sınırlandırılıncaya kadar bu kloz altında talepler karşılıklı
sorumluluklar esası üzerine çözümlenecek,eğer her geminin
sahipleri bunun gibi gemilerin diğer sahiplerine bir yarısını veya son-
rakinin hasarlarının diğer kısmını ödemeye zorunlu olmuşsa bunun
gibi bir çatışma sonucunda sigortalıya veya sigortalı tarafından
                                                   22
 
 
ödenebilir miktar veya bakiyenin tam olarak doğrusunu bulmaya
bırakılmış olabilir. Limanlara,ambarlara,rıhtımlara,iskelelere ve diğer benzeri yapılara böyle bir çatışma sonucunda zarara sebep olan ve kanuni kuvvetler altında engellerin kaldırılması için sigortalının her hangi bir ödeme veya ödeyeceği sorumluluğunu ve yükle ilgili veya sigortalı geminin üstelenmeleri yahut hayat kaybı veya şahsi yaralanmalarla olan sorumlulukları bu klozun kapsamayacağını daima şart koşar.”
    R.D.C bütün klozların en ayrıntılı ve en karışık olanıdır. Bu kloz bir Gemi sahibinin veya bir kiracının gemisinin kusurundan dolayı diğer gemi ile çatışmasından doğan ve kanunen ona yöneltilen sorumluluklara   karşı açıkça korunması için poliçenin standart formuna ilave edilmişti.İlave kuver şartını özellikle eklemişti çünkü mahkemeler kloza yeni bir anlaşma oluyor gibi işlem yaptı ve bir sigortacının sorumluluğunun kapsamı poliçenin görünen değerinin ötesine geçebilir olarak kabul etti. Bu demektir ki bir sigortacı sigortalamış olduğu miktarın % 100 den sorumlu iken asıl poliçenin bünyesi altında aynı kazadan daha fazla her hangi bir zayii yahut ziyanların toplamı için sorumlu tutulamaz. Çatışma sorumluluğuna uğramış olan durumlarda ise kendi sigortaladığı gemi tarafından uğranılan hasar artı o geminin diğer gemiye olan sorumluluğu için sorumlu olsa
bile sigortaladığı toplam miktardan daha fazlası toplanmıştır.Kuram-
sal olarak kendi gemisinin hasarlarının %100 ü artı o geminin diğer
gemiye olan hasarının %100 için sorumlu olabilir.Çarpışan gemilerin
her ikisi tarafından hata nerede olursa olsun her ikisinin de kabahatli
olduğu söylenir ve mahkemeler sorumluluğu her ikisi arasıda böle-
cektir.Bu ingilterede 1911 deniz konvansiyonu kararından beri adet
halindedir fakat amerika’da böyle durumlarda her iki gemi için
                                                    23
 
sorumluluklar olduğu yerde gemiler arasında eşit olarak bölünür.
Bu sebeple her iki geminin kusurlu bulunduğu yerde yalnız bir
sorumluluk meydana çıkar ve bu daha az hasara uğramış teknenin daha büyük hasara uğramış tekneye eşit miktarda ödemeye , yani hasarlar arasındaki farkın %50 sine eşit  bir miktardadır.
 
2.1.14. DÖRTTE – DÖRT ÇATIŞMA KLOZU
               (FOUR – FOURTTHS R.D.C)
Sigortacıları, sigortaladıkları bir gemi tarafından yapılmış olan
hasarların değerinin dörtte üçüne kadar sorumlu olduklarının
sınırlandırılması zorunlululuğu fikri muhtemelen kaptanlar gemilerini trafikte mümkün olduğu kadar daha fazla dikkatli seyir ettirmeyle ilişkili idi. Kaptan belki büyük bir çarpışmanın dörtte birini taşımakta olduğu kanısına varacak , gemisine karşı gereksiz riziko sorumluluğu almaktan bir sahibi kaptan olarak sakınacaktır.Fakat çok eskiye gitmeden evvel gemi sahipleri bir karşılıklı sigorta kurmakla diğer gemiye ağır hasarlar  ödemek olasılığı karşısında kendilerini kuver ettiler bu durum sigortacıları dörtte üç çatışma klozuna karşılık görüşmelerinde bazı önlemler alma hareketine geçirdi ve bir sonuç olarak dörtte-dört çatışma klozu nu bir çok modern sigorta poliçeleri içine aldılar.Bu şartlara eğer bir çatışmada sadece sigortalı gemi  sorumlu ise sigortacılar yalnız dörtte üçünü değil diğer gemi tarfından maruz kalınmış kendileri tarafından sigortalanmış geminin kusuru için en yüksek miktara kadar bütün hasarı ödemeyi üzerine aldı. Bununla birlikte bu mesele tamamen elden çıkmış değildir,bir çatışma için  %100 kusurlu bulunmuş olmanın rizikosundan başka diğer gemininbatmış olması ve tam kaybında sigortalı geminin sahipleri enkazın
dağıtılması yahut kaldırılması masrafları için bir liman otoritesine
sorumlu bulunabilir ve sigortacının ödemiyeceği bir faturadır.
                                                24
 
 
 
2.1.15. KARDEŞ GEMİ KLOZU (SİSTER SHİP CLAUSE)
Bu kloz sigortalanmış geminin bir kardeş gemiyle çatışması veya bu
kardeş gemiden kurtarma teklifi alması olayında eğer diğer gemi
sigortalamış gemiyle ilişkisi olmayan tamamen başka gemi sahiplerine
ait olmuş olsaydı , hangi haklara sahip olacaksa sigortalının poliçe
altında aynı haklara sahip olmasını şart koşar.
  2.1.16.DAVA VE EMEK KLOZU (sue and labaur clause)
Bu sigortaya ilave bir anlaşmadır ve sigortacıların sorumlu olabileceğizayiden ve hasardan korumada sigortalı tarafından yapılan etkenler ,hizmetler ve bağlamalar ile meydana gelen masraflar için sigortacılar karşılığını vermeye sorumludurlar.Bunun gibi masraflar ufak da olsa hakkıyla ve akla yakın olarak yapılır ve tam bir zayie ekli olarak kuver edilebilir. bu klozla altında sigortalı için sigorta edilen malların değerinin yüzde iki yüzünü almak mümkündür.

Bu konuyu yazdır

Reklam Alanı İletişim: aytemiz89@gmail.com