﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Türk Denizcileri.com - Gemi Seyri]]></title>
		<link>https://www.turkdenizcileri.com/</link>
		<description><![CDATA[Türk Denizcileri.com - https://www.turkdenizcileri.com]]></description>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 14:12:46 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Seyirle ilgili ödevler ve bitirme tezleri toplu paket]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1241</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2015 02:59:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1241</guid>
			<description><![CDATA[Bu konuda sizlere denizcilik üniversitelerinde ve liselerde hazırlanmış ödevler ve bitirme tezlerini bir paket halinde paylaşıyoruz. <br />
<br />
Paket içeriği aşağıdaki gibidir.<br />
<br />
Akıntı Seyri<br />
<br />
Astronomik Seyir<br />
Buzlu bölgelerde seyir<br />
Cyro Pusula<br />
Deniz fenerleri<br />
Deniz haritaları<br />
Deniz haritalarında kullanılan semboler ve kısaltmalar<br />
Denizde olağanüstü durumlar<br />
Düzlem seyri ile ilgili problemler<br />
Düzlem seyri resimleri<br />
Düzlem seyri ve dikkat edilecek hususlar<br />
Düzlem seyrinde kullanılan tablo ve şekiller<br />
Enlem - Boylam<br />
Fenerler<br />
Fenerler şamandıralar ve sis işaretleri<br />
Gel-Git<br />
Harita düzeltmeleri ve ilgili yayınlar<br />
Harita kullanımı<br />
Harita projeksiyonları<br />
Harita sembol ve kısaltmaları<br />
Haritanın tanımı çeşitleri ve yapımı<br />
Kılavuz seyri ve mevki koyma yöntemleri<br />
Kılavuz Seyri<br />
Köprüüstü donanımları<br />
Köprüüstü Yayınları<br />
Magnetizma ve miknatisiyet<br />
Manyetik pusula ve düzeltim elemanları<br />
Manyetik pusula düzeltimi<br />
Manyetik pusula ve CDMVT<br />
Manyetizma<br />
Matamatiksel seyir işlemleri<br />
MedCezir<br />
Navigasyonda kullanılan temel kavramlar<br />
Navigasyonla ilgili tanımlar<br />
Navigasyonun tarihçesi<br />
Pusula çeşitleri ve çalışma prensipleri<br />
Pusula ve pusula hataları<br />
Sabit seyir yardımcıları<br />
Sembol ve kısaltmalar<br />
Seyyir çeşitleri<br />
Seyir matemetiği<br />
Yelken ve salma<br />
Seyir planlaması<br />
Seyirde kullanılan ölçüler ve brimler<br />
Seyire Giriş<br />
Şamandıralar ve elektronik seyir yardımcıları<br />
Uluslararası deniz şamandıralama sistemi<br />
Yer magnetizması ve miknatisiyet<br />
Yerkürenin şekli ve kordinat sistemi<br />
Yersel seyir ile ilgili sorular ve cevaplar<br />
Yönler ve pusular<br />
Yüksek enlemlerde seyir<br />
<br />
<div class="post-code-block post-code-block--php">
	<div class="post-code-block__title">PHP Kod:</div>
	<div class="post-code-block__body" dir="ltr">
		<div dir="ltr"><code><span style="color: #0000BB">Rar&nbsp;şifresi</span><span style="color: #007700">:&nbsp;</span><span style="color: #0000BB">ClubSeamans&nbsp;<br /></span></code></div>
	</div>
</div>
<center><img src="images/gizli-icerik.png" style="vertical-align: middle;" alt="Hide Post" title="Gizli İçerek" border="0" /></center>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu konuda sizlere denizcilik üniversitelerinde ve liselerde hazırlanmış ödevler ve bitirme tezlerini bir paket halinde paylaşıyoruz. <br />
<br />
Paket içeriği aşağıdaki gibidir.<br />
<br />
Akıntı Seyri<br />
<br />
Astronomik Seyir<br />
Buzlu bölgelerde seyir<br />
Cyro Pusula<br />
Deniz fenerleri<br />
Deniz haritaları<br />
Deniz haritalarında kullanılan semboler ve kısaltmalar<br />
Denizde olağanüstü durumlar<br />
Düzlem seyri ile ilgili problemler<br />
Düzlem seyri resimleri<br />
Düzlem seyri ve dikkat edilecek hususlar<br />
Düzlem seyrinde kullanılan tablo ve şekiller<br />
Enlem - Boylam<br />
Fenerler<br />
Fenerler şamandıralar ve sis işaretleri<br />
Gel-Git<br />
Harita düzeltmeleri ve ilgili yayınlar<br />
Harita kullanımı<br />
Harita projeksiyonları<br />
Harita sembol ve kısaltmaları<br />
Haritanın tanımı çeşitleri ve yapımı<br />
Kılavuz seyri ve mevki koyma yöntemleri<br />
Kılavuz Seyri<br />
Köprüüstü donanımları<br />
Köprüüstü Yayınları<br />
Magnetizma ve miknatisiyet<br />
Manyetik pusula ve düzeltim elemanları<br />
Manyetik pusula düzeltimi<br />
Manyetik pusula ve CDMVT<br />
Manyetizma<br />
Matamatiksel seyir işlemleri<br />
MedCezir<br />
Navigasyonda kullanılan temel kavramlar<br />
Navigasyonla ilgili tanımlar<br />
Navigasyonun tarihçesi<br />
Pusula çeşitleri ve çalışma prensipleri<br />
Pusula ve pusula hataları<br />
Sabit seyir yardımcıları<br />
Sembol ve kısaltmalar<br />
Seyyir çeşitleri<br />
Seyir matemetiği<br />
Yelken ve salma<br />
Seyir planlaması<br />
Seyirde kullanılan ölçüler ve brimler<br />
Seyire Giriş<br />
Şamandıralar ve elektronik seyir yardımcıları<br />
Uluslararası deniz şamandıralama sistemi<br />
Yer magnetizması ve miknatisiyet<br />
Yerkürenin şekli ve kordinat sistemi<br />
Yersel seyir ile ilgili sorular ve cevaplar<br />
Yönler ve pusular<br />
Yüksek enlemlerde seyir<br />
<br />
<div class="post-code-block post-code-block--php">
	<div class="post-code-block__title">PHP Kod:</div>
	<div class="post-code-block__body" dir="ltr">
		<div dir="ltr"><code><span style="color: #0000BB">Rar&nbsp;şifresi</span><span style="color: #007700">:&nbsp;</span><span style="color: #0000BB">ClubSeamans&nbsp;<br /></span></code></div>
	</div>
</div>
<center><img src="images/gizli-icerik.png" style="vertical-align: middle;" alt="Hide Post" title="Gizli İçerek" border="0" /></center>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akıntı Seyri]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1240</link>
			<pubDate>Sun, 01 Mar 2015 03:49:08 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1240</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.         AKINTI SEYRİ</span><br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Denizde seyreden bir geminin amacı dilediği herhangi bir mevkiye emniyetle gidebilmesidir. Bunun için denizde her an bulunulan mevkiyi yani fix mevkiyi saptamak gerekir. Bunun tatbikatta elde edilmesi oldukça zordur. Çoğu kez fix mevki saptamak için gerekli bilgiler ve yeterli sahil maddeleri bulunmadığı durumlarda seyirci parakete mevkiini bazı düzeltmelerle MPP mevkiine çevirir. Yani DR dan daha doğru veya fiz mevkiine daha yakın bir mevki saptanır. Bu suretle parakete mevkiinden uzaklaşan geminin rota ve sürat düzeltmeleri yapılarak istenilen mevkiye gidilmesi sağlanmış olur. İşte parakete mevkiini bu tür düzeltmeye tabi tutarak yapılan seyre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI SEYRİ </span>diyoruz. Akıntı seyrinde problem çözmeye etkili olan faktörlerin tümüne de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI</span> ismi verilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1       Akıntı Nedir?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı kelimesi iki anlamda kullanılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1.1<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz suyunun yatay hareketlerinden oluşan akıntılar</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Okyanus kitle akıntıları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Med-Cezir(Gel-Git) akıntısı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Rüzgar akıntısı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Rüzgarlar</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Kuvvetli denizler</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değişik nedenlerle geminin su üzerinde kayması yani DR iz hattından sapmasıdır. Nedeni ise;</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Serdümenin hatalı dümen tutması</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Saptanamayan pusla hatası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Saptanamayan parakete hatası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Makine devirlerindeki kalibre bozukluğu</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Gemi karinasındaki hatalar (ezikler, yumrular, kıvrılmalar, sakallar gibi)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıda sıralanan bu nedenlerin tümü bilinir ve parakete mevkiine tatbik edilirse bulunacak mevki fix mevki olacaktır. Ama bu olanaksızdır. İşte bölgedeki akıntıları hesaplayarak yapılan seyre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI SEYRİ </span>adını veriyoruz. Akıntı bir vektör olarak gösterilir. Akıntı ile ilgili iki tanımın çok iyi bilinmesi gerekir. Bunlar;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span>Akıntının yönü (SET)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span>Akıntının şiddeti (DRIFT)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıntının Yönü (SET):</span>  Akıntının aktığı yöndür. Akıntı vektörünün üst kısmına SET 075º şeklinde yazılarak gösterilir. Akıntı seyrinde başvuracağımız referans kendimiz tarafında çizilecek olan akıntı üçgenidir.Akıntı daima merkezden çevreye doğrudur.(Rüzgarın tersine)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı üçgeni aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=567x165]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Şekil incelendiğinde birinci kenar SET ve DRIFT’dir ve bu vektör CD harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İkinci kenar emredilen rota ve sürat vektörüdür ve AC harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üçüncü kenar ise  (TR) iz ve SOA ortalama ilerleme süratidir ve CD harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        Sonuçta varılan D mevkii, ortalama akıntı şartlarına göre bulunan tahmini bir mevki olan EP mevkiidir. Eğer aynı anda bir fix mevki elde etmişsek Şekil 2’deki B mevkii aynı andaki DR mevkii ile arasındaki yön hakiki akıntının yönünü, mesafe ise gerçek DRIFT’i verir. Bu şekilde AB doğrultusunun yönü hakiki izi boyu ise COG’yi verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıntının Şiddeti (DRIFT):   </span>Bir akıntının saatteki sürükleme miktarıdır. Başka bir deyişle akıntının süratidir ve deniz mili olarak ifade edilir. Akıntıyı gösteren vektörün altına yani SET kelimesinin altına gelecek şekilde DRIFT …knts şeklinde yazılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4       AKINTI SEYRİNDE KULLANILAN TANIMLAR</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.1          INTENDED TRACK:</span> Kalkış mevkiinden itibaren bölgedeki akıntıyı oluşturan  etkenler göz önüne alınarak bulunan EP mevki arasındaki yöndür.Şekil 2 incelendiğinde;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TR(iz):  </span>Kalkış mevkii ile akıntı hesabı yapılarak bulunan EP mevki arasında hakiki kuzeyden 360ºye kadar saat yönünde ölçülen yön seyirde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZ</span> olarak tanımlanır ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TR </span>kısaltması ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.3    SOA(Ortalama İlerleme Sürati):  </span>EP mevkiine istenilen zamanda gidebilmek için iz (TR) üzerinde birim zamanda kat edilen mesafedir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=567x239]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image004.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Vektöryel olarak bulacağımız set ve drift değerleri bize hakiki akıntının set ve drift değerini veriyor ise sonuçta bulacağımız mevki o takdirde fix mevki olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.4    ACTUAL TRACK (HAKİK İZ):  </span>Kalkış mevkii ile varış mevkiinin gerçek yönüdür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.5    COG (Toprağa Nazaran Rota):  </span>Hakiki izin 000º den 360º ye kadar saat yönünde ölçülen yönüdür. (Course Over Ground)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.6  SOG(Toprağa Nazaran Sürat): </span>Hakiki iz üzerindeki bir hareketin sürati olup daima mil cinsinden belirtilir. Çeşitli etkenler nedeniyle suya nazaran yapılan süratten farklıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.7    EMREDİLEN ROTA:  </span>DR iz hattının yönünde emredilen rotadır.C harfi ile gösterilir.Bu rota üzerindeki emredilen sürate de EMREDİLEN SÜRAT denir ve S harfi ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.8    SET:</span>  Bir akıntının etki yaptığı yani gemiyi sürüklediği yöne denir ve hakiki yön ile belirtilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.9    DRIFT:  </span>Bir akıntının knot veya saatte deniz mili olarak sürüklenme süratine denir. DRIFT veya D harfi ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.5       SEYREDİLEN BİR ROTADAKİ AKINTININ SET VE DRIFT’İNİ BULMAK</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sabit bir mevkiden itibaren, DR mevkiilerini koyarak ilerleyen bir gemi kısa bir zaman aralığından sonra bir fix mevkii elde ettiği zaman, en son elde edilen fix mevkiinin elde edildiği andaki DR mevki arasında bir fark varsa oluşan akıntının SET ve DRIFT’i şu şekilde bulunur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">         1. DR ile fix’i birleştiren hattın, DR mevkiinden itibaren yönü akıntının SET’ini</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">         2. DR ile fix mevkiiyi birleştiren hattın mil cinsinden uzunluğu ölçülüp, ilk fix zamanı ile son fix zamanı farkına böldüğümüzde elde edeceğimiz değer o bölgedeki akıntının DRIFT’i olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">       ÖRNEK:   </span>Bir gemi 05 45’te koyduğu fix mevkiden itibaren 050º rotasına 15 kts ile seyretmiştir. Saat 18 15’te ikinci bir fiz mevkii koyduğunda son fiz ile DR mevki arasında (18 15 deki DR) 7.5 millik bir fark olduğu görülmüştür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTENENLER:  </span>Bölgedeki akıntının SET ve DRIFT’i nedir?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ÇÖZÜM:   </span>Şekil 3’te gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x233]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image006.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.6       AKINTILI BİR SAHADA R.fix MEVKİ BULUŞ</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Normal R.fix mevki buluştan farkı;geçen zaman süreci içerisinde akıntının sürükleme miktarı kadar mevkii hattını akıntı yönünde ilerletmektir. Önce akıntı yokmuş gibi mevki hattı kaydırılır sonra buluna mevki hattı kaydırılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖRNEK:  </span>012º rotasına 12 knots ile seyretmekte olan bir gemi bir A fenerini saat 15 00 da 311º’de ,saat 15 20 de 245º  de kerteriz etmiştir.Sahadaki bilinen akıntının SET’i  030º DRIFT’i 3 knots dur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTENENLER:   </span>15 20 deki R.fix mevkiyi haritaya plotlayınız</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇÖZÜM:   </span>Şekilde gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x540]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image008.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.7       AKINTI SEYRİNDE KARŞIMIZA ÇIKAN DURUMLAR:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı seyrinde tatbikatta 3 tip durumla karşılaşırız. Bunlar:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i bilinirken, belirli bir süratle veya istenilen bir süratle gemi hangi rotaya seyretmelidir ki sonuçta kalkış noktasına göre istenilen istikamette bulunsun?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">2. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i belli iken, aralarındaki mesafe ve yön bilinen iki nokta arasında verilen zaman içerisinde seyretmemiz için emredilen rota ve sürat ne olmalıdır?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">3. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i belli olan bir sahada belirli bir emredilen rota ve süratte seyredersek, TR ve SOA değerleri ne olur?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.8       RÜZGÂR AKINTISININ HESAPLANMASI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Genellikle denizler üzerinde esen rüzgarlar yelken etkisi dışında bir de rüzgar akıntısı oluştururlar. Bu akıntının SET ve DRIFT’ini bulmada aşağıdaki yöntemlerden yararlanılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   Örneğin sert bir kuzey rüzgarı her ne kadar güneye doğru eserse de oluşturacağı rüzgar akıntısının yönü genel güney değildir.Bu yönü hesaplamada dünyanın dönüşü nedeniyle oluşan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CORIOLIUS</span> kuvvet ve bu kuvvete bağlı olarak akıntının hızını hesaplamada kullanılan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ECKMAN’</span>ın spirali yardımcı olur. Şöyle ki <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CORILIOUS</span> kuvvet nedeniyle kuzey yarımkürede rüzgar akıntısının yönü rüzgarın gittiği yöne göre açık denizde 40º, sahile yakın yerlerde 20º sağa doğrudur.Güney yarımkürede ise bu hareket aynı açısal değerlerde ancak sola doğrudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Örneğin Yıldız fırtınası açık denizdeyken kuzey yarım kürede 220º’lik bir SET, güney yarım kürede ise 140º’lik SET’i olan akıntıya sebep olur.Sahile yakın yerlerde ise aynı fırtınanın rüzgar akıntısının SET’i kuzey yarım kürede 200º, güney yarım kürede ise 160º’dir (Şekil 5)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   Ortalama rüzgar akıntısının hızı, rüzgar hızının yaklaşık %2’ sidir. Ancak daha hassas hız hesabı aşağıdaki şekilde yapılır</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vc= Velocity of Current</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vw=      “        “  Wind</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vc= (0.02 \ karekök sin.LAT) x Vw</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=345x337]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image010.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.9       AKINTI ÖLÇÜMÜ İÇİN LANGRANGIAN METODU</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir cisim ya da maddenin su içindeki hareketinin incelenmesi yöntemine dayanır. En basit yöntem yoğunluğu sudan hafif bir cismi suya atarak kat ettiği mesafenin tahmini ile hız tespitidir. İkinci bir yöntem ise kuvvetli bir boya olan Rhodamin-B maddesinin suya atılıp yayılımının incelenmesidir.  Bu yöntemle bölgenin akıntı haritası dahi çıkarılabilir. Dalgalı bir denizde eğer kıyıdan giriliyorsa dalış kıyıdan başlamalı ve yüzeyden geri dönülmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.10     OKYANUS KİTLE AKINTILARI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Denizler arasındaki yoğunluk farkına neden olan bazı faktörler tuzluluk,basınç,sıcaklık ve sudaki biyolojik maddelerdir. İşte denizlerdeki bu yoğunluk farkları nedeniyle sular kitle halinde yatay olarak hareket etmektedir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Genel olarak bilinen denizlerin bu akıntılara etken olan karakterleri şöyledir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                                            Yıllık Sühunet Ortalaması         Tuzluluk Oranı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">KARADENİZ                                 :          12 ºC                             (%18-%20)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">AKDENİZ                           :          14–15 ºC                       (%38,1)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">ATLANTİK OKYANUSU  :                       8 ºC                            (%36,3)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">KIZIL DENİZ                      :                       18 ºC                          (%41)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">TUZ GÖLÜ                         : Bulunduğu Mevkiiye Göre    (%150)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                                                           Değişir</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Deniz suyunun yoğunluğu 0 ºde 1 atmosfer basınçta 1.02 dir. Bu yoğunluk için tuzluluk miktarı %36.5 tir. Yukarıda açıklana yoğunluk farkları denizler arasındaki sabit kitle akıntılarına neden olmuştur.Ayrıca kitle akıntıları dışında dünya üzerinde mevcut istasyoner sabit basınç merkezlerinin oluşturduğu atmosferik şartlara tabii akıntılar da vardır. Örnek olarak Atlantik Okyanusunda LABRADOR,GOLF STREAM,KUZEY EKVATOR,GÜNEY EKVATOR ve BREZİLYA akıntıları.Pasifik’te Asya kıyısında OYA-JIVO,JAPON,KUZEY-GÜNEY EKVATOR,AVUSTURALYA ve PERU akıntıları sayılabilir.Hint okyanusunda ise GÜNEY EKVATOR ile AGULHAS Akıntılarına rastlanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bizim boğazlarımızda sabit olan Akdeniz’den Karadeniz’e doğru sıcak su akıntılarıyla bu akıntıya karşıt yönde üst tabakalardan akan soğuk su yani Karadeniz Akıntısı vardır. Bu akıntılar boğaz trafiğini etkileyecek kadar kuvvetlidir. Bu nedenle İstanbul Boğazından geçecek gemlerin İstanbul Liman Kılavuzu nu çok iyi etüt etmeleri gerekir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.11     MED-CEZİR AKINTILARI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Güneş,ay ve 30 kadar gök cisminin med-cezir oluşturucu çekim etkisi ile su seviyesinin yükselmesi ve alçalması sonucunda,o sahil boyunca ,körfezlerde ve nehir ağızlarında akıntılar oluşur.Suları bu alçalıp yükselmesi sonucunda meydana gelen akıntılara MED-CEZİR akıntıları denir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x376]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image012.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Suların karaya doğru yatay hareketlerine med (Flood Current) akıntısı, sahilden denize doğru olan hareketlerine de CEZİR (EBB Current) akıntısı denir.Akıntı yönünü değiştirdiği zaman bu ikisi arasında yatay hareketin olmadığı yani akıntının bulunmadığı yaklaşık 30 dakika kadar süren zamana da durgun su (Slack Water) zamanı diyoruz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sığ koy ve körfezleri bulunan bir sahil boyunca genellikle yüksek ve alçak su ile durgun su arasında küçük bir fark vardır. Ancak dar bir boğazla, okyanuslarla irtibatı olan büyük körfezlerde med-cezir akıntısı en çok 7 saatlik peryodlarda olabilir. Bu nedenle sahil boyunca olan yüksek ve alçak suda akıntı en büyük süratle akar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Med-cezir etkisi ile oluşan akıntılar için iki durum söz konusudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Küçük med ve cezirlerin meydana geldiği alan, büyük bir geçit ile denizle bağlantılıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span>  Büyük med ve cezirlerin oluştuğu alan küçük bir geçit ile denizle irtibatlı olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Durum:</span> Geçitte akıntının sürati, med ve cezirin yüksekliği çok süratli değiştiği zaman, maksimum değerdedir. Yani bu, yüksek su ile alçak suyun tam ortasındaki zaman olur. Bu alandaki su dışarıdaki su ile yaklaşık aynı seviyeyi korur. Med akıntısı yükselme ile cezir akıntısı da alçalma ile beraber düşer.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci Durum: </span>Geçitte akıntının sürati,yüksek su veya alçak su olmadığı zaman maksimum değerdedir. Çünkü hareketin oluşması için suyun direnci en büyüktür.Böyle durumlarda med akıntısı genellikle alçak sudan yaklaşık 3 saat sonra ve cezir akıntısı da yüksek sudan 3 saat sonra başlar ve durgun suda yüksek ve alçak suların yaklaşık ortasında oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Med-Cezir olayının olduğu nehirlerin düz kısımlarında akıntı,genellikle nehrin ortasında en yüksek süratle akar.Fakat eğri kısımda çok süratli akıntı eğrinin dış kısmına (kenarına) doğru akar ve burada en derin sular bulunur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ters akıntılar ve girdaplar boğazların sahillerine yakın ve özellikle koylarında ve burunlarında oluşur. Bunları bilmek seyirciye kolaylık sağlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.12     Türkiye’de Akıntılar: </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akdeniz buharlaşmadan dolayı kaybettiği su miktarının ancak üçte birini, buraya akan nehirlerden temin eder. Geri kalanı Atlantik'ten giren büyük ölçüde su kütlesidir. Buna bir miktar Karadeniz'den Boğazlar yoluyla gelen su da ilave olur. Cebelitarık Boğazı'ndan giren bu satıh akıntısı, tüm Afrika sahili boyunca, günde 13 ila 16 mil civarı bir süratle doğu yönde akar. Mısır'dan sonra İsrail, Lübnan sahillerini takiben kuzeye döner, kuvveti de azalır. Anadolu'nun güney yakası boyunca, batıya doğru hafif, hafif akar, sahilin coğrafyasına uyup Ege kıyılarında kuzeye döner. Kuzeye çıkan akıntı, Çandarlı körfezi önlerinde batıya yönelir, Çanakkale'den inen akıntı ile birleşip Ege'nin batı tarafında, güneybatı yönünde, Mora yarım adasının altına kadar iner. Burada akıntının bir kısmı Adriyatik'e çıkar, diğeri yine Afrika sahillerindeki akıntıya karışır ve böylece doğu Akdeniz'de saat yelkovanının aksi yönünde dönen bir iç akıntı oluşur.Bu genel akıntı bazı geniş körfezler içinde veya adalar arasında, daha değişik ve sahili takip eden yönlere döner. Kuvvetli rüzgarlar, bilhassa uzun süreli güney ve kuzey fırtınaları, bu akıntının hem yönünü,hem süratini büyük ölçüde etkiler. Kuzey fırtınalarında, orta ve bilhassa Batı Ege'de akıntılar, güney ve güneybatı yönde epey süratli akar, İkaria ile Mikonos Adaları arası veya Kafirevs Boğazında olduğu gibi. Bu hallerde, sahillerimiz boyunca kuzeye çıkan akıntı durur veya çok hafifler. Ona mukabil Ekimden Marta kadar esen kuvvetli güney fırtınaları, kuzey yönlü akıntıyı kuvvetlendirir. Hatta Kuzey Ege'ye yığılan denizler, Çanakkale boğazında güneye akan normal satıh akıntısını durdurup, terse bile döndürür. Hava kırılınca, Kuzey Ege'de biriken bu su, güneye doğru daha kuvvetli akar. Buharlaşma sonucu, tuz miktarı ve yoğunluğu artan su,dibe iner ve bir kısmı Cebelitarık'tan Atlantik'e, diğeri de Çanakkale'den Karadeniz'e ters dip akıntısı olarak çıkar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.         BUZLU SULARDA SEYİR</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.1       Buz Konusunda Kaptanın Görevi:</span><br />
            <br />
SOLAS 1974’e göre, her gemi kaptanı, kendi rotası üzerinde veya yakınında buzlanma olduğunda rapor etmeli, tehlike bölgeden iyice uzaklaşacak şekilde rotasını değiştirmeli veya gece azaltılmış bir hızla gitmelidir.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Aşağıdaki konular raporda belirtilmelidir;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">a.         Tehlikeli buz/buzlanma ile karşılaşıldığında,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Buzun tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Buzun mevkisi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Gözlemin yapıldığı tarih ve saat (UT).</div>
b.    Hava sıcaklığı donma sıcaklığının altında iken fırtına şiddetindeki rüzgarın gemilerde sebep olduğu şiddetli buzlanma oluşumu ile karşılaşıldığında;<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Hava ve deniz suyu sıcaklığı,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Rüzgarın yönü ve kuvveti,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Geminin mevkii,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Gözlemelerin tarihi ve saati (UT).</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.2       Uluslar arası Buz Devriyesi </span>(International Ice Patrol)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buz/buzlanma raporları Arctic, Iceland, Baltic Sea, E coast of Canada Gulf of Saint Lawrence, Gulf of Alaska, Bering Sea, Sea fo Okhotsk Sea of Japon and Antarctica için etkili buzlanma olduğunda yayınlanır. Bu raporların ayrıntıları ve yayınlanan telsiz istasyonları Admiralty List of Radio Signals Vol.5’te verilmektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">“International Ice Patrol” servisini Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenlik Teşkilatı (USCG) işletir ve bu işin masrafını 1974 Solas Konvensiyonuna imza atan Devletler tarafından toplanır. Bu servisin ana amacı, Kuzey Atlantik’te Grand Banks of Newfoundland yakınındaki deniz buzu ve buzdağı limitleri ve sahası konusunda gemileri uyarmaktır. Servis buz/buzlanma mevsimi süresince Şubat sonu veya Mart başından yaklaşık Haziranın sonuna kadar hizmet verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Uluslar arası buz devriyesi, Titanic gemisinin 1912 yılında batması sonucu 1913’de toplanan SOLAS için uluslar arası konvensiyon tarafından 1914’te kurulmuştur. Titanic ilk seferinde bir buz dağına çarpması sonucu batmış ve 1513 kişinin ölümüne neden olmuştur. 1960 ve 1974 yıllarında SOLAS Konvensiyonularında varılan antlaşmaya uygun olara, “Uluslar arası Buz Devriyesi”, yayınlamakla sorumlu olan U.S.Coast Guard tarafından yürütülmektedir. Belle Isle Boğazı da dahil olan Labrador ve New-foundland sahil suları ve St. Lawrence Körfezi için buz durumlarıyla ilgili bilgi ECAREG  (Eastern Canada Traffic System) Canada tarafından herhangi bir sahil güvenlik telsiz istasyonu vasıtasıyla Aralık ayından Haziran ayının sonuna kadar toplanır. Bu bölgeler için deniz buz bilgileri Dartmouth, Nova Scotia, Sydney, Halifax, St. John’s marine radio da bulunan buz operasyonları zabiti tarafından edinilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            1916-1918- ve 1941-1945 savaş yılları döneminde bu keşfi geçici olarak durdurulmuştur. İkinci dünya savaşı sonrasında keşif gücüne uçaklar katılmıştır. Bugün uçaklar keşif araştırması görevinin büyük bir bölümünü üstlenmektedirler. Her buz mevsiminde hava keşif incelemeleri, buz dağlarının denize doğru genişliğinin güney-doğu, güney ve güney-batı sınırlarını tespit etmek için Grand Banks off Newfoundland  bölgelerinde yapılır. USCG uçakları, bilinen sisli bölgelerde buz dağlarını tespite ve keşfe yardım etmek için radarlar kullanılır. Buz gözlem raporları, Grand Banks bölgelerinden geçen gemiler tarafından istenir ve toplanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz raporlarına ilave olarak, rutin hava raporu yayınlamayan gemi kaptanlarından 40[sup]o[/sup]-52[sup]o[/sup]N enlemleri ile 38[sup]o[/sup]-58[sup]o[/sup]W boylamları arasında (Ice Patrol Operations Area) iken, her altı saatte bir Buz Devriyesi’ne deniz suyu yüzey sıcaklığı ve hava raporları yapması istenir. Buz raporları Inmarsat Kod 42 kullanılarak ücretsiz temin edilebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz Devriyesi faaliyetleri Connecticut, Grotan ve Avery Point’teki operasyon merkezleri tarafından yönlendirilir. Buz devriyesi tüm verileri toplar ve sürüklenen ve bölünen buz dağlarını tahmin ve analiz eden bir bilgisayar modeline bu verileri yükler. Buz Devriyesi operasyon bölgesinin genişliğinin büyük olmasından dolayı buz dağları nadiren gözlenir. Örnek tahminler, tüm bilinen buzların sınırlarını koymada çok büyük önem taşır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buz devriyesi faaliyetlerine ait bültenler, buz mevsimi boyunca Boston, Massachusetts; St.John’s, Newfoundland  ve radyo istasyonlarından günde iki defa yayınlanır. Bu bültenler Inmarsat vasıtasıyla da alınabilir. Buz dağları, bilinen buz sınırları dışında gözlenirse, özel seyir uyarıları, düzenli programlanan bültenler arasında yayınlanır. Buz bültenlerindeki buz dağı mevkileri 12 saat aralıklarla güncelleştirilir. Bu bilgiler, bölgede yayın yapan Navtex istasyonları tarafından da yayınlanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.3       Deniz Buzlarının Tipleri</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz buzu </span>(Sea ice): Deniz suyunun donması ile meydana gelen, denizde bulunan her çeşit buza deniz buzu denir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yeni buz </span>(New ice): Frazil ice, grease ice, slush ve shuga gibi son zamanlarda oluşmuş buzlar için kullanılan genel bir terim. Buz tipleri yüzerken belli bir şekil alan ve sadece bir haftalık olan buz kristallerinden oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nilas :</span> İnce elastik yapıda olan, dalgaların üzerinde kolaylıkla bükülen, basınç altına birbirine kenetlenen parmaklar gibi büyüyen bir buz çeşididir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç buz </span>(Young ice): 10-30 cm. kalınlığında olan Nilas’tan ilk-yıl buzuna geçiş aşamasında bulunan buz tipidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk-yıl buzu </span>(First-year ice): Genç buzdan sonra oluşan, sadece bir kış mevsimi boyunca oluşma gösteren buz tipidir; kalınlığı 30 cm. ile 2 m. Arasındadır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eski buz </span>(Old ice): En az bir yaz mevsimi erime gösteren buz tipidir. İkinci yıl buzuna ve yıllanmış buza dönüşebilir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci-yıl buzu </span>(Second-year ice): Sadece bir yaz mevsimi erime gösteren eski buzdur. İlk yıl buzundan daha kalın, daha az yoğunluktadır ve suyun yüzeyinde daha yüksek durur. Yıllanmış buzun aksine, yaz erimesi sonucu üzerinde düzenli bir çok göletçikler oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            Yıllanmış buz</span> (Multiyear ice): En az iki yaz erimesi gören eski buzdur.</div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.4       Buz Formları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pancake ice-</span>seyre engel olmayan ve yeni oluşmaya başlayan buz tabakası. 10 cm. kalınlığında ve 30 cm.-3 m. Çapında yuvarlak buz formlarıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ice cake-</span>genişliği 20 metreden az ve üzeri düz formda olan buz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Floe-</span> genişliği 20 metre veya daha fazla ve üzeri düz formda olan buz. 20 m ile 8 km. arasında değişik büyüklüklerde bulunan çeşitleri vardır. (smal flore, medium floe, big floe, vast floe, giant filoe, batture floes gibi.)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fast ice-</span>sahil kenarında oluşup orada veya karaya, buz duvarına, bir buz önüne, sığlıklar veya oturmuş buz dağları arasında bağlı kalan buz formudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Groundet ice-</span>sığ sularda oturan yüzen buzlardır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.5       Buz oluşumları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oluşum oranı</span> (concentration): Tüm bölgenin bir kısmı olarak buz tarafından kaplanan su yüzeyi miktarını belirten, ondalıkla ifade edilen oran. Toplam oluşum mevcut olan gelişmenin tüm aşamalarını içerir. Kısmi oluşum buzun özel bir formuna veya özel bölümün miktarına aittir ve sadece toplamın bir kısmını temsil eder.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Consolidated ice-</span> 10/10 oluşum oranında ve floe buzları ile birlikte donan, yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Compact ice-</span> üzerinden hiçbir suyun görünmediği ve 10/10 oluşum oranındaki yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Close ice-</span> 7/10-8/10  oluşum oranında bulunan ve birbirleriyle temas halinde olan  floe buzlarından oluşan yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Open ice-</span> 4/10-6/10  oluşum oranında bulunan ve birbirleriyle temas halinde olmayan yüzen buzdur. (Genellikle bitişik olmayan floe buzları)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Open warter-</span> 1/10  daha az oluşum oranında bulunan, serbestçe seyir yapılabilen geniş su bölgeleridir. Kara oluşumlu hiçbir buz bulunmaz. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Berg water-</span> kara oluşumlu buzların bulunabileceği, serbestçe seyir yapılabilen su bölgesi. Diğer buz türlerinin toplam oluşum oranı 1/10’dan daha azdır. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İce free-</span> hiçbir buzun bulunmadığı bölge. Herhangi bir buz çeşidi varsa, o bölge için bu terim kullanılmaz. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6       Gemilerde Buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üst yapı buzlanması, üst yapının ve donanımın yerine ve boyutuna olduğu gibi yükleme koşullarına, meteorolojik şartlara ve rüzgarlı havalardaki geminin durumuna bağlı karışık bir süreçtir. Buz oluşumunun daha fazla bilinen bir sebebi, geminin üst yapısı üzerinde su damlacıklarının birikimidir. Bu damlalar, ilerlerken geminin oluşturduğu dalga kırılmaları ile rüzgarın püskürtmesi sonucu meydana gelir. Buz oluşumu ayrıca, yağan karın miktarı, deniz sisi, ani sıcaklık düşüşü durumlarında ve geminin süt yapısına temas eden yağmur damlalarının donması sonucu meydana gelir. Buz oluşumu bazen güvertede kalan ve gemide nakledilen su ile oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Geminin buzlanması, rüzgar ve denizlere bağlı olarak geminin rotasının etkisidir ve genellikle şu bölgelerde şiddetli olarak görülür: baş bodoslama, küpeşteler, punteler, üst yapı ve güverte binalarının rüzgar yönüne bakan kısımları, zincir loçaları, demirler, güverte donanımı, baş kasara ve kıç kasara, lumbar kapakları, telsiz antenleri, ıstralya halatları, çarmıh halatları, direkler, serenler ve benzen donanımlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bazı durumlarda, gemilerin üst yapılarında ve güvertelerinde tatlı su ya da deniz suyu ile buzlanma oluşur ve birikim yapar, bu ciddi şekilde tehlikeli olabilir. Bu şekilde buzlanma şu üç sebepten meydana gelir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Sis, nispi olarak sıcak bir deniz yüzeyinden buharlaşma ile oluşan sisin donma şartlarıyla birleşmesi dahil</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Yağmur, çisenti veya yeni yağan karın donması</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Hava sıcaklığı deniz suyu donma noktasının (yaklaşık-2[sup]o[/sup]c) altında olduğu zaman geminin üzerine gelen deniz suyu ve serpintiler.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6.1    Tatlı sudan oluşan buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sis, çisenti veya kar nedeniyle donanımların üzerinde biriken buzun ağırlığı artması ile donanım düşebilir ve geminin GM’ine negatif etki edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzlanma birikimi başladıktan hemen sonra antenler veya izolatörler üzerindeki buzlanma nedeniyle radar ve telsiz arızaları görülmüştür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buna rağmen buz miktarı, düşük sıcaklıklardaki dalgalı bir havada bir geminin üzerine büyük dalga ve serpintiler geldiği zaman oluşan buz miktarına göre azdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6.2    Deniz suyundan oluşan buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Hava sıcaklığı deniz suyunun donma noktasının altı olduğu zaman ve gemi büyük dalgalı bir denizde iken, deniz tarafından sık sık yıkanmakta olan teknenin su hattı üzerindeki kısmında ve üst yapının üzerinde önemli miktarda su buzlanacaktır. Hava ve su sıcaklıklarını düşmesi ile buzlanma miktarı hızla artabilir ve aşırı durumlarda gemilerin alabora olmasına sebep olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Hava sıcaklığı yaklaşık –2[sup]o[/sup]C veya altında iken kuvvetli rüzgarlar birlikte olması tehlikeli durumlardır; yağmurun donması ya da yağan kar miktarı tehlikeyi artırır. Rüzgar hızı 6 kuvvetinin üzerin çıktığında ve hava sıcaklığı yaklaşık –2[sup]o[/sup]C’nin daha da altına düştüğünde, buzlanma birikiminin hızı devamlı olarak aratacaktır. Ayrıca deniz suyu sıcaklığının düşmesi ile de buzlanma miktarı artar. Buzlanma birikimi miktarı ayrıca, geminin hızı, dalgalara ve rüzgara göre nispi rotası ve her geminin özel dizayn gibi faktörlere de bağlıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üst yapı buzlanması, hava sıcaklığı –2,2[sup]o[/sup]C veya daha az ve rüzgarlar 17 knt veya daha fazla iken ve bu şartların birlikte oluştuğu zamanlarda meydana gelir. Genel örnekleme ile 5 Beaufort kuvvetindeki rüzgârlar ince buzlanma, 7 kuvvetindeki rüzgarlar orta buzlanma ve 8’in üzerindeki kuvvette esen rüzgarlar şiddetli buzlanma oluşturur. Bu koşullarda, en şiddetli buz oluşumu, rüzgar ve denizin pruvadan geldiği zamanlarda yaşanır. Rüzgar bordadan ve omuzluktan estiğinde, geminin rüzgara bakan kısmı üzerinde buz daha hızlı toplanır ve bu son derece tehlikeli olan geminin bir tarafa bayılmasına neden olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.7       Buzlanma birikiminden kaçınmak</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üç değişkene bağlı olan tam doğru bir hava tahmini yapmak çok zordur. Ancak, yakında oluşacak buzlanma uyarısı alınmadıkça buzlanma bölgesine sık sık giren gemiler kaçınma hareketi yapmayabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu nedenle, hava sıcaklığı –2[sup]o[/sup]C veya altında iken her ne zaman fırtına beklendiğinde mümkün olan tüm tedbirlerin uygulanması denizcilere tavsiye olunur. Bu şartlar en çok muhtemelen kutup bölgelerinden esen rüzgârla meydana gelir, fakat yeterli soğuk havayı taşıyacak herhangi bir yönden de olabilir. Eğer bu şartlar bekleniyorsa, mümkün olduğu kadar çabuk rota daha ılık şartlara doğru değiştirilmeli veya sığınma yeri aranmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Eğer bir sığınma yerine veya daha sıcak şartlara ulaşma imkânı yoksa mümkün olan en düşük hızda rüzgâr ve denizin serpintini azaltmak için gereken pruva yönünde gidilmeli, ya da hava şartları buna müsaade etmiyorsa, rüzgarın önünde dümen tutacak kadar düşük bir hızla ilerlemektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">2.8       BUZDA SEYİR</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Denizin üzerindeki buz/buzlanma, bir buz kıran bile olsa herhangi bir gemi için engeldir. Buzda seyir konusunda tecrübeli kaptanların tavsiyesi, her formdaki buzlanmanın dayanıklılığı ve gözükmeyen gücü için sağlıklı bir ilgi geliştirmektir. Buna rağmen, iyi durumdaki gemiler yetenekli ellerle buzla kaplı sularda başarılı olarak çalıştırılabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buzda başarılı bir seyrin ilk prensibi, manevra serbestini sürdürmektir. Bir gemi buzda bir kere kapana sıkışırsa, buz nereye giderse, gemide oraya gider. Buzda seyir, büyük sabır gerektirir ve bu buz kıran eskortlu veya eskortsuz yorucu bir iş olabilir. Sınırları bilinen zor buz bölgesinin etrafındaki uzun yol, daha çok açık denizlere veya limana çıkan en hızlı ve en güvenli yoldur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Tecrübeler göstermektedir ki, daha kalın oluşumlu buz bölgelerinde gemilerin uygulamış olduğu üç temel kural şöyledir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Çok yavaş dahi olsa, geminin yolunu muhafaza etmek,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz hareketi ile çalışmaya denemek, buza karşı değil,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Aşırı hız, buzdan zarar görmek demektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyarı: </span>Aşırı hız gemilerin buzdan gördüğü hasarın en büyük sebebidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.1    Buzda Gemilerin Operasyonu İçin Gereksinimler</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzda çalışmayı amaçlayan her çeşit geminin, ileri hareket sistemi ve dümen donanımı, güvenilir ve manevra emirlerine hızlı cevap verebilen özellikte olmalıdır. Diğer taraftan, seyir ve haberleşme teçhizatları güvenilir olmalı en yüksek performansla radar kullanmayı sürdürmeye özel önem verilmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Boş ve kısmen yüklü, gemiler, mümkün olduğu kadar çok balast almalı, fakat manevra kabiliyetini azalttığı ve geminin kolay hasarlanabilir karine bölgesine buz hasarı ihtimalini artırdığı için aşırı kıça trim tavsiye edilmez. Kinistin alıcı süzgeçleri, kolay çıkarılabilir ve buz ile kardan temizlenebilir olmalıdır. İyi projektörler, buz kıran destekli veya desteksiz gece seyirlerinde görüşe yardımcı olması için mevcut olmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzla kaplı sularda gemi seyirlerinde, gecikmeler yaşanabilir ve bu yüzden, gemilerde yeterli tatlı su ikmali ve manevra akaryakıtı bulundurulmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.2    Olumsuz Çevre Şartları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Kışın yüksek enlemlerde seyir yapan gemiler ve teçhizatları aşağıdaki olumsuz çevre şartlarından etkilenirler:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük yüzey sıcaklıkları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Kuvvetli rüzgarlar</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük deniz suyu sıcaklığı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük nem oranı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>İnce buzdan katı buza kadar değişen buz şartları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Kar, sulu kar ve dolu</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Sis ve kapalı hava, özellikle deniz yüzeyine yakın olduğunda,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Hızlı ve ağır buzlanma ihtimalinin fazla ve tehlikeli olduğu durumlardaki üst yapı buzlanması.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.3    Çevredeki Buz Belirtileri</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Ice blink: (Bulutlar üzerinde buz kristallerinden ışığın yansıması nedeni ile oluşan uçuk sarı ışık topluluğu.) Bu, etrafta bir buz sahasının bulunduğunu gösteren, tamamen güvenilir, ilk belirtidir. Buzun kendisini görmeden önce bu ışık genellikle bazı zamanlarda görülür ve buzun üzerindeki bulutların aşağısındaki berrak bir yansıma olarak görünür. Bu ışığın görünürlüğü ilk karın düşmesinden sonra artar. Havanın açık olduğu günlerde Ice blink daha az belirgindir. Fakat buzun varlığını gösteren sarımsı bir ışık veya sis gibi gözükür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buzun küçük parçalarının gözükmesi, genellikle büyük buz parçalarının uzakta olmadığını gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                          </span></span>Deniz ve ölü dalganın durgun hali, bir buz sahasının rüzgâr yönünden yaklaştığı zamanlarda meydana gelir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                          </span></span>Kuzey bölgelerde ve Labrador ve Newfoundland’da sis başlangıcı, yakın çevrede buz olduğunu gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
Açık bir günde, şekillerin görünüşünde bozulmaya neden olan anormal ışık yansıması görünebilir. Buz sahası, normalde yansımasız görünebileceğinden daha uzun mesafe içerisinde görünür.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Açık suyun belirtileri aşağıda belirtilmiştir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Warker sky: Alçak bulutları üzerindeki koyu lekeler, bazen de bulutlarla kıyaslandığında siyaha yakın renktekiler altlarındaki suyun varlığını gösterir. Hava çok açık olduğunda bu belirti daha az anlaşılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Sisteki koyu noktalar benzer bir belirti verir, fakat bulutların üzerindeki yansıma kadar uzun mesafede görülebilir değildir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Yüksek enlemlerdeki bir üzerindeki koyu bir kenar, altında, yakın civardaki açık suyun daha geniş bölgelerine doğru yönelten, açık su parçalarının varlığını gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.4    Radar Kullanımı</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Radar ekranı uygun olarak yorumlandığı takdirde, radar kısıtlı görüş esnasında yapılan seyirde çok faydalı bir cihazdır. Radar ekranında, 3-4 milden daha uzaktaki buzlar zayıf bir eko olarak görünür ve en iyi mesafe sıkalası 2-3 mil içinde kalan skalalardır. Açık su bölgeleri ve düz floes buzlar radar ekranında benzer görüntüyü verirler ve böyle bir durumda, seyir zabiti ikisini birbirine karıştırabilir. Bir buz sahasında, açık bir su bölgesinin kenarı belirgin değilken, bir floes buzunun kenarı belirgindir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir mil içersinde ve karaya bağlı buz sahası, radar ekranında karanın bir parçası olarak gözükebilir. Eğer seyir zabiti radar gain düğmesini kısarsa, bu iki arasında ayırım yapabilmelidir. Buz dağların açık belirgin hedefler olarak görünmelerinden dolayı buz dağlarının aranmasında sadece radara güvenmeleriyle denizcilere tavsiye edilir. Özellikle, denizciler buzdağlarının veya buz sahası civarında seyir yaparken tedbirli olmalıdırlar. Sea clutetr düğmesi kapalı olduğunda da buzun varlığı anlaşılabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ridges:</span> Su yüzeyine yakın sıra kayalar, yakın rotalardaki gemiler ve buz yığınları radar ekranında iyi eko vermelerine rağmen, radarda benzer görüntü vermeleri birbirinden ayırt edilmesini zorlaştırır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Icebergs:</span> Radarı etkileyen sis, yağmur ve diğer koşullar haricinde buz dağları, büyüklüklerine ve çeşitlerine bağlı olarak 4-15 mil arasında mesafelerde radarda aranabilir. Buz dağları tam belirgin hedefler olarak görünmeyebilir, fakat radar ekranında buz dağının arkasındaki sektör, clutter açık olmadan görünebilir. İyi bir görüntü için 6 milden küçük bir mesafe skalası yeterlidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Growlevs:</span> Küçük buz dağlarını radarda aramak neredeyse imkânsızdır. Buzun yoğunluğu ve dalgalardan dolayı küçük bir buz dağının su yüzeyinin üzerinde görünen kısmı oldukça azdır. Bölünmedikçe, bir buz dağının üst kısmı dalgaların erozyonu ile dümdüz hale gelir ve bu radar için çok zayıf bir eko verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyarı: Küçük</span> buz dağlarının radar tarafından tespiti neredeyse imkansız olduğundan gemiler için büyük tehlike unsurudur, iyi bir gözcülük yapılmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.5    Buza Girmeden Önce Göz Önüne Alınacak Hususlar</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı ve rüzgarın etkisi altında buzlar devamlı hareket halindedir, yüzer haldeki buzlara rüzgar daha çok etki eder. Rüzgarın bir değişim ile bazen birkaç saat içinde, buz durumu tamamen değişebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sıcaklık donma noktasının düştüğü zaman buzlar birbirleriyle kaynaşır. Sıkışık olmayan kırılmış parçalar halinde ve ayrı ayrı buz kitleleri olan bir bölgede çok çabuk katı bir buz kitlesine dönüşebilir ve bu durum buz kıranlar için bile ciddi problem teşkil eder.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Uygulanabilir olduğunda, köprü üstünden gözle kestirilemeyen açık suları ve buzlar arasında uzaktaki açıklıkların/çatlakların keşfi için direkteki gözcü kulübesinde bir gözcü bulunmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buza girmeye karar vermeden önce aşağıdaki faktörlerin dikkate alınması gerekir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Yılın hangi ayında olunduğu, hava durumu ve sıcaklık,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Operasyon bölgesi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz kıranların mevcudiyeti,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Beklenen buz/buzlanma tipine göre geminin buz klası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Tekne, makine ve teçhizatın durumu ve yakıt, yedek parça ve kumanya durumu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Tekne, makine ve teçhizatın durumu ve yakıt, yedek parça ve kumanya durumu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Geminin çektiği su, pervane üzerindeki su derinliği, dümen ve pervanenin tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Köprü üstündeki sorumlu kişinin buzda seyir konusunda tecrübesi.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Tasarlanan orijinal rotalarda modern çelik gemilerle yapılacak bir seyire ince yeni buz izin verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Geminin buz klasına göre, kalınlaşmış bir yıllık buzda veya eski buzda başarılı olmayabilir, ya rüzgar veya akıntının değişmesi ile şartlarda düzelme oluncaya kadar ya da bir kuzkıran gemisi gelinmeye kadar, akıllı denizciler durup beklemesi gerekir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.6    Gemilerin Bağımsız Seyretmesi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeterli güçteki buz klâslı olan gemi 6/10–7/10 oluşum oranındaki ilk yıl buzu boyunca seyredebilirken, yaklaşık 12 knt açık su hızıyla seyreden buz klâslı olmayan gemiler kısmen hafif buz şartlarıyla kuşatılabilirler. Buz klâslı gemiler, rota tavsiyesinden başka hiçbir yardım almaksızın, bağımsızca seyredebilirler.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.7    Buza Girmek</span></div>
            <br />
Yetkili makam tarafından uygun bir rapor etme sistemiyle tavsiye edilen rota, en son mevcut bilgileri içerir ve gemi kaptanlarının rotalarını buna göre düzenlemeleri tavsiye edilir. Buzda seyirle ilgili aşağıdaki notlar dikkate alınmalıdır:<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Uzun olmasına rağmen alternatif bir rota varsa, buza girmeyiz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buzun zorluğunu küçümsemek oldukça tehlikeli ve çok kolaydır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Başlangıç etkisini almak için buza düşük hızda giriniz; girer girmez, ilerlemeye ve geminin kontrolüne devam etmek için hızı artırınız.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Her zaman için “tam yol tornistan” yapmaya hazır olunuz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Gün batımından sonra, köprü üstünde kolaylıkla kontrol edilebilen güçlü projektörler olmaksızın, yüzen küçük buz parçalarının arasında seyretmek denenmemelidir. Eğer zayıf rüyet seyre engel olursa, ana makineyi tamamen durdurmaktansa, buzun zararını azaltmak için pervaneyi yavaşça döndürerek durdurmak daha uygundur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Pervaneler ve dümenler bir geminin en hassas kısımlarıdır; gemiler buzda, daima dümen ortada ve çok dikkatle tornistan yapmalıdırlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Bir buz kütlesindeki tüm buz türleri (buz dağları, küçük buzdağı parçaları) akıntıya tabi iken, buz kütlesinin kendisi rüzgara tabidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Bağımsız olarak seyreden bir gemi, buzlar tarafından kuşatıldığında serbest kalabilmesi için genellikle bir buz kıranın yardımına ihtiyaç duyar. Bununla beraber, balastlı gemiler bir taraftan diğer tarafa balast pompalayarak ve transfer ederek kendi kendilerine serbest kalabilirler. Geminin serbest kalması için, triminde veya yana yatmasındaki çok küçük değişiklikler yeterli olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Gemi kaptanı bir buz kılavuz servisinden hizmet talep edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.8    Buzda Gitmek</span></div>
            <br />
Baştanbaşa buzlu bir bölgede seyir yapmaya kalkışmadan önce, buzun tipi, kalınlığı, sertliği, buz kütlesinin büyüklüğü ve konsantrasyonunun tespit edilmesi önemlidir. Bu sadece gözle yapılabilir.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzun sertliğini tahmin etmek son derece tehlikeli ve çok kolaydır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeni yağan kardan sonra oluşan buzlanmak çok zor anlaşılır. Buzlar arasında bir seyir yapılırken en fazla dikkat ve tecrübe gereklidir. Buzlanma nadiren muntazamdır. Yüzer buz durumunda farklı tiplerde olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Özellikle üst kısımlarında denizin erozyon etkisini taşıyan, kalın büyük buz kitlesinin kırılması ile oluşan buz yığınlarından uzak durulmalıdır. Bunların su altında kalan kısımlarının uzantısı vardır, aşırı derece kuvvetli ve az bir ihmalle erimeden etkilenmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Eğer üzeri düz büyük bir buz bloğunun üzerinden geminin rotası tasarlanıyorsa, çok çürük/zayıf olmadıkça, asla kırmaya kalkışılmamalıdır. İmkân varsa, en iyisi etrafından dolaşmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Üzeri düz bir buz (floe) ile çatışmaktan sakınılmayabilinir, baş bodoslama ile düz bir şekilde vurulmalıdır. Bir sıyırıp geçme darbesi baş taraf kaplama saclarına hasar verebilir ve geminin aniden yönünü değiştirmesi ile buzun yanından diğer bir sıyırma darbesine veya gemini kıçı buzun içine doğru savrulmuş olacağından dümen ve pervanelerin hasarlanmasına sebep olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Eğer ince veya hafif buzla kaplı geniş bir bölgede seyir yapılacaksa, kaptan özellikle Kuzey kutbuna yakın sularda (Arctic) hafif buzun arasına düz veya sert buzun kırılmış parçaları ile birden bire karşılaşabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz olan bölgeleri geçerken rüyet düştüğü zaman veya gece vakti, geminin pruvasındaki buzu denizcinin görüp de tanımlayıncaya kadar gemi durdurulmalı veya hızı azaltılmalıdır. Hava karadıktan sonra normal olarak buzda seyir yapmaya çalışılmamalıdır, eğer teşebbüs edilirse, iyi projektörlerin olması önemlidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.9    Buzda hız</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzun çarpmasındaki vurma kuvveti, geminin tonajına ve hızına bağlıdır ve hızın karesi ile değişir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu nedenle buz içindeki hız son derece önemlidir. Eğer gemi çok yavaş bir hızla yol alırsa tehlike etrafını kuşatacaktır, eğer çok hızlı giderse düz buzlarla çarpışmaktan dolayı geminin hasarlanma tehlikesi olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Değişik buz oluşumlarının olduğu yerde, bir gemi fazla kalın olmayan buz parçalarından oluşan kapalı buzdan (close ice) geçerken, daha kapalı bir buza girerken makine devrini azaltmalıdır. Eğer makine devrini muhafaza ederse, gemi daha açık suları geçer gibi yol kazanacak ve kapalı bir buza tekrar girmek için üzerinde çok daha fazla yol olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.10  Makineleri ve dümeni kullanmak</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Her zaman, makinelerin tam yol tornistana çalışma için hazırlıklı olmalıdır. Pervaneler bir geminin hasarlanması en mümkün olan kısmıdır.Gemiler buzda geri giderken son derece dikkatli olmalı ve dümen her zaman ortada olmalıdır. Yoğun buz/buzlanma nedeniyle bir gemi durdurulursa, dümen ortalanmalı ve makineler çok az ileri çalışır durumda tutulmalıdır. Bu, geminin kıç tarafının buzdan neta olmasını sağlayacak ve geminin geri gelmesine imkan sağlayacaktır, belirli şeyleri yaptıktan sonra pervaneler buzdan neta olacaktır. Bir geminin altına buz girerse, geminin hızı derhal çok yavaşa düşürülmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Dümen sadece acil durumlarda kullanılmalıdır. Buzdan seyir yaparken özellikle buzlar arasındaki açık yol ve su kısımlarında, buzun içinde kıçı çevirebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Dümenin sık sık kullanılması özellikle alabanda durumunda, geminin buz içindeki seyrini yavaşlatma etkisi yapar. Bu, makinelerin devrini düşürmekten kaynaklanan geminin dümen dinleme hızında kayıp olmaksızın hızı azaltmak için sık sık avantaj olarak kullanılabilir. Buna rağmen birçok dümen, bir buz kıranı takip ederken veya buzun içinde giderken geminin tamamen durmasına sevk edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.11  Demirlemek</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ağır bir buz/buzlanma oluşumunun içinde demirlemekten kaçınılmalıdır. Eğer buz hareket ederse, buz kitlesinin büyük gücü demiri kopartabilir. Ufak buz parçalarının, ince buz veya geniş bir alana dağılmış düz buzların olduğu yer gibi, şartlar demirlemeye müsait olduğunda demir atılmalı, fakat rüzgarın buzları geminin üstüne doğru biriktirme tehdidi nedeniyle ana makineler ve ırgatlar her an kullanılmaya hazır tutulmalıdır.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.         AKINTI SEYRİ</span><br />
<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Denizde seyreden bir geminin amacı dilediği herhangi bir mevkiye emniyetle gidebilmesidir. Bunun için denizde her an bulunulan mevkiyi yani fix mevkiyi saptamak gerekir. Bunun tatbikatta elde edilmesi oldukça zordur. Çoğu kez fix mevki saptamak için gerekli bilgiler ve yeterli sahil maddeleri bulunmadığı durumlarda seyirci parakete mevkiini bazı düzeltmelerle MPP mevkiine çevirir. Yani DR dan daha doğru veya fiz mevkiine daha yakın bir mevki saptanır. Bu suretle parakete mevkiinden uzaklaşan geminin rota ve sürat düzeltmeleri yapılarak istenilen mevkiye gidilmesi sağlanmış olur. İşte parakete mevkiini bu tür düzeltmeye tabi tutarak yapılan seyre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI SEYRİ </span>diyoruz. Akıntı seyrinde problem çözmeye etkili olan faktörlerin tümüne de <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI</span> ismi verilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1       Akıntı Nedir?</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı kelimesi iki anlamda kullanılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1.1<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz suyunun yatay hareketlerinden oluşan akıntılar</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Okyanus kitle akıntıları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Med-Cezir(Gel-Git) akıntısı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Rüzgar akıntısı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Rüzgarlar</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Kuvvetli denizler</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değişik nedenlerle geminin su üzerinde kayması yani DR iz hattından sapmasıdır. Nedeni ise;</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Serdümenin hatalı dümen tutması</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Saptanamayan pusla hatası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Saptanamayan parakete hatası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span></span>Makine devirlerindeki kalibre bozukluğu</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                   </span></span></span>Gemi karinasındaki hatalar (ezikler, yumrular, kıvrılmalar, sakallar gibi)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yukarıda sıralanan bu nedenlerin tümü bilinir ve parakete mevkiine tatbik edilirse bulunacak mevki fix mevki olacaktır. Ama bu olanaksızdır. İşte bölgedeki akıntıları hesaplayarak yapılan seyre <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AKINTI SEYRİ </span>adını veriyoruz. Akıntı bir vektör olarak gösterilir. Akıntı ile ilgili iki tanımın çok iyi bilinmesi gerekir. Bunlar;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span>Akıntının yönü (SET)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span>Akıntının şiddeti (DRIFT)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıntının Yönü (SET):</span>  Akıntının aktığı yöndür. Akıntı vektörünün üst kısmına SET 075º şeklinde yazılarak gösterilir. Akıntı seyrinde başvuracağımız referans kendimiz tarafında çizilecek olan akıntı üçgenidir.Akıntı daima merkezden çevreye doğrudur.(Rüzgarın tersine)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı üçgeni aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=567x165]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Şekil incelendiğinde birinci kenar SET ve DRIFT’dir ve bu vektör CD harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">İkinci kenar emredilen rota ve sürat vektörüdür ve AC harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üçüncü kenar ise  (TR) iz ve SOA ortalama ilerleme süratidir ve CD harfleri ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        Sonuçta varılan D mevkii, ortalama akıntı şartlarına göre bulunan tahmini bir mevki olan EP mevkiidir. Eğer aynı anda bir fix mevki elde etmişsek Şekil 2’deki B mevkii aynı andaki DR mevkii ile arasındaki yön hakiki akıntının yönünü, mesafe ise gerçek DRIFT’i verir. Bu şekilde AB doğrultusunun yönü hakiki izi boyu ise COG’yi verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.3<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">      </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıntının Şiddeti (DRIFT):   </span>Bir akıntının saatteki sürükleme miktarıdır. Başka bir deyişle akıntının süratidir ve deniz mili olarak ifade edilir. Akıntıyı gösteren vektörün altına yani SET kelimesinin altına gelecek şekilde DRIFT …knts şeklinde yazılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4       AKINTI SEYRİNDE KULLANILAN TANIMLAR</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.1          INTENDED TRACK:</span> Kalkış mevkiinden itibaren bölgedeki akıntıyı oluşturan  etkenler göz önüne alınarak bulunan EP mevki arasındaki yöndür.Şekil 2 incelendiğinde;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.2<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">        </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TR(iz):  </span>Kalkış mevkii ile akıntı hesabı yapılarak bulunan EP mevki arasında hakiki kuzeyden 360ºye kadar saat yönünde ölçülen yön seyirde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İZ</span> olarak tanımlanır ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TR </span>kısaltması ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.3    SOA(Ortalama İlerleme Sürati):  </span>EP mevkiine istenilen zamanda gidebilmek için iz (TR) üzerinde birim zamanda kat edilen mesafedir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=567x239]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image004.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Vektöryel olarak bulacağımız set ve drift değerleri bize hakiki akıntının set ve drift değerini veriyor ise sonuçta bulacağımız mevki o takdirde fix mevki olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.4    ACTUAL TRACK (HAKİK İZ):  </span>Kalkış mevkii ile varış mevkiinin gerçek yönüdür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.5    COG (Toprağa Nazaran Rota):  </span>Hakiki izin 000º den 360º ye kadar saat yönünde ölçülen yönüdür. (Course Over Ground)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.6  SOG(Toprağa Nazaran Sürat): </span>Hakiki iz üzerindeki bir hareketin sürati olup daima mil cinsinden belirtilir. Çeşitli etkenler nedeniyle suya nazaran yapılan süratten farklıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.7    EMREDİLEN ROTA:  </span>DR iz hattının yönünde emredilen rotadır.C harfi ile gösterilir.Bu rota üzerindeki emredilen sürate de EMREDİLEN SÜRAT denir ve S harfi ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.8    SET:</span>  Bir akıntının etki yaptığı yani gemiyi sürüklediği yöne denir ve hakiki yön ile belirtilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.4.9    DRIFT:  </span>Bir akıntının knot veya saatte deniz mili olarak sürüklenme süratine denir. DRIFT veya D harfi ile gösterilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.5       SEYREDİLEN BİR ROTADAKİ AKINTININ SET VE DRIFT’İNİ BULMAK</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sabit bir mevkiden itibaren, DR mevkiilerini koyarak ilerleyen bir gemi kısa bir zaman aralığından sonra bir fix mevkii elde ettiği zaman, en son elde edilen fix mevkiinin elde edildiği andaki DR mevki arasında bir fark varsa oluşan akıntının SET ve DRIFT’i şu şekilde bulunur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">         1. DR ile fix’i birleştiren hattın, DR mevkiinden itibaren yönü akıntının SET’ini</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">         2. DR ile fix mevkiiyi birleştiren hattın mil cinsinden uzunluğu ölçülüp, ilk fix zamanı ile son fix zamanı farkına böldüğümüzde elde edeceğimiz değer o bölgedeki akıntının DRIFT’i olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">       ÖRNEK:   </span>Bir gemi 05 45’te koyduğu fix mevkiden itibaren 050º rotasına 15 kts ile seyretmiştir. Saat 18 15’te ikinci bir fiz mevkii koyduğunda son fiz ile DR mevki arasında (18 15 deki DR) 7.5 millik bir fark olduğu görülmüştür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTENENLER:  </span>Bölgedeki akıntının SET ve DRIFT’i nedir?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> ÇÖZÜM:   </span>Şekil 3’te gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x233]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image006.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.6       AKINTILI BİR SAHADA R.fix MEVKİ BULUŞ</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Normal R.fix mevki buluştan farkı;geçen zaman süreci içerisinde akıntının sürükleme miktarı kadar mevkii hattını akıntı yönünde ilerletmektir. Önce akıntı yokmuş gibi mevki hattı kaydırılır sonra buluna mevki hattı kaydırılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖRNEK:  </span>012º rotasına 12 knots ile seyretmekte olan bir gemi bir A fenerini saat 15 00 da 311º’de ,saat 15 20 de 245º  de kerteriz etmiştir.Sahadaki bilinen akıntının SET’i  030º DRIFT’i 3 knots dur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İSTENENLER:   </span>15 20 deki R.fix mevkiyi haritaya plotlayınız</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÇÖZÜM:   </span>Şekilde gösterilmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x540]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image008.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.7       AKINTI SEYRİNDE KARŞIMIZA ÇIKAN DURUMLAR:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı seyrinde tatbikatta 3 tip durumla karşılaşırız. Bunlar:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">1. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i bilinirken, belirli bir süratle veya istenilen bir süratle gemi hangi rotaya seyretmelidir ki sonuçta kalkış noktasına göre istenilen istikamette bulunsun?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">2. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i belli iken, aralarındaki mesafe ve yön bilinen iki nokta arasında verilen zaman içerisinde seyretmemiz için emredilen rota ve sürat ne olmalıdır?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">3. Ortalama akıntının SET ve DRIFT’i belli olan bir sahada belirli bir emredilen rota ve süratte seyredersek, TR ve SOA değerleri ne olur?</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.8       RÜZGÂR AKINTISININ HESAPLANMASI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Genellikle denizler üzerinde esen rüzgarlar yelken etkisi dışında bir de rüzgar akıntısı oluştururlar. Bu akıntının SET ve DRIFT’ini bulmada aşağıdaki yöntemlerden yararlanılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   Örneğin sert bir kuzey rüzgarı her ne kadar güneye doğru eserse de oluşturacağı rüzgar akıntısının yönü genel güney değildir.Bu yönü hesaplamada dünyanın dönüşü nedeniyle oluşan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CORIOLIUS</span> kuvvet ve bu kuvvete bağlı olarak akıntının hızını hesaplamada kullanılan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ECKMAN’</span>ın spirali yardımcı olur. Şöyle ki <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CORILIOUS</span> kuvvet nedeniyle kuzey yarımkürede rüzgar akıntısının yönü rüzgarın gittiği yöne göre açık denizde 40º, sahile yakın yerlerde 20º sağa doğrudur.Güney yarımkürede ise bu hareket aynı açısal değerlerde ancak sola doğrudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Örneğin Yıldız fırtınası açık denizdeyken kuzey yarım kürede 220º’lik bir SET, güney yarım kürede ise 140º’lik SET’i olan akıntıya sebep olur.Sahile yakın yerlerde ise aynı fırtınanın rüzgar akıntısının SET’i kuzey yarım kürede 200º, güney yarım kürede ise 160º’dir (Şekil 5)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">   Ortalama rüzgar akıntısının hızı, rüzgar hızının yaklaşık %2’ sidir. Ancak daha hassas hız hesabı aşağıdaki şekilde yapılır</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vc= Velocity of Current</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vw=      “        “  Wind</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Vc= (0.02 \ karekök sin.LAT) x Vw</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=345x337]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image010.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.9       AKINTI ÖLÇÜMÜ İÇİN LANGRANGIAN METODU</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir cisim ya da maddenin su içindeki hareketinin incelenmesi yöntemine dayanır. En basit yöntem yoğunluğu sudan hafif bir cismi suya atarak kat ettiği mesafenin tahmini ile hız tespitidir. İkinci bir yöntem ise kuvvetli bir boya olan Rhodamin-B maddesinin suya atılıp yayılımının incelenmesidir.  Bu yöntemle bölgenin akıntı haritası dahi çıkarılabilir. Dalgalı bir denizde eğer kıyıdan giriliyorsa dalış kıyıdan başlamalı ve yüzeyden geri dönülmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.10     OKYANUS KİTLE AKINTILARI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Denizler arasındaki yoğunluk farkına neden olan bazı faktörler tuzluluk,basınç,sıcaklık ve sudaki biyolojik maddelerdir. İşte denizlerdeki bu yoğunluk farkları nedeniyle sular kitle halinde yatay olarak hareket etmektedir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Genel olarak bilinen denizlerin bu akıntılara etken olan karakterleri şöyledir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                                            Yıllık Sühunet Ortalaması         Tuzluluk Oranı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">KARADENİZ                                 :          12 ºC                             (%18-%20)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">AKDENİZ                           :          14–15 ºC                       (%38,1)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">ATLANTİK OKYANUSU  :                       8 ºC                            (%36,3)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">KIZIL DENİZ                      :                       18 ºC                          (%41)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">TUZ GÖLÜ                         : Bulunduğu Mevkiiye Göre    (%150)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                                                           Değişir</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Deniz suyunun yoğunluğu 0 ºde 1 atmosfer basınçta 1.02 dir. Bu yoğunluk için tuzluluk miktarı %36.5 tir. Yukarıda açıklana yoğunluk farkları denizler arasındaki sabit kitle akıntılarına neden olmuştur.Ayrıca kitle akıntıları dışında dünya üzerinde mevcut istasyoner sabit basınç merkezlerinin oluşturduğu atmosferik şartlara tabii akıntılar da vardır. Örnek olarak Atlantik Okyanusunda LABRADOR,GOLF STREAM,KUZEY EKVATOR,GÜNEY EKVATOR ve BREZİLYA akıntıları.Pasifik’te Asya kıyısında OYA-JIVO,JAPON,KUZEY-GÜNEY EKVATOR,AVUSTURALYA ve PERU akıntıları sayılabilir.Hint okyanusunda ise GÜNEY EKVATOR ile AGULHAS Akıntılarına rastlanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bizim boğazlarımızda sabit olan Akdeniz’den Karadeniz’e doğru sıcak su akıntılarıyla bu akıntıya karşıt yönde üst tabakalardan akan soğuk su yani Karadeniz Akıntısı vardır. Bu akıntılar boğaz trafiğini etkileyecek kadar kuvvetlidir. Bu nedenle İstanbul Boğazından geçecek gemlerin İstanbul Liman Kılavuzu nu çok iyi etüt etmeleri gerekir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.11     MED-CEZİR AKINTILARI:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Güneş,ay ve 30 kadar gök cisminin med-cezir oluşturucu çekim etkisi ile su seviyesinin yükselmesi ve alçalması sonucunda,o sahil boyunca ,körfezlerde ve nehir ağızlarında akıntılar oluşur.Suları bu alçalıp yükselmesi sonucunda meydana gelen akıntılara MED-CEZİR akıntıları denir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=566x376]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image012.jpg[/img]</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Suların karaya doğru yatay hareketlerine med (Flood Current) akıntısı, sahilden denize doğru olan hareketlerine de CEZİR (EBB Current) akıntısı denir.Akıntı yönünü değiştirdiği zaman bu ikisi arasında yatay hareketin olmadığı yani akıntının bulunmadığı yaklaşık 30 dakika kadar süren zamana da durgun su (Slack Water) zamanı diyoruz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sığ koy ve körfezleri bulunan bir sahil boyunca genellikle yüksek ve alçak su ile durgun su arasında küçük bir fark vardır. Ancak dar bir boğazla, okyanuslarla irtibatı olan büyük körfezlerde med-cezir akıntısı en çok 7 saatlik peryodlarda olabilir. Bu nedenle sahil boyunca olan yüksek ve alçak suda akıntı en büyük süratle akar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Med-cezir etkisi ile oluşan akıntılar için iki durum söz konusudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.</span> Küçük med ve cezirlerin meydana geldiği alan, büyük bir geçit ile denizle bağlantılıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.</span>  Büyük med ve cezirlerin oluştuğu alan küçük bir geçit ile denizle irtibatlı olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Durum:</span> Geçitte akıntının sürati, med ve cezirin yüksekliği çok süratli değiştiği zaman, maksimum değerdedir. Yani bu, yüksek su ile alçak suyun tam ortasındaki zaman olur. Bu alandaki su dışarıdaki su ile yaklaşık aynı seviyeyi korur. Med akıntısı yükselme ile cezir akıntısı da alçalma ile beraber düşer.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci Durum: </span>Geçitte akıntının sürati,yüksek su veya alçak su olmadığı zaman maksimum değerdedir. Çünkü hareketin oluşması için suyun direnci en büyüktür.Böyle durumlarda med akıntısı genellikle alçak sudan yaklaşık 3 saat sonra ve cezir akıntısı da yüksek sudan 3 saat sonra başlar ve durgun suda yüksek ve alçak suların yaklaşık ortasında oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Med-Cezir olayının olduğu nehirlerin düz kısımlarında akıntı,genellikle nehrin ortasında en yüksek süratle akar.Fakat eğri kısımda çok süratli akıntı eğrinin dış kısmına (kenarına) doğru akar ve burada en derin sular bulunur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ters akıntılar ve girdaplar boğazların sahillerine yakın ve özellikle koylarında ve burunlarında oluşur. Bunları bilmek seyirciye kolaylık sağlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.12     Türkiye’de Akıntılar: </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akdeniz buharlaşmadan dolayı kaybettiği su miktarının ancak üçte birini, buraya akan nehirlerden temin eder. Geri kalanı Atlantik'ten giren büyük ölçüde su kütlesidir. Buna bir miktar Karadeniz'den Boğazlar yoluyla gelen su da ilave olur. Cebelitarık Boğazı'ndan giren bu satıh akıntısı, tüm Afrika sahili boyunca, günde 13 ila 16 mil civarı bir süratle doğu yönde akar. Mısır'dan sonra İsrail, Lübnan sahillerini takiben kuzeye döner, kuvveti de azalır. Anadolu'nun güney yakası boyunca, batıya doğru hafif, hafif akar, sahilin coğrafyasına uyup Ege kıyılarında kuzeye döner. Kuzeye çıkan akıntı, Çandarlı körfezi önlerinde batıya yönelir, Çanakkale'den inen akıntı ile birleşip Ege'nin batı tarafında, güneybatı yönünde, Mora yarım adasının altına kadar iner. Burada akıntının bir kısmı Adriyatik'e çıkar, diğeri yine Afrika sahillerindeki akıntıya karışır ve böylece doğu Akdeniz'de saat yelkovanının aksi yönünde dönen bir iç akıntı oluşur.Bu genel akıntı bazı geniş körfezler içinde veya adalar arasında, daha değişik ve sahili takip eden yönlere döner. Kuvvetli rüzgarlar, bilhassa uzun süreli güney ve kuzey fırtınaları, bu akıntının hem yönünü,hem süratini büyük ölçüde etkiler. Kuzey fırtınalarında, orta ve bilhassa Batı Ege'de akıntılar, güney ve güneybatı yönde epey süratli akar, İkaria ile Mikonos Adaları arası veya Kafirevs Boğazında olduğu gibi. Bu hallerde, sahillerimiz boyunca kuzeye çıkan akıntı durur veya çok hafifler. Ona mukabil Ekimden Marta kadar esen kuvvetli güney fırtınaları, kuzey yönlü akıntıyı kuvvetlendirir. Hatta Kuzey Ege'ye yığılan denizler, Çanakkale boğazında güneye akan normal satıh akıntısını durdurup, terse bile döndürür. Hava kırılınca, Kuzey Ege'de biriken bu su, güneye doğru daha kuvvetli akar. Buharlaşma sonucu, tuz miktarı ve yoğunluğu artan su,dibe iner ve bir kısmı Cebelitarık'tan Atlantik'e, diğeri de Çanakkale'den Karadeniz'e ters dip akıntısı olarak çıkar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.         BUZLU SULARDA SEYİR</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.1       Buz Konusunda Kaptanın Görevi:</span><br />
            <br />
SOLAS 1974’e göre, her gemi kaptanı, kendi rotası üzerinde veya yakınında buzlanma olduğunda rapor etmeli, tehlike bölgeden iyice uzaklaşacak şekilde rotasını değiştirmeli veya gece azaltılmış bir hızla gitmelidir.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Aşağıdaki konular raporda belirtilmelidir;</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">a.         Tehlikeli buz/buzlanma ile karşılaşıldığında,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Buzun tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Buzun mevkisi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Gözlemin yapıldığı tarih ve saat (UT).</div>
b.    Hava sıcaklığı donma sıcaklığının altında iken fırtına şiddetindeki rüzgarın gemilerde sebep olduğu şiddetli buzlanma oluşumu ile karşılaşıldığında;<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Hava ve deniz suyu sıcaklığı,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Rüzgarın yönü ve kuvveti,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Geminin mevkii,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-family: Symbol;" class="mycode_font">·<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">         </span></span></span>Gözlemelerin tarihi ve saati (UT).</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.2       Uluslar arası Buz Devriyesi </span>(International Ice Patrol)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buz/buzlanma raporları Arctic, Iceland, Baltic Sea, E coast of Canada Gulf of Saint Lawrence, Gulf of Alaska, Bering Sea, Sea fo Okhotsk Sea of Japon and Antarctica için etkili buzlanma olduğunda yayınlanır. Bu raporların ayrıntıları ve yayınlanan telsiz istasyonları Admiralty List of Radio Signals Vol.5’te verilmektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">“International Ice Patrol” servisini Amerika Birleşik Devletleri Sahil Güvenlik Teşkilatı (USCG) işletir ve bu işin masrafını 1974 Solas Konvensiyonuna imza atan Devletler tarafından toplanır. Bu servisin ana amacı, Kuzey Atlantik’te Grand Banks of Newfoundland yakınındaki deniz buzu ve buzdağı limitleri ve sahası konusunda gemileri uyarmaktır. Servis buz/buzlanma mevsimi süresince Şubat sonu veya Mart başından yaklaşık Haziranın sonuna kadar hizmet verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Uluslar arası buz devriyesi, Titanic gemisinin 1912 yılında batması sonucu 1913’de toplanan SOLAS için uluslar arası konvensiyon tarafından 1914’te kurulmuştur. Titanic ilk seferinde bir buz dağına çarpması sonucu batmış ve 1513 kişinin ölümüne neden olmuştur. 1960 ve 1974 yıllarında SOLAS Konvensiyonularında varılan antlaşmaya uygun olara, “Uluslar arası Buz Devriyesi”, yayınlamakla sorumlu olan U.S.Coast Guard tarafından yürütülmektedir. Belle Isle Boğazı da dahil olan Labrador ve New-foundland sahil suları ve St. Lawrence Körfezi için buz durumlarıyla ilgili bilgi ECAREG  (Eastern Canada Traffic System) Canada tarafından herhangi bir sahil güvenlik telsiz istasyonu vasıtasıyla Aralık ayından Haziran ayının sonuna kadar toplanır. Bu bölgeler için deniz buz bilgileri Dartmouth, Nova Scotia, Sydney, Halifax, St. John’s marine radio da bulunan buz operasyonları zabiti tarafından edinilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            1916-1918- ve 1941-1945 savaş yılları döneminde bu keşfi geçici olarak durdurulmuştur. İkinci dünya savaşı sonrasında keşif gücüne uçaklar katılmıştır. Bugün uçaklar keşif araştırması görevinin büyük bir bölümünü üstlenmektedirler. Her buz mevsiminde hava keşif incelemeleri, buz dağlarının denize doğru genişliğinin güney-doğu, güney ve güney-batı sınırlarını tespit etmek için Grand Banks off Newfoundland  bölgelerinde yapılır. USCG uçakları, bilinen sisli bölgelerde buz dağlarını tespite ve keşfe yardım etmek için radarlar kullanılır. Buz gözlem raporları, Grand Banks bölgelerinden geçen gemiler tarafından istenir ve toplanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz raporlarına ilave olarak, rutin hava raporu yayınlamayan gemi kaptanlarından 40[sup]o[/sup]-52[sup]o[/sup]N enlemleri ile 38[sup]o[/sup]-58[sup]o[/sup]W boylamları arasında (Ice Patrol Operations Area) iken, her altı saatte bir Buz Devriyesi’ne deniz suyu yüzey sıcaklığı ve hava raporları yapması istenir. Buz raporları Inmarsat Kod 42 kullanılarak ücretsiz temin edilebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz Devriyesi faaliyetleri Connecticut, Grotan ve Avery Point’teki operasyon merkezleri tarafından yönlendirilir. Buz devriyesi tüm verileri toplar ve sürüklenen ve bölünen buz dağlarını tahmin ve analiz eden bir bilgisayar modeline bu verileri yükler. Buz Devriyesi operasyon bölgesinin genişliğinin büyük olmasından dolayı buz dağları nadiren gözlenir. Örnek tahminler, tüm bilinen buzların sınırlarını koymada çok büyük önem taşır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buz devriyesi faaliyetlerine ait bültenler, buz mevsimi boyunca Boston, Massachusetts; St.John’s, Newfoundland  ve radyo istasyonlarından günde iki defa yayınlanır. Bu bültenler Inmarsat vasıtasıyla da alınabilir. Buz dağları, bilinen buz sınırları dışında gözlenirse, özel seyir uyarıları, düzenli programlanan bültenler arasında yayınlanır. Buz bültenlerindeki buz dağı mevkileri 12 saat aralıklarla güncelleştirilir. Bu bilgiler, bölgede yayın yapan Navtex istasyonları tarafından da yayınlanır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.3       Deniz Buzlarının Tipleri</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz buzu </span>(Sea ice): Deniz suyunun donması ile meydana gelen, denizde bulunan her çeşit buza deniz buzu denir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yeni buz </span>(New ice): Frazil ice, grease ice, slush ve shuga gibi son zamanlarda oluşmuş buzlar için kullanılan genel bir terim. Buz tipleri yüzerken belli bir şekil alan ve sadece bir haftalık olan buz kristallerinden oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nilas :</span> İnce elastik yapıda olan, dalgaların üzerinde kolaylıkla bükülen, basınç altına birbirine kenetlenen parmaklar gibi büyüyen bir buz çeşididir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genç buz </span>(Young ice): 10-30 cm. kalınlığında olan Nilas’tan ilk-yıl buzuna geçiş aşamasında bulunan buz tipidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk-yıl buzu </span>(First-year ice): Genç buzdan sonra oluşan, sadece bir kış mevsimi boyunca oluşma gösteren buz tipidir; kalınlığı 30 cm. ile 2 m. Arasındadır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eski buz </span>(Old ice): En az bir yaz mevsimi erime gösteren buz tipidir. İkinci yıl buzuna ve yıllanmış buza dönüşebilir. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci-yıl buzu </span>(Second-year ice): Sadece bir yaz mevsimi erime gösteren eski buzdur. İlk yıl buzundan daha kalın, daha az yoğunluktadır ve suyun yüzeyinde daha yüksek durur. Yıllanmış buzun aksine, yaz erimesi sonucu üzerinde düzenli bir çok göletçikler oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            Yıllanmış buz</span> (Multiyear ice): En az iki yaz erimesi gören eski buzdur.</div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.4       Buz Formları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pancake ice-</span>seyre engel olmayan ve yeni oluşmaya başlayan buz tabakası. 10 cm. kalınlığında ve 30 cm.-3 m. Çapında yuvarlak buz formlarıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ice cake-</span>genişliği 20 metreden az ve üzeri düz formda olan buz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Floe-</span> genişliği 20 metre veya daha fazla ve üzeri düz formda olan buz. 20 m ile 8 km. arasında değişik büyüklüklerde bulunan çeşitleri vardır. (smal flore, medium floe, big floe, vast floe, giant filoe, batture floes gibi.)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fast ice-</span>sahil kenarında oluşup orada veya karaya, buz duvarına, bir buz önüne, sığlıklar veya oturmuş buz dağları arasında bağlı kalan buz formudur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Groundet ice-</span>sığ sularda oturan yüzen buzlardır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.5       Buz oluşumları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Oluşum oranı</span> (concentration): Tüm bölgenin bir kısmı olarak buz tarafından kaplanan su yüzeyi miktarını belirten, ondalıkla ifade edilen oran. Toplam oluşum mevcut olan gelişmenin tüm aşamalarını içerir. Kısmi oluşum buzun özel bir formuna veya özel bölümün miktarına aittir ve sadece toplamın bir kısmını temsil eder.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Consolidated ice-</span> 10/10 oluşum oranında ve floe buzları ile birlikte donan, yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Compact ice-</span> üzerinden hiçbir suyun görünmediği ve 10/10 oluşum oranındaki yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Close ice-</span> 7/10-8/10  oluşum oranında bulunan ve birbirleriyle temas halinde olan  floe buzlarından oluşan yüzen buzdur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Open ice-</span> 4/10-6/10  oluşum oranında bulunan ve birbirleriyle temas halinde olmayan yüzen buzdur. (Genellikle bitişik olmayan floe buzları)</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Open warter-</span> 1/10  daha az oluşum oranında bulunan, serbestçe seyir yapılabilen geniş su bölgeleridir. Kara oluşumlu hiçbir buz bulunmaz. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Berg water-</span> kara oluşumlu buzların bulunabileceği, serbestçe seyir yapılabilen su bölgesi. Diğer buz türlerinin toplam oluşum oranı 1/10’dan daha azdır. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İce free-</span> hiçbir buzun bulunmadığı bölge. Herhangi bir buz çeşidi varsa, o bölge için bu terim kullanılmaz. </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6       Gemilerde Buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üst yapı buzlanması, üst yapının ve donanımın yerine ve boyutuna olduğu gibi yükleme koşullarına, meteorolojik şartlara ve rüzgarlı havalardaki geminin durumuna bağlı karışık bir süreçtir. Buz oluşumunun daha fazla bilinen bir sebebi, geminin üst yapısı üzerinde su damlacıklarının birikimidir. Bu damlalar, ilerlerken geminin oluşturduğu dalga kırılmaları ile rüzgarın püskürtmesi sonucu meydana gelir. Buz oluşumu ayrıca, yağan karın miktarı, deniz sisi, ani sıcaklık düşüşü durumlarında ve geminin süt yapısına temas eden yağmur damlalarının donması sonucu meydana gelir. Buz oluşumu bazen güvertede kalan ve gemide nakledilen su ile oluşur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Geminin buzlanması, rüzgar ve denizlere bağlı olarak geminin rotasının etkisidir ve genellikle şu bölgelerde şiddetli olarak görülür: baş bodoslama, küpeşteler, punteler, üst yapı ve güverte binalarının rüzgar yönüne bakan kısımları, zincir loçaları, demirler, güverte donanımı, baş kasara ve kıç kasara, lumbar kapakları, telsiz antenleri, ıstralya halatları, çarmıh halatları, direkler, serenler ve benzen donanımlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bazı durumlarda, gemilerin üst yapılarında ve güvertelerinde tatlı su ya da deniz suyu ile buzlanma oluşur ve birikim yapar, bu ciddi şekilde tehlikeli olabilir. Bu şekilde buzlanma şu üç sebepten meydana gelir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">a.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Sis, nispi olarak sıcak bir deniz yüzeyinden buharlaşma ile oluşan sisin donma şartlarıyla birleşmesi dahil</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">b.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Yağmur, çisenti veya yeni yağan karın donması</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">c.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                  </span></span>Hava sıcaklığı deniz suyu donma noktasının (yaklaşık-2[sup]o[/sup]c) altında olduğu zaman geminin üzerine gelen deniz suyu ve serpintiler.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6.1    Tatlı sudan oluşan buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sis, çisenti veya kar nedeniyle donanımların üzerinde biriken buzun ağırlığı artması ile donanım düşebilir ve geminin GM’ine negatif etki edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzlanma birikimi başladıktan hemen sonra antenler veya izolatörler üzerindeki buzlanma nedeniyle radar ve telsiz arızaları görülmüştür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buna rağmen buz miktarı, düşük sıcaklıklardaki dalgalı bir havada bir geminin üzerine büyük dalga ve serpintiler geldiği zaman oluşan buz miktarına göre azdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6.2    Deniz suyundan oluşan buzlanma</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Hava sıcaklığı deniz suyunun donma noktasının altı olduğu zaman ve gemi büyük dalgalı bir denizde iken, deniz tarafından sık sık yıkanmakta olan teknenin su hattı üzerindeki kısmında ve üst yapının üzerinde önemli miktarda su buzlanacaktır. Hava ve su sıcaklıklarını düşmesi ile buzlanma miktarı hızla artabilir ve aşırı durumlarda gemilerin alabora olmasına sebep olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Hava sıcaklığı yaklaşık –2[sup]o[/sup]C veya altında iken kuvvetli rüzgarlar birlikte olması tehlikeli durumlardır; yağmurun donması ya da yağan kar miktarı tehlikeyi artırır. Rüzgar hızı 6 kuvvetinin üzerin çıktığında ve hava sıcaklığı yaklaşık –2[sup]o[/sup]C’nin daha da altına düştüğünde, buzlanma birikiminin hızı devamlı olarak aratacaktır. Ayrıca deniz suyu sıcaklığının düşmesi ile de buzlanma miktarı artar. Buzlanma birikimi miktarı ayrıca, geminin hızı, dalgalara ve rüzgara göre nispi rotası ve her geminin özel dizayn gibi faktörlere de bağlıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üst yapı buzlanması, hava sıcaklığı –2,2[sup]o[/sup]C veya daha az ve rüzgarlar 17 knt veya daha fazla iken ve bu şartların birlikte oluştuğu zamanlarda meydana gelir. Genel örnekleme ile 5 Beaufort kuvvetindeki rüzgârlar ince buzlanma, 7 kuvvetindeki rüzgarlar orta buzlanma ve 8’in üzerindeki kuvvette esen rüzgarlar şiddetli buzlanma oluşturur. Bu koşullarda, en şiddetli buz oluşumu, rüzgar ve denizin pruvadan geldiği zamanlarda yaşanır. Rüzgar bordadan ve omuzluktan estiğinde, geminin rüzgara bakan kısmı üzerinde buz daha hızlı toplanır ve bu son derece tehlikeli olan geminin bir tarafa bayılmasına neden olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.7       Buzlanma birikiminden kaçınmak</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Üç değişkene bağlı olan tam doğru bir hava tahmini yapmak çok zordur. Ancak, yakında oluşacak buzlanma uyarısı alınmadıkça buzlanma bölgesine sık sık giren gemiler kaçınma hareketi yapmayabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu nedenle, hava sıcaklığı –2[sup]o[/sup]C veya altında iken her ne zaman fırtına beklendiğinde mümkün olan tüm tedbirlerin uygulanması denizcilere tavsiye olunur. Bu şartlar en çok muhtemelen kutup bölgelerinden esen rüzgârla meydana gelir, fakat yeterli soğuk havayı taşıyacak herhangi bir yönden de olabilir. Eğer bu şartlar bekleniyorsa, mümkün olduğu kadar çabuk rota daha ılık şartlara doğru değiştirilmeli veya sığınma yeri aranmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Eğer bir sığınma yerine veya daha sıcak şartlara ulaşma imkânı yoksa mümkün olan en düşük hızda rüzgâr ve denizin serpintini azaltmak için gereken pruva yönünde gidilmeli, ya da hava şartları buna müsaade etmiyorsa, rüzgarın önünde dümen tutacak kadar düşük bir hızla ilerlemektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">2.8       BUZDA SEYİR</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Denizin üzerindeki buz/buzlanma, bir buz kıran bile olsa herhangi bir gemi için engeldir. Buzda seyir konusunda tecrübeli kaptanların tavsiyesi, her formdaki buzlanmanın dayanıklılığı ve gözükmeyen gücü için sağlıklı bir ilgi geliştirmektir. Buna rağmen, iyi durumdaki gemiler yetenekli ellerle buzla kaplı sularda başarılı olarak çalıştırılabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buzda başarılı bir seyrin ilk prensibi, manevra serbestini sürdürmektir. Bir gemi buzda bir kere kapana sıkışırsa, buz nereye giderse, gemide oraya gider. Buzda seyir, büyük sabır gerektirir ve bu buz kıran eskortlu veya eskortsuz yorucu bir iş olabilir. Sınırları bilinen zor buz bölgesinin etrafındaki uzun yol, daha çok açık denizlere veya limana çıkan en hızlı ve en güvenli yoldur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Tecrübeler göstermektedir ki, daha kalın oluşumlu buz bölgelerinde gemilerin uygulamış olduğu üç temel kural şöyledir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Çok yavaş dahi olsa, geminin yolunu muhafaza etmek,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz hareketi ile çalışmaya denemek, buza karşı değil,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Aşırı hız, buzdan zarar görmek demektir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyarı: </span>Aşırı hız gemilerin buzdan gördüğü hasarın en büyük sebebidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.1    Buzda Gemilerin Operasyonu İçin Gereksinimler</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzda çalışmayı amaçlayan her çeşit geminin, ileri hareket sistemi ve dümen donanımı, güvenilir ve manevra emirlerine hızlı cevap verebilen özellikte olmalıdır. Diğer taraftan, seyir ve haberleşme teçhizatları güvenilir olmalı en yüksek performansla radar kullanmayı sürdürmeye özel önem verilmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Boş ve kısmen yüklü, gemiler, mümkün olduğu kadar çok balast almalı, fakat manevra kabiliyetini azalttığı ve geminin kolay hasarlanabilir karine bölgesine buz hasarı ihtimalini artırdığı için aşırı kıça trim tavsiye edilmez. Kinistin alıcı süzgeçleri, kolay çıkarılabilir ve buz ile kardan temizlenebilir olmalıdır. İyi projektörler, buz kıran destekli veya desteksiz gece seyirlerinde görüşe yardımcı olması için mevcut olmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzla kaplı sularda gemi seyirlerinde, gecikmeler yaşanabilir ve bu yüzden, gemilerde yeterli tatlı su ikmali ve manevra akaryakıtı bulundurulmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.2    Olumsuz Çevre Şartları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Kışın yüksek enlemlerde seyir yapan gemiler ve teçhizatları aşağıdaki olumsuz çevre şartlarından etkilenirler:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük yüzey sıcaklıkları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Kuvvetli rüzgarlar</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük deniz suyu sıcaklığı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Düşük nem oranı</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>İnce buzdan katı buza kadar değişen buz şartları</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Kar, sulu kar ve dolu</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Sis ve kapalı hava, özellikle deniz yüzeyine yakın olduğunda,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Hızlı ve ağır buzlanma ihtimalinin fazla ve tehlikeli olduğu durumlardaki üst yapı buzlanması.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.3    Çevredeki Buz Belirtileri</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Ice blink: (Bulutlar üzerinde buz kristallerinden ışığın yansıması nedeni ile oluşan uçuk sarı ışık topluluğu.) Bu, etrafta bir buz sahasının bulunduğunu gösteren, tamamen güvenilir, ilk belirtidir. Buzun kendisini görmeden önce bu ışık genellikle bazı zamanlarda görülür ve buzun üzerindeki bulutların aşağısındaki berrak bir yansıma olarak görünür. Bu ışığın görünürlüğü ilk karın düşmesinden sonra artar. Havanın açık olduğu günlerde Ice blink daha az belirgindir. Fakat buzun varlığını gösteren sarımsı bir ışık veya sis gibi gözükür.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buzun küçük parçalarının gözükmesi, genellikle büyük buz parçalarının uzakta olmadığını gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                          </span></span>Deniz ve ölü dalganın durgun hali, bir buz sahasının rüzgâr yönünden yaklaştığı zamanlarda meydana gelir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                          </span></span>Kuzey bölgelerde ve Labrador ve Newfoundland’da sis başlangıcı, yakın çevrede buz olduğunu gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
Açık bir günde, şekillerin görünüşünde bozulmaya neden olan anormal ışık yansıması görünebilir. Buz sahası, normalde yansımasız görünebileceğinden daha uzun mesafe içerisinde görünür.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Açık suyun belirtileri aşağıda belirtilmiştir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Warker sky: Alçak bulutları üzerindeki koyu lekeler, bazen de bulutlarla kıyaslandığında siyaha yakın renktekiler altlarındaki suyun varlığını gösterir. Hava çok açık olduğunda bu belirti daha az anlaşılır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Sisteki koyu noktalar benzer bir belirti verir, fakat bulutların üzerindeki yansıma kadar uzun mesafede görülebilir değildir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Yüksek enlemlerdeki bir üzerindeki koyu bir kenar, altında, yakın civardaki açık suyun daha geniş bölgelerine doğru yönelten, açık su parçalarının varlığını gösterir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.4    Radar Kullanımı</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Radar ekranı uygun olarak yorumlandığı takdirde, radar kısıtlı görüş esnasında yapılan seyirde çok faydalı bir cihazdır. Radar ekranında, 3-4 milden daha uzaktaki buzlar zayıf bir eko olarak görünür ve en iyi mesafe sıkalası 2-3 mil içinde kalan skalalardır. Açık su bölgeleri ve düz floes buzlar radar ekranında benzer görüntüyü verirler ve böyle bir durumda, seyir zabiti ikisini birbirine karıştırabilir. Bir buz sahasında, açık bir su bölgesinin kenarı belirgin değilken, bir floes buzunun kenarı belirgindir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bir mil içersinde ve karaya bağlı buz sahası, radar ekranında karanın bir parçası olarak gözükebilir. Eğer seyir zabiti radar gain düğmesini kısarsa, bu iki arasında ayırım yapabilmelidir. Buz dağların açık belirgin hedefler olarak görünmelerinden dolayı buz dağlarının aranmasında sadece radara güvenmeleriyle denizcilere tavsiye edilir. Özellikle, denizciler buzdağlarının veya buz sahası civarında seyir yaparken tedbirli olmalıdırlar. Sea clutetr düğmesi kapalı olduğunda da buzun varlığı anlaşılabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ridges:</span> Su yüzeyine yakın sıra kayalar, yakın rotalardaki gemiler ve buz yığınları radar ekranında iyi eko vermelerine rağmen, radarda benzer görüntü vermeleri birbirinden ayırt edilmesini zorlaştırır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Icebergs:</span> Radarı etkileyen sis, yağmur ve diğer koşullar haricinde buz dağları, büyüklüklerine ve çeşitlerine bağlı olarak 4-15 mil arasında mesafelerde radarda aranabilir. Buz dağları tam belirgin hedefler olarak görünmeyebilir, fakat radar ekranında buz dağının arkasındaki sektör, clutter açık olmadan görünebilir. İyi bir görüntü için 6 milden küçük bir mesafe skalası yeterlidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Growlevs:</span> Küçük buz dağlarını radarda aramak neredeyse imkânsızdır. Buzun yoğunluğu ve dalgalardan dolayı küçük bir buz dağının su yüzeyinin üzerinde görünen kısmı oldukça azdır. Bölünmedikçe, bir buz dağının üst kısmı dalgaların erozyonu ile dümdüz hale gelir ve bu radar için çok zayıf bir eko verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uyarı: Küçük</span> buz dağlarının radar tarafından tespiti neredeyse imkansız olduğundan gemiler için büyük tehlike unsurudur, iyi bir gözcülük yapılmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.5    Buza Girmeden Önce Göz Önüne Alınacak Hususlar</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Akıntı ve rüzgarın etkisi altında buzlar devamlı hareket halindedir, yüzer haldeki buzlara rüzgar daha çok etki eder. Rüzgarın bir değişim ile bazen birkaç saat içinde, buz durumu tamamen değişebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Sıcaklık donma noktasının düştüğü zaman buzlar birbirleriyle kaynaşır. Sıkışık olmayan kırılmış parçalar halinde ve ayrı ayrı buz kitleleri olan bir bölgede çok çabuk katı bir buz kitlesine dönüşebilir ve bu durum buz kıranlar için bile ciddi problem teşkil eder.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Uygulanabilir olduğunda, köprü üstünden gözle kestirilemeyen açık suları ve buzlar arasında uzaktaki açıklıkların/çatlakların keşfi için direkteki gözcü kulübesinde bir gözcü bulunmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buza girmeye karar vermeden önce aşağıdaki faktörlerin dikkate alınması gerekir:</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Yılın hangi ayında olunduğu, hava durumu ve sıcaklık,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Operasyon bölgesi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buz kıranların mevcudiyeti,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Beklenen buz/buzlanma tipine göre geminin buz klası</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Tekne, makine ve teçhizatın durumu ve yakıt, yedek parça ve kumanya durumu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Tekne, makine ve teçhizatın durumu ve yakıt, yedek parça ve kumanya durumu.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Geminin çektiği su, pervane üzerindeki su derinliği, dümen ve pervanenin tipi,</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Köprü üstündeki sorumlu kişinin buzda seyir konusunda tecrübesi.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Tasarlanan orijinal rotalarda modern çelik gemilerle yapılacak bir seyire ince yeni buz izin verir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Geminin buz klasına göre, kalınlaşmış bir yıllık buzda veya eski buzda başarılı olmayabilir, ya rüzgar veya akıntının değişmesi ile şartlarda düzelme oluncaya kadar ya da bir kuzkıran gemisi gelinmeye kadar, akıllı denizciler durup beklemesi gerekir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.6    Gemilerin Bağımsız Seyretmesi</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeterli güçteki buz klâslı olan gemi 6/10–7/10 oluşum oranındaki ilk yıl buzu boyunca seyredebilirken, yaklaşık 12 knt açık su hızıyla seyreden buz klâslı olmayan gemiler kısmen hafif buz şartlarıyla kuşatılabilirler. Buz klâslı gemiler, rota tavsiyesinden başka hiçbir yardım almaksızın, bağımsızca seyredebilirler.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.7    Buza Girmek</span></div>
            <br />
Yetkili makam tarafından uygun bir rapor etme sistemiyle tavsiye edilen rota, en son mevcut bilgileri içerir ve gemi kaptanlarının rotalarını buna göre düzenlemeleri tavsiye edilir. Buzda seyirle ilgili aşağıdaki notlar dikkate alınmalıdır:<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Uzun olmasına rağmen alternatif bir rota varsa, buza girmeyiz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Buzun zorluğunu küçümsemek oldukça tehlikeli ve çok kolaydır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Başlangıç etkisini almak için buza düşük hızda giriniz; girer girmez, ilerlemeye ve geminin kontrolüne devam etmek için hızı artırınız.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Her zaman için “tam yol tornistan” yapmaya hazır olunuz.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Gün batımından sonra, köprü üstünde kolaylıkla kontrol edilebilen güçlü projektörler olmaksızın, yüzen küçük buz parçalarının arasında seyretmek denenmemelidir. Eğer zayıf rüyet seyre engel olursa, ana makineyi tamamen durdurmaktansa, buzun zararını azaltmak için pervaneyi yavaşça döndürerek durdurmak daha uygundur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Pervaneler ve dümenler bir geminin en hassas kısımlarıdır; gemiler buzda, daima dümen ortada ve çok dikkatle tornistan yapmalıdırlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Bir buz kütlesindeki tüm buz türleri (buz dağları, küçük buzdağı parçaları) akıntıya tabi iken, buz kütlesinin kendisi rüzgara tabidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Bağımsız olarak seyreden bir gemi, buzlar tarafından kuşatıldığında serbest kalabilmesi için genellikle bir buz kıranın yardımına ihtiyaç duyar. Bununla beraber, balastlı gemiler bir taraftan diğer tarafa balast pompalayarak ve transfer ederek kendi kendilerine serbest kalabilirler. Geminin serbest kalması için, triminde veya yana yatmasındaki çok küçük değişiklikler yeterli olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">-<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                     </span></span>Gemi kaptanı bir buz kılavuz servisinden hizmet talep edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.8    Buzda Gitmek</span></div>
            <br />
Baştanbaşa buzlu bir bölgede seyir yapmaya kalkışmadan önce, buzun tipi, kalınlığı, sertliği, buz kütlesinin büyüklüğü ve konsantrasyonunun tespit edilmesi önemlidir. Bu sadece gözle yapılabilir.<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzun sertliğini tahmin etmek son derece tehlikeli ve çok kolaydır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Yeni yağan kardan sonra oluşan buzlanmak çok zor anlaşılır. Buzlar arasında bir seyir yapılırken en fazla dikkat ve tecrübe gereklidir. Buzlanma nadiren muntazamdır. Yüzer buz durumunda farklı tiplerde olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Özellikle üst kısımlarında denizin erozyon etkisini taşıyan, kalın büyük buz kitlesinin kırılması ile oluşan buz yığınlarından uzak durulmalıdır. Bunların su altında kalan kısımlarının uzantısı vardır, aşırı derece kuvvetli ve az bir ihmalle erimeden etkilenmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Eğer üzeri düz büyük bir buz bloğunun üzerinden geminin rotası tasarlanıyorsa, çok çürük/zayıf olmadıkça, asla kırmaya kalkışılmamalıdır. İmkân varsa, en iyisi etrafından dolaşmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Üzeri düz bir buz (floe) ile çatışmaktan sakınılmayabilinir, baş bodoslama ile düz bir şekilde vurulmalıdır. Bir sıyırıp geçme darbesi baş taraf kaplama saclarına hasar verebilir ve geminin aniden yönünü değiştirmesi ile buzun yanından diğer bir sıyırma darbesine veya gemini kıçı buzun içine doğru savrulmuş olacağından dümen ve pervanelerin hasarlanmasına sebep olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Eğer ince veya hafif buzla kaplı geniş bir bölgede seyir yapılacaksa, kaptan özellikle Kuzey kutbuna yakın sularda (Arctic) hafif buzun arasına düz veya sert buzun kırılmış parçaları ile birden bire karşılaşabilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Buz olan bölgeleri geçerken rüyet düştüğü zaman veya gece vakti, geminin pruvasındaki buzu denizcinin görüp de tanımlayıncaya kadar gemi durdurulmalı veya hızı azaltılmalıdır. Hava karadıktan sonra normal olarak buzda seyir yapmaya çalışılmamalıdır, eğer teşebbüs edilirse, iyi projektörlerin olması önemlidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.9    Buzda hız</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Buzun çarpmasındaki vurma kuvveti, geminin tonajına ve hızına bağlıdır ve hızın karesi ile değişir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Bu nedenle buz içindeki hız son derece önemlidir. Eğer gemi çok yavaş bir hızla yol alırsa tehlike etrafını kuşatacaktır, eğer çok hızlı giderse düz buzlarla çarpışmaktan dolayı geminin hasarlanma tehlikesi olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Değişik buz oluşumlarının olduğu yerde, bir gemi fazla kalın olmayan buz parçalarından oluşan kapalı buzdan (close ice) geçerken, daha kapalı bir buza girerken makine devrini azaltmalıdır. Eğer makine devrini muhafaza ederse, gemi daha açık suları geçer gibi yol kazanacak ve kapalı bir buza tekrar girmek için üzerinde çok daha fazla yol olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.10  Makineleri ve dümeni kullanmak</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Her zaman, makinelerin tam yol tornistana çalışma için hazırlıklı olmalıdır. Pervaneler bir geminin hasarlanması en mümkün olan kısmıdır.Gemiler buzda geri giderken son derece dikkatli olmalı ve dümen her zaman ortada olmalıdır. Yoğun buz/buzlanma nedeniyle bir gemi durdurulursa, dümen ortalanmalı ve makineler çok az ileri çalışır durumda tutulmalıdır. Bu, geminin kıç tarafının buzdan neta olmasını sağlayacak ve geminin geri gelmesine imkan sağlayacaktır, belirli şeyleri yaptıktan sonra pervaneler buzdan neta olacaktır. Bir geminin altına buz girerse, geminin hızı derhal çok yavaşa düşürülmelidir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Dümen sadece acil durumlarda kullanılmalıdır. Buzdan seyir yaparken özellikle buzlar arasındaki açık yol ve su kısımlarında, buzun içinde kıçı çevirebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Dümenin sık sık kullanılması özellikle alabanda durumunda, geminin buz içindeki seyrini yavaşlatma etkisi yapar. Bu, makinelerin devrini düşürmekten kaynaklanan geminin dümen dinleme hızında kayıp olmaksızın hızı azaltmak için sık sık avantaj olarak kullanılabilir. Buna rağmen birçok dümen, bir buz kıranı takip ederken veya buzun içinde giderken geminin tamamen durmasına sevk edebilir.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8.11  Demirlemek</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">                        </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">Ağır bir buz/buzlanma oluşumunun içinde demirlemekten kaçınılmalıdır. Eğer buz hareket ederse, buz kitlesinin büyük gücü demiri kopartabilir. Ufak buz parçalarının, ince buz veya geniş bir alana dağılmış düz buzların olduğu yer gibi, şartlar demirlemeye müsait olduğunda demir atılmalı, fakat rüzgarın buzları geminin üstüne doğru biriktirme tehdidi nedeniyle ana makineler ve ırgatlar her an kullanılmaya hazır tutulmalıdır.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cyro Pusula]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1239</link>
			<pubDate>Sun, 01 Mar 2015 03:42:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1239</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">PUSULANIN TARİHÇESİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1 : İLK PUSULA</span><br />
            <span style="color: black;" class="mycode_color">Isın sülâlesi zamanında (265-419), Çinliler mıknatıslı bir iğne sayesinde "Güney"i belirleyebiliyorlardı. İğnenin bu özelliğinden yararlanmak için 424'te "Mıknatıslı arabalar" yapıldı. Bu arabalar, dikey bir eksen çevresinde dönen bir heykel taşımaktaydı. Heykel, içinde gizli bulunan bir mıknatısın etkisiyle hep güneye dönük dururdu.<br />
 Çinlilerin kendilerine mal ettikleri bu icadın gerçek mucitleri Normanlardır. Bunlar, 874'te İzlanda'yı fethetmişler; 932'de Grönland'ı keşfetmişler ve 1000 yılında -yani Kolomb'dan beş yüzyıl önce- Amerika'ya ayak basmışlardı.<br />
 Fransa'da pusuladan ilk olarak 1200'de söz edilmeye başlandı. Bunu, 1207'de İngiltere ve 1213'te İzlanda izledi. Pusulanın ilkel bir yapısı vardı o zamanlar. İlk önemli gelişmeyi gerçekleştiren Pierre de Maricourt oldu (1269). İğneyi bir mile geçirdikten sonra, bunu bir yanı saydam ve derecelenmiş bir kutunun içine yerleştirdi</span>. Böylece gemicilerin pergeli halini alan bu gereç, artık onlara etkili bir rehber olabilecek; bilinmeyen denizlere açılmalarını ve büyük keşifler çağını açmalarını sağlayacaktı.<br />
İlk denizciler,gök yüzünde kuzey tarafta görülen Kutup Yıldızını (Polaris) pusla gibi kullanarak yönlerini tayin etmişlerdir.Kutup yıldızı görülmediği zamanlar güneş,ay,rüzgar ve dalgalardan yararlanmışlar ve yönlerini rüzgara göre isimlendirmişlerdir.<br />
            Manyetik pusulanın bulunuşu günümüzden bin yıl öncesine kadar gider.Denizcilerin kullandıkları eski aletlerden biridir.Arapların pusulayı bulup Avrupa’ya getirdikleri veya daha sonra 13. Asırda Marco Polo’nun pusulayı İtalya da tanıttığı söylenir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2 : CAYRO PUSULANIN TARİHİ</span><br />
            Manyetik pusulanın güvenilir hale gelmesi daha yeni kazanılmış bir başarıdır.Denizcilerin daima Kuzeyi gösteren ve bozulmayan ,güvenilir bir pusulaya ihtiyaçları nedeniyle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cayro Pusula (Gyro Compass)</span> ancak 20. yüzyıl başlarında bulunmuştur.<br />
            1815 yılında Paris’e Leon Foucault,Yerin ekseni etrafında döndüğünü ispatlamak için meşhur sarkaç deneyini yaptıktan bir yıl sonra Rotoskop denilen ilk <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cayroskop (Gyroscope) </span>meydana geldi.Fakat cayroskopun hızla dönmesini devam ettirme güçlüğü ile ancak 50 yıl sonra , elektriğin cayroskopun hızla dönmesini devam ettirme güçlüğü ile ancak 50 yıl sonra , elektriğin cayroskopun hızlı ve düzenli dönüşünde kullanılmasına kadar, Gyro compass denizcilere faydalı olamadı.<br />
            Amerikalı Elmar A.Sperry ve Alman Anschutz-Kampfe, 20. yüzyılın başlarında kendi adları ile anılan cayro pusulaları yaptılar.<br />
            Bugün gemilerde kullanılan genellikle iki tip pusula vardır.<br />
 <br />
            1<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">.MANYETİK PUSULA (Magnetic Compass)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            2.CAYRO PUSULA (Gyro Compass)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÖLÜM 2</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">CAYRO PUSULA</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">(GYRO COMPASS)</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.1 : TANIM</span><br />
Gyro (Gyroskopein) kelimesi Fransızcada <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">gayr </span>dönme ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">skopein </span>gözlemek kelimelerinden meydana gelmiştir.Kısaca Gyro denilmektedir.<br />
Cayro kanunlarına uyumlu olarak, yerçekimi ve dünyanın dönüş süratinin; bir cayro sistemi üzerinde oluşturduğu etki sonucu, cayro ekseninin hakiki kuzey –güney doğrultusunu alması ve bu yönü muhafaza etmesi özelliğinden yararlanarak geliştirilmiş yön gösteren alettir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.2 : CAYRO KANUNLARI</span><br />
Cayroskopun hareketi cayronun iki temel kanununa dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Serbest dönen bir cayroskop cayro ekseni yönünü muhafaza eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 .</span> Serbest dönen bir cayroskopun eksenine herhangi bir kuvvet uyguladığımızda cayro ekseni bu kuvvete dik bir yön alır.<br />
Bir cayroskopun hareketinde 4 faktör etkisini gösterir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a . </span>Cayronun <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b . </span>Dünyamızın dönüş hareketi <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c . </span>Yer çekimi<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d . </span>Presisyon hareketi<br />
            Dünyamızın batıdan doğuya doğru saatte 15 derecelik açısal bir hızla dönmesinin serbest asılmış bir cayro ekseninde oluşturduğu kuvvet ; cayronun ikinci kanunu uyarınca cayro ekseni bu etki ile eğik bir yön alır ki, bu yön kuzey / güney yönüdür.Cayro ekseni genel olarak bu etkiyle kuzey / güney yönünü alması onun bir pusula şeklinde kullanılması için yeterli değildir.Çünkü bazı nedenler ile cayro ekseni gerçek kuzey-güney doğrultusunda karar kılmaz.<br />
            Bunun nedeni dünyamızın kendi ekseni etrafındaki dönüş hareketinde var olan presisyon hareketi sonucu cayro ekseni üzerinde dönüş hareketi etkisinde de kendisini hissettirir.Bu nedenle cayro eksenimiz kuzey kutbu etrafında ve tabiatıyla güney kutbu etrafında bir elips çizer.Cayronun bu hareketine presisyon hareketi denir.<br />
 [img=436x336]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg[/img]<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Pusula olarak kullanılan bu cayrolarda oluşan bu salınım hareketini önlemek maksadıyla <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Damping Sistemi </span>denilen bir sistem geliştirilmiştir.Bu sistem cayronun civalı bileşik kaplardan oluşmuştur.Bu sistemde cayronu dikey eksenine bağlı olarak presisyon hareketi nedeniyle bir yalpalama hareketine karşılık meyil ile bir kaptan diğer kapa akan civanın karşı bir kuvvet alması sonucu yalpalanma olayı gittikçe sönen bir dalga gibi artarak en sonunda cayro dönüş ekseninin gerçek kutup yönünde kalmasını sağlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Yapılan bu işleme <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">damping </span>denir.Bu suretle cayro ekseni meridyen yönünde devamlı kararlılık kazanmış olur.Pusulanın gerçek kuzeyden az da olsa farklı bir yön alması halinde oluşan hataya da damping hatası denir ki bu hata sabit hatadır.40 derece enlem civarında 1 dereceye yaklaşan bu hata Ekvatorda 0 derece olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=190x193]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image003.jpg[/img]</div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.3 : CAYRO PUSULANIN GENEL YAPISI</span><br />
            Cayro pusulalar, elektrikli ve mekanik bir cihazdır.Fakat uzun süre çalışacak tarzda imal edilmişlerdir.Yapılarında en önemli husus mekanik kısımlarda sürtünmenin aza indirilmesi ile büyük bir doğruluk derecesine ulaşılabilinir.<br />
Cayro pusulalar genellikle 4 ana elemenda oluşmuşlardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Pusulanın üerine kurulduğu örümcek (spider) elemanı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Serbest asılmış cayronun dikey eksenine asılmış olan diğer yatay eksen parçalarını taşıyan, rötörun hareketlerini pusula kartına ulaştıran parçaların bulunduğu Tayf (phantom) elemanı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Kuzeyi arayan rotor dönme ekseni hareketini pusula kartına ileten askı teli.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4 . </span>Cayronun yatay eksenine monte edilmiş bu eksenin kuzey yönü etrafındaki salınımları önleyici balistik sistem.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.4 : CAYROSKOP</span><br />
            Basit bir cayroskop şekil 1 deki gibi sürtünmesi yok denecek kadar az bir eksen etrafında dönen ağırlığı olan disk ve yalpa çemberlerinden oluşmuştur.Yalpa çemberleri ;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(1)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Dönüş eksenini<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(2)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Yatay eksenini <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(3)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Dikey / Düşey ekseni oluştururlar.<br />
Yatay ekseni, ufuk düzlemine paralel olan bir cayroskopa, hareket düzleminden farklı bir meyil verdiğimizde cayroskopun dönüş ekseni kuzey / güney yönünü muhafaza ettiği gibi yerçekimi etkisi ile yatay düzlemi  / yatay ekseni ufuk düzlemine paralelliğini muhafaza eder.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(şekil 2)</span><br />
[img=372x301]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image005.jpg[/img]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şekil 2</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">axle : </span>aks-dingil      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">flywhell : </span>teker düzeni    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">iner ring : </span>dahili halka  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">   bearing : </span>yatak     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">outerring : </span>kabuk halka   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pivot : </span>mihver    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">outerring support : </span>kabuk halka destek<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.5 : CAYRO PUSULANIN ÇALIŞTIRILMASI</span><br />
            Gemilerde kullandığımız cayrolar kendiözel talimatlarına göre çalıştırılırlarsada bugün hemen hemen her cayronun çalıştırılması için aşağıdaki genel kurallar uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Hareketten en az 4 saat önce cayro pusula rotoru hızını almalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Bütün devre süvicleri açık duruma getirilmelidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Pusula muhafazasının üst kapak kilidi fora edilerek bir kapısı açılır.Buradan bakarak düşey halkanın ve rotor muhafazasının kilitli olduğu görülmelidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4 . </span>Fantom halkası ile düşey halka her iki kulağından tutularak pusula kartı yaklaşık pruva yönünü gösterinceye kadar yavaş yavaş döndürülür.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5 . </span>Yağ penceresinden bakılarak yağ kontrolü yapılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6 . </span>Alarm süvicine basılarak faal olup olmadığı kontrol edilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7 . </span>Sürat ve enlem düzelticileri ayarlanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8 . </span>Kontrol levhasındaki kontrol süvici ON durumuna getirilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9 . </span>Kontrol levhasındaki devre kırıcı şalteri çekerek motor jenaratörü çalıştırılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10 . </span>Eğer bir rıhtımdan hareket ediliyorsa, rotor hızını alıncaya kadar (yaklaşık 10 dk) beklenir.Ondan sonra amplifayer tablosundaki takip süvici çevrilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11 . </span>Rektifayer lambalarının flamentlerinin ısınması için bir dakika beklenir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12 . </span>Rotor muhafazasının ve düşey halkanın kilitleri fora edilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13 . </span>Amplifayer tablosundaki semt motoru süvicini ON durumuna getirilerek çalıştırılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 . </span>Alarm süvici ON durumuna getirilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15 . </span>Pusulanın gemini puruva yönünü gösterdiği kontrol edilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6 : CAYRO PUSULA HATALARI VE BU HATALARIN DÜZELTİLMESİ</span><br />
            Bu gün modern gemilerde bilgisayar ile çalışan cayrolar mevcuttur.Bunlar enlem boylam tatbik edilerek çalışırlar.Ancak aşağıda belirtilen enlem, sürat ve sabit hatalarının düzeltmeleri mekank elektrikli sistemle çalışan cayrolara uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Enlem Düzeltilmesi :</span>Enlem düzeltilmesi göstergesine bulunduğunuz enlem kıymeti doğru olarak uygulanmalı ve her 3 derece enlem değişmesinde yeni enlem cayroya uygulanmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Sürat Düzeltilmesi :</span>Bu düzeltme bir çok cayrolarda doğrudan doğruya gemi paraketesinden intikal eder.Böyle olmayan gemilerde sürat düzeltilmesi el ile uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Sabit Hatanın Düzeltilmesi :</span>Cayronun bilinen sabit bir hatası olduğu taktirde pruva kaydırılmak suretiyl hata düzeltilebilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.7 : CAYRO PUSULANIN FAYDALARI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Cayro pusula hakiki kuzeyi gösterir.Hesap işleri yoktur.                                                            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 2 .</span> Magnetik pusula hata tayini ve tahsisi yoktur.                                                                                                                                                                                          <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">           3 .  </span>Repiterler yardımıyla ana cayrodaki rota değerleri istenilen her kompartımana nakledilebilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8 : CAYRO PUSULANIN TAHDİTLERİ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Enerji kaynağına ihtiyaç vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Daima kontrol ister.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>İstenilen her an için kullanılmaz .Seyirden en az 5 saat önce çalıştırmak gerekir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.9 : CAYRO PUSULA REPİTERLERİ</span><br />
            Repiterler (izleyici) hareketini ana cayrodan transmisyon sistemi yardımıyla alırlar.Transmiter esas itibariyle bir komütatör ve bir makaralı kontak hamilinden oluşmuştur.Buna sinkro sistemi de denir.Bu kontak sisteminde 12 daire parçası vadır.<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Repiterin Parçaları :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Pusula kartı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Ayar vidası<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Aydınlatma sistemi<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÖLÜM 3</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">CAYRO PUSULANIN HATALARI</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
            Bir cayro pusula ne denli iyi yapılmış olursa olsun bazen yapı hatası bazen sonradan çıkan hataları olabilir.Pusulanın bu hataları değişik yöntemlerle saptama olanağımız vardır.<br />
Cayro pusula hatasının; hakiki meridyenin ,doğu veya batısında olduğuna göre GE pusula hatası E veya W olarak değerlendirilir.Bunun için iki basit kural vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Haritadaki gerçek değerden, cayro pusulaya geçişte kural pusula hatasının değeri işareti değiştirilerek uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Cayro pusuladaki değeri haritaya geçmede ise pusula hatası aynı işaretle uygulanır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.1 : CAYRO PUSULA HATALARININ BULUNMASI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . Transitler Yardımıyla Hatanın Bulunması :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">      Örnek : </span>Bir cayro repiterinden iki maddenin alınan transit kerterizi 136,5 derecedir.Bu maddenin haritadan alınan transit kerteriz değeri ise 138 derecedir.(GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm :  </span>Hakiki kerteriz      138 <br />
                       Pusula kerterizi     136,5<br />
                  --------------------------------------<br />
                                          GE=1,5   E olur.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . Geminizin demirli veya aborda iken mevkimizin olması halinde bir maddeden tek kerteriz ile hata bulmak :</span>  <br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek : </span>Sahildeki bir fenerin cayro repiterinden alınan kerterizi 310 derecedir.Geminin hakiki mevkisinden bu fenerin haritadan ölçülen kerterizi ise 308,5 derecedir.(GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm :  </span>Pusula kerterizi     310 <br />
                      Hakiki kerterizi   -308,5<br />
               -----------------------------------------<br />
                                          GE   = 1,5 W olur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . Üç kerterizdeki mevki yardımıyla hata bulmak :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">     Örnek : </span>Aşağıda belirtilen üç maddenin cayro pusula kerterizleri kule 058 derece, fenerler 183 derece, beacon 310 derecedir.Bu kerterizleri haritaya çizdiğimizde bir mevkii üçgeni oluşmaktadır.Üçgenin ortası kesin mevkiim olduğuna göre haritadan fenerin hakiki kerterizi 185 derece olduğuna göre (GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm : </span>Hakiki kerteriz      185<br />
                     Pusula kerterizi    -183<br />
                ----------------------------------------<br />
                                     GE  =   2  E   olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">PUSULANIN TARİHÇESİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.1 : İLK PUSULA</span><br />
            <span style="color: black;" class="mycode_color">Isın sülâlesi zamanında (265-419), Çinliler mıknatıslı bir iğne sayesinde "Güney"i belirleyebiliyorlardı. İğnenin bu özelliğinden yararlanmak için 424'te "Mıknatıslı arabalar" yapıldı. Bu arabalar, dikey bir eksen çevresinde dönen bir heykel taşımaktaydı. Heykel, içinde gizli bulunan bir mıknatısın etkisiyle hep güneye dönük dururdu.<br />
 Çinlilerin kendilerine mal ettikleri bu icadın gerçek mucitleri Normanlardır. Bunlar, 874'te İzlanda'yı fethetmişler; 932'de Grönland'ı keşfetmişler ve 1000 yılında -yani Kolomb'dan beş yüzyıl önce- Amerika'ya ayak basmışlardı.<br />
 Fransa'da pusuladan ilk olarak 1200'de söz edilmeye başlandı. Bunu, 1207'de İngiltere ve 1213'te İzlanda izledi. Pusulanın ilkel bir yapısı vardı o zamanlar. İlk önemli gelişmeyi gerçekleştiren Pierre de Maricourt oldu (1269). İğneyi bir mile geçirdikten sonra, bunu bir yanı saydam ve derecelenmiş bir kutunun içine yerleştirdi</span>. Böylece gemicilerin pergeli halini alan bu gereç, artık onlara etkili bir rehber olabilecek; bilinmeyen denizlere açılmalarını ve büyük keşifler çağını açmalarını sağlayacaktı.<br />
İlk denizciler,gök yüzünde kuzey tarafta görülen Kutup Yıldızını (Polaris) pusla gibi kullanarak yönlerini tayin etmişlerdir.Kutup yıldızı görülmediği zamanlar güneş,ay,rüzgar ve dalgalardan yararlanmışlar ve yönlerini rüzgara göre isimlendirmişlerdir.<br />
            Manyetik pusulanın bulunuşu günümüzden bin yıl öncesine kadar gider.Denizcilerin kullandıkları eski aletlerden biridir.Arapların pusulayı bulup Avrupa’ya getirdikleri veya daha sonra 13. Asırda Marco Polo’nun pusulayı İtalya da tanıttığı söylenir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2 : CAYRO PUSULANIN TARİHİ</span><br />
            Manyetik pusulanın güvenilir hale gelmesi daha yeni kazanılmış bir başarıdır.Denizcilerin daima Kuzeyi gösteren ve bozulmayan ,güvenilir bir pusulaya ihtiyaçları nedeniyle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cayro Pusula (Gyro Compass)</span> ancak 20. yüzyıl başlarında bulunmuştur.<br />
            1815 yılında Paris’e Leon Foucault,Yerin ekseni etrafında döndüğünü ispatlamak için meşhur sarkaç deneyini yaptıktan bir yıl sonra Rotoskop denilen ilk <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cayroskop (Gyroscope) </span>meydana geldi.Fakat cayroskopun hızla dönmesini devam ettirme güçlüğü ile ancak 50 yıl sonra , elektriğin cayroskopun hızla dönmesini devam ettirme güçlüğü ile ancak 50 yıl sonra , elektriğin cayroskopun hızlı ve düzenli dönüşünde kullanılmasına kadar, Gyro compass denizcilere faydalı olamadı.<br />
            Amerikalı Elmar A.Sperry ve Alman Anschutz-Kampfe, 20. yüzyılın başlarında kendi adları ile anılan cayro pusulaları yaptılar.<br />
            Bugün gemilerde kullanılan genellikle iki tip pusula vardır.<br />
 <br />
            1<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">.MANYETİK PUSULA (Magnetic Compass)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">            2.CAYRO PUSULA (Gyro Compass)</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÖLÜM 2</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">CAYRO PUSULA</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">(GYRO COMPASS)</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.1 : TANIM</span><br />
Gyro (Gyroskopein) kelimesi Fransızcada <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">gayr </span>dönme ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">skopein </span>gözlemek kelimelerinden meydana gelmiştir.Kısaca Gyro denilmektedir.<br />
Cayro kanunlarına uyumlu olarak, yerçekimi ve dünyanın dönüş süratinin; bir cayro sistemi üzerinde oluşturduğu etki sonucu, cayro ekseninin hakiki kuzey –güney doğrultusunu alması ve bu yönü muhafaza etmesi özelliğinden yararlanarak geliştirilmiş yön gösteren alettir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.2 : CAYRO KANUNLARI</span><br />
Cayroskopun hareketi cayronun iki temel kanununa dayanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Serbest dönen bir cayroskop cayro ekseni yönünü muhafaza eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 .</span> Serbest dönen bir cayroskopun eksenine herhangi bir kuvvet uyguladığımızda cayro ekseni bu kuvvete dik bir yön alır.<br />
Bir cayroskopun hareketinde 4 faktör etkisini gösterir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a . </span>Cayronun <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b . </span>Dünyamızın dönüş hareketi <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c . </span>Yer çekimi<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d . </span>Presisyon hareketi<br />
            Dünyamızın batıdan doğuya doğru saatte 15 derecelik açısal bir hızla dönmesinin serbest asılmış bir cayro ekseninde oluşturduğu kuvvet ; cayronun ikinci kanunu uyarınca cayro ekseni bu etki ile eğik bir yön alır ki, bu yön kuzey / güney yönüdür.Cayro ekseni genel olarak bu etkiyle kuzey / güney yönünü alması onun bir pusula şeklinde kullanılması için yeterli değildir.Çünkü bazı nedenler ile cayro ekseni gerçek kuzey-güney doğrultusunda karar kılmaz.<br />
            Bunun nedeni dünyamızın kendi ekseni etrafındaki dönüş hareketinde var olan presisyon hareketi sonucu cayro ekseni üzerinde dönüş hareketi etkisinde de kendisini hissettirir.Bu nedenle cayro eksenimiz kuzey kutbu etrafında ve tabiatıyla güney kutbu etrafında bir elips çizer.Cayronun bu hareketine presisyon hareketi denir.<br />
 [img=436x336]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.jpg[/img]<br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Pusula olarak kullanılan bu cayrolarda oluşan bu salınım hareketini önlemek maksadıyla <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Damping Sistemi </span>denilen bir sistem geliştirilmiştir.Bu sistem cayronun civalı bileşik kaplardan oluşmuştur.Bu sistemde cayronu dikey eksenine bağlı olarak presisyon hareketi nedeniyle bir yalpalama hareketine karşılık meyil ile bir kaptan diğer kapa akan civanın karşı bir kuvvet alması sonucu yalpalanma olayı gittikçe sönen bir dalga gibi artarak en sonunda cayro dönüş ekseninin gerçek kutup yönünde kalmasını sağlar.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">            Yapılan bu işleme <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">damping </span>denir.Bu suretle cayro ekseni meridyen yönünde devamlı kararlılık kazanmış olur.Pusulanın gerçek kuzeyden az da olsa farklı bir yön alması halinde oluşan hataya da damping hatası denir ki bu hata sabit hatadır.40 derece enlem civarında 1 dereceye yaklaşan bu hata Ekvatorda 0 derece olur.</div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align">[img=190x193]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image003.jpg[/img]</div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.3 : CAYRO PUSULANIN GENEL YAPISI</span><br />
            Cayro pusulalar, elektrikli ve mekanik bir cihazdır.Fakat uzun süre çalışacak tarzda imal edilmişlerdir.Yapılarında en önemli husus mekanik kısımlarda sürtünmenin aza indirilmesi ile büyük bir doğruluk derecesine ulaşılabilinir.<br />
Cayro pusulalar genellikle 4 ana elemenda oluşmuşlardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Pusulanın üerine kurulduğu örümcek (spider) elemanı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Serbest asılmış cayronun dikey eksenine asılmış olan diğer yatay eksen parçalarını taşıyan, rötörun hareketlerini pusula kartına ulaştıran parçaların bulunduğu Tayf (phantom) elemanı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Kuzeyi arayan rotor dönme ekseni hareketini pusula kartına ileten askı teli.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4 . </span>Cayronun yatay eksenine monte edilmiş bu eksenin kuzey yönü etrafındaki salınımları önleyici balistik sistem.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.4 : CAYROSKOP</span><br />
            Basit bir cayroskop şekil 1 deki gibi sürtünmesi yok denecek kadar az bir eksen etrafında dönen ağırlığı olan disk ve yalpa çemberlerinden oluşmuştur.Yalpa çemberleri ;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(1)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Dönüş eksenini<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(2)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Yatay eksenini <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(3)<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">   </span></span></span>Dikey / Düşey ekseni oluştururlar.<br />
Yatay ekseni, ufuk düzlemine paralel olan bir cayroskopa, hareket düzleminden farklı bir meyil verdiğimizde cayroskopun dönüş ekseni kuzey / güney yönünü muhafaza ettiği gibi yerçekimi etkisi ile yatay düzlemi  / yatay ekseni ufuk düzlemine paralelliğini muhafaza eder.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(şekil 2)</span><br />
[img=372x301]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image005.jpg[/img]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">şekil 2</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">axle : </span>aks-dingil      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">flywhell : </span>teker düzeni    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">iner ring : </span>dahili halka  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">   bearing : </span>yatak     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">outerring : </span>kabuk halka   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pivot : </span>mihver    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">outerring support : </span>kabuk halka destek<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.5 : CAYRO PUSULANIN ÇALIŞTIRILMASI</span><br />
            Gemilerde kullandığımız cayrolar kendiözel talimatlarına göre çalıştırılırlarsada bugün hemen hemen her cayronun çalıştırılması için aşağıdaki genel kurallar uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Hareketten en az 4 saat önce cayro pusula rotoru hızını almalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Bütün devre süvicleri açık duruma getirilmelidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Pusula muhafazasının üst kapak kilidi fora edilerek bir kapısı açılır.Buradan bakarak düşey halkanın ve rotor muhafazasının kilitli olduğu görülmelidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4 . </span>Fantom halkası ile düşey halka her iki kulağından tutularak pusula kartı yaklaşık pruva yönünü gösterinceye kadar yavaş yavaş döndürülür.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5 . </span>Yağ penceresinden bakılarak yağ kontrolü yapılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6 . </span>Alarm süvicine basılarak faal olup olmadığı kontrol edilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7 . </span>Sürat ve enlem düzelticileri ayarlanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8 . </span>Kontrol levhasındaki kontrol süvici ON durumuna getirilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9 . </span>Kontrol levhasındaki devre kırıcı şalteri çekerek motor jenaratörü çalıştırılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10 . </span>Eğer bir rıhtımdan hareket ediliyorsa, rotor hızını alıncaya kadar (yaklaşık 10 dk) beklenir.Ondan sonra amplifayer tablosundaki takip süvici çevrilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11 . </span>Rektifayer lambalarının flamentlerinin ısınması için bir dakika beklenir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12 . </span>Rotor muhafazasının ve düşey halkanın kilitleri fora edilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13 . </span>Amplifayer tablosundaki semt motoru süvicini ON durumuna getirilerek çalıştırılır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14 . </span>Alarm süvici ON durumuna getirilir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15 . </span>Pusulanın gemini puruva yönünü gösterdiği kontrol edilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.6 : CAYRO PUSULA HATALARI VE BU HATALARIN DÜZELTİLMESİ</span><br />
            Bu gün modern gemilerde bilgisayar ile çalışan cayrolar mevcuttur.Bunlar enlem boylam tatbik edilerek çalışırlar.Ancak aşağıda belirtilen enlem, sürat ve sabit hatalarının düzeltmeleri mekank elektrikli sistemle çalışan cayrolara uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Enlem Düzeltilmesi :</span>Enlem düzeltilmesi göstergesine bulunduğunuz enlem kıymeti doğru olarak uygulanmalı ve her 3 derece enlem değişmesinde yeni enlem cayroya uygulanmalıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Sürat Düzeltilmesi :</span>Bu düzeltme bir çok cayrolarda doğrudan doğruya gemi paraketesinden intikal eder.Böyle olmayan gemilerde sürat düzeltilmesi el ile uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Sabit Hatanın Düzeltilmesi :</span>Cayronun bilinen sabit bir hatası olduğu taktirde pruva kaydırılmak suretiyl hata düzeltilebilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.7 : CAYRO PUSULANIN FAYDALARI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Cayro pusula hakiki kuzeyi gösterir.Hesap işleri yoktur.                                                            <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> 2 .</span> Magnetik pusula hata tayini ve tahsisi yoktur.                                                                                                                                                                                          <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">           3 .  </span>Repiterler yardımıyla ana cayrodaki rota değerleri istenilen her kompartımana nakledilebilir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.8 : CAYRO PUSULANIN TAHDİTLERİ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Enerji kaynağına ihtiyaç vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Daima kontrol ister.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>İstenilen her an için kullanılmaz .Seyirden en az 5 saat önce çalıştırmak gerekir.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.9 : CAYRO PUSULA REPİTERLERİ</span><br />
            Repiterler (izleyici) hareketini ana cayrodan transmisyon sistemi yardımıyla alırlar.Transmiter esas itibariyle bir komütatör ve bir makaralı kontak hamilinden oluşmuştur.Buna sinkro sistemi de denir.Bu kontak sisteminde 12 daire parçası vadır.<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Repiterin Parçaları :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Pusula kartı<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Ayar vidası<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . </span>Aydınlatma sistemi<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÖLÜM 3</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">CAYRO PUSULANIN HATALARI</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
            Bir cayro pusula ne denli iyi yapılmış olursa olsun bazen yapı hatası bazen sonradan çıkan hataları olabilir.Pusulanın bu hataları değişik yöntemlerle saptama olanağımız vardır.<br />
Cayro pusula hatasının; hakiki meridyenin ,doğu veya batısında olduğuna göre GE pusula hatası E veya W olarak değerlendirilir.Bunun için iki basit kural vardır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . </span>Haritadaki gerçek değerden, cayro pusulaya geçişte kural pusula hatasının değeri işareti değiştirilerek uygulanır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . </span>Cayro pusuladaki değeri haritaya geçmede ise pusula hatası aynı işaretle uygulanır.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.1 : CAYRO PUSULA HATALARININ BULUNMASI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1 . Transitler Yardımıyla Hatanın Bulunması :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">      Örnek : </span>Bir cayro repiterinden iki maddenin alınan transit kerterizi 136,5 derecedir.Bu maddenin haritadan alınan transit kerteriz değeri ise 138 derecedir.(GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm :  </span>Hakiki kerteriz      138 <br />
                       Pusula kerterizi     136,5<br />
                  --------------------------------------<br />
                                          GE=1,5   E olur.<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 . Geminizin demirli veya aborda iken mevkimizin olması halinde bir maddeden tek kerteriz ile hata bulmak :</span>  <br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek : </span>Sahildeki bir fenerin cayro repiterinden alınan kerterizi 310 derecedir.Geminin hakiki mevkisinden bu fenerin haritadan ölçülen kerterizi ise 308,5 derecedir.(GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
      <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm :  </span>Pusula kerterizi     310 <br />
                      Hakiki kerterizi   -308,5<br />
               -----------------------------------------<br />
                                          GE   = 1,5 W olur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3 . Üç kerterizdeki mevki yardımıyla hata bulmak :</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">     Örnek : </span>Aşağıda belirtilen üç maddenin cayro pusula kerterizleri kule 058 derece, fenerler 183 derece, beacon 310 derecedir.Bu kerterizleri haritaya çizdiğimizde bir mevkii üçgeni oluşmaktadır.Üçgenin ortası kesin mevkiim olduğuna göre haritadan fenerin hakiki kerterizi 185 derece olduğuna göre (GE) cayro hatasını bulunuz.<br />
     <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çözüm : </span>Hakiki kerteriz      185<br />
                     Pusula kerterizi    -183<br />
                ----------------------------------------<br />
                                     GE  =   2  E   olur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Manyetik Pusula Düzeltme Yönergesi - ekli]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1141</link>
			<pubDate>Thu, 04 Dec 2014 20:36:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1141</guid>
			<description><![CDATA[Manyetik Pusula Düzeltme Yönergesi ile ilgili döküman ek olarak eklenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=154" target="_blank" title="">Manyetik Pusula Düzeltme Yönergesi.pdf</a>
	(Dosya Boyutu: 1.32 MB | İndirme Sayısı: 17166)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Manyetik Pusula Düzeltme Yönergesi ile ilgili döküman ek olarak eklenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=154" target="_blank" title="">Manyetik Pusula Düzeltme Yönergesi.pdf</a>
	(Dosya Boyutu: 1.32 MB | İndirme Sayısı: 17166)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Seyir Kitabı - ekli]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1140</link>
			<pubDate>Thu, 04 Dec 2014 20:34:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1140</guid>
			<description><![CDATA[Seyir kitabı ek olarak eklenmiştir<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=153" target="_blank" title="">Seyir 1.doc</a>
	(Dosya Boyutu: 167 KB | İndirme Sayısı: 157)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Seyir kitabı ek olarak eklenmiştir<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=153" target="_blank" title="">Seyir 1.doc</a>
	(Dosya Boyutu: 167 KB | İndirme Sayısı: 157)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pratik seyir Bilgileri - ekli]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1139</link>
			<pubDate>Thu, 04 Dec 2014 20:33:47 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=1139</guid>
			<description><![CDATA[Pratik seyir bilgileri ile ilgili döküman ek olarak eklenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=152" target="_blank" title="">pratik_seyir_bilgileri.pdf</a>
	(Dosya Boyutu: 416.15 KB | İndirme Sayısı: 4444)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Pratik seyir bilgileri ile ilgili döküman ek olarak eklenmiştir.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/pdf.png" title="Adobe Acrobat PDF" border="0" alt=".pdf" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=152" target="_blank" title="">pratik_seyir_bilgileri.pdf</a>
	(Dosya Boyutu: 416.15 KB | İndirme Sayısı: 4444)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Haritaların Tashihi]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=20</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 14:46:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=20</guid>
			<description><![CDATA[HARİTALARIN TASHİHİ<br />
      Haritalarda iki cins tashih vardır.Birisi büyük tashih ve diğeri küçük tashihtir.<br />
1-Büyük tashih:El ile yapılamayacak olan önemli ve büyük tashihler ( büyük tashih ) adı altında haritanın orta kısmının alt ve dış çizgisinin dışına aşağıdaki şekilde yapılır ve bu tashih yalnız harita daireleri tarafından yapılır.Mesela,<br />
      “Large correction 10.April.1937” yani ( büyük tashih.10/nisan/1937 ) demektir.<br />
      Seyir subayı yapılan büyük bir tashih hakkında hiçbir ilan ile bilgi sahibi kılınmaz. Haritanın yeniden basılmasında öğrenir. Büyük tashihi gerektiren haritalar herhangi bir sebeple değiştirilemediği taktirde emniyetle seyir ve seferi sağlamak için bu gibi büyük tashihler de “Denizcilere ilan” ile bildirilir.<br />
2-Küçük tashih:Seyir ve seferi ilgilendiren ve el ile yapılabilecek olan önemli tashihlere  ( küçük tashih ) denir.<br />
Bütün küçük tashihler “ Denizcilere ilanlarla” yayınlanır ve bildirilir. Bu ilanlar gelir gelmez, gemide mevcut ve o denizcilere ilan içeriğinde mevcut olan bütün haritaların hemen tashihi gerekir.<br />
Tashihler aşağıdaki tarzda yapılır:<br />
1)Bütün tashihler ve ilave gayet temiz olarak özel kırmızı mürekkeple haritalara yapılmalıdır.Her halde bilinen harita işaret ve kısaltmaları kullanılmalıdır.<br />
2)Tashihlerin ve sairenin silindiği her bir “Denizcilere ilanın” sayısı ve yılı haritanın sol alt köşesine aşağıdaki tarzda yazılmalıdır.<br />
1937-123-456-3260. 1938-35-168-564.<br />
3)Harita üzerine konan bilginin miktarı, o harita üzerinde esasen mevcut olana tekabül etmelidir.<br />
4)Leşlerin, maniaların, varlıkları sonradan rapor edilen sığlıkların, taranmış kanalların ve düzgün çalışmadığı rapor edilen fenerlerin karşılarına en büyük mikyaslı haritalarda yılları da yazılmalıdır. ( Eğer denizcilere ilanda yazılması gereken yıl yazılı değilse (cari yıl) yazılır.)<br />
5)Sahil haritalarında sahillere mahsus fenerler hakkında mümkün olduğu kadar fazla tafsilat konması lazımdır. Bu sahiller üzerinde bulunan limanların fenerlerinin ikinci derecedeki tafsilatından vazgeçilir.<br />
6)Sahil haritalarından daha küçük mikyaslı olan genel haritalarda liman fenerleri gösterilmez ve diğer fenerlere ait bilgiler haritanın mikyası küçüldükçe aşağıdaki yazılı sıra ile kısaltılır.<br />
a)İrtifa,   b)Safha,   c)Gruplar içinde tekerrür ve d)Görünme mesafesi.Mesela:<br />
   Gp.Fl.(3) R. ev. 20 sec.150 ft.12 M.<br />
a)Gp.Fl.(3) R. ev. 20 sec. 12 M.<br />
b)Gp.Fl.(3) R. 12 M.<br />
c)Gp.Fl. R. 12 M.<br />
d)Gp.Fl. R.<br />
7)Görünme mesafesi 15 mil ve daha fazla olan fenerlerden maadası okyanus haritalarında gösterilmez ve okyanus haritalarında fenerlerin yalnız evsafiyle rengi yazılır.<br />
8)Fenerli şamandıralar: Büyük mikyaslı haritalarda portolonlardan maadasında fenerli şamandıraların safhası gösterilmez. Normal mikyaslarda yalnız evsafı yazılır.<br />
9)Sahil haritalarında liman içindeki şamandıralarla alametler yazılmaz. Küçük mikyaslı sahil haritalarında yalnız dış şamandıralar gösterilir.<br />
10)Harita üzerine yazılacak yazılar ve saire, ait olduğu madde denizde olmadıkça, mümkün olduğu kadar deniz kısmı üzerine yazılmamalıdır. Tashihler konurken harita üzerindeki mevcut diğer bilgileri bozmamaya dikkat edilmelidir.<br />
İkaz veya met ve cezir ve saire hakkında ihtarlar konurken açıkça görünecek bir yere yazılmasına ve diğer tafsilat ile karıştırılmamasına dikkat edilmelidir.<br />
Haritayı kazımak ve silmek suretiyle hiçbir zaman tashih yapılmamalıdır.gerektiği zaman tashih edilecek tafsilatın üzerine kırmızı mürekkeple bir çizgi çizilmelidir.<br />
11)Geçici değişiklikler harita üzerine kurşun kalemle yazılmalı ve bunların karşısına veya altına ait oldukları denizcilere ilanların sayısıyla yılı aşağıdaki gibi yazılmalıdır.<br />
    __43  _ _    ( T )<br />
    1947<br />
yani, denizcilere ilan 43/ 1947 geçici diye yazılır. ( T= TEMPORARY)<br />
Keza bu yazı kurşun kalemle haritanın sol alt köşesindeki küçük tashihlere ait tarih ve altına tekrar yazılmalıdır. Bu nevi değişiklikler vukua gelince ve o değişikliklerin uygulandığını bilinen “denizcilere ilan” gelince bu değişikliğe ait hususlar kırmızı mürekkeple tashih edilmelidir. Kurşun kalemle yazılı kısımlar lastikle silinir.<br />
12)Denizcilere ilanlar, küçük tashihler için yani el ile kolaylıkla yapılabilen tashihler için yayınlanır. Mühimce tashih gerektiği zaman haritanın o kısmına ait olan tashih parçası denizcilere ilanlara bir forma halinde ilave edilir ki, bunlara blok denir. Bu bloklar kesilerek dikkatle ait olduğu haritaya yapıştırılır. Daha küçük mikyaslı haritalarda tatbiki kabil olduğu taktirde ona göre de tashih edilmelidir.<br />
YAPIŞTIRMA SURETİYLE TASHİHLER YAPILIRKEN ZAMKI VEYA KOLAYI BLOK ÜZERİNE SÜRMEYİP HARİTAYA SÜRÜLÜRSE BLOKTA ŞEKİL DEĞİŞİKLİĞİ OLDUÇA AZ OLUR.<br />
13)Bütün denizcilere ilanların birer nüshası tashihi gereken deniz kılavuz kitaplarına kesilerek yapıştırılır. Bu suretle haritanın mikyasının müsait olmadığı tafsilat için deniz kılavuz kitaplarına müracaatla doğru bilgi elde etmek kabil olur.<br />
14)Eğitim ve öğretim için kullanılıp seyir hususunda kullanılmayan haritaları ve buna benzer atlasları denizciler ilanlara göre tashih etmeye lüzum yoktur. Esasen böyle haritalara “seyirde kullanılmaz” diye damga basılmıştır.<br />
Bir haritanın sol alt köşesine bakıldığı zaman, o haritayı tashih için kullanılan denizcilere ilanların sayısı gözükür.<br />
Birden fazla tashihi gereken haritaların o mevkie ait olan en büyük mikyaslısı evvela tashih edilmelidir.<br />
<br />
<br />
HARİTA ÖLÇEKLERİ<br />
Seyirde kullandığımız haritalar gerçekte üzerinde seyir ettiğimiz denizlerin veya iç suların belli bir oranda küçültülmüş görüntüleridir. İşte yer yüzeyindeki hakiki şekil ile düzlem üzerine yansıtılan haritada ki şekil arasındaki bu küçültülme oranına o haritanın ölçeği denir. Bütün deniz haritalarında şu üç ölçek tipinden biri veya birkaçı bulunabilir;<br />
1. Tabii Ölçek: Bir bayağı kesir ile gösterilir. Bir haritanın tabii ölçeğinin paydasındaki rakam büyüdükçe ölçeği küçülür. Genellikle bütün haritalarda bu ölçek tipi bulunur.<br />
2. Adedi Ölçek: 1cm=1km gibi haritanın altına yazılır. Bir haritanın adedi ölçeği 1cm=1km ise tabii ölçeği 1/100.000 olur. <br />
3. Grafik Ölçek: Liman haritalarının hemen hemen hepsinde bulunur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HARİTALARIN TASHİHİ<br />
      Haritalarda iki cins tashih vardır.Birisi büyük tashih ve diğeri küçük tashihtir.<br />
1-Büyük tashih:El ile yapılamayacak olan önemli ve büyük tashihler ( büyük tashih ) adı altında haritanın orta kısmının alt ve dış çizgisinin dışına aşağıdaki şekilde yapılır ve bu tashih yalnız harita daireleri tarafından yapılır.Mesela,<br />
      “Large correction 10.April.1937” yani ( büyük tashih.10/nisan/1937 ) demektir.<br />
      Seyir subayı yapılan büyük bir tashih hakkında hiçbir ilan ile bilgi sahibi kılınmaz. Haritanın yeniden basılmasında öğrenir. Büyük tashihi gerektiren haritalar herhangi bir sebeple değiştirilemediği taktirde emniyetle seyir ve seferi sağlamak için bu gibi büyük tashihler de “Denizcilere ilan” ile bildirilir.<br />
2-Küçük tashih:Seyir ve seferi ilgilendiren ve el ile yapılabilecek olan önemli tashihlere  ( küçük tashih ) denir.<br />
Bütün küçük tashihler “ Denizcilere ilanlarla” yayınlanır ve bildirilir. Bu ilanlar gelir gelmez, gemide mevcut ve o denizcilere ilan içeriğinde mevcut olan bütün haritaların hemen tashihi gerekir.<br />
Tashihler aşağıdaki tarzda yapılır:<br />
1)Bütün tashihler ve ilave gayet temiz olarak özel kırmızı mürekkeple haritalara yapılmalıdır.Her halde bilinen harita işaret ve kısaltmaları kullanılmalıdır.<br />
2)Tashihlerin ve sairenin silindiği her bir “Denizcilere ilanın” sayısı ve yılı haritanın sol alt köşesine aşağıdaki tarzda yazılmalıdır.<br />
1937-123-456-3260. 1938-35-168-564.<br />
3)Harita üzerine konan bilginin miktarı, o harita üzerinde esasen mevcut olana tekabül etmelidir.<br />
4)Leşlerin, maniaların, varlıkları sonradan rapor edilen sığlıkların, taranmış kanalların ve düzgün çalışmadığı rapor edilen fenerlerin karşılarına en büyük mikyaslı haritalarda yılları da yazılmalıdır. ( Eğer denizcilere ilanda yazılması gereken yıl yazılı değilse (cari yıl) yazılır.)<br />
5)Sahil haritalarında sahillere mahsus fenerler hakkında mümkün olduğu kadar fazla tafsilat konması lazımdır. Bu sahiller üzerinde bulunan limanların fenerlerinin ikinci derecedeki tafsilatından vazgeçilir.<br />
6)Sahil haritalarından daha küçük mikyaslı olan genel haritalarda liman fenerleri gösterilmez ve diğer fenerlere ait bilgiler haritanın mikyası küçüldükçe aşağıdaki yazılı sıra ile kısaltılır.<br />
a)İrtifa,   b)Safha,   c)Gruplar içinde tekerrür ve d)Görünme mesafesi.Mesela:<br />
   Gp.Fl.(3) R. ev. 20 sec.150 ft.12 M.<br />
a)Gp.Fl.(3) R. ev. 20 sec. 12 M.<br />
b)Gp.Fl.(3) R. 12 M.<br />
c)Gp.Fl. R. 12 M.<br />
d)Gp.Fl. R.<br />
7)Görünme mesafesi 15 mil ve daha fazla olan fenerlerden maadası okyanus haritalarında gösterilmez ve okyanus haritalarında fenerlerin yalnız evsafiyle rengi yazılır.<br />
8)Fenerli şamandıralar: Büyük mikyaslı haritalarda portolonlardan maadasında fenerli şamandıraların safhası gösterilmez. Normal mikyaslarda yalnız evsafı yazılır.<br />
9)Sahil haritalarında liman içindeki şamandıralarla alametler yazılmaz. Küçük mikyaslı sahil haritalarında yalnız dış şamandıralar gösterilir.<br />
10)Harita üzerine yazılacak yazılar ve saire, ait olduğu madde denizde olmadıkça, mümkün olduğu kadar deniz kısmı üzerine yazılmamalıdır. Tashihler konurken harita üzerindeki mevcut diğer bilgileri bozmamaya dikkat edilmelidir.<br />
İkaz veya met ve cezir ve saire hakkında ihtarlar konurken açıkça görünecek bir yere yazılmasına ve diğer tafsilat ile karıştırılmamasına dikkat edilmelidir.<br />
Haritayı kazımak ve silmek suretiyle hiçbir zaman tashih yapılmamalıdır.gerektiği zaman tashih edilecek tafsilatın üzerine kırmızı mürekkeple bir çizgi çizilmelidir.<br />
11)Geçici değişiklikler harita üzerine kurşun kalemle yazılmalı ve bunların karşısına veya altına ait oldukları denizcilere ilanların sayısıyla yılı aşağıdaki gibi yazılmalıdır.<br />
    __43  _ _    ( T )<br />
    1947<br />
yani, denizcilere ilan 43/ 1947 geçici diye yazılır. ( T= TEMPORARY)<br />
Keza bu yazı kurşun kalemle haritanın sol alt köşesindeki küçük tashihlere ait tarih ve altına tekrar yazılmalıdır. Bu nevi değişiklikler vukua gelince ve o değişikliklerin uygulandığını bilinen “denizcilere ilan” gelince bu değişikliğe ait hususlar kırmızı mürekkeple tashih edilmelidir. Kurşun kalemle yazılı kısımlar lastikle silinir.<br />
12)Denizcilere ilanlar, küçük tashihler için yani el ile kolaylıkla yapılabilen tashihler için yayınlanır. Mühimce tashih gerektiği zaman haritanın o kısmına ait olan tashih parçası denizcilere ilanlara bir forma halinde ilave edilir ki, bunlara blok denir. Bu bloklar kesilerek dikkatle ait olduğu haritaya yapıştırılır. Daha küçük mikyaslı haritalarda tatbiki kabil olduğu taktirde ona göre de tashih edilmelidir.<br />
YAPIŞTIRMA SURETİYLE TASHİHLER YAPILIRKEN ZAMKI VEYA KOLAYI BLOK ÜZERİNE SÜRMEYİP HARİTAYA SÜRÜLÜRSE BLOKTA ŞEKİL DEĞİŞİKLİĞİ OLDUÇA AZ OLUR.<br />
13)Bütün denizcilere ilanların birer nüshası tashihi gereken deniz kılavuz kitaplarına kesilerek yapıştırılır. Bu suretle haritanın mikyasının müsait olmadığı tafsilat için deniz kılavuz kitaplarına müracaatla doğru bilgi elde etmek kabil olur.<br />
14)Eğitim ve öğretim için kullanılıp seyir hususunda kullanılmayan haritaları ve buna benzer atlasları denizciler ilanlara göre tashih etmeye lüzum yoktur. Esasen böyle haritalara “seyirde kullanılmaz” diye damga basılmıştır.<br />
Bir haritanın sol alt köşesine bakıldığı zaman, o haritayı tashih için kullanılan denizcilere ilanların sayısı gözükür.<br />
Birden fazla tashihi gereken haritaların o mevkie ait olan en büyük mikyaslısı evvela tashih edilmelidir.<br />
<br />
<br />
HARİTA ÖLÇEKLERİ<br />
Seyirde kullandığımız haritalar gerçekte üzerinde seyir ettiğimiz denizlerin veya iç suların belli bir oranda küçültülmüş görüntüleridir. İşte yer yüzeyindeki hakiki şekil ile düzlem üzerine yansıtılan haritada ki şekil arasındaki bu küçültülme oranına o haritanın ölçeği denir. Bütün deniz haritalarında şu üç ölçek tipinden biri veya birkaçı bulunabilir;<br />
1. Tabii Ölçek: Bir bayağı kesir ile gösterilir. Bir haritanın tabii ölçeğinin paydasındaki rakam büyüdükçe ölçeği küçülür. Genellikle bütün haritalarda bu ölçek tipi bulunur.<br />
2. Adedi Ölçek: 1cm=1km gibi haritanın altına yazılır. Bir haritanın adedi ölçeği 1cm=1km ise tabii ölçeği 1/100.000 olur. <br />
3. Grafik Ölçek: Liman haritalarının hemen hemen hepsinde bulunur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Akıntı Seyri]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=19</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 14:45:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/showthread.php?tid=19</guid>
			<description><![CDATA[GİRİŞ<br />
<br />
Bilindiği üzere Deniz akıntıları  Ticaret gemilerinin seyrini tehlikeye sokmaktadır. Bu yüzden sefer yapılacak yerin deniz yapısı iyi bilinmeli ve sefere çıkmadan önce yapılacak olan hesaplamalar gözden geçirilmelidir. Aksi takdirde deniz akıntılarından dolayı gemimiz rotasından düşebilir. Böylece yakıt ve zaman israfı olur. Dolayısıyla varış limanına beklenen zamanda varılamaz. Bunları engellemek ve yapılacak olan hesaplar, ayrıca dünya denizlerinin yapısı incelenmiş ve açıklanmıştır. İlerleyen sayfalarda bu bölümleri bulabilirsiniz. <br />
<br />
<br />
Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Akıntılar, Akıntı Seyri ve son olarak Türk Boğaz’larının yapısal özellikleri ve akıntıdan oluşmaktadır. Bu ödev çalışmasının içeriği Deniz Akıntılarını, Akıntıların Gemiler üzerindeki etkilerini, Türk Boğazlarındaki akıntının durumunu, Rotadan Düşme, , , akıntı cetvelleri ve açıklamalarını kapsamaktadır.        <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BÖLÜM 1<br />
AKINTI<br />
<br />
1. Akıntının Tanımı<br />
<br />
Genel bir tanımlamayla, yeryüzü üzerinde yatay olarak bir yerden başka bir yere doğru yer değiştiren su kütlelerine akıntı adı verilir.<br />
<br />
Bu tanımlamadan kolayca anlaşılacağı gibi, yeryüzüne göre hareket eden bir su kütlesi olan akıntı, üzerinde yüzen gemileri etkileyecektir. Ve kuşkusuz, akıntılı suda yüzen bir geminin on¬dan etkilenmesi, gemi kullanıcının denetimi dışında, ister istemez oluşacaktır. Bu nedenle, her gemi kullanıcı, akıntıların gemiler üze¬rinde, kaçınılmaz olarak, oluşturduğu tüm etkileri çok iyi bilmeli, akıntılı alanlarda, gemisini, tüm akıntı etkilerini hesaba katarak kullanmalı ve özellikle darsularda, akıntı etkileri hesaba katılma¬dan yapılacak yolalma ya da manevraların, oturma, çatışma, çarp¬ma vb. bir kaza ile sonuçlanma olasılığının büyük olduğunu bil¬melidir. <br />
<br />
Akıntı, sürekli ya da geçici olarak denizde suyun yatay hareketine (suların bir yöne doğru akıp gitmesine) denir. Deniz akıntılarının oluşmasına sebep olan etkenler meteorolojik veya oşinogrofık kökenlidir, örneğin rüzgar, yoğunluk farkı, tuzluluk, seviye farkı gibi. <br />
<br />
Akıntılar oluşum sebeplerine göre adi akıntı ve gelgit akıntısı diye genel olarak ayrılsa da başlıca akıntı çeşitleri şöyledir;<br />
<br />
•	Okyanus kitle akıntıları (örneğin, Gulf Stream),<br />
•	Rüzgârın sebep olduğu akıntılar (geçici veya sürekli olabilir),<br />
•	Yoğunluk farkı akıntısı (Türk Boğazlarındaki akıntı),<br />
•	Düzey farkı akıntısı (Süveyş Kanalı'ndaki akıntı),<br />
•	Gelgit akıntıları.<br />
Akıntı;<br />
•	Isı farkı<br />
•	Sisteme yeni su kütlelerinin girmesi<br />
•	Gel-Git ile su kütlelerinin hareketi<br />
•	Dalga yüksekliğinin su derinliğinden fazla olması gibi unsurlar ile oluşur.<br />
<br />
Tüm bu akıntılar geminin seyrinde etkilidir, seyir planlaması yapılırken ya da tahmini mevki bulunurken hesaba katılmalıdır. <br />
<br />
Seyir yapan bir gemi üzerinde akıntı gibi aynı etkiyi yapan fakat akıntı gibi suyun yatay hareketi sonucu olmayan olaylar da vardır. Akıntı seyrinde bu olayların etkileri de biliniyorsa, akıntı gibi ele alınır. Bunlar; <br />
<br />
-	Rüzgâr, <br />
-	Kuvvetli denizler, hatalı dümen,<br />
-	Pusulada saptanmayan hata, <br />
-	Paraketede saptanmayan hata.<br />
<br />
Rüzgârın sebep olduğu akıntı ile rüzgâr etkisi ayın şeyler değildir, akıntıda geminin sualtı kısmı etkili okluğu halde, rüzgâr etkisinde geminin su üstünde kalan kısmı (bordası, üst yapısı) etkili olur. <br />
<br />
Rüzgarın etkisi iki şekilde kendini gösterir;<br />
<br />
	Su içinde yapılan hızın artması ya da azalması. Bu, rüzgarın gemiye çarparak onun hareketine karşı koyması veya onun hareketini kolaylaş¬tırması şeklinde olur.<br />
<br />
	Bu etki hemen hemen her zaman geminin başım rüzgar üstüne dön¬dürür. <br />
<br />
Serdümen, dümeni daima istenilen rotada tuttuğu takdirde, düşme etkili olur ve geminin bileşke rotası, tutulması İstenilen rotanın rüzgar altında olur. <br />
<br />
1.1. Akıntıların Haritada Gösterilmesi<br />
<br />
Akıntılar haritada okla gösterilir. Okun yönü akıntının yönüdür. Okların üzerlerinde akıntı hızları yazılıdır. Akıntılar seyir haritalarından başka Kılavuz Kitaplarında (Sailing Directions), Rotalama haritalarında (Routeiny charts). Okyanus Geçişleri kitabında (Ocean Passages for the World), Akıntı Atlasları'nda (Current atlases) gösterilmekte ve anlatılmaktadır. <br />
<br />
 <br />
Şekil 1 Haritalarda Akıntıların Gösterilmesi.<br />
<br />
	<br />
1.2. Akıntının Elemanları<br />
<br />
Bir akıntı üç elemanıyla bilinir. Bunlar; akıntı yönü, akıntı hızı ve akın-tının yoludur,<br />
<br />
1.2.1. Akıntı yönü (set): <br />
<br />
Akıntının aktığı yöndür. Rüzgar yönünün tersine merkezden çevreye doğru gösterilir. Gözlemci çevrededir. Buna göre örneğin lodos akıntısı 225° yönüne doğru akan akıntıdır. Rüzgar yönü ise, akıntının tersine, estiği yönden (rüzgarın geldiği yöne göre) göste¬rilir. Bu çevreden merkeze doğrudur Gözlemci merkezdedir. Buna göre, lodos rüzgarı lodostan doğru (225" den) esen bir rüzgardır. Akıntı ve rüzgar yönü gözlemciye göre değerlendirilir. Kısaca rüzgar estiği/geldiği yöne göre, akıntı ise gittiği yöne göre ad alır. Yani, aynı doğrultuda akan akıntı ile esen rüzgarın yönleri terstir. Örneğin, akıntı poyraz akıntısı ise, rüzgarın adı karşıtı olan lodos rüzgarı adını alır. <br />
<br />
<br />
1.2.2. Akıntının hızı (rate): <br />
<br />
Akıntının birim zamanda aldığı yoldur.  Knot olarak ölçülür. Buna göre, 31\2   knot'lık bir akıntı bir saatlik bir sürede 31\2 mil yol alan akıntı demektir.<br />
<br />
1.2.3. Akıntının yolu (drift): <br />
<br />
Hızı belli bir akıntının birim zamandaki yoludur. Mil olarak ölçülür. Buna göre; hızı 31\2 knt. olan bir akıntı 1 saatte 31\2 mil yol alacak demektir. Burada akıntı hızı 31\2 knt. olduğuna göre, yarım saatteki akıntı yolu (drift) ise 1,75 mildir. <br />
<br />
 <br />
Şekil 2 Akıntı gittiği yöne, rüzgar ise geldiği yöne göre adlandırılır.<br />
<br />
1.3. Akıntıların Boyutları<br />
<br />
Akıntı terimi, genel ve özel olmak üzere iki biçimde kullanıl¬maktadır; genel anlamda kullanıldığında, yeryüzü üzerindeki ya¬tay bir su hareketini belirtir ve bu hareketin öğelerinden söz et¬mez, ya da bir tekinden söz eder; örneğin, «Bu ırmakta gelgitler etkisizdir. Akıntı her zaman yukarı ırmaktan, aşağı ırmağa doğ¬ru akar.» denildiğinde, böyle genel anlamda bir akıntıdan söz edil¬miş olur; özel anlamda kullanıldığında İse, «Irmağın, A ve B nok¬taları arasında 170° ye 2 mil/saat hızla, C ve D noktaları arasın¬da 180° ye 3 mil/saat hızla akan birer akıntı yardır.» tümcesinde olduğu gibi, yeryüzü üzerindeki su hareketinin yeri ile birlikte öğelerini de belirtir. <br />
<br />
Açıktır ki, gemi kullanma açısından, bir akıntıdan genel an¬lamda söz etmek yetersiz kalır. Bilimsel bir gemi kullanımı için, gemi kullanıcı, yol aldığı ve yol alacağı yerlerdeki akıntıları öğe¬leriyle bilmelidir. Üstelik darsularda yapılan manevralardaki in¬celikli hesaplarda, bu kadarı da yeterli olmayıp, akıntının yatay ve düşey doğrultularda kapsadığı alanların boyutlarının da bilin¬mesi gerekmektedir.<br />
<br />
Öğeleri belirli bir akıntının, yatay ve düşey doğrultularda kap¬sadığı su alanlarının boyutları, kendisini oluşturan neden ya da nedenlerle, içinde aktığı yerin yapısına bağlı olarak değişir, ör¬neğin, açık denizlerde, düzey ya da yoğunluk farkı ile sabit rüz¬garların oluşturduğu, öğeleri belirli akıntılar, yatay ve düşey doğ¬rultularda oldukça büyük alanları kapsarlarken, gelgitlerin oluş¬turduğu öğeleri belirli akıntılar, daha küçük alanları kapsarlar. Bir ırmak, darsuyolu, koy ya da liman içindeki öğeleri belirli bir akıntı ise çevrenin yapısal özelliklerine bağlı olarak, çok küçük bir alanı kapsayabileceği gibi büyükçe bir alanı da kapsayabilir. <br />
<br />
Yukarıdaki açıklamalardan, genci anlamda söz edilen bir akın¬tının değişik noktalarında, öğeleri birbirinden farklı özel akıntı¬lar bulunabileceği ile öğeleri belirli bir akıntının yatay ve düşey doğrultularda küçük ya da büyük bir alanı kapsayabileceği, görül-mektedir. Bu oluşumlar, gemilerin, gemi kullanıcıyı ilgilendiren, aşağıdaki dört ana durumdan birisiyle karşılaşmalarına neden olur:<br />
<br />
1) Geminin,  tüm boyu ve tüm suçekimi, öğeleri belirli bir akıntının içinde kalır.<br />
<br />
2) Geminin, uçlarından birisi durgun sudayken,  öbürü öğe¬leri belirli bir akıntının içinde kalır.<br />
<br />
3) Geminin, bir ucu başka, öbür ucu başka öğeli akıntıların içinde kalır.<br />
<br />
4) Geminin, suçekiminin üst bölümü başka, alt bölümü baş¬ka öğeli akıntıların içinde kalır. Öyle ise, şimdi, suda yüzerken, genel olarak dört değişik akıntısal durumla karşılaşabileceği anlaşılan, gemiler üzerindeki akın¬tı etkilerini, bu durumlara göre, tek tek inceleyelim:<br />
<br />
1.4. Akıntıların Gemiler Üzerindeki Etkileri<br />
<br />
1.4.1. Gemi Tüm Boyu Ve Tüm Suçekimiyle Öğeleri Belirli Bir Akıntı İçinde Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Bir geminin, sualtı bölümünün tümüyle aynı öğeli bir akıntı içinde kalması, denizde en sık karşılaşılan durumdur. Ve gemiler, böyle öğeleri belirli bir akıntı içinde kaldıklarında:  <br />
<br />
a)    Hiçbir yere bağlı olmaksızın duruyor,<br />
b)    Bir ucundan yeryüzüne bağlı olarak duruyor,<br />
c)    İki ucundan yeryüzüne bağlı olarak duruyor,<br />
d)    İleri yolalıyor,<br />
e)    Geri yolalıyor, durumlarından birisinde olurlar,<br />
<br />
1.4.2. Bir Yere Bağlı Olmadan Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Suda, herhangi bir yere bağlı olmaksızın hareketsiz duran bir geminin yüzdüğü su, akıntısız, bir başka anlatımla durgun bir su ise, suya göre hareketsiz duran gemi, yeryüzüne göre de hareket¬siz durur. Buna karşılık, suda hareketsiz duran bu geminin yüz¬düğü su, geminin sualtı bölümünü tümüyle kapsayarak, belirli bir yöne doğru akmaya başlarsa, gemiyi de kendisiyle birlikte taşıyıp, götürür. Bu durumda, gemi suya göre yine durmaktadır; ama yer-yüzüne göre hareket eder. <br />
<br />
Suda, herhangi bir yere bağlı olmadan duran bir gemiyi tü¬müyle kapsayan düzenli bir akıntı, onu aktığı yöne doğru ve aktığı hala sürükler. Akıntının bu sürüklemesi sırasında, suda hareket¬siz duran geminin başkıç yönü (herhangi bir başka dış etki olma¬dıkça)  değişmez.<br />
<br />
Örneğin, durgun bir havada, pruvası 045° ye bakarak, suda hareketsiz duran bir geminin yüzdüğü suyun, 090° ye 6 mil/saat hızla aktığını varsayarsak, herhangi bir saatte yeryüzü üzerinde A noktasında bulunan bu gemi, bundan iki saat sonra, A nokta¬sından 090° ye çizilen bir rota üzerinde, A noktasından 10 mil uzakta bulunan B noktasına sürüklenmiş olur. Ve B noktasına ulaştığı zaman da, pruvası yine 045° ye bakar. Yalnız kuşkusuz, yeniden vurgulayalım ki, sürüklenme sırasında, başkıç yönünün değişmemesi durumunun geçerli olabilmesi için, gemiyi, akıntı dışında, dalga, rüzgar vb. herhangi bir başka etmenin etki-lememesi gerekir. <br />
<br />
Öğeleri belirli düzenli bir akıntının, belirli bir zaman aralı¬ğında, yeryüzü üzerinde aldığı yola akıntı yolu adı verilir.<br />
<br />
Suda duran bir geminin, öğeleri belirli düzenli bir akıntı ne¬deniyle, belirli bir zaman aralığında, yeryüzü üzerinde aldığı yola<br />
<br />
 <br />
Şekil 3 Suda Duran Bir Geminin, Durgun Hava Koşullarında, Belirli Bir Akıntı İçinde Başıboş Sürüklenmesi.<br />
<br />
ise «başıboş sürüklenme yolu» ya da «başıboş sürüklenme uzaklığı» ad¬lan verilir.<br />
Kuramsal olarak, suda duran bir geminin, belirli bir akıntı et¬kisiyle, belirli bir zaman aralığı sonunda uğrayacağı sürüklenme uzaklığı ile aynı akıntının aynı zaman aralığı sonunda gideceği akıntı yolu arasında bir fark bulunması gerekir. Çünkü, su tara¬fından taşınıp götürülerek hareket ettirilmesi sırasında, geminin su üstünde kalan bölümü havadan bir direnç görecek ya da o sı¬rada esmekte olan bir rüzgar tarafından etkilenecektir; dolayısıy¬la, gemi akıntıyla aynı hızı yapmayacaktır. Ancak, uygulamada, durgun havanın direnci ya da hafif rüzgarların etkileri dikkate alınmayarak, akıntı yolu ile sürüklenme uzaklığı eşit kabul edilir. Yukarda, Şekil 68'de verdiğimiz örnekte de böyle yapılmış ve iki saatteki akıntı yolu olan 10 mil, aynı zamanda geminin sürüklen¬me uzaklığı olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, Özellikle yal-nızca ileri ya da geri düşme oluşturan kuvvetli rüzgarlarda, bu iki¬sinin birbirinden farklı olacağım bilmekte yarar vardır. <br />
<br />
Özetlersek, düzenli bir akıntı, tümüyle kapsadığı ve suda bir yere bağlı olmadan duran bir gemiyi, yeryüzü üzerinde:<br />
<br />
1)    Hemen hemen, aktığı hızla sürükler.<br />
2)    Bağlaç doğrultusunu değiştirmeksizin, gövdesel olarak, ak¬tığı yöne sürükler.<br />
<br />
Bir akıntının bu ilci doğrudan etkisi, kapsadığı ve suda bir ye¬re bağlı olmadan duran tüm gemiler için, büyük ya da küçük ol¬malarına bakmaksızın, aynıdır. Buna göre, örneğin, durgun bir havada, aynı akıntı içinde birbirine yakın bulunan ve bir yere bağlı olmadan durmakla olan, küçücük bir kayık da, dev bir tanker de aynı hızla, aynı yüne doğru sürüklenirler. Ve bu sırada, akıntı tarafından, oldukları gibi taşındıklarından, kayıkla tanker, birbir¬lerine olan görece duruşlarını korurlar. Bu nedenden Ötürü de, çev¬relerinde karşılaştırma yapmaya yarayacak, demirli bir gemi, sa¬bit bir şamandıra ya da bir kara parçası gibi yeryüzüne göre kı¬mıldamadan duran bir madde yoksa, sürüklenmekte oldukların bir bakışta anlamayabilirler. <br />
<br />
Bir akıntı, kapsadığı ve suda bir yere bağlı olmadan duran tüm gemilerde, yeryüzüne göre hız kazandırma biçimindeki doğ¬rudan etkisinin sonucu olarak, momenttim kazandırma biçiminde dolaylı bir etki daha oluşturur. Ancak, bir akıntının, hız kazandır¬ma biçimindeki doğrudan etkisi, kapsadığı tüm gemilerde eşit ol¬masına karşın, moment um kazandırma biçimindeki dolaylı etkisi gemiden gemiye değişir. Bunun nedeni, akıntı tarafından sürüklenen gemilerin taşırım ağırlıklarının birbirlerine eşit olmamasın¬da, yatar. Çünkü, daha önce gördüğümüz üzere, momentum bir ge¬minin hızı ile ağırlığının çarpımına eşittir. Böylece, aynı akıntıy¬la başıboş sürüklenen değişik gemilerin, hızları aynı olsa bile, ağır¬lıkları farklı olacağından, momentumları da farklı olur.<br />
<br />
Örneğin, 4 mil/saat'lik düzenli bir akıntı, suda duran 1.000 ton'luk bir gemiyi de, 100.000 ton'luk bir gemiyi de, hız yönünden eşit olarak etkilerse de, birinci gemi bu akıntının sürüklemesiyle 4 x 1.000 = 4.000 ton-mil/saat miktarında bir momentum kazanır¬ken, ikinci gemi 4 x 100.000 = 400.000 ton-mil/saat miktarında bir momentum kazanır. Buna göre, bu iki geminin aynı akıntıyla başıboş sürüklendiklerini ve önlerine çıkan aynı yapıdaki sabit bir maddeye çarptıklarını varsaydığımızda, her ikisi de akıntı tarafın¬dan aynı hızla sürüklenmekte olmalarına karşın, çarpma sonucun¬da, ağır geminin çok daha ağır hasarlar oluşturacağı açıktır. Bir başka açıdan ele alırsak, başıboş sürüklenen bu iki gemiyi, çekitler yardımıyla durdurmak istediğimizde, ağır gemiyi tutabilmek için, öbüründen çok daha büyük çekme kuvvetlerine gereksinim du¬yacağımız bellidir. <br />
<br />
Sonuç olarak, suda bir yere bağlı olmadan duran değişik ge¬mileri kapsayan düzenli bir akıntı, etkisine aldığı gemilerin tü¬münü aktığı yöne, aktığı hızla sürüklemekle birlikte,  bunlarda, ağırlıklarıyla doğru orantılı olan değişik momentum miktarları do¬ğurur; dolayısıyla, bu durum, gerektiğinde, yapılacak işlemlerde ya da alınacak önlemlerde hesaba katılmalıdır.<br />
<br />
1.4.3. Bir Ucundan Bağlı Olarak Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Yeryüzüne bir ucundan bağlıyken, suya göre hareketsiz du¬ran bir geminin yüzdüğü su akıntısız (durgun) ise, gemi yeryüzü¬ne göre de hareketsiz durur. Bu geminin yüzdüğü su, belirli bir yöne doğru akmaya başlarsa, yukarda gördüğümüze benzer biçim¬de, başlangıçta, akıntı, gemiyi yine, süredurumunu yenerek, göv¬desel olarak aktığı yöne doğru taşımak ister. Ancak, bu kez gemi bir ucundan yeryüzüne bağlı olduğundan, durum değişiktir; o yüz¬den, akıntı, gemi üzerinde sırasıyla şu etkileri oluşturur: <br />
<br />
1) Gemiyi, başlangıçta, bağlı ucuna yük bininceye kadar, göv¬desel olarak aktığı yöne doğru sürükler.<br />
<br />
2) Bağlı ucuna yük binince, geminin bağlı olmayan ucunu, bağlı olan ucunun çevresinde saldırarak, akıntı altına doğru sürük¬ler.<br />
<br />
3) Gemiyi, bağlı ucu akıntı üstünde, bağlı olmayan ucu akıntı altında kalmak üzere, sualtı bölümü akıntıdan en az direnç gö¬recek bir duruş alıncaya kadar çevirir (saldırır). Bundan sonra da, etkisini sürdürdüğü sürece gemiyi o duruşta tutar.<br />
<br />
Yukarda sıralanan etkilerden ötürü, sık sık görüldüğü gibi, de¬mirli ya da bir şamandıraya Tek Uçtan Bağlı (TUB) gemileri bu tersi belirtilmedikçe yalnız baştan bağlı demektir-, kendilerini kap¬sayan akıntının etkisini yenecek kadar kuvvetli bir rüzgar ya da başka bir etken olmadıkça, hep akıntıya baş vererek yatarlar. Yi¬ne aynı etkilerden ötürü, demirli ya da tek şamandıraya bağlı ge¬miler, akıntı yön değiştirdikçe, kendilerini yeryüzüne bağlı tutan uçları çevresinde salarak, akıntının yeni yönüne uygun biçimde, duruş değiştirirler.<br />
<br />
Baştan bağlı, akıntıya salmış gemilerde, gemi kullanıcılar iki noktayı akıllarında bulundurmalıdırlar; bunlardan ilki, dümenin, dümen yelpazesinden geçen su hızının karesiyle doğru orantılı ola¬rak etkili olacağı ve gerektiğinde, gemiyi bulunduğu duruşun dışına doğru döndürmede kullanılabileceğidir; ikincisi ise, gemiyi yeryüzüne bağlayan bağlantılara binecek yükün, geminin akıntı-yüzü değeri, sualtı bölümü pürüzlülüğü ile akan suyun yoğunluğu ve hızının karesiyle doğru orantılı olarak büyüyeceğidir.<br />
<br />
1.4.4. İki Ucundan Bağlı Olarak Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
Yeryüzüne iki uçlarından bağlı olarak duran gemiler, bir akın¬tının etkisine uğradıklarında, bağlamalarının elverdiği ölçüde akıntıaltına sürüklenip, öylece kalırlar. Ve bu durumda kaldıklarında, gemiyi akıntının sürüklemek isteme etkisine karşı sabit tutan bağ-lamalara binen yükün değeri, geminin akıntıyüzü, karina pürüzlü¬lüğü ile suyun yoğunluğu ve akıntı hızının karesiyle doğru oran¬tılı olarak oluşur.<br />
<br />
Buna göre, belirli hızdaki bir akıntı, kemere doğrultusundan geldiğinde, geminin akıntıyüzü en büyük değerini alacağından, be¬lirli bir akıntının, iki ucundan bağlı belirli bir geminin bağlama¬larına bindirebileceği yükün en büyük değeri de, bu durumda or¬taya çıkar. Belirli bir akıntının, iki ucundan bağlı bir gemide bağ¬lamalara -daha doğrusu bağlamaların birisine- bindirilebileceği yü¬kün en küçük değeri ise, akıntı başkıç doğrultusunda aktığı zaman oluşur. <br />
<br />
Şamandıralar ya da kazıklar arasında bağlı bulundukları za¬man olduğu gibi, yeryüzüne iki uçlarından bağlı olarak yatan ge¬miler, omurgalarıyla açı yaparak gelen bir akıntıda, tek uçların¬dan bağlı olarak yattıklarında olduğu gibi, salamazlar. Dolayısıy¬la, tek uçlarından bağlı olup da salabildikleri duruma göre, akın¬tıya daha büyük bir akıntıyüzü değeri göstermek zorunda kalırlar. Bu nedenle, aykırı bir akıntıda, iki ucundan bağlı olarak yatan bir geminin bağlamalarına binen yükün, aynı akıntıda tek ucundan bağlı olduğu için salarak yatan kardeş bir geminin bağlamasına binen yükten, çok daha büyük olacağı unutulmamalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4.5. İleri Yolalan Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Buraya kadar, yeryüzüne bağlı olsun ya da olmasın, yüzdüğü suya göre duran gemiler üzerindeki akıntı etkilerini gördük. Şim¬di, tüm boyu ve tüm suçekimiyle, öğeleri belirli bir akıntı içinde ileri hareket eden bir gemi üzerindeki akıntı etkilerinin neler ola¬cağına bakalım. Bunun için de, akıntıda yolalan gemilerin yeryü¬zü üzerindeki hareketlerini araştıralım.<br />
<br />
Akım doğrultusu omurgasıyla bir açı oluşturan düzenli bir akın¬tıda, belirli bir süre, belirli bir rotada, belirli bir hızla yolalan bir gemi, bu süre içinde, yeryüzü üzerinde, iki düzgün doğrusal hare¬ketin etkisi altında, bileşik bir hareket yapar (Şekil 4). Çünkü, tek tek ele alınırsa, belirli zaman aralığında, pervane, gemiye yer¬yüzü üzerinde AB yolunu aldırırken, aynı süre içinde akıntı da AD yolunu aldırır. Ve AB pervane yoluyla, AD akıntı yolu, aynı süre içinde düzgün doğrusal hareketlerle alınmışlarsa, gemi, be¬lirli sürenin sonunda yeryüzü üzerindeki B ya da D noktalarından birinde değil, A noktasından pervane yolu ile akıntı yoluna daya¬nılarak çizilen paralelkenarın köşegeninin öbür ucu olan C nok¬tasında bulunur. Buna göre, belirli zaman aralığı içinde, iki düz¬gün doğrusal hareketin etkisi altında bileşik bir hareket yapan gemi, bu sırada başkıç çizgisi hep dümen tuttuğu AB rotası doğ¬rultusunda kalmasına karşın, gerçekte yeryüzü üzerinde gövdesel olarak AC rotası doğrultusunda yolalır. <br />
<br />
<br />
 <br />
Şekil 4 Akım doğrultusu omurga ile  çakışmayan, belirli bir akıntı içinde, belirli bir süre, belirli bir rotaya dümen tutan geminin yeryüzü hareketi.<br />
<br />
Böyle bir durumda, belirli bir zaman aralığındaki bileşik ha¬reketi oluşturan öğelerden: Gemiye baştutturulan AB yönüne «dü¬men tutulan rota», pervanenin gemiye su içinde aldırdığı yol olan AB uzunluğuna «pervane yolu» ya da «parakete yolu»; akıntının ak¬tığı yön olan AD'ye «akıntı yönü», akıntının aldığı yol olan AD uzunluğuna «akıntı yoluz; geminin sürüklenme yünü olan BC'ye (ki akıntı yönüyle aynıdır) «sürüklenme yönü», geminin sürüklenme uzunluğu olan BC'ye (ki akıntı yoluyla aynıdır) «sürüklenme yolu»; geminin yeryüzü üzerinde gerçekte izlediği rota olan AG yönüne «gidilen rota» ve geminin yeryüzü üzerinde gerçekte aldığı yol olan AC uzunluğuna da «gidilen yol, adları verilir.<br />
<br />
Ayrıca, bir akıntı içinde yolalırken, belirli bir zaman aralığı sonunda, akıntı nedeniyle, başlangıçtaki dümen tutulan AB rota doğrultusundan uzaklaşarak bir C noktasına sürüklenen geminin, başlama noktasından geçen dümen tutulan rota doğrultusuna olan dikey uzaklığını belirten CB uzunluğuna «rotadan sürüklenme yolu» ya da «rotadan kayma yolu» adı verilir  (Şekil 4).<br />
<br />
Böylece, düzenli bir akıntı içinde ileri yolalan bir geminin, yer¬yüzü üzerindeki hareketlerinin incelenmesi, akıntının, gemi üze¬rinde aşağıda sıralanan genel etkileri oluşturabileceğini göstermek¬tedir:<br />
<br />
1) Geminin, yeryüzü üzerinde, pervanesiyle normal koşullar¬da sağladığı hızda değişiklik yapar.<br />
<br />
2) Geminin, yeryüzü üzerinde, belirli bir süre sonunda nor¬mal koşullarda, pervanesi ve dümeniyle ulaşması gereken konumda farklılık yaratır.<br />
<br />
3) Gemiyi, yeryüzü üzerinde, dümen tuttuğu rotadan başka bir rota üzerinde götürebilir.<br />
<br />
Bir akıntıda, omurgası akıntı yönü doğrultusuyla bir açı yapa¬rak yolalan her gemide, bu üç etki birlikte ortaya çıkar. Gemi omur¬gası, akıntı yönü doğrultusuyla çakıştığı zaman ise yalnızca ilk iki etki görülür, üçüncü etki görülmez. <br />
<br />
Geminin dümen tuttuğu rotasına, ya da bir başka deyişle omur¬ga doğrultusuna göre değişik görece yönlerden gelen akıntıların, genel olarak, bir gemi üzerinde oluşturduğu etkileri incelemeye geç¬meden önce, akıntının hız değiştirme etkisi konusunda bir noktaya dikkat çekmek yararlı olacaktır. Daha önce gördüğümüz gibi, rüzgar, bir geminin su içinde yaptığı hızda (dolayısıyla "yeryüzü" üzerindeki hızında da) değişiklik yapar. Buna karşılık, akıntı, geminin su içinde yaptığı hızda değil, yalnızca yeryüzü üzerinde yap¬tığı hızda değişiklik yapar. Bir başka anlatımla, bir akıntıda, ileri yolalan gemilerin pervaneleri yardımıyla içinde yüzdükleri suya göre sağladıkları hız, durgun anda sağladıklarıyla aynıdır.<br />
<br />
Bu noktayı böylece vurguladıktan sonra, şimdi, ileri yolalan gemilerde, gemi rotasına (omurgasına) göre değişik görece yönler¬den gelen akıntıların etkilerini tek tek görelim:<br />
<br />
1.4.5.1. Pruva Akıntısı Etkileri: Pruva akıntıları, ileri yolalan gemilerin, yeryüzü üzerinde yaptıkları hızı azaltırlar; bu azaltma, akıntı hızına eşit olur.<br />
<br />
Buna göre, tam pruvadan gelen bir akıntıya karşı, ileri yola¬lan bir geminin yeryüzüne göre yaptığı hız, pervanesiyle suya gö¬re yaptığı hızdan, akıntı hızının çıkartılmasıyla bulunan değer olur. örneğin, pervanesiyle suya göre 12 mil/saat'lik hız yapan bir gemi, hızı 4 mil/saat olan bir pruva akıntısına karşı yolaldığında, geminin yeryüzü üzerindeki hızı 12-4 = 8 mil/saat olur. <br />
<br />
Burada şu noktaya dikkat edilmelidir ki, gemi yeryüzü üze¬rinde 8 mil/saat'lik bir hızla yolalmasına karşın, pervanesinin dü¬men yelpazesinden geçirdiği suyun hızı, gemiyi normal koşullar¬da 12 mil/saat hızla yürütürken olduğu gibidir; bir başka deyiş¬le, geminin suya göre yaptığı hız durgun sudakinin aynıdır. Do¬layısıyla, gemi yeryüzü üzerinde 5 mil/saat'lik bir hızla yolalıyor olmasına kargın, dümeni, durgun suda 12 mil/saat hızla yolaldığı zamanki kadar çok etkili olur. Bu durum, akıntıya karsı ileri yol¬alan gemilerde, gemi kullanma açısından birçok yarar sağlayabi¬lir. Çünkü, akıntıya karşı yolalan bir gemide, hem yeryüzü üze¬rinde çok alçak bir hızla ilerleyebilirle, hem de böyle bir alçak hıza karşın etkili bir baştutma elde edebilme olanakları vardır. Bu olanaklar, özellikle darsulardaki manevralarda büyük kolaylıklar sağlar.<br />
<br />
Örnek verirsek, 4 mil/saat'lik bir pruva akıntısında, yeryüzü üzerinde 2 mil/saat gibi alçak bir hızla ilerletilen bir geminin dü¬meninden, 6 mil/saat'lik bir hızla ilerleniyormuşçasına yararla¬nılabileceği açıkça görülür. Ve hu konuda biraz daha ileri giderek diyebiliriz ki, pervaneyle sağlanan hız, akıntı hızına eğit kılınırsa, bir gemi, bir pruva akıntısı içinde, yeryüzüne göre olduğu yer¬de tutulabilirken, bu sırada baş tutma etkinliği de korunabilir.<br />
<br />
Anımsarsanız, bir pruva rüzgarında ileri yolalan bir gemide de, durumun benzer olduğunu, daha önce görmüştük. Bu nedenle, "gemi kullanırken, seçme olanağı bulunduğunda, rüzgarı ve akıntıyı başa alarak manevra yapmak, denizciliğin altın kurallarından biri sa¬yılır.<br />
<br />
Bir pruva akıntısı, gerçekte, ileri yolalan bir gemiyi yeryüzü üzerinde aktığı hızla geriye doğru sürüklediğinden, belirli bir sü¬re sonunda, bir «geri sürüklenme yolu» ortaya çıkartır, örneğin, dur¬gun suda pervanesiyle 12 mil/saat hızla yolalan bir gemi, 4 mil/ saat'lik bir pruva akıntısında 2 saat yolaldığında, yeryüzü üzerin¬de normal koşullarda alması gereken 24 minik bir yol yerine, akın¬tının bu süre içindeki geri sürüklemesi nedeniyle, 16 mil'lik bir yol alır. Dolayısıyla, iki saat sonunda 8 mil'lik bir geri sürüklenme yolu ortaya çıkmış olur (Şekil 70). Burada şuna dikkat edilmeli dır ki, gemi yeryüzü üzerinde 1G minik bir yol gitmesine karşın, gerçekte su içinde 24 mil'lik bir yol gitmektedir; ve bu durum, iki saat sonunda paraketenin yazdığı 24 mil'den de kolayca görülür. <br />
<br />
<br />
 <br />
Şekil 5 Pruva akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, geri sürüklenme yolu.<br />
<br />
Yeri gelmişken, parakete konusunda da bir iki noktaya deği¬nelim: Suda özgürce yüzen bir gemide, geleneksel bir parakete, gemi ister suya göre duruyor, ister ileri ya da geri yolalıyor olsun içinde bulunulan akıntıyı doğrudan göstermez. Ancak, bir pruva (ve pupa) akıntısında ileri yolalınırken, iki gerçek konumlama arasında yeryüzü üzerinde alınan yol ölçülerek, paraketenin yazdığı ile karşılaştırılırsa, akıntı hızı konusunda bir fıkır edini¬lebilir Buna karşılık, demirli ya da şamandıraya bağlıyken.ol¬duğu gibi yeryüzüne göre sabit tutulan bir geminin paraketesi, içinde bulunan bir pruva akıntısını tam olarak gösterir.<br />
<br />
Pruva akıntılarında ileri yolalınırken, dümen tutulan rota ile gidilen rota aynı olur. Bir başka anlatımla, pruva akıntılar, geri yolalan gemilerin dümen tuttuklar: rotalar ile yeryüzü üzerinde gerçekte gittikleri rotalar arasında bir fark oluşturmazlar Bu ne¬denle de pruva akıntıları, ileri yolalan gemilerde, belirli bir sure sonunda herhangi bir «sancağa sürüklenme yolu», iskeleye sürük¬lenme yolu ya da rotadan kayma yolu ortaya çıkarmazlar,<br />
<br />
Kuşkusuz, bir pruva akıntısında ileri yolalırken, durdurulup ileri almaya bırakılan bir geminin yeryüzü üzerindeki hı a durgun sudakinden daha çabuk düşecek, durma uzaklığı da da¬ha kısa olacaktır. Böyle bir ileri akma sonunla, geminin su için¬deki hızı ile akıntı hızı eşit duruma geldiğinde, gemi önce bir an yeryüzüne göre duracak, sonra su içindeki Hız. biraz daha azaldığında yavaş yavaş geri gitmeye başlayacak ve en sonunda su içindeki hızını tümüyle kaybettiğinde de, akıntı onu, aktığı yöne doğru akıntı hızla sürükleyecektir. Bu sırada, kendisini etkileyerek du¬rusunu değiştirecek başka bir etken yoksa, gemi, su içindeki ileri yo ünü tam olarak kaybedip suya göre durduğu andaki batkı; doğ¬rult" bozmadan sürüklenecek ve suya göre durmasına karşın, yer" zerinde, sanki geri yolla akıyormuş gibi. kıça doğru hareket edecektir.<br />
<br />
1.4.5.2. Pupa Akıntın Etkileri: Pupa akıntıları, ileri yolalan ge¬milerin, yeryüzü üzerinde yaptıklar, hızı artarlar; bu artırma, akıntı hızına eşit olur.<br />
<br />
Bir pupa akıntısı içinde ileri yolalan bir geminin su içinde akıntısıyla birlikte yolaldığında, yeryüzü üzerin mil/saat hızla hareket eder. Buna göre dikkat edilirse, pupa akıntısıyla birlikte ileri yol¬ gemilerde dümenin, yeryüzü üzerinde yapılan hıza oranla alan gemilerde, dümenin, yeryü etkinliği konusunda, pruva akıntısına karşı ileri yolalan gemilerdekine bakışla, ters bir durumla karşılaşıldığı görülecektir. Çün¬kü, pruva akıntısına karşı ileri yolalınırken, yeryüzüne göre ya¬pılan hıza oranla daha çok etkili olan dümen, pupa akıntıaıyla bir¬likte İleri yolalınırken, yeryüzüne göre yapılan hıza oranla daha az etkili olur. Açıktır ki, bunun nedeni, pupa akıntısıyla ileri yol¬alınırken, yeryüzü üzerinde pervanenin sağladığından daha yüksele bir hız yapılmasına karşın, dümenin etkinliğinin, yine yalnızca pervanenin su içinde sağladığı hıza bağlı kalmasıdır. <br />
<br />
Yine sayısal bir örnek verirsek, suya göre 12 mil/saat hız ya¬parken, 4 mil/saat'lik bir pupa akıntısıyla birlikte ileri yolalan bir gemi, yeryüzüne göre 16 mil/saat hız yapar ama, dümenin etkin¬liği yalnızca 12 mil/saat'lik hıza uygun olur. Bu durum, özellikle alçak hızla yolalmması gereken darsularda, gemi kullanma açısın¬dan sakıncalar doğurabilir, örneğin, 4 mil/saat'lik bir pupa akın¬tısında, yeryüzüne göre 6 mil/saat'lik hızla ilerletilmesi gereken bir gemide, dümenin etkinliği, durgun suda 2 mil/saat hızla ilerletildiği zamanki kadar az olur. <br />
<br />
Böyle durumlarda, bir dış yardım sağlama olanağı yoksa, dümeni daha etkili kılmak için yapılacak tek iş daha kuvvetli pervane çalıştırmaktır İti, bu da geminin yer¬yüzü üzerindeki hızını istenilmeyen derecede yükseltebilir.<br />
<br />
Bir pupa akıntısı (akıntıların genel özelliği uyarınca), etkile¬diği tüm gemileri, su içindeki hızlarına bakmaksızın, aktığı hızla ileriye doğru sürüklediğinden, belirli bir süre sonunda, onların tü¬münde bir ileri sürüklenme yoka ortaya çıkartır.<br />
<br />
Bu konuda şuna dikkat edilmelidir ki, aynı pupa akıntısı etki¬sinde, aynı süre ltalan gemilerin, hızları nedeniyle gidilen yolları farklı olsa bile. ileri sürüklenme yolu değerleri birbirlerine eşit olur. örneklersek, durgun suda pervanesiyle 12 mil/saat hızla yol¬alan bir gemi ile 10 mil/saat hızla yolalan bir başka gemi. 2 mil/ saat'Iik bir pupa akıntısı içinde 2 saat yolalırlarsa, birinci gemi normal koşullarda yeryüzü üzerinde gitmesi gereken 24 minik bir yol yerine, akıntının bu süre içindeki ileri sürüklemesi nedeniyle, 24 + 4 = 28 mil'lik bir yol giderken, <br />
<br />
İkinci gemi de benzer biçim¬de 20 + 4 = 24 mil'lik bir yol gider (Şekil 71). Görüldüğü gibi, 2 mil/saat hızındaki, aynı pupa akıntısında, 2 saat yolalan, her iki gemide de 4 mil'lik bir ileri sürüklenme yolu ortaya çıkmaktadır. Burada bir de şu nokta, yine, gözden kaçırılmamalıdır: Yeryüzü üzerinde gemilerden biri 28, öbürü 24 mil'lik birer yol giderlerse de, gerçekte, su içinde pervaneleriyle 24 ve 20 mil'lik birer yol gi¬derler; ve paraketeleri de yalnızca bu 24 ve 20 mil değerlerini ya¬zar.<br />
<br />
 <br />
Şekil 6 Pupa akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, ileri sürüklenme yolu.<br />
<br />
Pupa akıntıları da, pruva akıntıları gibi, ileri yolalan bir ge¬minin dilmen tuttuğu gerçek rota ile yeryüzü üzerinde gittiği ger¬çek rota arasında bir fark oluşturmadığından, belirli bir süre so¬nunda, herhangi bir sancağa ya da iskeleye sürüklenme yolu ve rotadan kayma yolu ortaya çıkarmazlar. <br />
<br />
Bir pupa akıntısıyla birlikte ileri yolalırken, makinesi durdu¬rularak ileri akmaya bırakılan bir geminin su içindeki hızı ve yer¬yüzü üzerindeki hızı giderek azalır; bir noktaya ulaşıldığında, ge¬minin su içindeki hızı sıfıra iner; yeryüzü üzerindeki hızı ise akın¬tı hızına eşit olarak devam eder. Bundan sonra, gemi, pupa akın¬tısının etkisinde kaldığı sürece, kendisini etkileyecek başka bir kuvvet ortaya çıkmazsa, hızını kaybettiği sıradaki son duruşunu koruyarak, suya göre durmasına karşın, yeryüzü üzerinde, ileri yol¬la akıyormuş gibi, haraketini sürdürür.<br />
<br />
1.4.5.3. Başomuzluk Akıntısı Etkileri: Başomuzluk akıntıları, ke¬merenin önünden gelen akıntıların çoğu gibi, ileri yolalan gemilerin yeryüzü üzerinde normal koşullarda yaptıkları hızda bir azal¬ma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece ge¬liş yönlerine bağlı olarak, sancağa ya da iskeleye doğru bir sü¬rüklenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerinde, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir gidilen rota üzerinde yol-almalarına neden olurlar.<br />
<br />
Bir başomuzluk akıntısının, belirli bir süre içinde, ileri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini tam olarak bulabilmek için, akıntı üçgeninden yararlanmak gerekir (Şekil 7).<br />
 <br />
Şekil 7 Bir iskele başomuzluk akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu,  sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
1.4.5.4. Kıçomuzluk Akıntısı Etkileri: Kıçomuzluk akıntıları, ke¬merenin arkasından gelen tüm akıntılar gibi, ileri yolalan gemile¬rin yeryüzü üzerinde normal koşullarda yaptıkları hızda bir çoğal¬ma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece geliş yönlerine bağlı olarak, sancağa ya da iskeleye doğru bir sürük¬lenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerinde, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir «gidilen rota» üzerinde yolalmalarına neden olurlar. <br />
<br />
Bir kıçomuzluk akıntısının, belirli bir süre içinde, İleri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini tam olarak bulabilmek için, yine akıntı üçgeninden yararlanılır (Şe¬kil 8).<br />
<br />
 <br />
Şekil 8 Bir iskele kıçomuzluk akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
1.4.5.5. Kemere Akıntısı Etkileri: Kemere akıntıları, ileri yolalan gemilerin, yeryüzü üzerinde normal koşullarla yaptıkları hızda bir çoğalma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece geliş, yönlerinin tersine olmak üzere, sancağa ya da iskeleye doğ¬ru bir sürüklenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerin¬de, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir «gidilen rota» üzerinde yolalmalarına neden olurlar. <br />
<br />
Bir kemere altınlısının, belirli bir süre içinde, ileri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini de, yine akıntı üçgeni yardımıyla bulabiliriz (Şekil 74); burada, sürüklen¬me yolunun aynı zamanda rotadan kayma yolu olduğuna dikkat edilmelidir.<br />
Darsularda, özellikle sabit maddeler çevresinde, bir kemere akıntısı varken gemi kullanmak zorunda kalındığında:<br />
<br />
1) Belirli bir akıntı için, en büyült rotadan kayma yolu olu¬şacağı,<br />
<br />
2) Gemi suya göre durduğunda, yeryüzü üzerindeki kemeresel hareketin hızını denetlemek için, demir, halatlar, çekitler gibi ek araçlar gerekeceği,<br />
<br />
 <br />
Şekil 9 Bir iskele kemere akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
3) Geminin kemeresel hareketinin hızını denetlemede kulla¬nılacak ek araçların kuvvetlerinin, akıntının hızı ve ge¬minin ağırlığıyla doğru orantılı bir büyüklükte olması ge-rektiği, unutulmamalıdır.<br />
<br />
1.4.6. Geri Yolalan Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri: <br />
Bilindiği gibi gerçekte, bir gemi, hiçbir zaman uzun süre geri yolalmaz; yalnızca, bazı durumlarda ve bazı manevraları başara¬bilmek amacıyla, kısa süren geri yolalmalar yapar. Dolayısıyla, süre ve alınan yol kısa olduğundan, bir geri yolalma sırasındaki akıntı etkileri dikkate alınmayabilinir. Bununla birlikte, kuvvetli bir akıntı bulunan darsularda yapılacak geri yolalmalar sırasında, geminin yeryüzü üzerinde durgun hava koşullarında çizeceği ize, akıntının sürükleme uzaklığını da ekleyerek elde edilen izi, ya da bir başka deyişle gidilen izi, dikkate alarak manevra yapmak ge¬rekebilir. <br />
<br />
Gerçekte, gemi, ister ileri ister geri yolalsın, akıntının, tek¬neyi kapsadığı sürece, gemiyi aktığı yöne doğru, aktığı hızla sü¬rükleme biçimindeki genel etkisi hiç değişmez; ve bu her zaman akılda tutulmalıdır.<br />
<br />
1.4.7. Geminin Uçlarından Birisi Durgun Sudayken Öbürü Öğeleri Belirli Bir Akıntıda Bulunduğunda Etkiler:<br />
<br />
Yukarıda etkilerini incelediğimiz durumlarda olduğu gibi, bir geminin tüm sualtı boyutları çevresinde öğeleri aynı bulunan bir akıntı, geminin manevra yeteneklerini etkilemez. Bir başka an¬latımla, tüm boyuyla aynı akıntı içinde ileri yolalan bir geminin dümen etkinlikleriyle, dönme nitelikleri, durgun sudakiyle aynı¬dır. Ve yinelersek, bir gemiyi tümüyle kapsayan bir akıntıda ma¬nevra yapılırken, hesaplanacak tek nokta, akıntıda kalış süresi içinde, akıntı hızıyla, akıntı yönündeki gövdesel sürüklenmedir. Böyle bir akıntı, gemiyi gövdesel olarak sürüklerken, onun üze¬rinde hiçbir savurtma etkisi oluşturmaz.<br />
<br />
Buna karşılık, bir gemiyi tüm boyu yerine yalnızca bir ucun¬dan etkileyen bir akıntı, gemi üzerinde bir savurtma oluşturarak, onun normal dümen etkinlikleriyle, dönme niteliklerini dolaylı ola¬rak değiştirir.<br />
<br />
Bir gemi, dümeni ortada olarak ileri yolalırken, durgun sudan akıntılı bir alana ya da akıntılı bir alandan durgun suya geçerse, geçiş başlangıcında uçlarından birisi durgun suda öbürü akıntıda kalacağından, akıntıda kalan ucu akıntıaltına doğru sürüklenir; gemi de buna uygun olarak savrulur. Açık denizde ileri yolalırken karşılaşıldığında önemli bir sonuç doğurmadan gelip geçebilecek böyle bir etki, darsularda, özellikle de darsulardaki burun dönüş¬lerinde ve liman ağızlarında, önceden hesaba katılıp gereken ön¬lem zamanında alınmamışsa, kötü sonuçlar doğurabilecek kazala¬ra yol açabilir.<br />
<br />
Örneğin, İleri yolalırken çevresinde sancağa doğru dönülmesi gereken bir burunbaşına gelindiğinde, kıç daha durgun sudayken, baş sancaktan gelen bir akıntıya girerse, geminin, bu burunbaşı çevresinde sancağa doğru, durgun sudaki dümen açısı ve makine yoluyla kolayca dönmesi beklenmemelidir. Bunun gibi bir dönüşü gerçekleştirebilmek İçin, çoğunlukla normalden daha önce ve nor¬malden daha büyük açılı dümen bastırmak gerekir. Arasıra, bunlara ek olarak, makine yolunu artırmak da zorunlu olur. Ayrıca, böyle bir dönüşün başarılması Birasında, geminin, dönülen tara¬fın tersine doğru önemli bir dışa kayma yaparak, yeryüzü üzerin¬de normalden çok daha büyük bir dönme çemberi çizeceği ve dola¬yısıyla burundan uzaklaşarak döneceği bilinmelidir. <br />
<br />
Yukardaki gibi bir dönüşü başarabilmek için, dümen kuvveti¬nin, akıntının başomuzluğu itme kuvvetini yenmesi zorunludur, Eğer, iki kuvvet birbirine eşit olursa, açıktır ki, gemi, dönmeyip, rotasını koruyarak ilerleyecek, bu sırada da akıntının başı, dümen kuvvetinin kıçı kemere doğrultusunda aynı yöne itmesiyle, dönül¬mek istenilen tarafın tersine doğru olmak üzere, gövdesel bir sü¬rüklenmeye uğrayacaktır ve bu durum, kıç da tümüyle akıntıya girene kadar devam edecek, gemi ancak ondan sonra dümen bası¬lan tarafa doğru normal dönüşüne başlayacaktır.<br />
<br />
Böyle dönüşler sırasında, arada bir, akıntı itme kuvvetinin, dümen kuvvetinden daha büyük olduğu durumlarla da karşılaşı¬labilir. Buna, akıntı itme kuvvetine karşı, gemi makinesi toplam kuvvetinin zayıflığı ya da büyük bir geminin darsuda momentumunu tehlikeli biçimde büyütmemek için alçak hızla ilerlemek zo¬runda olması dolayısıyla dümen kuvvetinin yetersiz kalması, ne¬den olabilir. Neden ne olursa olsun, böyle bir durumla karşılaşıl¬dığında, gemi, tüm boyu akıntıya girene kadar, hem gövdesel ola¬rak akıntıaltına sürüklenecek, hem de dümen basılan taraf yerine karşıt tarafa doğru savrulacaktır.<br />
<br />
Çevresinde dönülmesi gereken bir burunbaşına gelindiğinde, kıç durgun sudayken, baş akıntıya giriyor ve bu burunbaşı yete¬rince hız yapılmasını önleyen manevra alanı kısıtlı bir darsuda bulunuyorsa, geminin kuvvetli bir başiteri olmadığında, dönüşü güvenlikle başarabilmenin en uygun yolu, baştan, uzun bağlama yöntemiyle, yeterince kuvvetli bir çekit kullanmaktır.<br />
<br />
Bu konuda şunu iyice vurgulayalım ki, makine kuvveti tam kullanılamayan ya da yeterli olmayan, kuvvetli bir başiteri bulun¬mayan, özellikle uzun boylu ve yüklü, bir gemiyle, çekit yardımı¬na başvurmaksızın, kuvvetli akıntısı bulunan, manevra alanı kı¬sıtlı bir dalgakıranbaşını, burunbaşını (ya da benzeri bir yeri) dön¬meye girişmek, güvenlik öğesiyle kumar oynamak demektir. Oy¬sa, bilimsel gemi kullanmada, kumar oynamaya yer yoktur. Bi-limsel gemi kullanma, yapılacak işin sonucundan emin olmayı ge¬rektirir. Bu nedenle, gemi kullanırken, genel bir kural olarak, gi¬rişilecek için sonucundan kuşku duyulduğunda tehlikeyi varsay-malı ve kuşkulan giderecek önlemleri almadan işe bağlamamalı¬dır.<br />
<br />
Bir burunbaşmı dönerken, yukarda verdiğimiz, durgun sudan akıntıya giriş örneğinin terai olan bir durumla da karşılaşılabilir. Buna göre, akıntıyla birlikte ileri yolalınırken, çevresinde dönül¬mesi gereken bir burunbaşma gelindiğinde, geminin kıçı daha akın¬tıdayken, başı durgun suya girebilir. Bu koşullar altında dönül¬mesi gereken bir burunbaşında, dönüşün, yine sancağa doğru ya¬pılacağını varsayarsak, dümeni yardımıyla sancağa döndürülme¬ye başlanan geminin başı durgun suya girdiğinde, kıçı, sancak kıç-omuzluğa geçen akıntının etkisinde kalır; "o zaman, sancağa ba¬sılan dümen kuvveti taralından iskeleye doğru itilmekte olan kıçı, akıntı da iskeleye doğru sürükler ve geminin başı şiddetle sanca¬ğa savrulur; bir başka anlatımla, gemi, sancağa basılan dümen açısının gemiyi normalde döndürmesi gerekenden çok daha büyük bir hızla, sancağa doğru savrulur; ve böyle bir durumda, dümen, akıntının etkisi hesaba katılmadan durgun suda dönülüyormuş gi¬bi basılmışsa, gemi, sancak kıçomuzluktan gelen akıntının etkisiy¬le gövdesel olarak biraz iskeleye sürüklenerek burunbaşından uzak¬laşıyor gibi olsa bile, gerçekte şiddetli savrulmadan ötürü burun¬başına doğru iyice yönelmiş olacağından, baştankara oturma teh¬likesiyle karşılaşır .<br />
<br />
Kuvvetli akıntı bulunan bazı burunbaşlarmda, yukardaki gibi bir dönüş yapılacağında, baş durgun suya girince, biraz burun tarafındaki kıçomuzluktan geldiğinde, akıntının, dönülecek tara¬fa hiç dümen basılmamasına karşın, gemiyi burunbaşına doğru dön¬dürdüğü görülebilir, üyle ki, böyle durumlarda, akıntının gemiyi dönülecek tarafa doğru savurtma etkisinin aşın kuvvetini denet¬lemek için, karşıt tarafa dümen basılması bile gerekebilir. Yalnız, karşıt dümenle dönülürken, kıç da durgun suya girer girmez, dü¬menin hemen basılı bulunduğu yöne kumanda etmeye başlayacağı unutulmamalı ve ortalatılması konusunda uyanık bulunulmalıdır.<br />
<br />
Durgun sudan akıntıya ya da akıntıdan durgun suya geçişle¬rin önem kazandığı yerlerden birisi de liman ağızlarıdır, özellik¬le, deniz tarafında kuvvetli bir aykırı akıntı bulunmasına kar¬gın, içinde akıntı bulunmayan bir limana girer ya da çıkarken, baş ve kıçın farklı sularda kalması sırasında, akıntının, kapsadığı ge¬mi ucu üzerinde oluşturduğu, savurtarak akıntıaltına sürükleme etkisine çok dikkat edilmelidir.<br />
<br />
Böyle bir liman ağzında, baş dalgakıranları birleştiren çizgi¬nin öbür tarafına geçer geçmez, giriş yaparken kıç, çıkış yaparken ise baş, akıntıaltına doğru şiddetle savrularak sürüklenir. Ve bu etkilere karşı, akıntıaltı tarafında bir yedek payı bırakarak yak¬laşmak, savrulmayı önleyecek yönde dümen basmak, dümenin et¬kinliğini çoğaltmak için makine yolunu artırmak, çekit kullanmak, biçiminde gerekli önlemler zamanında alınmazsa, geminin akıntı¬altına savrulacak ucunun dalgakırana çarpma olasılığının yüksek olduğu bilinmelidir.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4.8. Geminin Uçları Değişik Öğeli Akıntılarda Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Yukarıdaki inceleme göz önüne alınarak bakıldığında, uçları değişik öğeli akıntılarda bulunan bir gemi üzerindeki ana etkinin, bir savrulma biçiminde belireceği kolayca görülebilir.<br />
<br />
Geminin uçlarını etkileyen değişik akıntıların, yönleri aynı, hızları ayrı olursa, gemi gövdesel olarak akıntıaltına doğru sürük¬lenmekle birlikte, daha hızlı akıntının etkisinde kalan ucu da akıntıaltına doğru savrulur. Bu durumla, boğaz, ırmak vb. darsuyollarında çok karşılaşılır.<br />
<br />
Geminin uçlarını etkileyen değişik akıntıların yönleri karşıt olduğunda ise, gemi, şiddetle ve bir topaç gibi dönerek savrulur. Darsularda yolalırken, böyle karşıt akıntılara girileceği önceden bilinmez ya da bilinmesine karşın savrulmayı önleyici önlemler tam zamanında alınmazsa, geminin istenmeyen hareketleri kısa sürede denetlenemez; ve bir kaza oluşması kaçınılmaz duruma ge¬lebilir. Bu nedenle, özellikle darsularda gemi kullanırken, yerel akıntı bilgileri ve deneyimleri büyük önem taşır.<br />
<br />
Geminin uçlarının uğrayacağı karşıt akıntı etkileri, kullanılan geminin kendi olanaklarıyla, zamanında önlemler alınsa bile de¬netlenemeyecek kadar şiddetli olacaksa, en iyi yol, güvenli bir ab¬ramayı sağlayacak kuvvette bir çekit ya da çekiitlerin yardımına başvurmaktır. <br />
<br />
Karşıt yönlü akıntıların etkisine, çoğunlukla, bir darsuyolu içindeki koyların akıntıüstü tarafına yalcın kıyılarında ve bir akın¬tının içine doğru çıkıntı yaparak uzanan burunbaşı, dalgakıran ya da iskelelerin çevresinde uğranılır. Ve kuşkusuz, bu gibi yerlerden greçen, küçük-kısa boylu bir geminin uçları ters yönlü akıntıların her ikisinde birden kısa bir süre kalırken, 200-800 metrelik büyük-uzun boylu bir geminin uçları çok daha uzun bir süre kalır; do¬layısıyla da daha çok etkilenir.<br />
<br />
1.4.9. Geminin Suçekimi Değişik ölçekli Akıntılarda Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Boğazlar, ırmaklar, kanallar, limanlar gibi sınırlandırılmış yer¬lerdeki sularda, yüzeyde ve yüzeyin daha altında, öğeleri farklı olan, değişik akıntılar bulunabilir. Yüzeyde ve derinlerde değişik akıntıların bulunduğu böyle yerlerde, çoğunlukla, üst ve alt akın¬tıların yönleri aynı, hızları farklı olur. Bununla birlikte, yüzey¬deki akıntıyla onun altındaki akıntının, hızlarından başka, yön¬lerinin de farklı olduğu yerler vardır, öyle ki, bazı yerlerde yön farklılığı, örneğin İstanbul Boğazında olduğu gibi, tam karşıtlık biçiminde bile ortaya çıkabilmektedir. <br />
<br />
Değişik üst ve alt akıntıların bulunduğu yerlerde, az suçeken bir gemi yalnızca yüzeydeki üst akıntıdan etkilenirken, çok su-çeken bir gemi her iki akıntıdan da etkilenir. Suçekiminin alt ve üst bölümü değişik akıntılarda bulunan bir gemi üzerindeki son etki, akıntıların bileşkesine göre belirir. Bu nedenle, az karşıla¬şılan bir durum olsa bile, çok suçeken gemilerin kaptanları, özel¬likle darsularda, gemileri üzerindeki akıntı etkilerini hesaplarken, yüzey akıntıları yanında dip akıntılarını da dikkate almalı ve son bileşke akıntı etkisini kestirmede, bir kılavuz kaptanın yerel bilgi¬sine başvurmanın en iyi yol olduğunu unutmamalıdırlar.<br />
<br />
1.4.10. Öğeleri Belirli Bir Akıntıda İleri Yolalan Gemilerle İlgili Birkaç Nokta<br />
<br />
Daha önce, tüm boyu ve tüm suçekimiyle, aynı öğeli düzenli bir akıntı içinde ileri yolalan gemiler üzerindeki, değişik görece yönlerden gelen akıntı etkilerinin neler olduğunu, genel çizgile¬riyle gördük. Ancak, bu konuda, uygulamada dikkate alınması ge¬reken birkaç noktayı, biraz daha değişik açılardan ele alarak vur¬gulamayı, yinelemeyi ve öne çıkararak değinmeyi yararlı sayıyo¬ruz: <br />
<br />
       	a)   Bir gemiyi tüm boyu ve suçekimiyle kapsayan düzenli bir akıntı, geminin su içindeki manevra yeteneklerini etkilemez; buna karşılık yeryüzü üzerindeki manevra izini etkiler. Örneğin, akıntılı bir alanda, alabanda dümenle dönmekte olan bir geminin, su İçinde çizdiği çember normaldekiyle aynıdır; ama bu çemberin yeryüzü üzerindeki izdüşümüne bakıldığında, çizilme süresi içindeki sakıntı sürüklemesine uygun olarak, akıntıüstüne rastlayan bölüm¬deki çember yayının basıklaştığı, akıntıaltına rastlayan bölümde¬ki çember yayının ise şişikleştiği görülür.<br />
<br />
b)    Belirli bir akıntının, belirli bir süre içinde, kapsadığı tüm gemilerde, aynı yönde ve aynı değerde bir sürüklenme yolu oluş¬turduğunu gördük. Bununla birlikte, gemilerin su içindeki hızla¬rıyla, dümen tutulan rotaları farklı olduğunda, aynı akıntının her bir gemide ortaya çıkardığı, gidilen hız ile gidilen rotanın birbi¬rinden farklı olacağına dikkat edilmelidir,  öyle ki,  aynı akıntı içinde yolalan iki geminin dümen tutulan rotaları aynı olduğunda bile, su içindeki hızları farklı ise belirli bir süre sonunda her bir ge¬minin yeryüzü üzerindeki sürüklenme yönleri ve sürüklenme yol¬ları aynı olmasına karşın, gidilen rotaları ve gidilen hızları farklı olur (Şekil 10); benzer durum, sn içindeki hızları aynı, dümen tu¬tulan rotaları farklı olan iki gemide de süz konusudur.<br />
<br />
c)    Düzenli bir akıntı içinde gemi kullanırken, akıntı etkileri konusunda dikkate alınması gereken önemli noktalardan birisi de zaman öğesidir. Çünkü bir akıntının bir gemiyi sürükleme yolu¬nun değeri, geminin akıntılı alan içinde kalış süresiyle doğru oran¬tılıdır, örneğin, bir geminin belirli bir dümen tutulan rotası üze¬rinde kalan, 3 mil enindeki bir alanda, 4 mil/saat'lik bir kemere akıntısı olduğunu varsayalım. Gemi, bu akıntı kuşağını, su içinde 3 mil/saat hız yaparak geçtiğinde bir saat sonunda borda doğrul¬tusunda uğrayacağı sürüklenme yolu (ki bu burada aynı zamanda rotadan sürüklenme yoludur) 4 mil olurken, 6 mil/saat'lik bir hızla geçtiğinde 2 mil, 12 mil/saat'lik bir hızla geçtiğinde ise 1 mil olur (Şekil 76 a).<br />
<br />
d)    Akıntılı bir yerde yolalınırken, omurga ile akıntının akım doğrultusu arasında herhangi bir açı bulunuyorsa, geminin, yer¬yüzü üzerinde dümen tutulan rotayı değil, bir gidilen rotayı izle¬diğini gördük. Oysa, gemi ile yeryüzü üzerindeki bir noktadan bir başka noktaya gidilirken, yolalım yönünden önemli olan, geminin hangi rotaya dümen tuttuğu değil, yeryüzü üzerinde hangi rotayı<br />
<br />
 <br />
Şekil 10 Sudaki pervane hızları farklı iki gemi, aynı akıntıda, aynı rotaya dümen tutarak yolalırken, belirli bir süre sonunda, aynı sürüklenme yoluna uğrarlar. Ancak gidilen rotaları ve gidilen yolları (dolayısıyla gidilen hızları) farklı olur.<br />
<br />
izlediğidir. Bu nedenle, ilci nokta arasında yapılan yolalmalar sı¬rasında, yolalımcılar, akıntının etkisine karşın gemilerinin yeryü¬zü üzerinde bir «gidilmek islenen rota»yı izlemesini amaçlarlar; bu¬nun için de, eldeki verilere dayanarak akıntı üçgeninden yarar¬lanıp, akıntının sürüklemesine karşın, gemilerinin yeryüzü üzerin¬de bir gidilmek istenen rota üzerinde yolalmasını, ya da bir baş¬ka biçimde söylersek gidilmek istenen rotanın gidilen rota olma¬sını, sağlayacak dümen tutulacak rotayı belirlerler. <br />
 <br />
Şekil 11 Belirli bir akıntıda yolalırken, su içinde yapılan hız ile gidilen rota dümen tutulacak rota gidilmek istenen rota arasındaki ilişkiler.<br />
<br />
Örneğin. Şekil 11 a'da, bir geminin 3 mil enindeki kemeresel bir akıntı kuşağını, AB dümen tutulan rotasıyla Uç değişik hız basamağında yolalarak geçerken, nasıl sürüklenmelere uğradığını gördük. Bu geminin, adı geçen üç hız basamağındaki yolalmalarının her birinde, akıntılı alanı, akıntının etkisine karşın, yer¬yüzü üzerindeki AB yolunu izleyerek geçmesi istenirse: 3 mil/ saat'lik hızla yolalırken dümen tutulacak rotanın AG'j, 6 mil/saat' lik hızla yolalırken ACa ve 12 mil/saat'lik hızla yolalırken de AC'u olması gerektiği akıntı üçgeni yardımıyla belirlenir (Şekil 76 b).<br />
<br />
Burada, gidilmek istenen rotanın gidilen rota olmasını sağla¬mak üzere, akıntıüstüne doğru belirlenen dümen tutulacak rota ile gidilmek İstenen rota arasında oluşan açıya «önleme açısı» adı ve¬rilir, önleme açısının değeri, belirli bir akıntı hızı için geminin su içinde yaptığı hızla ters orantılı olarak değişirken, su içindeki be¬lirli bir gemi hızı için de akıntı hızıyla doğru orantılı olarak de¬ğişir. <br />
<br />
Dikkat edilirse, durgun suda yolalan bir gemide, dümen tutulan rota ile gidilen rota aynıdır. Ve gemi, dümen tuttuğu rota üzerinde yolalırken, omurgası gidilen rota doğrultusuyla çakıştı¬ğından, yeryüzü üzerinde yalnızca tanı eni kadar bir yer kaplar. Ancak aynı gemi, akıntılı bir yerde, bir önleme açısı kullanarak yolaldığı zaman, dümen tutulan rota ile gidilen rota arasındaki açı nedeniyle, omurga gidilen rotayla çakışmaz. Dolayısıyla, bu du¬rumda, gemi gidilen rota üzerinde yolalmaktayken yeryüzü üzerin¬de tam eninden daha büyük bir yeri kaplar (Şekil 12).<br />
<br />
 <br />
Şekil 12 Belirli bir önleme açısı kullanılarak, gidilen rota üzerinde yolalan bir gemi, yeryüzü üzerinde tam eninden daha büyük bir yer kaplar.<br />
<br />
Açıktır ki, bu gibi durumlarda, kullanılan önleme açısı büyüdükçe, geminin «gidilen rota eni» de büyümüş olur. Önleme açısı de¬ğerinin geminin su içindeki hızı ile ters orantılı olduğu bilindiği-ne göre, gemi kullanıcıların, özellikle darsularda yolalırken, geçit ya da ağızlardan geçecekken, geminin yeryüzü üzerindeki tam enin¬de büyümeye yol açan Önleme açısı ile su içinde yapılan his ara¬sındaki ilişkiyi iyi değerlendirmeleri gerekir. <br />
<br />
f) Akıntı paralel kenarının ya da üçgeninin incelenmesinden görülebileceği üzere, akıntı içinde ileri hareket eden bir geminin uğrayacağı etkileri belirleyen öğeler: Akıntının hızı ve yünü ile geminin su içindeki hızı, dümen tutulan rotası ve akıntı içinde kalış süresidir.<br />
Bir gemi kullanıcı, bu öğelerden akıntı hızı ile yönüne kuman¬da edemez; ancak, olanaklar el veriyorsa, gem inin su içindeki hı¬zına, dümen tutulan rotasına (dolayısıyla akıntı doğrultusuyla omurga arasındaki görece açıya) ve bir Ölçüde akıntı içinde kalış zamanına kumanda edebilir; böylece, yapacağı bir yolalma ya da manevra sırasındaki akıntı etkilerini giderecek, azaltacak ya da yararlı kılabilecek durumlar yaratabilir.<br />
<br />
Örneğin, akıntılı bir alanda, tüm çevresi her yönden yaklaş¬maya elverişli bulunan bir şamandıraya, Yolunu Baştan Bağlama yap¬ması gereken bir gemi düşünelim. Bu işlem için, gemi kullanıcı, akıntıyı kıça alarak şamandıraya yaklaşırsa, baştan halat gönde¬rip bağlama aşamasına geldiğinde, durdurmak amacıyla tornistan yaptığı zaman, gemi suya göre tam olarak durduğunda bile yeryüzü¬ne göre durmuş olmayacağından, tornistanı sürdürmek zorunda kalacak, bu nedenle dümeninden yararlanamayacak, durmadan ça¬lışan pervanenin teker etkisi yüzünden gemisini istediği duruşta tutamayacak ve sonuç olarak, şamandıraya bağlamayı uzun çaba¬lardan sonra yine de başaramayabilecektir, Oysa, gemi kullanıcı, akıntıyı başa alarak şamandıraya yaklaşırsa, baştan halat gönderip bağlama, aşamasına geldiğinde, tornistan yapmadan yeryüzüne gö¬re durabilecek, ileriye pervane çalıştırmasa bile dümeninden sü¬rekli yararlanabilecek, gemisini istediği duruşta tutabilecek ve şa¬mandıraya önemli bir zorluğa uğramadan çabucak bağlayabile¬cektir. <br />
<br />
1.5. Okyanuslarda Genel Akıntı (Dolaşım) Sistemi<br />
<br />
Genel dolaşım, uzun periyotlu su akımın ifade eder. Genel yüzey akıntı sistemi şekil 12.2' de verilmiştir. Su akıntılarını gösteren bu harita ortalama durumu göstermektedir. Akıntı hızının yön ve şiddeti ile bunların mevsimsel değişimleri hakkındaki ayrıntılı bilgiler, belirli okyanuslarla ilgili akıntı haritalarında ve bilinen belli başlı yerel sahil bölgelerindeki akıntılar hakkında geniş bilgi ise "Admiralty Pilots" da bulunabilir. Okyanus akıntılarıyla ilgili daha geniş bilgi ise Amerikan Deniz Kuvvetleri Hidrografi Departmanı'nın yayınladığı "Ocean Passages for the VVorld" kitabında bulunabilir. <br />
<br />
1.5.1.Kuzey Atlantik Okyanusu<br />
<br />
Ana Dolaşım. Kuzey Atlantik'teki ana dolaşım saat ibreleri yönünde olup bu dolaşımın güney kısmını 23°N enleminin güneyinde batı yönünde akan oldukça sabit KUZEY EKVATOR AKINTISI oluşturur. Karayib Denizinden doğuya doğru gidildikçe, Kuzey Ekvator Akıntısı Brezilya'nın kuzey sahilinden Geçen GÜNEY EKVATOR AKINTISI'yla birleşir. Birleşen Ekvator Akıntıları Karayib Denizi'nden batıya doğru akarak Yucatan Kanalı'ndan geçer. Bu akıntı daha sonra Küba'nın kuzeybatı sahil boyunca kuzeydoğu yönünde akar ve Florida Boğazı'na ulaşır. Daha sonra bu akıntı FLORİDA AKINTISI adını alır ve Florida Boğazı'ndan 29°N enlemine kadar kuzeye doğru akar. Bu enlemle Nevvfoundland Sığlığı'nın güney ucu arasında Kuzey Atlantik dolaşımının batı kanadını oluşturan kuzeydoğu yönlü akıntı, GULF STREAM adını alır.<br />
<br />
Kuzeydeki batı yönlü akıntıyla birleşen Kuzey Ekvator Akıntısı, Batı Hint Adalarının kuzeybatısına doğru yönelir ve Büyük Antille'rin kuzeyinden akarak Florida Akıntısı ve Gulf Stream ile birleşir. Bu kuzeybatı yönündeki bu akıntıya ANTİL AKINTISI denir.<br />
<br />
Ekvatorun kuzeyinde Kuzey ve Güney Ekvator Akıntılarının arasında dar bir şerit halinde doğu yönünde akan EKVATOR TERS (KARŞI) AKINTISI bulunur. Palmas Bumu'ndan geçen ve Gine Körfezi'nin sahil şeridini takip eden bu ters akıntı GİNE AKINTISI olarak bilinir. <br />
<br />
Florida Boğazı'yla Hatteras Burnu arasında, Florida Akıntısı'nın ve Gulf Streamin sıcak suları 100 kulaçlık (derinlik) çizgisini takip eder. Hatteras Burnu'nun hemen kuzeyinde Gulf Stream 100 kulaç çizgisinden ayrılmaya başlar.<br />
<br />
46. Meridyenin doğusuna doğru Gulf Stream belirginliğini kaybeder. Newfoundland Sığlığı'nın doğusunda akıntı iyice zayıflar. Sonuçta kuzeydoğu ve doğu yönündeki akıntılar İngiltere'ye daha sonra da Avrupa sahiline doğru akar ve bu akıntı KUZEY ATLANTİK AKINTISI adını alır.<br />
<br />
Kuzey Atlantik Akıntısı'nın güney kısmı sonuçta saat ibreleri yönünde önce güneydoğu daha sonra güney batıya döner. Akıntının bu yön değişimi 40°W boylamı yakınlarında olur. Güney yönlü akıntı Kuzey Atlantik Akıntısının doğu kolunu oluşturur. Bu akıntı İber (iberian) Yarımadası'nın batı sahilinden ve Afrika'nın kuzeybatı sahil şeridi boyunca güney batı yönüne döner. Bu AKİNTİYA CANARY AKINTISI denir. Bu akıntı, batıya dönerek Yeşilburun Adaları Arguipelago de Cabo Verde) civarında Kuzey Akıntısı ile birleşir.<br />
<br />
Ana Dolaşımın Kuzey Uzantısı. Kuzey Atlantik Akıntısı'nın kuzey bölümü güneye doğru dönmeyip, kuzeydoğu yönünde Hebrides ve Shetland Adalarının batı sahillerinden akarak Norveç sahiline ulaşır. Norveç sahili boyunca kuzeydoğu yönünde akmaya devam eder. 69°N enlemi civarında bu akıntı ikiye bölünür ve sol kolu BATI SVALBARD AKINTISI (BATI SPITSBERGEN AKINTISI) adını alarak Svalbard ve Arktik bölgeye doğru kuzey yönünde devam eder. Sağ kol, KUZEY BURNU AKINTISI, Nordkapp sahilinden Barents Denizi'ne akar ve oradan Novaya Zemlya'nın kuzeyine doğru devam eder. Buradan Murmansk sahiline ulaşır ve MURMANSK AKINTISI adını alır.<br />
<br />
Kuzey Burnu Akıntısının Barents Denizi'ne akan kolu Novaya ZemlyaYıın kuzey ucundan dolanarak Kara Denizi'nden (Kara Sea)  güneybatıya doğru akarak NOVAYA ZEMLYA AKINTISI adını alır. Bu akıntının bir kısmı Karskiye Boğazı'ndan Barents Denizi'ne girer ve LİTKE AKINTISI'nı oluşturur.<br />
<br />
Kuzey Atlantik Akıntısı'nın bir kısmı izlanda'dan geçen boylama ulaştığı zaman kuzeye döner ve IRMINGER AKINTISI'nı oluşturur. İzlanda'nın güney batısına yakın bir yerde bu akıntı bölünür ve ana kolu batıya dönerek Danimarka Boğazı'nın güneyinde Doğu Grönland Akıntısı'na katılır. Daha küçük bir koluda İzlanda çevresinde saat ibreleri yönünde dönmeye devam eder. <br />
<br />
Arktik Bölgeden dışarı doğru olan soğuk buzlu su akıntısı güneybatı yönünde Grönland sahiline yönelerek DOĞU GRÖNLAND AKINTISI'nı oluşturur. 70°N enleminin kuzeyinde, bu akıntının bir kısmı güneydoğu yönüne doğru ana akıntıdan ayrılır. Ayrılan bu akıntı izlanda'nın kuzeydoğusuna kadar güneydoğu yönünde akar, daha sonra önce doğuya sonra kuzey doğuya yönelir ve Norveç'ten gelen kuzeydoğu yönlü akıntıyla birleşir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GİRİŞ<br />
<br />
Bilindiği üzere Deniz akıntıları  Ticaret gemilerinin seyrini tehlikeye sokmaktadır. Bu yüzden sefer yapılacak yerin deniz yapısı iyi bilinmeli ve sefere çıkmadan önce yapılacak olan hesaplamalar gözden geçirilmelidir. Aksi takdirde deniz akıntılarından dolayı gemimiz rotasından düşebilir. Böylece yakıt ve zaman israfı olur. Dolayısıyla varış limanına beklenen zamanda varılamaz. Bunları engellemek ve yapılacak olan hesaplar, ayrıca dünya denizlerinin yapısı incelenmiş ve açıklanmıştır. İlerleyen sayfalarda bu bölümleri bulabilirsiniz. <br />
<br />
<br />
Bu çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. Bunlar; Akıntılar, Akıntı Seyri ve son olarak Türk Boğaz’larının yapısal özellikleri ve akıntıdan oluşmaktadır. Bu ödev çalışmasının içeriği Deniz Akıntılarını, Akıntıların Gemiler üzerindeki etkilerini, Türk Boğazlarındaki akıntının durumunu, Rotadan Düşme, , , akıntı cetvelleri ve açıklamalarını kapsamaktadır.        <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BÖLÜM 1<br />
AKINTI<br />
<br />
1. Akıntının Tanımı<br />
<br />
Genel bir tanımlamayla, yeryüzü üzerinde yatay olarak bir yerden başka bir yere doğru yer değiştiren su kütlelerine akıntı adı verilir.<br />
<br />
Bu tanımlamadan kolayca anlaşılacağı gibi, yeryüzüne göre hareket eden bir su kütlesi olan akıntı, üzerinde yüzen gemileri etkileyecektir. Ve kuşkusuz, akıntılı suda yüzen bir geminin on¬dan etkilenmesi, gemi kullanıcının denetimi dışında, ister istemez oluşacaktır. Bu nedenle, her gemi kullanıcı, akıntıların gemiler üze¬rinde, kaçınılmaz olarak, oluşturduğu tüm etkileri çok iyi bilmeli, akıntılı alanlarda, gemisini, tüm akıntı etkilerini hesaba katarak kullanmalı ve özellikle darsularda, akıntı etkileri hesaba katılma¬dan yapılacak yolalma ya da manevraların, oturma, çatışma, çarp¬ma vb. bir kaza ile sonuçlanma olasılığının büyük olduğunu bil¬melidir. <br />
<br />
Akıntı, sürekli ya da geçici olarak denizde suyun yatay hareketine (suların bir yöne doğru akıp gitmesine) denir. Deniz akıntılarının oluşmasına sebep olan etkenler meteorolojik veya oşinogrofık kökenlidir, örneğin rüzgar, yoğunluk farkı, tuzluluk, seviye farkı gibi. <br />
<br />
Akıntılar oluşum sebeplerine göre adi akıntı ve gelgit akıntısı diye genel olarak ayrılsa da başlıca akıntı çeşitleri şöyledir;<br />
<br />
•	Okyanus kitle akıntıları (örneğin, Gulf Stream),<br />
•	Rüzgârın sebep olduğu akıntılar (geçici veya sürekli olabilir),<br />
•	Yoğunluk farkı akıntısı (Türk Boğazlarındaki akıntı),<br />
•	Düzey farkı akıntısı (Süveyş Kanalı'ndaki akıntı),<br />
•	Gelgit akıntıları.<br />
Akıntı;<br />
•	Isı farkı<br />
•	Sisteme yeni su kütlelerinin girmesi<br />
•	Gel-Git ile su kütlelerinin hareketi<br />
•	Dalga yüksekliğinin su derinliğinden fazla olması gibi unsurlar ile oluşur.<br />
<br />
Tüm bu akıntılar geminin seyrinde etkilidir, seyir planlaması yapılırken ya da tahmini mevki bulunurken hesaba katılmalıdır. <br />
<br />
Seyir yapan bir gemi üzerinde akıntı gibi aynı etkiyi yapan fakat akıntı gibi suyun yatay hareketi sonucu olmayan olaylar da vardır. Akıntı seyrinde bu olayların etkileri de biliniyorsa, akıntı gibi ele alınır. Bunlar; <br />
<br />
-	Rüzgâr, <br />
-	Kuvvetli denizler, hatalı dümen,<br />
-	Pusulada saptanmayan hata, <br />
-	Paraketede saptanmayan hata.<br />
<br />
Rüzgârın sebep olduğu akıntı ile rüzgâr etkisi ayın şeyler değildir, akıntıda geminin sualtı kısmı etkili okluğu halde, rüzgâr etkisinde geminin su üstünde kalan kısmı (bordası, üst yapısı) etkili olur. <br />
<br />
Rüzgarın etkisi iki şekilde kendini gösterir;<br />
<br />
	Su içinde yapılan hızın artması ya da azalması. Bu, rüzgarın gemiye çarparak onun hareketine karşı koyması veya onun hareketini kolaylaş¬tırması şeklinde olur.<br />
<br />
	Bu etki hemen hemen her zaman geminin başım rüzgar üstüne dön¬dürür. <br />
<br />
Serdümen, dümeni daima istenilen rotada tuttuğu takdirde, düşme etkili olur ve geminin bileşke rotası, tutulması İstenilen rotanın rüzgar altında olur. <br />
<br />
1.1. Akıntıların Haritada Gösterilmesi<br />
<br />
Akıntılar haritada okla gösterilir. Okun yönü akıntının yönüdür. Okların üzerlerinde akıntı hızları yazılıdır. Akıntılar seyir haritalarından başka Kılavuz Kitaplarında (Sailing Directions), Rotalama haritalarında (Routeiny charts). Okyanus Geçişleri kitabında (Ocean Passages for the World), Akıntı Atlasları'nda (Current atlases) gösterilmekte ve anlatılmaktadır. <br />
<br />
 <br />
Şekil 1 Haritalarda Akıntıların Gösterilmesi.<br />
<br />
	<br />
1.2. Akıntının Elemanları<br />
<br />
Bir akıntı üç elemanıyla bilinir. Bunlar; akıntı yönü, akıntı hızı ve akın-tının yoludur,<br />
<br />
1.2.1. Akıntı yönü (set): <br />
<br />
Akıntının aktığı yöndür. Rüzgar yönünün tersine merkezden çevreye doğru gösterilir. Gözlemci çevrededir. Buna göre örneğin lodos akıntısı 225° yönüne doğru akan akıntıdır. Rüzgar yönü ise, akıntının tersine, estiği yönden (rüzgarın geldiği yöne göre) göste¬rilir. Bu çevreden merkeze doğrudur Gözlemci merkezdedir. Buna göre, lodos rüzgarı lodostan doğru (225" den) esen bir rüzgardır. Akıntı ve rüzgar yönü gözlemciye göre değerlendirilir. Kısaca rüzgar estiği/geldiği yöne göre, akıntı ise gittiği yöne göre ad alır. Yani, aynı doğrultuda akan akıntı ile esen rüzgarın yönleri terstir. Örneğin, akıntı poyraz akıntısı ise, rüzgarın adı karşıtı olan lodos rüzgarı adını alır. <br />
<br />
<br />
1.2.2. Akıntının hızı (rate): <br />
<br />
Akıntının birim zamanda aldığı yoldur.  Knot olarak ölçülür. Buna göre, 31\2   knot'lık bir akıntı bir saatlik bir sürede 31\2 mil yol alan akıntı demektir.<br />
<br />
1.2.3. Akıntının yolu (drift): <br />
<br />
Hızı belli bir akıntının birim zamandaki yoludur. Mil olarak ölçülür. Buna göre; hızı 31\2 knt. olan bir akıntı 1 saatte 31\2 mil yol alacak demektir. Burada akıntı hızı 31\2 knt. olduğuna göre, yarım saatteki akıntı yolu (drift) ise 1,75 mildir. <br />
<br />
 <br />
Şekil 2 Akıntı gittiği yöne, rüzgar ise geldiği yöne göre adlandırılır.<br />
<br />
1.3. Akıntıların Boyutları<br />
<br />
Akıntı terimi, genel ve özel olmak üzere iki biçimde kullanıl¬maktadır; genel anlamda kullanıldığında, yeryüzü üzerindeki ya¬tay bir su hareketini belirtir ve bu hareketin öğelerinden söz et¬mez, ya da bir tekinden söz eder; örneğin, «Bu ırmakta gelgitler etkisizdir. Akıntı her zaman yukarı ırmaktan, aşağı ırmağa doğ¬ru akar.» denildiğinde, böyle genel anlamda bir akıntıdan söz edil¬miş olur; özel anlamda kullanıldığında İse, «Irmağın, A ve B nok¬taları arasında 170° ye 2 mil/saat hızla, C ve D noktaları arasın¬da 180° ye 3 mil/saat hızla akan birer akıntı yardır.» tümcesinde olduğu gibi, yeryüzü üzerindeki su hareketinin yeri ile birlikte öğelerini de belirtir. <br />
<br />
Açıktır ki, gemi kullanma açısından, bir akıntıdan genel an¬lamda söz etmek yetersiz kalır. Bilimsel bir gemi kullanımı için, gemi kullanıcı, yol aldığı ve yol alacağı yerlerdeki akıntıları öğe¬leriyle bilmelidir. Üstelik darsularda yapılan manevralardaki in¬celikli hesaplarda, bu kadarı da yeterli olmayıp, akıntının yatay ve düşey doğrultularda kapsadığı alanların boyutlarının da bilin¬mesi gerekmektedir.<br />
<br />
Öğeleri belirli bir akıntının, yatay ve düşey doğrultularda kap¬sadığı su alanlarının boyutları, kendisini oluşturan neden ya da nedenlerle, içinde aktığı yerin yapısına bağlı olarak değişir, ör¬neğin, açık denizlerde, düzey ya da yoğunluk farkı ile sabit rüz¬garların oluşturduğu, öğeleri belirli akıntılar, yatay ve düşey doğ¬rultularda oldukça büyük alanları kapsarlarken, gelgitlerin oluş¬turduğu öğeleri belirli akıntılar, daha küçük alanları kapsarlar. Bir ırmak, darsuyolu, koy ya da liman içindeki öğeleri belirli bir akıntı ise çevrenin yapısal özelliklerine bağlı olarak, çok küçük bir alanı kapsayabileceği gibi büyükçe bir alanı da kapsayabilir. <br />
<br />
Yukarıdaki açıklamalardan, genci anlamda söz edilen bir akın¬tının değişik noktalarında, öğeleri birbirinden farklı özel akıntı¬lar bulunabileceği ile öğeleri belirli bir akıntının yatay ve düşey doğrultularda küçük ya da büyük bir alanı kapsayabileceği, görül-mektedir. Bu oluşumlar, gemilerin, gemi kullanıcıyı ilgilendiren, aşağıdaki dört ana durumdan birisiyle karşılaşmalarına neden olur:<br />
<br />
1) Geminin,  tüm boyu ve tüm suçekimi, öğeleri belirli bir akıntının içinde kalır.<br />
<br />
2) Geminin, uçlarından birisi durgun sudayken,  öbürü öğe¬leri belirli bir akıntının içinde kalır.<br />
<br />
3) Geminin, bir ucu başka, öbür ucu başka öğeli akıntıların içinde kalır.<br />
<br />
4) Geminin, suçekiminin üst bölümü başka, alt bölümü baş¬ka öğeli akıntıların içinde kalır. Öyle ise, şimdi, suda yüzerken, genel olarak dört değişik akıntısal durumla karşılaşabileceği anlaşılan, gemiler üzerindeki akın¬tı etkilerini, bu durumlara göre, tek tek inceleyelim:<br />
<br />
1.4. Akıntıların Gemiler Üzerindeki Etkileri<br />
<br />
1.4.1. Gemi Tüm Boyu Ve Tüm Suçekimiyle Öğeleri Belirli Bir Akıntı İçinde Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Bir geminin, sualtı bölümünün tümüyle aynı öğeli bir akıntı içinde kalması, denizde en sık karşılaşılan durumdur. Ve gemiler, böyle öğeleri belirli bir akıntı içinde kaldıklarında:  <br />
<br />
a)    Hiçbir yere bağlı olmaksızın duruyor,<br />
b)    Bir ucundan yeryüzüne bağlı olarak duruyor,<br />
c)    İki ucundan yeryüzüne bağlı olarak duruyor,<br />
d)    İleri yolalıyor,<br />
e)    Geri yolalıyor, durumlarından birisinde olurlar,<br />
<br />
1.4.2. Bir Yere Bağlı Olmadan Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Suda, herhangi bir yere bağlı olmaksızın hareketsiz duran bir geminin yüzdüğü su, akıntısız, bir başka anlatımla durgun bir su ise, suya göre hareketsiz duran gemi, yeryüzüne göre de hareket¬siz durur. Buna karşılık, suda hareketsiz duran bu geminin yüz¬düğü su, geminin sualtı bölümünü tümüyle kapsayarak, belirli bir yöne doğru akmaya başlarsa, gemiyi de kendisiyle birlikte taşıyıp, götürür. Bu durumda, gemi suya göre yine durmaktadır; ama yer-yüzüne göre hareket eder. <br />
<br />
Suda, herhangi bir yere bağlı olmadan duran bir gemiyi tü¬müyle kapsayan düzenli bir akıntı, onu aktığı yöne doğru ve aktığı hala sürükler. Akıntının bu sürüklemesi sırasında, suda hareket¬siz duran geminin başkıç yönü (herhangi bir başka dış etki olma¬dıkça)  değişmez.<br />
<br />
Örneğin, durgun bir havada, pruvası 045° ye bakarak, suda hareketsiz duran bir geminin yüzdüğü suyun, 090° ye 6 mil/saat hızla aktığını varsayarsak, herhangi bir saatte yeryüzü üzerinde A noktasında bulunan bu gemi, bundan iki saat sonra, A nokta¬sından 090° ye çizilen bir rota üzerinde, A noktasından 10 mil uzakta bulunan B noktasına sürüklenmiş olur. Ve B noktasına ulaştığı zaman da, pruvası yine 045° ye bakar. Yalnız kuşkusuz, yeniden vurgulayalım ki, sürüklenme sırasında, başkıç yönünün değişmemesi durumunun geçerli olabilmesi için, gemiyi, akıntı dışında, dalga, rüzgar vb. herhangi bir başka etmenin etki-lememesi gerekir. <br />
<br />
Öğeleri belirli düzenli bir akıntının, belirli bir zaman aralı¬ğında, yeryüzü üzerinde aldığı yola akıntı yolu adı verilir.<br />
<br />
Suda duran bir geminin, öğeleri belirli düzenli bir akıntı ne¬deniyle, belirli bir zaman aralığında, yeryüzü üzerinde aldığı yola<br />
<br />
 <br />
Şekil 3 Suda Duran Bir Geminin, Durgun Hava Koşullarında, Belirli Bir Akıntı İçinde Başıboş Sürüklenmesi.<br />
<br />
ise «başıboş sürüklenme yolu» ya da «başıboş sürüklenme uzaklığı» ad¬lan verilir.<br />
Kuramsal olarak, suda duran bir geminin, belirli bir akıntı et¬kisiyle, belirli bir zaman aralığı sonunda uğrayacağı sürüklenme uzaklığı ile aynı akıntının aynı zaman aralığı sonunda gideceği akıntı yolu arasında bir fark bulunması gerekir. Çünkü, su tara¬fından taşınıp götürülerek hareket ettirilmesi sırasında, geminin su üstünde kalan bölümü havadan bir direnç görecek ya da o sı¬rada esmekte olan bir rüzgar tarafından etkilenecektir; dolayısıy¬la, gemi akıntıyla aynı hızı yapmayacaktır. Ancak, uygulamada, durgun havanın direnci ya da hafif rüzgarların etkileri dikkate alınmayarak, akıntı yolu ile sürüklenme uzaklığı eşit kabul edilir. Yukarda, Şekil 68'de verdiğimiz örnekte de böyle yapılmış ve iki saatteki akıntı yolu olan 10 mil, aynı zamanda geminin sürüklen¬me uzaklığı olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, Özellikle yal-nızca ileri ya da geri düşme oluşturan kuvvetli rüzgarlarda, bu iki¬sinin birbirinden farklı olacağım bilmekte yarar vardır. <br />
<br />
Özetlersek, düzenli bir akıntı, tümüyle kapsadığı ve suda bir yere bağlı olmadan duran bir gemiyi, yeryüzü üzerinde:<br />
<br />
1)    Hemen hemen, aktığı hızla sürükler.<br />
2)    Bağlaç doğrultusunu değiştirmeksizin, gövdesel olarak, ak¬tığı yöne sürükler.<br />
<br />
Bir akıntının bu ilci doğrudan etkisi, kapsadığı ve suda bir ye¬re bağlı olmadan duran tüm gemiler için, büyük ya da küçük ol¬malarına bakmaksızın, aynıdır. Buna göre, örneğin, durgun bir havada, aynı akıntı içinde birbirine yakın bulunan ve bir yere bağlı olmadan durmakla olan, küçücük bir kayık da, dev bir tanker de aynı hızla, aynı yüne doğru sürüklenirler. Ve bu sırada, akıntı tarafından, oldukları gibi taşındıklarından, kayıkla tanker, birbir¬lerine olan görece duruşlarını korurlar. Bu nedenden Ötürü de, çev¬relerinde karşılaştırma yapmaya yarayacak, demirli bir gemi, sa¬bit bir şamandıra ya da bir kara parçası gibi yeryüzüne göre kı¬mıldamadan duran bir madde yoksa, sürüklenmekte oldukların bir bakışta anlamayabilirler. <br />
<br />
Bir akıntı, kapsadığı ve suda bir yere bağlı olmadan duran tüm gemilerde, yeryüzüne göre hız kazandırma biçimindeki doğ¬rudan etkisinin sonucu olarak, momenttim kazandırma biçiminde dolaylı bir etki daha oluşturur. Ancak, bir akıntının, hız kazandır¬ma biçimindeki doğrudan etkisi, kapsadığı tüm gemilerde eşit ol¬masına karşın, moment um kazandırma biçimindeki dolaylı etkisi gemiden gemiye değişir. Bunun nedeni, akıntı tarafından sürüklenen gemilerin taşırım ağırlıklarının birbirlerine eşit olmamasın¬da, yatar. Çünkü, daha önce gördüğümüz üzere, momentum bir ge¬minin hızı ile ağırlığının çarpımına eşittir. Böylece, aynı akıntıy¬la başıboş sürüklenen değişik gemilerin, hızları aynı olsa bile, ağır¬lıkları farklı olacağından, momentumları da farklı olur.<br />
<br />
Örneğin, 4 mil/saat'lik düzenli bir akıntı, suda duran 1.000 ton'luk bir gemiyi de, 100.000 ton'luk bir gemiyi de, hız yönünden eşit olarak etkilerse de, birinci gemi bu akıntının sürüklemesiyle 4 x 1.000 = 4.000 ton-mil/saat miktarında bir momentum kazanır¬ken, ikinci gemi 4 x 100.000 = 400.000 ton-mil/saat miktarında bir momentum kazanır. Buna göre, bu iki geminin aynı akıntıyla başıboş sürüklendiklerini ve önlerine çıkan aynı yapıdaki sabit bir maddeye çarptıklarını varsaydığımızda, her ikisi de akıntı tarafın¬dan aynı hızla sürüklenmekte olmalarına karşın, çarpma sonucun¬da, ağır geminin çok daha ağır hasarlar oluşturacağı açıktır. Bir başka açıdan ele alırsak, başıboş sürüklenen bu iki gemiyi, çekitler yardımıyla durdurmak istediğimizde, ağır gemiyi tutabilmek için, öbüründen çok daha büyük çekme kuvvetlerine gereksinim du¬yacağımız bellidir. <br />
<br />
Sonuç olarak, suda bir yere bağlı olmadan duran değişik ge¬mileri kapsayan düzenli bir akıntı, etkisine aldığı gemilerin tü¬münü aktığı yöne, aktığı hızla sürüklemekle birlikte,  bunlarda, ağırlıklarıyla doğru orantılı olan değişik momentum miktarları do¬ğurur; dolayısıyla, bu durum, gerektiğinde, yapılacak işlemlerde ya da alınacak önlemlerde hesaba katılmalıdır.<br />
<br />
1.4.3. Bir Ucundan Bağlı Olarak Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Yeryüzüne bir ucundan bağlıyken, suya göre hareketsiz du¬ran bir geminin yüzdüğü su akıntısız (durgun) ise, gemi yeryüzü¬ne göre de hareketsiz durur. Bu geminin yüzdüğü su, belirli bir yöne doğru akmaya başlarsa, yukarda gördüğümüze benzer biçim¬de, başlangıçta, akıntı, gemiyi yine, süredurumunu yenerek, göv¬desel olarak aktığı yöne doğru taşımak ister. Ancak, bu kez gemi bir ucundan yeryüzüne bağlı olduğundan, durum değişiktir; o yüz¬den, akıntı, gemi üzerinde sırasıyla şu etkileri oluşturur: <br />
<br />
1) Gemiyi, başlangıçta, bağlı ucuna yük bininceye kadar, göv¬desel olarak aktığı yöne doğru sürükler.<br />
<br />
2) Bağlı ucuna yük binince, geminin bağlı olmayan ucunu, bağlı olan ucunun çevresinde saldırarak, akıntı altına doğru sürük¬ler.<br />
<br />
3) Gemiyi, bağlı ucu akıntı üstünde, bağlı olmayan ucu akıntı altında kalmak üzere, sualtı bölümü akıntıdan en az direnç gö¬recek bir duruş alıncaya kadar çevirir (saldırır). Bundan sonra da, etkisini sürdürdüğü sürece gemiyi o duruşta tutar.<br />
<br />
Yukarda sıralanan etkilerden ötürü, sık sık görüldüğü gibi, de¬mirli ya da bir şamandıraya Tek Uçtan Bağlı (TUB) gemileri bu tersi belirtilmedikçe yalnız baştan bağlı demektir-, kendilerini kap¬sayan akıntının etkisini yenecek kadar kuvvetli bir rüzgar ya da başka bir etken olmadıkça, hep akıntıya baş vererek yatarlar. Yi¬ne aynı etkilerden ötürü, demirli ya da tek şamandıraya bağlı ge¬miler, akıntı yön değiştirdikçe, kendilerini yeryüzüne bağlı tutan uçları çevresinde salarak, akıntının yeni yönüne uygun biçimde, duruş değiştirirler.<br />
<br />
Baştan bağlı, akıntıya salmış gemilerde, gemi kullanıcılar iki noktayı akıllarında bulundurmalıdırlar; bunlardan ilki, dümenin, dümen yelpazesinden geçen su hızının karesiyle doğru orantılı ola¬rak etkili olacağı ve gerektiğinde, gemiyi bulunduğu duruşun dışına doğru döndürmede kullanılabileceğidir; ikincisi ise, gemiyi yeryüzüne bağlayan bağlantılara binecek yükün, geminin akıntı-yüzü değeri, sualtı bölümü pürüzlülüğü ile akan suyun yoğunluğu ve hızının karesiyle doğru orantılı olarak büyüyeceğidir.<br />
<br />
1.4.4. İki Ucundan Bağlı Olarak Duran Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
Yeryüzüne iki uçlarından bağlı olarak duran gemiler, bir akın¬tının etkisine uğradıklarında, bağlamalarının elverdiği ölçüde akıntıaltına sürüklenip, öylece kalırlar. Ve bu durumda kaldıklarında, gemiyi akıntının sürüklemek isteme etkisine karşı sabit tutan bağ-lamalara binen yükün değeri, geminin akıntıyüzü, karina pürüzlü¬lüğü ile suyun yoğunluğu ve akıntı hızının karesiyle doğru oran¬tılı olarak oluşur.<br />
<br />
Buna göre, belirli hızdaki bir akıntı, kemere doğrultusundan geldiğinde, geminin akıntıyüzü en büyük değerini alacağından, be¬lirli bir akıntının, iki ucundan bağlı belirli bir geminin bağlama¬larına bindirebileceği yükün en büyük değeri de, bu durumda or¬taya çıkar. Belirli bir akıntının, iki ucundan bağlı bir gemide bağ¬lamalara -daha doğrusu bağlamaların birisine- bindirilebileceği yü¬kün en küçük değeri ise, akıntı başkıç doğrultusunda aktığı zaman oluşur. <br />
<br />
Şamandıralar ya da kazıklar arasında bağlı bulundukları za¬man olduğu gibi, yeryüzüne iki uçlarından bağlı olarak yatan ge¬miler, omurgalarıyla açı yaparak gelen bir akıntıda, tek uçların¬dan bağlı olarak yattıklarında olduğu gibi, salamazlar. Dolayısıy¬la, tek uçlarından bağlı olup da salabildikleri duruma göre, akın¬tıya daha büyük bir akıntıyüzü değeri göstermek zorunda kalırlar. Bu nedenle, aykırı bir akıntıda, iki ucundan bağlı olarak yatan bir geminin bağlamalarına binen yükün, aynı akıntıda tek ucundan bağlı olduğu için salarak yatan kardeş bir geminin bağlamasına binen yükten, çok daha büyük olacağı unutulmamalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4.5. İleri Yolalan Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri<br />
<br />
Buraya kadar, yeryüzüne bağlı olsun ya da olmasın, yüzdüğü suya göre duran gemiler üzerindeki akıntı etkilerini gördük. Şim¬di, tüm boyu ve tüm suçekimiyle, öğeleri belirli bir akıntı içinde ileri hareket eden bir gemi üzerindeki akıntı etkilerinin neler ola¬cağına bakalım. Bunun için de, akıntıda yolalan gemilerin yeryü¬zü üzerindeki hareketlerini araştıralım.<br />
<br />
Akım doğrultusu omurgasıyla bir açı oluşturan düzenli bir akın¬tıda, belirli bir süre, belirli bir rotada, belirli bir hızla yolalan bir gemi, bu süre içinde, yeryüzü üzerinde, iki düzgün doğrusal hare¬ketin etkisi altında, bileşik bir hareket yapar (Şekil 4). Çünkü, tek tek ele alınırsa, belirli zaman aralığında, pervane, gemiye yer¬yüzü üzerinde AB yolunu aldırırken, aynı süre içinde akıntı da AD yolunu aldırır. Ve AB pervane yoluyla, AD akıntı yolu, aynı süre içinde düzgün doğrusal hareketlerle alınmışlarsa, gemi, be¬lirli sürenin sonunda yeryüzü üzerindeki B ya da D noktalarından birinde değil, A noktasından pervane yolu ile akıntı yoluna daya¬nılarak çizilen paralelkenarın köşegeninin öbür ucu olan C nok¬tasında bulunur. Buna göre, belirli zaman aralığı içinde, iki düz¬gün doğrusal hareketin etkisi altında bileşik bir hareket yapan gemi, bu sırada başkıç çizgisi hep dümen tuttuğu AB rotası doğ¬rultusunda kalmasına karşın, gerçekte yeryüzü üzerinde gövdesel olarak AC rotası doğrultusunda yolalır. <br />
<br />
<br />
 <br />
Şekil 4 Akım doğrultusu omurga ile  çakışmayan, belirli bir akıntı içinde, belirli bir süre, belirli bir rotaya dümen tutan geminin yeryüzü hareketi.<br />
<br />
Böyle bir durumda, belirli bir zaman aralığındaki bileşik ha¬reketi oluşturan öğelerden: Gemiye baştutturulan AB yönüne «dü¬men tutulan rota», pervanenin gemiye su içinde aldırdığı yol olan AB uzunluğuna «pervane yolu» ya da «parakete yolu»; akıntının ak¬tığı yön olan AD'ye «akıntı yönü», akıntının aldığı yol olan AD uzunluğuna «akıntı yoluz; geminin sürüklenme yünü olan BC'ye (ki akıntı yönüyle aynıdır) «sürüklenme yönü», geminin sürüklenme uzunluğu olan BC'ye (ki akıntı yoluyla aynıdır) «sürüklenme yolu»; geminin yeryüzü üzerinde gerçekte izlediği rota olan AG yönüne «gidilen rota» ve geminin yeryüzü üzerinde gerçekte aldığı yol olan AC uzunluğuna da «gidilen yol, adları verilir.<br />
<br />
Ayrıca, bir akıntı içinde yolalırken, belirli bir zaman aralığı sonunda, akıntı nedeniyle, başlangıçtaki dümen tutulan AB rota doğrultusundan uzaklaşarak bir C noktasına sürüklenen geminin, başlama noktasından geçen dümen tutulan rota doğrultusuna olan dikey uzaklığını belirten CB uzunluğuna «rotadan sürüklenme yolu» ya da «rotadan kayma yolu» adı verilir  (Şekil 4).<br />
<br />
Böylece, düzenli bir akıntı içinde ileri yolalan bir geminin, yer¬yüzü üzerindeki hareketlerinin incelenmesi, akıntının, gemi üze¬rinde aşağıda sıralanan genel etkileri oluşturabileceğini göstermek¬tedir:<br />
<br />
1) Geminin, yeryüzü üzerinde, pervanesiyle normal koşullar¬da sağladığı hızda değişiklik yapar.<br />
<br />
2) Geminin, yeryüzü üzerinde, belirli bir süre sonunda nor¬mal koşullarda, pervanesi ve dümeniyle ulaşması gereken konumda farklılık yaratır.<br />
<br />
3) Gemiyi, yeryüzü üzerinde, dümen tuttuğu rotadan başka bir rota üzerinde götürebilir.<br />
<br />
Bir akıntıda, omurgası akıntı yönü doğrultusuyla bir açı yapa¬rak yolalan her gemide, bu üç etki birlikte ortaya çıkar. Gemi omur¬gası, akıntı yönü doğrultusuyla çakıştığı zaman ise yalnızca ilk iki etki görülür, üçüncü etki görülmez. <br />
<br />
Geminin dümen tuttuğu rotasına, ya da bir başka deyişle omur¬ga doğrultusuna göre değişik görece yönlerden gelen akıntıların, genel olarak, bir gemi üzerinde oluşturduğu etkileri incelemeye geç¬meden önce, akıntının hız değiştirme etkisi konusunda bir noktaya dikkat çekmek yararlı olacaktır. Daha önce gördüğümüz gibi, rüzgar, bir geminin su içinde yaptığı hızda (dolayısıyla "yeryüzü" üzerindeki hızında da) değişiklik yapar. Buna karşılık, akıntı, geminin su içinde yaptığı hızda değil, yalnızca yeryüzü üzerinde yap¬tığı hızda değişiklik yapar. Bir başka anlatımla, bir akıntıda, ileri yolalan gemilerin pervaneleri yardımıyla içinde yüzdükleri suya göre sağladıkları hız, durgun anda sağladıklarıyla aynıdır.<br />
<br />
Bu noktayı böylece vurguladıktan sonra, şimdi, ileri yolalan gemilerde, gemi rotasına (omurgasına) göre değişik görece yönler¬den gelen akıntıların etkilerini tek tek görelim:<br />
<br />
1.4.5.1. Pruva Akıntısı Etkileri: Pruva akıntıları, ileri yolalan gemilerin, yeryüzü üzerinde yaptıkları hızı azaltırlar; bu azaltma, akıntı hızına eşit olur.<br />
<br />
Buna göre, tam pruvadan gelen bir akıntıya karşı, ileri yola¬lan bir geminin yeryüzüne göre yaptığı hız, pervanesiyle suya gö¬re yaptığı hızdan, akıntı hızının çıkartılmasıyla bulunan değer olur. örneğin, pervanesiyle suya göre 12 mil/saat'lik hız yapan bir gemi, hızı 4 mil/saat olan bir pruva akıntısına karşı yolaldığında, geminin yeryüzü üzerindeki hızı 12-4 = 8 mil/saat olur. <br />
<br />
Burada şu noktaya dikkat edilmelidir ki, gemi yeryüzü üze¬rinde 8 mil/saat'lik bir hızla yolalmasına karşın, pervanesinin dü¬men yelpazesinden geçirdiği suyun hızı, gemiyi normal koşullar¬da 12 mil/saat hızla yürütürken olduğu gibidir; bir başka deyiş¬le, geminin suya göre yaptığı hız durgun sudakinin aynıdır. Do¬layısıyla, gemi yeryüzü üzerinde 5 mil/saat'lik bir hızla yolalıyor olmasına kargın, dümeni, durgun suda 12 mil/saat hızla yolaldığı zamanki kadar çok etkili olur. Bu durum, akıntıya karsı ileri yol¬alan gemilerde, gemi kullanma açısından birçok yarar sağlayabi¬lir. Çünkü, akıntıya karşı yolalan bir gemide, hem yeryüzü üze¬rinde çok alçak bir hızla ilerleyebilirle, hem de böyle bir alçak hıza karşın etkili bir baştutma elde edebilme olanakları vardır. Bu olanaklar, özellikle darsulardaki manevralarda büyük kolaylıklar sağlar.<br />
<br />
Örnek verirsek, 4 mil/saat'lik bir pruva akıntısında, yeryüzü üzerinde 2 mil/saat gibi alçak bir hızla ilerletilen bir geminin dü¬meninden, 6 mil/saat'lik bir hızla ilerleniyormuşçasına yararla¬nılabileceği açıkça görülür. Ve hu konuda biraz daha ileri giderek diyebiliriz ki, pervaneyle sağlanan hız, akıntı hızına eğit kılınırsa, bir gemi, bir pruva akıntısı içinde, yeryüzüne göre olduğu yer¬de tutulabilirken, bu sırada baş tutma etkinliği de korunabilir.<br />
<br />
Anımsarsanız, bir pruva rüzgarında ileri yolalan bir gemide de, durumun benzer olduğunu, daha önce görmüştük. Bu nedenle, "gemi kullanırken, seçme olanağı bulunduğunda, rüzgarı ve akıntıyı başa alarak manevra yapmak, denizciliğin altın kurallarından biri sa¬yılır.<br />
<br />
Bir pruva akıntısı, gerçekte, ileri yolalan bir gemiyi yeryüzü üzerinde aktığı hızla geriye doğru sürüklediğinden, belirli bir sü¬re sonunda, bir «geri sürüklenme yolu» ortaya çıkartır, örneğin, dur¬gun suda pervanesiyle 12 mil/saat hızla yolalan bir gemi, 4 mil/ saat'lik bir pruva akıntısında 2 saat yolaldığında, yeryüzü üzerin¬de normal koşullarda alması gereken 24 minik bir yol yerine, akın¬tının bu süre içindeki geri sürüklemesi nedeniyle, 16 mil'lik bir yol alır. Dolayısıyla, iki saat sonunda 8 mil'lik bir geri sürüklenme yolu ortaya çıkmış olur (Şekil 70). Burada şuna dikkat edilmeli dır ki, gemi yeryüzü üzerinde 1G minik bir yol gitmesine karşın, gerçekte su içinde 24 mil'lik bir yol gitmektedir; ve bu durum, iki saat sonunda paraketenin yazdığı 24 mil'den de kolayca görülür. <br />
<br />
<br />
 <br />
Şekil 5 Pruva akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, geri sürüklenme yolu.<br />
<br />
Yeri gelmişken, parakete konusunda da bir iki noktaya deği¬nelim: Suda özgürce yüzen bir gemide, geleneksel bir parakete, gemi ister suya göre duruyor, ister ileri ya da geri yolalıyor olsun içinde bulunulan akıntıyı doğrudan göstermez. Ancak, bir pruva (ve pupa) akıntısında ileri yolalınırken, iki gerçek konumlama arasında yeryüzü üzerinde alınan yol ölçülerek, paraketenin yazdığı ile karşılaştırılırsa, akıntı hızı konusunda bir fıkır edini¬lebilir Buna karşılık, demirli ya da şamandıraya bağlıyken.ol¬duğu gibi yeryüzüne göre sabit tutulan bir geminin paraketesi, içinde bulunan bir pruva akıntısını tam olarak gösterir.<br />
<br />
Pruva akıntılarında ileri yolalınırken, dümen tutulan rota ile gidilen rota aynı olur. Bir başka anlatımla, pruva akıntılar, geri yolalan gemilerin dümen tuttuklar: rotalar ile yeryüzü üzerinde gerçekte gittikleri rotalar arasında bir fark oluşturmazlar Bu ne¬denle de pruva akıntıları, ileri yolalan gemilerde, belirli bir sure sonunda herhangi bir «sancağa sürüklenme yolu», iskeleye sürük¬lenme yolu ya da rotadan kayma yolu ortaya çıkarmazlar,<br />
<br />
Kuşkusuz, bir pruva akıntısında ileri yolalırken, durdurulup ileri almaya bırakılan bir geminin yeryüzü üzerindeki hı a durgun sudakinden daha çabuk düşecek, durma uzaklığı da da¬ha kısa olacaktır. Böyle bir ileri akma sonunla, geminin su için¬deki hızı ile akıntı hızı eşit duruma geldiğinde, gemi önce bir an yeryüzüne göre duracak, sonra su içindeki Hız. biraz daha azaldığında yavaş yavaş geri gitmeye başlayacak ve en sonunda su içindeki hızını tümüyle kaybettiğinde de, akıntı onu, aktığı yöne doğru akıntı hızla sürükleyecektir. Bu sırada, kendisini etkileyerek du¬rusunu değiştirecek başka bir etken yoksa, gemi, su içindeki ileri yo ünü tam olarak kaybedip suya göre durduğu andaki batkı; doğ¬rult" bozmadan sürüklenecek ve suya göre durmasına karşın, yer" zerinde, sanki geri yolla akıyormuş gibi. kıça doğru hareket edecektir.<br />
<br />
1.4.5.2. Pupa Akıntın Etkileri: Pupa akıntıları, ileri yolalan ge¬milerin, yeryüzü üzerinde yaptıklar, hızı artarlar; bu artırma, akıntı hızına eşit olur.<br />
<br />
Bir pupa akıntısı içinde ileri yolalan bir geminin su içinde akıntısıyla birlikte yolaldığında, yeryüzü üzerin mil/saat hızla hareket eder. Buna göre dikkat edilirse, pupa akıntısıyla birlikte ileri yol¬ gemilerde dümenin, yeryüzü üzerinde yapılan hıza oranla alan gemilerde, dümenin, yeryü etkinliği konusunda, pruva akıntısına karşı ileri yolalan gemilerdekine bakışla, ters bir durumla karşılaşıldığı görülecektir. Çün¬kü, pruva akıntısına karşı ileri yolalınırken, yeryüzüne göre ya¬pılan hıza oranla daha çok etkili olan dümen, pupa akıntıaıyla bir¬likte İleri yolalınırken, yeryüzüne göre yapılan hıza oranla daha az etkili olur. Açıktır ki, bunun nedeni, pupa akıntısıyla ileri yol¬alınırken, yeryüzü üzerinde pervanenin sağladığından daha yüksele bir hız yapılmasına karşın, dümenin etkinliğinin, yine yalnızca pervanenin su içinde sağladığı hıza bağlı kalmasıdır. <br />
<br />
Yine sayısal bir örnek verirsek, suya göre 12 mil/saat hız ya¬parken, 4 mil/saat'lik bir pupa akıntısıyla birlikte ileri yolalan bir gemi, yeryüzüne göre 16 mil/saat hız yapar ama, dümenin etkin¬liği yalnızca 12 mil/saat'lik hıza uygun olur. Bu durum, özellikle alçak hızla yolalmması gereken darsularda, gemi kullanma açısın¬dan sakıncalar doğurabilir, örneğin, 4 mil/saat'lik bir pupa akın¬tısında, yeryüzüne göre 6 mil/saat'lik hızla ilerletilmesi gereken bir gemide, dümenin etkinliği, durgun suda 2 mil/saat hızla ilerletildiği zamanki kadar az olur. <br />
<br />
Böyle durumlarda, bir dış yardım sağlama olanağı yoksa, dümeni daha etkili kılmak için yapılacak tek iş daha kuvvetli pervane çalıştırmaktır İti, bu da geminin yer¬yüzü üzerindeki hızını istenilmeyen derecede yükseltebilir.<br />
<br />
Bir pupa akıntısı (akıntıların genel özelliği uyarınca), etkile¬diği tüm gemileri, su içindeki hızlarına bakmaksızın, aktığı hızla ileriye doğru sürüklediğinden, belirli bir süre sonunda, onların tü¬münde bir ileri sürüklenme yoka ortaya çıkartır.<br />
<br />
Bu konuda şuna dikkat edilmelidir ki, aynı pupa akıntısı etki¬sinde, aynı süre ltalan gemilerin, hızları nedeniyle gidilen yolları farklı olsa bile. ileri sürüklenme yolu değerleri birbirlerine eşit olur. örneklersek, durgun suda pervanesiyle 12 mil/saat hızla yol¬alan bir gemi ile 10 mil/saat hızla yolalan bir başka gemi. 2 mil/ saat'Iik bir pupa akıntısı içinde 2 saat yolalırlarsa, birinci gemi normal koşullarda yeryüzü üzerinde gitmesi gereken 24 minik bir yol yerine, akıntının bu süre içindeki ileri sürüklemesi nedeniyle, 24 + 4 = 28 mil'lik bir yol giderken, <br />
<br />
İkinci gemi de benzer biçim¬de 20 + 4 = 24 mil'lik bir yol gider (Şekil 71). Görüldüğü gibi, 2 mil/saat hızındaki, aynı pupa akıntısında, 2 saat yolalan, her iki gemide de 4 mil'lik bir ileri sürüklenme yolu ortaya çıkmaktadır. Burada bir de şu nokta, yine, gözden kaçırılmamalıdır: Yeryüzü üzerinde gemilerden biri 28, öbürü 24 mil'lik birer yol giderlerse de, gerçekte, su içinde pervaneleriyle 24 ve 20 mil'lik birer yol gi¬derler; ve paraketeleri de yalnızca bu 24 ve 20 mil değerlerini ya¬zar.<br />
<br />
 <br />
Şekil 6 Pupa akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, ileri sürüklenme yolu.<br />
<br />
Pupa akıntıları da, pruva akıntıları gibi, ileri yolalan bir ge¬minin dilmen tuttuğu gerçek rota ile yeryüzü üzerinde gittiği ger¬çek rota arasında bir fark oluşturmadığından, belirli bir süre so¬nunda, herhangi bir sancağa ya da iskeleye sürüklenme yolu ve rotadan kayma yolu ortaya çıkarmazlar. <br />
<br />
Bir pupa akıntısıyla birlikte ileri yolalırken, makinesi durdu¬rularak ileri akmaya bırakılan bir geminin su içindeki hızı ve yer¬yüzü üzerindeki hızı giderek azalır; bir noktaya ulaşıldığında, ge¬minin su içindeki hızı sıfıra iner; yeryüzü üzerindeki hızı ise akın¬tı hızına eşit olarak devam eder. Bundan sonra, gemi, pupa akın¬tısının etkisinde kaldığı sürece, kendisini etkileyecek başka bir kuvvet ortaya çıkmazsa, hızını kaybettiği sıradaki son duruşunu koruyarak, suya göre durmasına karşın, yeryüzü üzerinde, ileri yol¬la akıyormuş gibi, haraketini sürdürür.<br />
<br />
1.4.5.3. Başomuzluk Akıntısı Etkileri: Başomuzluk akıntıları, ke¬merenin önünden gelen akıntıların çoğu gibi, ileri yolalan gemilerin yeryüzü üzerinde normal koşullarda yaptıkları hızda bir azal¬ma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece ge¬liş yönlerine bağlı olarak, sancağa ya da iskeleye doğru bir sü¬rüklenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerinde, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir gidilen rota üzerinde yol-almalarına neden olurlar.<br />
<br />
Bir başomuzluk akıntısının, belirli bir süre içinde, ileri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini tam olarak bulabilmek için, akıntı üçgeninden yararlanmak gerekir (Şekil 7).<br />
 <br />
Şekil 7 Bir iskele başomuzluk akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu,  sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
1.4.5.4. Kıçomuzluk Akıntısı Etkileri: Kıçomuzluk akıntıları, ke¬merenin arkasından gelen tüm akıntılar gibi, ileri yolalan gemile¬rin yeryüzü üzerinde normal koşullarda yaptıkları hızda bir çoğal¬ma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece geliş yönlerine bağlı olarak, sancağa ya da iskeleye doğru bir sürük¬lenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerinde, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir «gidilen rota» üzerinde yolalmalarına neden olurlar. <br />
<br />
Bir kıçomuzluk akıntısının, belirli bir süre içinde, İleri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini tam olarak bulabilmek için, yine akıntı üçgeninden yararlanılır (Şe¬kil 8).<br />
<br />
 <br />
Şekil 8 Bir iskele kıçomuzluk akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
1.4.5.5. Kemere Akıntısı Etkileri: Kemere akıntıları, ileri yolalan gemilerin, yeryüzü üzerinde normal koşullarla yaptıkları hızda bir çoğalma ortaya çıkarırlar; belirli bir süre sonunda, gemiye görece geliş, yönlerinin tersine olmak üzere, sancağa ya da iskeleye doğ¬ru bir sürüklenme yolu oluştururlar; ve gemilerin, yeryüzü üzerin¬de, dümen tuttukları gerçek rotadan farklı olan, bir «gidilen rota» üzerinde yolalmalarına neden olurlar. <br />
<br />
Bir kemere altınlısının, belirli bir süre içinde, ileri yolalan bir geminin yeryüzü üzerindeki hareketini nasıl etkilediğini de, yine akıntı üçgeni yardımıyla bulabiliriz (Şekil 74); burada, sürüklen¬me yolunun aynı zamanda rotadan kayma yolu olduğuna dikkat edilmelidir.<br />
Darsularda, özellikle sabit maddeler çevresinde, bir kemere akıntısı varken gemi kullanmak zorunda kalındığında:<br />
<br />
1) Belirli bir akıntı için, en büyült rotadan kayma yolu olu¬şacağı,<br />
<br />
2) Gemi suya göre durduğunda, yeryüzü üzerindeki kemeresel hareketin hızını denetlemek için, demir, halatlar, çekitler gibi ek araçlar gerekeceği,<br />
<br />
 <br />
Şekil 9 Bir iskele kemere akıntısının belirli bir süre sonunda oluşturduğu, sancağa sürüklenme yolu.<br />
<br />
3) Geminin kemeresel hareketinin hızını denetlemede kulla¬nılacak ek araçların kuvvetlerinin, akıntının hızı ve ge¬minin ağırlığıyla doğru orantılı bir büyüklükte olması ge-rektiği, unutulmamalıdır.<br />
<br />
1.4.6. Geri Yolalan Gemiler Üzerindeki Akıntı Etkileri: <br />
Bilindiği gibi gerçekte, bir gemi, hiçbir zaman uzun süre geri yolalmaz; yalnızca, bazı durumlarda ve bazı manevraları başara¬bilmek amacıyla, kısa süren geri yolalmalar yapar. Dolayısıyla, süre ve alınan yol kısa olduğundan, bir geri yolalma sırasındaki akıntı etkileri dikkate alınmayabilinir. Bununla birlikte, kuvvetli bir akıntı bulunan darsularda yapılacak geri yolalmalar sırasında, geminin yeryüzü üzerinde durgun hava koşullarında çizeceği ize, akıntının sürükleme uzaklığını da ekleyerek elde edilen izi, ya da bir başka deyişle gidilen izi, dikkate alarak manevra yapmak ge¬rekebilir. <br />
<br />
Gerçekte, gemi, ister ileri ister geri yolalsın, akıntının, tek¬neyi kapsadığı sürece, gemiyi aktığı yöne doğru, aktığı hızla sü¬rükleme biçimindeki genel etkisi hiç değişmez; ve bu her zaman akılda tutulmalıdır.<br />
<br />
1.4.7. Geminin Uçlarından Birisi Durgun Sudayken Öbürü Öğeleri Belirli Bir Akıntıda Bulunduğunda Etkiler:<br />
<br />
Yukarıda etkilerini incelediğimiz durumlarda olduğu gibi, bir geminin tüm sualtı boyutları çevresinde öğeleri aynı bulunan bir akıntı, geminin manevra yeteneklerini etkilemez. Bir başka an¬latımla, tüm boyuyla aynı akıntı içinde ileri yolalan bir geminin dümen etkinlikleriyle, dönme nitelikleri, durgun sudakiyle aynı¬dır. Ve yinelersek, bir gemiyi tümüyle kapsayan bir akıntıda ma¬nevra yapılırken, hesaplanacak tek nokta, akıntıda kalış süresi içinde, akıntı hızıyla, akıntı yönündeki gövdesel sürüklenmedir. Böyle bir akıntı, gemiyi gövdesel olarak sürüklerken, onun üze¬rinde hiçbir savurtma etkisi oluşturmaz.<br />
<br />
Buna karşılık, bir gemiyi tüm boyu yerine yalnızca bir ucun¬dan etkileyen bir akıntı, gemi üzerinde bir savurtma oluşturarak, onun normal dümen etkinlikleriyle, dönme niteliklerini dolaylı ola¬rak değiştirir.<br />
<br />
Bir gemi, dümeni ortada olarak ileri yolalırken, durgun sudan akıntılı bir alana ya da akıntılı bir alandan durgun suya geçerse, geçiş başlangıcında uçlarından birisi durgun suda öbürü akıntıda kalacağından, akıntıda kalan ucu akıntıaltına doğru sürüklenir; gemi de buna uygun olarak savrulur. Açık denizde ileri yolalırken karşılaşıldığında önemli bir sonuç doğurmadan gelip geçebilecek böyle bir etki, darsularda, özellikle de darsulardaki burun dönüş¬lerinde ve liman ağızlarında, önceden hesaba katılıp gereken ön¬lem zamanında alınmamışsa, kötü sonuçlar doğurabilecek kazala¬ra yol açabilir.<br />
<br />
Örneğin, İleri yolalırken çevresinde sancağa doğru dönülmesi gereken bir burunbaşına gelindiğinde, kıç daha durgun sudayken, baş sancaktan gelen bir akıntıya girerse, geminin, bu burunbaşı çevresinde sancağa doğru, durgun sudaki dümen açısı ve makine yoluyla kolayca dönmesi beklenmemelidir. Bunun gibi bir dönüşü gerçekleştirebilmek İçin, çoğunlukla normalden daha önce ve nor¬malden daha büyük açılı dümen bastırmak gerekir. Arasıra, bunlara ek olarak, makine yolunu artırmak da zorunlu olur. Ayrıca, böyle bir dönüşün başarılması Birasında, geminin, dönülen tara¬fın tersine doğru önemli bir dışa kayma yaparak, yeryüzü üzerin¬de normalden çok daha büyük bir dönme çemberi çizeceği ve dola¬yısıyla burundan uzaklaşarak döneceği bilinmelidir. <br />
<br />
Yukardaki gibi bir dönüşü başarabilmek için, dümen kuvveti¬nin, akıntının başomuzluğu itme kuvvetini yenmesi zorunludur, Eğer, iki kuvvet birbirine eşit olursa, açıktır ki, gemi, dönmeyip, rotasını koruyarak ilerleyecek, bu sırada da akıntının başı, dümen kuvvetinin kıçı kemere doğrultusunda aynı yöne itmesiyle, dönül¬mek istenilen tarafın tersine doğru olmak üzere, gövdesel bir sü¬rüklenmeye uğrayacaktır ve bu durum, kıç da tümüyle akıntıya girene kadar devam edecek, gemi ancak ondan sonra dümen bası¬lan tarafa doğru normal dönüşüne başlayacaktır.<br />
<br />
Böyle dönüşler sırasında, arada bir, akıntı itme kuvvetinin, dümen kuvvetinden daha büyük olduğu durumlarla da karşılaşı¬labilir. Buna, akıntı itme kuvvetine karşı, gemi makinesi toplam kuvvetinin zayıflığı ya da büyük bir geminin darsuda momentumunu tehlikeli biçimde büyütmemek için alçak hızla ilerlemek zo¬runda olması dolayısıyla dümen kuvvetinin yetersiz kalması, ne¬den olabilir. Neden ne olursa olsun, böyle bir durumla karşılaşıl¬dığında, gemi, tüm boyu akıntıya girene kadar, hem gövdesel ola¬rak akıntıaltına sürüklenecek, hem de dümen basılan taraf yerine karşıt tarafa doğru savrulacaktır.<br />
<br />
Çevresinde dönülmesi gereken bir burunbaşına gelindiğinde, kıç durgun sudayken, baş akıntıya giriyor ve bu burunbaşı yete¬rince hız yapılmasını önleyen manevra alanı kısıtlı bir darsuda bulunuyorsa, geminin kuvvetli bir başiteri olmadığında, dönüşü güvenlikle başarabilmenin en uygun yolu, baştan, uzun bağlama yöntemiyle, yeterince kuvvetli bir çekit kullanmaktır.<br />
<br />
Bu konuda şunu iyice vurgulayalım ki, makine kuvveti tam kullanılamayan ya da yeterli olmayan, kuvvetli bir başiteri bulun¬mayan, özellikle uzun boylu ve yüklü, bir gemiyle, çekit yardımı¬na başvurmaksızın, kuvvetli akıntısı bulunan, manevra alanı kı¬sıtlı bir dalgakıranbaşını, burunbaşını (ya da benzeri bir yeri) dön¬meye girişmek, güvenlik öğesiyle kumar oynamak demektir. Oy¬sa, bilimsel gemi kullanmada, kumar oynamaya yer yoktur. Bi-limsel gemi kullanma, yapılacak işin sonucundan emin olmayı ge¬rektirir. Bu nedenle, gemi kullanırken, genel bir kural olarak, gi¬rişilecek için sonucundan kuşku duyulduğunda tehlikeyi varsay-malı ve kuşkulan giderecek önlemleri almadan işe bağlamamalı¬dır.<br />
<br />
Bir burunbaşmı dönerken, yukarda verdiğimiz, durgun sudan akıntıya giriş örneğinin terai olan bir durumla da karşılaşılabilir. Buna göre, akıntıyla birlikte ileri yolalınırken, çevresinde dönül¬mesi gereken bir burunbaşma gelindiğinde, geminin kıçı daha akın¬tıdayken, başı durgun suya girebilir. Bu koşullar altında dönül¬mesi gereken bir burunbaşında, dönüşün, yine sancağa doğru ya¬pılacağını varsayarsak, dümeni yardımıyla sancağa döndürülme¬ye başlanan geminin başı durgun suya girdiğinde, kıçı, sancak kıç-omuzluğa geçen akıntının etkisinde kalır; "o zaman, sancağa ba¬sılan dümen kuvveti taralından iskeleye doğru itilmekte olan kıçı, akıntı da iskeleye doğru sürükler ve geminin başı şiddetle sanca¬ğa savrulur; bir başka anlatımla, gemi, sancağa basılan dümen açısının gemiyi normalde döndürmesi gerekenden çok daha büyük bir hızla, sancağa doğru savrulur; ve böyle bir durumda, dümen, akıntının etkisi hesaba katılmadan durgun suda dönülüyormuş gi¬bi basılmışsa, gemi, sancak kıçomuzluktan gelen akıntının etkisiy¬le gövdesel olarak biraz iskeleye sürüklenerek burunbaşından uzak¬laşıyor gibi olsa bile, gerçekte şiddetli savrulmadan ötürü burun¬başına doğru iyice yönelmiş olacağından, baştankara oturma teh¬likesiyle karşılaşır .<br />
<br />
Kuvvetli akıntı bulunan bazı burunbaşlarmda, yukardaki gibi bir dönüş yapılacağında, baş durgun suya girince, biraz burun tarafındaki kıçomuzluktan geldiğinde, akıntının, dönülecek tara¬fa hiç dümen basılmamasına karşın, gemiyi burunbaşına doğru dön¬dürdüğü görülebilir, üyle ki, böyle durumlarda, akıntının gemiyi dönülecek tarafa doğru savurtma etkisinin aşın kuvvetini denet¬lemek için, karşıt tarafa dümen basılması bile gerekebilir. Yalnız, karşıt dümenle dönülürken, kıç da durgun suya girer girmez, dü¬menin hemen basılı bulunduğu yöne kumanda etmeye başlayacağı unutulmamalı ve ortalatılması konusunda uyanık bulunulmalıdır.<br />
<br />
Durgun sudan akıntıya ya da akıntıdan durgun suya geçişle¬rin önem kazandığı yerlerden birisi de liman ağızlarıdır, özellik¬le, deniz tarafında kuvvetli bir aykırı akıntı bulunmasına kar¬gın, içinde akıntı bulunmayan bir limana girer ya da çıkarken, baş ve kıçın farklı sularda kalması sırasında, akıntının, kapsadığı ge¬mi ucu üzerinde oluşturduğu, savurtarak akıntıaltına sürükleme etkisine çok dikkat edilmelidir.<br />
<br />
Böyle bir liman ağzında, baş dalgakıranları birleştiren çizgi¬nin öbür tarafına geçer geçmez, giriş yaparken kıç, çıkış yaparken ise baş, akıntıaltına doğru şiddetle savrularak sürüklenir. Ve bu etkilere karşı, akıntıaltı tarafında bir yedek payı bırakarak yak¬laşmak, savrulmayı önleyecek yönde dümen basmak, dümenin et¬kinliğini çoğaltmak için makine yolunu artırmak, çekit kullanmak, biçiminde gerekli önlemler zamanında alınmazsa, geminin akıntı¬altına savrulacak ucunun dalgakırana çarpma olasılığının yüksek olduğu bilinmelidir.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4.8. Geminin Uçları Değişik Öğeli Akıntılarda Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Yukarıdaki inceleme göz önüne alınarak bakıldığında, uçları değişik öğeli akıntılarda bulunan bir gemi üzerindeki ana etkinin, bir savrulma biçiminde belireceği kolayca görülebilir.<br />
<br />
Geminin uçlarını etkileyen değişik akıntıların, yönleri aynı, hızları ayrı olursa, gemi gövdesel olarak akıntıaltına doğru sürük¬lenmekle birlikte, daha hızlı akıntının etkisinde kalan ucu da akıntıaltına doğru savrulur. Bu durumla, boğaz, ırmak vb. darsuyollarında çok karşılaşılır.<br />
<br />
Geminin uçlarını etkileyen değişik akıntıların yönleri karşıt olduğunda ise, gemi, şiddetle ve bir topaç gibi dönerek savrulur. Darsularda yolalırken, böyle karşıt akıntılara girileceği önceden bilinmez ya da bilinmesine karşın savrulmayı önleyici önlemler tam zamanında alınmazsa, geminin istenmeyen hareketleri kısa sürede denetlenemez; ve bir kaza oluşması kaçınılmaz duruma ge¬lebilir. Bu nedenle, özellikle darsularda gemi kullanırken, yerel akıntı bilgileri ve deneyimleri büyük önem taşır.<br />
<br />
Geminin uçlarının uğrayacağı karşıt akıntı etkileri, kullanılan geminin kendi olanaklarıyla, zamanında önlemler alınsa bile de¬netlenemeyecek kadar şiddetli olacaksa, en iyi yol, güvenli bir ab¬ramayı sağlayacak kuvvette bir çekit ya da çekiitlerin yardımına başvurmaktır. <br />
<br />
Karşıt yönlü akıntıların etkisine, çoğunlukla, bir darsuyolu içindeki koyların akıntıüstü tarafına yalcın kıyılarında ve bir akın¬tının içine doğru çıkıntı yaparak uzanan burunbaşı, dalgakıran ya da iskelelerin çevresinde uğranılır. Ve kuşkusuz, bu gibi yerlerden greçen, küçük-kısa boylu bir geminin uçları ters yönlü akıntıların her ikisinde birden kısa bir süre kalırken, 200-800 metrelik büyük-uzun boylu bir geminin uçları çok daha uzun bir süre kalır; do¬layısıyla da daha çok etkilenir.<br />
<br />
1.4.9. Geminin Suçekimi Değişik ölçekli Akıntılarda Bulunduğunda Etkiler<br />
<br />
Boğazlar, ırmaklar, kanallar, limanlar gibi sınırlandırılmış yer¬lerdeki sularda, yüzeyde ve yüzeyin daha altında, öğeleri farklı olan, değişik akıntılar bulunabilir. Yüzeyde ve derinlerde değişik akıntıların bulunduğu böyle yerlerde, çoğunlukla, üst ve alt akın¬tıların yönleri aynı, hızları farklı olur. Bununla birlikte, yüzey¬deki akıntıyla onun altındaki akıntının, hızlarından başka, yön¬lerinin de farklı olduğu yerler vardır, öyle ki, bazı yerlerde yön farklılığı, örneğin İstanbul Boğazında olduğu gibi, tam karşıtlık biçiminde bile ortaya çıkabilmektedir. <br />
<br />
Değişik üst ve alt akıntıların bulunduğu yerlerde, az suçeken bir gemi yalnızca yüzeydeki üst akıntıdan etkilenirken, çok su-çeken bir gemi her iki akıntıdan da etkilenir. Suçekiminin alt ve üst bölümü değişik akıntılarda bulunan bir gemi üzerindeki son etki, akıntıların bileşkesine göre belirir. Bu nedenle, az karşıla¬şılan bir durum olsa bile, çok suçeken gemilerin kaptanları, özel¬likle darsularda, gemileri üzerindeki akıntı etkilerini hesaplarken, yüzey akıntıları yanında dip akıntılarını da dikkate almalı ve son bileşke akıntı etkisini kestirmede, bir kılavuz kaptanın yerel bilgi¬sine başvurmanın en iyi yol olduğunu unutmamalıdırlar.<br />
<br />
1.4.10. Öğeleri Belirli Bir Akıntıda İleri Yolalan Gemilerle İlgili Birkaç Nokta<br />
<br />
Daha önce, tüm boyu ve tüm suçekimiyle, aynı öğeli düzenli bir akıntı içinde ileri yolalan gemiler üzerindeki, değişik görece yönlerden gelen akıntı etkilerinin neler olduğunu, genel çizgile¬riyle gördük. Ancak, bu konuda, uygulamada dikkate alınması ge¬reken birkaç noktayı, biraz daha değişik açılardan ele alarak vur¬gulamayı, yinelemeyi ve öne çıkararak değinmeyi yararlı sayıyo¬ruz: <br />
<br />
       	a)   Bir gemiyi tüm boyu ve suçekimiyle kapsayan düzenli bir akıntı, geminin su içindeki manevra yeteneklerini etkilemez; buna karşılık yeryüzü üzerindeki manevra izini etkiler. Örneğin, akıntılı bir alanda, alabanda dümenle dönmekte olan bir geminin, su İçinde çizdiği çember normaldekiyle aynıdır; ama bu çemberin yeryüzü üzerindeki izdüşümüne bakıldığında, çizilme süresi içindeki sakıntı sürüklemesine uygun olarak, akıntıüstüne rastlayan bölüm¬deki çember yayının basıklaştığı, akıntıaltına rastlayan bölümde¬ki çember yayının ise şişikleştiği görülür.<br />
<br />
b)    Belirli bir akıntının, belirli bir süre içinde, kapsadığı tüm gemilerde, aynı yönde ve aynı değerde bir sürüklenme yolu oluş¬turduğunu gördük. Bununla birlikte, gemilerin su içindeki hızla¬rıyla, dümen tutulan rotaları farklı olduğunda, aynı akıntının her bir gemide ortaya çıkardığı, gidilen hız ile gidilen rotanın birbi¬rinden farklı olacağına dikkat edilmelidir,  öyle ki,  aynı akıntı içinde yolalan iki geminin dümen tutulan rotaları aynı olduğunda bile, su içindeki hızları farklı ise belirli bir süre sonunda her bir ge¬minin yeryüzü üzerindeki sürüklenme yönleri ve sürüklenme yol¬ları aynı olmasına karşın, gidilen rotaları ve gidilen hızları farklı olur (Şekil 10); benzer durum, sn içindeki hızları aynı, dümen tu¬tulan rotaları farklı olan iki gemide de süz konusudur.<br />
<br />
c)    Düzenli bir akıntı içinde gemi kullanırken, akıntı etkileri konusunda dikkate alınması gereken önemli noktalardan birisi de zaman öğesidir. Çünkü bir akıntının bir gemiyi sürükleme yolu¬nun değeri, geminin akıntılı alan içinde kalış süresiyle doğru oran¬tılıdır, örneğin, bir geminin belirli bir dümen tutulan rotası üze¬rinde kalan, 3 mil enindeki bir alanda, 4 mil/saat'lik bir kemere akıntısı olduğunu varsayalım. Gemi, bu akıntı kuşağını, su içinde 3 mil/saat hız yaparak geçtiğinde bir saat sonunda borda doğrul¬tusunda uğrayacağı sürüklenme yolu (ki bu burada aynı zamanda rotadan sürüklenme yoludur) 4 mil olurken, 6 mil/saat'lik bir hızla geçtiğinde 2 mil, 12 mil/saat'lik bir hızla geçtiğinde ise 1 mil olur (Şekil 76 a).<br />
<br />
d)    Akıntılı bir yerde yolalınırken, omurga ile akıntının akım doğrultusu arasında herhangi bir açı bulunuyorsa, geminin, yer¬yüzü üzerinde dümen tutulan rotayı değil, bir gidilen rotayı izle¬diğini gördük. Oysa, gemi ile yeryüzü üzerindeki bir noktadan bir başka noktaya gidilirken, yolalım yönünden önemli olan, geminin hangi rotaya dümen tuttuğu değil, yeryüzü üzerinde hangi rotayı<br />
<br />
 <br />
Şekil 10 Sudaki pervane hızları farklı iki gemi, aynı akıntıda, aynı rotaya dümen tutarak yolalırken, belirli bir süre sonunda, aynı sürüklenme yoluna uğrarlar. Ancak gidilen rotaları ve gidilen yolları (dolayısıyla gidilen hızları) farklı olur.<br />
<br />
izlediğidir. Bu nedenle, ilci nokta arasında yapılan yolalmalar sı¬rasında, yolalımcılar, akıntının etkisine karşın gemilerinin yeryü¬zü üzerinde bir «gidilmek islenen rota»yı izlemesini amaçlarlar; bu¬nun için de, eldeki verilere dayanarak akıntı üçgeninden yarar¬lanıp, akıntının sürüklemesine karşın, gemilerinin yeryüzü üzerin¬de bir gidilmek istenen rota üzerinde yolalmasını, ya da bir baş¬ka biçimde söylersek gidilmek istenen rotanın gidilen rota olma¬sını, sağlayacak dümen tutulacak rotayı belirlerler. <br />
 <br />
Şekil 11 Belirli bir akıntıda yolalırken, su içinde yapılan hız ile gidilen rota dümen tutulacak rota gidilmek istenen rota arasındaki ilişkiler.<br />
<br />
Örneğin. Şekil 11 a'da, bir geminin 3 mil enindeki kemeresel bir akıntı kuşağını, AB dümen tutulan rotasıyla Uç değişik hız basamağında yolalarak geçerken, nasıl sürüklenmelere uğradığını gördük. Bu geminin, adı geçen üç hız basamağındaki yolalmalarının her birinde, akıntılı alanı, akıntının etkisine karşın, yer¬yüzü üzerindeki AB yolunu izleyerek geçmesi istenirse: 3 mil/ saat'lik hızla yolalırken dümen tutulacak rotanın AG'j, 6 mil/saat' lik hızla yolalırken ACa ve 12 mil/saat'lik hızla yolalırken de AC'u olması gerektiği akıntı üçgeni yardımıyla belirlenir (Şekil 76 b).<br />
<br />
Burada, gidilmek istenen rotanın gidilen rota olmasını sağla¬mak üzere, akıntıüstüne doğru belirlenen dümen tutulacak rota ile gidilmek İstenen rota arasında oluşan açıya «önleme açısı» adı ve¬rilir, önleme açısının değeri, belirli bir akıntı hızı için geminin su içinde yaptığı hızla ters orantılı olarak değişirken, su içindeki be¬lirli bir gemi hızı için de akıntı hızıyla doğru orantılı olarak de¬ğişir. <br />
<br />
Dikkat edilirse, durgun suda yolalan bir gemide, dümen tutulan rota ile gidilen rota aynıdır. Ve gemi, dümen tuttuğu rota üzerinde yolalırken, omurgası gidilen rota doğrultusuyla çakıştı¬ğından, yeryüzü üzerinde yalnızca tanı eni kadar bir yer kaplar. Ancak aynı gemi, akıntılı bir yerde, bir önleme açısı kullanarak yolaldığı zaman, dümen tutulan rota ile gidilen rota arasındaki açı nedeniyle, omurga gidilen rotayla çakışmaz. Dolayısıyla, bu du¬rumda, gemi gidilen rota üzerinde yolalmaktayken yeryüzü üzerin¬de tam eninden daha büyük bir yeri kaplar (Şekil 12).<br />
<br />
 <br />
Şekil 12 Belirli bir önleme açısı kullanılarak, gidilen rota üzerinde yolalan bir gemi, yeryüzü üzerinde tam eninden daha büyük bir yer kaplar.<br />
<br />
Açıktır ki, bu gibi durumlarda, kullanılan önleme açısı büyüdükçe, geminin «gidilen rota eni» de büyümüş olur. Önleme açısı de¬ğerinin geminin su içindeki hızı ile ters orantılı olduğu bilindiği-ne göre, gemi kullanıcıların, özellikle darsularda yolalırken, geçit ya da ağızlardan geçecekken, geminin yeryüzü üzerindeki tam enin¬de büyümeye yol açan Önleme açısı ile su içinde yapılan his ara¬sındaki ilişkiyi iyi değerlendirmeleri gerekir. <br />
<br />
f) Akıntı paralel kenarının ya da üçgeninin incelenmesinden görülebileceği üzere, akıntı içinde ileri hareket eden bir geminin uğrayacağı etkileri belirleyen öğeler: Akıntının hızı ve yünü ile geminin su içindeki hızı, dümen tutulan rotası ve akıntı içinde kalış süresidir.<br />
Bir gemi kullanıcı, bu öğelerden akıntı hızı ile yönüne kuman¬da edemez; ancak, olanaklar el veriyorsa, gem inin su içindeki hı¬zına, dümen tutulan rotasına (dolayısıyla akıntı doğrultusuyla omurga arasındaki görece açıya) ve bir Ölçüde akıntı içinde kalış zamanına kumanda edebilir; böylece, yapacağı bir yolalma ya da manevra sırasındaki akıntı etkilerini giderecek, azaltacak ya da yararlı kılabilecek durumlar yaratabilir.<br />
<br />
Örneğin, akıntılı bir alanda, tüm çevresi her yönden yaklaş¬maya elverişli bulunan bir şamandıraya, Yolunu Baştan Bağlama yap¬ması gereken bir gemi düşünelim. Bu işlem için, gemi kullanıcı, akıntıyı kıça alarak şamandıraya yaklaşırsa, baştan halat gönde¬rip bağlama aşamasına geldiğinde, durdurmak amacıyla tornistan yaptığı zaman, gemi suya göre tam olarak durduğunda bile yeryüzü¬ne göre durmuş olmayacağından, tornistanı sürdürmek zorunda kalacak, bu nedenle dümeninden yararlanamayacak, durmadan ça¬lışan pervanenin teker etkisi yüzünden gemisini istediği duruşta tutamayacak ve sonuç olarak, şamandıraya bağlamayı uzun çaba¬lardan sonra yine de başaramayabilecektir, Oysa, gemi kullanıcı, akıntıyı başa alarak şamandıraya yaklaşırsa, baştan halat gönderip bağlama, aşamasına geldiğinde, tornistan yapmadan yeryüzüne gö¬re durabilecek, ileriye pervane çalıştırmasa bile dümeninden sü¬rekli yararlanabilecek, gemisini istediği duruşta tutabilecek ve şa¬mandıraya önemli bir zorluğa uğramadan çabucak bağlayabile¬cektir. <br />
<br />
1.5. Okyanuslarda Genel Akıntı (Dolaşım) Sistemi<br />
<br />
Genel dolaşım, uzun periyotlu su akımın ifade eder. Genel yüzey akıntı sistemi şekil 12.2' de verilmiştir. Su akıntılarını gösteren bu harita ortalama durumu göstermektedir. Akıntı hızının yön ve şiddeti ile bunların mevsimsel değişimleri hakkındaki ayrıntılı bilgiler, belirli okyanuslarla ilgili akıntı haritalarında ve bilinen belli başlı yerel sahil bölgelerindeki akıntılar hakkında geniş bilgi ise "Admiralty Pilots" da bulunabilir. Okyanus akıntılarıyla ilgili daha geniş bilgi ise Amerikan Deniz Kuvvetleri Hidrografi Departmanı'nın yayınladığı "Ocean Passages for the VVorld" kitabında bulunabilir. <br />
<br />
1.5.1.Kuzey Atlantik Okyanusu<br />
<br />
Ana Dolaşım. Kuzey Atlantik'teki ana dolaşım saat ibreleri yönünde olup bu dolaşımın güney kısmını 23°N enleminin güneyinde batı yönünde akan oldukça sabit KUZEY EKVATOR AKINTISI oluşturur. Karayib Denizinden doğuya doğru gidildikçe, Kuzey Ekvator Akıntısı Brezilya'nın kuzey sahilinden Geçen GÜNEY EKVATOR AKINTISI'yla birleşir. Birleşen Ekvator Akıntıları Karayib Denizi'nden batıya doğru akarak Yucatan Kanalı'ndan geçer. Bu akıntı daha sonra Küba'nın kuzeybatı sahil boyunca kuzeydoğu yönünde akar ve Florida Boğazı'na ulaşır. Daha sonra bu akıntı FLORİDA AKINTISI adını alır ve Florida Boğazı'ndan 29°N enlemine kadar kuzeye doğru akar. Bu enlemle Nevvfoundland Sığlığı'nın güney ucu arasında Kuzey Atlantik dolaşımının batı kanadını oluşturan kuzeydoğu yönlü akıntı, GULF STREAM adını alır.<br />
<br />
Kuzeydeki batı yönlü akıntıyla birleşen Kuzey Ekvator Akıntısı, Batı Hint Adalarının kuzeybatısına doğru yönelir ve Büyük Antille'rin kuzeyinden akarak Florida Akıntısı ve Gulf Stream ile birleşir. Bu kuzeybatı yönündeki bu akıntıya ANTİL AKINTISI denir.<br />
<br />
Ekvatorun kuzeyinde Kuzey ve Güney Ekvator Akıntılarının arasında dar bir şerit halinde doğu yönünde akan EKVATOR TERS (KARŞI) AKINTISI bulunur. Palmas Bumu'ndan geçen ve Gine Körfezi'nin sahil şeridini takip eden bu ters akıntı GİNE AKINTISI olarak bilinir. <br />
<br />
Florida Boğazı'yla Hatteras Burnu arasında, Florida Akıntısı'nın ve Gulf Streamin sıcak suları 100 kulaçlık (derinlik) çizgisini takip eder. Hatteras Burnu'nun hemen kuzeyinde Gulf Stream 100 kulaç çizgisinden ayrılmaya başlar.<br />
<br />
46. Meridyenin doğusuna doğru Gulf Stream belirginliğini kaybeder. Newfoundland Sığlığı'nın doğusunda akıntı iyice zayıflar. Sonuçta kuzeydoğu ve doğu yönündeki akıntılar İngiltere'ye daha sonra da Avrupa sahiline doğru akar ve bu akıntı KUZEY ATLANTİK AKINTISI adını alır.<br />
<br />
Kuzey Atlantik Akıntısı'nın güney kısmı sonuçta saat ibreleri yönünde önce güneydoğu daha sonra güney batıya döner. Akıntının bu yön değişimi 40°W boylamı yakınlarında olur. Güney yönlü akıntı Kuzey Atlantik Akıntısının doğu kolunu oluşturur. Bu akıntı İber (iberian) Yarımadası'nın batı sahilinden ve Afrika'nın kuzeybatı sahil şeridi boyunca güney batı yönüne döner. Bu AKİNTİYA CANARY AKINTISI denir. Bu akıntı, batıya dönerek Yeşilburun Adaları Arguipelago de Cabo Verde) civarında Kuzey Akıntısı ile birleşir.<br />
<br />
Ana Dolaşımın Kuzey Uzantısı. Kuzey Atlantik Akıntısı'nın kuzey bölümü güneye doğru dönmeyip, kuzeydoğu yönünde Hebrides ve Shetland Adalarının batı sahillerinden akarak Norveç sahiline ulaşır. Norveç sahili boyunca kuzeydoğu yönünde akmaya devam eder. 69°N enlemi civarında bu akıntı ikiye bölünür ve sol kolu BATI SVALBARD AKINTISI (BATI SPITSBERGEN AKINTISI) adını alarak Svalbard ve Arktik bölgeye doğru kuzey yönünde devam eder. Sağ kol, KUZEY BURNU AKINTISI, Nordkapp sahilinden Barents Denizi'ne akar ve oradan Novaya Zemlya'nın kuzeyine doğru devam eder. Buradan Murmansk sahiline ulaşır ve MURMANSK AKINTISI adını alır.<br />
<br />
Kuzey Burnu Akıntısının Barents Denizi'ne akan kolu Novaya ZemlyaYıın kuzey ucundan dolanarak Kara Denizi'nden (Kara Sea)  güneybatıya doğru akarak NOVAYA ZEMLYA AKINTISI adını alır. Bu akıntının bir kısmı Karskiye Boğazı'ndan Barents Denizi'ne girer ve LİTKE AKINTISI'nı oluşturur.<br />
<br />
Kuzey Atlantik Akıntısı'nın bir kısmı izlanda'dan geçen boylama ulaştığı zaman kuzeye döner ve IRMINGER AKINTISI'nı oluşturur. İzlanda'nın güney batısına yakın bir yerde bu akıntı bölünür ve ana kolu batıya dönerek Danimarka Boğazı'nın güneyinde Doğu Grönland Akıntısı'na katılır. Daha küçük bir koluda İzlanda çevresinde saat ibreleri yönünde dönmeye devam eder. <br />
<br />
Arktik Bölgeden dışarı doğru olan soğuk buzlu su akıntısı güneybatı yönünde Grönland sahiline yönelerek DOĞU GRÖNLAND AKINTISI'nı oluşturur. 70°N enleminin kuzeyinde, bu akıntının bir kısmı güneydoğu yönüne doğru ana akıntıdan ayrılır. Ayrılan bu akıntı izlanda'nın kuzeydoğusuna kadar güneydoğu yönünde akar, daha sonra önce doğuya sonra kuzey doğuya yönelir ve Norveç'ten gelen kuzeydoğu yönlü akıntıyla birleşir.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>