﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Türk Denizcileri.com - Gemi Stabilitesi ve Yük İşlemleri]]></title>
		<link>https://www.turkdenizcileri.com/</link>
		<description><![CDATA[Türk Denizcileri.com - https://www.turkdenizcileri.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:03:48 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Deniz taşımacılığında taşınan tehlikeli yükler]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-deniz-tasimaciliginda-tasinan-tehlikeli-yukler.html</link>
			<pubDate>Sun, 14 Dec 2014 01:09:18 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-deniz-tasimaciliginda-tasinan-tehlikeli-yukler.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">Deniz taşımacılığında taşınan tehlikeli yükler</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">DENİZ TAŞIMACILIĞINDA TAŞINAN TEHLİKELİ YÜKLER<br />
</span></span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Deniz taşımacılığında taşınan yüklerin belli bir çoğunluğu IMO kriterlerinde tehlikeli, rizikolu ve doğaya zararlı olarak nitelendirilebilir.Bu yükler katı ve sıvı kimyasallar, gazlar, rafineri ürünleri ile bunların hammaddeleri ve diğer kimyasalları içerir.Sanayileşmenin arttığı günümüzde ise bunları taşıma gereksinimi artmıştır.Buda taşınan yüklerin tehlikeli olması insana ve çevreye verebileceği zarar göz önüne alınarak tehlikeli yüklerin taşımasında belli başlı kurallar alma gereksinimi doğmaktadır.  </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Yüz yıldan daha fazla bir süre önce denizde çok az tehlikeli yük taşınıyordu ve dolayısıyla özel düzenlemeler gerekmemişti.1894 yılında İngiliz Ticaret Denizciliği Yasasında ‘Tehlikeli Yükler ve büyük Baş Hayvan taşıması’ başlığı altında bir ifade kullanıldığında, henüz tehlikeli yükler ile ilgili yasal yaptırımlar oluşturulmamıştı. Sadece ‘patlayıcı veya herhangi yakıcı bir şey,kibrit,guano,hayvan postu veya doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş şekli itibariyle içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan’ yükleri taşıyan göçmen gemilerinin denize açılamayacağını bildiriyordu. 15 nisan 1912’de Titanik’in batmasıyla can güvenliği konusu daha da önemli bir hal almıştır. 1914 yılında toplanan can güvenliği konvasyonunda ‘doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş itibariyle,içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan yükler’’in taşınması prensipte yasaklanmıştır.ama hangi yüklerin tehlikeli olduğu ve bu yüklerin istifi ve ayrımı gibi taşıma koşullarında ve ambalajlamada alınacak önlemler konvasyona taraf devletlere bırakıldı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     1914 SOLAS yürürlüğe hiç girmemesine rağmen ulusal yönetimlerde tehlikeli yükler ile ilgili alınan kararların 1929 yılında yapılan SOLAS konferansında da devam etmesine neden oldu ve bu konferansın 24.maddesinde tehlikeli yükler, hayat kurtarma aletleri ile beraber anıldı. Sonuçta,1948 yılındaki SOLAS konferansına kadar gemilerle tehlikeli yüklerin taşınması yasak olarak kaldı.Deniz yoluyla taşınan tehlikeli yüklerin 1948 yılına gelindiğinde büyük bir patlama yaşanması radikal değerlendirmelere gereksinim duyulduğunu gösterdi ve 1948 SOLAS konvasyonuna yeni ‘tahıl taşınması ve tehlikeli yükler’ ile alakalı VI.bölüm eklendi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Ama yine de konferans 1948 SOLAS konvasyonunun hükümlerini yetersiz buldu. Konferans sonuçta tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin alınan güvenlik önlemlerinin uluslar arası uygunluğunun önemini vurgulamak için tavsiye 22’yi yürürlüğe soktu ve daha önce detaylı düzenlemeleri yapmış, geniş bir kimyasal ihracatına sahip belirli ülkelere dikkat çekti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">    Güvenlik önlemlerindeki uluslar arası uygunluğa olan ihtiyacı vurgulamaya katkı olarak konferans şunları tespit etti;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     1-Her yük,kendi tabiat ve karakteristik temellerine göre tehlikelidir,şeklinde düşünülmelidir,</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     2-Her çeşit madde için tehlikenin çeşidini belirleyen ayırıcı semboller kullanarak bir etiketleme sistemi geliştirilmelidir. </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">TEHLİKELİ YÜKLERİN DENİZDE TAŞINMASINA İLİŞKİN KURALLAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">IMDG KODU</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar SOLAS konvansiyonun gerçeği</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">olarak hazırlanmıştır. IMDG kodu diye anılan bu kuralların açık yazılımı “INTERNATIONAL MARITIME DANGEROUS GOODS” şeklindedir. <br />
      Bu kuralların birinci amacı SOLAS konvansiyonunun öngördüğü gerekleri karşılamaktır. Aynı zamanda kuralların diğer bir amacı ise tehlikeli yüklerin taşınmasında uluslararası bir standart sağlamaktır. IMDG kodu ilk olarak 1965’de yayınlanmıştır. Kod 1972 yılında geniş çapta revize edilerek yeniden yayınlandı.1977 yılında 73-74-75 ve 76 değişikliklerini içerecek şekilde üçüncü defa yayınlanan bu Kod 1980 yılında yine revize edildi.Diğer bir çok konvansiyon gibi dinamik bir yapıya sahip olan IMDG kodu değişik fasılalarla revize edilerek yeniden yayınlanmaya devam edecektir.<br />
       Beş bölümden oluşan IMDG kodunun birinci bölümü genel tanıtım, tehlikeli yüklerin ambalajlama kuralları ve tehlikeli yüklerden Klas-1 olarak sınıflandırılan patlayıcı yükleri anlatmaktadır. <br />
 <br />
      İkinci bölüm; Klas-2 ve Klas-3 yükler olan gazlar ve yanıcı sıvılar hakkında bilgi vermektedir.<br />
      Üçüncü bölüm; Klas-4 ve Klas-5 yüklere ayrılmıştır. Bunlardan Klas 4-1 olan yanıcı katı maddeler, Klas 4-2 kendiliğinden tutuşabilen maddeler, Klas 4-3 ise ıslandığında yanıcı gaz çıkartan maddelerdir. Klas 5-1 oksitleyici maddeler, Klas 5-2 ise organik peroksitli maddeleri içermektedir.<br />
     Dördüncü bölüm; Klas-6 ve Klas-7 gurubunda toplanan yüklere ayrılmıştır. Bunlardan, Klas 6-1 zehirli maddeler, Klas 6-2 ise sağlığa zararlı maddelerdir. Klas 7’de toplanan maddeler ise radyoaktif maddelerdir.<br />
      Beşinci bölüm; Klas-8 ve Klas-9’da toplanan maddelere ayrılmıştır. Bunlarda sırasıyla; Aşındırıcı maddeler ve diğer tehlikeli maddelerdir. Ayrıca bu bölümde tehlikeli yüklerin genel fihristi ile uluslararası tehlikeli madde numaralama esasına göre bir fihrist daha bulunmaktadır. <br />
 <br />
 Tehlikeli Yüklerin Denizde Taşınmasına İlişkin SOLAS Kuralları SOLAS konvansiyonunun 5. bölümü tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar koymuştur. Tehlikeli yükler denizde taşınırken bu kuralların çok iyi bilinmesi gereklidir. Aşağıda bu kurallar hakkında özet bilgiler verilmiştir.<br />
 <br />
 Kural – 1 (Uygulama)<br />
 a - Açıkça aksine bir hüküm yoksa, bu kurallar denizde tehlikeli yük taşıyan bütün gemilere uygulanır.<br />
 b - Bu kurallar gemi storunda bulunan malzemeler ile tankerler gibi özellikle tehlikeli yük taşımak için dizayn edilmiş gemilere uygulanamaz.<br />
 c - Bu kurallara uyulmadan denizde tehlikeli yük taşımak yasaktır.<br />
 d - Bu kurallara destek olmak amacı ile ülkeler denizde tehlikeli yüklerin taşınmasına ilişkin daha detaylı talimatlar yayınlayabilir. <br />
 <br />
 Kural -2 (Sınıflandırma)<br />
 <br />
 <br />
 Tehlikeli yükler aşağıdaki klaslarda gruplandırılmıştır.<br />
 Klas 1 Patlayıcılar<br />
 Klas 2 Gazlar; sıkıştırılmış sıvı yada basınç<br />
 altında sıvılaştırılmış gazlar<br />
 Klas 3 Yanıcı sıvılar<br />
 Klas 4.1 Yanıcı katı maddeler<br />
 Klas 4.2 Kendiliğinden tutuşabilen katı yanıcı <br />
 yada diğer maddeler<br />
 Klas 4.3 Islandığında yanıcı gaz çıkartan katı <br />
 yada diğer maddeler<br />
 Klas 5.1 Oksitleyici maddeler<br />
 Klas 5.2 Organik peroksitli maddeler<br />
 Klas 6.1 Zehirli maddeler<br />
 Klas 6.2 Bulaşıcı maddeler<br />
 Klas 7 Radyoaktif maddeler<br />
 Klas 8 Aşındırıcı maddeler<br />
 Klas 9 Diğer tehlikeli maddeler <br />
 <br />
 Kural -3 (Paketleme)<br />
 a- Tehlikeli yüklerin paketlemesi aşağıdaki kriterlere uygun olacaktır<br />
 - Ambalajlar sağlam yapılmış ve iyi durumda olacak<br />
 - Ambalajların iç kısmı tehlikeli yük ile temas etse bile zarar görmeyecek durumda olacak<br />
 - Ambalajlar elleçleme ve denizde taşınmaya uygun olacak şekilde yapılacaktır.<br />
 b- Kaplarda taşınan tehlikeli sıvı maddelerin ambalajlaması yapılırken, ambalaj sızıntıyı emen ve kırılmayı önlemek için yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak<br />
 - Ambalaj kaptaki sıvı genişlediği zaman doğabilecek tehlikeyi önleyecek kapasitede olacak<br />
 - Ambalaj sıvı dolu kaba yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak<br />
 - Eğer ambalaj hasarlanıp sıvı sızarsa, ambalaj sıvıyı emerek tehlikeyi azaltacak özelikte yapılacaktır.<br />
 <br />
 Kural -4 (Markalama ve Etiketleme)<br />
 Tehlikeli yük ile doldurulmuş kapların üzerinde tehlikeli yükün doğru yazılmış teknik adı ve tehlike karakteri madeni bir etikette yazılı olacaktır. <br />
 <br />
 Kural – 5 (Dokümanlar)<br />
 a- Denizde taşınan tehlikeli yüklere ait bütün dokümanlarda Kural-2’de belirtilen, yükün teknik adı ve tehlike karakteri yazılı olacaktır.<br />
 b- Yükleyici tarafından hazırlanan dokümanlara ilave olarak taşınmaya konu tehlikeli yükün taşıtan tarafından kurallara uygun ambalajlandığı, markalandığı ve denizde taşınmaya uygun olduğunu belirten bir beyan sertifikası düzenlenecektir.<br />
 c- Tehlikeli yükü taşıyan her gemide Kural-2 de belirtilen isme ve tehlike karakterine uygun olarak düzenlenmiş ve yüklendiği yeri de belirten özel bir manifesto düzenlenecektir. <br />
 <br />
 Kural-6 (İstif Gerekleri)<br />
 a- Her tehlikeli yük, özelliğine uygun olarak güvenli ve düzgün olarak istif edilmelidir.<br />
 b- Cephaneler hariç diğer patlayıcı maddeler denizde emniyetle kapalı tutulabilecek mağazalara yüklenmelidir. Bu tür patlayıcıların ateşleme fünyeleri üzerlerinden alınmış olmalıdır. Bu tür maddelerin yüklendiği bölmelerde elektrik tesisatı, patlama riskini minimize etmek için demonte edilmelidir.<br />
 c- Tehlikeli buhar çıkartan yükler havalandırılması uygun bölmelere istif edilmelidir.<br />
 d- Kendiliğinden ısınan ve tutuşabilen maddeler yangına karşı gerekli emniyet tedbirleri alınmadan denizde taşınmamalıdır. <br />
 <br />
 Kural -7 (Yolcu Gemilerinde Bulunabilecek Patlayıcı Maddeler)<br />
 a- Yolcu gemilerinde bulunabilecek patlayıcı maddeler aşağıda sıralanmıştır.<br />
 - Güvenlik kartuşu ve güvenlik fitili<br />
 - 9 kg. ‘ yi aşmayan patlayıcı madde<br />
 - 1.016 kilogramı aşmayan ve gemilerde kullanılan işaret fişekleri<br />
 - İçinde yolcu bulunmayan gemilerde kaynak ve tamirat yapmak için gerekli patlayıcı malzeme bulunabilir.<br />
 b- (a) bendinde bahsedilen malzemenin dışında yolcu gemileri idarenin istediği şartları yerine getirmek şartı ile ve idarenin vereceği yetkiye dayalı olarak ilave patlayıcı madde taşıyabilir.</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/tar.png" title="" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=161" target="_blank" title="">tehlikeli yükler tanımı özellikleri.rar</a>
	(Dosya Boyutu: 13.45 MB | İndirme Sayısı: 56)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">Deniz taşımacılığında taşınan tehlikeli yükler</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">DENİZ TAŞIMACILIĞINDA TAŞINAN TEHLİKELİ YÜKLER<br />
</span></span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Deniz taşımacılığında taşınan yüklerin belli bir çoğunluğu IMO kriterlerinde tehlikeli, rizikolu ve doğaya zararlı olarak nitelendirilebilir.Bu yükler katı ve sıvı kimyasallar, gazlar, rafineri ürünleri ile bunların hammaddeleri ve diğer kimyasalları içerir.Sanayileşmenin arttığı günümüzde ise bunları taşıma gereksinimi artmıştır.Buda taşınan yüklerin tehlikeli olması insana ve çevreye verebileceği zarar göz önüne alınarak tehlikeli yüklerin taşımasında belli başlı kurallar alma gereksinimi doğmaktadır.  </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Yüz yıldan daha fazla bir süre önce denizde çok az tehlikeli yük taşınıyordu ve dolayısıyla özel düzenlemeler gerekmemişti.1894 yılında İngiliz Ticaret Denizciliği Yasasında ‘Tehlikeli Yükler ve büyük Baş Hayvan taşıması’ başlığı altında bir ifade kullanıldığında, henüz tehlikeli yükler ile ilgili yasal yaptırımlar oluşturulmamıştı. Sadece ‘patlayıcı veya herhangi yakıcı bir şey,kibrit,guano,hayvan postu veya doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş şekli itibariyle içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan’ yükleri taşıyan göçmen gemilerinin denize açılamayacağını bildiriyordu. 15 nisan 1912’de Titanik’in batmasıyla can güvenliği konusu daha da önemli bir hal almıştır. 1914 yılında toplanan can güvenliği konvasyonunda ‘doğası sebebiyle,miktar ve yükleniş itibariyle,içinde bulunduğu geminin güvenliğini,yolcuların hayatlarını yada sağlıklarını tehlikeye atan yükler’’in taşınması prensipte yasaklanmıştır.ama hangi yüklerin tehlikeli olduğu ve bu yüklerin istifi ve ayrımı gibi taşıma koşullarında ve ambalajlamada alınacak önlemler konvasyona taraf devletlere bırakıldı.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     1914 SOLAS yürürlüğe hiç girmemesine rağmen ulusal yönetimlerde tehlikeli yükler ile ilgili alınan kararların 1929 yılında yapılan SOLAS konferansında da devam etmesine neden oldu ve bu konferansın 24.maddesinde tehlikeli yükler, hayat kurtarma aletleri ile beraber anıldı. Sonuçta,1948 yılındaki SOLAS konferansına kadar gemilerle tehlikeli yüklerin taşınması yasak olarak kaldı.Deniz yoluyla taşınan tehlikeli yüklerin 1948 yılına gelindiğinde büyük bir patlama yaşanması radikal değerlendirmelere gereksinim duyulduğunu gösterdi ve 1948 SOLAS konvasyonuna yeni ‘tahıl taşınması ve tehlikeli yükler’ ile alakalı VI.bölüm eklendi.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Ama yine de konferans 1948 SOLAS konvasyonunun hükümlerini yetersiz buldu. Konferans sonuçta tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin alınan güvenlik önlemlerinin uluslar arası uygunluğunun önemini vurgulamak için tavsiye 22’yi yürürlüğe soktu ve daha önce detaylı düzenlemeleri yapmış, geniş bir kimyasal ihracatına sahip belirli ülkelere dikkat çekti.</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">    Güvenlik önlemlerindeki uluslar arası uygunluğa olan ihtiyacı vurgulamaya katkı olarak konferans şunları tespit etti;</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     1-Her yük,kendi tabiat ve karakteristik temellerine göre tehlikelidir,şeklinde düşünülmelidir,</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     2-Her çeşit madde için tehlikenin çeşidini belirleyen ayırıcı semboller kullanarak bir etiketleme sistemi geliştirilmelidir. </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">TEHLİKELİ YÜKLERİN DENİZDE TAŞINMASINA İLİŞKİN KURALLAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">IMDG KODU</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">     Tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar SOLAS konvansiyonun gerçeği</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">olarak hazırlanmıştır. IMDG kodu diye anılan bu kuralların açık yazılımı “INTERNATIONAL MARITIME DANGEROUS GOODS” şeklindedir. <br />
      Bu kuralların birinci amacı SOLAS konvansiyonunun öngördüğü gerekleri karşılamaktır. Aynı zamanda kuralların diğer bir amacı ise tehlikeli yüklerin taşınmasında uluslararası bir standart sağlamaktır. IMDG kodu ilk olarak 1965’de yayınlanmıştır. Kod 1972 yılında geniş çapta revize edilerek yeniden yayınlandı.1977 yılında 73-74-75 ve 76 değişikliklerini içerecek şekilde üçüncü defa yayınlanan bu Kod 1980 yılında yine revize edildi.Diğer bir çok konvansiyon gibi dinamik bir yapıya sahip olan IMDG kodu değişik fasılalarla revize edilerek yeniden yayınlanmaya devam edecektir.<br />
       Beş bölümden oluşan IMDG kodunun birinci bölümü genel tanıtım, tehlikeli yüklerin ambalajlama kuralları ve tehlikeli yüklerden Klas-1 olarak sınıflandırılan patlayıcı yükleri anlatmaktadır. <br />
 <br />
      İkinci bölüm; Klas-2 ve Klas-3 yükler olan gazlar ve yanıcı sıvılar hakkında bilgi vermektedir.<br />
      Üçüncü bölüm; Klas-4 ve Klas-5 yüklere ayrılmıştır. Bunlardan Klas 4-1 olan yanıcı katı maddeler, Klas 4-2 kendiliğinden tutuşabilen maddeler, Klas 4-3 ise ıslandığında yanıcı gaz çıkartan maddelerdir. Klas 5-1 oksitleyici maddeler, Klas 5-2 ise organik peroksitli maddeleri içermektedir.<br />
     Dördüncü bölüm; Klas-6 ve Klas-7 gurubunda toplanan yüklere ayrılmıştır. Bunlardan, Klas 6-1 zehirli maddeler, Klas 6-2 ise sağlığa zararlı maddelerdir. Klas 7’de toplanan maddeler ise radyoaktif maddelerdir.<br />
      Beşinci bölüm; Klas-8 ve Klas-9’da toplanan maddelere ayrılmıştır. Bunlarda sırasıyla; Aşındırıcı maddeler ve diğer tehlikeli maddelerdir. Ayrıca bu bölümde tehlikeli yüklerin genel fihristi ile uluslararası tehlikeli madde numaralama esasına göre bir fihrist daha bulunmaktadır. <br />
 <br />
 Tehlikeli Yüklerin Denizde Taşınmasına İlişkin SOLAS Kuralları SOLAS konvansiyonunun 5. bölümü tehlikeli yüklerin denizde taşınmasına ilişkin kurallar koymuştur. Tehlikeli yükler denizde taşınırken bu kuralların çok iyi bilinmesi gereklidir. Aşağıda bu kurallar hakkında özet bilgiler verilmiştir.<br />
 <br />
 Kural – 1 (Uygulama)<br />
 a - Açıkça aksine bir hüküm yoksa, bu kurallar denizde tehlikeli yük taşıyan bütün gemilere uygulanır.<br />
 b - Bu kurallar gemi storunda bulunan malzemeler ile tankerler gibi özellikle tehlikeli yük taşımak için dizayn edilmiş gemilere uygulanamaz.<br />
 c - Bu kurallara uyulmadan denizde tehlikeli yük taşımak yasaktır.<br />
 d - Bu kurallara destek olmak amacı ile ülkeler denizde tehlikeli yüklerin taşınmasına ilişkin daha detaylı talimatlar yayınlayabilir. <br />
 <br />
 Kural -2 (Sınıflandırma)<br />
 <br />
 <br />
 Tehlikeli yükler aşağıdaki klaslarda gruplandırılmıştır.<br />
 Klas 1 Patlayıcılar<br />
 Klas 2 Gazlar; sıkıştırılmış sıvı yada basınç<br />
 altında sıvılaştırılmış gazlar<br />
 Klas 3 Yanıcı sıvılar<br />
 Klas 4.1 Yanıcı katı maddeler<br />
 Klas 4.2 Kendiliğinden tutuşabilen katı yanıcı <br />
 yada diğer maddeler<br />
 Klas 4.3 Islandığında yanıcı gaz çıkartan katı <br />
 yada diğer maddeler<br />
 Klas 5.1 Oksitleyici maddeler<br />
 Klas 5.2 Organik peroksitli maddeler<br />
 Klas 6.1 Zehirli maddeler<br />
 Klas 6.2 Bulaşıcı maddeler<br />
 Klas 7 Radyoaktif maddeler<br />
 Klas 8 Aşındırıcı maddeler<br />
 Klas 9 Diğer tehlikeli maddeler <br />
 <br />
 Kural -3 (Paketleme)<br />
 a- Tehlikeli yüklerin paketlemesi aşağıdaki kriterlere uygun olacaktır<br />
 - Ambalajlar sağlam yapılmış ve iyi durumda olacak<br />
 - Ambalajların iç kısmı tehlikeli yük ile temas etse bile zarar görmeyecek durumda olacak<br />
 - Ambalajlar elleçleme ve denizde taşınmaya uygun olacak şekilde yapılacaktır.<br />
 b- Kaplarda taşınan tehlikeli sıvı maddelerin ambalajlaması yapılırken, ambalaj sızıntıyı emen ve kırılmayı önlemek için yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak<br />
 - Ambalaj kaptaki sıvı genişlediği zaman doğabilecek tehlikeyi önleyecek kapasitede olacak<br />
 - Ambalaj sıvı dolu kaba yastıklık yaparak onu koruyacak özelikte olacak<br />
 - Eğer ambalaj hasarlanıp sıvı sızarsa, ambalaj sıvıyı emerek tehlikeyi azaltacak özelikte yapılacaktır.<br />
 <br />
 Kural -4 (Markalama ve Etiketleme)<br />
 Tehlikeli yük ile doldurulmuş kapların üzerinde tehlikeli yükün doğru yazılmış teknik adı ve tehlike karakteri madeni bir etikette yazılı olacaktır. <br />
 <br />
 Kural – 5 (Dokümanlar)<br />
 a- Denizde taşınan tehlikeli yüklere ait bütün dokümanlarda Kural-2’de belirtilen, yükün teknik adı ve tehlike karakteri yazılı olacaktır.<br />
 b- Yükleyici tarafından hazırlanan dokümanlara ilave olarak taşınmaya konu tehlikeli yükün taşıtan tarafından kurallara uygun ambalajlandığı, markalandığı ve denizde taşınmaya uygun olduğunu belirten bir beyan sertifikası düzenlenecektir.<br />
 c- Tehlikeli yükü taşıyan her gemide Kural-2 de belirtilen isme ve tehlike karakterine uygun olarak düzenlenmiş ve yüklendiği yeri de belirten özel bir manifesto düzenlenecektir. <br />
 <br />
 Kural-6 (İstif Gerekleri)<br />
 a- Her tehlikeli yük, özelliğine uygun olarak güvenli ve düzgün olarak istif edilmelidir.<br />
 b- Cephaneler hariç diğer patlayıcı maddeler denizde emniyetle kapalı tutulabilecek mağazalara yüklenmelidir. Bu tür patlayıcıların ateşleme fünyeleri üzerlerinden alınmış olmalıdır. Bu tür maddelerin yüklendiği bölmelerde elektrik tesisatı, patlama riskini minimize etmek için demonte edilmelidir.<br />
 c- Tehlikeli buhar çıkartan yükler havalandırılması uygun bölmelere istif edilmelidir.<br />
 d- Kendiliğinden ısınan ve tutuşabilen maddeler yangına karşı gerekli emniyet tedbirleri alınmadan denizde taşınmamalıdır. <br />
 <br />
 Kural -7 (Yolcu Gemilerinde Bulunabilecek Patlayıcı Maddeler)<br />
 a- Yolcu gemilerinde bulunabilecek patlayıcı maddeler aşağıda sıralanmıştır.<br />
 - Güvenlik kartuşu ve güvenlik fitili<br />
 - 9 kg. ‘ yi aşmayan patlayıcı madde<br />
 - 1.016 kilogramı aşmayan ve gemilerde kullanılan işaret fişekleri<br />
 - İçinde yolcu bulunmayan gemilerde kaynak ve tamirat yapmak için gerekli patlayıcı malzeme bulunabilir.<br />
 b- (a) bendinde bahsedilen malzemenin dışında yolcu gemileri idarenin istediği şartları yerine getirmek şartı ile ve idarenin vereceği yetkiye dayalı olarak ilave patlayıcı madde taşıyabilir.</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
</span></span><br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/tar.png" title="" border="0" alt=".rar" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=161" target="_blank" title="">tehlikeli yükler tanımı özellikleri.rar</a>
	(Dosya Boyutu: 13.45 MB | İndirme Sayısı: 56)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tanker Tanıtımı ve İşletimi]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-tanker-tanitimi-ve-isletimi.html</link>
			<pubDate>Sun, 14 Dec 2014 00:35:30 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-tanker-tanitimi-ve-isletimi.html</guid>
			<description><![CDATA[BÖLÜM 1. TANKER TANITIMI<br />
<br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">TANKER TA</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ŞIMACILIĞININ TARİHİ SÜRECİ</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bug</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ün tankerler petrol ve petrol ürünlerini dünyanın dört bir tarafına taşıyarak önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu açıdan denizyolu taşımacılığı içinde tanker taşımacılığı önemli bir sektördür. Günümüzde denizyoluyla yapılan taşımacılığın yaklaşık üçte birini karşılayan bu sektör deniz yük hareketlerinin en büyük parçasını oluşturmaktadır. Petrol; kara yolu tankları, demiryolu tankları ve borularla taşınmaktadır. Fakat bu tip taşımalar denizyolu taşımasına kıyasla çok küçüktür ve uluslararası hareketleri çoğu zaman kısıtlamaktadır. Bu nedenle petrol arz edenlere, bunun ticaretini yapanlara ve gemi sahibi olanlara ek olarak petrol tüketen ülkeler için de bu taşımacılık hayati önem taşır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığı sektörü ticari açıdan önemli olan petrolün taşınmasını sağlayan bir sektör olmanın yanı sıra çevresel duyarlılıktan jeopolitik konulara kadar birçok alanda büyük öneme sahiptir. Exxon Valdez adlı tankerin 1989’da batması ve 37.000 ton ham petrolün Alaska’da denize dökülmesi, yine Kasım 2002’de İspanya’nın Britanya sahillerinde dolu bir tankerin batması ile tanker taşımacılık sektörü dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Bu çevresel kirliliği önlemek için 1990’da ABD tarafından yasa çıkarılmıştır. Bu yasaya göre 1990’dan itibaren sipariş verilen tankerler çift cidarlı inşaa edilecek ve tüm sorumluluk gemi sahibine ait olacaktır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham petrol ilk defa 1859</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’da Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde Colonel Drake tarafından bulunmuştur. Bununla birlikte denizaşırı petrol ticareti on yıl içinde hızla gelişmiştir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol ticareti 19. y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üzyılın sonlarında, petrolün ABD’nin en önemli kaynağı olması ve daha sonra ABD tarafından küçük tankerler inşaa edilmesi ile ( bu gemiler rafine edilmiş petrolü Avrupa’ya ihraç etmek için kullanılmıştır) başlamıştır. 1861’de ABD’den Avrupa’ya ilk defa petrolün denizyoluyla taşınması tahta variller içinde daha sonra metal kutular içinde çoğunlukla diğer yüklerle birlikte ve tahta gemilerle gerçekleştirilirdi. Fakat yükün hacmi, varilleri elleçlemenin tehlikesi ve maliyeti ticaretin büyük hacimlerle dökme şekilde yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu nedenlerle petrolün varillerle taşınma işlemi kısa sürmüştür. Ayrıca petrolün çok yaygın kullanılan</span> <span style="font-size: small;" class="mycode_size">bir emtia olması, dünyanın birçok yerinden talep edilmesi, petrol şirketlerinin daha fazla pazar payı almak için büyüyen mücadeleleri tanker devriminin arkasındaki bir başka itici güçtür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">1866</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’da tanker endüstrisinin başlangıcı olarak bilinen Gluckauf adında Alman gemisi İngiltere’de inşaa edilmiştir. Bu gemi petrol taşımacılığında başarılı olarak dizayn edilmiş ilk tankerdir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Daha sonra Nobel karde</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şler -dinamiti bulan Alfred Nobel’in oğulları-1880’lerin ortalarında Rusya ile petrol ticareti yapmak için Avrupa filoları inşaa etmiştir. Bu dönemde Kuzey Avrupa’da 200’e yakın tanker inşaa edilmiştir. Bolşevik İhtilaline kadar Rusya ile petrol ticareti devam etmiştir. İhtilal sırasında Rusya dünya petrolünün %15’ini üretmekteydi ve bu petrolün üçte biri Nobel kardeşlerine aitti. Ancak ihtilalden sonra ortaklıklar bozulmuştur. Bunun yanında petrol o yıllarda diğer mallara kıyasla düşük değerdeydi. I. Dünya Savaşı başlangıcında İngiliz gemileri hız ve fiyat avantajı gibi nedenlerle yakıt olarak kömürden petrole geçmeye başlamışlardı. Petrol rezervlerine sahip olmayan İngiltere İran’da bir İngiliz iş adamı tarafından kurulan Anglo-Persian adlı petrol şirketini devletleştirmiştir. Yani şirket İngiliz hükümetinin eline geçmiştir. Böylece petrol kaynaklarına sahip olmayan İngiltere bir petrol kaynağını güvence altına almıştır. Bu olay petrol taşımacılığının önemini tetikleyen bir unsurdur ve Orta Doğu’nun önemli bir petrol merkezi haline gelmesinin tohumlarını atan ilk olaydır. Ayrıca, I. Dünya Savaşı başlangıcında tankerler 15,000 dwt’a kadar ulaşmıştır. I. Dünya Savaşından sonra ise, birçoğu Meksika ve Venezüella kaynaklı olan Latin Amerika yakınlarından ABD’ye kısa çekişli ham petrol ticareti başlamıştır. Ham petrol ticareti hızla artarak beraberinde büyük tüketim bölgelerinde yeni rafineri ihtiyacı oluşturmuştur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">II. D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünya Savaşı’nda stratejik savaş yine petrol üzerinedir. ABD’nin 1941’de petrolün neredeyse tümünü ithal eden Japonya’ya petrol ambargosu uygulaması ilişkileri iyice germiştir ve Pasifik’te savaşı tetiklemiştir. Japonya bunun üzerine</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> G</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üneydoğu Asya’daki -özellikle Endonezya’daki- petrol kaynaklarını güvence altına almak için Pearl Harbour’a saldırmıştır. Aynı yıl Almanya petrol üretiminin %75’ini Bakü petrollerinden sağlayan Sovyet Rusya’yı bu petrol kaynaklarından dolayı istila etmiştir. Ancak 1945’de hem Almanya hem de Japonya stratejik olarak daha güçlü müttefikler karşısında mağlup olup, petrol kaynaklarını güvence altına alamamışlardır. Bu nedenle, Orta Doğu ve Orta Doğu’nun büyük petrol kaynakları müttefik ulusların kontrolü altına girerek bu ulusların askeri kuvvetlerinin savaş sırasındaki ulaşımla ilgili yakıt ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmıştır. Böylece dünya petrol arzının %86’sına yakın bir kısmı müttefik ulusların kontrolü altına girmiştir II. Dünya Savaşı sırasında büyük gelişmelerden biri de, müttefik uluslara ait filolara yakıt sağlamak için ABD tersanelerinde büyük sayıda 16,000 dwt’luk T-2 tankerlerinin inşaa edilmesidir. Savaşın tamamlanmasıyla bu tankerler satılmış ve daha sonraki yıllarda elde edilen gelirler denizciliğin gelişimi için girişimci tanker sahipleri tarafından kullanılmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">II. D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünya Savaşı sonrasında, Orta Doğu bölgesi petrol endüstrisinin odak noktası olarak ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, iki büyük dünya savaşı sonrasında iyileşme sürecine giren dünya ekonomisinde önceden en önemli enerji kaynağı olan kömürün yerini ham petrol almıştır. Çünkü 1950-1970 periyodunda petrol fiyatı 1950’de bulunan yeni rezervler neticesinde düşmüş ve varili 4&#36; olan petrol 1970’de 1,60&#36;’a gerilemiştir. Sonuç olarak enerji arzı ucuz olduğu için bu enerjinin tüketimi hızla artmıştır. Avrupa ve Japon ekonomileri, 1950 ve 1970 arasındaki dönemde enerji kullanımında kademeli olarak kömürden petrole geçmeye başlamışlardır. Hızla yükselen ham petrol talebi sadece ABD ve Batı Avrupa’dan değil ekonomisi hızla gelişen ve yerli petrol kaynaklarından yoksun olan Japonya’dan da gelmiştir. Böylece 1970’lerin başında Japonya’nın enerji kaynağının dörtte üçü ve Avrupa’nın enerji kaynağının yarısı petrol haline gelmiştir. Tüm bunlar neticesinde ham petrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ticareti h</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ızla gelişmiştir. Ham petrol ve rafine edilmiş petrolün üretim ve tüketim bölgeleri arasındaki uzaklık, bu emtianın taşımacılığına olan talebi de arttırmıştır. Petrol rezervlerinin %60’ını elinde bulunduran Orta Doğu tüketim bölgelerine oldukça uzaktır. Ümit Burnu’ndan Batı Avrupa’ya 12.000 mil ve Japonya’ya 6.000 mil mesafe vardır. Tanker taşımacılığı talebinde petrolün kaynağı çok önemlidir. Hem petrol ticaretinin artması hem de mesafelerin uzaklığı petrol tankerlerine talebi arttırmış ve kısa bir zamanda tanker piyasası hızla gelişmiştir.  1886’da Gluckauf adında küçük bir tanker yapılmış olmasına rağmen, tanker sektöründe uzmanlaşma 1940’lı ve 1950’li yıllara dayanır. Deniz ticaretinde ekonomistler tanker taşımacılığına olan talebi türemiş talep olarak görürler ve petrol ticaretindeki dalgalanmalar tanker taşımacılığı piyasası üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">1952</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’ye kadar tankerler büyük petrol şirketleri ve bağımsız gemi sahipleri</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> tara</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">fından işletildikleri için bu tarihteki çok uluslu büyük petrol şirketlerinin</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> olu</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şturduğu hiyerarşik yapının içinde denizyolu taşımacılığı yapan ayrı bir bölüm</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> g</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">örmek hiç şaşırtıcı değildir. 1953’de geleneksel gemi sahipleri pazara girmeye</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ba</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlamış ve bunu devlete ait denizcilik şirketleri takip etmiştir. 1960’ların başlarında</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> b</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üyük petrol şirketlerinin dünya tanker filosu içindeki payı üçte bire düşmüştür.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Ancak spot piyasada g</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üçlerini kaybeden petrol şirketleri daha sonra filolarını uzun</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> vadeli kiraya vererek kontrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ü tekrar ele almayı başarmıştır. Petrol şirketleri için bu</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> kontrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ü elinde tutmaları çok önemlidir. Çünkü denizyolu taşımacılığı nihai malın</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> fiyat</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ını (petrolün taşıma sonrası fiyatını = landed price) etkileyen bir girdidir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Dolay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ısıyla tanker taşımacılığı günlük piyasa dalgalanmalarına bağlı olarak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> de</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğiştiğinde, petrol homojen olmasına rağmen, farklı arz edenlere göre fiyatı değişecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığının tarihi gelişiminde bahsedildiği gibi petrol üreticilerine uzaklık tanker taşımacılığının tarihi boyunca kullanılan tankerlerin büyüklüklerini etkilemiş ve rotalar uzadıkça büyük tankerlerin inşaa edilmesine sebep olmuştur. Tanker ticaretinin gelişmesi ve tanker büyüklüklerinin artması kıyıdan uzakta yükleme/boşaltma faaliyetlerini zorunlu kılmıştır. Genellikle yüklenmiş bir tankerin birden fazla limana uğraması buralarda yükleme/boşaltma yapması gerekmektedir. Bu yüzden tankerlerin hareketini hızlandırmak için, petrolün alınacağı veya boşaltılacağı limandan birkaç mil ötede denizin altından borularla bağlantı kurularak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ükleme ve boşaltma işlemlerinin yapıldığı yerler inşaa edilmiştir. Bunlardan bazılarının ingilizceleri verilmiştir. Literatürde genellikle bu şekilde kullanılmaktadır. Bunlar, Single Buoy Mooring (SBM), Single Point Mooring (SPM), Floating Storage Offloading unit (FSO), Floating Production Storage Offloading (FPSO) gibi yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin gerçekleştirildiği inşaalardır ve onlarca mil ötede bulunan petrol bölgesiyle tanker arasındaki bağlantıyı sağlayabilmektedirler.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığında rotaların değişmesi istisnai durumlar dışında petrol üretim yerlerinin değişmesinden ya da ana üretim bölgelerinde artık petrol üretilememesinden kaynaklanır. Bu durumda dünyada tanker taşımacılık rotalarında köklü değişiklikler olacaktır. Bununla ilgili olarak gelecekte neler olacağını tahmin edebilmek için Rezerv/Üretim Oranına (Reserve/Production Ratio R/P) bakmakta yarar vardır. Bu oran, rezervin yıllık üretim rakamına bölünmesiyle bulunur ve eldeki rezervlerin bugünkü üretim düzeyi devam ettikçe ne kadar süre dayanacağını gösterir. Bu orandan anlaşılabileceği gibi yeni petrol alanlarının bulunması rezervleri artıracağından ve üretimde kısıtlamalara gidilmesi üretim miktarını azaltacağından her ikisi de bu oranı yükseltecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol tankerleri ham petrol tankerleri ve petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürünleri tankerleri olmak üzere iki genel gruba ayrılabilir. Ham petrol tankerlerine örnek olarak gösterilebilecek olan ve 1977’de inşaa edilen Jahre Viking adlı tanker dünyada inşaa edilen en büyük ham petrol tankeridir ve tam kapasite dolu olduğunda 16,500 adet karayolu tankerlerinin taşıyacağı ham petrolü tek başına taşıma kapasitesine sahiptir. Fakat büyüklüğünden dolayı sınırlı sayıda limanda ticaret yapabilir. Teorik olarak ham petrol taşıyan tankerlerin petrol ürünlerini taşıması mümkün olsa bile zaman maliyeti ve maddi maliyetler (böyle bir değişimde tanker tankını temizleme zamanı ve maliyeti gibi maliyetler) böyle bir değişimi engellemektedir. Tankerlerin tonajlarına ve taşınacak ürüne uygunluğuna göre sınıflandırılması Şekil 1.’da gösterilmiştir. Bu sınıflandırmaya bakıldığında tankerlerin üç ana gruba ayrıldığı görülmektedir. İlk iki grubun içindeki ayrımlar tankerlerin tonajı göz önüne</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> al</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınarak yapılmıştır. Farklı tonajdaki bu tankerler bazı özelliklerine göre adlandırılmaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Örneğin, Süveyş Kanalı’ndan geçebilecek büyüklükte olanlar Suezmax olarak adlandırılmıştır. VLCC ve ULCC tankerleri genellikle uzun mesafe çekişlerinde kullanılırlar. Orta büyüklükteki tankerler ise, Suezmax ve Aframax olarak adlandırılmış olup Batı Afrika’dan ABD Körfezi’ne orta mesafe ham petrol çekişlerinde kullanılırlar. Panamax tankeri, Panama Kanalı’ndan geçebilecek şekilde dizayn edilmiş en büyük tankerdir. Petrol ürün gemileri, ham petrol taşıyıcılarına kıyasla daha küçüktür ve hem kirli hem temiz petrol ürünlerini taşıyabilirler. Fakat tank temizliği gerektirdiğinden kirli ve temiz petrol ürünlerinin değişimi genellikle tercih edilmez. Ayrıca ham petrol taşıyıcılarının tersine, petrol ürünleri taşıyıcıları çeşitli ürünleri aynı anda taşıyabilecek şekilde inşaa edilmiştir. Ayrı ayrı bölümlere birbirlerine karışmayacak şekilde yüklenirler ve kompleks bir boru ağı ve vanalarla boşaltılırlar. Buna ek olarak, ham petrol hareketleri tek yönlü olur, dünyanın az sayıdaki ihracatçı bölgelerinden birinde yüklenen tankerler bir rafineri bölgesine gider ve hemen arkasından yükleme bölgesine geri döner.</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"> Petrol ürünleri taşıyıcıları ise daha dinamiktir ve gemi daha etkin kullanılır. Belli ürünleri belli bölgelere getiren</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürün taşıyıcısının, boşaltma yaptığı körfezden ya da bu körfezin çevresindeki herhangi bir yerden petrol ürünleri alıp taşımasına sık rastlanır. Şekil 1’da ayrıca diğer tankerleri içeren bir üçüncü grup görülmektedir. “Tank Barge” olarak adlandırılan tankerler genellikle kıyıya yakın yerlerde faaliyet gösterirler. Ayrıca likit dökme yük taşımalarını nehirlerde yapabilecek şekilde özel olarak dizayn edilmişlerdir. Kombine taşıyıcılar (Combination Carriers) ham petrol taşımacılığından, kuru dökme yük taşımacılığına (ya da tam tersi) yük değişimi yapabilmelerine olanak verecek şekilde inşaa edilmiş gemilerdir. Ancak günümüz tanker piyasasının küçük oyuncularıdırlar. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
 <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şekil 1-1  Tanker Sınıflandırılması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Paket Tanker Sektörü (Parcel Tanker Sector) ise çok iyi derecede uzmanlaşmış kimyasal tankerleri, LPG ve LNG taşıyıcılarını içerir. Bu gemiler tanker piyasası dışında da faaliyet gösterirler ve genellikle tanker taşımacılığı içinde tartışılmazlar.</span></div>
Şekil 1. Tanker Taşımacılığında Tankerlerin Sınıflandırılması<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünyada tanker filo sahipliği bakımından ilk sıralarda Japonya olmak üzere İngiltere, Norveç, Yunanistan, Fransa, Panama, ABD, İtalya ve İsviçre gibi ülkelerin yer aldığı görülmektedir. Ayrıca tanker inşaasında dünya lideri olan Japonya’nın tanker filosu dünya tanker filosunun en genç filosudur</span>.<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[1]</span></span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROLÜN ÖZELLİKLERİ</span><br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ölüm, petrol sıvılarının elleçlenmesinden doğan tehlikelerde en büyük paya sahip olan fiziksel ve kimyasal özelliklerden bahsetmektedir. Bu özellikler buhar basıncı, sıvılardan çıkan gazların parlayıcılığı ve bu gazların yoğunluğudur.</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">BUHAR BASINCI</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ger</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">çek  Buhar Basıncı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütün ham petroller ve petrol ürünleri aslında bir hidrokarbon bileşikleri karışımıdır (yani, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">kimyasal olarak karbon ve hidrojenden meydana gelmiş bileşiklerdir). Bu bileşiklerin kaynama </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">noktaları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">-162</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">°C'den (metan) + 400°C'ye kadar uzanır ve bileşiğin herhangi bir karışım parçasının uçuculuğu esasen daha fazla uçar kısmının miktarlarına bağlıdır (yani, bunlar daha küçük bir kaynama noktası olanlardır) .</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çuculuğu (volatility, yani bir ham petrol veya petrol ürününün gaz çıkarmaya olan yatkınlığı) "buhar basıncı" ile tarif edilir. Bir petrol karışımı gazfrili bir tanka veya kaba transfer edildiğinde buharlaşma başlar. Yani, içinde bulunduğu hacmin üstüne gaz çıkarır. Bu gazın sıvıda yeniden erimesi için de bir yatkınlığı vardır ve hacımda tamamen düzenli olarak dağılan belirli bir gaz miktarı ile sonunda ulaştığı bir dengedir. Sıvının denge buhar basıncı diye de adlandırılan bu gaz basıncı genellikle "buhar basıncı" diye basitçe belirtilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Saf bir bile</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şiğin buhar basıncı sadece sıcaklığına bağlıdır. Bir karışımın buhar basıncı ise </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sıcaklığına ve içinde buharlaşmanın olduğu gaz boşluğunun hacmine bağlıdır, yani hacımdaki </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gazın sıvıya oranına bağlıdır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ger</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çek buhar basıncı (TVP) gaz/sıvı oranı sıfır olan bir karışımın denge buhar basıncıdır. En </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüksek buhar basıncı belirtilen herhangi bir sıcaklıkta mümkündür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir petrol kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımının sıcaklığı arttığında TVP de artar. Eğer TVP atmosfer basıncını geçerse </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sıvı kaynamaya başlar.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir petrol kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımının TVP'si gaz çıkış kabiliyetini veren iyi bir bilgiyi sağlar. Ne yazık ki bu, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ölçülmesi son derece zor bir özellikse de sıvının bileşiminin ayrıntılı bilgisinden hesaplanabilir ham petroller için bu, bileşim veya sıcaklığın herhangi birinin değişmesi için izin verilen denge şartlarından da tahmin edilebilir. Petrol ürünlerinde ise sıcaklık ve daha kolayca ölçülmüş olan Reid Buhar Basıncı (RVP)'den TVP'yi çıkarmak için bulunan bağlantılar geçerlidir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Reid Buhar Bas</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıncı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Reid Buhar Bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıncı (RVP) genellikle petrol sıvılarının uçuculuğunun ölçülmesi için kullanılan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">metot ve basit bir testtir. Standart bir cihazda ve kapalı sistem bir yol ile saptanır. Kabın toplam içi hacminin 1/5'i kadar hacımda olan sıvı numunesi atmosfer basıncında test kabının içine konur. Kap sıkıca kapatılır ve 37,8°C'ye kadar ısıtılmış bir suyun içine daldırılır. Kap sallandıktan sonra şartlar hızla denge durumuna gelir, buharlaşmadan dolayı artan basınç, takılan bir basınç göstergesinden okunur. Bu basınç göstergesi 37,8°C deki sıvının buhar basıncını bar olarak tahmine yakın bir değer olarak verir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Genel olarak petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şuurlarının uçuculuk derecesini kıyaslamak için RVP kullanılır. Buna rağmen belirli şartlarda muhtemel gaz oluşmasını tahmin etmenin bir vasıtası gibi küçük bir değerdir, bunun başlıca sebebi sabit gaz/sıvı oranında ve 37,8°C standart sıcaklıkta yapılan ölçümdür. Bu amaç için TVP daha çok kullanışlıdır; zaten belirtildiği gibi bazı durumlarda TVP, RVP ve sıcaklık arasında bağlantılar bulunmaktadır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PARLAYICILIK</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yakma y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">önteminde havada oksijen ile hidrokarbon gazları tepkisinden su ve karbon dioksit meydana çıkar. Hava ve hidrokarbon gazı karışımının içinde reaksiyon yeterli bir sıcaklık ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">görülebilir bir alev şeklinde olur. Sıvı bir hidrokarbonun üzerindeki gaz yandığında meydana </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gelen sıcaklık genellikle alevin devam etmesine yeter miktarda temiz gazı çıkartır ve sıvı yanıyor denir. Aslında sıvıdan çıkması devam ettikçe yanan gazdır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlama S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ınırları</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ve hava karışımı "parlama genişliği" diye bilinen hava bileşimindeki bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gaz genişliğinin içinde bulunmaksızın yanmaz ve tutuşmaz. Bu genişliğin alt sının, alt parlama sının (LFL) diye bilinir. Yani, yanmayı çoğaltacak ve destekleyecek eksik hidrokarbon gazı vardır. Bu genişliğin üst sınırı "üst parlama sınırı" (UFL) diye bilinir. Yani, yanmayı çoğaltacak ve destekleyecek hava vardır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Farkl</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı petrol sıvılarından çıkartılan gaz karışımları için ve farklı saf hidrokarbon gazlan için </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">parlama sınırlan biraz değişiktir. Çok kabaca, ham petrolden çıkan gaz karışımları, motor ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">uçak benzinleri ve doğal benzin türündeki ürünler ile saf hidrokarbon gazlan, provan, bütan ve pentan gösterilebilir. Bu üç gaz için parlama sınırlan Tablo 15-1'de verilmiştir. Bu gazların her birinin hacımda % 50'sinin bir karışımını oluşturmak için ihtiyaç duyulan hava ile inceltme miktarını da gösterir; atmosferde parlayıcı olmayan bir konsantrasyona değişik sıvılardan yayılan gazlarla hafifleme bilgisinin bu çeşidi çok uygundur.</span> </div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">                           Tablo 1-2 Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları (Propan, bütan, pentan için)</span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz</span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size">■»</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları hacımda % </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">olarak</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havada hidrokarbon</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımı hacımda % 50'ye</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">d</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üşürmek</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çin</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hava ile inceltme say</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ısı</span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Üst</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Alt</span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Propan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pentan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8,5 7,8</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2,2 1,9 1,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">23 26 33</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygulamada genel ama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çlar için tankerlerde taşınan petrol yüklerinin alt ve üst parlama sınırları hacımda % 1 ve % 10 olarak alınır.</span> </div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlay</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcılığa İnert Gazın Etkisi</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">                 Bir inert gaz, tipik egzoz gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı bir hidrokarbon gazı/hava karışımına katıldığında sonuç hidrokarbon bileşiminin alt parlama sının (LFL) yükselir ve üst parlama sınırı (UFL) azalır. Bu etkiler Şekil 14-1'de sadece bir rehber olmak üzere gösterilmektedir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Diagramdaki her noktada bir hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı/hava/inert gaz karışımını gösterir, oksijen ve hidrokarbon miktarlarının şartlan belirler. Hidrokarbon gazı/hava karışımları, inert gazsız AB doğrusunda hidrokarbon miktarı artığı gibi, oksijen miktarının azalmasını yansıtır. AB'nin </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">solundaki noktaların temsil ettiği karışımlarda inert gazın ilavesi ile oksijen miktarı daha azalmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havadaki hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı için alt ve üst parlama sının karşından C ve D noktalan ile belirtilmiştir. İnert gaz miktarının arttığı kadar CE ve DE hatları ile gösterildiği gibi parlama sınır karışımları değişir. Sadece CED eğrisi içinde gölgeli noktalar ile gösterilen bu karışımlar yanabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ya hava ya da inert gaz ilavesi nedeniyle birle</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şimin değiştiği diagramda, ya A noktasına (saf </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">hava) doğru, ya da inert gaz katılan birleşime uyan oksijen miktarındaki bir noktaya doğru, düz hatlar boyunca hareketleri ile gösterilmektedir. F noktası ile belirtilen gaz karışımı böyle doğrular ile gösterilmektedir.</span></div>
<br />
 <br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Ş</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ekil 1-3 Parlay</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">c</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ıl</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ık diagram</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">-hidrokarbon gaz</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">/oksijen/hava/inert gaz kar</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ışı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">mlar</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şekil sadece tasvir edicidir ve uygulamada kabul edilebilir gaz bileşikleri üzerinde vermek </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">için kullanılmamalıdır.Şekil 15-1'de hidrokarbon gazı/hava karışımlarına inert gaz ilavesi ile oksijen miktar bir seviyeye varıncaya kadar parlama genişliği ilerleyerek azaldığı açıkça belli olmaktadır. Genellikle bu oksijen seviyesi yaklaşık olarak hacımda % 1 'dir ve bu değerdeki hiçbir karışım yanamaz.</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Daha emniyetli olması için bu değer hacımda % 8 oksijen olarak belirlenmiştir. Emniyetli bir inert gaz karışımı, bu değerin ilerisindeki arada kabul edilir.</span> <span style="font-size: small;" class="mycode_size">F noktas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ile belirtilen inertli bir karışıma hava karıştırılmaya devam edildiğinde, birleşim FA </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">doğrusu boyunca hareket eder ve bundan dolayı parlayıcı karışımların bölgesine girer. Bunun </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">anlamı GA doğrusunun üzerinde kalan bölgedeki bütün inertli karışımlar parlayıcı şartların içine girer. Örneğin, bir gazfri yapma işlemi sırasında. GA doğrusunun altındaki bölgede H noktası ile gösterildiği gibi, hava karıştırılırken (hava ile inceltme sırasında) parlama olmaz. F ile belirtilen bir karışımın ilave inert gaz karıştırılması ile (yani, hidrokarbon gazının dışarıya pörç edilmesi ile ) H noktasına kaydırılması mümkündür.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlay</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcılık İçin Testler</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havada hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ının konsantrasyonlarının orantılı bir dar mesafesi içinde hidrokarbon gazı/hava karışımları parlayıcıdır ve havadaki konsantrasyon buhar basıncına bağlı olur, buhar </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">basıncının ölçülmesi ile parlayıcılık için bir test geliştirmek prensip olarak mümkün olacaktır. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygulamada petrol ürünlerinin çok geniş sınırları ve sıcaklık sınırlarının üzerinde elleçlenmeleri bu amaç için basit bir testin gelişmesini önlemiştir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu ama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ç için petrol endüstrisinde iki standart metot kullanılır. Bunlardan biri Reid Buhar Basıncı (RVP) testi ve diğeri de doğrudan parlayıcılığın ölçüldüğü parlama sıcaklığı testidir. Ancak, bazı artık fuel oillerle gösterilen parlama sıcaklığı testleri, her zaman parlayıcılığın direkt göstergesi olmayacaktır. </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlama S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcaklığı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu testte bir s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvı numunesi özel bir kapta derece derece ısıtılır ve küçük bir alev ani olarak ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">tekrar tekrar sıvı yüzeyine yaklaştırılır. Sıvı yüzeyinde karşıdan karşıya alevin bir parlaması </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">küçük bir alev başlattığında ki en küçük sıvı sıcaklığı, parlama sıcaklığıdır. Bu, sıvının üzerinde bir parlayıcı gaz/hava karışımının bulunduğunu gösterir. Bu gaz/hava karışımı yaklaşık olarak alt parlama sınırı (LFL) karışımına uygun gelir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcaklığı teçhizatlarının çok değişik şekilleri vardır fakat bunlar iki sınıfa indirilir. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlardan birinde sıvı yüzeyi devamlı surette atmosfere açıktır ki, bu şekilde elde edilen sonuç "açık kap parlama sıcaklığı" yöntemi olarak bilinir. Diğerinde ise küçük bir delikten içeri başlangıç alevi verildiği kısa anlar için hariç sıvının üzerindeki hacım kapalı tutulur. Bu testtin sonucunu da "kapalı kap parlama sıcaklığı" yöntemi denir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çık kap yönteminde atmosfere daha fazla gaz kaybı olması nedeniyle bir petrol sıvısının açık </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">kap parlama sıcaklığı daima biraz fazladır (yaklaşık 6°C). Kapalı kap metodunun teçhizatında </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gaz kaybının sınıflandırılması kapalı kap metodu genellikle daha çok tutulur ve daha çok kullanılır. Buna rağmen, açık kap metodu değerleri çeşitli milli idarelerin kanunlarında, Sınıflandırma Kurumlarının kurallarında ve diğer buna benzer belgelerde hala bulunabilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Petrol</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ün Parlayıcıhk Sınıflandırması</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvılarını tamamen ayırmak için buhar basıncı ve parlama sıcaklığı esası üzerine dayandırılan değişik parlayıcıhk sınıfları içinde birçok cetveller vardır. Parlayıcı bir denge olsa da olmasa da mevcut sıcaklıkta sıvının üstündeki hacımda gaz/hava karışımı meydana gelebileceği genellikle temel prensip olarak düşünülür.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Genel olarak petrol s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvıları parlayıcılık şartlarına dayandırılarak uçucu olmayan ve uçucu olan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">diye iki grupta toplanır:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu olmayan</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kapal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı kap metodu ile belirlenen parlama sıcaklığı 60°C veya daha fazla olanlar. Bu sıvılar </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">herhangi bir normal sıcaklıkta alt parlama sınırının (LFL) altında gaz bileşimi oluştururlar. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara fluel oil artıkları, ağır motorinler ve dizel oiller dahildir, bunların Reid Buhar Basınçları (RVP) 0,007 bar'dır ve genellikle ölçülmezler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">olan</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kapal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı kap metodu ile tayin edilen parlama sıcaklığı 60°C'nin altında olanlar. Bu gruptaki bazı petrol sıvıları bütün normal sıcaklıklarda üst parlama sınırının (UFL) üstünde gaz/hava karışımları dengesi verdiği halde normal sıcaklık genişliğinin bazı kısımlarında parlama genişliğinin içinde bir gaz/hava karışımı dengesi meydana çıkabilir. Örnekleri jet yakıtları, gaz yağları, süper benzinler ve ham petrollerin çoğudur. Pratikte benzinler ve ham petroller mevcut parlama genişliğindeki gaz/hava karışımları ve elde edilen denge şartlarından önce sık sık kullanılır (elleçlenir, satılır).</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu olan ve olmayan sıvılar arasında sınır için 60°C parlama sıcaklığı kriterinin seçilmesi bir miktar ihtiyaridir. Uçucu olmayan grupta hiçbir şart altında bir sıvının her zaman istenmeyerek bir parlayıcı gaz/hava karışımını vermesi olanağı yoktur. Bundan dolayı uçucu olmayan sıvılar için daha esnek önlemler uygundur. Bu nedenle daha uçucu maddeler ile önemsiz buluşma ihtimali bile parlama sıcaklığı ölçümlerinde hatta sıcaklığın yanlış anlaşılması gibi nedenler için ayırma hattı seçilmiş olmalıdır. Böylece kapalı kap deneyi ile elde edilen 60°C'lik parlama sıcaklığı değeri fazlasıyla karşılık gelir ve ayrıca Milletlerarası Denizcilik Örgütünce (1MO) ve dünyanın her tarafındaki düzenleyici kuralların çoğu tarafından uluslararası olarak benimsenmiş tanımlamalara uygundur. (Kalıntı fuel oillerin parlayıcılık ve parlama sıcaklığı arasındaki ilişkiye ait bilgi için Bölüm 24'e bakınız)</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">H</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">İDROKARBON GAZLARININ YOĞUNLUĞU</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hava ile kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıştırmadıklarından, çıkan gaz karışımlarının yoğunlukları havanın yoğunluğundan daima daha fazladır. Bundan dolayı kargo elleçleme işlemlerinde tabakalaşma etkileriyle karşı karşıya gelinmiştir ve tehlikeli durumlara neden olunabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şağıdaki cetvelde üç saf hidrokarbon gazı; propan, bütan ve pentan için havaya göre nispi </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yoğunlukları verilmektedir. Bu üç gaz karışımını ortalama olarak, sırasıyla ham petrol, motor </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ve uçak benzinleri ve doğal benzinler ihtiva eder. Hava için inert gaz kullanılırsa bu değerler </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">önceki ölçüde değişmez.</span></div>
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"> </span><br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havaya G</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">öre Nispi Yoğunluk</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Saf Hidrokarbon</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hac</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ımda % 50 Hidrokarbon </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hacımda % 50 Hava</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Alt Parlama S</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınır karışımı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Propan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pentan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">K55-2,0</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,25 1,5 1,8</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,0 1,0</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ı,o</span></span><br />
 <br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">                           Tablo 1-4 Propan, B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan, Pentan: Havaya göre nispi özgül ağırlık</span></div>
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">G</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">örüldüğü gibi, bir üründen elde edilen saf gazın (motor benzini gibi) yoğunluğu havadan yaklaşık iki kat fazla, ham petrolden çıkan ise 1,5 kat fazladır. Bu fazla yoğunluklar ve bunun sonucuna bağlı olarak tabakalaşma etkileri sadece gaz toplanmış durumda iken önemlidir.</span></div>
 <br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROL VE PETROL </span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ÜRÜNLERİNİN ÇEŞİTLERİ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Petrol </span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ürünlerinin Sınıfları</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">T</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üm petrol ürünleri gemilere yüklenebilir ve genellikle hepsi yanıcı özelliklidir. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Benzin aşırı derecede yanıcıdır, buna benzer olarak yağlama yağıda ona nazaran </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">biraz daha emniyetlidir. Tüm bu maddeler özel koruma önlemleriyle taşınmalıdır. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol ürünleri aşağıdaki tabloda patlama özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. İki ana </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gruba ayrılmışlardır.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">               SINIF PARLAMA NOKTASI REID BUHAR BASINCI    </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÖRNEK</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80[sup]0[/sup]F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">14 psi ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üstü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Normal Benzin, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Çok </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hafif Nafta</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8.5 psi ile 14 psi aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ticari Benzin</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">C</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8.5 psi veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham Petrol, Jet Fuel</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">D</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F ile 150<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz Ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğı, Bazı Ağır </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham Petrol</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">E</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">150[sup]0[/sup]F veya </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üstü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğır Ham</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol, Yağlama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Yağı </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ve Asfalt</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">                            Tablo 1-5 Petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ürünleri Sınıflandırılması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Patlay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcı (Yanıcı) sıvılar; bunlar 80° F (26° C) de ve altında patlayıcı buhar çıkarırlar. A, B, ve C olmak üzere Reid buhar basıncına göre 3 kategoriye ayrılmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Patlay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcı (Yanıcı) sıvılar; bunlar 80° F (26° C) üzerindeki değerlerde yanıcı özellikteki sıvılardır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Çeşitli Ham Petrol Türevleri</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Burada incelenecek olan nokta, petrolün bug</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünkü kullanılış şekilleridir. Hatta </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">konumuzu ilgilendiren, sadece, dökme ham petrol ve türevlerinin tankerlerde ne şekilde taşındığıdır. Bu bakımdan biraz ilerde ele alınacak petrol ürünlerinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri konularında dahi, meseleyi bu yönlerinden ele almağa çalışacağız.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şurasını hemen belirtelim ki petrolcülüğün ve tankerciliğin bu konularında bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">hayli karışıklık göze çarpar. Gerçi bu karışıklıklar kolaylıkla halledilebilir. Fakat zaman zaman gene de bazı tuhaflıklara yol açtıkları vakidir. Bunun bir sebebi, bu konularda kullanılan terimlerin ve isimlerin değişik yerlerde, değişik şekillerde kullanılmakta olmasıdır. Bir örnek verelim. Türkiye’de MAZOT kelimesini pek çok kimse değişik alanlarda alır ve kullanır. Akaryakıt gümrükçüsünün elinde ki rusum cetvellerinde ise mazot üç cinstir. AĞIR MAZOT-ORTA MAZOT-HAFĐF MAZOT. Gümrük mevzuatına göre bu üç kategori benzinden heavy fueloil’e kadar bütün ham petrol ürünlerini kapsar.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtçılık da kalın kalın tahvil cetvelleri, kitapları, işte, bütün bu terslikleri </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">düzenlemek, bir tarafın söylediği miktarı, öbür tarafın istediği şekle çevirirken mümkün olduğu kadar az hata yapmak için hazırlanmıştır. Her ne kadar bu gün İngilizler Metrik sistemin kolaylık ve basitliğini nihayet kabul ederek kendi ölçülerini bu sisteme çevirmeğe başladılarsa da henüz kargaşalık sürmekte, türlü tahvil cetvelleri kafaları dumanlandırmaktadır.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtçılıkta bu tahvilleri veren en önemli ve tanınmış kitap. ASTM-IP PETROLEUM MEASUREMENTS adı ile bilinen kitaptır. ASTM, American Society Of Testing Materials adı bir kurulun baş harflerinden teşkil edilmiş bir terimdir. IP ise (Institude of Petroleum) adlı bir İngiliz kuruldan geliyor. Cetveller müşterek araştırmalar sonucu tanzim ve tertip edilmiştir.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıt hesapları için daha pek çok muteber cetveller vardır. ASTM-IP nin üstünlüğü, eksen ihtilaflarda resmi hesapların bu cetvellere göre yapılmasının adet </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">haline gelmiş bulunması ve anlaşmalara sokulmasından ileri gelmektedir. İçindeki cetveller gerçekten son derece kullanışlı ve basit, fakat aynı zamanda da hassas bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şekilde hazırlanmıştır. Ama ne var ki, dediğimiz gibi, bir akaryakıtın hesabından çok, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">değişik birimlerle ifade edilmiş ölçüleri birbirine kolayca ve doğruya en yakın olarak </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çevirmeğe yarayan cetvellerden ibarettir. Yani, bütün dünya bir gün metrik sistemi kabul ederse, üç parmak kalınlığındaki kitap, sadece gerekli iki, üç cetvelden ibaret kalıverir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu konuyu burada b</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ırakarak önce ham petrolden üretilen bazı madlerden kısaca bahsedelim. Genel olarak ham petrol ürünleri şöylece gruplanabilir:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÇUCU MAHSULLER</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">: (Volatile Products): Sıvı gazlar (Liquified gases) ve «Tabii Benzin» (Naturel Gasoline)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">HAF</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">İF YAĞLAR:</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Light Oils): Benzinler (Gasolines), Roket ve Jet </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yakıtları (Rocket and Jet Fuels), Eriticiler (Solvants), Traktör Yakıtı, Gazyağı (Kerosine)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">DAMITMA MAHSULLER</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">İ</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">: (Distiliates) :Range oils, Furnace Distillates, Diesel Fuel (Motorin, Gasoill)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">YA</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ĞLAMA YAĞLARI</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">(Lubricating Oils): Motor, makine, silindir, dişli, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">makas, v.b. yağları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">GRES VE MUMLAR</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Greases and waxes): Parafin mumu, mikro kristalin mumu, muhtelif gresler,</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ARTIKLAR</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Residues): Fueloil (Siyah mazot), Asfalt, Karbon siyah</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı (Garbon Black),</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÖZEL MADDELER</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Spesial Products): Tıbbi mahsuller, Hidrokarbonlar, kimyevi maddeler (Petrokimya sanayi olarak pek geniştir) böcek ilaçları.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu gruplamadan sonra bu mahsullerin baz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıları hakkında kısaca malumat verelim.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ham Petrol (Crude Oil)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham petrollerin </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli karakteristikleri ve terkipleri vardır. Bazı ham petroller, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">tabii hallerinde o kadar kalın ve alevlenme noktaları (Fash Point) o kadar yüksektir ki</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">herhangi bir rafinaj veya distilaj (dam</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtma) yapmadan yakıt olarak kullanılabilir. Mamafih pek çok ham petrol çeşitten, mutlaka bir rafine ameleyi sinden geçirilerek içindeki çeşitli hafif mahsuller alınır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Tabii Gaz (Naturel Gas)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Casinhead gazı» diye de bilinir. Genel olarak petrol rezervlerinin bulunduğu sahalarda basınçla yeryüzüne çıkar. Bu tabii petrol gazına, içindeki benzin bileşiklerinin çok veya az olmasına göre, ISLAK veya KURU diye ad verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Tabii Benzin (</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Naturel Gasoline)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Buna Casinghead Benzini de derler. Ham petrol kuyular</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ından elde edilen</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> tabii Gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’dan istihsal edilir. Tabii Gazın içinde bulunan ve çok düşük kaynama derecesi olan, kolaylıkla yoğunlaştırılabilen hidrokarbon bileşikleridir. Bu mahsul Tabii Gazdan üç usulden biriyle elde edilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">a.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Tabii Gaz 24 atm. bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınca tabi tutularak soğutulur. İçindeki Casinghead<br />
 </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">benzini yoğunlaşarak derhal ayrılır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">b.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Tabii Gaz bir petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürünü tarafından absorbe ettirilir. Sonra bu mahsul<br />
 distile edilerek (damıtılarak) tabii benzin çıkarılır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">c.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Daha a</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğır hidrokarbonların, özel olarak hazırlanmış kömür mesamatı<br />
 tarafından absorbe ettirilir. Sonra stimle muamele edilerek yoğunlaştırılıp, toplanır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tabii gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’dan bu metotlardan biriyle elde edilen Tabii benzin, «Casinghead </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">benzini» henüz hamdır. Stabilize değildir. İçinde çok miktarda Propan ve bütan adını </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">taşıyan hafif hidrokarbonlar vardır. Bu hafif hidrokarbonlar da ham benzinden çıkartılır. Bunlar ayrıca piyasada kullanılır. Kalan benzin, esas motor benzini harmanlarına katılarak çeşitli motorlarda kullanılan, değişik vasıflardaki benzinler elde edilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıvı Gazlar (LiquefidPetroleumGases-LPG)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar son derece uçucu hidrokarbon bileşikleridir. Gerek ham petrolden</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gerekse Tabii Gazdan elde edilir. Normal atmosfer </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şartlarında tamamıyla gaz haline </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">geçmiş olurlar. Çünkü Propanın kaynama noktası – 42[sup]0[/sup]C ve Bütanın ki ise 0[sup]0[/sup] C dir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınç altında bulundurmak şartıyla normal sıcaklıklarda sıvı halinde muhafaza etmek kabil olur. Basınçta likit halinde ve serbest bırakılınca gazlaşması özelliklerinden ötürü tüplere büyük miktarlarda sıkıştırılarak ısıtmamak şartları için geniş miktarda kullanılmaktadır. Propan ayrıca madenleri kesmekte kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Benzin (Gasoline)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
                Ham petrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ün distillasyonundan elde edilen en hafif maddelerden biridir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Düşük</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> süratli iç yanmalı (dahili ihtiraklı) motorlarda kullanılır. (otomobil v.b.) Özel olarak hazırlanan bazı harmanlarında anti-icing veya anti-Freezing donanmaya karşı katıkları ilave edilerek (additives) yüksek süratli motorlarda (Uçak v.b.) kullanılan bir çeşiti, uçak benzini (Aviation-Gasoline) elde edilir. Benzinin çeşitli adları vardır. Petroleum spirit, Nafta, Petrol, Aviation Spirit, hep bazı additivle katılmış olan benzin çeşitleridir. Çok kere benzinin içine Kurşun tetra etil (T.E.L-Tetra ethil Lead) denilen additivle katılmak suretiyle piyasada kurşunlu benzin denilen bir benzin yapılır. Kurşun bileşikleri zehirlidir. Bu hususta tank temizliklerinde dikkatli olmalıdır. Benzine katılan bu T.E.L. benzinin ok- tan adedini arttırır. Motorun vuruntu yapmasını azaltır. Benzinin içinde deki bileşiklerinin tesirini azaltır</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.6.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Özel Uçucu Maddeler (S.B.P.S)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu petrol türevleri, gayet dir bir kaynama noktaları sınırında,  dikkatle</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ayarlamalar yaparak, elde edilirler. 60/70 veya 60/80[sup]0[/sup] C s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları arasında üretilirler. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara S. B. P. S. (Special Boiling Point Spirits) denir. Bu mahsuller Parfümeride, dericilikte, lastik sanayisinde, matbaa mürekkebi imalinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.7.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Benzol (Benzole)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu mahsul dam</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtma yoluyla kömür katranından elde edilir. İçinde başlıca</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BENZEN denilen hidrokarbon ile </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli kokulu hidrokarbonlar bulunur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.8.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Toluol (Toluole)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu da </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çok kere kömür katranından elde edilen kokulu bir hidrokarbondur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ba</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlıca Toluen ile bir miktar Benzol ve Ksilol’dan mürekkeptir. Ksilol (Xylole), bir kokulu hidrokarbon çeşididir. Kömür katranından çıkarılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.9.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Beyaz Benzin (White Spirit)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrolden rafine suretiyle elde edilen Benzin ve Gaz aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı bir distillasyon</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">mahsul</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üdür. Flash Pointi 60[sup]0[/sup] C dan düşük değildir. Kaynama noktası 150/200[sup]0[/sup] C. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">dır. Bu özelliklerinden dolayı Solvant (eritici) olarak vernik ve boyaların incelenmesinde, kuru temizlemecilikte kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">2.2.10.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Jet Yak</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıtlar (JetFuels)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunların JP 1, JP 2, JP 3, JP 4 gibi pek çok çeşitleri vardır. Uçak gaz</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">t</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürbinlerinde yakıt olarak kullanılır. İçlerine, donma noktalarını yükseltmek, yüksek </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">irtifalarda donmalarını önlemek üzere çeşitli katıklar katılır. Genel adları A.T.F (Aviation Turbine Fuels) olup, gaz asıllı olanlarına AVCAT, ve AVTUR, Benzin asıllı olanlarına AVTAĞ isimleri verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.11.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Gaz (Kerosine)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Lamp oil,», «Burning oil,» «Parrafine», «Parrafine oil» adlarıyla da anılan</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">madde, bizde </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Gazyağı» diye de bilinir Benzin ve Motorin arasında bir petrol distillesidir. Enerji maksatları için kullanılacak cinsleri hariç, 150/300[sup]0[/sup] C arasında distile edilir. Flash Point genele olarak 73[sup]0[/sup] F civarında olur. Enerji maksatları için kullanılacak kerosine, «Power Kerosine» denir. Bu, 150/260[sup]0[/sup] C arasında distile edilir. Traktörlerde yakıt oyarak kullanılır. Bu sebeble Kerosine «Tractor Vaporasing Oil» (T.V.O) da denir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.12.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Motorin (Gasoil)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Motorin, Gaz ve ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğlama yağları arasında elde edilen bir distiledir. Yüksek</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üratli Diesel motorlarında yakıt olarak kullanıldığı gibi, diğer petrol mahsulleriyle de </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">karıştırılıp, harman edilerek çeşitli akaryakıtlar elde edilir. A. P. Diesel adıyla da anılır</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.13.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Dizel Yakıtları (Diesel Fuels)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar   doğrudan   doğruya   distillasyon   ile   çıkarılabildikleri   gibi,   Bakiye</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fueloillerle Motorinin harmanlar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ından da meydana getirilir. Yüksek sür’atli olmayan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">diesel motorlarında «Marine Diesel Oil» olarak kullanılır. (Özellikle gemi motorlarında) Yüksek devirli motorlarda kullanılan eşitlerine «Hing Speed Diesel</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fuel</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">» veta «Otomotive Gasoil» yahut ta İngilterede olduğu gibi «Derv Fuel» adları </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.14.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Siyah Mazot (Fueloils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara kazan mazotu (Furnace Oil) de denir. Bunlar ham petrol distillasyonlar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ında arta kalan kalın yakıntılardır. Isıtma ve enerji işlerinde kullanılan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli harmanları vardır (Light Fueloil, Medium Fueloil, Heavy Fueoil gibi). Akaryakıtın enerji maksadıyla kullanmada kömüre olan üstünlüğü sebebiyle bu yakıtların kullanılma sahaları hızla genişlemektedir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.15.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğlama Yağları (Lubriacating Oils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Organik men</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şeli olan veya petrolden çıkarılan, yahut ta her ikisinin karışımından elde edilen yağlar, bazı additivlerle birlikte harman edilerek hazırlanır, her türlü yağlama işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.16.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Beyaz Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğlar (White oils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Lubricating oil karakterinde, fakat renksiz ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğlardır. Tıbbi maksatlarla, likit parafin olarak kosmatikler, saç praparasyonları imalinde parfümeri sanayisinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.17.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Gres Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğı (Greases)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Muhtelif kal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınlıklarda elde edilirler.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.18.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Asfalt (Bitumen)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kraking ve Polimerizasyon i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlerinde, geriye kalan, kristal olmayan, az akışkan, yapışıcı bir maddedir. Yolları kaplamakta, hidrolik tesislerde tecrit işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.19.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Deterjanlar (Detergents)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar da petrol art</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ığı maddelerdendir. Temizlik işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.20.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Mum (Parrafine Wax)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parafin tipi denilen baz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ham petrol cinslerinden elde edilen katı hidrokarbonların bir karışımıdır. Saf durumda renksiz, kokusuz, lezzetsizdir. Erime noktaları çok değişiktir. Mum imalinde, su geçirmezlik temininde, diğer çeşitli işlerde kullanılır.<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[2]</span></span></span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROL</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ÜN ZEHİRLEYİCİ ETKİSİ VE ORTAK</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">  ESASLARI</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Zehirlerime tehlikeleri (toxic hazards), hemen hemen tamamen tanker i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlemle­rinden doğan çeşitli cinsteki gazlarla temasa personelin maruz kalmasıdır. Sıhhi bir tehlikeden sakınmak, zehirli gazların uygun bir göstericisi ve TLV - TWA (Threshold Limit Value — Time VVeighted Average) "şuur başlangıcı sınır değeri — ortalama düşünüp hesapetme zamanı" ile sağlanır. Bu kitapta belirtilen TLV ve TWA değer­leri 1983 - Amerikan Hükümetler arası Endüstriyel Sağlık Konferansı'nın kabul ettiği değerlerdir. Değerler, havada gaz hacmi ile ppm -milyonda parça sayısı- olarak ifa­de edilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Sıvı petrol (Liquid Petroleum)</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Yutulması  (Ingestion)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Normal tanker ve terminal i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlemleri esnasında, sıvı petrolün önemli miktarlarda </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yutulması tehlikesi çok önemsizdir. Petrolün zehirleyici etkisi insana azdır, fakat te­neffüs edildiğinde şiddetli rahatsızlık ve bulantıya neden olur. Kusma esnasında sıvı petrol -tam olarak gaz yağı ve benzin gibi daha fazla uçucu ürünler - akciğerlerin içinde tahriş yapma imkanı vardır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">C</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ilt İle Teması (Skin Contact)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çok petrol ürünü, tam olarak daha fazla uçucu olanlar, cildin tahriş olmasına </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sebep olurlar. Aynı şekilde gözlerde de tahriş olur. Muhakkak daha ağır petroların temasın süresi ve tekrarına bağlı olarak vücut derisinde ciddi rahatsızlıklara sebep olur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygun koruyucu te</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çhizat giyerek -uygun eldivenler ve gözlükler - petrol ile di­rek temastan sakınılmalıdır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BÖLÜM 1. TANKER TANITIMI<br />
<br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">TANKER TA</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ŞIMACILIĞININ TARİHİ SÜRECİ</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bug</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ün tankerler petrol ve petrol ürünlerini dünyanın dört bir tarafına taşıyarak önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu açıdan denizyolu taşımacılığı içinde tanker taşımacılığı önemli bir sektördür. Günümüzde denizyoluyla yapılan taşımacılığın yaklaşık üçte birini karşılayan bu sektör deniz yük hareketlerinin en büyük parçasını oluşturmaktadır. Petrol; kara yolu tankları, demiryolu tankları ve borularla taşınmaktadır. Fakat bu tip taşımalar denizyolu taşımasına kıyasla çok küçüktür ve uluslararası hareketleri çoğu zaman kısıtlamaktadır. Bu nedenle petrol arz edenlere, bunun ticaretini yapanlara ve gemi sahibi olanlara ek olarak petrol tüketen ülkeler için de bu taşımacılık hayati önem taşır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığı sektörü ticari açıdan önemli olan petrolün taşınmasını sağlayan bir sektör olmanın yanı sıra çevresel duyarlılıktan jeopolitik konulara kadar birçok alanda büyük öneme sahiptir. Exxon Valdez adlı tankerin 1989’da batması ve 37.000 ton ham petrolün Alaska’da denize dökülmesi, yine Kasım 2002’de İspanya’nın Britanya sahillerinde dolu bir tankerin batması ile tanker taşımacılık sektörü dünyanın dikkatini üzerine çekmektedir. Bu çevresel kirliliği önlemek için 1990’da ABD tarafından yasa çıkarılmıştır. Bu yasaya göre 1990’dan itibaren sipariş verilen tankerler çift cidarlı inşaa edilecek ve tüm sorumluluk gemi sahibine ait olacaktır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham petrol ilk defa 1859</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’da Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde Colonel Drake tarafından bulunmuştur. Bununla birlikte denizaşırı petrol ticareti on yıl içinde hızla gelişmiştir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol ticareti 19. y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üzyılın sonlarında, petrolün ABD’nin en önemli kaynağı olması ve daha sonra ABD tarafından küçük tankerler inşaa edilmesi ile ( bu gemiler rafine edilmiş petrolü Avrupa’ya ihraç etmek için kullanılmıştır) başlamıştır. 1861’de ABD’den Avrupa’ya ilk defa petrolün denizyoluyla taşınması tahta variller içinde daha sonra metal kutular içinde çoğunlukla diğer yüklerle birlikte ve tahta gemilerle gerçekleştirilirdi. Fakat yükün hacmi, varilleri elleçlemenin tehlikesi ve maliyeti ticaretin büyük hacimlerle dökme şekilde yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu nedenlerle petrolün varillerle taşınma işlemi kısa sürmüştür. Ayrıca petrolün çok yaygın kullanılan</span> <span style="font-size: small;" class="mycode_size">bir emtia olması, dünyanın birçok yerinden talep edilmesi, petrol şirketlerinin daha fazla pazar payı almak için büyüyen mücadeleleri tanker devriminin arkasındaki bir başka itici güçtür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">1866</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’da tanker endüstrisinin başlangıcı olarak bilinen Gluckauf adında Alman gemisi İngiltere’de inşaa edilmiştir. Bu gemi petrol taşımacılığında başarılı olarak dizayn edilmiş ilk tankerdir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Daha sonra Nobel karde</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şler -dinamiti bulan Alfred Nobel’in oğulları-1880’lerin ortalarında Rusya ile petrol ticareti yapmak için Avrupa filoları inşaa etmiştir. Bu dönemde Kuzey Avrupa’da 200’e yakın tanker inşaa edilmiştir. Bolşevik İhtilaline kadar Rusya ile petrol ticareti devam etmiştir. İhtilal sırasında Rusya dünya petrolünün %15’ini üretmekteydi ve bu petrolün üçte biri Nobel kardeşlerine aitti. Ancak ihtilalden sonra ortaklıklar bozulmuştur. Bunun yanında petrol o yıllarda diğer mallara kıyasla düşük değerdeydi. I. Dünya Savaşı başlangıcında İngiliz gemileri hız ve fiyat avantajı gibi nedenlerle yakıt olarak kömürden petrole geçmeye başlamışlardı. Petrol rezervlerine sahip olmayan İngiltere İran’da bir İngiliz iş adamı tarafından kurulan Anglo-Persian adlı petrol şirketini devletleştirmiştir. Yani şirket İngiliz hükümetinin eline geçmiştir. Böylece petrol kaynaklarına sahip olmayan İngiltere bir petrol kaynağını güvence altına almıştır. Bu olay petrol taşımacılığının önemini tetikleyen bir unsurdur ve Orta Doğu’nun önemli bir petrol merkezi haline gelmesinin tohumlarını atan ilk olaydır. Ayrıca, I. Dünya Savaşı başlangıcında tankerler 15,000 dwt’a kadar ulaşmıştır. I. Dünya Savaşından sonra ise, birçoğu Meksika ve Venezüella kaynaklı olan Latin Amerika yakınlarından ABD’ye kısa çekişli ham petrol ticareti başlamıştır. Ham petrol ticareti hızla artarak beraberinde büyük tüketim bölgelerinde yeni rafineri ihtiyacı oluşturmuştur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">II. D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünya Savaşı’nda stratejik savaş yine petrol üzerinedir. ABD’nin 1941’de petrolün neredeyse tümünü ithal eden Japonya’ya petrol ambargosu uygulaması ilişkileri iyice germiştir ve Pasifik’te savaşı tetiklemiştir. Japonya bunun üzerine</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> G</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üneydoğu Asya’daki -özellikle Endonezya’daki- petrol kaynaklarını güvence altına almak için Pearl Harbour’a saldırmıştır. Aynı yıl Almanya petrol üretiminin %75’ini Bakü petrollerinden sağlayan Sovyet Rusya’yı bu petrol kaynaklarından dolayı istila etmiştir. Ancak 1945’de hem Almanya hem de Japonya stratejik olarak daha güçlü müttefikler karşısında mağlup olup, petrol kaynaklarını güvence altına alamamışlardır. Bu nedenle, Orta Doğu ve Orta Doğu’nun büyük petrol kaynakları müttefik ulusların kontrolü altına girerek bu ulusların askeri kuvvetlerinin savaş sırasındaki ulaşımla ilgili yakıt ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmıştır. Böylece dünya petrol arzının %86’sına yakın bir kısmı müttefik ulusların kontrolü altına girmiştir II. Dünya Savaşı sırasında büyük gelişmelerden biri de, müttefik uluslara ait filolara yakıt sağlamak için ABD tersanelerinde büyük sayıda 16,000 dwt’luk T-2 tankerlerinin inşaa edilmesidir. Savaşın tamamlanmasıyla bu tankerler satılmış ve daha sonraki yıllarda elde edilen gelirler denizciliğin gelişimi için girişimci tanker sahipleri tarafından kullanılmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">II. D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünya Savaşı sonrasında, Orta Doğu bölgesi petrol endüstrisinin odak noktası olarak ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, iki büyük dünya savaşı sonrasında iyileşme sürecine giren dünya ekonomisinde önceden en önemli enerji kaynağı olan kömürün yerini ham petrol almıştır. Çünkü 1950-1970 periyodunda petrol fiyatı 1950’de bulunan yeni rezervler neticesinde düşmüş ve varili 4&#36; olan petrol 1970’de 1,60&#36;’a gerilemiştir. Sonuç olarak enerji arzı ucuz olduğu için bu enerjinin tüketimi hızla artmıştır. Avrupa ve Japon ekonomileri, 1950 ve 1970 arasındaki dönemde enerji kullanımında kademeli olarak kömürden petrole geçmeye başlamışlardır. Hızla yükselen ham petrol talebi sadece ABD ve Batı Avrupa’dan değil ekonomisi hızla gelişen ve yerli petrol kaynaklarından yoksun olan Japonya’dan da gelmiştir. Böylece 1970’lerin başında Japonya’nın enerji kaynağının dörtte üçü ve Avrupa’nın enerji kaynağının yarısı petrol haline gelmiştir. Tüm bunlar neticesinde ham petrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ticareti h</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ızla gelişmiştir. Ham petrol ve rafine edilmiş petrolün üretim ve tüketim bölgeleri arasındaki uzaklık, bu emtianın taşımacılığına olan talebi de arttırmıştır. Petrol rezervlerinin %60’ını elinde bulunduran Orta Doğu tüketim bölgelerine oldukça uzaktır. Ümit Burnu’ndan Batı Avrupa’ya 12.000 mil ve Japonya’ya 6.000 mil mesafe vardır. Tanker taşımacılığı talebinde petrolün kaynağı çok önemlidir. Hem petrol ticaretinin artması hem de mesafelerin uzaklığı petrol tankerlerine talebi arttırmış ve kısa bir zamanda tanker piyasası hızla gelişmiştir.  1886’da Gluckauf adında küçük bir tanker yapılmış olmasına rağmen, tanker sektöründe uzmanlaşma 1940’lı ve 1950’li yıllara dayanır. Deniz ticaretinde ekonomistler tanker taşımacılığına olan talebi türemiş talep olarak görürler ve petrol ticaretindeki dalgalanmalar tanker taşımacılığı piyasası üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">1952</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’ye kadar tankerler büyük petrol şirketleri ve bağımsız gemi sahipleri</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> tara</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">fından işletildikleri için bu tarihteki çok uluslu büyük petrol şirketlerinin</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> olu</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şturduğu hiyerarşik yapının içinde denizyolu taşımacılığı yapan ayrı bir bölüm</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> g</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">örmek hiç şaşırtıcı değildir. 1953’de geleneksel gemi sahipleri pazara girmeye</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ba</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlamış ve bunu devlete ait denizcilik şirketleri takip etmiştir. 1960’ların başlarında</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> b</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üyük petrol şirketlerinin dünya tanker filosu içindeki payı üçte bire düşmüştür.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Ancak spot piyasada g</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üçlerini kaybeden petrol şirketleri daha sonra filolarını uzun</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> vadeli kiraya vererek kontrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ü tekrar ele almayı başarmıştır. Petrol şirketleri için bu</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> kontrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ü elinde tutmaları çok önemlidir. Çünkü denizyolu taşımacılığı nihai malın</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> fiyat</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ını (petrolün taşıma sonrası fiyatını = landed price) etkileyen bir girdidir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Dolay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ısıyla tanker taşımacılığı günlük piyasa dalgalanmalarına bağlı olarak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> de</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğiştiğinde, petrol homojen olmasına rağmen, farklı arz edenlere göre fiyatı değişecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığının tarihi gelişiminde bahsedildiği gibi petrol üreticilerine uzaklık tanker taşımacılığının tarihi boyunca kullanılan tankerlerin büyüklüklerini etkilemiş ve rotalar uzadıkça büyük tankerlerin inşaa edilmesine sebep olmuştur. Tanker ticaretinin gelişmesi ve tanker büyüklüklerinin artması kıyıdan uzakta yükleme/boşaltma faaliyetlerini zorunlu kılmıştır. Genellikle yüklenmiş bir tankerin birden fazla limana uğraması buralarda yükleme/boşaltma yapması gerekmektedir. Bu yüzden tankerlerin hareketini hızlandırmak için, petrolün alınacağı veya boşaltılacağı limandan birkaç mil ötede denizin altından borularla bağlantı kurularak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ükleme ve boşaltma işlemlerinin yapıldığı yerler inşaa edilmiştir. Bunlardan bazılarının ingilizceleri verilmiştir. Literatürde genellikle bu şekilde kullanılmaktadır. Bunlar, Single Buoy Mooring (SBM), Single Point Mooring (SPM), Floating Storage Offloading unit (FSO), Floating Production Storage Offloading (FPSO) gibi yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin gerçekleştirildiği inşaalardır ve onlarca mil ötede bulunan petrol bölgesiyle tanker arasındaki bağlantıyı sağlayabilmektedirler.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tanker ta</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şımacılığında rotaların değişmesi istisnai durumlar dışında petrol üretim yerlerinin değişmesinden ya da ana üretim bölgelerinde artık petrol üretilememesinden kaynaklanır. Bu durumda dünyada tanker taşımacılık rotalarında köklü değişiklikler olacaktır. Bununla ilgili olarak gelecekte neler olacağını tahmin edebilmek için Rezerv/Üretim Oranına (Reserve/Production Ratio R/P) bakmakta yarar vardır. Bu oran, rezervin yıllık üretim rakamına bölünmesiyle bulunur ve eldeki rezervlerin bugünkü üretim düzeyi devam ettikçe ne kadar süre dayanacağını gösterir. Bu orandan anlaşılabileceği gibi yeni petrol alanlarının bulunması rezervleri artıracağından ve üretimde kısıtlamalara gidilmesi üretim miktarını azaltacağından her ikisi de bu oranı yükseltecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol tankerleri ham petrol tankerleri ve petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürünleri tankerleri olmak üzere iki genel gruba ayrılabilir. Ham petrol tankerlerine örnek olarak gösterilebilecek olan ve 1977’de inşaa edilen Jahre Viking adlı tanker dünyada inşaa edilen en büyük ham petrol tankeridir ve tam kapasite dolu olduğunda 16,500 adet karayolu tankerlerinin taşıyacağı ham petrolü tek başına taşıma kapasitesine sahiptir. Fakat büyüklüğünden dolayı sınırlı sayıda limanda ticaret yapabilir. Teorik olarak ham petrol taşıyan tankerlerin petrol ürünlerini taşıması mümkün olsa bile zaman maliyeti ve maddi maliyetler (böyle bir değişimde tanker tankını temizleme zamanı ve maliyeti gibi maliyetler) böyle bir değişimi engellemektedir. Tankerlerin tonajlarına ve taşınacak ürüne uygunluğuna göre sınıflandırılması Şekil 1.’da gösterilmiştir. Bu sınıflandırmaya bakıldığında tankerlerin üç ana gruba ayrıldığı görülmektedir. İlk iki grubun içindeki ayrımlar tankerlerin tonajı göz önüne</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> al</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınarak yapılmıştır. Farklı tonajdaki bu tankerler bazı özelliklerine göre adlandırılmaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Örneğin, Süveyş Kanalı’ndan geçebilecek büyüklükte olanlar Suezmax olarak adlandırılmıştır. VLCC ve ULCC tankerleri genellikle uzun mesafe çekişlerinde kullanılırlar. Orta büyüklükteki tankerler ise, Suezmax ve Aframax olarak adlandırılmış olup Batı Afrika’dan ABD Körfezi’ne orta mesafe ham petrol çekişlerinde kullanılırlar. Panamax tankeri, Panama Kanalı’ndan geçebilecek şekilde dizayn edilmiş en büyük tankerdir. Petrol ürün gemileri, ham petrol taşıyıcılarına kıyasla daha küçüktür ve hem kirli hem temiz petrol ürünlerini taşıyabilirler. Fakat tank temizliği gerektirdiğinden kirli ve temiz petrol ürünlerinin değişimi genellikle tercih edilmez. Ayrıca ham petrol taşıyıcılarının tersine, petrol ürünleri taşıyıcıları çeşitli ürünleri aynı anda taşıyabilecek şekilde inşaa edilmiştir. Ayrı ayrı bölümlere birbirlerine karışmayacak şekilde yüklenirler ve kompleks bir boru ağı ve vanalarla boşaltılırlar. Buna ek olarak, ham petrol hareketleri tek yönlü olur, dünyanın az sayıdaki ihracatçı bölgelerinden birinde yüklenen tankerler bir rafineri bölgesine gider ve hemen arkasından yükleme bölgesine geri döner.</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"> Petrol ürünleri taşıyıcıları ise daha dinamiktir ve gemi daha etkin kullanılır. Belli ürünleri belli bölgelere getiren</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürün taşıyıcısının, boşaltma yaptığı körfezden ya da bu körfezin çevresindeki herhangi bir yerden petrol ürünleri alıp taşımasına sık rastlanır. Şekil 1’da ayrıca diğer tankerleri içeren bir üçüncü grup görülmektedir. “Tank Barge” olarak adlandırılan tankerler genellikle kıyıya yakın yerlerde faaliyet gösterirler. Ayrıca likit dökme yük taşımalarını nehirlerde yapabilecek şekilde özel olarak dizayn edilmişlerdir. Kombine taşıyıcılar (Combination Carriers) ham petrol taşımacılığından, kuru dökme yük taşımacılığına (ya da tam tersi) yük değişimi yapabilmelerine olanak verecek şekilde inşaa edilmiş gemilerdir. Ancak günümüz tanker piyasasının küçük oyuncularıdırlar. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
 <span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şekil 1-1  Tanker Sınıflandırılması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Paket Tanker Sektörü (Parcel Tanker Sector) ise çok iyi derecede uzmanlaşmış kimyasal tankerleri, LPG ve LNG taşıyıcılarını içerir. Bu gemiler tanker piyasası dışında da faaliyet gösterirler ve genellikle tanker taşımacılığı içinde tartışılmazlar.</span></div>
Şekil 1. Tanker Taşımacılığında Tankerlerin Sınıflandırılması<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">D</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünyada tanker filo sahipliği bakımından ilk sıralarda Japonya olmak üzere İngiltere, Norveç, Yunanistan, Fransa, Panama, ABD, İtalya ve İsviçre gibi ülkelerin yer aldığı görülmektedir. Ayrıca tanker inşaasında dünya lideri olan Japonya’nın tanker filosu dünya tanker filosunun en genç filosudur</span>.<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[1]</span></span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROLÜN ÖZELLİKLERİ</span><br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ölüm, petrol sıvılarının elleçlenmesinden doğan tehlikelerde en büyük paya sahip olan fiziksel ve kimyasal özelliklerden bahsetmektedir. Bu özellikler buhar basıncı, sıvılardan çıkan gazların parlayıcılığı ve bu gazların yoğunluğudur.</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">BUHAR BASINCI</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ger</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">çek  Buhar Basıncı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütün ham petroller ve petrol ürünleri aslında bir hidrokarbon bileşikleri karışımıdır (yani, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">kimyasal olarak karbon ve hidrojenden meydana gelmiş bileşiklerdir). Bu bileşiklerin kaynama </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">noktaları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">-162</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">°C'den (metan) + 400°C'ye kadar uzanır ve bileşiğin herhangi bir karışım parçasının uçuculuğu esasen daha fazla uçar kısmının miktarlarına bağlıdır (yani, bunlar daha küçük bir kaynama noktası olanlardır) .</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çuculuğu (volatility, yani bir ham petrol veya petrol ürününün gaz çıkarmaya olan yatkınlığı) "buhar basıncı" ile tarif edilir. Bir petrol karışımı gazfrili bir tanka veya kaba transfer edildiğinde buharlaşma başlar. Yani, içinde bulunduğu hacmin üstüne gaz çıkarır. Bu gazın sıvıda yeniden erimesi için de bir yatkınlığı vardır ve hacımda tamamen düzenli olarak dağılan belirli bir gaz miktarı ile sonunda ulaştığı bir dengedir. Sıvının denge buhar basıncı diye de adlandırılan bu gaz basıncı genellikle "buhar basıncı" diye basitçe belirtilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Saf bir bile</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şiğin buhar basıncı sadece sıcaklığına bağlıdır. Bir karışımın buhar basıncı ise </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sıcaklığına ve içinde buharlaşmanın olduğu gaz boşluğunun hacmine bağlıdır, yani hacımdaki </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gazın sıvıya oranına bağlıdır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ger</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çek buhar basıncı (TVP) gaz/sıvı oranı sıfır olan bir karışımın denge buhar basıncıdır. En </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yüksek buhar basıncı belirtilen herhangi bir sıcaklıkta mümkündür.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir petrol kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımının sıcaklığı arttığında TVP de artar. Eğer TVP atmosfer basıncını geçerse </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sıvı kaynamaya başlar.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir petrol kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımının TVP'si gaz çıkış kabiliyetini veren iyi bir bilgiyi sağlar. Ne yazık ki bu, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ölçülmesi son derece zor bir özellikse de sıvının bileşiminin ayrıntılı bilgisinden hesaplanabilir ham petroller için bu, bileşim veya sıcaklığın herhangi birinin değişmesi için izin verilen denge şartlarından da tahmin edilebilir. Petrol ürünlerinde ise sıcaklık ve daha kolayca ölçülmüş olan Reid Buhar Basıncı (RVP)'den TVP'yi çıkarmak için bulunan bağlantılar geçerlidir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Reid Buhar Bas</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıncı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Reid Buhar Bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıncı (RVP) genellikle petrol sıvılarının uçuculuğunun ölçülmesi için kullanılan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">metot ve basit bir testtir. Standart bir cihazda ve kapalı sistem bir yol ile saptanır. Kabın toplam içi hacminin 1/5'i kadar hacımda olan sıvı numunesi atmosfer basıncında test kabının içine konur. Kap sıkıca kapatılır ve 37,8°C'ye kadar ısıtılmış bir suyun içine daldırılır. Kap sallandıktan sonra şartlar hızla denge durumuna gelir, buharlaşmadan dolayı artan basınç, takılan bir basınç göstergesinden okunur. Bu basınç göstergesi 37,8°C deki sıvının buhar basıncını bar olarak tahmine yakın bir değer olarak verir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Genel olarak petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şuurlarının uçuculuk derecesini kıyaslamak için RVP kullanılır. Buna rağmen belirli şartlarda muhtemel gaz oluşmasını tahmin etmenin bir vasıtası gibi küçük bir değerdir, bunun başlıca sebebi sabit gaz/sıvı oranında ve 37,8°C standart sıcaklıkta yapılan ölçümdür. Bu amaç için TVP daha çok kullanışlıdır; zaten belirtildiği gibi bazı durumlarda TVP, RVP ve sıcaklık arasında bağlantılar bulunmaktadır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PARLAYICILIK</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yakma y</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">önteminde havada oksijen ile hidrokarbon gazları tepkisinden su ve karbon dioksit meydana çıkar. Hava ve hidrokarbon gazı karışımının içinde reaksiyon yeterli bir sıcaklık ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">görülebilir bir alev şeklinde olur. Sıvı bir hidrokarbonun üzerindeki gaz yandığında meydana </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gelen sıcaklık genellikle alevin devam etmesine yeter miktarda temiz gazı çıkartır ve sıvı yanıyor denir. Aslında sıvıdan çıkması devam ettikçe yanan gazdır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlama S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ınırları</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ve hava karışımı "parlama genişliği" diye bilinen hava bileşimindeki bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gaz genişliğinin içinde bulunmaksızın yanmaz ve tutuşmaz. Bu genişliğin alt sının, alt parlama sının (LFL) diye bilinir. Yani, yanmayı çoğaltacak ve destekleyecek eksik hidrokarbon gazı vardır. Bu genişliğin üst sınırı "üst parlama sınırı" (UFL) diye bilinir. Yani, yanmayı çoğaltacak ve destekleyecek hava vardır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Farkl</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı petrol sıvılarından çıkartılan gaz karışımları için ve farklı saf hidrokarbon gazlan için </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">parlama sınırlan biraz değişiktir. Çok kabaca, ham petrolden çıkan gaz karışımları, motor ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">uçak benzinleri ve doğal benzin türündeki ürünler ile saf hidrokarbon gazlan, provan, bütan ve pentan gösterilebilir. Bu üç gaz için parlama sınırlan Tablo 15-1'de verilmiştir. Bu gazların her birinin hacımda % 50'sinin bir karışımını oluşturmak için ihtiyaç duyulan hava ile inceltme miktarını da gösterir; atmosferde parlayıcı olmayan bir konsantrasyona değişik sıvılardan yayılan gazlarla hafifleme bilgisinin bu çeşidi çok uygundur.</span> </div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">                           Tablo 1-2 Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları (Propan, bütan, pentan için)</span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz</span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size">■»</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları hacımda % </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">olarak</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havada hidrokarbon</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ışımı hacımda % 50'ye</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">d</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üşürmek</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çin</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hava ile inceltme say</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ısı</span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Üst</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Alt</span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Propan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pentan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">9,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8,5 7,8</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2,2 1,9 1,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">23 26 33</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygulamada genel ama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çlar için tankerlerde taşınan petrol yüklerinin alt ve üst parlama sınırları hacımda % 1 ve % 10 olarak alınır.</span> </div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlay</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcılığa İnert Gazın Etkisi</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">                 Bir inert gaz, tipik egzoz gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı bir hidrokarbon gazı/hava karışımına katıldığında sonuç hidrokarbon bileşiminin alt parlama sının (LFL) yükselir ve üst parlama sınırı (UFL) azalır. Bu etkiler Şekil 14-1'de sadece bir rehber olmak üzere gösterilmektedir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Diagramdaki her noktada bir hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı/hava/inert gaz karışımını gösterir, oksijen ve hidrokarbon miktarlarının şartlan belirler. Hidrokarbon gazı/hava karışımları, inert gazsız AB doğrusunda hidrokarbon miktarı artığı gibi, oksijen miktarının azalmasını yansıtır. AB'nin </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">solundaki noktaların temsil ettiği karışımlarda inert gazın ilavesi ile oksijen miktarı daha azalmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havadaki hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı için alt ve üst parlama sının karşından C ve D noktalan ile belirtilmiştir. İnert gaz miktarının arttığı kadar CE ve DE hatları ile gösterildiği gibi parlama sınır karışımları değişir. Sadece CED eğrisi içinde gölgeli noktalar ile gösterilen bu karışımlar yanabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ya hava ya da inert gaz ilavesi nedeniyle birle</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şimin değiştiği diagramda, ya A noktasına (saf </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">hava) doğru, ya da inert gaz katılan birleşime uyan oksijen miktarındaki bir noktaya doğru, düz hatlar boyunca hareketleri ile gösterilmektedir. F noktası ile belirtilen gaz karışımı böyle doğrular ile gösterilmektedir.</span></div>
<br />
 <br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> Ş</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ekil 1-3 Parlay</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">c</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ıl</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ık diagram</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">-hidrokarbon gaz</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">/oksijen/hava/inert gaz kar</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ışı</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">mlar</span></span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font">ı</span></span></span><br />
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial, sans-serif;" class="mycode_font"> </span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şekil sadece tasvir edicidir ve uygulamada kabul edilebilir gaz bileşikleri üzerinde vermek </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">için kullanılmamalıdır.Şekil 15-1'de hidrokarbon gazı/hava karışımlarına inert gaz ilavesi ile oksijen miktar bir seviyeye varıncaya kadar parlama genişliği ilerleyerek azaldığı açıkça belli olmaktadır. Genellikle bu oksijen seviyesi yaklaşık olarak hacımda % 1 'dir ve bu değerdeki hiçbir karışım yanamaz.</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"> </div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Daha emniyetli olması için bu değer hacımda % 8 oksijen olarak belirlenmiştir. Emniyetli bir inert gaz karışımı, bu değerin ilerisindeki arada kabul edilir.</span> <span style="font-size: small;" class="mycode_size">F noktas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ile belirtilen inertli bir karışıma hava karıştırılmaya devam edildiğinde, birleşim FA </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">doğrusu boyunca hareket eder ve bundan dolayı parlayıcı karışımların bölgesine girer. Bunun </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">anlamı GA doğrusunun üzerinde kalan bölgedeki bütün inertli karışımlar parlayıcı şartların içine girer. Örneğin, bir gazfri yapma işlemi sırasında. GA doğrusunun altındaki bölgede H noktası ile gösterildiği gibi, hava karıştırılırken (hava ile inceltme sırasında) parlama olmaz. F ile belirtilen bir karışımın ilave inert gaz karıştırılması ile (yani, hidrokarbon gazının dışarıya pörç edilmesi ile ) H noktasına kaydırılması mümkündür.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlay</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcılık İçin Testler</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havada hidrokarbon gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ının konsantrasyonlarının orantılı bir dar mesafesi içinde hidrokarbon gazı/hava karışımları parlayıcıdır ve havadaki konsantrasyon buhar basıncına bağlı olur, buhar </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">basıncının ölçülmesi ile parlayıcılık için bir test geliştirmek prensip olarak mümkün olacaktır. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygulamada petrol ürünlerinin çok geniş sınırları ve sıcaklık sınırlarının üzerinde elleçlenmeleri bu amaç için basit bir testin gelişmesini önlemiştir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu ama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ç için petrol endüstrisinde iki standart metot kullanılır. Bunlardan biri Reid Buhar Basıncı (RVP) testi ve diğeri de doğrudan parlayıcılığın ölçüldüğü parlama sıcaklığı testidir. Ancak, bazı artık fuel oillerle gösterilen parlama sıcaklığı testleri, her zaman parlayıcılığın direkt göstergesi olmayacaktır. </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Parlama S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıcaklığı</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu testte bir s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvı numunesi özel bir kapta derece derece ısıtılır ve küçük bir alev ani olarak ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">tekrar tekrar sıvı yüzeyine yaklaştırılır. Sıvı yüzeyinde karşıdan karşıya alevin bir parlaması </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">küçük bir alev başlattığında ki en küçük sıvı sıcaklığı, parlama sıcaklığıdır. Bu, sıvının üzerinde bir parlayıcı gaz/hava karışımının bulunduğunu gösterir. Bu gaz/hava karışımı yaklaşık olarak alt parlama sınırı (LFL) karışımına uygun gelir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parlama s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcaklığı teçhizatlarının çok değişik şekilleri vardır fakat bunlar iki sınıfa indirilir. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlardan birinde sıvı yüzeyi devamlı surette atmosfere açıktır ki, bu şekilde elde edilen sonuç "açık kap parlama sıcaklığı" yöntemi olarak bilinir. Diğerinde ise küçük bir delikten içeri başlangıç alevi verildiği kısa anlar için hariç sıvının üzerindeki hacım kapalı tutulur. Bu testtin sonucunu da "kapalı kap parlama sıcaklığı" yöntemi denir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çık kap yönteminde atmosfere daha fazla gaz kaybı olması nedeniyle bir petrol sıvısının açık </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">kap parlama sıcaklığı daima biraz fazladır (yaklaşık 6°C). Kapalı kap metodunun teçhizatında </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gaz kaybının sınıflandırılması kapalı kap metodu genellikle daha çok tutulur ve daha çok kullanılır. Buna rağmen, açık kap metodu değerleri çeşitli milli idarelerin kanunlarında, Sınıflandırma Kurumlarının kurallarında ve diğer buna benzer belgelerde hala bulunabilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.2.5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Petrol</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ün Parlayıcıhk Sınıflandırması</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvılarını tamamen ayırmak için buhar basıncı ve parlama sıcaklığı esası üzerine dayandırılan değişik parlayıcıhk sınıfları içinde birçok cetveller vardır. Parlayıcı bir denge olsa da olmasa da mevcut sıcaklıkta sıvının üstündeki hacımda gaz/hava karışımı meydana gelebileceği genellikle temel prensip olarak düşünülür.</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Genel olarak petrol s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıvıları parlayıcılık şartlarına dayandırılarak uçucu olmayan ve uçucu olan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">diye iki grupta toplanır:</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu olmayan</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kapal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı kap metodu ile belirlenen parlama sıcaklığı 60°C veya daha fazla olanlar. Bu sıvılar </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">herhangi bir normal sıcaklıkta alt parlama sınırının (LFL) altında gaz bileşimi oluştururlar. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara fluel oil artıkları, ağır motorinler ve dizel oiller dahildir, bunların Reid Buhar Basınçları (RVP) 0,007 bar'dır ve genellikle ölçülmezler.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">olan</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kapal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı kap metodu ile tayin edilen parlama sıcaklığı 60°C'nin altında olanlar. Bu gruptaki bazı petrol sıvıları bütün normal sıcaklıklarda üst parlama sınırının (UFL) üstünde gaz/hava karışımları dengesi verdiği halde normal sıcaklık genişliğinin bazı kısımlarında parlama genişliğinin içinde bir gaz/hava karışımı dengesi meydana çıkabilir. Örnekleri jet yakıtları, gaz yağları, süper benzinler ve ham petrollerin çoğudur. Pratikte benzinler ve ham petroller mevcut parlama genişliğindeki gaz/hava karışımları ve elde edilen denge şartlarından önce sık sık kullanılır (elleçlenir, satılır).</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çucu olan ve olmayan sıvılar arasında sınır için 60°C parlama sıcaklığı kriterinin seçilmesi bir miktar ihtiyaridir. Uçucu olmayan grupta hiçbir şart altında bir sıvının her zaman istenmeyerek bir parlayıcı gaz/hava karışımını vermesi olanağı yoktur. Bundan dolayı uçucu olmayan sıvılar için daha esnek önlemler uygundur. Bu nedenle daha uçucu maddeler ile önemsiz buluşma ihtimali bile parlama sıcaklığı ölçümlerinde hatta sıcaklığın yanlış anlaşılması gibi nedenler için ayırma hattı seçilmiş olmalıdır. Böylece kapalı kap deneyi ile elde edilen 60°C'lik parlama sıcaklığı değeri fazlasıyla karşılık gelir ve ayrıca Milletlerarası Denizcilik Örgütünce (1MO) ve dünyanın her tarafındaki düzenleyici kuralların çoğu tarafından uluslararası olarak benimsenmiş tanımlamalara uygundur. (Kalıntı fuel oillerin parlayıcılık ve parlama sıcaklığı arasındaki ilişkiye ait bilgi için Bölüm 24'e bakınız)</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">1.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">H</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">İDROKARBON GAZLARININ YOĞUNLUĞU</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hava ile kar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıştırmadıklarından, çıkan gaz karışımlarının yoğunlukları havanın yoğunluğundan daima daha fazladır. Bundan dolayı kargo elleçleme işlemlerinde tabakalaşma etkileriyle karşı karşıya gelinmiştir ve tehlikeli durumlara neden olunabilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şağıdaki cetvelde üç saf hidrokarbon gazı; propan, bütan ve pentan için havaya göre nispi </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yoğunlukları verilmektedir. Bu üç gaz karışımını ortalama olarak, sırasıyla ham petrol, motor </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ve uçak benzinleri ve doğal benzinler ihtiva eder. Hava için inert gaz kullanılırsa bu değerler </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">önceki ölçüde değişmez.</span></div>
<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"> </span><br />
 <br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Havaya G</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">öre Nispi Yoğunluk</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Saf Hidrokarbon</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hac</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ımda % 50 Hidrokarbon </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hacımda % 50 Hava</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Alt Parlama S</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınır karışımı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Propan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pentan</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">K55-2,0</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">2,5</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,25 1,5 1,8</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">1,0 1,0</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">. </span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">ı,o</span></span><br />
 <br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">                           Tablo 1-4 Propan, B</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ütan, Pentan: Havaya göre nispi özgül ağırlık</span></div>
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">G</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">örüldüğü gibi, bir üründen elde edilen saf gazın (motor benzini gibi) yoğunluğu havadan yaklaşık iki kat fazla, ham petrolden çıkan ise 1,5 kat fazladır. Bu fazla yoğunluklar ve bunun sonucuna bağlı olarak tabakalaşma etkileri sadece gaz toplanmış durumda iken önemlidir.</span></div>
 <br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROL VE PETROL </span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ÜRÜNLERİNİN ÇEŞİTLERİ</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Petrol </span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ürünlerinin Sınıfları</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">T</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üm petrol ürünleri gemilere yüklenebilir ve genellikle hepsi yanıcı özelliklidir. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Benzin aşırı derecede yanıcıdır, buna benzer olarak yağlama yağıda ona nazaran </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">biraz daha emniyetlidir. Tüm bu maddeler özel koruma önlemleriyle taşınmalıdır. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol ürünleri aşağıdaki tabloda patlama özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. İki ana </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gruba ayrılmışlardır.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">               SINIF PARLAMA NOKTASI REID BUHAR BASINCI    </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÖRNEK</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80[sup]0[/sup]F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">14 psi ve </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üstü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Normal Benzin, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Çok </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hafif Nafta</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">B</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8.5 psi ile 14 psi aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ticari Benzin</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">C</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">8.5 psi veya alt</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham Petrol, Jet Fuel</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">D</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">80<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F ile 150<span style="text-decoration: line-through;" class="mycode_s">[sup]0[/sup]</span>F aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Gaz Ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğı, Bazı Ağır </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham Petrol</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">E</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">150[sup]0[/sup]F veya </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üstü</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">-</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">A</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğır Ham</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrol, Yağlama</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Yağı </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ve Asfalt</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">                            Tablo 1-5 Petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ürünleri Sınıflandırılması</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Patlay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcı (Yanıcı) sıvılar; bunlar 80° F (26° C) de ve altında patlayıcı buhar çıkarırlar. A, B, ve C olmak üzere Reid buhar basıncına göre 3 kategoriye ayrılmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Patlay</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıcı (Yanıcı) sıvılar; bunlar 80° F (26° C) üzerindeki değerlerde yanıcı özellikteki sıvılardır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Çeşitli Ham Petrol Türevleri</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Burada incelenecek olan nokta, petrolün bug</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ünkü kullanılış şekilleridir. Hatta </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">konumuzu ilgilendiren, sadece, dökme ham petrol ve türevlerinin tankerlerde ne şekilde taşındığıdır. Bu bakımdan biraz ilerde ele alınacak petrol ürünlerinin bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri konularında dahi, meseleyi bu yönlerinden ele almağa çalışacağız.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şurasını hemen belirtelim ki petrolcülüğün ve tankerciliğin bu konularında bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">hayli karışıklık göze çarpar. Gerçi bu karışıklıklar kolaylıkla halledilebilir. Fakat zaman zaman gene de bazı tuhaflıklara yol açtıkları vakidir. Bunun bir sebebi, bu konularda kullanılan terimlerin ve isimlerin değişik yerlerde, değişik şekillerde kullanılmakta olmasıdır. Bir örnek verelim. Türkiye’de MAZOT kelimesini pek çok kimse değişik alanlarda alır ve kullanır. Akaryakıt gümrükçüsünün elinde ki rusum cetvellerinde ise mazot üç cinstir. AĞIR MAZOT-ORTA MAZOT-HAFĐF MAZOT. Gümrük mevzuatına göre bu üç kategori benzinden heavy fueloil’e kadar bütün ham petrol ürünlerini kapsar.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtçılık da kalın kalın tahvil cetvelleri, kitapları, işte, bütün bu terslikleri </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">düzenlemek, bir tarafın söylediği miktarı, öbür tarafın istediği şekle çevirirken mümkün olduğu kadar az hata yapmak için hazırlanmıştır. Her ne kadar bu gün İngilizler Metrik sistemin kolaylık ve basitliğini nihayet kabul ederek kendi ölçülerini bu sisteme çevirmeğe başladılarsa da henüz kargaşalık sürmekte, türlü tahvil cetvelleri kafaları dumanlandırmaktadır.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtçılıkta bu tahvilleri veren en önemli ve tanınmış kitap. ASTM-IP PETROLEUM MEASUREMENTS adı ile bilinen kitaptır. ASTM, American Society Of Testing Materials adı bir kurulun baş harflerinden teşkil edilmiş bir terimdir. IP ise (Institude of Petroleum) adlı bir İngiliz kuruldan geliyor. Cetveller müşterek araştırmalar sonucu tanzim ve tertip edilmiştir.</span></div>
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Akaryak</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıt hesapları için daha pek çok muteber cetveller vardır. ASTM-IP nin üstünlüğü, eksen ihtilaflarda resmi hesapların bu cetvellere göre yapılmasının adet </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">haline gelmiş bulunması ve anlaşmalara sokulmasından ileri gelmektedir. İçindeki cetveller gerçekten son derece kullanışlı ve basit, fakat aynı zamanda da hassas bir </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şekilde hazırlanmıştır. Ama ne var ki, dediğimiz gibi, bir akaryakıtın hesabından çok, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">değişik birimlerle ifade edilmiş ölçüleri birbirine kolayca ve doğruya en yakın olarak </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çevirmeğe yarayan cetvellerden ibarettir. Yani, bütün dünya bir gün metrik sistemi kabul ederse, üç parmak kalınlığındaki kitap, sadece gerekli iki, üç cetvelden ibaret kalıverir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu konuyu burada b</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ırakarak önce ham petrolden üretilen bazı madlerden kısaca bahsedelim. Genel olarak ham petrol ürünleri şöylece gruplanabilir:</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">U</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÇUCU MAHSULLER</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">: (Volatile Products): Sıvı gazlar (Liquified gases) ve «Tabii Benzin» (Naturel Gasoline)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">HAF</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">İF YAĞLAR:</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Light Oils): Benzinler (Gasolines), Roket ve Jet </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yakıtları (Rocket and Jet Fuels), Eriticiler (Solvants), Traktör Yakıtı, Gazyağı (Kerosine)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">DAMITMA MAHSULLER</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">İ</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">: (Distiliates) :Range oils, Furnace Distillates, Diesel Fuel (Motorin, Gasoill)</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">YA</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ĞLAMA YAĞLARI</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">(Lubricating Oils): Motor, makine, silindir, dişli, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">makas, v.b. yağları</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">GRES VE MUMLAR</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Greases and waxes): Parafin mumu, mikro kristalin mumu, muhtelif gresler,</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ARTIKLAR</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Residues): Fueloil (Siyah mazot), Asfalt, Karbon siyah</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı (Garbon Black),</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ÖZEL MADDELER</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> (Spesial Products): Tıbbi mahsuller, Hidrokarbonlar, kimyevi maddeler (Petrokimya sanayi olarak pek geniştir) böcek ilaçları.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu gruplamadan sonra bu mahsullerin baz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıları hakkında kısaca malumat verelim.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ham Petrol (Crude Oil)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ham petrollerin </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli karakteristikleri ve terkipleri vardır. Bazı ham petroller, </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">tabii hallerinde o kadar kalın ve alevlenme noktaları (Fash Point) o kadar yüksektir ki</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">herhangi bir rafinaj veya distilaj (dam</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtma) yapmadan yakıt olarak kullanılabilir. Mamafih pek çok ham petrol çeşitten, mutlaka bir rafine ameleyi sinden geçirilerek içindeki çeşitli hafif mahsuller alınır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Tabii Gaz (Naturel Gas)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Casinhead gazı» diye de bilinir. Genel olarak petrol rezervlerinin bulunduğu sahalarda basınçla yeryüzüne çıkar. Bu tabii petrol gazına, içindeki benzin bileşiklerinin çok veya az olmasına göre, ISLAK veya KURU diye ad verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Tabii Benzin (</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Naturel Gasoline)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Buna Casinghead Benzini de derler. Ham petrol kuyular</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ından elde edilen</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> tabii Gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’dan istihsal edilir. Tabii Gazın içinde bulunan ve çok düşük kaynama derecesi olan, kolaylıkla yoğunlaştırılabilen hidrokarbon bileşikleridir. Bu mahsul Tabii Gazdan üç usulden biriyle elde edilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">a.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Tabii Gaz 24 atm. bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınca tabi tutularak soğutulur. İçindeki Casinghead<br />
 </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">benzini yoğunlaşarak derhal ayrılır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">b.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Tabii Gaz bir petrol </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürünü tarafından absorbe ettirilir. Sonra bu mahsul<br />
 distile edilerek (damıtılarak) tabii benzin çıkarılır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">c.</span></span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">           Daha a</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğır hidrokarbonların, özel olarak hazırlanmış kömür mesamatı<br />
 tarafından absorbe ettirilir. Sonra stimle muamele edilerek yoğunlaştırılıp, toplanır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tabii gaz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">’dan bu metotlardan biriyle elde edilen Tabii benzin, «Casinghead </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">benzini» henüz hamdır. Stabilize değildir. İçinde çok miktarda Propan ve bütan adını </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">taşıyan hafif hidrokarbonlar vardır. Bu hafif hidrokarbonlar da ham benzinden çıkartılır. Bunlar ayrıca piyasada kullanılır. Kalan benzin, esas motor benzini harmanlarına katılarak çeşitli motorlarda kullanılan, değişik vasıflardaki benzinler elde edilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.4.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">S</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıvı Gazlar (LiquefidPetroleumGases-LPG)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar son derece uçucu hidrokarbon bileşikleridir. Gerek ham petrolden</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">gerekse Tabii Gazdan elde edilir. Normal atmosfer </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şartlarında tamamıyla gaz haline </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">geçmiş olurlar. Çünkü Propanın kaynama noktası – 42[sup]0[/sup]C ve Bütanın ki ise 0[sup]0[/sup] C dir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Bas</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınç altında bulundurmak şartıyla normal sıcaklıklarda sıvı halinde muhafaza etmek kabil olur. Basınçta likit halinde ve serbest bırakılınca gazlaşması özelliklerinden ötürü tüplere büyük miktarlarda sıkıştırılarak ısıtmamak şartları için geniş miktarda kullanılmaktadır. Propan ayrıca madenleri kesmekte kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.5.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Benzin (Gasoline)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
                Ham petrol</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ün distillasyonundan elde edilen en hafif maddelerden biridir.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> Düşük</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> süratli iç yanmalı (dahili ihtiraklı) motorlarda kullanılır. (otomobil v.b.) Özel olarak hazırlanan bazı harmanlarında anti-icing veya anti-Freezing donanmaya karşı katıkları ilave edilerek (additives) yüksek süratli motorlarda (Uçak v.b.) kullanılan bir çeşiti, uçak benzini (Aviation-Gasoline) elde edilir. Benzinin çeşitli adları vardır. Petroleum spirit, Nafta, Petrol, Aviation Spirit, hep bazı additivle katılmış olan benzin çeşitleridir. Çok kere benzinin içine Kurşun tetra etil (T.E.L-Tetra ethil Lead) denilen additivle katılmak suretiyle piyasada kurşunlu benzin denilen bir benzin yapılır. Kurşun bileşikleri zehirlidir. Bu hususta tank temizliklerinde dikkatli olmalıdır. Benzine katılan bu T.E.L. benzinin ok- tan adedini arttırır. Motorun vuruntu yapmasını azaltır. Benzinin içinde deki bileşiklerinin tesirini azaltır</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.6.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Özel Uçucu Maddeler (S.B.P.S)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu petrol türevleri, gayet dir bir kaynama noktaları sınırında,  dikkatle</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> ayarlamalar yaparak, elde edilirler. 60/70 veya 60/80[sup]0[/sup] C s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınırları arasında üretilirler. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara S. B. P. S. (Special Boiling Point Spirits) denir. Bu mahsuller Parfümeride, dericilikte, lastik sanayisinde, matbaa mürekkebi imalinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.7.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Benzol (Benzole)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu mahsul dam</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ıtma yoluyla kömür katranından elde edilir. İçinde başlıca</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BENZEN denilen hidrokarbon ile </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli kokulu hidrokarbonlar bulunur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.8.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Toluol (Toluole)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bu da </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çok kere kömür katranından elde edilen kokulu bir hidrokarbondur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ba</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlıca Toluen ile bir miktar Benzol ve Ksilol’dan mürekkeptir. Ksilol (Xylole), bir kokulu hidrokarbon çeşididir. Kömür katranından çıkarılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.9.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Beyaz Benzin (White Spirit)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Petrolden rafine suretiyle elde edilen Benzin ve Gaz aras</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı bir distillasyon</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">mahsul</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üdür. Flash Pointi 60[sup]0[/sup] C dan düşük değildir. Kaynama noktası 150/200[sup]0[/sup] C. </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">dır. Bu özelliklerinden dolayı Solvant (eritici) olarak vernik ve boyaların incelenmesinde, kuru temizlemecilikte kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">2.2.10.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Jet Yak</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ıtlar (JetFuels)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunların JP 1, JP 2, JP 3, JP 4 gibi pek çok çeşitleri vardır. Uçak gaz</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">t</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ürbinlerinde yakıt olarak kullanılır. İçlerine, donma noktalarını yükseltmek, yüksek </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">irtifalarda donmalarını önlemek üzere çeşitli katıklar katılır. Genel adları A.T.F (Aviation Turbine Fuels) olup, gaz asıllı olanlarına AVCAT, ve AVTUR, Benzin asıllı olanlarına AVTAĞ isimleri verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.11.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Gaz (Kerosine)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Lamp oil,», «Burning oil,» «Parrafine», «Parrafine oil» adlarıyla da anılan</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">madde, bizde </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">«Gazyağı» diye de bilinir Benzin ve Motorin arasında bir petrol distillesidir. Enerji maksatları için kullanılacak cinsleri hariç, 150/300[sup]0[/sup] C arasında distile edilir. Flash Point genele olarak 73[sup]0[/sup] F civarında olur. Enerji maksatları için kullanılacak kerosine, «Power Kerosine» denir. Bu, 150/260[sup]0[/sup] C arasında distile edilir. Traktörlerde yakıt oyarak kullanılır. Bu sebeble Kerosine «Tractor Vaporasing Oil» (T.V.O) da denir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.12.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Motorin (Gasoil)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Motorin, Gaz ve ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğlama yağları arasında elde edilen bir distiledir. Yüksek</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">s</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">üratli Diesel motorlarında yakıt olarak kullanıldığı gibi, diğer petrol mahsulleriyle de </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">karıştırılıp, harman edilerek çeşitli akaryakıtlar elde edilir. A. P. Diesel adıyla da anılır</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.13.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Dizel Yakıtları (Diesel Fuels)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar   doğrudan   doğruya   distillasyon   ile   çıkarılabildikleri   gibi,   Bakiye</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fueloillerle Motorinin harmanlar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ından da meydana getirilir. Yüksek sür’atli olmayan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">diesel motorlarında «Marine Diesel Oil» olarak kullanılır. (Özellikle gemi motorlarında) Yüksek devirli motorlarda kullanılan eşitlerine «Hing Speed Diesel</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Fuel</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">» veta «Otomotive Gasoil» yahut ta İngilterede olduğu gibi «Derv Fuel» adları </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">verilir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.14.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Siyah Mazot (Fueloils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlara kazan mazotu (Furnace Oil) de denir. Bunlar ham petrol distillasyonlar</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ında arta kalan kalın yakıntılardır. Isıtma ve enerji işlerinde kullanılan </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çeşitli harmanları vardır (Light Fueloil, Medium Fueloil, Heavy Fueoil gibi). Akaryakıtın enerji maksadıyla kullanmada kömüre olan üstünlüğü sebebiyle bu yakıtların kullanılma sahaları hızla genişlemektedir.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.15.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğlama Yağları (Lubriacating Oils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Organik men</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şeli olan veya petrolden çıkarılan, yahut ta her ikisinin karışımından elde edilen yağlar, bazı additivlerle birlikte harman edilerek hazırlanır, her türlü yağlama işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.16.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Beyaz Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğlar (White oils)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Lubricating oil karakterinde, fakat renksiz ya</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ğlardır. Tıbbi maksatlarla, likit parafin olarak kosmatikler, saç praparasyonları imalinde parfümeri sanayisinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.17.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Gres Ya</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ğı (Greases)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Muhtelif kal</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ınlıklarda elde edilirler.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.18.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Asfalt (Bitumen)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kraking ve Polimerizasyon i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlerinde, geriye kalan, kristal olmayan, az akışkan, yapışıcı bir maddedir. Yolları kaplamakta, hidrolik tesislerde tecrit işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.19.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Deterjanlar (Detergents)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bunlar da petrol art</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ığı maddelerdendir. Temizlik işlerinde kullanılır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">2.2.20.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                      </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Mum (Parrafine Wax)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Parafin tipi denilen baz</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">ı ham petrol cinslerinden elde edilen katı hidrokarbonların bir karışımıdır. Saf durumda renksiz, kokusuz, lezzetsizdir. Erime noktaları çok değişiktir. Mum imalinde, su geçirmezlik temininde, diğer çeşitli işlerde kullanılır.<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[2]</span></span></span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">                </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">PETROL</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ÜN ZEHİRLEYİCİ ETKİSİ VE ORTAK</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">  ESASLARI</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Zehirlerime tehlikeleri (toxic hazards), hemen hemen tamamen tanker i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlemle­rinden doğan çeşitli cinsteki gazlarla temasa personelin maruz kalmasıdır. Sıhhi bir tehlikeden sakınmak, zehirli gazların uygun bir göstericisi ve TLV - TWA (Threshold Limit Value — Time VVeighted Average) "şuur başlangıcı sınır değeri — ortalama düşünüp hesapetme zamanı" ile sağlanır. Bu kitapta belirtilen TLV ve TWA değer­leri 1983 - Amerikan Hükümetler arası Endüstriyel Sağlık Konferansı'nın kabul ettiği değerlerdir. Değerler, havada gaz hacmi ile ppm -milyonda parça sayısı- olarak ifa­de edilir.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">              </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Sıvı petrol (Liquid Petroleum)</span><br />
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.1.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">Yutulması  (Ingestion)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Normal tanker ve terminal i</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">şlemleri esnasında, sıvı petrolün önemli miktarlarda </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">yutulması tehlikesi çok önemsizdir. Petrolün zehirleyici etkisi insana azdır, fakat te­neffüs edildiğinde şiddetli rahatsızlık ve bulantıya neden olur. Kusma esnasında sıvı petrol -tam olarak gaz yağı ve benzin gibi daha fazla uçucu ürünler - akciğerlerin içinde tahriş yapma imkanı vardır.</span></div>
<span style="color: windowtext;" class="mycode_color">3.1.2.<span style="font-size: xx-small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font">  </span></span></span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">C</span><span style="color: windowtext;" class="mycode_color">ilt İle Teması (Skin Contact)</span><br />
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bir</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çok petrol ürünü, tam olarak daha fazla uçucu olanlar, cildin tahriş olmasına </span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">sebep olurlar. Aynı şekilde gözlerde de tahriş olur. Muhakkak daha ağır petroların temasın süresi ve tekrarına bağlı olarak vücut derisinde ciddi rahatsızlıklara sebep olur.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Uygun koruyucu te</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size">çhizat giyerek -uygun eldivenler ve gözlükler - petrol ile di­rek temastan sakınılmalıdır.</span></div>
<div style="text-align: justify;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Konteyner Taşımacılığı]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-konteyner-tasimaciligi.html</link>
			<pubDate>Sat, 13 Dec 2014 22:30:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-konteyner-tasimaciligi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.KONTEYNER TAŞIMACILIĞININ GENEL ANLAMDA İNCELENMESİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1.1. Konteyner Taşımacılığının Tarihçesi, Tanıtımı ve Konteyner Standartları</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk konteyner fikri 1801 yılında Dr. James Anderson adında bir İngiliz tarafından ortaya atılmıştır. Dr.James Anderson, aynı biçim ve büyüklükteki tekerlekli şasisi olmayan vagonların içine doldurulmuş eşyanın demiryolu üzerinde hareket eden tekerlekli bir şasi üzerinde taşınmasından sonra demir yolunda varış yerine, bir vinç vasıtası ile üstüne konulacağı bir karayolu taşıtı yardımıyla taşınması düşüncesini ileri sürmüştür. Ancak 91 yıl sonra bu fikir uygulamaya konulmuştur. 1892 yılında İngiltere ve Kıta Avrupa’sı arasında konteyner faaliyeti başlamıştır. Bugünkü anlamda ilk konteyner servisi ise 1906 yılında başlamıştır. Bu şekil taşımacılık 1960’lı yıllarda süratle gelişmeye başlamıştır. Konteyner taşımacılığı kara ve demir yolunda daha eskidir. Deniz yoluna ise daha geç girmiştir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[1]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının deniz yolunda ortaya çıkısı 1958- 1960 yıllarına rastlamaktadır. Bu taşımacılık türünün deniz yollarında gelişmesine ABD öncülük etmiştir. İlk deniz aşırı konteyner taşımacılığını Rotterdam, Bremen limanına sefer yapan ‘American Sea-Land Konzern’, 1966’da özel konteyner gemileriyle Kuzey Atlantik’te başlamış, bunu ‘American Export Isbrandsten Lines ‘ takip etmiştir. Bunları da 240 ile 732 arasında konteyner taşıma kapasiteli gemileriyle Norveç`e ait Meyer Line ve atlantik Container Line izlemiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diğer bir kaynağa göre ise modern konteynercilik ve yük taşımacılığında ilk atılım 1957 senesinde Pan Steamship Company`nin altı konvansiyonel gemisinde konteyner petekleri yapmasıyla baslar Bu firma 8*8* 35 footluk konteynerler kullanmaya başlamış ayrıca gemiye ortalama gross ağırlığı 25 ton olan bu konteynerlerin boşaltılması ve yüklenmesi için özel vinçler koydurmuştur. 1959’un başlarında Mattson Navigation Company Hawai ile Amerika’nın batı sahili arasında konteyner taşıma başlamıştır. Bunu ilk petekli konteyner gemisi olan Hawain Citizen’i takip etmiştir. Matson 8*8 .*24 footluk konteynerler kullanıyordu. Köşe bağlantıları kitleme sistemleri Matson firmasının kendi dizaynı idi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Matson firmasının bu işe girişmesiyle Grace Lines`ta konvansiyonel gemisinin konteyner gemisi haline getirdi. ‘Santa Ceonore’ bu firmada 8*8*17 footluk konteynerler kullanmaya başlandı ve böylece 3 değişik ebatta konteyner meydana gelmiş oldu.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Her birinin ayrı ebatta konteyner kullanmaları her birinin kilitleme yerlerinin ayrı ayrı olması bu konteynerlerin aynı anda bir terminalde elleçlenmesi halinde zorluklar çıkmaya başladı. Konteynerlerin standart olmaları için ilk çalışma 1961 senesinde A.S.A ( Amerikan Standart Association) tarafından ele alındı. Bilahare 1965 sonlarında I.S.O (İnternational Standart Organization ) bu isi ele aldı ve konteynerler için bazı ölçüleri standart olarak tanıdı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gerek ISO’ nun tanımlamasına, gerekse doktrindeki tarif ve açıklamalara göre, bir çok heterojen malın tek bir yükleme ve taşıma ünitesi haline gelmesine yardım eden, içine konan malların birkaç indirme bindirme işleminden sonrada taşınmasını sağlayan hiçbir tasıma aracına bağlı olmayan ve bir araçtan diğerine teknik araçlar yardımıyla kolaylıkla aktarıla bilen, büyüklüğü ve dizaynı indirmeye ve bindirmeye uygun olan, tekrar kullanılabilmesi için gerektiği kadar sağlam yapılan sandık ve taşıma katlarına konteyner denilmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[2]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada bir husus dikkat çekmektedir. Bir defaya mahsus olan konteyner tarif uyarınca konteyner tarif uyarınca konteyner sayılmayacağı gibi kullanma sayısı birkaç defa ile sınırlı olan konteynerler de bu tarif dışında kalmaktadır. Sürekli kullanma konteynerin en önemli vasfıdır. Bir konteynerin kullanım suresi 5- 10 yıl arası değişmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uluslar arası Standartlar Örgütü tarafından konteynerin ölçü birimleri tespit edilmiş ve aşağıdaki ülkeler tarafından onaylanarak kabul edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Avustralya- Hindistan- Güney Afrika- Avusturya- İran- İspanya- Belçika İrlanda- İsveç- Bulgaristan- İsrail- İsviçre- Kanada- İtalya- Türkiye- Şili Meksika- İngiltere- Çekoslovakya- Hollanda- A.B.D- Danimarka- Yeni Zelanda- Rusya- Fransa- Norveç- Yugoslavya- B.Almanya- Polonya-</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Macaristan- Romanya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uygulaya konan 688 sayılı uluslar arası standarda bir konteynerin standart eni 2.438m.` dır. Uzunluk ise çeşitli konteyner tiplerine göre şöyle sıralanmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=576x368]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.gif[/img]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      Yüksekliği 2.438 mm (8ft) olan konteynerler 1A,1B, 1C ve 1D olarak ve</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.438mm altında (8ft) olanlar ise 1AX, 1BX, 1CX ve 1DX olarak sınıflandırılmıştır. Burada X harfi konteynerin yüksekliğinin 0 ve 2.438mm arası olmasını göstermesinden başka bir anlamda kullanılmamıştır. Likit taklar platformla uygun konteynerler ve bazı ambalajlanmamış yükler için yüksekliği düşük konteynerlere ihtiyaç duymaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   668 No` lu ISO standardı 1979 yılına kadar üç defa revize edilmiştir. Halen geçerli olan revize edilmiş üçüncü baskıdır. Ülkemizde de kabul edilen ISO-668 sayılı konteynerler, boyutlar ve bürüt ağırlıklar adlı standarda paralel olarak 1975 yılında Turk Standartları Enstitüsünce 1360 No`lu ihtiyari standart uygulamaya konulmuştur. Bu standardın ISO`ya göre tekrar revize edilmemesiyle 668 ISO standardının paralelinde yürürlüğe konan ihtiyari 1360 No` lu standart arasında faklılıklar mevcuttur.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[3]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Konteyner konusunda ISO tarafından yayınlanan bir dizi standartlar mevcuttur. Bunlar ‘’Konteyner Terimleri’’(830), ‘’Konteyner Köse Bağlantı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Parçalarının Özellikleri’’ (1161), ‘’Çeşitli Konteyner Tipleri için Muayene ve</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Deneyler ‘’ (1496/1-2-3-5- bc), ‘’Konteyner kodlanması, Tespit Edilmesi ve İşaretlenmesi’’ (6346), ‘’Konteynerlerin Tanımlanması Levhası’’ (6359), ‘’Hava- Kara Zincirleme Taşımacılığı için kullanılan Konteynerlerin Muayene ve Deneyleri’’ (8323) konularını içermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yürürlükte olan ISO standardına paralel ülkemizde şu standartlar uygulamaya konulmuştur: TS 1356 Konteynerlerin En Küçük İç Boyutları, TS 1357 Konteyner Terimleri, TS 1358 Köşe Bağlantı Parçalarının Özellikleri, TS 1359 Konteynerlerin İşaretlenmesi, TS 1360 konteyner Boyutları ve Brüt Ağırlıkları, TS 1439 Konteyner Muayene ve Deneyleri. Türk Standartları Enstitüsünce ileri bir uygulama ile ISO tarafından çıkarılan ilk standartların benimsendiği daha sonra bu konuda herhangi bir talep gelmediği için standartların ISO paralelinde yenilenmediği anlaşılmaktadır. Yakın gelecekte ülkemizde gelişme göstermesi beklenilen konteyner taşımacılığının uluslar arası standartlara tümüyle uyum sağlayabilmesi için TSE` ince ISO`ya uygun yeni standartların hazırlanması gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   ISO tarafından tespit edilmiş konteyner standartları dünyada büyük uygulama bulmuş ve kabul görmüştür. Konteynerler kullanış amaçlarına göre kuru yük konteynerleri ve özel konteyner olarak iki gurupta sınıflandırılabilir. Dünya konteyner pazarının %85. 6`sini meydana getiren kuru yük konteynerlerinin %2`sinin ve bu tipin dışında kalan özel konteynerin ise %14`lük kısmının yalnız %4`unun ISO standartlarına uymadığı yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[4]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2. Kullanım Sahasına Göre Konteyner Tipleri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1.2.1. Kuru Yük Konteynerleri: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tip konteynerlere çeşitli değişik mal taşınmasında kullanıldığı için “parça mal konteyneri” de denilmektedir. Çeşitli değişik mallardan oluşması ve çeşitli göndericilerinin bulunması, alınacak ayrı ücretler yönünden konteyner taşımacılığını çok karlı hale getirmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu tip konteynerler dünya pazarının %86. 6`sini meydana getirmektedir. Bu tip konteynerlerin 270° açılabilen iki parçalı bir kapı sistemi mevcuttur. Çelik- saçtan konteynerlerin boyutları ISO standartlarına göre tespit edilmektedir. İş hacmi 68. 8m 3’tür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2. Özel Konteyner Tipleri: </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.2.2.1. Üstü Açık Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çelikten yapılmaktadır. Boyutları normal konteynere uymayan makinelerin taşınmasında kullanılmaktadır. Genellikle baskı ve tekstil makineleri bu tip konteynerlerle taşınabilmektedir. Konteynerin dayanıklı olabilmesi yan duvarlarının ve gereklidir. Her boyuttaki makinelerin taşındığı göz önünde bulundurulursa duvarların ve tabanın çok sağlam olması bu tip Konteynerlerde aranacak başlıca vasıftır. Üstü açık konteynerler içinde %30,4’lük bir oranla 1986 yılında en fazla kullanılan özel konteyner tipidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.2.2.2. Soğutma İmkânlarına Sahip Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Et, balık, yaş sebze, meyve taşımacılığında kullanılmaktadır. Çevresi çelikten yapılmıştır. Duvarları, taban, tavan ve kapıları suntadan cam yünü ile sağlamlaştırılmıştır. Plastikten ve poliüretanlı köpükten yapılmıştır. Konteynerlerin içi kısmında tahta kısım yoktur. Taban ayrıca çelik, teneke ve alüminyum ile kaplanmış, bunların altından havalandırma kanalları geçirilerek üzerleri yine köpükle desteklenmiştir. Özel konteynerler içinde kullanma oranı %22,8dir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">        </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.3. Düz Konteyner: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yan tarafları ve üst acıktır. Ağaç, ağaç ürünleri ve demir çelik ürünlerinin taşınmasında kullanılmaktadır. Ön ve arka kapaklar çelikten, taban ise tahtadan yapılmıştır. Taşınan malların muhafazası için korkuluklar mevcuttur. Korkuluklar madenden olabileceği gibi tahtadan da olabilmektedir. Korkuluklar portatif olup konteynere her türlü yükleme imkanı vermektedir. Avrupa-Avustralya arasındaki taşımacılıkta kullanılmaktadır. Özel konteynerler içinde payı %17,7’dir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.4. Tecrit Edilmiş Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kullanılma olanakları oldukça sınırlı olan bir konteyner türüdür. Kısa mesafelerde kullanılmaktadır. Soğutma imkanına sahip konteyner tekniği ile yapılmıştır. Fakat soğutma aracı yoktur. Konteyner plastik köpükle takviye edilmiştir. Buzhanede soğutulup yük doldurulacak yere gönderilmektedir. Isı kaybı tahta ve metal kısmın olmaması nedeniyle yok gibidir. 10 saat süreyle yeni bir soğutma işlemi gerekmeksizin malın taşınmasına imkan vermektedir. Bu tip konteynerlere ısıya çok hassas yiyecekler kısa mesafelerde taşınabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yapılan bir deneye –20°C olarak yüklenen konteyner +30°C hararetin olduğu bir taşımacılık esnasında 10 saatlik bir tasıma sonunda konteyner içi ısının -12°C’ a çok düştüğü tespit edilmiştir. Bu konteynerin bir avantajı da çok hafif olmasıdır. Tecritli konteynerlerin özel konteynerler içinde kullanma payı %11,2’dir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2.2.5. Dökme Mal Konteyneri</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">:</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hububat taşınmasında kullanılmaktadır. Konteynerin açılabilen tavanından doldurulmakta ve arka kapaktaki mevcut gözler yardımıyla boşaltılabilmekte ve ayrıca parça yük taşımasında da kullanılabilmektedir. Hububat taşınmasında çuval ve diğer paketleme imkanlarından tasarruf sağlanmaktadır. Konteynerin alıcının silosuna direkt boşaltılması mümkün olduğu hallerde büyük tasarruf sağlandığı için küçük parti hububat sevkiyatında kullanılmaktadır. Özel konteyner türleri içinde kullanma oranı %9.3`tur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.6. Tank Konteyner: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sıvı mamullerin ve basınçlı gazların taşınması için geliştirilmiştir. Saç ve çelikten imal edilmiştir. Silindirik yapıda olup, ayrıca tahta veya tenekeden yapılmış dikdörtgen biçimde bir çerçeve içine de alınmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şarap meyve suları taşıması için konteynerlerin içi ayrıca plastikle kaplanmıştır. Isı farkı yüksek olan bölgelerde yapılacak taşımalarda özel araçlar kullanılabilir. Konteynerlerin üzerine tehlikeli, yanıcı patlayıcı madde işaretini gösteren uluslar arası işaretler konulmaktadır. Özel konteynerler içinde kullanma oranı %4.9`dur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">.3. Kullanılan Malzemeye Göre Konteyner Tipleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.3.1. Çelik Saçtan Yapılan Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dünyada en çok kullanılan konteyner türüdür. Kullanma oranı %84. 1` dır. Dikdörtgen şeklinde olan konteynerlerin çerçeveli çelikten yapılmıştır. Çerçeve dışında kalan kısımlar ise kullanılan malzemeye göre ağırlığı değişen 1mm kalınlığında saclarla örülmektedir. İki parçalı kap 270 derecede açılabilmektedir. Konteynerin tabanı su girmemesi için tahta ile kaplıdır. Genellikle tahta için cam ve kayın kullanılmaktadır. Tahta kalınlığı ise 30- 40 mm`dır. Çerçeve olan çelik ile aralarına lastik konmaktadır. Deniz taşımacılığında konteynerin aşınmaya karşı korunması için suni bir boya ile boyanması yoluna gidilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Çelik saçtan yapılan konteynerler her türlü araç ve her türlü mesafede kullanılabildiği için hasar oranı çok yüksektir. Ancak çelik saçtan yapılan konteynerlerdeki hasarlar kolaylıkla giderilebilmektedir. Teneke, sac, çelik gibi malzemelerin fiyatlarının düşük olması bu tip konteynerlerin yapımını teşvik etmektedir. Zaten bu tip konteynerlerin en fazla kullanılır olmasının nedeni sağlamlığı ve ucuz olarak hasarlarının giderilmesi imkânı mevcut olmasıdır.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[5]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.3.2. Alüminyum’ dan Yapılan Konteynerler</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1998 yılında dünyada kullanılma oranı %14`tur. Alüminyum`un aşınmaya karşı dayanıklı ve çeliğe karsı oldukça hafif olması gibi özellikleri nedeniyle kullanma sahası genişlemiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Alüminyumdan tasıma kapları iki şekilde üretilmektedir. Yalnız tabanı çelik olan alüminyum konteyner türüne karşılık tavan ve tabanı çelik olan alüminyumdan yapılan konteyner şeklide mevcuttur. Herhangi bir alternatifin seçilmesiyle belirli bir maliyet de seçilmiş olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerlerin duvarlarının alüminyumdan yapılmasında da iki yöntem mevcuttur. Ya yekpare alüminyum ya da parça levha kullanılmaktadır. Parça levhalı sistem genellikle tercih edilmektedir. Bu sayede konteynerlerin hasarlı bölgelerin tamiratının kolaylıkla yapılması ve az masrafla hasar giderilmesi imkanı doğmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. KONTEYNER YÜKLEMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu arada konteyner yüklemesiyle ile ilgili bazı kurallara yer vermek yerinde olacaktır. Konteyner yüklerken şu hususlara dikkat edilmesi gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) Ağır olan mallar tabana, hafifleri daha yukarı konulmalı,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Yüklenecek malların ağırlığı tasıma kabının her tarafına eşit bir şekilde dağıtılmalı,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Yükleme emniyete alınmalı; taban, yan tarafa, on ve arka taraflar özellikle kapıyı emniyete alacak şekilde yüklenmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Mallarla duvarlar arası boşluklar doldurulmalı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Eğer konteyner konan mal sıvı ise bu takdirde çift ambalaj yapılarak akma, sızma asgariye indirilmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Tehlikeli mal konulmuşsa, uluslararası taşımacılıkta kullanılan işaretlerle belirlenmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) Palet dışında bir usulle mal yüklenmiş ise üst üste gelenler birbirine bağlanmalı böylece yolda konteynerin duvarlarına yapılacak baskı azaltılmalı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) Yüklenen miktar konteyner için tespit edilenden fazla ise bu mutlaka belirtilmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9) Gerekli haller dışında konteyner ve taşıyıcı araçları tasıma kapasitesini aşacak şekilde yüklememeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">10) Konteynerin kapıları, üst tentesi itinalı bir şekilde kapatılıp mühürlenmeli, anahtar ve mühür numaraları alınmalıdır.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[6]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.1. Konteyner Taşıma Sistemlerinin Sağladığı Faydalar ve Karşılaşılan Sorunlar</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1960` lı yılların basında başlayan konteyner taşımacılığı büyük bir hızla gelişmiştir. Klasik taşımacılığın yerini birçok alanda konteyner taşımacılığı almaya başlamıştır. Konteyner kullanımının tüm kara ve deniz teknolojisinde bir ihtilal olduğu en çok üzerinde fikir birliğine varılan bir görüş alarak ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan konteyner taşımacılığının deniz taşımacılığında sanayileşme olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarda yer almaktadır. Genel kargo yüklerinde insan gücünün çokça kullanılması, konteyner yüklemesinde ise mekanik yüklemeye geçilmiş olması bu görüşü büyük ölçüde doğrular niteliktedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Milletlerarası Ticaret Odası tarafından yayınlanan bir çalışmada konteyner taşıma kapasitesi ile kuru yük tasıma kapasiteleri 1960- 1980 yılları itibari ile karşılaştırılmıştır. Grafik konteyner taşımacılığının gelişmesini göstermesi açısından ilginçtir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3.KONTEYNER TAŞIMA KAPASİTESİ VE KURU TAŞIMA KAPASİTELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI 1960- 1980[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[7]</span></span></span></span>[/b]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=528x343]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image004.gif[/img]</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşıma Kapasitesinin 1960` lı yıllardan başlayarak büyük bir süratle arttığını ve on yıl sonra kuru yük taşıma kapasitesi üzerinde seyir ettiğini görmekteyiz. Bu ilginç ve süratli gelişmenin nedenlerini araştırmak gereklidir. Niçin konteynercilik süratle gelişmektedir? Bu sorunun cevabını ararken konteyner tasıma sisteminin diğer deniz tasıma türlerine göre üstünlüklerini belirtmemiz gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerciliğin diğer deniz taşıma türlerine göre üstünlük sağladığı tasarruf imkânlarında görülmektedir. Burada ambalajlama, depolama masrafları, zaman tasarruf sağladığı hususuna bir göz atalım. Burada bu konuda yayınlanmış bir araştırmaya yer vermek yerinde olacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Araştırmada çeşitli gemi türlerine göre hesaplanmış liman, işletme ve personel giderleri görülmektedir. Bu tür giderler gerek gelişmekte olan ülkeler ve gerekse gelişmiş ülkeler açısından incelenmiştir. Ölçü, birim ton basına ABD dolarıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada araştırmanın 1976 yılında yapıldığını gözden kaçırmamak gereklidir. Bugün bu rakamlar muhakkak değişikliğe uğramış olmakla beraber yinede bize konu ile ilgili bir fikir vermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.1. Gemi Türlerine Göre Liman Giderleri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   [img=586x400]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image006.gif[/img]</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner gemilerinin her iki ülke gruplarında da (U-D) en düşük genel giderle çalıştığı gözlenmektedir. Bu durum konteyner taşımacılığı nedeniyle liman verimliliğini artırmaktadır. Genel anlamda büyük bir tasarruf sağladığı anlaşılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu arada konteyner taşımacılığının niteliğinden doğan tasarruf türlerini belirtelim:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[8]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) Ambalajlama masraflarından tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b) Depolama masraflarından tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c) Yüklemenin süratlendirilmesi nedeniyle zaman tasarrufu,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">d) İş gücü tasarrufu,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">e) Birimleştirme nedeniyle maliyetin azalması,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">f) Sigorta giderlerinden tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının Avrupa`da ilk yapıldığı yıllarda Managements Consultans Mc Kinsey Co tarafından yapılan incelemeye göre tasarruf miktarları oransal olarak tespit edilmiştir. Bu rapora göre konteyner taşımacılığı ile ambalaj ve tasıma masraflarında %20 tasarruf, Birimingham Chicago arasında 10 ile 20 günlük azalma, depolama masraflarında %10 azalış hasar ve hırsızlık olaylarında azalma nedeniyle sigorta primlerinde %30 azalma tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">   3.2. Konteyner Taşımacılığının Sağladığı Tasarruflar[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[9]</span></span></span>[/b]</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ambalajlama Masraflarından Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteyner kullanıldığı iş nedeniyle ambalaj olma sahiptir. Konteynerler içlerindeki yükleri mekanik hasarlara ve iklim şartlarına karşı korur. Bu tip çeşitli boylar ve çeşitli maddelerle ambalajlanan çeşitli, değişik boyutlarda malların tek bir taşıma ve yükleme birimi haline getirmesini sağlamıştır. Dolayısıyla mallar için gerekli ambalaj azalmış ve ambalaj masraflarından tasarruf sağlanmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yukarıda Avrupa ile ilgili belirttiğimiz %20 ambalajlama giderlerinden tasarruf miktarının, Japonya`da yapılmış bir incelemenin sonuçlarına göre ilaç, oyuncak gibi küçük fakat pahalı mallarda %80`e kadar yükseldiği tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Depolama Masraflarında Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner biçimi, dış ve iç tezyinatı ile bir depo görünümündedir. Bu biçimi, her türlü şartta dayanıklılığı ve kullanım şekli de depolama maliyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yüklemenin Süratlendirilmesi Nedeniyle Zaman Tasarrufu</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Elleçlenen konteyner standart yapıda ve yeknesak yük özelliğindedir. Bu nedenle yüklemede hata yapılması ihtimali azalmaktadır. Bu durum limanlarda gecikmeyi, sıkışıklığı ve düzensizliği önler. Zaman tasarrufu yaratır. Bu konuda bir kaç pratik örnek konuyu kavramak için gereklidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bilinen klasik tipteki gemilerden bir ambardan bir saatte on bir kişilik işçi postası ile ortalama 10- 20 ton karışık eşya boşaltma imkanı mevcut olmasına karşılık, konteyner taşıyan gemilerde bir saatte sadece dört işçi ile 300- 350 ton yükün boşaltılması mümkündür. Amerika’ da aynı rıhtımdan 4500 tonluk bir geminin dört posta işçisi ile 84 saate boşaltılması yapılırken, konteyner taşıyan bir geminin sadece 4 işçi ile boşaltılması kullanılan mekanik araçlar nedeniyle 15 saattir. Bu hesaplamada bir konteynerin kendi ağırlığı ile birlikte ortalama 15 ton ağırlıkta olduğu düşünülmüştür. Konteynerin herhangi bir yere liman vinçleriyle aktarılması, üç dakikada olmaktadır. Bu arada 20 foot` luk konteynerler için ortalama bir miktar göz önüne alınmıştır. Bu miktarı azamiye çıkarmak`da mümkündür. 40 foot`luk konteynerlerin 24 ton ortalama ağırlıkla 3`er dakika yüklendiğini farz ederek 12 saat çalışan bir konteyner köprüsünde 5760 ton mal elleçlenebileceğini bulabiliriz. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere yükleme- boşaltma hızı diğer yükleme şekillerine göre artmakta ve zamandan tasarruf büyük boyutlara ulaşmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zaman tasarrufunun diğer bir faydası`, taşıma araçlarının liman terminallerinde bekleme sürelerinin dolayısıyla rotasyon süresinin kısaltılması ve taşıma güçlerinin arttırılması ile görülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birimleştirme Nedeniyle Maliyetlerin Azalması</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığı parça yüklerin birleştirilmesi ile taşımacılık olarak ortaya çıkmıştır. Bu arada yüklerin parça parça muamele görmesi yerine toplu bir şekilde yükleme ve boşaltılması konteyner taşımacılığı ile sağlanmıştır. Birimleştirilmiş yükler yeknesak yapıda değildir. Klasik tasıma türlerinde zorlukla elleçlenen bu tip yükler, konteyner içinde taşındığında gayet rahat olarak elleçlenebilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada birçok araştırmacı yazar tarafından gösterilen bir örneğin belirtilmesinde fayda umulmaktadır. Batı Almanya`da yapılan Wolswagen marka otomobillerin fiyatlarının yüksekliği nedeniyle B.Amerika`ya ihracı mahdut sayıda olmaktaydı. Bu otomobillerin 1960 yılında parçalar halinde konteyner vasıtası ile B.Amerika`ya nakledilmesi başlanılması neticesinde fiyat ve hasarın asgariye indirilmesi kabil olmuş ve B.Amerika`da yıllık satış miktarı 700.000 adede yükselmiştir. Gerek yaratıcı fikrin gerekse birimleştirilen yüklerin en güzel tarihsel örneği olan bu durum konteyner taşımacılığının ne denli maliyet düşürücü olduğunu da açıkça göstermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İs gücü Tasarrufu</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yüklemenin süratlenmesi ile ilgili zaman tasarrufuna örnek olarak klasik gemilerin ambarından bir saatte 11 kişilik işçi postasıyla ortalama olarak 10- 20 ton boşaltma yapma imkânı mevcut olmasına karşılık, konteyner taşınan gemilerden bir saatte 4 kişi ile 300- 350 ton yükün boşaltılması mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu örnek maliyet düşürücü ve iş gücü tasarrufunu sağlayıcı etkisi nedeniyle konteyner taşımacılığından sağlanan faydaları belirgin olarak gösterilmektedir. Burada dikkat çeken husus iş gücündeki büyük azalmanın sonucu işsizliğin artıp artmayacağıdır. Konteyner taşımacılığının gelişmesinin iş yaratacağını belirten bazı çalışmalarda mevcuttur. Konteyner boşaltıp doldurmada liman çevresinde bu işleri yapmak için iş gücü gerektiği, konteyner rıhtımlarına yapılan yatırımlardan en yüksek faydayı sağlamak için çok çalışması gerekliliği dolayısıyla vardiyaların sürekli değişmesinin gereği ve konteyner taşımacılığı ile birlikte konteyner tamiri ve elleçlenmesi gibi yeni işler yaratabileceği ifade edilmiştir. Burada bir gerçeği görmemezlikten gelmemek gerekir. Konteyner taşımacılığı, deniz taşımacılığına sanayileşmeyi getirmiştir. Yüklerin elleçlenmesinde yükleme ve boşaltmada büyük oranda mekanizasyona gidilmiş ve böylece daha az işçi ile çalışma mecburiyeti doğmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İş yaratma imkânı kolay olan gelişmiş ülke ekonomilerinde bu durum bir sorun teşkil etmemektedir. Ayrıca endüstrinin süratle gelişmesine de neden olmaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde ise işsizlik oranı yüksektir. Konteyner taşımacılığının gelişme aşamalarında iş gücü azaltılması deniz sektöründe büyük oranda işsizliği arttırabilecektir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Sigorta Giderlerinden Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerlerin kendisinin en iyi koruyucu olması nedeniyle hasar ve hırsızlık olaylarında büyük oranda azalma olmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığında yapılan tecrübelerle şu hasar türleri tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) Konteynerin kaybolması fırtınada gemiden düşme veya hırsızlık nedeniyle</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b) Kırılma: içinin iyi düzenlenmemesi nedeniyle</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c) Paslanma: Konteynercilikle birlikte yeni bir zarar tipi yaratılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteynerlerde iklim değişiklerinden, yani ısı farkından dolayı terleme olmakta ve konteyner diplerinde su birikintileri meydana gelmektedir. Eğer su birikintilerine mani olunmazsa yükler paslanmaktadır. Ayrıca konteynerin iç boyaları da yüke buluşmaktadır. Bu zarar tipine terleme (sweatdamage) hasarı denmektedir. Havalandırma sistemi ile zararın giderilmesine çalışmaktadır. Bu yolla ıslaklık konteynerin kenarlarına doğru çekilmektedir. Yine konteyner kapanmadan önce nem alıcı maddeler kullanılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Burada hasar ve risklere karsı yapılması gereken sigorta iki çeşittir. Taşıma sigortası konteynerin hasara uğraması ve kaybolma riskini sigorta eder. Taşıyıcının mesuliyeti sigortası, konteynere mal yüklemeye karşı taşıyıcının konteynerin içindeki malları sağlam ve zamanında teslim etme yükümlülüğünü kapsar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tasıma sisteminde hasar türlerinin çok sık gerçekleşmesi ihtimali azdır. Riziko az olması, primlerin de aynı oranda düşük tespit edilmesine neden olacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Buraya kadar konteyner taşımacılığının getirdiği faydaları açıkladık. Konteyner taşımacılığının getirdiği faydalar yanında bu tür taşımacılığın uygulanmaya başlamasıyla birlikte birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Sorunları ikiye ayırmak daha faydalı olacaktır. İlk olarak karşılaşılan genel anlamda sorunlar, daha sonra da gelişmekte olan ülkelerin yapıları itibarıyla karşılaştıkları özel sorunlar incelenecektir. Konteyner liman faaliyetlerinin sürdürülmesi için gerek bilgi- işlem teknolojisine gerekse büyük oranda araç ve gerece ihtiyaç vardır. Özel gemiler, vinçler ve bunun gibi büyük çapta kapital ve finansman ihtiyacını gerektirir. Bilhassa gelişmekte olan ülkelerde karşılaşılan diğer bir zorlukta çoğu zaman var olan döviz ihtiyacıdır. Bugün finansman sorununa enternasyonal finans kurumlarınca çözüm bulunabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Limanlar yönünden pahalı olan konteyner taşımacılığı, taşıt yönünden de pahalıdır. Konteyner gemilerinin satış fiyatları diğer konvansiyonel gemi satış fiyatlarına göre pahalıdır. Lloyd`s shipping economist dergisince yeni yapım ve ikinci el gemi fiyatları çeşitli gemi türlerine göre ayrı ayrı verilmiştir. Verilen fiyatlara göre şu tabloyu şekillendirebiliyoruz. Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi 1600 TEU`luk bir özel konteyner gemisinin dengi 30000 dwt`luk yeni yapım kuru yük gemi 12 milyon dolar, 32000 dwt`luk yeni yapım tanker 18 milyon dolar`dır. Yalnız yeni yapım genel yük gemilerinin 20000 dwt`luk olanı 21. 1 milyon dolarlık satış fiyatı ile 1600 TEU`luk yarı konteyner gemisi fiyatı 15. 5 milyon dolardır. Bu fiyat 20000 dwt`luk genel yük gemisinden yaklaşık 6 milyon dolar daha ucuzdur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada çeşitli değişik amaçlı taşıma gemilerinin fiyatlarının birbirleriyle karşılaştırılmasının doğru olmadığı söylenebilir. Şöyle bir örnek belki karşılaştırmanın doğruluğunu kuvvetlendirebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yeni kurulan veya kısıtlı finansman imkânı olan bir taşımacılık şirketi ellerinde bulundurduğu finansman imkânıyla taşımacılık yapmak istediğinde muhakkak konteyner gemisi satın almayacak ve daha makul fiyatlı bir gemiyi tercih edecektir. Gelişmekte olan ülkelerin imkânları bu verdiğimiz örnekteki kısıtlı finansman imkânlarını çok andırmaktadır. Bu ülkeler kendi imkânlarıyla konteyner taşımacılığı yapmaktadır. Limanlara konteyner yükü akışı sorunu, bu ülkelerin kara ve demir yolu altyapı sorunları ile büyük oranda bağlılık gösterdiğinden yeterli miktarda konteyner yükü toplanmamaktadır. Bu nedenle gelişmekte olan ülkeler yarı konteyner gemilerini tercih etmektedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Görüldüğü gibi alt yapı, ekipman ve taşıt yönünden önemli yatırımlara gerek vardır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının denizcilik sektöründe işsizlik yaratabileceğine konteynerciliğin faydalarını belirttiğimiz kısımda incelemiştik. Billahsa bu tip taşımacılığın gelişmekte olan ülkelerde işsizliğin artırıcı olacağını ifade etmiştik. Bu arada bu iddiayı kuvvetlendirecek bir örnek verelim. Konteyner taşımacılığının başladığı 1960 yılında İngiltere de Londra yakınlarında Tilbury’ de yapılan grevler belki işsizlik durumunun en güzel örneklerinden biridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bugün için gelişmiş ülkelerde konteynerlerin sınır kapılarında açılıp kontrol edilmemesi hususu sağlanabilmiştir. Konteynerler gümrük idarelerinin kontrolünde doldurulmakta ve mühürlenmektedir. Geçilen ülkelerde sadece gümrük mührünün tahrip edilip edilmediği kontrol edilmektedir ve refakat belgeleri (ordino, konşimento, sigorta belgeleri )ile konteyner yoluna devam etmektedir. Son varacağı yerde yine gümrük idareleri tarafından mühür kontrol edildikten sonra boşaltılmaktadır. Bu belirttiğimiz son husus birçok ülkede sorun olmaktadır. Türkiye Gümrük Mevzuatına göre bir konteynerin liman dışına çıkartılabilmesi için konteyner başına bir teminat yatırılması gereklidir. Bu teminat miktarı oldukça ağır bir meblağdır. Dolayısıyla bu hak yeterince kullanılmamaktadır. Beyan suretiyle ve teminat yatırılarak gümrük işlemlerinin mal sahibi deposunda yapılabilme imkanı sağlanmaktadır. Konteynerlerin %80’i limanda açılmaktadır. Konteynerlerden çıkan mallar geniş bir alana yayılmakta ve liman alanı yetersiz kalmaktadır. Bu arada yapılması gereken şey beyan usulünün devamının sağlanması ve yatırılacak teminatın kaldırılmasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının yapılabilmesi için yeterli miktarda yükün bulunması da başlı başına sorundur. Yeterli yük bulunması sorunu konteyner gemilerinin hareketini planlamaktadır. Yük bulunamaması hali taşımayı ekonomik olmaktan çıkarmakta, limanda lüzumsuz bekleme zaman tasarrufunu önlemekte, ayrıca eksik yükle hareket ise taşımacılığın ekonomik yönünü zayıflatmaktadır. Bunun yanında konteyner taşımacılığını ekonomik kılan yük akışını çift yönlü olmasıdır. Yani tek yönlü yük bulma konteyner taşımacılığının ekonomik olmasına yetmemektedir. Limanlar arasında yeterli yük bulunması konteyner taşımacılığının ekonomik olması açısından önemlidir. Gelişmekte olan ülkelerde yurt içi taşımacılığın yeteri kadar gelişmemiş olması limanlara yeterince yük naklini önlemektedir. Buna gelişmekte olan ülkelerin demiryolu ve karayolu altyapı yatırımlarının yeterli olmaması neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bazı yabancı ülkelerde liman hizmetleri yabancı şirketlerin tekelindedir. Bu durum büyük oranda yurt dışına döviz kaçmasına neden olmaktadır. Ödemelerin dengesi açısından da yabancı şirketlerin ülke firmalarından daha fazla hizmet vermeleri görünmeyen işlemler hesabında eksi bakiye verecektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ayrıca 3000 TEU ‘ luk konteyner gemilerinin yanaşmasına yeterli olacak su derinliğine sahip (43 kulaçtan fazla) limanların sayısı oldukça azdır. Bu nedenle konteyner gemisinin yanaşacağı rıhtımların derin sularda yapılması gereklidir. Bu durum limanlara ek inşaat masrafları getirecektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN KONTEYNER TAŞIMACILIĞI VE KARŞILAŞILAN SORUNLAR[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[10]</span></span></span></span>[/b]<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığını gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarına uyarlarken karşılaşılan problemleri şöyle sıralayabiliriz:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaliteli İşletme:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerizasyon işletme yoğun bir operasyondur. Konteynerlerin akışını bunlarla ilgili dokümantasyon yönlendirmek için iyi işletmecilik gerekmektedir. İşletmecilikler, konteyner kontrolünde, başlıca izleme sistemleri için gerekli kompüter ve ticari dokümanların programlarının hazırlanması konularında yetiştirilmelidir. Gelişmiş ülkelerin firmalarıyla yapılacak müşterek teşebbüsler de bir çözüm yoludur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sermaye Tedarik Edilmesi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının sermaye yoğun bir taşımacılık türü olduğunu önceki sayfalarda incelemiştik. Ancak şunu da ifade etmek gerekir. Konteyner taşımacılığının yüksek verimliliği sermaye ihtiyacını azaltabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Döviz Yaratma Niteliği:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Eğer gelişmekte olan ülkenin ihracatçısı teslimi de üstleniyorsa navlunu döviz olarak kazanıyor demektir. Bunun ülkede kalıp kalmaması taşıyıcının ulusal veya yabancı bir taşıyıcı olmasına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler filolarını kurdukça, katılım ve döviz kazanma imkanları artar. Eğer ihracatçı fob şartlarını kabul ederse, fırsat alışverişin diğer ucuna geçer. Bazı gelişmekte olan ülkeler fob yöntemiyle alarak ve ithal yükünü kendi ithal hatlarına yönelterek ithal navlunlarını ele geçirmeye çalışmaktadır. Milli ekonomi bu işlemden yarar görmekte ve böylece döviz sarfiyatını en aza indirmektedir. Fakat bu tür bir girişim karşı tarafı da aynı yönde harekete sevk edebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Batılı işlemciler, FOB yöntemiyle alarak ve CIF yöntemiyle satarak gelişmekte olan ülkelerin kendi gemilerine yük rezerve etmek usulsüz baskı uyguladığını düşündükleri durumlarda kendi ülkelerinden yardım beklemekte ve bağlı olduğu OECD kuruluşunu bu konuda tedbir almaya, haklarını aramaya zorlamaktadır. Gelişmekte olan ülkeler ticari olarak ne kadar güçlenirse, anlaşmazlığa yol açan yöntemlere başvurmadan döviz kazanmakta o kadar başarılı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Emek</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerde emek çoğunlukla ucuzdur ve arzı yüksektir. Politik olarak, ekonominin sektörlerinde istihdam sağlama baskısı vardır. Konteyner servisleri ilgili sermaye yoğun faaliyetlere çevirmiştir. Gelişmekte olan ülkeler için verimlilik arttırıcı ilerlemeler problem yaratmaktadır. Kısa vadeli etki işleri almaktadır. Fakat verimlilikte hiçbir ileri adım atılmazsa, ulusal ekonomide gelişim sağlanamayacaktır. Kısa vade de bile konteynerizasyon, gemideki ve limandaki geleneksel işleri azaltırken yeni işleri yaratmaktadır. Konteyner liman sahası yakınında açılıp, paketlendiğinde liman işiyle ilgili olan paketleme depolarında istihdam sağlanacaktır ve konteynerin bakımı, onarımı ile ilgili bazı işler de ortaya çıkacaktır. Daha uzun vade de, ihraç ithal mallarının iyi bir şekilde nakliyesi, ekonomik gelişmeye yardımcı olmaktadır ve ekonominin diğer sektörlerinde iş kapasitesi yaratmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gemiler</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerin ticaretinde yarı konteyner gemiler önemli yer tutmaktadır. Bunların verimlilik düzeyleri düşüktür. Taşınan parça yük yükleme ve boşaltma sürelerini arttırır. Ayrıca gemilerin büyüklüklerinde de sınırlayıcı bir unsurdur. Yarı konteyner gemileri gelişmekte olan ülkelere birçok sebepten dolayı çekici gelmektedir. Bu tip gemiler sınırlı sayıda konteynerin elden geçirilmesine yol açar ve eğer konteyner kontrolünde hata olursa bir çözüm yolu vardır. Oldukça küçük birimler taşınabilir ve büyük yatırımlar gerektirmez. Değişik yük çeşitleri taşımaya uygundur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Terminaller</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte bir ülkedeki bir konteyner terminali için hedef uygun fiyatta maksimum esneklik olmalıdır. Bulunduğu mevki önemlidir. Bir yatırım yapıldığında, gelecekteki zorunlulukları da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Yanaşma yerinin uzunluğu, rıhtım derinliği 1800 TEU’ luk gemilere yeterli olmalıdır. Bu büyüklük en pratik büyüklük olarak kabul edilmiştir. Bazı ülkeler sadece daha küçük gemileri alabilen terminaller kurmuşlardır. Olanakların yetersiz olması haricinde böyle bir yatırımdan kaçınılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Eğer daha önceden gelişmekte olan ülkelerin ticaretlerinde daha çok müşterek teşebbüsler yer alsaydı, uygun liman ve donanım gelişmeleri başarabilecekti ve kaynakların yanlış planlara harcanmasından da kaçınılabilecekti. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde ticari birleşimlere gidilmesi o ülkelerin kalkınmasını hızlandıracaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tarifeler </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerde, fiyatları düşürmek taşımacılık sektörünün karşılaştığı diğer bir sorundur. Gerçek genellikle bunun tersidir. Fiyatların yükselmesine izin verilene dek milli taşımacılık layıkıyla yapılmayacaktır. Bundan yola çıkarak, şu varsayıma varılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin ihraç mallarının fiyatları, daha düşük değerli olduğu için, endüstrileşmiş ülkelerin ihraçlarından daha azdır. Bu durum konteyner isletmeciliğinin arasındaki rekabeti arttırmış ve fiyatları aşağıya çekmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu gelişmekte olan ülkelerin korktukları yüksek teknolojinin monopol yaratacağı beklentisinin tersidir. Bunun bir nedeni tonajının artmasıdır. Bir diğer neden ise konteyner işletmeciliğinin gemilerini doldurmak için yollarındaki limanlardan yük ele geçirme istekleri, bunu hızlı yük elleçleme becerileri ile başarmaları ve böylece geleneksel yük elleçleme metotlarının sebep olmuş olacağı rekabet uygunluktaki azalmadan kaçınılmasıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Fiyatları suni olarak pazar düzeyinin altında tutmak yerine ticaretin özelliklerine uygun konteyner hizmetlerini arttırarak verimli bir şekilde işletmeye dikkat edilirse daha iyi hizmet verme imkânı doğmuş olacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Merkezi Planlama</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Merkezi planlamaya çok fazla dayanmak temel hatalar riskini getirir. Kaynak harcamasına sebep olabilir. Yukarıdan aşağıya gelişmeyi hızlandırmak ve donatım sağlamak için önlemler alınmalıdır. Aşağıdan yukarıya gerekli hizmetleri sağlamak için ticari inisiyatif kullanılmalıdır. Bir denge oluşmalıdır ve çok fazla hükümet kararnamesi çıkarılmasından kaçınılmalı veya hükümetçe servis yönetilmesi yoluna gidilmesi önlenmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uluslar arası Ticarette Fiziksel Dağıtım Yöntemleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Kapıdan kapıya nakliye tüm yolculuğu kapsamayı hedefler. Bu durum klasik nakliyecilik ile farklılık göstermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Artık sadece hareketle ilgili bir işlem olan nakliyeden değil; satış organizasyonu, stoklar, depolar ve fire gibi kavramları getiren dağıtımdan söz edilmektedir. Üçüncü taraflarla ilgilenen yükleme memurları yerine, isletmecilere, kontrol görevlerine. Karar almayı gerektiren yöneticilere gerek vardır. Dağıtıma bir bütün olarak bakmak gereği ortaya çıkarmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bir önceki bölümde belirttiğimiz gibi, ülkemizde konteyner taşımacılığında kapıdan kapıya nakliyat yapabilmek için gümrükte teminat yatırmak gerekmektedir. Bu durum kapıdan kapıya nakliyat yapmayı büyük oranda aksatmaktadır. Böyle bir organizasyonun sağlanabilmesi için kanunların bu tur</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">taşımacılık yapmaya uygun olması lazımdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Değindiğimiz gelişmekte olan ülkelerin özel sorunları hiçbir şekilde aşılamaz değildir. İstenildiği taktirde her halükarda konteyner taşımacılığına geçilebilir. Lakin bu durum gelişmekte olan ülkelerde yatırım alternatiflerine bağlıdır. Hangi yatırım bir gelişmekte olan ülke için daha fazla verimli olacağı tespit edilir. Eğer konteyner taşımacılığı en verimli alternatif ise tercih sebebi olabilir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[11]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5.KONTEYNER TAŞIMACILIĞI VE ZİNCİRLEME TAŞIMACILIK</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Geniş anlamda ‘Zincirleme Taşımacılık’ birden fazla taşıma sistemi ile ve tek taşıma anlaşmasıyla taşıma yapılmasına verilen addır. Konteyner taşımacılığın gelişmesiyle birlikte büyük önem kazanan ‘Zincirleme Taşımacılık’ yabancı literatürde ‘multimodel’ ‘intermodel’ veya ‘combined’ taşımacılık adı verilmektedir. ‘Zincirleme Taşımacılık’ deyimi ilk kez bu konuda kitabı yayınlanan bugün Profesör unvanı taşıyan bir bilim adamı Latif Çakıcı tarafından kullanılmıştır. Bu deyimin bu konuda çalışanlar tarafından benimsenmesi deyim kargaşasını önleyecektir. ‘Zincir’ maddesel yapısı itibariyle zaten çeşitli taşıma sistemi için kullanılabilecek en güzel Türkçe kelimedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Dikkat edilmesi gereken bir husus, konteyner taşımacılığı zincirleme taşımacılık ile eşit anlamda gelmemektedir. Zincirleme taşımacılık konteynerlerin ve klasik dökme yükün ve diğer tür yüklerin taşınması ile ilgilidir. Görüldüğü gibi konteynerlerle taşınan yük dışında diğer tür yüklerde söz konusu olmaktadır. Örneğin portakal veya sebze yüklü bir kamyon bir RO/RO gemisiyle yük taşıdığı anda zincirleme taşımacılık söz konusu olabilmektedir. Zaten konteyner taşımacılığı dışında kalan Piggy Back (Huckepack) ve Ro/ Ro taşımacılığı da zincirleme taşımacılığının diğer türleridir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[12]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Piggy Back (Huckepack) taşımacılık kara ve demiryolu ile yapılmaktadır. Vagon şasi üzerinde konteyner yalnız, bazen de kamyonla birlikte taşınmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ro/Ro taşımacılığı ise, kara ve deniz yolu ile yapılmaktadır. Şasi üzerindeki konteyner ve kamyon Ro/Ro gemisine yüklenmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Dikkat edildiğinde söz konusu taşımalarda birden fazla araç taşıma için kullanılmaktadır. Hal böyle ise de, zincirleme taşımacılık konteyner taşımacılık sistemi için yaratılmış bir organizasyonu yansıtmaktadır. Zincirleme taşımacılığa ihtiyaç duyulmasına konteyner taşımacılığı ile geliştiren servis şekilleri neden olmuştur. Halen uygulamada dört tür konteyner servisi mevcuttur:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[13]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) House To House: Evden Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Hemen hemen en yoğun ve emin olanıdır. Yükleyici malı kendi deposunda konteynere yükler ve kapısını kapar, bazı memleketlerde konteyner yüklendiği depoda mühürlenir, bazısında ise yükleme limanına geldiğinde mühürlenir. Konteyner tahliye limanında açılmadan alıcının deposuna kadar gider ve orada açılarak boşaltılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b)House to Port: Limandan Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yükleyici malı deposunda konteynere yükler ve konteyner tahliye limanında açılarak mal sahibine teslim edilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c)Port to House: Limandan Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yükleyici malı limana kadar getirir, orada konteynerlere istiflenir, bilahare tahliye limanında alıcının deposunda açılarak mal boşaltılır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">d)Port to Port: Limandan Limana</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip taşıma genellikle yükleyici bir konteyneri dolduracak kadar mal bulunmadığından olur. Bu takdirde birkaç yükleyici limanda bir konteynere mal koyar ve tahliye limanında boşaltılarak mal sahiplerine teslim edilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşımacılığın geliştirilmesinde gaye emniyetli, süratli ve rahat bir taşımacılığın sağlanmasıdır. Taşımada rahatlık konteyner taşımacılığın evden eve şeklinin geliştirilmesiyle sağlanmıştır. Taşıt araçlarında teknolojik gelişme süratli sağlarken, konteynerin koruyucu niteliği de emniyeti sağlanmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşımacılığın benimsenmesi ve geliştirilmesinde diğer bir neden de coğrafi engellerdir. Güney Amerika’ dan Avrupa içlerine veya Afrika içlerine direkt bir taşıma yapmanın imkanı yoktur. Aktarma yapma gereği ortaya çıkmaktadır. Eğer bu tip taşımacılık tek yükleme dokümanı ile yapılıyorsa Zincirleme Taşımacılık adını almaktadır. Tek yükleme dokümanı ile yapılan aktarmalı taşımacılık hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de masraflı azaltmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=577x537]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image008.gif[/img]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşıma sistemine geçmek isteyen bir ülke bu kararını maliyet analizlerine dayandırmalıdır. Maliyet analizleri ülkeden ülkeye değişmektedir. Bu nedenle çeşitli ülkeler değişik taşıma sistemlerini birbirine bağlamaktadır. Örnek vermek gerekirse, demir yolları ve iç suyolları taşıma sistemlerinin sabit maliyetleri yüksektir. Kısa mesafeler bu tip sistemler için pahalıdır. Kara taşımacılığı kısa mesafelerde tercih edilmektedir. Genellikle ülkelerin coğrafi büyüklükleri taşıma sistemlerin tercihinde rol oynamaktadır. Bunu yukarıdaki tablodan görmekte mümkündür.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[14]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Görüleceği üzere coğrafi yüz ölçümleri( Çin, Hindistan ve Moğolistan) büyük olan ülkelerin demiryolu taşımacılığını tercih ettiği görülmektedir. Coğrafi yüz ölçümü küçük olan ülkelerde (Fas ve Güney Kore) kara yolu taşımacılığını tercih etmektedir. Yapılmış olan taşıma sistemi seçiminde maliyet unsurunun büyük rol oynadığı kesindir. Bununla birlikte bir taşıma sistemi konusunda bir tercih yapılan bir ülkede, bunun bir politika çevresinde yapılması gereği vardır. Bilhassa iç taşıma sistemlerini zincirleme taşımacılığa bağlamak taşıma politikası çerçevesinde yapılması gereken bir iştir. Taşımacılık politikasının şekillendirilmesi statik olmayan dinamik bir gelişimdir. Uygulanacak taşıma politikası çerçevesince hali hazır altyapının ve araç gereç durumunun kontrol edilmesi şarttır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6. KONTEYNER TAŞIMACILIĞI İLE BİRLİKTE GEMİ ENDÜSTRİSİNİN GELİŞİMİ</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1960’ lı yıllarda geliştirilen Konteyner taşımacılığına gemi endüstrisinin uyum sağlamasına 10 yıl yetmiştir. 1970’li yılların başlamasıyla birlikte birçok gemi türüyle konteyner taşımaya başlanmış ve yalnız konteynerlerin taşındığı özel konteyner taşıyan gemiler imal edilmeye başlanmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Kullanılan yakıt açısından farklılık gösteren konteyner gemileri sürat açısından da farklılık göstermektedir. Konteyner gemilerini teknik açıdan şu tiplere ayırabiliriz.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Konteyner Özel Gemileri (Fully Cellular Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Yarı Konteyner Gemileri (Semmy Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Ro/Ro Konteyner Gemileri (Ro/Ro Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Dökme Yük Konteyner Gemileri (Bulk Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Barç Taşıyıcıları (Barge Carriers)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Konteyner Taşıyan Diğer Gemi Tipleri</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">  6.1. Konteyner Gemileri Tipleri:</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteyner Özel Gemileri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Geminin konteyner konabilecek mahalleri dikey petek hücreler ile teçhiz edilmiştir. Deniz aşırı taşımacılık yapılan bu tip gemilerin güverte altında 8, güverte üstünde ise 4 konteyner üst üste istiflenmektedir. Güverte üstü ve güverte altı istifleme imkanları çeşitli gemilere göre değişmektedir. Takriben güverte altında %55- 70, güverte üstünde %30- 45 yükleme imkanı mevcuttur. Genellikle yükün 2/3'u ambarda, 1/3'u güvertede taşınmaktadır. Bu tip bir oranlama konteyner dolayısıyla içindeki malların hasara uğramaması açısından öneme haizdir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yapılan araştırmalar sonucunda, konteyner özel gemilerine harekete geçiren gücün buharlı türbinler, yavaş çalışan dizel motorlar, jet gaz türbinleri ve ağır gaz türbinlerinden elde edildiği tespit edilmiştir. 1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi ile birlikte, hangi tür yakıtın konteyner gemileri için iktisadi olduğu araştırılmaya başlanmıştır. Sonuç olarak dizel motorların en iktisadi, jet gaz türbinlerinin ise en süratli olduğu saptanmıştır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin içinde büyük konteyner vinçleri de yer almaktadır. Konteyner özel gemileri genellikle büyük mesafelerde kullanılır. Vardıkları limandan konteynerler yol, tren ve küçük gemilerle gidecekleri yerlere transfer edilir. Özel konteyner taşımacılığı için yapılmış gemilerin gelişimi nesillerle ifadelendirilmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[15]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin birinci nesli saatte 20 deniz mili sürat yapabilmekte,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">konteyner tasıma kapasiteleri ise 600- 900 TEU arasında değişmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İkinci nesil olarak sınıflandırdığımız gemiler 1969- 70 yıllarında faaliyete geçmiştir. Bu gemiler tek uskurludur ve buharlı türbinle çalışmaktadır. Saatte 22- 25 deniz mili sürat yapmakta ve 1200 TEU konteyner taşıyabilmektedir. Üçüncü nesil gemilere 1971- 1973 yıllarında faaliyete geçtiler. Bu gemiler çok uskurlu, buhar ve gaz türbini ile çalışmaktadır. 27 deniz milinin üstünde sürat yapmakta ve 2600- 3000 TEU kapasitesindedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1974 akaryakıt fiyatlarının artmasıyla gemi süratlerinde düşme meydana gelmiştir ve dördüncü nesil konteyner gemiler en ekonomik konteyner gemileri olarak ortaya çıkmıştır. Ünlü konteyner firmalarından US Lines tarafından sefere konan bir konteyner gemisi 4248 TEU kapasiteyle ilk dördüncü nesil konteyner gemisidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Özel konteyner taşımacılığı için yapılan gemilerin bugün halen hareketli bir piyasası vardır. 1985 yılının başlarında çeşitli firmalarca yapımcılara verilmiş</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">168000 TEU kapasitelik sipariş mevcuttur.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[16]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yarı Konteyner Gemileri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemiler aslen genel kargo gemileridir. Konteynerler için ambarlar eklenmektedir. Bir veya iki ambarı düşey hücreler ile teçhiz edilmiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin özelliği gemilerin donatımı içinde yeterli kaldırma kapasitesine sahip bumba bulunmasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yarı konteyner gemilerinin avantajı, bu tip araç ve gerece sahip olmayan limanlardan konteyner yükleyebilmeleridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin özel konteyner gemilerine göre dezavantajları mevcuttur. Limanlarda daha az süre kalınması ve dolayısıyla zaman tasarrufu imkânsızdır. Gemileri yükleme aynı dökme yük gemilerinin yüklendiği kadar zaman almaktadır. Gemi donatımı içinde bulunan bumbalar yardımı ile yük yüklemek, özel liman vinçleri ile yük yüklemekten daha fazla zaman almaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yarı konteyner gemilerinde 100 ve 500 TEU kapasite mevcuttur. Gemi uzunluğu 150- 200 metre arasında değişmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[17]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.KONTEYNER TAŞIMACILIĞININ GENEL ANLAMDA İNCELENMESİ</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1.1. Konteyner Taşımacılığının Tarihçesi, Tanıtımı ve Konteyner Standartları</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İlk konteyner fikri 1801 yılında Dr. James Anderson adında bir İngiliz tarafından ortaya atılmıştır. Dr.James Anderson, aynı biçim ve büyüklükteki tekerlekli şasisi olmayan vagonların içine doldurulmuş eşyanın demiryolu üzerinde hareket eden tekerlekli bir şasi üzerinde taşınmasından sonra demir yolunda varış yerine, bir vinç vasıtası ile üstüne konulacağı bir karayolu taşıtı yardımıyla taşınması düşüncesini ileri sürmüştür. Ancak 91 yıl sonra bu fikir uygulamaya konulmuştur. 1892 yılında İngiltere ve Kıta Avrupa’sı arasında konteyner faaliyeti başlamıştır. Bugünkü anlamda ilk konteyner servisi ise 1906 yılında başlamıştır. Bu şekil taşımacılık 1960’lı yıllarda süratle gelişmeye başlamıştır. Konteyner taşımacılığı kara ve demir yolunda daha eskidir. Deniz yoluna ise daha geç girmiştir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[1]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının deniz yolunda ortaya çıkısı 1958- 1960 yıllarına rastlamaktadır. Bu taşımacılık türünün deniz yollarında gelişmesine ABD öncülük etmiştir. İlk deniz aşırı konteyner taşımacılığını Rotterdam, Bremen limanına sefer yapan ‘American Sea-Land Konzern’, 1966’da özel konteyner gemileriyle Kuzey Atlantik’te başlamış, bunu ‘American Export Isbrandsten Lines ‘ takip etmiştir. Bunları da 240 ile 732 arasında konteyner taşıma kapasiteli gemileriyle Norveç`e ait Meyer Line ve atlantik Container Line izlemiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Diğer bir kaynağa göre ise modern konteynercilik ve yük taşımacılığında ilk atılım 1957 senesinde Pan Steamship Company`nin altı konvansiyonel gemisinde konteyner petekleri yapmasıyla baslar Bu firma 8*8* 35 footluk konteynerler kullanmaya başlamış ayrıca gemiye ortalama gross ağırlığı 25 ton olan bu konteynerlerin boşaltılması ve yüklenmesi için özel vinçler koydurmuştur. 1959’un başlarında Mattson Navigation Company Hawai ile Amerika’nın batı sahili arasında konteyner taşıma başlamıştır. Bunu ilk petekli konteyner gemisi olan Hawain Citizen’i takip etmiştir. Matson 8*8 .*24 footluk konteynerler kullanıyordu. Köşe bağlantıları kitleme sistemleri Matson firmasının kendi dizaynı idi.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Matson firmasının bu işe girişmesiyle Grace Lines`ta konvansiyonel gemisinin konteyner gemisi haline getirdi. ‘Santa Ceonore’ bu firmada 8*8*17 footluk konteynerler kullanmaya başlandı ve böylece 3 değişik ebatta konteyner meydana gelmiş oldu.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Her birinin ayrı ebatta konteyner kullanmaları her birinin kilitleme yerlerinin ayrı ayrı olması bu konteynerlerin aynı anda bir terminalde elleçlenmesi halinde zorluklar çıkmaya başladı. Konteynerlerin standart olmaları için ilk çalışma 1961 senesinde A.S.A ( Amerikan Standart Association) tarafından ele alındı. Bilahare 1965 sonlarında I.S.O (İnternational Standart Organization ) bu isi ele aldı ve konteynerler için bazı ölçüleri standart olarak tanıdı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gerek ISO’ nun tanımlamasına, gerekse doktrindeki tarif ve açıklamalara göre, bir çok heterojen malın tek bir yükleme ve taşıma ünitesi haline gelmesine yardım eden, içine konan malların birkaç indirme bindirme işleminden sonrada taşınmasını sağlayan hiçbir tasıma aracına bağlı olmayan ve bir araçtan diğerine teknik araçlar yardımıyla kolaylıkla aktarıla bilen, büyüklüğü ve dizaynı indirmeye ve bindirmeye uygun olan, tekrar kullanılabilmesi için gerektiği kadar sağlam yapılan sandık ve taşıma katlarına konteyner denilmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[2]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada bir husus dikkat çekmektedir. Bir defaya mahsus olan konteyner tarif uyarınca konteyner tarif uyarınca konteyner sayılmayacağı gibi kullanma sayısı birkaç defa ile sınırlı olan konteynerler de bu tarif dışında kalmaktadır. Sürekli kullanma konteynerin en önemli vasfıdır. Bir konteynerin kullanım suresi 5- 10 yıl arası değişmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uluslar arası Standartlar Örgütü tarafından konteynerin ölçü birimleri tespit edilmiş ve aşağıdaki ülkeler tarafından onaylanarak kabul edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Avustralya- Hindistan- Güney Afrika- Avusturya- İran- İspanya- Belçika İrlanda- İsveç- Bulgaristan- İsrail- İsviçre- Kanada- İtalya- Türkiye- Şili Meksika- İngiltere- Çekoslovakya- Hollanda- A.B.D- Danimarka- Yeni Zelanda- Rusya- Fransa- Norveç- Yugoslavya- B.Almanya- Polonya-</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Macaristan- Romanya</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Uygulaya konan 688 sayılı uluslar arası standarda bir konteynerin standart eni 2.438m.` dır. Uzunluk ise çeşitli konteyner tiplerine göre şöyle sıralanmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=576x368]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image002.gif[/img]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      Yüksekliği 2.438 mm (8ft) olan konteynerler 1A,1B, 1C ve 1D olarak ve</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.438mm altında (8ft) olanlar ise 1AX, 1BX, 1CX ve 1DX olarak sınıflandırılmıştır. Burada X harfi konteynerin yüksekliğinin 0 ve 2.438mm arası olmasını göstermesinden başka bir anlamda kullanılmamıştır. Likit taklar platformla uygun konteynerler ve bazı ambalajlanmamış yükler için yüksekliği düşük konteynerlere ihtiyaç duymaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   668 No` lu ISO standardı 1979 yılına kadar üç defa revize edilmiştir. Halen geçerli olan revize edilmiş üçüncü baskıdır. Ülkemizde de kabul edilen ISO-668 sayılı konteynerler, boyutlar ve bürüt ağırlıklar adlı standarda paralel olarak 1975 yılında Turk Standartları Enstitüsünce 1360 No`lu ihtiyari standart uygulamaya konulmuştur. Bu standardın ISO`ya göre tekrar revize edilmemesiyle 668 ISO standardının paralelinde yürürlüğe konan ihtiyari 1360 No` lu standart arasında faklılıklar mevcuttur.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[3]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Konteyner konusunda ISO tarafından yayınlanan bir dizi standartlar mevcuttur. Bunlar ‘’Konteyner Terimleri’’(830), ‘’Konteyner Köse Bağlantı</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Parçalarının Özellikleri’’ (1161), ‘’Çeşitli Konteyner Tipleri için Muayene ve</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Deneyler ‘’ (1496/1-2-3-5- bc), ‘’Konteyner kodlanması, Tespit Edilmesi ve İşaretlenmesi’’ (6346), ‘’Konteynerlerin Tanımlanması Levhası’’ (6359), ‘’Hava- Kara Zincirleme Taşımacılığı için kullanılan Konteynerlerin Muayene ve Deneyleri’’ (8323) konularını içermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yürürlükte olan ISO standardına paralel ülkemizde şu standartlar uygulamaya konulmuştur: TS 1356 Konteynerlerin En Küçük İç Boyutları, TS 1357 Konteyner Terimleri, TS 1358 Köşe Bağlantı Parçalarının Özellikleri, TS 1359 Konteynerlerin İşaretlenmesi, TS 1360 konteyner Boyutları ve Brüt Ağırlıkları, TS 1439 Konteyner Muayene ve Deneyleri. Türk Standartları Enstitüsünce ileri bir uygulama ile ISO tarafından çıkarılan ilk standartların benimsendiği daha sonra bu konuda herhangi bir talep gelmediği için standartların ISO paralelinde yenilenmediği anlaşılmaktadır. Yakın gelecekte ülkemizde gelişme göstermesi beklenilen konteyner taşımacılığının uluslar arası standartlara tümüyle uyum sağlayabilmesi için TSE` ince ISO`ya uygun yeni standartların hazırlanması gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   ISO tarafından tespit edilmiş konteyner standartları dünyada büyük uygulama bulmuş ve kabul görmüştür. Konteynerler kullanış amaçlarına göre kuru yük konteynerleri ve özel konteyner olarak iki gurupta sınıflandırılabilir. Dünya konteyner pazarının %85. 6`sini meydana getiren kuru yük konteynerlerinin %2`sinin ve bu tipin dışında kalan özel konteynerin ise %14`lük kısmının yalnız %4`unun ISO standartlarına uymadığı yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[4]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2. Kullanım Sahasına Göre Konteyner Tipleri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1.2.1. Kuru Yük Konteynerleri: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tip konteynerlere çeşitli değişik mal taşınmasında kullanıldığı için “parça mal konteyneri” de denilmektedir. Çeşitli değişik mallardan oluşması ve çeşitli göndericilerinin bulunması, alınacak ayrı ücretler yönünden konteyner taşımacılığını çok karlı hale getirmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu tip konteynerler dünya pazarının %86. 6`sini meydana getirmektedir. Bu tip konteynerlerin 270° açılabilen iki parçalı bir kapı sistemi mevcuttur. Çelik- saçtan konteynerlerin boyutları ISO standartlarına göre tespit edilmektedir. İş hacmi 68. 8m 3’tür.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2. Özel Konteyner Tipleri: </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.2.2.1. Üstü Açık Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Çelikten yapılmaktadır. Boyutları normal konteynere uymayan makinelerin taşınmasında kullanılmaktadır. Genellikle baskı ve tekstil makineleri bu tip konteynerlerle taşınabilmektedir. Konteynerin dayanıklı olabilmesi yan duvarlarının ve gereklidir. Her boyuttaki makinelerin taşındığı göz önünde bulundurulursa duvarların ve tabanın çok sağlam olması bu tip Konteynerlerde aranacak başlıca vasıftır. Üstü açık konteynerler içinde %30,4’lük bir oranla 1986 yılında en fazla kullanılan özel konteyner tipidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.2.2.2. Soğutma İmkânlarına Sahip Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Et, balık, yaş sebze, meyve taşımacılığında kullanılmaktadır. Çevresi çelikten yapılmıştır. Duvarları, taban, tavan ve kapıları suntadan cam yünü ile sağlamlaştırılmıştır. Plastikten ve poliüretanlı köpükten yapılmıştır. Konteynerlerin içi kısmında tahta kısım yoktur. Taban ayrıca çelik, teneke ve alüminyum ile kaplanmış, bunların altından havalandırma kanalları geçirilerek üzerleri yine köpükle desteklenmiştir. Özel konteynerler içinde kullanma oranı %22,8dir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">        </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.3. Düz Konteyner: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yan tarafları ve üst acıktır. Ağaç, ağaç ürünleri ve demir çelik ürünlerinin taşınmasında kullanılmaktadır. Ön ve arka kapaklar çelikten, taban ise tahtadan yapılmıştır. Taşınan malların muhafazası için korkuluklar mevcuttur. Korkuluklar madenden olabileceği gibi tahtadan da olabilmektedir. Korkuluklar portatif olup konteynere her türlü yükleme imkanı vermektedir. Avrupa-Avustralya arasındaki taşımacılıkta kullanılmaktadır. Özel konteynerler içinde payı %17,7’dir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.4. Tecrit Edilmiş Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kullanılma olanakları oldukça sınırlı olan bir konteyner türüdür. Kısa mesafelerde kullanılmaktadır. Soğutma imkanına sahip konteyner tekniği ile yapılmıştır. Fakat soğutma aracı yoktur. Konteyner plastik köpükle takviye edilmiştir. Buzhanede soğutulup yük doldurulacak yere gönderilmektedir. Isı kaybı tahta ve metal kısmın olmaması nedeniyle yok gibidir. 10 saat süreyle yeni bir soğutma işlemi gerekmeksizin malın taşınmasına imkan vermektedir. Bu tip konteynerlere ısıya çok hassas yiyecekler kısa mesafelerde taşınabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yapılan bir deneye –20°C olarak yüklenen konteyner +30°C hararetin olduğu bir taşımacılık esnasında 10 saatlik bir tasıma sonunda konteyner içi ısının -12°C’ a çok düştüğü tespit edilmiştir. Bu konteynerin bir avantajı da çok hafif olmasıdır. Tecritli konteynerlerin özel konteynerler içinde kullanma payı %11,2’dir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">       <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.2.2.5. Dökme Mal Konteyneri</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">:</span> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hububat taşınmasında kullanılmaktadır. Konteynerin açılabilen tavanından doldurulmakta ve arka kapaktaki mevcut gözler yardımıyla boşaltılabilmekte ve ayrıca parça yük taşımasında da kullanılabilmektedir. Hububat taşınmasında çuval ve diğer paketleme imkanlarından tasarruf sağlanmaktadır. Konteynerin alıcının silosuna direkt boşaltılması mümkün olduğu hallerde büyük tasarruf sağlandığı için küçük parti hububat sevkiyatında kullanılmaktadır. Özel konteyner türleri içinde kullanma oranı %9.3`tur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.2.2.6. Tank Konteyner: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sıvı mamullerin ve basınçlı gazların taşınması için geliştirilmiştir. Saç ve çelikten imal edilmiştir. Silindirik yapıda olup, ayrıca tahta veya tenekeden yapılmış dikdörtgen biçimde bir çerçeve içine de alınmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Şarap meyve suları taşıması için konteynerlerin içi ayrıca plastikle kaplanmıştır. Isı farkı yüksek olan bölgelerde yapılacak taşımalarda özel araçlar kullanılabilir. Konteynerlerin üzerine tehlikeli, yanıcı patlayıcı madde işaretini gösteren uluslar arası işaretler konulmaktadır. Özel konteynerler içinde kullanma oranı %4.9`dur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1</span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">.3. Kullanılan Malzemeye Göre Konteyner Tipleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1.3.1. Çelik Saçtan Yapılan Konteynerler: </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Dünyada en çok kullanılan konteyner türüdür. Kullanma oranı %84. 1` dır. Dikdörtgen şeklinde olan konteynerlerin çerçeveli çelikten yapılmıştır. Çerçeve dışında kalan kısımlar ise kullanılan malzemeye göre ağırlığı değişen 1mm kalınlığında saclarla örülmektedir. İki parçalı kap 270 derecede açılabilmektedir. Konteynerin tabanı su girmemesi için tahta ile kaplıdır. Genellikle tahta için cam ve kayın kullanılmaktadır. Tahta kalınlığı ise 30- 40 mm`dır. Çerçeve olan çelik ile aralarına lastik konmaktadır. Deniz taşımacılığında konteynerin aşınmaya karşı korunması için suni bir boya ile boyanması yoluna gidilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Çelik saçtan yapılan konteynerler her türlü araç ve her türlü mesafede kullanılabildiği için hasar oranı çok yüksektir. Ancak çelik saçtan yapılan konteynerlerdeki hasarlar kolaylıkla giderilebilmektedir. Teneke, sac, çelik gibi malzemelerin fiyatlarının düşük olması bu tip konteynerlerin yapımını teşvik etmektedir. Zaten bu tip konteynerlerin en fazla kullanılır olmasının nedeni sağlamlığı ve ucuz olarak hasarlarının giderilmesi imkânı mevcut olmasıdır.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[5]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">      1.3.2. Alüminyum’ dan Yapılan Konteynerler</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1998 yılında dünyada kullanılma oranı %14`tur. Alüminyum`un aşınmaya karşı dayanıklı ve çeliğe karsı oldukça hafif olması gibi özellikleri nedeniyle kullanma sahası genişlemiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Alüminyumdan tasıma kapları iki şekilde üretilmektedir. Yalnız tabanı çelik olan alüminyum konteyner türüne karşılık tavan ve tabanı çelik olan alüminyumdan yapılan konteyner şeklide mevcuttur. Herhangi bir alternatifin seçilmesiyle belirli bir maliyet de seçilmiş olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerlerin duvarlarının alüminyumdan yapılmasında da iki yöntem mevcuttur. Ya yekpare alüminyum ya da parça levha kullanılmaktadır. Parça levhalı sistem genellikle tercih edilmektedir. Bu sayede konteynerlerin hasarlı bölgelerin tamiratının kolaylıkla yapılması ve az masrafla hasar giderilmesi imkanı doğmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. KONTEYNER YÜKLEMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu arada konteyner yüklemesiyle ile ilgili bazı kurallara yer vermek yerinde olacaktır. Konteyner yüklerken şu hususlara dikkat edilmesi gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1) Ağır olan mallar tabana, hafifleri daha yukarı konulmalı,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2) Yüklenecek malların ağırlığı tasıma kabının her tarafına eşit bir şekilde dağıtılmalı,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3) Yükleme emniyete alınmalı; taban, yan tarafa, on ve arka taraflar özellikle kapıyı emniyete alacak şekilde yüklenmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4) Mallarla duvarlar arası boşluklar doldurulmalı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5) Eğer konteyner konan mal sıvı ise bu takdirde çift ambalaj yapılarak akma, sızma asgariye indirilmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6) Tehlikeli mal konulmuşsa, uluslararası taşımacılıkta kullanılan işaretlerle belirlenmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7) Palet dışında bir usulle mal yüklenmiş ise üst üste gelenler birbirine bağlanmalı böylece yolda konteynerin duvarlarına yapılacak baskı azaltılmalı.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8) Yüklenen miktar konteyner için tespit edilenden fazla ise bu mutlaka belirtilmeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9) Gerekli haller dışında konteyner ve taşıyıcı araçları tasıma kapasitesini aşacak şekilde yüklememeli.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">10) Konteynerin kapıları, üst tentesi itinalı bir şekilde kapatılıp mühürlenmeli, anahtar ve mühür numaraları alınmalıdır.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[6]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2.1. Konteyner Taşıma Sistemlerinin Sağladığı Faydalar ve Karşılaşılan Sorunlar</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1960` lı yılların basında başlayan konteyner taşımacılığı büyük bir hızla gelişmiştir. Klasik taşımacılığın yerini birçok alanda konteyner taşımacılığı almaya başlamıştır. Konteyner kullanımının tüm kara ve deniz teknolojisinde bir ihtilal olduğu en çok üzerinde fikir birliğine varılan bir görüş alarak ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan konteyner taşımacılığının deniz taşımacılığında sanayileşme olduğu çeşitli bilimsel araştırmalarda yer almaktadır. Genel kargo yüklerinde insan gücünün çokça kullanılması, konteyner yüklemesinde ise mekanik yüklemeye geçilmiş olması bu görüşü büyük ölçüde doğrular niteliktedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Milletlerarası Ticaret Odası tarafından yayınlanan bir çalışmada konteyner taşıma kapasitesi ile kuru yük tasıma kapasiteleri 1960- 1980 yılları itibari ile karşılaştırılmıştır. Grafik konteyner taşımacılığının gelişmesini göstermesi açısından ilginçtir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3.KONTEYNER TAŞIMA KAPASİTESİ VE KURU TAŞIMA KAPASİTELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI 1960- 1980[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[7]</span></span></span></span>[/b]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=528x343]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image004.gif[/img]</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşıma Kapasitesinin 1960` lı yıllardan başlayarak büyük bir süratle arttığını ve on yıl sonra kuru yük taşıma kapasitesi üzerinde seyir ettiğini görmekteyiz. Bu ilginç ve süratli gelişmenin nedenlerini araştırmak gereklidir. Niçin konteynercilik süratle gelişmektedir? Bu sorunun cevabını ararken konteyner tasıma sisteminin diğer deniz tasıma türlerine göre üstünlüklerini belirtmemiz gerekir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerciliğin diğer deniz taşıma türlerine göre üstünlük sağladığı tasarruf imkânlarında görülmektedir. Burada ambalajlama, depolama masrafları, zaman tasarruf sağladığı hususuna bir göz atalım. Burada bu konuda yayınlanmış bir araştırmaya yer vermek yerinde olacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Araştırmada çeşitli gemi türlerine göre hesaplanmış liman, işletme ve personel giderleri görülmektedir. Bu tür giderler gerek gelişmekte olan ülkeler ve gerekse gelişmiş ülkeler açısından incelenmiştir. Ölçü, birim ton basına ABD dolarıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada araştırmanın 1976 yılında yapıldığını gözden kaçırmamak gereklidir. Bugün bu rakamlar muhakkak değişikliğe uğramış olmakla beraber yinede bize konu ile ilgili bir fikir vermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.1. Gemi Türlerine Göre Liman Giderleri</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   [img=586x400]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image006.gif[/img]</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner gemilerinin her iki ülke gruplarında da (U-D) en düşük genel giderle çalıştığı gözlenmektedir. Bu durum konteyner taşımacılığı nedeniyle liman verimliliğini artırmaktadır. Genel anlamda büyük bir tasarruf sağladığı anlaşılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu arada konteyner taşımacılığının niteliğinden doğan tasarruf türlerini belirtelim:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[8]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) Ambalajlama masraflarından tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b) Depolama masraflarından tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c) Yüklemenin süratlendirilmesi nedeniyle zaman tasarrufu,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">d) İş gücü tasarrufu,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">e) Birimleştirme nedeniyle maliyetin azalması,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">f) Sigorta giderlerinden tasarruf,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının Avrupa`da ilk yapıldığı yıllarda Managements Consultans Mc Kinsey Co tarafından yapılan incelemeye göre tasarruf miktarları oransal olarak tespit edilmiştir. Bu rapora göre konteyner taşımacılığı ile ambalaj ve tasıma masraflarında %20 tasarruf, Birimingham Chicago arasında 10 ile 20 günlük azalma, depolama masraflarında %10 azalış hasar ve hırsızlık olaylarında azalma nedeniyle sigorta primlerinde %30 azalma tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">   3.2. Konteyner Taşımacılığının Sağladığı Tasarruflar[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[9]</span></span></span>[/b]</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ambalajlama Masraflarından Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteyner kullanıldığı iş nedeniyle ambalaj olma sahiptir. Konteynerler içlerindeki yükleri mekanik hasarlara ve iklim şartlarına karşı korur. Bu tip çeşitli boylar ve çeşitli maddelerle ambalajlanan çeşitli, değişik boyutlarda malların tek bir taşıma ve yükleme birimi haline getirmesini sağlamıştır. Dolayısıyla mallar için gerekli ambalaj azalmış ve ambalaj masraflarından tasarruf sağlanmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yukarıda Avrupa ile ilgili belirttiğimiz %20 ambalajlama giderlerinden tasarruf miktarının, Japonya`da yapılmış bir incelemenin sonuçlarına göre ilaç, oyuncak gibi küçük fakat pahalı mallarda %80`e kadar yükseldiği tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Depolama Masraflarında Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner biçimi, dış ve iç tezyinatı ile bir depo görünümündedir. Bu biçimi, her türlü şartta dayanıklılığı ve kullanım şekli de depolama maliyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Yüklemenin Süratlendirilmesi Nedeniyle Zaman Tasarrufu</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Elleçlenen konteyner standart yapıda ve yeknesak yük özelliğindedir. Bu nedenle yüklemede hata yapılması ihtimali azalmaktadır. Bu durum limanlarda gecikmeyi, sıkışıklığı ve düzensizliği önler. Zaman tasarrufu yaratır. Bu konuda bir kaç pratik örnek konuyu kavramak için gereklidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bilinen klasik tipteki gemilerden bir ambardan bir saatte on bir kişilik işçi postası ile ortalama 10- 20 ton karışık eşya boşaltma imkanı mevcut olmasına karşılık, konteyner taşıyan gemilerde bir saatte sadece dört işçi ile 300- 350 ton yükün boşaltılması mümkündür. Amerika’ da aynı rıhtımdan 4500 tonluk bir geminin dört posta işçisi ile 84 saate boşaltılması yapılırken, konteyner taşıyan bir geminin sadece 4 işçi ile boşaltılması kullanılan mekanik araçlar nedeniyle 15 saattir. Bu hesaplamada bir konteynerin kendi ağırlığı ile birlikte ortalama 15 ton ağırlıkta olduğu düşünülmüştür. Konteynerin herhangi bir yere liman vinçleriyle aktarılması, üç dakikada olmaktadır. Bu arada 20 foot` luk konteynerler için ortalama bir miktar göz önüne alınmıştır. Bu miktarı azamiye çıkarmak`da mümkündür. 40 foot`luk konteynerlerin 24 ton ortalama ağırlıkla 3`er dakika yüklendiğini farz ederek 12 saat çalışan bir konteyner köprüsünde 5760 ton mal elleçlenebileceğini bulabiliriz. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere yükleme- boşaltma hızı diğer yükleme şekillerine göre artmakta ve zamandan tasarruf büyük boyutlara ulaşmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zaman tasarrufunun diğer bir faydası`, taşıma araçlarının liman terminallerinde bekleme sürelerinin dolayısıyla rotasyon süresinin kısaltılması ve taşıma güçlerinin arttırılması ile görülmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birimleştirme Nedeniyle Maliyetlerin Azalması</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığı parça yüklerin birleştirilmesi ile taşımacılık olarak ortaya çıkmıştır. Bu arada yüklerin parça parça muamele görmesi yerine toplu bir şekilde yükleme ve boşaltılması konteyner taşımacılığı ile sağlanmıştır. Birimleştirilmiş yükler yeknesak yapıda değildir. Klasik tasıma türlerinde zorlukla elleçlenen bu tip yükler, konteyner içinde taşındığında gayet rahat olarak elleçlenebilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada birçok araştırmacı yazar tarafından gösterilen bir örneğin belirtilmesinde fayda umulmaktadır. Batı Almanya`da yapılan Wolswagen marka otomobillerin fiyatlarının yüksekliği nedeniyle B.Amerika`ya ihracı mahdut sayıda olmaktaydı. Bu otomobillerin 1960 yılında parçalar halinde konteyner vasıtası ile B.Amerika`ya nakledilmesi başlanılması neticesinde fiyat ve hasarın asgariye indirilmesi kabil olmuş ve B.Amerika`da yıllık satış miktarı 700.000 adede yükselmiştir. Gerek yaratıcı fikrin gerekse birimleştirilen yüklerin en güzel tarihsel örneği olan bu durum konteyner taşımacılığının ne denli maliyet düşürücü olduğunu da açıkça göstermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İs gücü Tasarrufu</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yüklemenin süratlenmesi ile ilgili zaman tasarrufuna örnek olarak klasik gemilerin ambarından bir saatte 11 kişilik işçi postasıyla ortalama olarak 10- 20 ton boşaltma yapma imkânı mevcut olmasına karşılık, konteyner taşınan gemilerden bir saatte 4 kişi ile 300- 350 ton yükün boşaltılması mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu örnek maliyet düşürücü ve iş gücü tasarrufunu sağlayıcı etkisi nedeniyle konteyner taşımacılığından sağlanan faydaları belirgin olarak gösterilmektedir. Burada dikkat çeken husus iş gücündeki büyük azalmanın sonucu işsizliğin artıp artmayacağıdır. Konteyner taşımacılığının gelişmesinin iş yaratacağını belirten bazı çalışmalarda mevcuttur. Konteyner boşaltıp doldurmada liman çevresinde bu işleri yapmak için iş gücü gerektiği, konteyner rıhtımlarına yapılan yatırımlardan en yüksek faydayı sağlamak için çok çalışması gerekliliği dolayısıyla vardiyaların sürekli değişmesinin gereği ve konteyner taşımacılığı ile birlikte konteyner tamiri ve elleçlenmesi gibi yeni işler yaratabileceği ifade edilmiştir. Burada bir gerçeği görmemezlikten gelmemek gerekir. Konteyner taşımacılığı, deniz taşımacılığına sanayileşmeyi getirmiştir. Yüklerin elleçlenmesinde yükleme ve boşaltmada büyük oranda mekanizasyona gidilmiş ve böylece daha az işçi ile çalışma mecburiyeti doğmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İş yaratma imkânı kolay olan gelişmiş ülke ekonomilerinde bu durum bir sorun teşkil etmemektedir. Ayrıca endüstrinin süratle gelişmesine de neden olmaktadır. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde ise işsizlik oranı yüksektir. Konteyner taşımacılığının gelişme aşamalarında iş gücü azaltılması deniz sektöründe büyük oranda işsizliği arttırabilecektir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Sigorta Giderlerinden Tasarruf</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerlerin kendisinin en iyi koruyucu olması nedeniyle hasar ve hırsızlık olaylarında büyük oranda azalma olmuştur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığında yapılan tecrübelerle şu hasar türleri tespit edilmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) Konteynerin kaybolması fırtınada gemiden düşme veya hırsızlık nedeniyle</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b) Kırılma: içinin iyi düzenlenmemesi nedeniyle</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c) Paslanma: Konteynercilikle birlikte yeni bir zarar tipi yaratılmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteynerlerde iklim değişiklerinden, yani ısı farkından dolayı terleme olmakta ve konteyner diplerinde su birikintileri meydana gelmektedir. Eğer su birikintilerine mani olunmazsa yükler paslanmaktadır. Ayrıca konteynerin iç boyaları da yüke buluşmaktadır. Bu zarar tipine terleme (sweatdamage) hasarı denmektedir. Havalandırma sistemi ile zararın giderilmesine çalışmaktadır. Bu yolla ıslaklık konteynerin kenarlarına doğru çekilmektedir. Yine konteyner kapanmadan önce nem alıcı maddeler kullanılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">  Burada hasar ve risklere karsı yapılması gereken sigorta iki çeşittir. Taşıma sigortası konteynerin hasara uğraması ve kaybolma riskini sigorta eder. Taşıyıcının mesuliyeti sigortası, konteynere mal yüklemeye karşı taşıyıcının konteynerin içindeki malları sağlam ve zamanında teslim etme yükümlülüğünü kapsar.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tasıma sisteminde hasar türlerinin çok sık gerçekleşmesi ihtimali azdır. Riziko az olması, primlerin de aynı oranda düşük tespit edilmesine neden olacaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Buraya kadar konteyner taşımacılığının getirdiği faydaları açıkladık. Konteyner taşımacılığının getirdiği faydalar yanında bu tür taşımacılığın uygulanmaya başlamasıyla birlikte birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Sorunları ikiye ayırmak daha faydalı olacaktır. İlk olarak karşılaşılan genel anlamda sorunlar, daha sonra da gelişmekte olan ülkelerin yapıları itibarıyla karşılaştıkları özel sorunlar incelenecektir. Konteyner liman faaliyetlerinin sürdürülmesi için gerek bilgi- işlem teknolojisine gerekse büyük oranda araç ve gerece ihtiyaç vardır. Özel gemiler, vinçler ve bunun gibi büyük çapta kapital ve finansman ihtiyacını gerektirir. Bilhassa gelişmekte olan ülkelerde karşılaşılan diğer bir zorlukta çoğu zaman var olan döviz ihtiyacıdır. Bugün finansman sorununa enternasyonal finans kurumlarınca çözüm bulunabilmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Limanlar yönünden pahalı olan konteyner taşımacılığı, taşıt yönünden de pahalıdır. Konteyner gemilerinin satış fiyatları diğer konvansiyonel gemi satış fiyatlarına göre pahalıdır. Lloyd`s shipping economist dergisince yeni yapım ve ikinci el gemi fiyatları çeşitli gemi türlerine göre ayrı ayrı verilmiştir. Verilen fiyatlara göre şu tabloyu şekillendirebiliyoruz. Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi 1600 TEU`luk bir özel konteyner gemisinin dengi 30000 dwt`luk yeni yapım kuru yük gemi 12 milyon dolar, 32000 dwt`luk yeni yapım tanker 18 milyon dolar`dır. Yalnız yeni yapım genel yük gemilerinin 20000 dwt`luk olanı 21. 1 milyon dolarlık satış fiyatı ile 1600 TEU`luk yarı konteyner gemisi fiyatı 15. 5 milyon dolardır. Bu fiyat 20000 dwt`luk genel yük gemisinden yaklaşık 6 milyon dolar daha ucuzdur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Burada çeşitli değişik amaçlı taşıma gemilerinin fiyatlarının birbirleriyle karşılaştırılmasının doğru olmadığı söylenebilir. Şöyle bir örnek belki karşılaştırmanın doğruluğunu kuvvetlendirebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yeni kurulan veya kısıtlı finansman imkânı olan bir taşımacılık şirketi ellerinde bulundurduğu finansman imkânıyla taşımacılık yapmak istediğinde muhakkak konteyner gemisi satın almayacak ve daha makul fiyatlı bir gemiyi tercih edecektir. Gelişmekte olan ülkelerin imkânları bu verdiğimiz örnekteki kısıtlı finansman imkânlarını çok andırmaktadır. Bu ülkeler kendi imkânlarıyla konteyner taşımacılığı yapmaktadır. Limanlara konteyner yükü akışı sorunu, bu ülkelerin kara ve demir yolu altyapı sorunları ile büyük oranda bağlılık gösterdiğinden yeterli miktarda konteyner yükü toplanmamaktadır. Bu nedenle gelişmekte olan ülkeler yarı konteyner gemilerini tercih etmektedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Görüldüğü gibi alt yapı, ekipman ve taşıt yönünden önemli yatırımlara gerek vardır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının denizcilik sektöründe işsizlik yaratabileceğine konteynerciliğin faydalarını belirttiğimiz kısımda incelemiştik. Billahsa bu tip taşımacılığın gelişmekte olan ülkelerde işsizliğin artırıcı olacağını ifade etmiştik. Bu arada bu iddiayı kuvvetlendirecek bir örnek verelim. Konteyner taşımacılığının başladığı 1960 yılında İngiltere de Londra yakınlarında Tilbury’ de yapılan grevler belki işsizlik durumunun en güzel örneklerinden biridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bugün için gelişmiş ülkelerde konteynerlerin sınır kapılarında açılıp kontrol edilmemesi hususu sağlanabilmiştir. Konteynerler gümrük idarelerinin kontrolünde doldurulmakta ve mühürlenmektedir. Geçilen ülkelerde sadece gümrük mührünün tahrip edilip edilmediği kontrol edilmektedir ve refakat belgeleri (ordino, konşimento, sigorta belgeleri )ile konteyner yoluna devam etmektedir. Son varacağı yerde yine gümrük idareleri tarafından mühür kontrol edildikten sonra boşaltılmaktadır. Bu belirttiğimiz son husus birçok ülkede sorun olmaktadır. Türkiye Gümrük Mevzuatına göre bir konteynerin liman dışına çıkartılabilmesi için konteyner başına bir teminat yatırılması gereklidir. Bu teminat miktarı oldukça ağır bir meblağdır. Dolayısıyla bu hak yeterince kullanılmamaktadır. Beyan suretiyle ve teminat yatırılarak gümrük işlemlerinin mal sahibi deposunda yapılabilme imkanı sağlanmaktadır. Konteynerlerin %80’i limanda açılmaktadır. Konteynerlerden çıkan mallar geniş bir alana yayılmakta ve liman alanı yetersiz kalmaktadır. Bu arada yapılması gereken şey beyan usulünün devamının sağlanması ve yatırılacak teminatın kaldırılmasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının yapılabilmesi için yeterli miktarda yükün bulunması da başlı başına sorundur. Yeterli yük bulunması sorunu konteyner gemilerinin hareketini planlamaktadır. Yük bulunamaması hali taşımayı ekonomik olmaktan çıkarmakta, limanda lüzumsuz bekleme zaman tasarrufunu önlemekte, ayrıca eksik yükle hareket ise taşımacılığın ekonomik yönünü zayıflatmaktadır. Bunun yanında konteyner taşımacılığını ekonomik kılan yük akışını çift yönlü olmasıdır. Yani tek yönlü yük bulma konteyner taşımacılığının ekonomik olmasına yetmemektedir. Limanlar arasında yeterli yük bulunması konteyner taşımacılığının ekonomik olması açısından önemlidir. Gelişmekte olan ülkelerde yurt içi taşımacılığın yeteri kadar gelişmemiş olması limanlara yeterince yük naklini önlemektedir. Buna gelişmekte olan ülkelerin demiryolu ve karayolu altyapı yatırımlarının yeterli olmaması neden olmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bazı yabancı ülkelerde liman hizmetleri yabancı şirketlerin tekelindedir. Bu durum büyük oranda yurt dışına döviz kaçmasına neden olmaktadır. Ödemelerin dengesi açısından da yabancı şirketlerin ülke firmalarından daha fazla hizmet vermeleri görünmeyen işlemler hesabında eksi bakiye verecektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ayrıca 3000 TEU ‘ luk konteyner gemilerinin yanaşmasına yeterli olacak su derinliğine sahip (43 kulaçtan fazla) limanların sayısı oldukça azdır. Bu nedenle konteyner gemisinin yanaşacağı rıhtımların derin sularda yapılması gereklidir. Bu durum limanlara ek inşaat masrafları getirecektir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN KONTEYNER TAŞIMACILIĞI VE KARŞILAŞILAN SORUNLAR[b]<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[10]</span></span></span></span>[/b]<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığını gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarına uyarlarken karşılaşılan problemleri şöyle sıralayabiliriz:</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kaliteli İşletme:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteynerizasyon işletme yoğun bir operasyondur. Konteynerlerin akışını bunlarla ilgili dokümantasyon yönlendirmek için iyi işletmecilik gerekmektedir. İşletmecilikler, konteyner kontrolünde, başlıca izleme sistemleri için gerekli kompüter ve ticari dokümanların programlarının hazırlanması konularında yetiştirilmelidir. Gelişmiş ülkelerin firmalarıyla yapılacak müşterek teşebbüsler de bir çözüm yoludur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sermaye Tedarik Edilmesi:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Konteyner taşımacılığının sermaye yoğun bir taşımacılık türü olduğunu önceki sayfalarda incelemiştik. Ancak şunu da ifade etmek gerekir. Konteyner taşımacılığının yüksek verimliliği sermaye ihtiyacını azaltabilir.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Döviz Yaratma Niteliği:</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Eğer gelişmekte olan ülkenin ihracatçısı teslimi de üstleniyorsa navlunu döviz olarak kazanıyor demektir. Bunun ülkede kalıp kalmaması taşıyıcının ulusal veya yabancı bir taşıyıcı olmasına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler filolarını kurdukça, katılım ve döviz kazanma imkanları artar. Eğer ihracatçı fob şartlarını kabul ederse, fırsat alışverişin diğer ucuna geçer. Bazı gelişmekte olan ülkeler fob yöntemiyle alarak ve ithal yükünü kendi ithal hatlarına yönelterek ithal navlunlarını ele geçirmeye çalışmaktadır. Milli ekonomi bu işlemden yarar görmekte ve böylece döviz sarfiyatını en aza indirmektedir. Fakat bu tür bir girişim karşı tarafı da aynı yönde harekete sevk edebilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Batılı işlemciler, FOB yöntemiyle alarak ve CIF yöntemiyle satarak gelişmekte olan ülkelerin kendi gemilerine yük rezerve etmek usulsüz baskı uyguladığını düşündükleri durumlarda kendi ülkelerinden yardım beklemekte ve bağlı olduğu OECD kuruluşunu bu konuda tedbir almaya, haklarını aramaya zorlamaktadır. Gelişmekte olan ülkeler ticari olarak ne kadar güçlenirse, anlaşmazlığa yol açan yöntemlere başvurmadan döviz kazanmakta o kadar başarılı olur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Emek</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerde emek çoğunlukla ucuzdur ve arzı yüksektir. Politik olarak, ekonominin sektörlerinde istihdam sağlama baskısı vardır. Konteyner servisleri ilgili sermaye yoğun faaliyetlere çevirmiştir. Gelişmekte olan ülkeler için verimlilik arttırıcı ilerlemeler problem yaratmaktadır. Kısa vadeli etki işleri almaktadır. Fakat verimlilikte hiçbir ileri adım atılmazsa, ulusal ekonomide gelişim sağlanamayacaktır. Kısa vade de bile konteynerizasyon, gemideki ve limandaki geleneksel işleri azaltırken yeni işleri yaratmaktadır. Konteyner liman sahası yakınında açılıp, paketlendiğinde liman işiyle ilgili olan paketleme depolarında istihdam sağlanacaktır ve konteynerin bakımı, onarımı ile ilgili bazı işler de ortaya çıkacaktır. Daha uzun vade de, ihraç ithal mallarının iyi bir şekilde nakliyesi, ekonomik gelişmeye yardımcı olmaktadır ve ekonominin diğer sektörlerinde iş kapasitesi yaratmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Gemiler</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerin ticaretinde yarı konteyner gemiler önemli yer tutmaktadır. Bunların verimlilik düzeyleri düşüktür. Taşınan parça yük yükleme ve boşaltma sürelerini arttırır. Ayrıca gemilerin büyüklüklerinde de sınırlayıcı bir unsurdur. Yarı konteyner gemileri gelişmekte olan ülkelere birçok sebepten dolayı çekici gelmektedir. Bu tip gemiler sınırlı sayıda konteynerin elden geçirilmesine yol açar ve eğer konteyner kontrolünde hata olursa bir çözüm yolu vardır. Oldukça küçük birimler taşınabilir ve büyük yatırımlar gerektirmez. Değişik yük çeşitleri taşımaya uygundur.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Terminaller</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte bir ülkedeki bir konteyner terminali için hedef uygun fiyatta maksimum esneklik olmalıdır. Bulunduğu mevki önemlidir. Bir yatırım yapıldığında, gelecekteki zorunlulukları da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Yanaşma yerinin uzunluğu, rıhtım derinliği 1800 TEU’ luk gemilere yeterli olmalıdır. Bu büyüklük en pratik büyüklük olarak kabul edilmiştir. Bazı ülkeler sadece daha küçük gemileri alabilen terminaller kurmuşlardır. Olanakların yetersiz olması haricinde böyle bir yatırımdan kaçınılmalıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Eğer daha önceden gelişmekte olan ülkelerin ticaretlerinde daha çok müşterek teşebbüsler yer alsaydı, uygun liman ve donanım gelişmeleri başarabilecekti ve kaynakların yanlış planlara harcanmasından da kaçınılabilecekti. Bu nedenle gelişmekte olan ülkelerde ticari birleşimlere gidilmesi o ülkelerin kalkınmasını hızlandıracaktır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Tarifeler </span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Gelişmekte olan ülkelerde, fiyatları düşürmek taşımacılık sektörünün karşılaştığı diğer bir sorundur. Gerçek genellikle bunun tersidir. Fiyatların yükselmesine izin verilene dek milli taşımacılık layıkıyla yapılmayacaktır. Bundan yola çıkarak, şu varsayıma varılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin ihraç mallarının fiyatları, daha düşük değerli olduğu için, endüstrileşmiş ülkelerin ihraçlarından daha azdır. Bu durum konteyner isletmeciliğinin arasındaki rekabeti arttırmış ve fiyatları aşağıya çekmiştir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu gelişmekte olan ülkelerin korktukları yüksek teknolojinin monopol yaratacağı beklentisinin tersidir. Bunun bir nedeni tonajının artmasıdır. Bir diğer neden ise konteyner işletmeciliğinin gemilerini doldurmak için yollarındaki limanlardan yük ele geçirme istekleri, bunu hızlı yük elleçleme becerileri ile başarmaları ve böylece geleneksel yük elleçleme metotlarının sebep olmuş olacağı rekabet uygunluktaki azalmadan kaçınılmasıdır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Fiyatları suni olarak pazar düzeyinin altında tutmak yerine ticaretin özelliklerine uygun konteyner hizmetlerini arttırarak verimli bir şekilde işletmeye dikkat edilirse daha iyi hizmet verme imkânı doğmuş olacaktır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Merkezi Planlama</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Merkezi planlamaya çok fazla dayanmak temel hatalar riskini getirir. Kaynak harcamasına sebep olabilir. Yukarıdan aşağıya gelişmeyi hızlandırmak ve donatım sağlamak için önlemler alınmalıdır. Aşağıdan yukarıya gerekli hizmetleri sağlamak için ticari inisiyatif kullanılmalıdır. Bir denge oluşmalıdır ve çok fazla hükümet kararnamesi çıkarılmasından kaçınılmalı veya hükümetçe servis yönetilmesi yoluna gidilmesi önlenmelidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Uluslar arası Ticarette Fiziksel Dağıtım Yöntemleri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Kapıdan kapıya nakliye tüm yolculuğu kapsamayı hedefler. Bu durum klasik nakliyecilik ile farklılık göstermektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Artık sadece hareketle ilgili bir işlem olan nakliyeden değil; satış organizasyonu, stoklar, depolar ve fire gibi kavramları getiren dağıtımdan söz edilmektedir. Üçüncü taraflarla ilgilenen yükleme memurları yerine, isletmecilere, kontrol görevlerine. Karar almayı gerektiren yöneticilere gerek vardır. Dağıtıma bir bütün olarak bakmak gereği ortaya çıkarmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bir önceki bölümde belirttiğimiz gibi, ülkemizde konteyner taşımacılığında kapıdan kapıya nakliyat yapabilmek için gümrükte teminat yatırmak gerekmektedir. Bu durum kapıdan kapıya nakliyat yapmayı büyük oranda aksatmaktadır. Böyle bir organizasyonun sağlanabilmesi için kanunların bu tur</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">taşımacılık yapmaya uygun olması lazımdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Değindiğimiz gelişmekte olan ülkelerin özel sorunları hiçbir şekilde aşılamaz değildir. İstenildiği taktirde her halükarda konteyner taşımacılığına geçilebilir. Lakin bu durum gelişmekte olan ülkelerde yatırım alternatiflerine bağlıdır. Hangi yatırım bir gelişmekte olan ülke için daha fazla verimli olacağı tespit edilir. Eğer konteyner taşımacılığı en verimli alternatif ise tercih sebebi olabilir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[11]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5.KONTEYNER TAŞIMACILIĞI VE ZİNCİRLEME TAŞIMACILIK</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   </span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Geniş anlamda ‘Zincirleme Taşımacılık’ birden fazla taşıma sistemi ile ve tek taşıma anlaşmasıyla taşıma yapılmasına verilen addır. Konteyner taşımacılığın gelişmesiyle birlikte büyük önem kazanan ‘Zincirleme Taşımacılık’ yabancı literatürde ‘multimodel’ ‘intermodel’ veya ‘combined’ taşımacılık adı verilmektedir. ‘Zincirleme Taşımacılık’ deyimi ilk kez bu konuda kitabı yayınlanan bugün Profesör unvanı taşıyan bir bilim adamı Latif Çakıcı tarafından kullanılmıştır. Bu deyimin bu konuda çalışanlar tarafından benimsenmesi deyim kargaşasını önleyecektir. ‘Zincir’ maddesel yapısı itibariyle zaten çeşitli taşıma sistemi için kullanılabilecek en güzel Türkçe kelimedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Dikkat edilmesi gereken bir husus, konteyner taşımacılığı zincirleme taşımacılık ile eşit anlamda gelmemektedir. Zincirleme taşımacılık konteynerlerin ve klasik dökme yükün ve diğer tür yüklerin taşınması ile ilgilidir. Görüldüğü gibi konteynerlerle taşınan yük dışında diğer tür yüklerde söz konusu olmaktadır. Örneğin portakal veya sebze yüklü bir kamyon bir RO/RO gemisiyle yük taşıdığı anda zincirleme taşımacılık söz konusu olabilmektedir. Zaten konteyner taşımacılığı dışında kalan Piggy Back (Huckepack) ve Ro/ Ro taşımacılığı da zincirleme taşımacılığının diğer türleridir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[12]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Piggy Back (Huckepack) taşımacılık kara ve demiryolu ile yapılmaktadır. Vagon şasi üzerinde konteyner yalnız, bazen de kamyonla birlikte taşınmaktadır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Ro/Ro taşımacılığı ise, kara ve deniz yolu ile yapılmaktadır. Şasi üzerindeki konteyner ve kamyon Ro/Ro gemisine yüklenmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Dikkat edildiğinde söz konusu taşımalarda birden fazla araç taşıma için kullanılmaktadır. Hal böyle ise de, zincirleme taşımacılık konteyner taşımacılık sistemi için yaratılmış bir organizasyonu yansıtmaktadır. Zincirleme taşımacılığa ihtiyaç duyulmasına konteyner taşımacılığı ile geliştiren servis şekilleri neden olmuştur. Halen uygulamada dört tür konteyner servisi mevcuttur:<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[13]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">a) House To House: Evden Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Hemen hemen en yoğun ve emin olanıdır. Yükleyici malı kendi deposunda konteynere yükler ve kapısını kapar, bazı memleketlerde konteyner yüklendiği depoda mühürlenir, bazısında ise yükleme limanına geldiğinde mühürlenir. Konteyner tahliye limanında açılmadan alıcının deposuna kadar gider ve orada açılarak boşaltılır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">b)House to Port: Limandan Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yükleyici malı deposunda konteynere yükler ve konteyner tahliye limanında açılarak mal sahibine teslim edilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">c)Port to House: Limandan Eve</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yükleyici malı limana kadar getirir, orada konteynerlere istiflenir, bilahare tahliye limanında alıcının deposunda açılarak mal boşaltılır.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">d)Port to Port: Limandan Limana</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip taşıma genellikle yükleyici bir konteyneri dolduracak kadar mal bulunmadığından olur. Bu takdirde birkaç yükleyici limanda bir konteynere mal koyar ve tahliye limanında boşaltılarak mal sahiplerine teslim edilir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşımacılığın geliştirilmesinde gaye emniyetli, süratli ve rahat bir taşımacılığın sağlanmasıdır. Taşımada rahatlık konteyner taşımacılığın evden eve şeklinin geliştirilmesiyle sağlanmıştır. Taşıt araçlarında teknolojik gelişme süratli sağlarken, konteynerin koruyucu niteliği de emniyeti sağlanmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşımacılığın benimsenmesi ve geliştirilmesinde diğer bir neden de coğrafi engellerdir. Güney Amerika’ dan Avrupa içlerine veya Afrika içlerine direkt bir taşıma yapmanın imkanı yoktur. Aktarma yapma gereği ortaya çıkmaktadır. Eğer bu tip taşımacılık tek yükleme dokümanı ile yapılıyorsa Zincirleme Taşımacılık adını almaktadır. Tek yükleme dokümanı ile yapılan aktarmalı taşımacılık hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de masraflı azaltmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">[img=577x537]file:///C:/Users/aytemiz/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image008.gif[/img]</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Zincirleme taşıma sistemine geçmek isteyen bir ülke bu kararını maliyet analizlerine dayandırmalıdır. Maliyet analizleri ülkeden ülkeye değişmektedir. Bu nedenle çeşitli ülkeler değişik taşıma sistemlerini birbirine bağlamaktadır. Örnek vermek gerekirse, demir yolları ve iç suyolları taşıma sistemlerinin sabit maliyetleri yüksektir. Kısa mesafeler bu tip sistemler için pahalıdır. Kara taşımacılığı kısa mesafelerde tercih edilmektedir. Genellikle ülkelerin coğrafi büyüklükleri taşıma sistemlerin tercihinde rol oynamaktadır. Bunu yukarıdaki tablodan görmekte mümkündür.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[14]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Görüleceği üzere coğrafi yüz ölçümleri( Çin, Hindistan ve Moğolistan) büyük olan ülkelerin demiryolu taşımacılığını tercih ettiği görülmektedir. Coğrafi yüz ölçümü küçük olan ülkelerde (Fas ve Güney Kore) kara yolu taşımacılığını tercih etmektedir. Yapılmış olan taşıma sistemi seçiminde maliyet unsurunun büyük rol oynadığı kesindir. Bununla birlikte bir taşıma sistemi konusunda bir tercih yapılan bir ülkede, bunun bir politika çevresinde yapılması gereği vardır. Bilhassa iç taşıma sistemlerini zincirleme taşımacılığa bağlamak taşıma politikası çerçevesinde yapılması gereken bir iştir. Taşımacılık politikasının şekillendirilmesi statik olmayan dinamik bir gelişimdir. Uygulanacak taşıma politikası çerçevesince hali hazır altyapının ve araç gereç durumunun kontrol edilmesi şarttır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6. KONTEYNER TAŞIMACILIĞI İLE BİRLİKTE GEMİ ENDÜSTRİSİNİN GELİŞİMİ</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1960’ lı yıllarda geliştirilen Konteyner taşımacılığına gemi endüstrisinin uyum sağlamasına 10 yıl yetmiştir. 1970’li yılların başlamasıyla birlikte birçok gemi türüyle konteyner taşımaya başlanmış ve yalnız konteynerlerin taşındığı özel konteyner taşıyan gemiler imal edilmeye başlanmıştır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Kullanılan yakıt açısından farklılık gösteren konteyner gemileri sürat açısından da farklılık göstermektedir. Konteyner gemilerini teknik açıdan şu tiplere ayırabiliriz.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Konteyner Özel Gemileri (Fully Cellular Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Yarı Konteyner Gemileri (Semmy Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Ro/Ro Konteyner Gemileri (Ro/Ro Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Dökme Yük Konteyner Gemileri (Bulk Container Ships)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Barç Taşıyıcıları (Barge Carriers)</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-Konteyner Taşıyan Diğer Gemi Tipleri</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">  6.1. Konteyner Gemileri Tipleri:</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Konteyner Özel Gemileri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Geminin konteyner konabilecek mahalleri dikey petek hücreler ile teçhiz edilmiştir. Deniz aşırı taşımacılık yapılan bu tip gemilerin güverte altında 8, güverte üstünde ise 4 konteyner üst üste istiflenmektedir. Güverte üstü ve güverte altı istifleme imkanları çeşitli gemilere göre değişmektedir. Takriben güverte altında %55- 70, güverte üstünde %30- 45 yükleme imkanı mevcuttur. Genellikle yükün 2/3'u ambarda, 1/3'u güvertede taşınmaktadır. Bu tip bir oranlama konteyner dolayısıyla içindeki malların hasara uğramaması açısından öneme haizdir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yapılan araştırmalar sonucunda, konteyner özel gemilerine harekete geçiren gücün buharlı türbinler, yavaş çalışan dizel motorlar, jet gaz türbinleri ve ağır gaz türbinlerinden elde edildiği tespit edilmiştir. 1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi ile birlikte, hangi tür yakıtın konteyner gemileri için iktisadi olduğu araştırılmaya başlanmıştır. Sonuç olarak dizel motorların en iktisadi, jet gaz türbinlerinin ise en süratli olduğu saptanmıştır. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin içinde büyük konteyner vinçleri de yer almaktadır. Konteyner özel gemileri genellikle büyük mesafelerde kullanılır. Vardıkları limandan konteynerler yol, tren ve küçük gemilerle gidecekleri yerlere transfer edilir. Özel konteyner taşımacılığı için yapılmış gemilerin gelişimi nesillerle ifadelendirilmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[15]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin birinci nesli saatte 20 deniz mili sürat yapabilmekte,</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">konteyner tasıma kapasiteleri ise 600- 900 TEU arasında değişmektedir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   İkinci nesil olarak sınıflandırdığımız gemiler 1969- 70 yıllarında faaliyete geçmiştir. Bu gemiler tek uskurludur ve buharlı türbinle çalışmaktadır. Saatte 22- 25 deniz mili sürat yapmakta ve 1200 TEU konteyner taşıyabilmektedir. Üçüncü nesil gemilere 1971- 1973 yıllarında faaliyete geçtiler. Bu gemiler çok uskurlu, buhar ve gaz türbini ile çalışmaktadır. 27 deniz milinin üstünde sürat yapmakta ve 2600- 3000 TEU kapasitesindedirler.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   1974 akaryakıt fiyatlarının artmasıyla gemi süratlerinde düşme meydana gelmiştir ve dördüncü nesil konteyner gemiler en ekonomik konteyner gemileri olarak ortaya çıkmıştır. Ünlü konteyner firmalarından US Lines tarafından sefere konan bir konteyner gemisi 4248 TEU kapasiteyle ilk dördüncü nesil konteyner gemisidir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Özel konteyner taşımacılığı için yapılan gemilerin bugün halen hareketli bir piyasası vardır. 1985 yılının başlarında çeşitli firmalarca yapımcılara verilmiş</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">168000 TEU kapasitelik sipariş mevcuttur.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[16]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yarı Konteyner Gemileri</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemiler aslen genel kargo gemileridir. Konteynerler için ambarlar eklenmektedir. Bir veya iki ambarı düşey hücreler ile teçhiz edilmiştir. </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin özelliği gemilerin donatımı içinde yeterli kaldırma kapasitesine sahip bumba bulunmasıdır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yarı konteyner gemilerinin avantajı, bu tip araç ve gerece sahip olmayan limanlardan konteyner yükleyebilmeleridir.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Bu tip gemilerin özel konteyner gemilerine göre dezavantajları mevcuttur. Limanlarda daha az süre kalınması ve dolayısıyla zaman tasarrufu imkânsızdır. Gemileri yükleme aynı dökme yük gemilerinin yüklendiği kadar zaman almaktadır. Gemi donatımı içinde bulunan bumbalar yardımı ile yük yüklemek, özel liman vinçleri ile yük yüklemekten daha fazla zaman almaktadır.</span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">   Yarı konteyner gemilerinde 100 ve 500 TEU kapasite mevcuttur. Gemi uzunluğu 150- 200 metre arasında değişmektedir.<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: 'Times New Roman', serif;" class="mycode_font">[17]</span></span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yük İstif Genel]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-yuk-istif-genel.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 14:02:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-yuk-istif-genel.html</guid>
			<description><![CDATA[1- DENGENİN TANIMI<br />
<br />
Gemi dengesi gemi yapımcılarının ince hesaplar sonucu saptadıkları bir dizayn konusudur.Genel kurallara göre saptanan bir model ve denge hesapları,gemicinin günlük işlemlerine giren çeşitli konularla girift olduğundan denizde çalışan tüm denizcileri ilgilendiren bir özelliği bulunur.<br />
<br />
Bir geminin iki tür duruş dengesi vardır.(a)Boyuna denge,(b)Enine denge.bunlardan birincisi teknenin baş-kıç yönünde kararlı durmasını,ikincisi de alabora olmamasını sağlar.Boyuna denge genellikle geminin daima emniyet içinde durmasını sağlayacak değerdedir.ender durumlarda beliren tehlike de,geminin sürekli baş-kıç yapması, tekne formunun bozulması vb.dir.<br />
<br />
Enine denge konusu ise,tüm denizcilerin karşılaştıkları bazı sorunlar çıkartan,gemi teknesinin bayılması, alabora olması ve batması gibi olaylar yaratan, en azından yüklenmiş yüklerin hasarlanmasına  sebep olan önemli bir etmendir.<br />
<br />
Bu arada denizcilerin çoğunun gözünden kaçan önemli bir ayrıntıyı işaret etmek gerekir.Denge hesaplarının sadece geminin alabora olmaması için olumlu bir GM değeri kazanılmasında ve geminin ne kadar su çektiğini bulmak konusunda faydalı olduğunu düşünürüz.Oysa ,Denge başlığı altında anlatılan fakat çok çeşitli olaylarda yararlı olacak bilgiler bulunmaktadır.Örneğin, bir geminin su derinliği uygun bir limandan, su derinliği kısıtlı bir liman için yük aldığını düşünelim.Gemi kaptanı,mümkün olduğu kadar çok yük almak zorundadır.Bu içinde bulunduğu ticari ünitenin verdiği bir görev zorunluluğudur.Bu amaçla, yüklemede geminin kamburlaşma özelliğinden başlayan hesaplar,draftların gösterdiğinden daha fazla yüklemek ve armatöre daha fazla navlun sağlamak gibi çabalarda yoğunlaşır.Bu arada, boşaltma limanında gel-git sularının varıştaki yüksekliğini hesaplamak ve geminin uygun bir balast tankına deniz suyu almak veya boşaltmak gibi su çekimini değiştiren hesaplar ile gemiyi limana sokmak,hepsi bu bölümde incelenen konuların vericileridir.<br />
<br />
<br />
2- GEMİNİN KORUNMASI<br />
<br />
1-GENEL AÇIKLAMA<br />
<br />
Gemiye yüklenen bir ağırlık değişik nedenlerle gemi yapısını bozabilir; bu olguları şöyle özetleyebiliriz:<br />
<br />
1- Geminin belli bir yerine, örneğin güvertesinin yada gladorasının belli bir bölgesine,o yerin taşıyamayacağı ağırlıkta bir yük konur; bu yüzden o yer çöker.<br />
2- Gemi içinde oldukça homojen dağılması gereken yükün, bir anbarda, gladorada yada tankta yığılması dolayısıyla geminin genel yapısında bir deformasyon olur.<br />
<br />
<br />
     Yüklü geminin seyri sırasında, baş-kıç ve yalpa devinimleri dolayısıyla gemi içindeki yüklerin yer çekimi etkisiyle kompartman perdelerine ve alabandalara basınç yaptıkları da göz önünde tutulmalıdır.<br />
<br />
<br />
     Geminin korunması konusunu:<br />
<br />
          a)Ağırlıkların düşey dağıtımı;<br />
          b)Ağırlıkların boyuna dağıtımı;<br />
          c)Ağırlıkların enine dağıtımı;<br />
          d)Ağır yükleri bir noktaya yığmamak;<br />
<br />
başlıkları altında incelemek uygun olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
3-AĞIRLIKLARIN DÜŞEY DAĞITIMININ GEMİ<br />
                                        DENGESİNE ETKİSİ                               <br />
<br />
1-GİRİŞ<br />
<br />
        Gemi mühendisleri, yaptıkları gemilerin yalnız boş durumdaki KG sini verebilirler. Yapılan geminin, ancak uygun yüklemeler sonunda gerek statik denge ve gerekse denge menzili bakımından güvenini sağlayabilirler.Buradaki uygun yüklemeler sözüne dikkat edilmelidir. Geminin denge durumu bir yönde G noktasının yerine kesin olarak bağlı bulunduğundan, yüklemenin sorumlusu ve yetkisi olan gemi zabitinin gemi dengesinde rolü çok önemlidir.Yüklemenin sorumlusu olan zabit ağırlıkların düşey dağıtımını öyle yapmalıdır ki, G noktasının yükleme sonundaki yeri gemi dengesinin elverişli, uygun, yeterli olmasını sağlasın.<br />
<br />
    Gemilerin yüklenmesinden sorumlu olanlar dileyip özledikleri elverişli koşulları çok seyrek bulurlar.Çokluk kötü yüklemelerin en elverişlisini bulup yapmak zorundadırlar. İşte bu güçlük göz önünde tutularak geminin GM’ini sürekli olarak kontrol etmek ve yüklerin düşey dağıtımında GM’i gözetmek şarttır.<br />
<br />
  Ticaret gemilerinde genel olarak, uygun bir GM bırakıldığında, en az 60º kadar bir denge menzili vardır.Birçok ticaret gemisinde ise 90º bayılmada bile doğrultucu kuvvet mevcuttur.Ortalama ticaret gemileri için uygun bir metesentr yüksekliği 1-3 kadem arasındadır.Genel olarak geminin metesantr yüksekliği 1 kademden küçükse bu gemi tender bir gemi sayılabilir.Tersine metesantr yüksekliği 3 kademden büyük gemiler ise stiff gemi olarak tabir edilebilir.Yolculuk süresince yapılacak yakıt ve su harcamalarının G noktasını tehlikeli olacak şekilde yükseltmemesini sağlamak şartıyla, yük zabiti 1-2 ayak kadar bir metesantr yüksekliğini amaç edinmelidir.<br />
<br />
      Denizcilerin kabullendiği bir kuralı belirtmek gerekir.Gemilerin uygun bir denge durumu kazanabilmeleri için toplam yükün 1/3 ünü gladoralara, 2/3 ünü de dip anbarlara koymak kuralı çok söylenen ve güvenilen bir kuraldır; ancak, bugün artık klasik diyebileceğimiz tipteki tek gladoralı gemiler için bu kurala uyulması çokluk iyi sonuç verdiği halde gemilerin özelliklerindeki çeşitlilik dolayısıyla bazı gemilerde kötü sonuçlar doğurduğu da olur.Bu bakımdan, bu kurala güvenmemek ve gemilerin çok çeşitlendiği zamanımızda, her geminin özelliğine göre yükleme yapmak doğru olur.<br />
<br />
<br />
2-DİRİ(STİFF)GEMİ<br />
    <br />
Stiff gemi GM’i büyük olarak tanımlanabilir.Bu da GZ’ in yani doğrultucu kuvvet kolunun büyük olması demek olur.Böyle bir gemi bir dış etkenin etkisiyle bir yana bayılırsa, gemiyi doğrultmaya çalışacak olan doğrultucu moment büyük olur.Çünkü doğrultucu kuvvetlerin kolu büyüktür.Böyle olduğu için de gemi hızla doğrulur.Bu yüzden diri gemilerin yalpası sert ve yalpa peryodu küçüktür.<br />
<br />
  Aşırı diri olan gemi denizde sert yalpalar yaptığı için gemi bünyesinin zorlanmasına neden olur.Aşırı yalpalar nedeniyle gemi denizli havalarda yol kaybına uğrar.Tabiiki buda fazla yakıt demektir.Sert yalpa yapan geminin içindeki yük kayması, gemiyi ve yükü hasara uğratması ihtimallerini gözarde etmemek gerekir.Bu sakıncalar dikkate alınarak yükleme yapılırken gemiyi stiff duruma getirmemeye çalışılmalıdır.Bu durum sonra anlaşıldığı takdirde omurgaya en yakın yerlerdeki yakıtını harcamak suretiyle G noktasını, yükseltmeye,yani GM’i küçültmeye çalışmak uygun bir yöntemdir.<br />
<br />
      Stiff  bir geminin GM’ini küçültmek için yapılacak işlem dabılbotum tanklarındaki safranın denize basılmasıdır.Bu işlem sırasında meydana gelebilecek geniş serbest su yüzeyi dolayısıyla G noktası yükselir.Bu tip gemilerde GM o kadar büyüktür ki, G noktasının yükselmesi hiçbir sakınca doğurmaz.<br />
<br />
<br />
3-TENDER(UYSAL) GEMİ<br />
    <br />
    Tender gemi, GM’i küçük gemi olarak tanımlanabilir.GM’i küçük demek, doğrultucu kuvvet kolu olan GZ’nin küçük olması demektir.Bu yüzden uysal bir dış etkenle bir yana bayılsa,gemiyi doğrultmaya çalışacak olan doğrultucu moment küçük olacak ve gemi ağır-ağır doğrulacaktır.Bu yüzden tender geminin yalpaları ağır olur.<br />
<br />
  Doğrultucu momentin küçük değerde olması geminin dengesinin kötü olması demek değildir.Diri geminin aksine uzun peryotlu ağır yalpalar yapması tender gemide yükün ve gemi adamlarının yalpadan zarar görmeleri olasılığını da azaltır.Hatta genel denge durumu bakımından da tender gemi stiff gemiye oranla daha iyidir.Denge menzilini etkileyen faktörlerden biri de GM’dir.GM küçüldükçe denge erimi de küçülür.<br />
<br />
      Sefer esnasında geminin aşırı uysal olduğu anlaşırsa G noktasını alçaltacak önlemler alınmalıdır.Örneğin, kömürlü bir gemide üst kömürlüklerdeki kömür aşağılara aktarılabilir;d.b.tankları olan gemide bu tanklardan  boş olanlara safra  alınabilir.Double-bottom tanklarına su alınırken doğan serbest su sathı dolayısıyla G noktası önce biraz yükselirse de tank dolunca G noktası başlangıçtaki yerinden  biraz daha alçalmış olacak ve GM biraz büyümüş olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
4-SAFRALI GEMİ <br />
               <br />
    Geminin genel olarak daha çok suya gömülmesini ve pervanesinin suya batmasını sağlamak amacıyla gemilerde mevcut olan d.b.tanklarına alınan safra suyu dolayısıyla gemi daha da stiff olur.Bu yüzden, yük almak üzere boş olarak bir limandan diğerine giden gemiler çabuk ve sert yalpalar yaparlar.Fakat gemi adamlarına yaptığı bezdirici,tedirgin edici etki ve geminin özellikle yüksek kısımlarına  yaptığı silkeleyici ve savurucu etki düşündürücüdür. Bunu önlemek için deep tanklar yapılmaktadır.<br />
<br />
<br />
ŞEKİL 1<br />
<br />
<br />
5-ALABANDALARA YAKIN İSTİFLENMİŞ YÜKLERİN ETKİSİ <br />
<br />
      Yükün anbarağzına yüklenmesi sonucu GM ne olacaktı ise, ikiye ayrılıp alabandalara konması sonucunda da GM gene aynı olur.Yük ister alabandaya ister centre line plane’e yakın konmuş olsun, GM aynı kalacağı için doğrultucu kuvvetlerin değeri değişmeyecektir.<br />
<br />
      Ağır yüklerin alabandalara konmasıyla yalpa peryodunun büyüyeceğini bilmekten gelen ve ağır yüklerin alabandalara yakın istiflenmesi yönünde bir öğüt söylenegelir.Fakat bunun etkisi önemsenmemelidir;çünkü bu yolla yalpa peryodunu önemli ölçüde büyütmek olanaksızdır.<br />
<br />
<br />
6-DENGESİZ GEMİ <br />
<br />
  Başlangıç dengesi hakkında kesin bilgi veren, fakat genel olarak stabilite eğrileri incelenmeksizin de geminin denge durumu hakkında fikir ve kanı edinmemizi sağlayan GM’dir. Bu bakımdan GM’ i sıfır ya da negatif olmamasını sağlamakla, geminin denge durumunu da elverişli sınırlar içerisinde bulundurmuş oluruz.Gemi inşa mühendisleri gemiyi GM’i sıfır olsa bile 60°-70° yalpa açılarına kadar doğrultucu moment mevcut olacak biçimde dizayn ederler.<br />
<br />
              Bununla beraber :<br />
<br />
              1-Yolculukta karşılaşacak olağanüstü durumlar;<br />
<br />
              2- Bir yana bayılmış gemide bütün hizmetlerin aksayacağı;<br />
<br />
              3-Yolculukta genel olarak,yakıt ve su harcamaları yüzünden G noktasının daha da yükseleceği düşünülerek,yükleme GM sıfır, hele negatif olacak şekilde asla yapılmamalıdır.<br />
<br />
              Bir geminin hangi nedenlerle bir yana bayılmış olabileceğini belirlersek:<br />
<br />
(a) Ağırlık merkezi G gemi simetri düzleminden çıkmış olabilir.<br />
<br />
(b) Yükler daha yolculuk başlangıcında geminin GM’i negatif olacak şekilde dağıtılmış olabilir.<br />
<br />
<br />
&copy; Güverteye alınan nem çekici özellikte olan büyük bir parti yük ıslanıp ağırlaşmış ve zaten küçük olan GM’i negatif yapmış olabilir.<br />
<br />
(d) Sefer başlangıcında GM’i küçük olan gemide, sefer sırasında d.b. tanklarından yakıt ve su harcaması dolayısıyla G noktası yükselmiş ve böylece GM negatif duruma gelmiş olabilir.<br />
<br />
<br />
(a )da belirtilen durumun düzeltilmesi için G nin simetri düzlemi içerisine sokulması gerekir. Bu da geminin yüksek tarafındaki tanka safra alınması yada alçak taraftaki tanktan safra basılmasıyla kolayca ve tehlikesiz biçimde yapılabilir.<br />
<br />
(a ) &copy; ve (d) de sayılan durumlarda geminin bir yana bayılmasının nedeni negatif GM’dir.Temel kural, mümkün olan en alçak yere mümkün olduğu kadar çok ağırlık eklemek yada en yüksek yerden en çok ağırlık çıkarmaktır.<br />
<br />
Bayılma nedeni negatif  GM olan bir gemiyi düzeltmek için kullanılan başlıca yol,d.b.tanklarına deniz suyu almaktır. Bu işlem için şunlara dikkat edilmelidir.<br />
<br />
1- Boş olan safra tanklarından önce orta bölmeyle sancak-iskele ayrılmış olanlara deniz suyu alınmalıdır. Sancak-iskele ayrılmamış tanklara su almaya başlanırsa ayrılmışlara oranla daha geniş serbest su yüzeyi alanı oluşacağından, tank bütünüyle dolana kadar G noktası daha da yukarı çıkacaktır.<br />
<br />
2- Orta bölmeyle sancak –iskele ayrılmış safra tanklarından, önce geminin yattığı taraftaki tanka safra alınmalıdır. Bunu yapmanın iki nedeni vardır:<br />
<br />
a) Geminin bayıldığı taraftaki tankın G noktasından olan düşey uzaklığı(Şekil 2 -b deki h2 ) yüksek taraftaki tankın G noktasından olan düşey uzaklığından büyüktür. Bu bakımdan alçak yandaki tanka safra alınması G noktasını aşağıya indirmek yönünden,yüksek yandaki tanka safra alınmasından daha etkili olacaktır. <br />
<br />
ŞEKİL2-<br />
<br />
b) Safra suyu alma işine yüksek taraftaki tanktan başlanırsa tank tümüyle dolmadan önce,G noktası bir yandan tanka dolan suların ağırlığıyla geminin yüksek tarafına doğru simetri düzleminin dışına çıkarken, öte yandan tankta doğan serbest su yüzeyinin etkisiyle yükselecektir.(Şekil-3)<br />
<br />
Bunun sonucu olarak yüksek yandaki d.b. tankına su alınan geminin tank dolmadan önce yavaş-yavaş düzelip,sonra hızla aksi yana ve ilk yattığı taraftakine oranla daha büyük bir açıyla bayılma olasılığı vardır.<br />
<br />
Günümüzde yapılan gemilerin bazen bir d.b. tankı iki boyuna perdeyle üç bölmeye ayrılmaktadır. Böyle bir geminin bayıldığı durumlarda önce d.b.tankının orta bölmesini doldurmak uygun olur. <br />
ŞEKİL 3<br />
<br />
<br />
<br />
GEMİ DENGESİ HAKKINDA GENEL BİLGİ<br />
<br />
1. KAVRAMLAR<br />
<br />
a) Moment <br />
<br />
Doğrusal hareketlerin ana ögesi olan kuvvet dönme hareketinde yerini yeni bir kavrama moment kavramına bırakır. Moment kısaca döndürücü kuvvet diye isimlendirilebilir. <br />
<br />
Şekil 1 de gösterilen cismin C noktası etrafında dönebildiğini düşünelim. A noktasından bu cisme bir x kuvveti uygulanınca cisim C noktası etrafında dönme hareketi yapar. Bu hareketi belirleyen öge doğrusal harekette olduğu gibi kuvvet değil fakat x kuvvetiyle bu kuvvetin dönme noktasına uzaklığını ifade eden CB nin çarpımıdır. Bu çarpıma moment diyoruz.<br />
<br />
Moment = Kuvvet * Kuvvet Kolu<br />
<br />
<br />
ŞEKİL 4<br />
<br />
<br />
Kuvvet ton uzunluk metreyle ifade edilirse moment  ton / metre ; kuvvet ton    uzunluk ayakla ifade edilirse moment  ton / ayak  olur. Böylece kuvvet ve uzunluk değişik birimlerle ifade edilerek moment değişik birimlerle ölçülebilir. Bir cismi etkileyen bir kuvvet dolayısıyla gerçekte cismin etrafında dönemeyeceği bir eksene nazaran momenti düşünülüp hesaplanabilir. A noktasından uygulanan x kuvvetinin etkisinde bulunan cisim için moment ;<br />
<br />
a) Dönme ekseni C1 noktası kabul edilirse ; X * C1 B1 ( Kuvvet * Kuvvet Kolu )<br />
b) Dönme ekseni C2 noktası kabul edilirse ; X* C2 B2 ( Kuvvet * Kuvvet Koludur. )<br />
<br />
Böylece cismi belli bir A noktasından etkileyen belli bir x kuvveti için değişik dönme noktaları varsayarak değişik momentler hesaplayabiliriz.<br />
<br />
b) Bileşke moment<br />
<br />
Bir cismi etkileyen birçok kuvvet cismin dönme eksenine göre momentler doğurur. Cisim bu eksen etrafında kuvvetlerden doğan momentlerin bileşkesi etkisi altındadır.<br />
<br />
Bileşke moment hesaplanabilir. Bileşke momenti bulmak için bir yönde döndürücü momentleri toplamak gerekir. Döndürücü momentlerin hepsi bir yönde olmaz da karşıt yönlerde olursa bu momentlerin bileşkesini hesaplamak için aynı yönde olanları kendi aralarında toplayıp küçük olanı büyük olandan çıkarırız. Şekilde X Y ve Z kuvvetlerinin D noktasından geçen eksene göre doğurdukları momentlerin bileşkesi şöyle bulunur ;<br />
<br />
Bileşke Moment = ( X * AD ) + ( Y * BD ) – ( Z * CD )<br />
<br />
ŞEKİL 5<br />
<br />
X Y ve Z kuvvetlerinin D noktasından geçen eksene göre doğurdukları momentlerin bileşkesi : ( X * AD ) + ( Y * BD ) – ( Z * CD )<br />
<br />
c) Ağırlık Merkezi<br />
<br />
Ağırlık merkezini cismin dengede tutabileceği nokta olarak tanımlayabiliriz. Bir sistemin birçok cisimden oluşan karma bir cismin ağırlık merkezi de, o cismi dengede tutabileceğimiz noktadır. <br />
<br />
Karma cismin ağırlık merkezi o cismi yada sistemi dengede tuttuğuna göre bu ağırlık merkezi dönme noktası olarak alındıkça cismi yada sistemi meydana getiren parçaların ağırlıkları ile bu dönme noktasına nazaran doğurdukları momentlerin bileşkesi 0 oluyor demektir. Şekilde altı parçadan oluşan bir sistem ve bu sistemle bu sistemi oluşturan parçaların ağırlık merkezleri görülüyor. Her bir parçanın ağırlığı ve G noktasına olan uzaklığına göre G ye nazaran meydana getirdiği momentlerin bileşkesi 0 olmazsa G noktasından desteklenmiş bulunan sistem dönme hareketi yapacak yani dengede tutulmayacaktır. Bu halde bir cismi meydana getiren parçaların ağırlıkları dolayısıyla o cismin yada sistemin ağırlık merkezine nazaran doğurdukları momentlerin bileşkesi 0 dır. <br />
<br />
Bir cismin ağırlığı dolayısıyla ve bir noktaya nazaran momenti ağırlık merkeziyle bu nokta arasındaki mesafenin ağırlıkla çarpımıyla bulunur. Şekilde E noktasından dayaklanmış bir cismin G noktasında toplanmış olan ağırlığı ( W ) dolayısıyla, E noktasına nazaran doğurduğu moment W * d `dir.<br />
<br />
d) Geminin Ağırlık Merkezi<br />
<br />
Geminin ağırlık merkezi gemiyi oluşturan parçaların ağırlıklarının toplandığı nokta olarak tanımlanabilir. Ve G harfi ile gösterilir.<br />
<br />
ŞEKİL 6<br />
<br />
Gemiye içi boş bir tekne gözüyle bakılırsa içine konan ve çıkarılan parçaların etkisiyle bu sistemin ağırlık merkezi sürekli yer değiştirebilecek demektir. Geminin denge durumu kesin olarak G noktasının yeriyle ilgilidir. Bu bakımdan herhangi bir yükleme durumunda gemi dengesinin incelenebilmesi için G noktasının yerini bilmemiz gerekir.<br />
<br />
G noktasının yeri ayrıksı durumlar dışında gemi simetri düzlemi üzerindedir. Bu bakımdan G noktasının yerini bilmek demek bu düzlem üzerindeki iki eksene göre koordinatlarını bilmek demektir. Bu eksenlerden yatay olanı simetri düzleminin omurga dış yüzeyi ile olan ana kesitidir. Öteki eksen ise mastory kesitidir. <br />
<br />
Gemi dengesi bakımından önemli olan ağırlık merkezinin C.L.F ile omurganın ara kesiti olan baseline den ne kadar yüksekte olduğudur. Bu yükseklik bilinirse  geminin denge değeri biliniyor demektir. <br />
<br />
ŞEKİL 7<br />
<br />
2) AĞIRLIK MERKEZİNİN B.L DEN YÜKSEKLİĞİ ( KG nin HESAPLANMASINDA MOMENTTEN YARARLANMA )<br />
<br />
Eğer bir cismin ağırlığı dolayısıyla bir noktaya nazaran doğurduğu momenti bilirsek bu cismin ağırlık merkezinin o noktadan uzaklığını bulabiliriz. Çünkü moment = W * d bağlantısından ; d = Moment / W çıkar.<br />
<br />
Buna göre de  bilinen momenti ağırlığa bölerek uzaklığı bulabiliriz. <br />
<br />
ŞEKİL 8<br />
<br />
G boş geminin ağırlık merkezi W boş deplasman olsun<br />
<br />
GK * W boş geminin ağırlığı dolayısıyla Baseline a nazaran momenti olur. Bu geminin güvertesine merkezi g ağırlığı w olan cismin konmasından sonra bileşik cismin karinaya nazaran momentini bulmak için aynı yöndeki momentleri toplamak gerekir. w sonradan eklenen cismin ağırlığı gK sonradan eklenen cismin ağırlık merkezinin karinadan uzaklığı. gK * w eklenen moment oluyor demektir. GK * W boş geminin momentidir. Momentlerin bileşkesini bulmak için momentleri toplayalım. ( gK * w ) + ( GK * W ) = Ağırlığın eklenmesinden sonra sistemin karinaya nazaran momentidir. <br />
<br />
Bu momenti sistemin ağırlığına bölersek moment kolunu yani sistemin yeni ağırlık merkezinin ( G1 ) omurgaya ( BL ) olan uzaklığını buluruz. <br />
<br />
   ( Kg * w ) + ( GK * W )<br />
KG1 = ____________________<br />
<br />
                 w + W<br />
<br />
Bu son bağıntıdan faydalanarak boş KG si bilinen gemiye yük yüklenmesinden sonraki yeni ağırlık merkezi omurgadan mesafesini hesaplayabiliriz. <br />
<br />
Yüklü bir gemiden yük çıkartıldıktan sonra yeni ağırlık merkezinin karinaya olan mesafesini hesaplamak için yukarda bahsedilen esaslardan faydalanılacaktır. Bu durumda ağırlığın çıkarılmasıyla zıt yönde bir moment doğurduğu bu bakımdan gemiden çıkarılan yükün momentinin eklenmesi değil çıkarılması gerektiği hatırlanmalıdır. <br />
<br />
G yüklü geminin ağırlık merkezi ; GK yüklü geminin moment kolu olsun KG * W karinaya nazaran yüklü geminin momentidir. g çıkarılan yükün ağırlık merkezi w çıkarılan yükün ağırlığı olsun. Kg * w yüklü geminin momentine zıt yönde doğan momenttir. Yükün çıkmasından sonraki yeni ağırlık merkezi ( G1 ) nin karinadan olan mesafesini ( KG1 ) bulmak için aşağıdaki bağlantıdan yararlanırız.<br />
<br />
<br />
 ( KG * W ) – ( Kg * w )<br />
KG1= ____________________<br />
<br />
      W – w<br />
<br />
3) ÖRNEKLER<br />
<br />
Geminin kapasite planlarındaki bilgiden yaralanarak çeşitli yükleme durumlarında KG nin hesaplanması aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi yapılır. <br />
<br />
Boş gemiyi ele alarak örneklerin yapılış biçimini şu şekilde özetliyebiliriz.<br />
<br />
a) Boş deplasman ile boş KG çarpılarak boş geminin karinaya göre momenti bulunur.  Boş deplasman ve boş KG geminin kapasite planında ve GZ eğrilerini gösteren plandan bulunur. <br />
b) Eklenen ve çıkarılan ağırlıklar merkezlerinin karinaya olan uzaklığı ile çarpılarak her biri için moment hesaplanır. Bu hesaplamadan kapasite planındaki kompartıman kapasiteleri ve kompartıman ağırlık merkezlerini kelden olan mesafesi hakkındaki çizelgelerden yararlanılır.<br />
c) Eklenen ağırlıklar ve eklenen ağırlıkların momentleri çıkarılan ağırlıklar ve çıkarılan ağırlıkların momentleri kendi aralarında toplanır. <br />
d) Eklenen ağırlıklar toplamı boş deplasmanla toplanır.<br />
e) Çıkarılan ağırlıklar toplamı (d) deki toplamdan çıkarılır.<br />
f) Eklenen ağırlıkların toplam momenti boş deplasman momenti ile toplanır. <br />
g) Çıkarılan ağırlıkların toplam momenti (f) deki toplamdan çıkarılır.<br />
h) (g) deki işlem sonunda bulunan moment (e) deki işlem sonunda bulunan ağırlığa bölünür. Bu bölüm bize KG yi verir.<br />
<br />
Örnek 1 : Deplasman: 5000 ton <br />
       KG = 21 Ayak  olan gemiye aşağıdaki ağırlıklar eklenmiş ve çıkarılmıştır.<br />
<br />
Son KG yi bulunuz.<br />
<br />
Eklenen 130 ton; keel’den yüksekliği 15 feet.<br />
Eklenen 450 ton; keel’den yüksekliği 36 feet.<br />
Eklenen 240 ton; keel’den yüksekliği 20 feet.<br />
Eklenen          1500 ton; keel’den yüksekliği 12 feet.<br />
Eklenen 520 ton; keel’den yüksekliği 25 feet.<br />
Çıkarılan 300 ton; keel’den yüksekliği 25 feet.<br />
Çıkarılan 720 ton; keel’den yüksekliği 15 feet.<br />
Çıkarılan 210 ton; keel’den yüksekliği 20 feet.<br />
<br />
Çözüm :<br />
<br />
Eklenen Ağırlıklar       Çıkarılan Ağırlıklar<br />
_______________________         _______________________________<br />
<br />
ağırlık * yükseklik = moment ağırlık * yükseklik = moment<br />
130 15 =  1 950 300 27 =  8 100<br />
450 36 =16 200 720 15 =10 800<br />
240 20 =  4 800 210 20 =  4 200<br />
1500 12 =18 000 ____           ______ <br />
 520 25 =13 000 toplam toplam<br />
ağırlık 1230 moment  23 100<br />
____ _______ _____ ________<br />
toplam toplam<br />
ağırlık 2840 moment 53 950 ft. ton <br />
<br />
<br />
<br />
Boş gemi için moment : KG * W<br />
<br />
21 * 5.000 = 105.000 ft. Ton<br />
<br />
<br />
Boş gemi : Ağırlık 5.000 ton; moment 105.000 ft / ton<br />
<br />
  Eklenen : Ağırlık 2.840 ton; moment  53.950 ft / ton<br />
<br />
________ _____________<br />
7.840 158.950 ft / ton<br />
Çıkarılan : Ağırlık 1.230 moment  23.100 ft / ton<br />
________ _____________<br />
6.610 ton; 135.850 ft / ton<br />
<br />
Son moment 135.850<br />
Son ( final ) KG =      ----------------     =    --------------  = 20,6 feet<br />
Son Ağırlık 6.610         ¯¯¯¯¯¯¯¯<br />
<br />
Örnek 2<br />
<br />
1) Mersin Limanına kısmen yüklü olarak gelen koster Mersinden 136 ton yük almıştır; bu yükün ağırlık merkezi BL’den 9, 7 feet yüksektir.<br />
2) Gemi Mersinde ağırlık merkezi BL’den 1,2 m yüksek olan db nr.3 e 40 ton safra: ağırlık merkezi Bl’den 6 m yüksek olan kış pike 35 ton tatlı su almıştır.<br />
3) Boş deplasman 480 tondur; Mersin’e gelişte deadweight 1060 tondur.( Öyleyse Mersin’ e gelişte deplasman : 480 + 1060 = 1540 tondur )<br />
4) Bir çizelge yaparak momentleri ve bu momentlerden yararlanarak son KG’yi hesaplayınız.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ağırlık ( ton ) m. Kolu Moment<br />
( ft. ) ( ft / t )<br />
___________ _______ _______<br />
<br />
Gemi ve yük(gelişte) 1 540 8.0 12 320<br />
Mersinde eklenen yük   136 9.7  1 319<br />
N. 3. d.b. tankına alınan safra     40 1.2       48<br />
Kıç pike alınan su     35 6.0     210<br />
___________           _______<br />
1 751 13 897<br />
Mersin’de çıkarılan yük   365 9.8  3 577<br />
_____ _______<br />
1.386 TON 10 320<br />
<br />
Son KG = 10 320 ÷ 1 386 = 7,4 feet’dir.<br />
¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯<br />
<br />
<br />
                                                             TANIMLAR <br />
 <br />
1-GEMİLERİN BOYUTLARI:<br />
Gemilerin genişliğini uzunluğunu derinliğini belirten tanımlar stabilite hesaplarında gerekse gemilerin teknik nitelikleri bakımından önem taşırlar.<br />
1.1.TAM BOY:<br />
LOA olarak simgelenir. Baş ve kıç bodoslamalar arasındaki en büyük yatay uzaklıktır.<br />
1.2.KALIP GENİŞLİK:<br />
D olarak simgelenir. Gemi bordasında omurga ile ana güverte arasındaki ölçülen mesafedir.<br />
1.3.DİKMELER ARASI BOY:<br />
LBP diye simgelenir. Gemilerin baş ve kıçından geçen  dikmeler arası mesafedir.<br />
1.4.SU ÇEKİMİ:<br />
d ile simgelenir.(draught) . omurga ile su hattı arasındaki mesafedir.baş ve kıç draftlar ise omurga ile baş ve kıç draft markalarından geçen su hattı arasındaki msafedir.<br />
<br />
2-GEMİLERİN TONAJLARI:<br />
Gemi tonajları gemi inşa mühendisleri tarafından belirlendikten sonra  uluslar arası klas kuruluşları tarafından kabul edilir ve ülkelerin yetkili otoritelerince onaylanır.<br />
2.1.DEPLASMAN:<br />
Herhangi bir konumda bir geminin içindekilerle sahip olduğu gerçek ağırlığa deplasman denir.Δ ile simgelenir.<br />
2.2.BOŞ DEPLASMAN:<br />
Geminin dizayn edildiği boş draftaki ağırlığıdır.Gemi bünyesi makinesi yedek parçaları ve kazan suyundan meydana gelir.<br />
2.3.YÜKLÜ DEPLASMAN:<br />
Yüklü geminin içindekilerle beraber toplam ağırlığına yüklü deplasman denir.<br />
2.4.DETVEYT TON:<br />
Bir geminin taşıyabileceği maksimum ağırlık miktarıdır. Bu değer yüklü deplasman ile boş deplasman arasındaki farktan elde edilir. Bu tonaja stor, yük, yakıt , yağ, su ve balast gibi ağırlıklar girer.<br />
2.5.GROS TON:<br />
Bazı durumlar dışında bir gemide bulunan bütün kapalı mahallerin hacmidir. Yani hacim ölçüsüdür.<br />
2.6.NET TONİLATO:<br />
Bir geminin yük almaya müsait bütün kapalı mahallerinin toplam hacmidir.<br />
2.7.ÖZEL TONAJLAR:<br />
Panama kanal ton, Süveyş kanal net ton, Panama kanal ton gibi tonajlara özel tonajlar denir.<br />
<br />
3-ENİNE VE BOYUNA DENGEDE KULLANILAN TANIMLAMALAR:<br />
3.1.YOĞUNLUK VE ÖZGÜL AĞIRLIK:<br />
Belirli bir hacimdeki bir cismin ağırlığına o cismin yoğunluğu denir. Tatlı suyun yoğunluğu 1000 kg dır.Özgül ağırlık ise bir cismin yoğunluğunun tatlı suyun yoğunluğuna oranıdır.<br />
3.2.SANTİMETRE BATIRMA TONU:<br />
TPC olarak simgelenir.deniz suyunda ve herhangi bir draftta yüzen bir geminin, vasat draftını 1  santimetre değiştiren ağırlığa santimetre batırma tonu denir<br />
3.3.FRESH WATER ALLOWANCE:<br />
FWA olarak simgelenir.Tatlı suyun doğurduğu draft farkı diye tanımlayabiliriz.<br />
3.4.YÜKLEME SINIR MARKASI:<br />
Gemilerin çeşitli bölgelerde ve çeşitli mevsimlerde yapacağı yüklemelerin maksimum sınırını gösterir.<br />
3.5.AĞIRLIK MERKEZİ:<br />
G harfi olarak simgelenir.gemi ağırlığını oluşturan düşey kuvvetlerin birleştiği noktadır.<br />
3.6.YÜZDÜRME YETENEĞİ MERKEZİ:<br />
Bir gemiyi yüzdüren yani yukarı iten dikey kuvvetlerin birleştiği noktaya denir.<br />
3.7.ÇEŞİTLİ DENGE DURUMLARI :<br />
Gemilerin üç türlü denge durumu vardır.<br />
3.7.1.KARARLI DENGE:<br />
Dış etkenlerden dolayı bire tarafına yatan bir gemi tekrar dik konumuna dönebiliyorsa o gemi kararlı dengeye sahiptir.GM pozitiftir.<br />
3.7.2.NÖTR DENGE:<br />
Dış etkenlerden dolayı bir tarafına yatan bir gemi eğer durumunu koruyorsa bu gemi nötr dengeye sahiptir.GM sıfırdır.<br />
3.7.3.KARARSIZ DENGE:<br />
Dış etkilerden dolayı bir tarafına yatan gemi ilk konumuna dönmeyip daha fazla yatmaya devam ediyorsa, bu durumundaki gemi dengesine kararsız denge denilir.GM negatiftir.<br />
4-BOYUNA DENGE:<br />
4.1.TRİM:<br />
Tatbikatta boyuna dengeye trim denir.geminin boyuna olarak başa veya kıça yatmasıdır. Bir başka deyişle geminin baş ve kıç draftları arasındaki farka trim denir.<br />
4.2.GEMİ YÜZME MERKEZİ:<br />
LCF olarak simgelenir. Geminin etrafında yalpa ve baş kıç yaptığı kabul edilen noktadır.<br />
4.3.BİRİM TRİM MOMENT:<br />
MCT1cm olarak simgelenir. Bir gemiye 1 cm trim değişikliği yaptıran momente denir.<br />
4.4.BOYUNA YÜZDÜRME YETENEĞİ MERKEZİ:<br />
LCB olarak simgelenir.Yüzdürme yeteneği merkezinin gemi orta hattından olan yatay mesafesidir.<br />
4.5.TRİM YAPTIRAN KOL:<br />
BG olarak simgelenir.LCG ile LCB arasındaki yatay uzaklık farkıdır.<br />
4.6.BOYUNA AĞIRLIK MERKEZİ:<br />
LCG olarak simgelenir.Ağırlık merkezinin gemi orta hattına olan yatay mesafesidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
                                             UZAKYOL VARDİYA ZABİTİ  <br />
                            <br />
                         GEMİ ADAMLARI SINAVLARI YÜK İŞLEMLERİ VE  <br />
<br />
                           GEMİ STABİLİTESİ -1 SORULARI VE YANITLARI                                                                                                                      <br />
<br />
<br />
• Deplasmanı 5000 ton olan bir geminin KG ‘si 3 m’dir. Bu gemi KG ‘si 4.00 m olan ambarına 2000 ton yük yükledikten sonra KG’ si 8.00 m olan güvertesine de yük alacaktır.Yükleme sonunda GM=0.6 m olacaktır. (Yükleme sonunda KM=4.5 m’dir.)<br />
                <br />
                         1- Bu geminin KG ‘si nedir?<br />
<br />
                                ÇÖZÜM:<br />
             <br />
               Kompartman           Ağırlıklar         VCG(KG)            V.Moment<br />
             ____________          ________         ________            _________<br />
<br />
                 Deplasman               5000 ton   x      3  metre                15000<br />
<br />
                                  Yük                          2000 ton   x      4 metre                   8000     <br />
                                 <br />
                      Yük                        +     X           x      8 metre                +  8X<br />
                                                                _________                                    __________<br />
                                                                <br />
                                     Ağırlık=7000+X                                  Moment=23000+X                                                                                                                                                                                                                                                                   <br />
<br />
<br />
                                  GM =KM-KG<br />
                              <br />
                                    0.6 =4.5-KG<br />
<br />
                                    KG =3.9 metre<br />
<br />
                                   2-GM’ nin 0.6 m olması için güverteye kaç ton yük alabilir?<br />
                                   <br />
                                    ÇÖZÜM:<br />
                                                  <br />
                                                 Σ Ağırlık<br />
                                    KG =___________                         GM =KM- KG<br />
                                                                                             <br />
                                                 Σ Moment                              0.6=4.5 -  KG<br />
                                                                                                          <br />
                                                                                               KG=3.9 metre <br />
                                   <br />
                                            <br />
<br />
                                              <br />
                                            <br />
                                             23000 + 8X                      <br />
                                 3.9 =_____________      <br />
                                                                      <br />
                                              7000 + X             <br />
                                   <br />
                                   27300 +3.9 X =23000 + 8 X<br />
                                                      X =1048.78 ton<br />
   <br />
<br />
• Boş ağırlığı 2800 ton olan bir gemide 150 ton yakıt 80 ton su bulunmaktadır. Bu geminin günlük yakıt sarfiyatı 10 ton su sarfiyatı 3 ton ‘dur.Gemi 6 günlük seyir yaptıktan sonra limana yanaşmış ve gemiye 5500 ton yük 250 ton ek yakıt, 50 ton su alınmıştır.<br />
<br />
 1- Geminin detveytini bulunuz?<br />
     <br />
      ÇÖZÜM:<br />
<br />
     6 x 10 =60 ton yakıt                         6 x 3 =18 ton su     <br />
   <br />
     DW = 5500 + 250 + 150 + 80 +50 –( 60 + 18 ) = 5952 ton   <br />
<br />
<br />
 2-Geminin son deplasmanını hesaplayınız?    <br />
     <br />
     ÇÖZÜM:<br />
<br />
     Δ = 5500 + 2800 + 250 +150 + 80 + 50 – (60 + 18 ) =8752 ton     <br />
<br />
<br />
• Dikmeler arası boyu 180 m ve boş ağırlığı 7850 ton olan bir geminin boş LCG ‘si 7.85 m’ dir. Bu gemiye aşağıda gösterilen yükler yüklenmiş ve  <br />
<br />
No : 1 Ambar             3500 ton                LCG = -65.40 m<br />
No : 3 Ambar             8700 ton                LCG = -30.70 m<br />
No : 5 Ambar             8900 ton                LCG =   20.25 m<br />
No : 7 Ambar             4100 ton                LCG =   41.60 m<br />
<br />
Yükleme sonunda: mean draft = 10.12 m, LCF =0  LCB= -3.60 m ve MCT1cm =650 tonmetre\cm olarak tesbit edimiştir.<br />
<br />
1-Yükleme sonundaki trimi hesaplayınız?<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
<br />
Kompartman          Ağırlık            LCG           T. Moment<br />
___________         ______           _____          __________     <br />
<br />
Boş deplasman        7850 ton        7.85 m         61622.5<br />
<br />
No : 1                      3500 ton     -65.40 m      -228900 <br />
<br />
No : 3                      8700 ton     -30.70 m      -267090 <br />
<br />
No : 5                      8900 ton       20.25 m       180225 <br />
<br />
No : 7                      4100 ton       41.60 m       170560    <br />
                           +_________                     +_________   <br />
<br />
Final deplasman = 33050 ton    T. Moment = - 83582.5  kıça trimli <br />
<br />
           Bileşke moment       -83582.5<br />
LCG = ______________ = __________             BG = LCG –LCB<br />
                                            <br />
                                             Final deplasman         33050                          = -2.52 – ( - 3.60 )           <br />
<br />
        = -2.52 m                                                            = 1.08 m<br />
<br />
<br />
                   Δ x BG               33050 x 1.08    <br />
Trim = ______________ =  ____________ <br />
<br />
             MCT1cm x 100        650 x 100     <br />
<br />
        =0.544 m  <br />
<br />
2- Geminin yükleme sonunda oluşan baş ve kıç draftları hesaplayınız? <br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
LCF = 0 olduğu için mean draft düzeltmesine gerek yoktur.<br />
<br />
Düzeltilmiş mean draft =Mean draft + Düzeltme miktarı  <br />
                                     =10.12 + 0 <br />
                                     =10.12 m <br />
<br />
Baş draft = 10.12 – (1/2 trim )<br />
              = 10.12 -  ( 0.54 ) x ( 1/2 ) <br />
              = 9.848 m <br />
<br />
Kıç draft = 10.12 +( 1/2 trim ) <br />
              = 10.12 + ( 0.54 ) x  (1/2 ) = 10.392 m      <br />
• A gemisi suyu yoğunluğu 1010 kg/m³ olan bir limanda yükleme yapmaktadır.A gemisinin yükleme sonuna yaklaşırken yapılan kontrolünde vasattaki su seviyesinin yaz yükleme hattının 4 cm altında olduğu tespit edilmiştir. Geminin limanda 150 ton daha yükü kalmıştır.(TPC :25 ton FWA : 100 mm )<br />
<br />
1- Yoğunluk farkından dolayı oluşan draft farkı nedir?<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Yoğunluk farkından dolayı draft farkı ;<br />
<br />
      FWA x  ( 1025 – 1010 )<br />
X =__________________ <br />
<br />
                   25 <br />
<br />
       100 x 15<br />
X =  _______            X =60 mm<br />
<br />
            25 <br />
<br />
2-Gemi açık denize çıktığında yaz yükleme hattında olabilmesi için kalan yükü de hesaba katılarak hesaplandığında fazladan kaç ton balast almalıdır?<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Yüklemenin yapıldığı yerde yaz yükleşme hattına ulaşmak için 40 mm daha yük almak gerekiyordu. Bu duruma toplam yüklenmesi gereken miktar = a +b olacaktır.<br />
              a + b = 60 + 40 =100 mm <br />
<br />
TPC =25 ton olduğuna göre , geminin ağırlık olarak yüklemesi gereken yük miktarı ;<br />
25 x 10 =250 tondur.150 tonunu yüklediği için ;<br />
x =250 -150 = 100 ton balast almalıdır.<br />
<br />
<br />
• Dikmelerarası boyu 200 m ve boş ağırlığı 9500 ton olan bir gemiye aşağıdaki yükler yüklenmiştir. Geminin boş LCG ‘si 10.50 m ve yüklemeden sonra deplasman deplasman karşılığı draft 9.86 m olarak bulunmuştur. Ayrıca stabilite kitaplarından : LCB = 2.54 m LCF = -0.45 MCT1cm =378 tonmetre/cm olduğu tespit edilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kompartmanlar                Ağırlıklar              LCG <br />
_____________                ________             ______<br />
<br />
Boş gemi                             9500 t                    10.50 m<br />
                                 Su                                         250 t                    87.16 m                                                                                                                                           <br />
                                 Yakıt                                   1250 t                  -15 .71 m                                                                                                                                                                                                          <br />
No :1 ambar                         3500 t                 - 55.18 m<br />
No :3 ambar                        4200 t                   -33.65 m<br />
No :5 ambar                        4250 t                    29.62 m<br />
No :7 ambar                        4050 t                    52.60 m<br />
<br />
                                1-Bu geminin toplam trim momentini bulunuz?<br />
                                 ÇÖZÜM:<br />
                                 Önce aşağıdaki gibi final LCG tablosu hazırlanır.<br />
                                 Kompartmanlar          ağırlıklar        LCG           L.Moment <br />
______________         _______       _______     ___________<br />
boş gemi                       9500 t           10.50 m         99750<br />
su                                    250 t            87.16 m        21790<br />
yakıt                              1250 t         - 15.71 m       -19637.5<br />
no :1 ambar                   3500 t         - 55.18 m     -193130<br />
no :3 ambar                   4200 t         - 33.65 m     -141330<br />
no :5 ambar                   4250 t            29.62 m      125885<br />
no :7 ambar                    4050 t           52.60 m      213030  <br />
                                + __________                     +_________  <br />
                                    27000 t                            + 106357.5 T.Trim  M.<br />
                                                                                 Kıça trimli <br />
<br />
2- Yükleme işlemlerinden sonra oluşan trim nedir? <br />
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi boyuna momentler işaretlerine göre kendi aralarında toplanıp birbirlerinden farkı alınarak bileşke moment bulunur.Ağırlıklarda toplanıp final deplasman hesap edilir.Sonrada aşağıdaki formül kullanılarak final LCG hesaplanır.  <br />
ÇÖZÜM:<br />
             <br />
            Bileşke moment           + 106357.5<br />
LCG = _______________ =   ___________<br />
             Final deplasman                27000     <br />
LCG = +3.94 m <br />
LCG ile LCB arasındaki yatay uzaklık farkı alınarak bileşke moment bulunur. Her iki mesafede aynı işaretli oldukları için BG değeri bu iki mesafenin farkı kadardır.<br />
BG = LCG –LCB <br />
     = + 3.94 -2.54 = 1.4 m <br />
Trim formülü kullanarak trim hesaplanır.Bu arada LCB LCG ‘nin önünde ise kıça trimli  aksi halde başa trimli olur.Burada kıça trimlidir.<br />
Trimming moment =Δ x BG = 27000 x 1.4<br />
                              =37800<br />
            Trimming moment          37800                                                                              Trim =__________________ = _______<br />
            MCT1cm x 100               37800 <br />
                                               = 1 m  <br />
<br />
3- Geminin en son baş ve kıç draftları nelerdir? <br />
                                 Mean draft düzeltmesi formülü kullanılarak düzeltme miktarı bulunur.<br />
                                        LCF                -0.45                                                              Mean draft düzeltmesi =_______ x  t =_______ x 1                                         <br />
                                         L                      200              <br />
                                   =0.00225 <br />
Mean draft düzeltmesi sıfıra çok yakın bir değer olduğu için sıfır kabul edilmiştir. <br />
Düzeltilmiş mean draft hesaplanır. Bunun için LCF ile trim aynı tarafta ise düzeltme miktarı mean drafttan çıkarılır.farklı tarafta iseler düzeltme miktarı mean drafta ilave edilir.<br />
                                                                                                   Düzeltilmiş mean draft = mean draft + düzeltme miktarı <br />
                                    =9.86 + 0 = 9.86 m <br />
Baş draft hesaplanır. <br />
Baş draft = mean draft – 1/2 trim <br />
              =9.86 – (1 x 1/2 ) <br />
              =9.36 m <br />
                                Kıç draft hesaplanır. <br />
                                Kıç draft = mean draft + 1/2 trim <br />
                                               =9.86 + (1 x 1/2 ) <br />
                                               =10.36 m <br />
• Yüklü deplasmanı 4000 ton olan bir geminin TPC ‘si 20 ton’ dur. Bu gemi yoğunluğu 1010 kg/m³ olan bir suda yaz yükleme hattına kadar yükleyecektir.<br />
1-Bu geminin FWA ‘sı nedir ? <br />
ÇÖZÜM:<br />
                      Δ                    4000<br />
FWA = ____________ = ________<br />
                 4 x TPC              4 x 20<br />
                               <br />
         =50 mm <br />
<br />
2- Gemi deniz suyuna çıktığında mean draftı ne kadar değişir?<br />
ÇÖZÜM:<br />
                                        FWA x (1025 -1010 )<br />
Draft değişme miktarı = ___________________<br />
                                                      25                  <br />
                                  <br />
                                          50 x 15                                  <br />
                                   = ___________ = 30 mm                                                           <br />
                                               25 <br />
<br />
• Boş ağırlığı 10607 ton olan bir geminin boş KG ‘si 11.22 m dir. Bu gemiye aşağıdaki yükler yüklenmiş ve yükleme sonunda KM =11.20 olarak tespit edilmiştir. Bu yükleme sonunda geminin GM ‘i ne olur? <br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Kompartmanlar         Ağırlıklar           VCG          V.Moment <br />
______________      ________          ______      __________<br />
                                  Boş gemi                   10607 t            11.22 m      119010.54<br />
                                  No :1 ambar                 5644 t            10.55 m        59544.2 <br />
                                  No :3 ambar                 7077 t            10.16 m        71902.32 <br />
                                  No : 5 ambar                7162 t            10.18 m       72909.16 <br />
                                  No : 7 ambar                6648 t            10.57 m       70269.36<br />
                                                                   +________                         +__________ <br />
                                                 T.Ağırlık = 37138 t           T.Moment = 393635.58 <br />
                                                     T. Moment          393635.58<br />
                                 Final KG = __________  = ___________<br />
                                                      T. Ağırlık               37138 <br />
                                                 = 10.60 m <br />
                                 GM =KM –KG =11.20 – 10.60 <br />
                                        = 0.60 m]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1- DENGENİN TANIMI<br />
<br />
Gemi dengesi gemi yapımcılarının ince hesaplar sonucu saptadıkları bir dizayn konusudur.Genel kurallara göre saptanan bir model ve denge hesapları,gemicinin günlük işlemlerine giren çeşitli konularla girift olduğundan denizde çalışan tüm denizcileri ilgilendiren bir özelliği bulunur.<br />
<br />
Bir geminin iki tür duruş dengesi vardır.(a)Boyuna denge,(b)Enine denge.bunlardan birincisi teknenin baş-kıç yönünde kararlı durmasını,ikincisi de alabora olmamasını sağlar.Boyuna denge genellikle geminin daima emniyet içinde durmasını sağlayacak değerdedir.ender durumlarda beliren tehlike de,geminin sürekli baş-kıç yapması, tekne formunun bozulması vb.dir.<br />
<br />
Enine denge konusu ise,tüm denizcilerin karşılaştıkları bazı sorunlar çıkartan,gemi teknesinin bayılması, alabora olması ve batması gibi olaylar yaratan, en azından yüklenmiş yüklerin hasarlanmasına  sebep olan önemli bir etmendir.<br />
<br />
Bu arada denizcilerin çoğunun gözünden kaçan önemli bir ayrıntıyı işaret etmek gerekir.Denge hesaplarının sadece geminin alabora olmaması için olumlu bir GM değeri kazanılmasında ve geminin ne kadar su çektiğini bulmak konusunda faydalı olduğunu düşünürüz.Oysa ,Denge başlığı altında anlatılan fakat çok çeşitli olaylarda yararlı olacak bilgiler bulunmaktadır.Örneğin, bir geminin su derinliği uygun bir limandan, su derinliği kısıtlı bir liman için yük aldığını düşünelim.Gemi kaptanı,mümkün olduğu kadar çok yük almak zorundadır.Bu içinde bulunduğu ticari ünitenin verdiği bir görev zorunluluğudur.Bu amaçla, yüklemede geminin kamburlaşma özelliğinden başlayan hesaplar,draftların gösterdiğinden daha fazla yüklemek ve armatöre daha fazla navlun sağlamak gibi çabalarda yoğunlaşır.Bu arada, boşaltma limanında gel-git sularının varıştaki yüksekliğini hesaplamak ve geminin uygun bir balast tankına deniz suyu almak veya boşaltmak gibi su çekimini değiştiren hesaplar ile gemiyi limana sokmak,hepsi bu bölümde incelenen konuların vericileridir.<br />
<br />
<br />
2- GEMİNİN KORUNMASI<br />
<br />
1-GENEL AÇIKLAMA<br />
<br />
Gemiye yüklenen bir ağırlık değişik nedenlerle gemi yapısını bozabilir; bu olguları şöyle özetleyebiliriz:<br />
<br />
1- Geminin belli bir yerine, örneğin güvertesinin yada gladorasının belli bir bölgesine,o yerin taşıyamayacağı ağırlıkta bir yük konur; bu yüzden o yer çöker.<br />
2- Gemi içinde oldukça homojen dağılması gereken yükün, bir anbarda, gladorada yada tankta yığılması dolayısıyla geminin genel yapısında bir deformasyon olur.<br />
<br />
<br />
     Yüklü geminin seyri sırasında, baş-kıç ve yalpa devinimleri dolayısıyla gemi içindeki yüklerin yer çekimi etkisiyle kompartman perdelerine ve alabandalara basınç yaptıkları da göz önünde tutulmalıdır.<br />
<br />
<br />
     Geminin korunması konusunu:<br />
<br />
          a)Ağırlıkların düşey dağıtımı;<br />
          b)Ağırlıkların boyuna dağıtımı;<br />
          c)Ağırlıkların enine dağıtımı;<br />
          d)Ağır yükleri bir noktaya yığmamak;<br />
<br />
başlıkları altında incelemek uygun olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
3-AĞIRLIKLARIN DÜŞEY DAĞITIMININ GEMİ<br />
                                        DENGESİNE ETKİSİ                               <br />
<br />
1-GİRİŞ<br />
<br />
        Gemi mühendisleri, yaptıkları gemilerin yalnız boş durumdaki KG sini verebilirler. Yapılan geminin, ancak uygun yüklemeler sonunda gerek statik denge ve gerekse denge menzili bakımından güvenini sağlayabilirler.Buradaki uygun yüklemeler sözüne dikkat edilmelidir. Geminin denge durumu bir yönde G noktasının yerine kesin olarak bağlı bulunduğundan, yüklemenin sorumlusu ve yetkisi olan gemi zabitinin gemi dengesinde rolü çok önemlidir.Yüklemenin sorumlusu olan zabit ağırlıkların düşey dağıtımını öyle yapmalıdır ki, G noktasının yükleme sonundaki yeri gemi dengesinin elverişli, uygun, yeterli olmasını sağlasın.<br />
<br />
    Gemilerin yüklenmesinden sorumlu olanlar dileyip özledikleri elverişli koşulları çok seyrek bulurlar.Çokluk kötü yüklemelerin en elverişlisini bulup yapmak zorundadırlar. İşte bu güçlük göz önünde tutularak geminin GM’ini sürekli olarak kontrol etmek ve yüklerin düşey dağıtımında GM’i gözetmek şarttır.<br />
<br />
  Ticaret gemilerinde genel olarak, uygun bir GM bırakıldığında, en az 60º kadar bir denge menzili vardır.Birçok ticaret gemisinde ise 90º bayılmada bile doğrultucu kuvvet mevcuttur.Ortalama ticaret gemileri için uygun bir metesentr yüksekliği 1-3 kadem arasındadır.Genel olarak geminin metesantr yüksekliği 1 kademden küçükse bu gemi tender bir gemi sayılabilir.Tersine metesantr yüksekliği 3 kademden büyük gemiler ise stiff gemi olarak tabir edilebilir.Yolculuk süresince yapılacak yakıt ve su harcamalarının G noktasını tehlikeli olacak şekilde yükseltmemesini sağlamak şartıyla, yük zabiti 1-2 ayak kadar bir metesantr yüksekliğini amaç edinmelidir.<br />
<br />
      Denizcilerin kabullendiği bir kuralı belirtmek gerekir.Gemilerin uygun bir denge durumu kazanabilmeleri için toplam yükün 1/3 ünü gladoralara, 2/3 ünü de dip anbarlara koymak kuralı çok söylenen ve güvenilen bir kuraldır; ancak, bugün artık klasik diyebileceğimiz tipteki tek gladoralı gemiler için bu kurala uyulması çokluk iyi sonuç verdiği halde gemilerin özelliklerindeki çeşitlilik dolayısıyla bazı gemilerde kötü sonuçlar doğurduğu da olur.Bu bakımdan, bu kurala güvenmemek ve gemilerin çok çeşitlendiği zamanımızda, her geminin özelliğine göre yükleme yapmak doğru olur.<br />
<br />
<br />
2-DİRİ(STİFF)GEMİ<br />
    <br />
Stiff gemi GM’i büyük olarak tanımlanabilir.Bu da GZ’ in yani doğrultucu kuvvet kolunun büyük olması demek olur.Böyle bir gemi bir dış etkenin etkisiyle bir yana bayılırsa, gemiyi doğrultmaya çalışacak olan doğrultucu moment büyük olur.Çünkü doğrultucu kuvvetlerin kolu büyüktür.Böyle olduğu için de gemi hızla doğrulur.Bu yüzden diri gemilerin yalpası sert ve yalpa peryodu küçüktür.<br />
<br />
  Aşırı diri olan gemi denizde sert yalpalar yaptığı için gemi bünyesinin zorlanmasına neden olur.Aşırı yalpalar nedeniyle gemi denizli havalarda yol kaybına uğrar.Tabiiki buda fazla yakıt demektir.Sert yalpa yapan geminin içindeki yük kayması, gemiyi ve yükü hasara uğratması ihtimallerini gözarde etmemek gerekir.Bu sakıncalar dikkate alınarak yükleme yapılırken gemiyi stiff duruma getirmemeye çalışılmalıdır.Bu durum sonra anlaşıldığı takdirde omurgaya en yakın yerlerdeki yakıtını harcamak suretiyle G noktasını, yükseltmeye,yani GM’i küçültmeye çalışmak uygun bir yöntemdir.<br />
<br />
      Stiff  bir geminin GM’ini küçültmek için yapılacak işlem dabılbotum tanklarındaki safranın denize basılmasıdır.Bu işlem sırasında meydana gelebilecek geniş serbest su yüzeyi dolayısıyla G noktası yükselir.Bu tip gemilerde GM o kadar büyüktür ki, G noktasının yükselmesi hiçbir sakınca doğurmaz.<br />
<br />
<br />
3-TENDER(UYSAL) GEMİ<br />
    <br />
    Tender gemi, GM’i küçük gemi olarak tanımlanabilir.GM’i küçük demek, doğrultucu kuvvet kolu olan GZ’nin küçük olması demektir.Bu yüzden uysal bir dış etkenle bir yana bayılsa,gemiyi doğrultmaya çalışacak olan doğrultucu moment küçük olacak ve gemi ağır-ağır doğrulacaktır.Bu yüzden tender geminin yalpaları ağır olur.<br />
<br />
  Doğrultucu momentin küçük değerde olması geminin dengesinin kötü olması demek değildir.Diri geminin aksine uzun peryotlu ağır yalpalar yapması tender gemide yükün ve gemi adamlarının yalpadan zarar görmeleri olasılığını da azaltır.Hatta genel denge durumu bakımından da tender gemi stiff gemiye oranla daha iyidir.Denge menzilini etkileyen faktörlerden biri de GM’dir.GM küçüldükçe denge erimi de küçülür.<br />
<br />
      Sefer esnasında geminin aşırı uysal olduğu anlaşırsa G noktasını alçaltacak önlemler alınmalıdır.Örneğin, kömürlü bir gemide üst kömürlüklerdeki kömür aşağılara aktarılabilir;d.b.tankları olan gemide bu tanklardan  boş olanlara safra  alınabilir.Double-bottom tanklarına su alınırken doğan serbest su sathı dolayısıyla G noktası önce biraz yükselirse de tank dolunca G noktası başlangıçtaki yerinden  biraz daha alçalmış olacak ve GM biraz büyümüş olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
4-SAFRALI GEMİ <br />
               <br />
    Geminin genel olarak daha çok suya gömülmesini ve pervanesinin suya batmasını sağlamak amacıyla gemilerde mevcut olan d.b.tanklarına alınan safra suyu dolayısıyla gemi daha da stiff olur.Bu yüzden, yük almak üzere boş olarak bir limandan diğerine giden gemiler çabuk ve sert yalpalar yaparlar.Fakat gemi adamlarına yaptığı bezdirici,tedirgin edici etki ve geminin özellikle yüksek kısımlarına  yaptığı silkeleyici ve savurucu etki düşündürücüdür. Bunu önlemek için deep tanklar yapılmaktadır.<br />
<br />
<br />
ŞEKİL 1<br />
<br />
<br />
5-ALABANDALARA YAKIN İSTİFLENMİŞ YÜKLERİN ETKİSİ <br />
<br />
      Yükün anbarağzına yüklenmesi sonucu GM ne olacaktı ise, ikiye ayrılıp alabandalara konması sonucunda da GM gene aynı olur.Yük ister alabandaya ister centre line plane’e yakın konmuş olsun, GM aynı kalacağı için doğrultucu kuvvetlerin değeri değişmeyecektir.<br />
<br />
      Ağır yüklerin alabandalara konmasıyla yalpa peryodunun büyüyeceğini bilmekten gelen ve ağır yüklerin alabandalara yakın istiflenmesi yönünde bir öğüt söylenegelir.Fakat bunun etkisi önemsenmemelidir;çünkü bu yolla yalpa peryodunu önemli ölçüde büyütmek olanaksızdır.<br />
<br />
<br />
6-DENGESİZ GEMİ <br />
<br />
  Başlangıç dengesi hakkında kesin bilgi veren, fakat genel olarak stabilite eğrileri incelenmeksizin de geminin denge durumu hakkında fikir ve kanı edinmemizi sağlayan GM’dir. Bu bakımdan GM’ i sıfır ya da negatif olmamasını sağlamakla, geminin denge durumunu da elverişli sınırlar içerisinde bulundurmuş oluruz.Gemi inşa mühendisleri gemiyi GM’i sıfır olsa bile 60°-70° yalpa açılarına kadar doğrultucu moment mevcut olacak biçimde dizayn ederler.<br />
<br />
              Bununla beraber :<br />
<br />
              1-Yolculukta karşılaşacak olağanüstü durumlar;<br />
<br />
              2- Bir yana bayılmış gemide bütün hizmetlerin aksayacağı;<br />
<br />
              3-Yolculukta genel olarak,yakıt ve su harcamaları yüzünden G noktasının daha da yükseleceği düşünülerek,yükleme GM sıfır, hele negatif olacak şekilde asla yapılmamalıdır.<br />
<br />
              Bir geminin hangi nedenlerle bir yana bayılmış olabileceğini belirlersek:<br />
<br />
(a) Ağırlık merkezi G gemi simetri düzleminden çıkmış olabilir.<br />
<br />
(b) Yükler daha yolculuk başlangıcında geminin GM’i negatif olacak şekilde dağıtılmış olabilir.<br />
<br />
<br />
&copy; Güverteye alınan nem çekici özellikte olan büyük bir parti yük ıslanıp ağırlaşmış ve zaten küçük olan GM’i negatif yapmış olabilir.<br />
<br />
(d) Sefer başlangıcında GM’i küçük olan gemide, sefer sırasında d.b. tanklarından yakıt ve su harcaması dolayısıyla G noktası yükselmiş ve böylece GM negatif duruma gelmiş olabilir.<br />
<br />
<br />
(a )da belirtilen durumun düzeltilmesi için G nin simetri düzlemi içerisine sokulması gerekir. Bu da geminin yüksek tarafındaki tanka safra alınması yada alçak taraftaki tanktan safra basılmasıyla kolayca ve tehlikesiz biçimde yapılabilir.<br />
<br />
(a ) &copy; ve (d) de sayılan durumlarda geminin bir yana bayılmasının nedeni negatif GM’dir.Temel kural, mümkün olan en alçak yere mümkün olduğu kadar çok ağırlık eklemek yada en yüksek yerden en çok ağırlık çıkarmaktır.<br />
<br />
Bayılma nedeni negatif  GM olan bir gemiyi düzeltmek için kullanılan başlıca yol,d.b.tanklarına deniz suyu almaktır. Bu işlem için şunlara dikkat edilmelidir.<br />
<br />
1- Boş olan safra tanklarından önce orta bölmeyle sancak-iskele ayrılmış olanlara deniz suyu alınmalıdır. Sancak-iskele ayrılmamış tanklara su almaya başlanırsa ayrılmışlara oranla daha geniş serbest su yüzeyi alanı oluşacağından, tank bütünüyle dolana kadar G noktası daha da yukarı çıkacaktır.<br />
<br />
2- Orta bölmeyle sancak –iskele ayrılmış safra tanklarından, önce geminin yattığı taraftaki tanka safra alınmalıdır. Bunu yapmanın iki nedeni vardır:<br />
<br />
a) Geminin bayıldığı taraftaki tankın G noktasından olan düşey uzaklığı(Şekil 2 -b deki h2 ) yüksek taraftaki tankın G noktasından olan düşey uzaklığından büyüktür. Bu bakımdan alçak yandaki tanka safra alınması G noktasını aşağıya indirmek yönünden,yüksek yandaki tanka safra alınmasından daha etkili olacaktır. <br />
<br />
ŞEKİL2-<br />
<br />
b) Safra suyu alma işine yüksek taraftaki tanktan başlanırsa tank tümüyle dolmadan önce,G noktası bir yandan tanka dolan suların ağırlığıyla geminin yüksek tarafına doğru simetri düzleminin dışına çıkarken, öte yandan tankta doğan serbest su yüzeyinin etkisiyle yükselecektir.(Şekil-3)<br />
<br />
Bunun sonucu olarak yüksek yandaki d.b. tankına su alınan geminin tank dolmadan önce yavaş-yavaş düzelip,sonra hızla aksi yana ve ilk yattığı taraftakine oranla daha büyük bir açıyla bayılma olasılığı vardır.<br />
<br />
Günümüzde yapılan gemilerin bazen bir d.b. tankı iki boyuna perdeyle üç bölmeye ayrılmaktadır. Böyle bir geminin bayıldığı durumlarda önce d.b.tankının orta bölmesini doldurmak uygun olur. <br />
ŞEKİL 3<br />
<br />
<br />
<br />
GEMİ DENGESİ HAKKINDA GENEL BİLGİ<br />
<br />
1. KAVRAMLAR<br />
<br />
a) Moment <br />
<br />
Doğrusal hareketlerin ana ögesi olan kuvvet dönme hareketinde yerini yeni bir kavrama moment kavramına bırakır. Moment kısaca döndürücü kuvvet diye isimlendirilebilir. <br />
<br />
Şekil 1 de gösterilen cismin C noktası etrafında dönebildiğini düşünelim. A noktasından bu cisme bir x kuvveti uygulanınca cisim C noktası etrafında dönme hareketi yapar. Bu hareketi belirleyen öge doğrusal harekette olduğu gibi kuvvet değil fakat x kuvvetiyle bu kuvvetin dönme noktasına uzaklığını ifade eden CB nin çarpımıdır. Bu çarpıma moment diyoruz.<br />
<br />
Moment = Kuvvet * Kuvvet Kolu<br />
<br />
<br />
ŞEKİL 4<br />
<br />
<br />
Kuvvet ton uzunluk metreyle ifade edilirse moment  ton / metre ; kuvvet ton    uzunluk ayakla ifade edilirse moment  ton / ayak  olur. Böylece kuvvet ve uzunluk değişik birimlerle ifade edilerek moment değişik birimlerle ölçülebilir. Bir cismi etkileyen bir kuvvet dolayısıyla gerçekte cismin etrafında dönemeyeceği bir eksene nazaran momenti düşünülüp hesaplanabilir. A noktasından uygulanan x kuvvetinin etkisinde bulunan cisim için moment ;<br />
<br />
a) Dönme ekseni C1 noktası kabul edilirse ; X * C1 B1 ( Kuvvet * Kuvvet Kolu )<br />
b) Dönme ekseni C2 noktası kabul edilirse ; X* C2 B2 ( Kuvvet * Kuvvet Koludur. )<br />
<br />
Böylece cismi belli bir A noktasından etkileyen belli bir x kuvveti için değişik dönme noktaları varsayarak değişik momentler hesaplayabiliriz.<br />
<br />
b) Bileşke moment<br />
<br />
Bir cismi etkileyen birçok kuvvet cismin dönme eksenine göre momentler doğurur. Cisim bu eksen etrafında kuvvetlerden doğan momentlerin bileşkesi etkisi altındadır.<br />
<br />
Bileşke moment hesaplanabilir. Bileşke momenti bulmak için bir yönde döndürücü momentleri toplamak gerekir. Döndürücü momentlerin hepsi bir yönde olmaz da karşıt yönlerde olursa bu momentlerin bileşkesini hesaplamak için aynı yönde olanları kendi aralarında toplayıp küçük olanı büyük olandan çıkarırız. Şekilde X Y ve Z kuvvetlerinin D noktasından geçen eksene göre doğurdukları momentlerin bileşkesi şöyle bulunur ;<br />
<br />
Bileşke Moment = ( X * AD ) + ( Y * BD ) – ( Z * CD )<br />
<br />
ŞEKİL 5<br />
<br />
X Y ve Z kuvvetlerinin D noktasından geçen eksene göre doğurdukları momentlerin bileşkesi : ( X * AD ) + ( Y * BD ) – ( Z * CD )<br />
<br />
c) Ağırlık Merkezi<br />
<br />
Ağırlık merkezini cismin dengede tutabileceği nokta olarak tanımlayabiliriz. Bir sistemin birçok cisimden oluşan karma bir cismin ağırlık merkezi de, o cismi dengede tutabileceğimiz noktadır. <br />
<br />
Karma cismin ağırlık merkezi o cismi yada sistemi dengede tuttuğuna göre bu ağırlık merkezi dönme noktası olarak alındıkça cismi yada sistemi meydana getiren parçaların ağırlıkları ile bu dönme noktasına nazaran doğurdukları momentlerin bileşkesi 0 oluyor demektir. Şekilde altı parçadan oluşan bir sistem ve bu sistemle bu sistemi oluşturan parçaların ağırlık merkezleri görülüyor. Her bir parçanın ağırlığı ve G noktasına olan uzaklığına göre G ye nazaran meydana getirdiği momentlerin bileşkesi 0 olmazsa G noktasından desteklenmiş bulunan sistem dönme hareketi yapacak yani dengede tutulmayacaktır. Bu halde bir cismi meydana getiren parçaların ağırlıkları dolayısıyla o cismin yada sistemin ağırlık merkezine nazaran doğurdukları momentlerin bileşkesi 0 dır. <br />
<br />
Bir cismin ağırlığı dolayısıyla ve bir noktaya nazaran momenti ağırlık merkeziyle bu nokta arasındaki mesafenin ağırlıkla çarpımıyla bulunur. Şekilde E noktasından dayaklanmış bir cismin G noktasında toplanmış olan ağırlığı ( W ) dolayısıyla, E noktasına nazaran doğurduğu moment W * d `dir.<br />
<br />
d) Geminin Ağırlık Merkezi<br />
<br />
Geminin ağırlık merkezi gemiyi oluşturan parçaların ağırlıklarının toplandığı nokta olarak tanımlanabilir. Ve G harfi ile gösterilir.<br />
<br />
ŞEKİL 6<br />
<br />
Gemiye içi boş bir tekne gözüyle bakılırsa içine konan ve çıkarılan parçaların etkisiyle bu sistemin ağırlık merkezi sürekli yer değiştirebilecek demektir. Geminin denge durumu kesin olarak G noktasının yeriyle ilgilidir. Bu bakımdan herhangi bir yükleme durumunda gemi dengesinin incelenebilmesi için G noktasının yerini bilmemiz gerekir.<br />
<br />
G noktasının yeri ayrıksı durumlar dışında gemi simetri düzlemi üzerindedir. Bu bakımdan G noktasının yerini bilmek demek bu düzlem üzerindeki iki eksene göre koordinatlarını bilmek demektir. Bu eksenlerden yatay olanı simetri düzleminin omurga dış yüzeyi ile olan ana kesitidir. Öteki eksen ise mastory kesitidir. <br />
<br />
Gemi dengesi bakımından önemli olan ağırlık merkezinin C.L.F ile omurganın ara kesiti olan baseline den ne kadar yüksekte olduğudur. Bu yükseklik bilinirse  geminin denge değeri biliniyor demektir. <br />
<br />
ŞEKİL 7<br />
<br />
2) AĞIRLIK MERKEZİNİN B.L DEN YÜKSEKLİĞİ ( KG nin HESAPLANMASINDA MOMENTTEN YARARLANMA )<br />
<br />
Eğer bir cismin ağırlığı dolayısıyla bir noktaya nazaran doğurduğu momenti bilirsek bu cismin ağırlık merkezinin o noktadan uzaklığını bulabiliriz. Çünkü moment = W * d bağlantısından ; d = Moment / W çıkar.<br />
<br />
Buna göre de  bilinen momenti ağırlığa bölerek uzaklığı bulabiliriz. <br />
<br />
ŞEKİL 8<br />
<br />
G boş geminin ağırlık merkezi W boş deplasman olsun<br />
<br />
GK * W boş geminin ağırlığı dolayısıyla Baseline a nazaran momenti olur. Bu geminin güvertesine merkezi g ağırlığı w olan cismin konmasından sonra bileşik cismin karinaya nazaran momentini bulmak için aynı yöndeki momentleri toplamak gerekir. w sonradan eklenen cismin ağırlığı gK sonradan eklenen cismin ağırlık merkezinin karinadan uzaklığı. gK * w eklenen moment oluyor demektir. GK * W boş geminin momentidir. Momentlerin bileşkesini bulmak için momentleri toplayalım. ( gK * w ) + ( GK * W ) = Ağırlığın eklenmesinden sonra sistemin karinaya nazaran momentidir. <br />
<br />
Bu momenti sistemin ağırlığına bölersek moment kolunu yani sistemin yeni ağırlık merkezinin ( G1 ) omurgaya ( BL ) olan uzaklığını buluruz. <br />
<br />
   ( Kg * w ) + ( GK * W )<br />
KG1 = ____________________<br />
<br />
                 w + W<br />
<br />
Bu son bağıntıdan faydalanarak boş KG si bilinen gemiye yük yüklenmesinden sonraki yeni ağırlık merkezi omurgadan mesafesini hesaplayabiliriz. <br />
<br />
Yüklü bir gemiden yük çıkartıldıktan sonra yeni ağırlık merkezinin karinaya olan mesafesini hesaplamak için yukarda bahsedilen esaslardan faydalanılacaktır. Bu durumda ağırlığın çıkarılmasıyla zıt yönde bir moment doğurduğu bu bakımdan gemiden çıkarılan yükün momentinin eklenmesi değil çıkarılması gerektiği hatırlanmalıdır. <br />
<br />
G yüklü geminin ağırlık merkezi ; GK yüklü geminin moment kolu olsun KG * W karinaya nazaran yüklü geminin momentidir. g çıkarılan yükün ağırlık merkezi w çıkarılan yükün ağırlığı olsun. Kg * w yüklü geminin momentine zıt yönde doğan momenttir. Yükün çıkmasından sonraki yeni ağırlık merkezi ( G1 ) nin karinadan olan mesafesini ( KG1 ) bulmak için aşağıdaki bağlantıdan yararlanırız.<br />
<br />
<br />
 ( KG * W ) – ( Kg * w )<br />
KG1= ____________________<br />
<br />
      W – w<br />
<br />
3) ÖRNEKLER<br />
<br />
Geminin kapasite planlarındaki bilgiden yaralanarak çeşitli yükleme durumlarında KG nin hesaplanması aşağıdaki örneklerde görüldüğü gibi yapılır. <br />
<br />
Boş gemiyi ele alarak örneklerin yapılış biçimini şu şekilde özetliyebiliriz.<br />
<br />
a) Boş deplasman ile boş KG çarpılarak boş geminin karinaya göre momenti bulunur.  Boş deplasman ve boş KG geminin kapasite planında ve GZ eğrilerini gösteren plandan bulunur. <br />
b) Eklenen ve çıkarılan ağırlıklar merkezlerinin karinaya olan uzaklığı ile çarpılarak her biri için moment hesaplanır. Bu hesaplamadan kapasite planındaki kompartıman kapasiteleri ve kompartıman ağırlık merkezlerini kelden olan mesafesi hakkındaki çizelgelerden yararlanılır.<br />
c) Eklenen ağırlıklar ve eklenen ağırlıkların momentleri çıkarılan ağırlıklar ve çıkarılan ağırlıkların momentleri kendi aralarında toplanır. <br />
d) Eklenen ağırlıklar toplamı boş deplasmanla toplanır.<br />
e) Çıkarılan ağırlıklar toplamı (d) deki toplamdan çıkarılır.<br />
f) Eklenen ağırlıkların toplam momenti boş deplasman momenti ile toplanır. <br />
g) Çıkarılan ağırlıkların toplam momenti (f) deki toplamdan çıkarılır.<br />
h) (g) deki işlem sonunda bulunan moment (e) deki işlem sonunda bulunan ağırlığa bölünür. Bu bölüm bize KG yi verir.<br />
<br />
Örnek 1 : Deplasman: 5000 ton <br />
       KG = 21 Ayak  olan gemiye aşağıdaki ağırlıklar eklenmiş ve çıkarılmıştır.<br />
<br />
Son KG yi bulunuz.<br />
<br />
Eklenen 130 ton; keel’den yüksekliği 15 feet.<br />
Eklenen 450 ton; keel’den yüksekliği 36 feet.<br />
Eklenen 240 ton; keel’den yüksekliği 20 feet.<br />
Eklenen          1500 ton; keel’den yüksekliği 12 feet.<br />
Eklenen 520 ton; keel’den yüksekliği 25 feet.<br />
Çıkarılan 300 ton; keel’den yüksekliği 25 feet.<br />
Çıkarılan 720 ton; keel’den yüksekliği 15 feet.<br />
Çıkarılan 210 ton; keel’den yüksekliği 20 feet.<br />
<br />
Çözüm :<br />
<br />
Eklenen Ağırlıklar       Çıkarılan Ağırlıklar<br />
_______________________         _______________________________<br />
<br />
ağırlık * yükseklik = moment ağırlık * yükseklik = moment<br />
130 15 =  1 950 300 27 =  8 100<br />
450 36 =16 200 720 15 =10 800<br />
240 20 =  4 800 210 20 =  4 200<br />
1500 12 =18 000 ____           ______ <br />
 520 25 =13 000 toplam toplam<br />
ağırlık 1230 moment  23 100<br />
____ _______ _____ ________<br />
toplam toplam<br />
ağırlık 2840 moment 53 950 ft. ton <br />
<br />
<br />
<br />
Boş gemi için moment : KG * W<br />
<br />
21 * 5.000 = 105.000 ft. Ton<br />
<br />
<br />
Boş gemi : Ağırlık 5.000 ton; moment 105.000 ft / ton<br />
<br />
  Eklenen : Ağırlık 2.840 ton; moment  53.950 ft / ton<br />
<br />
________ _____________<br />
7.840 158.950 ft / ton<br />
Çıkarılan : Ağırlık 1.230 moment  23.100 ft / ton<br />
________ _____________<br />
6.610 ton; 135.850 ft / ton<br />
<br />
Son moment 135.850<br />
Son ( final ) KG =      ----------------     =    --------------  = 20,6 feet<br />
Son Ağırlık 6.610         ¯¯¯¯¯¯¯¯<br />
<br />
Örnek 2<br />
<br />
1) Mersin Limanına kısmen yüklü olarak gelen koster Mersinden 136 ton yük almıştır; bu yükün ağırlık merkezi BL’den 9, 7 feet yüksektir.<br />
2) Gemi Mersinde ağırlık merkezi BL’den 1,2 m yüksek olan db nr.3 e 40 ton safra: ağırlık merkezi Bl’den 6 m yüksek olan kış pike 35 ton tatlı su almıştır.<br />
3) Boş deplasman 480 tondur; Mersin’e gelişte deadweight 1060 tondur.( Öyleyse Mersin’ e gelişte deplasman : 480 + 1060 = 1540 tondur )<br />
4) Bir çizelge yaparak momentleri ve bu momentlerden yararlanarak son KG’yi hesaplayınız.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ağırlık ( ton ) m. Kolu Moment<br />
( ft. ) ( ft / t )<br />
___________ _______ _______<br />
<br />
Gemi ve yük(gelişte) 1 540 8.0 12 320<br />
Mersinde eklenen yük   136 9.7  1 319<br />
N. 3. d.b. tankına alınan safra     40 1.2       48<br />
Kıç pike alınan su     35 6.0     210<br />
___________           _______<br />
1 751 13 897<br />
Mersin’de çıkarılan yük   365 9.8  3 577<br />
_____ _______<br />
1.386 TON 10 320<br />
<br />
Son KG = 10 320 ÷ 1 386 = 7,4 feet’dir.<br />
¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯<br />
<br />
<br />
                                                             TANIMLAR <br />
 <br />
1-GEMİLERİN BOYUTLARI:<br />
Gemilerin genişliğini uzunluğunu derinliğini belirten tanımlar stabilite hesaplarında gerekse gemilerin teknik nitelikleri bakımından önem taşırlar.<br />
1.1.TAM BOY:<br />
LOA olarak simgelenir. Baş ve kıç bodoslamalar arasındaki en büyük yatay uzaklıktır.<br />
1.2.KALIP GENİŞLİK:<br />
D olarak simgelenir. Gemi bordasında omurga ile ana güverte arasındaki ölçülen mesafedir.<br />
1.3.DİKMELER ARASI BOY:<br />
LBP diye simgelenir. Gemilerin baş ve kıçından geçen  dikmeler arası mesafedir.<br />
1.4.SU ÇEKİMİ:<br />
d ile simgelenir.(draught) . omurga ile su hattı arasındaki mesafedir.baş ve kıç draftlar ise omurga ile baş ve kıç draft markalarından geçen su hattı arasındaki msafedir.<br />
<br />
2-GEMİLERİN TONAJLARI:<br />
Gemi tonajları gemi inşa mühendisleri tarafından belirlendikten sonra  uluslar arası klas kuruluşları tarafından kabul edilir ve ülkelerin yetkili otoritelerince onaylanır.<br />
2.1.DEPLASMAN:<br />
Herhangi bir konumda bir geminin içindekilerle sahip olduğu gerçek ağırlığa deplasman denir.Δ ile simgelenir.<br />
2.2.BOŞ DEPLASMAN:<br />
Geminin dizayn edildiği boş draftaki ağırlığıdır.Gemi bünyesi makinesi yedek parçaları ve kazan suyundan meydana gelir.<br />
2.3.YÜKLÜ DEPLASMAN:<br />
Yüklü geminin içindekilerle beraber toplam ağırlığına yüklü deplasman denir.<br />
2.4.DETVEYT TON:<br />
Bir geminin taşıyabileceği maksimum ağırlık miktarıdır. Bu değer yüklü deplasman ile boş deplasman arasındaki farktan elde edilir. Bu tonaja stor, yük, yakıt , yağ, su ve balast gibi ağırlıklar girer.<br />
2.5.GROS TON:<br />
Bazı durumlar dışında bir gemide bulunan bütün kapalı mahallerin hacmidir. Yani hacim ölçüsüdür.<br />
2.6.NET TONİLATO:<br />
Bir geminin yük almaya müsait bütün kapalı mahallerinin toplam hacmidir.<br />
2.7.ÖZEL TONAJLAR:<br />
Panama kanal ton, Süveyş kanal net ton, Panama kanal ton gibi tonajlara özel tonajlar denir.<br />
<br />
3-ENİNE VE BOYUNA DENGEDE KULLANILAN TANIMLAMALAR:<br />
3.1.YOĞUNLUK VE ÖZGÜL AĞIRLIK:<br />
Belirli bir hacimdeki bir cismin ağırlığına o cismin yoğunluğu denir. Tatlı suyun yoğunluğu 1000 kg dır.Özgül ağırlık ise bir cismin yoğunluğunun tatlı suyun yoğunluğuna oranıdır.<br />
3.2.SANTİMETRE BATIRMA TONU:<br />
TPC olarak simgelenir.deniz suyunda ve herhangi bir draftta yüzen bir geminin, vasat draftını 1  santimetre değiştiren ağırlığa santimetre batırma tonu denir<br />
3.3.FRESH WATER ALLOWANCE:<br />
FWA olarak simgelenir.Tatlı suyun doğurduğu draft farkı diye tanımlayabiliriz.<br />
3.4.YÜKLEME SINIR MARKASI:<br />
Gemilerin çeşitli bölgelerde ve çeşitli mevsimlerde yapacağı yüklemelerin maksimum sınırını gösterir.<br />
3.5.AĞIRLIK MERKEZİ:<br />
G harfi olarak simgelenir.gemi ağırlığını oluşturan düşey kuvvetlerin birleştiği noktadır.<br />
3.6.YÜZDÜRME YETENEĞİ MERKEZİ:<br />
Bir gemiyi yüzdüren yani yukarı iten dikey kuvvetlerin birleştiği noktaya denir.<br />
3.7.ÇEŞİTLİ DENGE DURUMLARI :<br />
Gemilerin üç türlü denge durumu vardır.<br />
3.7.1.KARARLI DENGE:<br />
Dış etkenlerden dolayı bire tarafına yatan bir gemi tekrar dik konumuna dönebiliyorsa o gemi kararlı dengeye sahiptir.GM pozitiftir.<br />
3.7.2.NÖTR DENGE:<br />
Dış etkenlerden dolayı bir tarafına yatan bir gemi eğer durumunu koruyorsa bu gemi nötr dengeye sahiptir.GM sıfırdır.<br />
3.7.3.KARARSIZ DENGE:<br />
Dış etkilerden dolayı bir tarafına yatan gemi ilk konumuna dönmeyip daha fazla yatmaya devam ediyorsa, bu durumundaki gemi dengesine kararsız denge denilir.GM negatiftir.<br />
4-BOYUNA DENGE:<br />
4.1.TRİM:<br />
Tatbikatta boyuna dengeye trim denir.geminin boyuna olarak başa veya kıça yatmasıdır. Bir başka deyişle geminin baş ve kıç draftları arasındaki farka trim denir.<br />
4.2.GEMİ YÜZME MERKEZİ:<br />
LCF olarak simgelenir. Geminin etrafında yalpa ve baş kıç yaptığı kabul edilen noktadır.<br />
4.3.BİRİM TRİM MOMENT:<br />
MCT1cm olarak simgelenir. Bir gemiye 1 cm trim değişikliği yaptıran momente denir.<br />
4.4.BOYUNA YÜZDÜRME YETENEĞİ MERKEZİ:<br />
LCB olarak simgelenir.Yüzdürme yeteneği merkezinin gemi orta hattından olan yatay mesafesidir.<br />
4.5.TRİM YAPTIRAN KOL:<br />
BG olarak simgelenir.LCG ile LCB arasındaki yatay uzaklık farkıdır.<br />
4.6.BOYUNA AĞIRLIK MERKEZİ:<br />
LCG olarak simgelenir.Ağırlık merkezinin gemi orta hattına olan yatay mesafesidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
                                             UZAKYOL VARDİYA ZABİTİ  <br />
                            <br />
                         GEMİ ADAMLARI SINAVLARI YÜK İŞLEMLERİ VE  <br />
<br />
                           GEMİ STABİLİTESİ -1 SORULARI VE YANITLARI                                                                                                                      <br />
<br />
<br />
• Deplasmanı 5000 ton olan bir geminin KG ‘si 3 m’dir. Bu gemi KG ‘si 4.00 m olan ambarına 2000 ton yük yükledikten sonra KG’ si 8.00 m olan güvertesine de yük alacaktır.Yükleme sonunda GM=0.6 m olacaktır. (Yükleme sonunda KM=4.5 m’dir.)<br />
                <br />
                         1- Bu geminin KG ‘si nedir?<br />
<br />
                                ÇÖZÜM:<br />
             <br />
               Kompartman           Ağırlıklar         VCG(KG)            V.Moment<br />
             ____________          ________         ________            _________<br />
<br />
                 Deplasman               5000 ton   x      3  metre                15000<br />
<br />
                                  Yük                          2000 ton   x      4 metre                   8000     <br />
                                 <br />
                      Yük                        +     X           x      8 metre                +  8X<br />
                                                                _________                                    __________<br />
                                                                <br />
                                     Ağırlık=7000+X                                  Moment=23000+X                                                                                                                                                                                                                                                                   <br />
<br />
<br />
                                  GM =KM-KG<br />
                              <br />
                                    0.6 =4.5-KG<br />
<br />
                                    KG =3.9 metre<br />
<br />
                                   2-GM’ nin 0.6 m olması için güverteye kaç ton yük alabilir?<br />
                                   <br />
                                    ÇÖZÜM:<br />
                                                  <br />
                                                 Σ Ağırlık<br />
                                    KG =___________                         GM =KM- KG<br />
                                                                                             <br />
                                                 Σ Moment                              0.6=4.5 -  KG<br />
                                                                                                          <br />
                                                                                               KG=3.9 metre <br />
                                   <br />
                                            <br />
<br />
                                              <br />
                                            <br />
                                             23000 + 8X                      <br />
                                 3.9 =_____________      <br />
                                                                      <br />
                                              7000 + X             <br />
                                   <br />
                                   27300 +3.9 X =23000 + 8 X<br />
                                                      X =1048.78 ton<br />
   <br />
<br />
• Boş ağırlığı 2800 ton olan bir gemide 150 ton yakıt 80 ton su bulunmaktadır. Bu geminin günlük yakıt sarfiyatı 10 ton su sarfiyatı 3 ton ‘dur.Gemi 6 günlük seyir yaptıktan sonra limana yanaşmış ve gemiye 5500 ton yük 250 ton ek yakıt, 50 ton su alınmıştır.<br />
<br />
 1- Geminin detveytini bulunuz?<br />
     <br />
      ÇÖZÜM:<br />
<br />
     6 x 10 =60 ton yakıt                         6 x 3 =18 ton su     <br />
   <br />
     DW = 5500 + 250 + 150 + 80 +50 –( 60 + 18 ) = 5952 ton   <br />
<br />
<br />
 2-Geminin son deplasmanını hesaplayınız?    <br />
     <br />
     ÇÖZÜM:<br />
<br />
     Δ = 5500 + 2800 + 250 +150 + 80 + 50 – (60 + 18 ) =8752 ton     <br />
<br />
<br />
• Dikmeler arası boyu 180 m ve boş ağırlığı 7850 ton olan bir geminin boş LCG ‘si 7.85 m’ dir. Bu gemiye aşağıda gösterilen yükler yüklenmiş ve  <br />
<br />
No : 1 Ambar             3500 ton                LCG = -65.40 m<br />
No : 3 Ambar             8700 ton                LCG = -30.70 m<br />
No : 5 Ambar             8900 ton                LCG =   20.25 m<br />
No : 7 Ambar             4100 ton                LCG =   41.60 m<br />
<br />
Yükleme sonunda: mean draft = 10.12 m, LCF =0  LCB= -3.60 m ve MCT1cm =650 tonmetre\cm olarak tesbit edimiştir.<br />
<br />
1-Yükleme sonundaki trimi hesaplayınız?<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
<br />
Kompartman          Ağırlık            LCG           T. Moment<br />
___________         ______           _____          __________     <br />
<br />
Boş deplasman        7850 ton        7.85 m         61622.5<br />
<br />
No : 1                      3500 ton     -65.40 m      -228900 <br />
<br />
No : 3                      8700 ton     -30.70 m      -267090 <br />
<br />
No : 5                      8900 ton       20.25 m       180225 <br />
<br />
No : 7                      4100 ton       41.60 m       170560    <br />
                           +_________                     +_________   <br />
<br />
Final deplasman = 33050 ton    T. Moment = - 83582.5  kıça trimli <br />
<br />
           Bileşke moment       -83582.5<br />
LCG = ______________ = __________             BG = LCG –LCB<br />
                                            <br />
                                             Final deplasman         33050                          = -2.52 – ( - 3.60 )           <br />
<br />
        = -2.52 m                                                            = 1.08 m<br />
<br />
<br />
                   Δ x BG               33050 x 1.08    <br />
Trim = ______________ =  ____________ <br />
<br />
             MCT1cm x 100        650 x 100     <br />
<br />
        =0.544 m  <br />
<br />
2- Geminin yükleme sonunda oluşan baş ve kıç draftları hesaplayınız? <br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
LCF = 0 olduğu için mean draft düzeltmesine gerek yoktur.<br />
<br />
Düzeltilmiş mean draft =Mean draft + Düzeltme miktarı  <br />
                                     =10.12 + 0 <br />
                                     =10.12 m <br />
<br />
Baş draft = 10.12 – (1/2 trim )<br />
              = 10.12 -  ( 0.54 ) x ( 1/2 ) <br />
              = 9.848 m <br />
<br />
Kıç draft = 10.12 +( 1/2 trim ) <br />
              = 10.12 + ( 0.54 ) x  (1/2 ) = 10.392 m      <br />
• A gemisi suyu yoğunluğu 1010 kg/m³ olan bir limanda yükleme yapmaktadır.A gemisinin yükleme sonuna yaklaşırken yapılan kontrolünde vasattaki su seviyesinin yaz yükleme hattının 4 cm altında olduğu tespit edilmiştir. Geminin limanda 150 ton daha yükü kalmıştır.(TPC :25 ton FWA : 100 mm )<br />
<br />
1- Yoğunluk farkından dolayı oluşan draft farkı nedir?<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Yoğunluk farkından dolayı draft farkı ;<br />
<br />
      FWA x  ( 1025 – 1010 )<br />
X =__________________ <br />
<br />
                   25 <br />
<br />
       100 x 15<br />
X =  _______            X =60 mm<br />
<br />
            25 <br />
<br />
2-Gemi açık denize çıktığında yaz yükleme hattında olabilmesi için kalan yükü de hesaba katılarak hesaplandığında fazladan kaç ton balast almalıdır?<br />
<br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Yüklemenin yapıldığı yerde yaz yükleşme hattına ulaşmak için 40 mm daha yük almak gerekiyordu. Bu duruma toplam yüklenmesi gereken miktar = a +b olacaktır.<br />
              a + b = 60 + 40 =100 mm <br />
<br />
TPC =25 ton olduğuna göre , geminin ağırlık olarak yüklemesi gereken yük miktarı ;<br />
25 x 10 =250 tondur.150 tonunu yüklediği için ;<br />
x =250 -150 = 100 ton balast almalıdır.<br />
<br />
<br />
• Dikmelerarası boyu 200 m ve boş ağırlığı 9500 ton olan bir gemiye aşağıdaki yükler yüklenmiştir. Geminin boş LCG ‘si 10.50 m ve yüklemeden sonra deplasman deplasman karşılığı draft 9.86 m olarak bulunmuştur. Ayrıca stabilite kitaplarından : LCB = 2.54 m LCF = -0.45 MCT1cm =378 tonmetre/cm olduğu tespit edilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Kompartmanlar                Ağırlıklar              LCG <br />
_____________                ________             ______<br />
<br />
Boş gemi                             9500 t                    10.50 m<br />
                                 Su                                         250 t                    87.16 m                                                                                                                                           <br />
                                 Yakıt                                   1250 t                  -15 .71 m                                                                                                                                                                                                          <br />
No :1 ambar                         3500 t                 - 55.18 m<br />
No :3 ambar                        4200 t                   -33.65 m<br />
No :5 ambar                        4250 t                    29.62 m<br />
No :7 ambar                        4050 t                    52.60 m<br />
<br />
                                1-Bu geminin toplam trim momentini bulunuz?<br />
                                 ÇÖZÜM:<br />
                                 Önce aşağıdaki gibi final LCG tablosu hazırlanır.<br />
                                 Kompartmanlar          ağırlıklar        LCG           L.Moment <br />
______________         _______       _______     ___________<br />
boş gemi                       9500 t           10.50 m         99750<br />
su                                    250 t            87.16 m        21790<br />
yakıt                              1250 t         - 15.71 m       -19637.5<br />
no :1 ambar                   3500 t         - 55.18 m     -193130<br />
no :3 ambar                   4200 t         - 33.65 m     -141330<br />
no :5 ambar                   4250 t            29.62 m      125885<br />
no :7 ambar                    4050 t           52.60 m      213030  <br />
                                + __________                     +_________  <br />
                                    27000 t                            + 106357.5 T.Trim  M.<br />
                                                                                 Kıça trimli <br />
<br />
2- Yükleme işlemlerinden sonra oluşan trim nedir? <br />
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi boyuna momentler işaretlerine göre kendi aralarında toplanıp birbirlerinden farkı alınarak bileşke moment bulunur.Ağırlıklarda toplanıp final deplasman hesap edilir.Sonrada aşağıdaki formül kullanılarak final LCG hesaplanır.  <br />
ÇÖZÜM:<br />
             <br />
            Bileşke moment           + 106357.5<br />
LCG = _______________ =   ___________<br />
             Final deplasman                27000     <br />
LCG = +3.94 m <br />
LCG ile LCB arasındaki yatay uzaklık farkı alınarak bileşke moment bulunur. Her iki mesafede aynı işaretli oldukları için BG değeri bu iki mesafenin farkı kadardır.<br />
BG = LCG –LCB <br />
     = + 3.94 -2.54 = 1.4 m <br />
Trim formülü kullanarak trim hesaplanır.Bu arada LCB LCG ‘nin önünde ise kıça trimli  aksi halde başa trimli olur.Burada kıça trimlidir.<br />
Trimming moment =Δ x BG = 27000 x 1.4<br />
                              =37800<br />
            Trimming moment          37800                                                                              Trim =__________________ = _______<br />
            MCT1cm x 100               37800 <br />
                                               = 1 m  <br />
<br />
3- Geminin en son baş ve kıç draftları nelerdir? <br />
                                 Mean draft düzeltmesi formülü kullanılarak düzeltme miktarı bulunur.<br />
                                        LCF                -0.45                                                              Mean draft düzeltmesi =_______ x  t =_______ x 1                                         <br />
                                         L                      200              <br />
                                   =0.00225 <br />
Mean draft düzeltmesi sıfıra çok yakın bir değer olduğu için sıfır kabul edilmiştir. <br />
Düzeltilmiş mean draft hesaplanır. Bunun için LCF ile trim aynı tarafta ise düzeltme miktarı mean drafttan çıkarılır.farklı tarafta iseler düzeltme miktarı mean drafta ilave edilir.<br />
                                                                                                   Düzeltilmiş mean draft = mean draft + düzeltme miktarı <br />
                                    =9.86 + 0 = 9.86 m <br />
Baş draft hesaplanır. <br />
Baş draft = mean draft – 1/2 trim <br />
              =9.86 – (1 x 1/2 ) <br />
              =9.36 m <br />
                                Kıç draft hesaplanır. <br />
                                Kıç draft = mean draft + 1/2 trim <br />
                                               =9.86 + (1 x 1/2 ) <br />
                                               =10.36 m <br />
• Yüklü deplasmanı 4000 ton olan bir geminin TPC ‘si 20 ton’ dur. Bu gemi yoğunluğu 1010 kg/m³ olan bir suda yaz yükleme hattına kadar yükleyecektir.<br />
1-Bu geminin FWA ‘sı nedir ? <br />
ÇÖZÜM:<br />
                      Δ                    4000<br />
FWA = ____________ = ________<br />
                 4 x TPC              4 x 20<br />
                               <br />
         =50 mm <br />
<br />
2- Gemi deniz suyuna çıktığında mean draftı ne kadar değişir?<br />
ÇÖZÜM:<br />
                                        FWA x (1025 -1010 )<br />
Draft değişme miktarı = ___________________<br />
                                                      25                  <br />
                                  <br />
                                          50 x 15                                  <br />
                                   = ___________ = 30 mm                                                           <br />
                                               25 <br />
<br />
• Boş ağırlığı 10607 ton olan bir geminin boş KG ‘si 11.22 m dir. Bu gemiye aşağıdaki yükler yüklenmiş ve yükleme sonunda KM =11.20 olarak tespit edilmiştir. Bu yükleme sonunda geminin GM ‘i ne olur? <br />
ÇÖZÜM:<br />
<br />
Kompartmanlar         Ağırlıklar           VCG          V.Moment <br />
______________      ________          ______      __________<br />
                                  Boş gemi                   10607 t            11.22 m      119010.54<br />
                                  No :1 ambar                 5644 t            10.55 m        59544.2 <br />
                                  No :3 ambar                 7077 t            10.16 m        71902.32 <br />
                                  No : 5 ambar                7162 t            10.18 m       72909.16 <br />
                                  No : 7 ambar                6648 t            10.57 m       70269.36<br />
                                                                   +________                         +__________ <br />
                                                 T.Ağırlık = 37138 t           T.Moment = 393635.58 <br />
                                                     T. Moment          393635.58<br />
                                 Final KG = __________  = ___________<br />
                                                      T. Ağırlık               37138 <br />
                                                 = 10.60 m <br />
                                 GM =KM –KG =11.20 – 10.60 <br />
                                        = 0.60 m]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ticaret Gemilerinde kullanılan tonajlar]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ticaret-gemilerinde-kullanilan-tonajlar.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 14:00:05 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ticaret-gemilerinde-kullanilan-tonajlar.html</guid>
			<description><![CDATA[Ticaret Gemilerinde kullanılan tonajlar PowerPoint sunumu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ticaret Gemilerinde kullanılan tonajlar PowerPoint sunumu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tonaj ve ölçümleri]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-tonaj-ve-olcumleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:27:52 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-tonaj-ve-olcumleri.html</guid>
			<description><![CDATA[Tonaj ve ölçümleri PowerPoint sunum!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tonaj ve ölçümleri PowerPoint sunum!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ambarların Havalandırılması]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambarlarin-havalandirilmasi.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:24:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambarlarin-havalandirilmasi.html</guid>
			<description><![CDATA[HAVALANDIRMA<br />
1.1 Havalandırmanın Nedenleri<br />
Gemi ile taşınan yüklerlere hasar vermeden yüklendiği gibi teslim etmek, denizde yük taşımanın ana prensibidir. İşte ambarlara yüklediğimiz yüklere hasar vermeden taşıyabilmek için bilinçli havalandırmanın önemi çok büyüktür. Havalandırma ambarlarda meydana gelebilecek:<br />
- Rutubet<br />
- Terleme<br />
- Yoğuşma<br />
- Isınma<br />
- Zararlı gazlar<br />
- Kokular<br />
- Buharlaşma<br />
- Duman<br />
gibi maddeleri yüke zarar vermeden ambardan dışarı atmaktır. Aksi takdirde yukardaki hususlar, zamanla ve çeşitli yollardan hem yüke hemde gemi bünyesine önemli zararlar verir.Bu zararları da; ıslanma, paslanma, çürüme, kokuşma, filizlenme, böceklenme ve yanma şeklinde özetleyebiliriz. Gemiden kaynaklanan hatalardan dolayı yüke gelecek olan zararların faturasını da armatör öder.<br />
<br />
1.2 Rutubet<br />
Yüklerin çoğu, özellikle yiyecek maddeleri önemli ısı değişikliklerinden dolayı hasar görebilir. Yükleme ve boşaltma limanı arasındaki taşıma süresince iklim değişikliğinden dolayı sıcaklık değişiklikleri ile karşılaşmak doğanın genel yapısı gereğidir. Aşın ısınmalar bazı yüklerin bozulmasına neden olabileceği gibi, süratli sıcaklık düşmeleri havanın yoğuşmasına sebep olabilir. Ambarlardaki havanın yoğuşması yük ve gemi bünyesinde terlemelere sebep olacak bu husus da yine yüklere hasar verecektir. Ambarlardaki havanın yoğuşması soğuk bölgelerden sıcak bölgelere geçişte meydana gelebileceği gibi sıcak bölgelerden soğuk bölgelere geçişte de meydana gelir. Örneğin eğer yükleme soğuk bir bölgede yapılmış ise, yük ve ambar içindeki hava soğuktur. Havanın ısındığı bir böigeye geldiğimizde eğer dışarıdaki sıcak havayı ambara verecek olursak, bu sıcak hava ambardaki soğuk yüzeyler ile temas ederek yoğuşur. işte böyle durumlarda havalandıma yapılmamalıdır. Yani dışardaki hava ambar içindeki havadan daha sıcak olduğu zamanlar havalandırma yapılmamalıdır. Bir başka değişle rutubetli havanın ambara girmesine izin verilmemelidir. Önemli olan, atmosferdeki hava sıcaklığı ile ambar içindeki hava sıcaklığı arasındaki farkı yoğuşma olmayacak derecede yavaşça değiştirip bu farkı minimuma indirmek, hatta ortadan kaldırmaktır. Bu iş içinde havalandırma gereklidir. Bu hususu daha iyi anlayabilmek için; doymuş hava, bağıl nem, özgül nem, mutlak nem ve yoğuşma noktası gibi ifadelerin bilinmesine<br />
<br />
gerek vardır.<br />
Doymuş Hava : Belirli bir sıcaklıkta, içinde maximum nem<br />
miktarını yoğuşturmadan tutabilen havaya doymuş hava<br />
denir. Doymuş havanın ısısı düşerse içinde taşıdığı ve gözle<br />
görülemeyen  nem yoğuşur ve su  olur.  Eğer doymuş<br />
havanın  sıcaklığı yükselirse  bu  hava  daha  fazla  nem<br />
taşıyabilir.<br />
Bağıl Nem :  Hava  içindeki  gerçek  nem  miktarının,  o<br />
sıcaklıktaki doymuş nem miktarına olan oranına bağıl nem<br />
denir.<br />
Özgül Nem : Belirli bir hacimdeki kuru hava içinde bulunan<br />
nemin ağırlığına özgül nem denir.<br />
Mutlak Nem: Eğer kuru havanın miktarı birim cinsinden<br />
ifade edilmiş ve bunun içindeki nem miktarı da yine birim<br />
cinsinden ifade edilmiş ise buna mutlak nem denir. Yani<br />
İm3 kuru hava içinde 0,001 gr nem bulunmaktadır diyorsak mutlak nemi tarif etmiş oluruz.<br />
Yoğuşma Noktası (Çiğ Noktası) : Havanın içinde bulunan nemi yoğuşturmadan tutabileceği sıcaklık derecesine yoğuşma noktası denir. İngilizce adı "Dew Point" olan bu değer ambar havalandırılmasına esas teşkil etmektedir. İşte ambarların içinde bulunan havanın yoğuşarak yüke zarar vermesini önlemek, ancak ambarlardaki havanın sıcaklığını kontrol etmekle mümkündür. Bir başka değişle ambar içindeki havanın sıcaklığı yoğuşma noktasının altına düşmemelidir. Ambar içindeki havanın yoğuşma noktasının ne olduğu ise kuru ve yaş termometre kullanarak tespit edilebilir. Bunun için önce, hazırlanmış tablolardan bağıl<br />
<br />
nem bulunur, sonra bağıl nem ile yine özel hazırlanmış tablolara girilerek yoğuşma noktası bulunur, yoğuşma noktasını bulmak için kullanılan diğer bir yol ise saykrometrik haritalar yani nem miktarını bulmak için yapılan özel haritalar kullanılır (Şekil-45).<br />
1.3 Yük ve Ambar Terlemesi<br />
Ambar içindeki hava; içindeki nemi tutamayacak kadar soğursa bu nem yoğuşarak gemi yüzeyinde ve yükler üzerinde su damlacıkları oluşturur, işte denizcilikte, bu yoğuşma olayına terleme denir. Bilindiği gibi tropik bölgelerde hava sıcak olduğu için bu bölgelerde yüklenmiş yükler de sıcaktır. Sıcak havanın içindeki nem miktarı yüksektir. Gemi daha soğuk bölgelere geldiği zaman, gemi bünyesinin soğuması sonucu ambar içindeki sıcaklık düşecek ve gerek gemi iç bünyesinde yani güverte altında ve postalarda gerekse yük üzerinde terlemeler görülecektir. Ayrıca bazı yükler özellikleri dolayısı ile havanın rutubetini emer sonra da bu rutubet yoğuşarak tekrar terlemeye dönüşür. Gerek yükün gerekse ambarın terlemesi kontrol edilemez ise, sonuçta önemli yük hasarları meydana gelir. Eğer terlemenin önüne geçmek için alınan tedbirler gemi jurnaline kayıt edilmez ise geminin hiçbir tedbir almadığı kabul edilir ve sorumluluk daha büyük olur. Terlemenin hasarını azaltmak için yük altına daneç sermek ve ambarları havalandırmak alınması gereken tedbirlerdendir.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4 Havalandırma kuralları<br />
Havalandırmaya karar verilmeden önce ambar içindeki hava ile dışarıdaki havanın yoğuşma noktalarını tespit etmeliyiz. Bunun için kuru ve yaş termometrelerden alınan değerler ile ya cetvellere ya da özel haritalara girilerek bu değerler tespit edilir. İçerideki ve dışarıdaki havanın yoğuşma noktaları bulunduktan sonra havalandırma için aşağıdaki kural uygulanır. a -     Eğer dışarıdaki havanın yoğuşma noktası, içerideki<br />
yoğuşma noktasından daha düşük ya da eşit ise<br />
havalandırmaya devam edilir.<br />
b -     dışarıdaki  havanın yoğuşma  noktası  içeridekinden daha yüksek ise havalandırma yapılmaz.<br />
1.5 Havalandırma Şekilleri<br />
Genel olarak üç türlü havalandırma sistemi bulunmaktadır. Bunlar:<br />
1.5.1 Tabii havalandırma<br />
Bu sistem eskiden inşa edilmiş gemilerde bulunmaktadır. Bu tür havalandırmada ana güverteye monte edilmiş ve yük kompartımanları ile irtibatlı manikalar kullanılır. Manikalardan bir ambarın baş tarafına diğeri ise kıç tarafa monte edilmiş olup, bunlardan biri rüzgar üstüne diğeri rüzgar altına döndürülerek,   yük kompartmanları içindeki<br />
<br />
hava sirküle edilerek değiştirilmek suretiyle havalandırma yapılır. Havalandırma yapılmayacağı zamanlar manikaların klapeleri ve kapeleleri kapatılmalıdır (Şekil-46).<br />
<br />
şekil - 46<br />
1.5.2 Otomatik havalandırma<br />
Bu tür havalandırma özel soğutulmuş bölmeler için kullanılan bir sitemdir. Özel bölmenin ısısı belirli bir sıcaklığa ulaştığında    sistem    otomatik   olarak   devreye   girer<br />
1.5.3 Mekanik havalandırma<br />
Ambarlardaki rutubet miktarını kontrol için daha gelişmiş gemilerde tabi havalandırma yerine ambarlara hava basan ya da hava emen fanlar kullanılır. Prensip olarak ambarlardaki havanın yoğuşma noktasını düşürmeyi amaçlayan bu tür havalandırma sonucunda gemi ve yük terlemesi önlenmiş olur (Şekil - 47).<br />
<br />
<br />
Şekil - 47 <br />
1.6   Bazı Yüklerin Havalandırılması<br />
Gemi ile taşınan yükler, kimyasal ve fiziksel reaksiyonlar sonucunda; yanma, patlama, kızışma, ıslanma, paslanma, çürüme, filizlenme, böceklenme ve kurtlanma gibi tehlikelerle karşı karşıyadır. Bu tehlikelerden kurtulmanın tek yolu ise bilinçli havalandırmadır. Bazen yanlış yapılan havalandırma tehlike ve hasar riskini daha da arttırır. Aşağıda bazı yüklerin havalandırma yöntemleri hakkında özet bilgiler verilmiştir.<br />
Dökme Kömür Yükü : Maden kömürünün en önemli özelliği metan gazı çıkartmasıdır. Bilindiği gibi bu gaz havaya belirli bir oranda karıştığı zaman eğer bir kıvılcım ile temas ederse patlar. Kömür madenlerinde meydana gelen grizu patlaması bu tür olaylardandır. Metan gazı havadan daha hafif olduğu  için, (yaklaşık yarısı kadar) serbest kaldığı<br />
<br />
zaman ambar içinde yükselerek yükün yüzeyindeki boşlukta toplanır. Normal olarak tabii havalandırma yolu ile buradan dışarı atılır. Dökme kömür yükü ambardaki oksijen ile temas ettiği zaman için için yanma özelliğine de sahiptir. Bu yanma özelliği dolayısı ile kömür yükünün havalandırılması bazen tehlikeli olabilir. Ancak bu için için yanma özelliği kömür ocaklarından yeni çıkartılmış kömür¬lerde görülmez. Bu husus daha ziyade stoklarda çok beklemiş kömürlerde görülmektedir. Onun için maden kömürleri stoklarından örnekler alınarak tahlil yaptırılır ve taşınacak kömürün özelliği hakkında bilgi sahibi olunduktan sonra havalandırma konusuna karar verilir, için için yanan kömür yükü derinlemesine havalandırılmaz.<br />
Tahıl Yükleri: Bu yükler uygun sıcaklık ve rutubeti bulduklarında filizlenir. Bu gibi durumlarda tahıl yükünün havalandırılması gereklidir. Ancak tahıl yüklü ambarlar, dışarıda kuru hava varsa havalandırılmalıdır. Aksine ambarda ani sıcaklık düşmeleri yoğuşmaya neden olabilir. Yoğuşma nedeni ile tahıl yüküne karışan su filizlenmeye ve yükün kızışmasına sonrada gaz çıkartmasına sebep olur. Tahıl yükünün havalandırılmasında dikkat edilmesi gereken şey içerideki hava ile dışarıdaki hava arasında sıcaklık farkının minimuma indirilmesidir.<br />
Pirinç Yükü: Pirinç rutubetten çok etkilenen bir yük olup, rutubetlenince kızışarak koku çıkarır. Böylece aynı ambarda kokudan bozulacak yüklerinde hasar görmesine neden olur. Ayrıca  pirinç yükü  karbondioksit gazıda  çıkartmaktadır.<br />
<br />
Onun için pirinç yüklü ambarlar iyice havalandırılmadan içine girmemelidir.<br />
Taze Meyve Yükü: Meyve yükü taşınırken en önemli husus ambarda sık sık sıcaklık kontrolü yapılmasıdır. Aksi takdirde çok büyük yük hasarları ile karşılaşmak her zaman mümkün olabilir. Onun için bu yüklerde havalandırmanın birinci amacı ambar içindeki ısıyı sabit tutmaktır. Sıcaklık yükler arasındaki devamlı bir hava sirkülasyonu sağlamakla kontrol altında tutulur. Bunun için hem havalandırma fanları, hemde yük yüklenirken bırakılmış olan hava kanal¬larından yararlanılır. Taze meyva taşımak için inşa edilen özel gemilerde havalandırma çok modern usullerle yapılmakta ve geminin bütün yük kompartmanlarındaki sıcaklık sabit tutulmaktadır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=162" target="_blank" title="">havalandırma.doc</a>
	(Dosya Boyutu: 276.5 KB | İndirme Sayısı: 220)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HAVALANDIRMA<br />
1.1 Havalandırmanın Nedenleri<br />
Gemi ile taşınan yüklerlere hasar vermeden yüklendiği gibi teslim etmek, denizde yük taşımanın ana prensibidir. İşte ambarlara yüklediğimiz yüklere hasar vermeden taşıyabilmek için bilinçli havalandırmanın önemi çok büyüktür. Havalandırma ambarlarda meydana gelebilecek:<br />
- Rutubet<br />
- Terleme<br />
- Yoğuşma<br />
- Isınma<br />
- Zararlı gazlar<br />
- Kokular<br />
- Buharlaşma<br />
- Duman<br />
gibi maddeleri yüke zarar vermeden ambardan dışarı atmaktır. Aksi takdirde yukardaki hususlar, zamanla ve çeşitli yollardan hem yüke hemde gemi bünyesine önemli zararlar verir.Bu zararları da; ıslanma, paslanma, çürüme, kokuşma, filizlenme, böceklenme ve yanma şeklinde özetleyebiliriz. Gemiden kaynaklanan hatalardan dolayı yüke gelecek olan zararların faturasını da armatör öder.<br />
<br />
1.2 Rutubet<br />
Yüklerin çoğu, özellikle yiyecek maddeleri önemli ısı değişikliklerinden dolayı hasar görebilir. Yükleme ve boşaltma limanı arasındaki taşıma süresince iklim değişikliğinden dolayı sıcaklık değişiklikleri ile karşılaşmak doğanın genel yapısı gereğidir. Aşın ısınmalar bazı yüklerin bozulmasına neden olabileceği gibi, süratli sıcaklık düşmeleri havanın yoğuşmasına sebep olabilir. Ambarlardaki havanın yoğuşması yük ve gemi bünyesinde terlemelere sebep olacak bu husus da yine yüklere hasar verecektir. Ambarlardaki havanın yoğuşması soğuk bölgelerden sıcak bölgelere geçişte meydana gelebileceği gibi sıcak bölgelerden soğuk bölgelere geçişte de meydana gelir. Örneğin eğer yükleme soğuk bir bölgede yapılmış ise, yük ve ambar içindeki hava soğuktur. Havanın ısındığı bir böigeye geldiğimizde eğer dışarıdaki sıcak havayı ambara verecek olursak, bu sıcak hava ambardaki soğuk yüzeyler ile temas ederek yoğuşur. işte böyle durumlarda havalandıma yapılmamalıdır. Yani dışardaki hava ambar içindeki havadan daha sıcak olduğu zamanlar havalandırma yapılmamalıdır. Bir başka değişle rutubetli havanın ambara girmesine izin verilmemelidir. Önemli olan, atmosferdeki hava sıcaklığı ile ambar içindeki hava sıcaklığı arasındaki farkı yoğuşma olmayacak derecede yavaşça değiştirip bu farkı minimuma indirmek, hatta ortadan kaldırmaktır. Bu iş içinde havalandırma gereklidir. Bu hususu daha iyi anlayabilmek için; doymuş hava, bağıl nem, özgül nem, mutlak nem ve yoğuşma noktası gibi ifadelerin bilinmesine<br />
<br />
gerek vardır.<br />
Doymuş Hava : Belirli bir sıcaklıkta, içinde maximum nem<br />
miktarını yoğuşturmadan tutabilen havaya doymuş hava<br />
denir. Doymuş havanın ısısı düşerse içinde taşıdığı ve gözle<br />
görülemeyen  nem yoğuşur ve su  olur.  Eğer doymuş<br />
havanın  sıcaklığı yükselirse  bu  hava  daha  fazla  nem<br />
taşıyabilir.<br />
Bağıl Nem :  Hava  içindeki  gerçek  nem  miktarının,  o<br />
sıcaklıktaki doymuş nem miktarına olan oranına bağıl nem<br />
denir.<br />
Özgül Nem : Belirli bir hacimdeki kuru hava içinde bulunan<br />
nemin ağırlığına özgül nem denir.<br />
Mutlak Nem: Eğer kuru havanın miktarı birim cinsinden<br />
ifade edilmiş ve bunun içindeki nem miktarı da yine birim<br />
cinsinden ifade edilmiş ise buna mutlak nem denir. Yani<br />
İm3 kuru hava içinde 0,001 gr nem bulunmaktadır diyorsak mutlak nemi tarif etmiş oluruz.<br />
Yoğuşma Noktası (Çiğ Noktası) : Havanın içinde bulunan nemi yoğuşturmadan tutabileceği sıcaklık derecesine yoğuşma noktası denir. İngilizce adı "Dew Point" olan bu değer ambar havalandırılmasına esas teşkil etmektedir. İşte ambarların içinde bulunan havanın yoğuşarak yüke zarar vermesini önlemek, ancak ambarlardaki havanın sıcaklığını kontrol etmekle mümkündür. Bir başka değişle ambar içindeki havanın sıcaklığı yoğuşma noktasının altına düşmemelidir. Ambar içindeki havanın yoğuşma noktasının ne olduğu ise kuru ve yaş termometre kullanarak tespit edilebilir. Bunun için önce, hazırlanmış tablolardan bağıl<br />
<br />
nem bulunur, sonra bağıl nem ile yine özel hazırlanmış tablolara girilerek yoğuşma noktası bulunur, yoğuşma noktasını bulmak için kullanılan diğer bir yol ise saykrometrik haritalar yani nem miktarını bulmak için yapılan özel haritalar kullanılır (Şekil-45).<br />
1.3 Yük ve Ambar Terlemesi<br />
Ambar içindeki hava; içindeki nemi tutamayacak kadar soğursa bu nem yoğuşarak gemi yüzeyinde ve yükler üzerinde su damlacıkları oluşturur, işte denizcilikte, bu yoğuşma olayına terleme denir. Bilindiği gibi tropik bölgelerde hava sıcak olduğu için bu bölgelerde yüklenmiş yükler de sıcaktır. Sıcak havanın içindeki nem miktarı yüksektir. Gemi daha soğuk bölgelere geldiği zaman, gemi bünyesinin soğuması sonucu ambar içindeki sıcaklık düşecek ve gerek gemi iç bünyesinde yani güverte altında ve postalarda gerekse yük üzerinde terlemeler görülecektir. Ayrıca bazı yükler özellikleri dolayısı ile havanın rutubetini emer sonra da bu rutubet yoğuşarak tekrar terlemeye dönüşür. Gerek yükün gerekse ambarın terlemesi kontrol edilemez ise, sonuçta önemli yük hasarları meydana gelir. Eğer terlemenin önüne geçmek için alınan tedbirler gemi jurnaline kayıt edilmez ise geminin hiçbir tedbir almadığı kabul edilir ve sorumluluk daha büyük olur. Terlemenin hasarını azaltmak için yük altına daneç sermek ve ambarları havalandırmak alınması gereken tedbirlerdendir.<br />
<br />
<br />
<br />
1.4 Havalandırma kuralları<br />
Havalandırmaya karar verilmeden önce ambar içindeki hava ile dışarıdaki havanın yoğuşma noktalarını tespit etmeliyiz. Bunun için kuru ve yaş termometrelerden alınan değerler ile ya cetvellere ya da özel haritalara girilerek bu değerler tespit edilir. İçerideki ve dışarıdaki havanın yoğuşma noktaları bulunduktan sonra havalandırma için aşağıdaki kural uygulanır. a -     Eğer dışarıdaki havanın yoğuşma noktası, içerideki<br />
yoğuşma noktasından daha düşük ya da eşit ise<br />
havalandırmaya devam edilir.<br />
b -     dışarıdaki  havanın yoğuşma  noktası  içeridekinden daha yüksek ise havalandırma yapılmaz.<br />
1.5 Havalandırma Şekilleri<br />
Genel olarak üç türlü havalandırma sistemi bulunmaktadır. Bunlar:<br />
1.5.1 Tabii havalandırma<br />
Bu sistem eskiden inşa edilmiş gemilerde bulunmaktadır. Bu tür havalandırmada ana güverteye monte edilmiş ve yük kompartımanları ile irtibatlı manikalar kullanılır. Manikalardan bir ambarın baş tarafına diğeri ise kıç tarafa monte edilmiş olup, bunlardan biri rüzgar üstüne diğeri rüzgar altına döndürülerek,   yük kompartmanları içindeki<br />
<br />
hava sirküle edilerek değiştirilmek suretiyle havalandırma yapılır. Havalandırma yapılmayacağı zamanlar manikaların klapeleri ve kapeleleri kapatılmalıdır (Şekil-46).<br />
<br />
şekil - 46<br />
1.5.2 Otomatik havalandırma<br />
Bu tür havalandırma özel soğutulmuş bölmeler için kullanılan bir sitemdir. Özel bölmenin ısısı belirli bir sıcaklığa ulaştığında    sistem    otomatik   olarak   devreye   girer<br />
1.5.3 Mekanik havalandırma<br />
Ambarlardaki rutubet miktarını kontrol için daha gelişmiş gemilerde tabi havalandırma yerine ambarlara hava basan ya da hava emen fanlar kullanılır. Prensip olarak ambarlardaki havanın yoğuşma noktasını düşürmeyi amaçlayan bu tür havalandırma sonucunda gemi ve yük terlemesi önlenmiş olur (Şekil - 47).<br />
<br />
<br />
Şekil - 47 <br />
1.6   Bazı Yüklerin Havalandırılması<br />
Gemi ile taşınan yükler, kimyasal ve fiziksel reaksiyonlar sonucunda; yanma, patlama, kızışma, ıslanma, paslanma, çürüme, filizlenme, böceklenme ve kurtlanma gibi tehlikelerle karşı karşıyadır. Bu tehlikelerden kurtulmanın tek yolu ise bilinçli havalandırmadır. Bazen yanlış yapılan havalandırma tehlike ve hasar riskini daha da arttırır. Aşağıda bazı yüklerin havalandırma yöntemleri hakkında özet bilgiler verilmiştir.<br />
Dökme Kömür Yükü : Maden kömürünün en önemli özelliği metan gazı çıkartmasıdır. Bilindiği gibi bu gaz havaya belirli bir oranda karıştığı zaman eğer bir kıvılcım ile temas ederse patlar. Kömür madenlerinde meydana gelen grizu patlaması bu tür olaylardandır. Metan gazı havadan daha hafif olduğu  için, (yaklaşık yarısı kadar) serbest kaldığı<br />
<br />
zaman ambar içinde yükselerek yükün yüzeyindeki boşlukta toplanır. Normal olarak tabii havalandırma yolu ile buradan dışarı atılır. Dökme kömür yükü ambardaki oksijen ile temas ettiği zaman için için yanma özelliğine de sahiptir. Bu yanma özelliği dolayısı ile kömür yükünün havalandırılması bazen tehlikeli olabilir. Ancak bu için için yanma özelliği kömür ocaklarından yeni çıkartılmış kömür¬lerde görülmez. Bu husus daha ziyade stoklarda çok beklemiş kömürlerde görülmektedir. Onun için maden kömürleri stoklarından örnekler alınarak tahlil yaptırılır ve taşınacak kömürün özelliği hakkında bilgi sahibi olunduktan sonra havalandırma konusuna karar verilir, için için yanan kömür yükü derinlemesine havalandırılmaz.<br />
Tahıl Yükleri: Bu yükler uygun sıcaklık ve rutubeti bulduklarında filizlenir. Bu gibi durumlarda tahıl yükünün havalandırılması gereklidir. Ancak tahıl yüklü ambarlar, dışarıda kuru hava varsa havalandırılmalıdır. Aksine ambarda ani sıcaklık düşmeleri yoğuşmaya neden olabilir. Yoğuşma nedeni ile tahıl yüküne karışan su filizlenmeye ve yükün kızışmasına sonrada gaz çıkartmasına sebep olur. Tahıl yükünün havalandırılmasında dikkat edilmesi gereken şey içerideki hava ile dışarıdaki hava arasında sıcaklık farkının minimuma indirilmesidir.<br />
Pirinç Yükü: Pirinç rutubetten çok etkilenen bir yük olup, rutubetlenince kızışarak koku çıkarır. Böylece aynı ambarda kokudan bozulacak yüklerinde hasar görmesine neden olur. Ayrıca  pirinç yükü  karbondioksit gazıda  çıkartmaktadır.<br />
<br />
Onun için pirinç yüklü ambarlar iyice havalandırılmadan içine girmemelidir.<br />
Taze Meyve Yükü: Meyve yükü taşınırken en önemli husus ambarda sık sık sıcaklık kontrolü yapılmasıdır. Aksi takdirde çok büyük yük hasarları ile karşılaşmak her zaman mümkün olabilir. Onun için bu yüklerde havalandırmanın birinci amacı ambar içindeki ısıyı sabit tutmaktır. Sıcaklık yükler arasındaki devamlı bir hava sirkülasyonu sağlamakla kontrol altında tutulur. Bunun için hem havalandırma fanları, hemde yük yüklenirken bırakılmış olan hava kanal¬larından yararlanılır. Taze meyva taşımak için inşa edilen özel gemilerde havalandırma çok modern usullerle yapılmakta ve geminin bütün yük kompartmanlarındaki sıcaklık sabit tutulmaktadır.<br /><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<div class="post-attachment__item post-attachment__item--file">
	<!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://www.turkdenizcileri.com/images/attachtypes/doc.png" title="Microsoft Word Document" border="0" alt=".doc" />
<!-- end: attachment_icon -->
	<a class="post-attachment__link post-attachment__link--file" href="attachment.php?aid=162" target="_blank" title="">havalandırma.doc</a>
	(Dosya Boyutu: 276.5 KB | İndirme Sayısı: 220)
</div>
<!-- end: postbit_attachments_attachment -->]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ambar Kapasiteleri]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambar-kapasiteleri.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:23:45 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambar-kapasiteleri.html</guid>
			<description><![CDATA[GENEL BİLGİLER<br />
           Deniz ticareti yapan gemilerin yaklaşık %2 sini yolcu gemileri, geriye kalan % 98'lik bölümünü ise yük gemileri oluşturmaktadır. Buradan çıkan sonuca göre ticaret gemisi denince akla, yük taşımak için inşa edilmiş birtakım araçlar gelmektedir. Böylece ticaret gemilerinde çalışan denizcilerin ana görevleri ise yük taşımak olmaktadır diyebiliriz. Deniz Ticareti dünyadaki politik gelişmelere paralel olarak yönlenmiş, bağımsız ülkeler çoğaldıkça deniz ticaretine duyulan ihtiyaç da daha fazla hissedilmeye başlamıştır. 18. yüzyılda deniz ticaretini zorlaştıran bir çok ulusal nedenler vardı. Bu yüzyılda deniz ticareti daha ziyade korsanlık ve kaçakçılık gibi illegal yollardan yapılıyor, bu hususlar da ülkeler arasında büyük anlaşmazlıklara hatta savaşlara neden oluyordu. 19.yüzyılda deniz ticareti daha düzenli bir hale getirilmiş ve 20. yüzyılda ise uluslararası denizcilik örgütünün çalışmaları sonucunda taşıyan ve taşıtan arasındaki yetki ve sorumluluklar belirlenmiştir. Ayrıca deniz ticareti geliştikçe deniz sigortasına ihtiyaç duyulmaya da başlandı. Böylece 1893 tarihli "Harter AcT kuralları ile 1936 yılında kabul edilen, Uluslararası Denizde mal taşıma kuralları; yükleme, boşaltma, istif, taşıma süresince yüke ihtimam ve yükün teslimi konularında, armatörlerin sorumlulukları ile bu sorumluluklarının limitlerini belirlemiştir. Aynı zamanda Uluslararası Deniz Hukuku Komitesi tarafından 1921'de yeniden düzenlenen Hague kaideleri "Hague Rules" armatörlerin, konşimento tanziminden doğan sorumluluklarını düzenlemiştir.<br />
<br />
Ticaret denince, yükün bir yerden bir başka yere taşınması akla gelir. Hiç kuşkusuz denizaşırı ülkeler arasında büyük miktarda yük taşıma imkanı ancak deniz ticareti ile mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda dünyadaki en ekonomik ulaşım imkanı ise yine ticaret gemileri ile sağlanabilir. Yani dünya ticaretinin gelişmesi deniz ticareti ile çok yakın ilişki içindedir. Eğer dünya ticaretinin gelişmesini istiyorsak, ekonomik ticaret gemileri inşa etmeliyiz ayrıca bu gemileri çalıştıracak bilgili ve kapasiteli denizciler yetiştirmeliyiz.<br />
1.1    YÜK TAŞIMA PRENSİPLERİ<br />
Bir yükün teslim alınıp yüklenmesi, istif edilmesi, bağlanması, hasarsız taşınması, boşaltılması ve tam teslim edilmesi, ancak bir takım prensiplere uyularak düzgün yapılabilir. Gemi zabitleri ancak görevlerini iyi biliyorlarsa bu prensipleri uygulayabilirler, aksi halde verilecek yanlış kararlar veya yanlış uygulamalar daima ekstra masraflara neden olabilir. Bu husus da deniz ticaretinde hiç arzu edilmeyen bir durumdur. Bir yük operasyonunun başarılı sonuçlanması için organize olmak en önde gelen faktördür. İkinci önemli faktör ise görev ve sorumlulukların çok kesin bir şekilde belirtilmesi daha sonra da koordinasyon ve emniyet tedbirleri gelmektedir.<br />
l.l.l Yük Taşıma Kapasitesi<br />
Yüklerin kurallara uygun taşınabilmesi için yükün ve geminin çok iyi tanınması gerekir. Yani ne yükleyeceğim ve nereye yükleyeceğim suallerine doğru cevaplar verilebilmelidir. Onun için gemi zabitleri gemilerini çok iyi tanımalıdır. Bir geminin taşıma kapasitesi denildiğinde akla iki şey gelir. a-      Geminin tonaj olarak taşıma kapasitesi (detveyt)<br />
<br />
b- Geminin kübaj olarak taşıma kapasitesi (hacim) (işte gemilerin para kazanma kapasitesi, yukarıdaki iki ifade ile belirtilir. Bu kapasiteler yükün stoveç faktörü ile yakından ilgilidir. Stoveç faktör herhangi bir yükün bir tonunun ambar içinde işgal ettiği hacime denir. Örneğin stoveç faktör 80 cuft diyorsak, bundan o yükün bir tonunun ambar içinde 80 cuft'lik bir yer kaplayacağı anlaşılır. Bir başka değişle stoveç faktör 2m3 dendiğinde, o yükün bir tonunun ambar içinde 2m3 yer kaplayacağı anlaşılır.Yüklerin stoveç faktörleri bir birlerinden farklıdır. Örneğin maden yüklerinin stoveç faktörleri küçüktür onun için bu tür yüklere detveyt yükleri denir. Havaleli hafif yüklerin ise stoveç faktörleri büyüktür bu tür yüklere hacimli yükler denir.<br />
<br />
1.1.2 Taşımayı Sınırlama Faktörler<br />
Bir geminin taşıma kapasitesi o geminin detveyti veya hacimsel büyüklüğü ile sınırlıdır. Yani geminin yaz detveyti 25.000 ton ise o gemi ancak 25.000 ton ağırlık taşıyabilir. Bu ağırlığa gemideki yakıt, su, stor, balast, yağlama yağı ve konstant da dahildir. Eğer bu saydığımız ağırlıklar toplamı 1.500 ton ise bu gemi ancak;<br />
25.000-1.500=23.500 ton yük yükleyebilir.<br />
<br />
Yine bir gemi yük almaya müsait ambarlarının hacmi kadar yük yükleyebilir. Onun için bir gemiye bir yük bağlanacağı zaman ilk iş o yükün gerek ağırlık ve gerekse hacim bakımından bu gemiye yüklenip yüklenemeyeceğinin hesap edilmesidir.<br />
<br />
1.1.3 Çabuk Yükleme - Boşaltma<br />
Deniz ticaretinde "zaman - para" prensibi ile çalışılır. Onun için bir gemiye hır yük en kıs,) zamanda yüklenmeli ve en<br />
<br />
kısa zamanda boşaltılmalıdır. Bu hususu gerçekleştirmek için gemi zabitleri yük istif planlarını ve yüke ayrılacak ambarları iyi düşünüp en ekonomik şekilde ayarlamalıdır. Hiçbir zaman yüklerin tek bir ambara yüklenerek zaman kaybına meydan verilmemelidir. Unutmamak gerekir ki gemiier limanda ne kadar az kalırsa o kadar çok kazanırlar. Bir başka değişle çabuk yükleme boşaltma daha fazla para kazanmayı sağlar.<br />
1.1.4 Yükleme - Boşaltmada Gecikme<br />
Yükleme ve boşaltmanın gecikmesi ya gemiden veya dışarıdan kaynaklanabilir.<br />
<br />
Gemiden kaynaklanan gecikmeler;<br />
<br />
a-      Yüke yeteri kadar ambar ayırmamak,<br />
b-      Yükleme-boşaltma donanımındaki arızalar,<br />
c-      Emniyet tedbirlerinin neden olabileceği gecikmeler,<br />
d-      Kötü istif ve<br />
e-      Uğraştıran yükler.<br />
<br />
<br />
Bu gecikmeler iyi bir organizasyon ile kontrol edilerek ortadan kaldırılabilir. Bu hususlar gemi zabitlerinin bilgi beceri ve tecrübeleri ile yakından ilgilidir.<br />
Dışarıdan kaynaklanan gecikmeler;<br />
a- Liman işçisi yetersizliği ve sayısı,<br />
b- İşçi sendikalarının kuralları,<br />
c- Yükün hazır olmaması,<br />
d- Fazla saat çalışma şartları,<br />
e- Liman Kuralları ve<br />
f- Limandaki gemi trafiği fazlalığı.<br />
<br />
1.1.5 Yükleme - Boşaltma Masraflarını Kontrol<br />
Gemi operasyonunda giderlerin önemli bir bölümünü yükleme ve boşaltma masrafları oluşturur. Hiç kuşkusuz bu masraflar ne kadar düşürülürse kazanç da o derecede artacaktır. Yükleme-boşaltma masraflarına "stevedoring expensesM denir. Genellikle stevedor masrafları tarife karşılığı ton üzerinden ödenir. Ancak gemiden dolayı herhangi bir gecikme veya işi kısıtlama söz konusu olduğunda, bu ücretlere ilave şarjlar yapılır. Bu ilave masraflar; fazla çalışma, boş bekleme, istifin zor olacağı yerlerde çalışma, ambar açma-kapamadan dolayı bekleme, yağmur veya tabii şartlardan dolayı bekleme, hatta istif tahtası serilmesi için geçen ekstra zaman, daima ilave masraf olarak değerlendirilir. Tabii ki bu masraflar limandan limana veya bir stevedor firmasından diğer stevedor firmasına bağlı olarak değişiklikler gösterir. Aynı zamanda stevedor firmaları iyi kontrol edilmez ise işi uzatıp geminin gecikmesine neden olabilirler. Bazen bir yükleyici firma birden fazla gemide çalışabilir işte böyle durumlarda işçi sayısı bakımından iş uzayabilir. Yüklerin emniyete alınması da geminin limanda gecikmesine neden olabilir. Böylece bir taraftan yükleyici firmadan, bazen de gemiden kaynaklanan gecikmeler geminin limandan geç hareket etmesine ve diğer limana geç varmasına neden olabilir, işte bu gibi durumlar daima ekstra masraflar doğurur. Bu masraflar geminin yaptığı ticaret şekline bağlı olarak armatör hesabına olabileceği gibi, "charter party" hükümlerine göre kiracıya da ait olabilir. Bazen kiracı gecikmeler ve ekstra masraflardan kurtulmak ve gemiyi yakından takip edebilmek için gemiye "süpercargo" tayin edebilir. Supercargo, işini iyi bilen ikinci kaptan veya kaptanlık yapmış bir kişidir. Supercargo, yükün yükleme ve<br />
<br />
boşaltılması ile ilgili masraflarına karar vermeye yetkili ve sorumludur. Ancak kaptanın yük üzerindeki yetki ve sorumluluğu daima mevcut olup, kaptan gerektiği zaman olaya müdahale ederek kararlan daima değiştirebilir. Fakat kaptanın yanlış karar vermesi hem kendisini hem de armatörü her zaman sorumlu kılar. Bütün bu açıklamalardan anlaşılan, yükleme ve boşaltma operasyonu iyi planlandığı ve iyi organize edildiği zaman masraflar da azalmış olur. Sonuçlar, gemi zabitlerinin bilgi ve becerilerine bağlı ve iyi veya kötü olarak ortaya çıkacaktır.<br />
<br />
<br />
1.2    YÜK TAŞIMA KAPASİTESİ<br />
<br />
1.2.1 Arşimet Kanunu<br />
Arşimet kanununa göre bir sıvı içerisine kısmen veya tamamen batırılan bir cisim, yer değiştirdiği sıvının ağırlığı kadar hafifler. İm3 tatlı suyun ağırlığı 1.000 kg olduğuna göre, tatlı suyun içerisine batırılan bir cisim yerini değiştirdiği her im3 su için 1.000 kg hafifler. Bir başka değişle tatlı suya batırılan bir cisim yerini değiştirdiği her İm3 suyun ağırlığına eşit bir kuvvetle yukarı doğru itilir.Böylece suda yüzen bir gemi, suya batan kısmının hacmine eşit suyun ağırlığı kadar hafifler diyebiliriz, işte suda yüzen gemilerin suya batan kısımlarının hacmi gemi draftları ile hesap edilir. Arşimet kanunundan yararlanarak gemilerin ağırlıkları ve detveytleri gemi draftları ile bulunabilir.<br />
1.2.2 Deplasman<br />
Deplasman, bir geminin içindekiler ile birlikte gerçek ağırlığıdır. Geminin içindeki ağırlıklar ise yük, stor, yakıt, balast, su, yağlama yağı ve konstant'dan oluşur, işte bir gemiyi teraziye koyarak tarttığımızda bulduğumuz ağırlığa o geminin deplasmanı denir. Bu ağırlık Arşimet Kanunundan<br />
<br />
yararlanılarak gemi draftları ile de hesap edilebilir. Gemilerin deplasman ağırlığı ya kapasite planlarından veya stabilite kitaplarındaki deplasman cetvellerinden bulunur.<br />
1.2.3 Detveyt (Deadvveight)<br />
Bir geminin taşıma kapasitesi olan detveyt, geminin deplasmanından boş gemi ağırlığı çıkartılarak elde edilir. Detveyt = Yük + yakıt + balast + su + stor + yağlama yağı + constat ağırlıklarının toplamıdır. Deplasmanda olduğu gibi detveyt de gemi draftlarından yararlanarak hesaplanır. Bunun için her gemiye ait bir detveyt skalası düzenlenmiş olup bu skaialardan her vasat draft karşılığında detveytin kaç ton olduğu kolayca okunabilir. Detveyt skalalarından vasat draft karşılığı; deplasman, freebord yüksekliği, birim bâtirma tonu ve birim trim moment değerleri öe bulunabilir (Şekil - l).<br />
1.2.4 Draft Markalan<br />
Kana rakamları da denilen draft markaları, geminin sancak ve iskele bordalarına baş, vasat ve kıç taraflarına ya metrik veya ingiliz sistemine göre markalanmıştır. Draft markaları gemilerin su içinde kalan kısmının hacmini bulmamıza yarar. Böylece geminin ağırlığını ve detveytini hesap edebiliriz. Draft markaları büyüdükçe geminin ağırlığı artacak, küçüldükçe gemi ağırlığı azalacaktır. Metrik sisteme göre markalanmış draft markalarının boyu 10 cm olup her iki marka arasındaki mesafe yine 10 cm. dir. Markalar 0 - 20 - 40 - 60 - 80 - 1 m. şeklinde markalanır. Her markanın tabanına teğet olan çizgi o markanın değerini gösterir. İngiliz sistemine göre markalanmış gemilerde her markanın boyu 6 pus olup 2 marka arasındaki mesafe de yine 6 pus'dur. Romen rakamı ile yazılan draft markaları I, II, III, IV ve V feet şeklinde devam eder (Şekil - 2).<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Şekil - 2<br />
1.2.5 Yük Miktarı ile Detveyt ilişkisi<br />
Daha öncede belirtildiği gibi detveyt bir geminin taşıma kapasitesidir. Yani detveyt yükün ağırlığı değildir. Detveytin içinde yükten başka diğer ağırlıklar da vardır. Yük miktarını tespit etmek için önce detveyt hesaplanır, sonra detveyt' den bilinen ağırlıklar çıkartılarak yük miktarı tespit edilir.<br />
1.2.6 Maksimum Detveyt<br />
Bir geminin en büyük taşıma kapasitesine o geminin maksimum detveyti denir. Genellikle maksimum detveyt<br />
<br />
denince yaz detveyti anlaşılır. Bu da yaz yükleme hattına kadar yüklenmiş bir geminin deplasmanından boş gemi ağırlığının çıkartılması ile elde edilir.<br />
1.2.7 Yükleme Sının Markası<br />
Yükleme sınırı markası, gemi bordasının ortasına ve ana güverte hattının nizami freebord yüksekliği kadar altına 300 mm çapında bir daire olarak markalanır. Bu dairenin merkezinden ana güverte hattına kadar olan mesafeye "Nizami Freebord Yüksekliği" denir. Yine bu dairenin merkezinden 540 mm önüne 25 mm genişliğinde bir dik hat markalanır ve bu hattın her iki tarafına 230 mm uzunluğunda ve yine 25 mm genişliğinde çeşitli zonları ilgilendiren enine markalar işaretlenir. Herbir zonu gösteren harf bu enine hatların önüne markalanır. Örneğin; TF tropik tatlı su hattını, T" tatlı su hattını, T tropik su hattını, "S" yaz yükleme hattını, "W kış yükleme hattını ve "WNA" Kış Kuzey Atlantik yükleme hattını göstermektedir. TF" ve T* markaları tatlı suda diğer bütün markalar ise deniz suyundaki yükleme hatlarını belirlerler (Şekil-3).    <br />
<br />
1.2.8 Borda Yüksekliği (Fribord)<br />
Birçok nedenlerden dolayı gemilerin suyun içine ne kadar batacağından hesaplanıp gemi bordasına işaretlenmesi gerekir. İşte yukarıda bahsedilen yükleme sınırı markası gemi fribordunu daima kontrol etmek için markalanmıştır. Fribord tesbitine duyulan ihtiyaç aşağıdaki nedenlerden kaynaklanmıştır.<br />
a-      Eşit gemilere eşit yük yükleme standardını sağlamak<br />
için,<br />
       b~ Çeşitli hava koşullarında geminin yükün ve personelin emniyetini sağlamak ve ilave yüzdürücü hacim kazanmakiçin,<br />
c-      Gemi mukavemetinin aşıimamasını temin etmek için<br />
      d-      Ana  güvertenin  deniz seviyesinden  emniyetli  bir yükseklikte kalmasını sağlamak için ve<br />
e-      Geminin emniyetli bir dengeye sahip olabilmesi için.<br />
İşte bu nedenlerden dolayı gemilerin fribordları,1966 tarihli Uluslararası yükleme sının sözleşmesinin kurallarına uygun olarak hesaplanır ve bu sözleşmeye uygun bir yükleme sınırı sertifikası düzenlenir (Şekil - 4).<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.2.9 Borda Yüksekliği İle Yüzme Kapasitesinin İlişkisi<br />
Fribord yüksekliği arttıkça geminin yüzme kapasitesi de artacaktır. Bir geminin fribord yüksekliği aşağıdaki formül ile hesaplanır.<br />
f.B.d = I / y<br />
formülde-,<br />
f -     Gemi boyuna bağlı bir katsayı<br />
B -     Metre cinsinden gemi genişliği<br />
d -     Metre cinsinden maxsimum gemi draftı<br />
        I -      Su hattı alanının gemi orta hattına göre doğurduğu atelet momenti<br />
Bu moment aşağıdaki formül ile bulunur.<br />
12<br />
y -     Gemi orta hattının, güverte köşesine olan<br />
mesafesi<br />
Gemilerin fribord yükseklikleri, gemi inşaatı bittikten sonra gemi inşaatı mühendisleri tarafından hesaplanır.<br />
1.2.10 Borda Yüksekliğinin Hesabı<br />
Fribordun hesaplanması bakımından gemiler, "A tipi gemiler" ve "B tipi gemiler" olarak iki gruba ayrılırlar. "A" tipi gemileri tankerler, ttB" tipi gemileri ise diğer gemiler oluşturur. Gemilerin Fribord yükseklikleri gemilerin boyuna bağlı olarak, I966konvansiyonuna uygun olarak hesaplanmıştır. Örneğin "A" tipi gemilerden boyu 24m olan bir geminin fribord yüksekliği 200 mm, boyu 365 m olan geminin freebord yüksekliği ise 3433 mm olarak hesaplanmıştır.Yine "BM tipi gemilerden boyu 24 m olan<br />
<br />
gemi için fribord yüksekliği 200 mm, boyu 365 m olan gemi için fribord yüksekliği 5.303 mm olarak tespit edilmiştir. Bu tespit edilmiş olan fribord yükseklikleri cetvellere dökülmüştür. Ancak bir geminin gerçek fribord yüksekliği bu cetvellerden alınan değerlerin düzeltilmesi ile elde edilir.<br />
Bu düzeltmeler;<br />
a-      Boy düzeltmesi<br />
b-      Blok kat sayısı düzeltmesi<br />
c-      Derinlik Düzeltmesi<br />
d-      Üst yapı düzeltmesi<br />
e-      şir düzeltmesi<br />
Bu  düzeltmelerin  detayları  gemi  inşaatı  mühendislerini<br />
ilgilendirdiğinden biz burada bu detaylara girmeyeceğiz.<br />
1.2.11 Fazla Yükleme (Overload)<br />
Her ne sebeple olursa olsun gemiler, hiçbir zaman kabul edilen fribord'dan daha az bir fribord'la denize çıkamazlar. Böyle bir durum ancak fazla yük yüklemek sureti ile meydana gelir. Fazla yük alarak bulunduğu bölgeye göre kabul edilmiş su hattını aşan gemilere, kuralların öngördüğü miktardan fazla yük almış gemiler denir. Bu tür gemiler türkçeleşmiş bir terim olan "overload gemi" diye tanımlanır. Overload gemiler, tespit edildikleri takdirde sigortadan düşer ve aynı zamanda cezalandırılır. Genelde hiçbir kaptan gemisini overload yüklemez. Hatta hiçbir kimse, gemisini overload yüklemesi için kaptana talimat veremez. Eğer verirse, kanuna karşı suç işlemiş sayılır. Overload yükleme; can ve mal emniyetini tehlikeye düşüreceği için kabul edilmez.<br />
<br />
1.3    AMBAR KAPASİTELERİ<br />
1.3.1 Ambarların Taşıma Kapasiteleri<br />
Ambarlar yükün yüklendiği kapalı bölümlerdir. Her ambarın hacim olarak ne kadar yük alabileceği gemi kapasite planlarında gösterilmiştir. Ambarların hacimsel kapasiteleri; Balya kapasitesi "Bale capaciîy" ve dökme kapasitesi "Grain capacity* olarak iki ayrı değerde belirtilir. Bu değerler gemilerde metrik veya ingiliz sistemine göre verilebilir. Ayrıca her ambara maksimum kaç ton yük yüklenebileceği yine gemi kapasite planlarında belirtilmiştir. Buna, müsade edilen azami yük miktarı ingilizce olarak "permisable load" denir. Bu miktar geminin mukavemeti ile ilgilidir. Bu miktar aşıldığı zaman gemi hasar görüp deforme olabilir hatta kırılabilir. "Permisable load" metre kareye düşen azami yük ağırlığıdır. Örneğin bir ambarın permisable load miktarı 15 ton ise, o ambarın tabanına yani tank top üstüne 1 m2 ye en fazla 15 ton yük yüklenebilir anlamına gelir.<br />
1.3.2 Kapasite Tanımlan<br />
Dünyada taşınmakta olan birçok yük gemi tam detveytini bulmadan hacim olarak bütün ambarlan doldurur. Böyle yüklere "Measurement Cargo", yani hacimli yükler denir. Paketler içinde taşınan bir çok tropikal yükler bu guruba girer örneğin kartonlarda taşınan muz yükü bu guruba giren yüklerdendir. Bunun tersine ağırlığı fazla olan yüklerede uDeadweight Cargoes" denir. Torbalı çimento veya demir cevheri bu tür yüklerdir. Bu iki gurubun arasındaki yükler ise "Mixed General Cargoes" denilen mamul kırkambar yükleri veya kömür ve tahıl gibi hafif dökme yüklerdir. Bunlar hem hacim olarak ambarı doldurur, hemde gemiyi detveytine ulaştırır. Hacimli yükler yükleneceği zaman onların kübajları hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. Yüklerin kübajları m3 veya ft3 olarak ifade edilir, işte gemiye<br />
<br />
dökme yük alacağımız zaman geminin dökme yük kapasitesini, kırkambar yükü yükleyecek isek balya kapasitesini esas kabul etmemiz gerekir.<br />
1.3.3 Kapasiteye Göre Yük Planlama<br />
Genellikle gemilere yük bağlanmadan yük listeleri gemi kaptanına gönderilerek, kaptanın bu yükleri yükleyebileceğine dair mutabakatı istenir, işte böyle durumlarda kaptana yük ile ilgili her türlü bilgi de verilmelidir. Gemi zabitleri yükleyecekleri yükün kübajına ve ağırlığına göre yükleri ambarlarına dağıtır. Burada amaç gemiye tahsis edilen bütün yükleri yüklemek ve gemiyi en ekonomik şekilde kullanmaktadır. Ancak hiçbir kaptan geminin kapasitesini aşan yükü gemisine yükleyemez. Fakat yüklenecek yükü yanlış planlama ve yanlış istif sonucu yükleyemez duruma düşmek, meslek ayıbı olmasının yanında armatörü büyük zararlara uğratır. Onun için gerekli bütün bilgiler elde edilerek önce yüklemenin plan üzerinde yapılması, sonra da gerçek uygulanmasına geçilmelidir.<br />
1.3.4 Ağırlık ve Hacim Arasındaki Ticari İlişki<br />
Gemi ile taşınan yükler için taşıyıcıya bir taşınma bedeli ödenir. Buna "navlun" denir. Navlun yükün ağırlığına göre tespit edilebileceği gibi, ambarda fazla yer kaplayacak yükler için kübaj üzerinden de hesap edilebilir. Yüklerin ağırlık ve kübajlan arasındaki teknik ilişkiye ise "Stowage Faktör" denir.<br />
1.3.5 İstif Faktörü (Stovvage Factor)<br />
Daha önce de değinildiği gibi stoveç faktör, bir yükün bir tonunun ambar içerisinde işgal ettiği hacime denir. Yılların deneyimi ile bu fakför her yük için ayrı ayrı  belirlenmiştir.<br />
<br />
Ama yine de bu faktör, yükün orjinine ve içine konduğu kaba bağlı olarak farklılıklar göterir. Gemilere yükler yüklenmeden  evvel,  yüklere  ait  bütün  bilgiler gemi<br />
kaptanına bildirilir. İstif faktörü de bildirilmesi gereken çok önemli bir bilgidir. Çünkü gemi zabitleri yükleme planlarını yaparlarken bu faktörü kullanırlar. Bir başka değişle istif faktörü bilinmeden bir yükten bir ambara ne kadar yüklenebileceği hesap edilemez. Tabii ki bu durum havaleli yükler yani fazla yer kaplayan yükler içindir. Eğer bir yük için istif faktörü verilmemiş ise, bu faktörün kaç olduğu kitaplardan aranılarak bulunmalıdır. Dolayısı ile gemilerde yükler için çeşitli bilgileri içeren kitaplar bulunmalıdır. Bu amaçla en çok kullanılan kitap, Thomas'ın Stowage" kitabıdır, istif faktörü tespit edilirken, istifden dolayı hacim kayıpları göz önünde bulundurularak tespit edilir. Buna "Broken Stowage" denir. Yani istiften kaynaklanan ortalama hacim kayıpları istif fakförünün içine konulmuştur. Ancak bazı ülkelerde verilen istif faktörün içinde "Broken Stowage " yoktur. Bu hususun iyice araştırılması gerekir. "Broken Stowage" içinde olmayan istif faktörü kullanılıyorsa bu miktarı bizim ilave etmemiz gerekir. Genel uygulama olarak "Broken Stowagew miktarı % 10-15 civarında kabul edilebilir.<br />
      <br />
        1.3.6 Ambalajlı ve Dökme Yüklerde İstif Faktörü<br />
Yukarıdaki ifadelerden anlaşıldığı gibi, ağır yüklerin istif faktörleri küçük, hafif yüklerin istif faktörleri ise büyüktür. Ayrıca dökme yükler, ambalajlı yüklere nazaran daha küçük istif faktörüne sahiptir.  Yani  aynı yük dökme  olarak<br />
<br />
yüklendiği zaman, ambalajlı yüklendiği zamandan daha küçük bir istif faktörüne sahip olur. Bu durum istifin doğurduğu hacim kayıplarından kaynaklandığı gibi, postalar arasındaki boşluklardan da meydana gelir.<br />
1.3.7 Balya ve Dökme Yük Kapasiteleri<br />
Gemi kapasite planlarında ambar kapasiteleri, balya kapasitesi ve dökme kapasite olarak ayrı ayrı verilmiştir. Bu kapasiteler yüklenecek yüke bağlı olarak ambarların hacmini göstermektedir. Eğer bir ambara dökme yük yüklenecek ise-, o ambarın dökme yük kapasitesi, yüklenecek yükün stoveç faktörüne bölündüğünde, o ambara o dökme yükten kaç ton yükleyebileceğimizi bulabiliriz. Örneğin dökme yük kapasitesi 120.000 cuft olan bir ambara stoveç faktörü 50 olan bir tahıl yükünden; 120.000/50 = 2.400 ton yüklenebilir. Ambarların balya kapasiteleri ise ambalajlı yükler için kullanılır. Yine yukarıdaki gemiyi örnek olarak kullanacak olursak, bu sefer ambarın balya kapasitesinin 100000 cuft olduğunu görürüz. Bu ambara stoveç faktörü 80 olan pamuk balyaları yükleyecek olursak; 100000 / 80 = 1250 ton pamuk yükleyeceğimizi hesap ederiz. Bu açıklamalardan anlaşılan, bu ambarn dökme yük kapasitesi, balya kapasitesinden daha büyük olduğudur. Bu fark daha önce de belirtildiği gibi hem postalar arası boşluktan kaynaklanır hemde istiften dolayı yitik hacim "Brolcen Stowage" kaybından ortaya çıkar.<br />
<br />
1.3.8 Güverteye İstif<br />
Gemilerin detveytine göre tam yük alabilmek için, bazen güverteye de yük yüklenir, ancak güverteye yük yüklemek birtakım özel şartları gerektirir. Güverteye yüklenecek yükler hem kendisi risk altındadır hemde gemiye zarar verebilir. Onun için, güverte yükleri, taşıyan ile yükleyici arasında yapılan özel bir anlaşma ile yüklenir. Bu anlaşmada yüke ait bütün risklerin yükleyiciye ait olduğu ve gemi emniyeti söz konusu olduğunda kaptanın bu yükler üzerinde her türlü tasarrufunun olacağı belirtilir. Güverte yükünden kaynaklanan riskleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.<br />
a- Güverte yüklerinin  deniz suyu    veya yağmurdan ıslanabileceği riski. <br />
b- Bu yükler gemi stabilitesine negatif etki yaparlar, yani güverte yükleri "GNTnin küçülmesine sebep olur. <br />
c- Stabilite ile ilgili olarak bazı güverte yükleri ıslandığı zaman ağırlıkları daha da artar ve uGM"nin daha da küçülmesine neden olur. <br />
d- Gemideki yük bağlama donanımları, yani mapalar uygun yerde  olmayabilir.  Bu  durum  geminin  ve yükün emniyetini ters yönde etkiler, <br />
e- Eğer yükleyiciden  güverteye yükleme  müsaadesi alınmamışsa, bütün ticari sorumluluk armatöre ait olur. <br />
f- Güvertesine yük yükleyen gemiler kötü havalardan kaçmak mecburiyetindedir.<br />
<br />
Bu durum da seferin uzamasına neden olur. işte güvertesine yük yükleyecek gemi kaptanları yukarıdaki tehlikeleri göz önünde bulundurarak, planlarını yapmak ve kararlarını buna göre vermek durumundadırlar.<br />
1.3.9 Yüke Ait Bilgiler<br />
Gemilere yüklenecek yük çok çeşitli olduğundan, bunlara ait bilgileri akılda tutmak imkansızdır. Onun için herbir yük yükleneceği zaman, o yük ile ilgili bilgileri elde etmeliyiz. Daha öncede belirtildiği gibi bu bilgiler çeşitli kitaplardan veya yükleyiciden temin edilebilir. Aynı zamanda, yüklenecek yüke ait; uluslararası kurallar, yükleme limanı kuralları, boşaltma limanı kuralları hatta transit uğranacak limanların kuralları iyice öğrenilmelidir, özellikle tehlikeli yüklerde eğer bu kurallar bilinmez ise bir takım gecikmelere neden olabileceği ve bunun sonucu olarak da büyük zararlara uğranılacağı hiç akıldan çıkartılmamalıdır. Örneğin Süveyş Kanalından transit geçecek gemiler, tehlikeli yüklerini kanal idaresine bildirmeleri gerekir. Aksini yapan gemiler tespit edildiğinde kanal geçişi engelleneceği gibi ağır para cezalarına çarptırılır. Yüklere ait bilgiler, istif, ayrım, bağlama ve havalandırma gibi konularda gemi zabitlerine rehberlik yaparlar. Aşağıdaki listede yüklerin üzerine yapıştırılan işaretlerin ne anlama geldiği belirtilmiştir (Şekil - 5). Ayrıca yüklere ait çeşitli bilgileri içeren kitaplarda; yükün adı, özelliği, istif faktörü ve ambalaj şekli ile o yükün taşınmasında özen gösterilmesi gereken hususlar belirtilmiştir. Gemi zabitleri bir yükü yüklemeden evvel bu bilgileri öğrenip gerekli tedbirleri<br />
<br />
almalıdır. Aksi durumda yiikleme-taşıma-boşaltma esnasında yük hasar görebilir. Bu hususun sorumluluğu ise geminin olacaktır. Bazı yüklere gerekli özen ve dikkat gös¬terilmez ise bu yükde ortaya çıkabilecek değişiklikler gemiyi de hasar verebilir, hatta gemiyi batırabilir. Örneğin kendiliğinden sulanan dökme yükler, eğer uygun yüklen¬memiş ise veya tavsiye edildiği gibi taşımıyorsa, sulanıp kaygan hale gelebilir. Bu durum saç yırtılması sonucu gem¬inin batmasına neden olabilir. İşte 1970 li yıllarda rutubetli konsantre çinko yükleyen ve Deniz Nakliyat şirketi'ne ait Amasya gemisi Biscay Körfezinde bu sebepten battı ve 9 denizcimiz bu yüzden hayatını kaybetti. Stoveç kitaplarında yüklere ait bilgiler alfabetik sıraya göre verilmiştir. Aşağıda Thomas'a ait Stoveç kitabından alınan örnekler, bilgi için verilmiştir.<br />
Yüfcün Adı Karekteristigi istif Faktörü cuft Ambalaj şekli<br />
ABACA islanmamalı 92/105 Preslenmiş Balya<br />
(Kendir)<br />
ABALONE islanmamalı 80/85 Torbalı veya sandıklı<br />
(Kabuklu deniz<br />
hayvanı) Not •. Kabuğu süs eşyası, içi ise yem olarak kullanılır.<br />
ACETATE OF LİME       Islak Yüklenebilir      80/90 Varilli yük<br />
(Asetik Asit) Not: Renksiz bir çözücü olup çok kıymetlidir<br />
ACETONE Islak Yüklenebilir        80/90 Varilli yük<br />
(Aseton) Not: Tehlikeli yüktür LMDG koduna bakınız<br />
ACHIOTE İslanmamalı 60/64 Sandıklı yük.<br />
Not: Kırmızımtrak veya sarı renkli etfi bir bitki özü olup, bazı ağaçların meyve  çekirdeklerinden elde edilir. Çikolata<br />
yapımında renk verici olarak kullanılır. Soğuk, yerde muhafaza edilmelidir.<br />
ACID ARABIC islanmamalı 40/45 Bidonlu yük<br />
(Araç zamkıi Güneşte kalmamalı<br />
Not: Akasya sakızı da denilen bu madde, bu ağaçlardan elde edilir. Soğuk ve kuru yerde muhafaza edilmelidir.<br />
AODOIL Dip ambar yükü        65/70 Teneke Üç turlu<br />
55/65  Bidon<br />
38/40   Bulk<br />
Not : Bir nevi bitkisel yağ olup genellikle hındistan cevizinden elde edilir Sütlü ve şekerli gıdalarda kullanılır. Genellikle büyük variller içinde taşınır. Sızıntı ihtimaline karşı daima dip ambara yüklenmelidir.<br />
<br />
         <br />
<br />
<br />
                                                           Şekil - 5]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GENEL BİLGİLER<br />
           Deniz ticareti yapan gemilerin yaklaşık %2 sini yolcu gemileri, geriye kalan % 98'lik bölümünü ise yük gemileri oluşturmaktadır. Buradan çıkan sonuca göre ticaret gemisi denince akla, yük taşımak için inşa edilmiş birtakım araçlar gelmektedir. Böylece ticaret gemilerinde çalışan denizcilerin ana görevleri ise yük taşımak olmaktadır diyebiliriz. Deniz Ticareti dünyadaki politik gelişmelere paralel olarak yönlenmiş, bağımsız ülkeler çoğaldıkça deniz ticaretine duyulan ihtiyaç da daha fazla hissedilmeye başlamıştır. 18. yüzyılda deniz ticaretini zorlaştıran bir çok ulusal nedenler vardı. Bu yüzyılda deniz ticareti daha ziyade korsanlık ve kaçakçılık gibi illegal yollardan yapılıyor, bu hususlar da ülkeler arasında büyük anlaşmazlıklara hatta savaşlara neden oluyordu. 19.yüzyılda deniz ticareti daha düzenli bir hale getirilmiş ve 20. yüzyılda ise uluslararası denizcilik örgütünün çalışmaları sonucunda taşıyan ve taşıtan arasındaki yetki ve sorumluluklar belirlenmiştir. Ayrıca deniz ticareti geliştikçe deniz sigortasına ihtiyaç duyulmaya da başlandı. Böylece 1893 tarihli "Harter AcT kuralları ile 1936 yılında kabul edilen, Uluslararası Denizde mal taşıma kuralları; yükleme, boşaltma, istif, taşıma süresince yüke ihtimam ve yükün teslimi konularında, armatörlerin sorumlulukları ile bu sorumluluklarının limitlerini belirlemiştir. Aynı zamanda Uluslararası Deniz Hukuku Komitesi tarafından 1921'de yeniden düzenlenen Hague kaideleri "Hague Rules" armatörlerin, konşimento tanziminden doğan sorumluluklarını düzenlemiştir.<br />
<br />
Ticaret denince, yükün bir yerden bir başka yere taşınması akla gelir. Hiç kuşkusuz denizaşırı ülkeler arasında büyük miktarda yük taşıma imkanı ancak deniz ticareti ile mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda dünyadaki en ekonomik ulaşım imkanı ise yine ticaret gemileri ile sağlanabilir. Yani dünya ticaretinin gelişmesi deniz ticareti ile çok yakın ilişki içindedir. Eğer dünya ticaretinin gelişmesini istiyorsak, ekonomik ticaret gemileri inşa etmeliyiz ayrıca bu gemileri çalıştıracak bilgili ve kapasiteli denizciler yetiştirmeliyiz.<br />
1.1    YÜK TAŞIMA PRENSİPLERİ<br />
Bir yükün teslim alınıp yüklenmesi, istif edilmesi, bağlanması, hasarsız taşınması, boşaltılması ve tam teslim edilmesi, ancak bir takım prensiplere uyularak düzgün yapılabilir. Gemi zabitleri ancak görevlerini iyi biliyorlarsa bu prensipleri uygulayabilirler, aksi halde verilecek yanlış kararlar veya yanlış uygulamalar daima ekstra masraflara neden olabilir. Bu husus da deniz ticaretinde hiç arzu edilmeyen bir durumdur. Bir yük operasyonunun başarılı sonuçlanması için organize olmak en önde gelen faktördür. İkinci önemli faktör ise görev ve sorumlulukların çok kesin bir şekilde belirtilmesi daha sonra da koordinasyon ve emniyet tedbirleri gelmektedir.<br />
l.l.l Yük Taşıma Kapasitesi<br />
Yüklerin kurallara uygun taşınabilmesi için yükün ve geminin çok iyi tanınması gerekir. Yani ne yükleyeceğim ve nereye yükleyeceğim suallerine doğru cevaplar verilebilmelidir. Onun için gemi zabitleri gemilerini çok iyi tanımalıdır. Bir geminin taşıma kapasitesi denildiğinde akla iki şey gelir. a-      Geminin tonaj olarak taşıma kapasitesi (detveyt)<br />
<br />
b- Geminin kübaj olarak taşıma kapasitesi (hacim) (işte gemilerin para kazanma kapasitesi, yukarıdaki iki ifade ile belirtilir. Bu kapasiteler yükün stoveç faktörü ile yakından ilgilidir. Stoveç faktör herhangi bir yükün bir tonunun ambar içinde işgal ettiği hacime denir. Örneğin stoveç faktör 80 cuft diyorsak, bundan o yükün bir tonunun ambar içinde 80 cuft'lik bir yer kaplayacağı anlaşılır. Bir başka değişle stoveç faktör 2m3 dendiğinde, o yükün bir tonunun ambar içinde 2m3 yer kaplayacağı anlaşılır.Yüklerin stoveç faktörleri bir birlerinden farklıdır. Örneğin maden yüklerinin stoveç faktörleri küçüktür onun için bu tür yüklere detveyt yükleri denir. Havaleli hafif yüklerin ise stoveç faktörleri büyüktür bu tür yüklere hacimli yükler denir.<br />
<br />
1.1.2 Taşımayı Sınırlama Faktörler<br />
Bir geminin taşıma kapasitesi o geminin detveyti veya hacimsel büyüklüğü ile sınırlıdır. Yani geminin yaz detveyti 25.000 ton ise o gemi ancak 25.000 ton ağırlık taşıyabilir. Bu ağırlığa gemideki yakıt, su, stor, balast, yağlama yağı ve konstant da dahildir. Eğer bu saydığımız ağırlıklar toplamı 1.500 ton ise bu gemi ancak;<br />
25.000-1.500=23.500 ton yük yükleyebilir.<br />
<br />
Yine bir gemi yük almaya müsait ambarlarının hacmi kadar yük yükleyebilir. Onun için bir gemiye bir yük bağlanacağı zaman ilk iş o yükün gerek ağırlık ve gerekse hacim bakımından bu gemiye yüklenip yüklenemeyeceğinin hesap edilmesidir.<br />
<br />
1.1.3 Çabuk Yükleme - Boşaltma<br />
Deniz ticaretinde "zaman - para" prensibi ile çalışılır. Onun için bir gemiye hır yük en kıs,) zamanda yüklenmeli ve en<br />
<br />
kısa zamanda boşaltılmalıdır. Bu hususu gerçekleştirmek için gemi zabitleri yük istif planlarını ve yüke ayrılacak ambarları iyi düşünüp en ekonomik şekilde ayarlamalıdır. Hiçbir zaman yüklerin tek bir ambara yüklenerek zaman kaybına meydan verilmemelidir. Unutmamak gerekir ki gemiier limanda ne kadar az kalırsa o kadar çok kazanırlar. Bir başka değişle çabuk yükleme boşaltma daha fazla para kazanmayı sağlar.<br />
1.1.4 Yükleme - Boşaltmada Gecikme<br />
Yükleme ve boşaltmanın gecikmesi ya gemiden veya dışarıdan kaynaklanabilir.<br />
<br />
Gemiden kaynaklanan gecikmeler;<br />
<br />
a-      Yüke yeteri kadar ambar ayırmamak,<br />
b-      Yükleme-boşaltma donanımındaki arızalar,<br />
c-      Emniyet tedbirlerinin neden olabileceği gecikmeler,<br />
d-      Kötü istif ve<br />
e-      Uğraştıran yükler.<br />
<br />
<br />
Bu gecikmeler iyi bir organizasyon ile kontrol edilerek ortadan kaldırılabilir. Bu hususlar gemi zabitlerinin bilgi beceri ve tecrübeleri ile yakından ilgilidir.<br />
Dışarıdan kaynaklanan gecikmeler;<br />
a- Liman işçisi yetersizliği ve sayısı,<br />
b- İşçi sendikalarının kuralları,<br />
c- Yükün hazır olmaması,<br />
d- Fazla saat çalışma şartları,<br />
e- Liman Kuralları ve<br />
f- Limandaki gemi trafiği fazlalığı.<br />
<br />
1.1.5 Yükleme - Boşaltma Masraflarını Kontrol<br />
Gemi operasyonunda giderlerin önemli bir bölümünü yükleme ve boşaltma masrafları oluşturur. Hiç kuşkusuz bu masraflar ne kadar düşürülürse kazanç da o derecede artacaktır. Yükleme-boşaltma masraflarına "stevedoring expensesM denir. Genellikle stevedor masrafları tarife karşılığı ton üzerinden ödenir. Ancak gemiden dolayı herhangi bir gecikme veya işi kısıtlama söz konusu olduğunda, bu ücretlere ilave şarjlar yapılır. Bu ilave masraflar; fazla çalışma, boş bekleme, istifin zor olacağı yerlerde çalışma, ambar açma-kapamadan dolayı bekleme, yağmur veya tabii şartlardan dolayı bekleme, hatta istif tahtası serilmesi için geçen ekstra zaman, daima ilave masraf olarak değerlendirilir. Tabii ki bu masraflar limandan limana veya bir stevedor firmasından diğer stevedor firmasına bağlı olarak değişiklikler gösterir. Aynı zamanda stevedor firmaları iyi kontrol edilmez ise işi uzatıp geminin gecikmesine neden olabilirler. Bazen bir yükleyici firma birden fazla gemide çalışabilir işte böyle durumlarda işçi sayısı bakımından iş uzayabilir. Yüklerin emniyete alınması da geminin limanda gecikmesine neden olabilir. Böylece bir taraftan yükleyici firmadan, bazen de gemiden kaynaklanan gecikmeler geminin limandan geç hareket etmesine ve diğer limana geç varmasına neden olabilir, işte bu gibi durumlar daima ekstra masraflar doğurur. Bu masraflar geminin yaptığı ticaret şekline bağlı olarak armatör hesabına olabileceği gibi, "charter party" hükümlerine göre kiracıya da ait olabilir. Bazen kiracı gecikmeler ve ekstra masraflardan kurtulmak ve gemiyi yakından takip edebilmek için gemiye "süpercargo" tayin edebilir. Supercargo, işini iyi bilen ikinci kaptan veya kaptanlık yapmış bir kişidir. Supercargo, yükün yükleme ve<br />
<br />
boşaltılması ile ilgili masraflarına karar vermeye yetkili ve sorumludur. Ancak kaptanın yük üzerindeki yetki ve sorumluluğu daima mevcut olup, kaptan gerektiği zaman olaya müdahale ederek kararlan daima değiştirebilir. Fakat kaptanın yanlış karar vermesi hem kendisini hem de armatörü her zaman sorumlu kılar. Bütün bu açıklamalardan anlaşılan, yükleme ve boşaltma operasyonu iyi planlandığı ve iyi organize edildiği zaman masraflar da azalmış olur. Sonuçlar, gemi zabitlerinin bilgi ve becerilerine bağlı ve iyi veya kötü olarak ortaya çıkacaktır.<br />
<br />
<br />
1.2    YÜK TAŞIMA KAPASİTESİ<br />
<br />
1.2.1 Arşimet Kanunu<br />
Arşimet kanununa göre bir sıvı içerisine kısmen veya tamamen batırılan bir cisim, yer değiştirdiği sıvının ağırlığı kadar hafifler. İm3 tatlı suyun ağırlığı 1.000 kg olduğuna göre, tatlı suyun içerisine batırılan bir cisim yerini değiştirdiği her im3 su için 1.000 kg hafifler. Bir başka değişle tatlı suya batırılan bir cisim yerini değiştirdiği her İm3 suyun ağırlığına eşit bir kuvvetle yukarı doğru itilir.Böylece suda yüzen bir gemi, suya batan kısmının hacmine eşit suyun ağırlığı kadar hafifler diyebiliriz, işte suda yüzen gemilerin suya batan kısımlarının hacmi gemi draftları ile hesap edilir. Arşimet kanunundan yararlanarak gemilerin ağırlıkları ve detveytleri gemi draftları ile bulunabilir.<br />
1.2.2 Deplasman<br />
Deplasman, bir geminin içindekiler ile birlikte gerçek ağırlığıdır. Geminin içindeki ağırlıklar ise yük, stor, yakıt, balast, su, yağlama yağı ve konstant'dan oluşur, işte bir gemiyi teraziye koyarak tarttığımızda bulduğumuz ağırlığa o geminin deplasmanı denir. Bu ağırlık Arşimet Kanunundan<br />
<br />
yararlanılarak gemi draftları ile de hesap edilebilir. Gemilerin deplasman ağırlığı ya kapasite planlarından veya stabilite kitaplarındaki deplasman cetvellerinden bulunur.<br />
1.2.3 Detveyt (Deadvveight)<br />
Bir geminin taşıma kapasitesi olan detveyt, geminin deplasmanından boş gemi ağırlığı çıkartılarak elde edilir. Detveyt = Yük + yakıt + balast + su + stor + yağlama yağı + constat ağırlıklarının toplamıdır. Deplasmanda olduğu gibi detveyt de gemi draftlarından yararlanarak hesaplanır. Bunun için her gemiye ait bir detveyt skalası düzenlenmiş olup bu skaialardan her vasat draft karşılığında detveytin kaç ton olduğu kolayca okunabilir. Detveyt skalalarından vasat draft karşılığı; deplasman, freebord yüksekliği, birim bâtirma tonu ve birim trim moment değerleri öe bulunabilir (Şekil - l).<br />
1.2.4 Draft Markalan<br />
Kana rakamları da denilen draft markaları, geminin sancak ve iskele bordalarına baş, vasat ve kıç taraflarına ya metrik veya ingiliz sistemine göre markalanmıştır. Draft markaları gemilerin su içinde kalan kısmının hacmini bulmamıza yarar. Böylece geminin ağırlığını ve detveytini hesap edebiliriz. Draft markaları büyüdükçe geminin ağırlığı artacak, küçüldükçe gemi ağırlığı azalacaktır. Metrik sisteme göre markalanmış draft markalarının boyu 10 cm olup her iki marka arasındaki mesafe yine 10 cm. dir. Markalar 0 - 20 - 40 - 60 - 80 - 1 m. şeklinde markalanır. Her markanın tabanına teğet olan çizgi o markanın değerini gösterir. İngiliz sistemine göre markalanmış gemilerde her markanın boyu 6 pus olup 2 marka arasındaki mesafe de yine 6 pus'dur. Romen rakamı ile yazılan draft markaları I, II, III, IV ve V feet şeklinde devam eder (Şekil - 2).<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Şekil - 2<br />
1.2.5 Yük Miktarı ile Detveyt ilişkisi<br />
Daha öncede belirtildiği gibi detveyt bir geminin taşıma kapasitesidir. Yani detveyt yükün ağırlığı değildir. Detveytin içinde yükten başka diğer ağırlıklar da vardır. Yük miktarını tespit etmek için önce detveyt hesaplanır, sonra detveyt' den bilinen ağırlıklar çıkartılarak yük miktarı tespit edilir.<br />
1.2.6 Maksimum Detveyt<br />
Bir geminin en büyük taşıma kapasitesine o geminin maksimum detveyti denir. Genellikle maksimum detveyt<br />
<br />
denince yaz detveyti anlaşılır. Bu da yaz yükleme hattına kadar yüklenmiş bir geminin deplasmanından boş gemi ağırlığının çıkartılması ile elde edilir.<br />
1.2.7 Yükleme Sının Markası<br />
Yükleme sınırı markası, gemi bordasının ortasına ve ana güverte hattının nizami freebord yüksekliği kadar altına 300 mm çapında bir daire olarak markalanır. Bu dairenin merkezinden ana güverte hattına kadar olan mesafeye "Nizami Freebord Yüksekliği" denir. Yine bu dairenin merkezinden 540 mm önüne 25 mm genişliğinde bir dik hat markalanır ve bu hattın her iki tarafına 230 mm uzunluğunda ve yine 25 mm genişliğinde çeşitli zonları ilgilendiren enine markalar işaretlenir. Herbir zonu gösteren harf bu enine hatların önüne markalanır. Örneğin; TF tropik tatlı su hattını, T" tatlı su hattını, T tropik su hattını, "S" yaz yükleme hattını, "W kış yükleme hattını ve "WNA" Kış Kuzey Atlantik yükleme hattını göstermektedir. TF" ve T* markaları tatlı suda diğer bütün markalar ise deniz suyundaki yükleme hatlarını belirlerler (Şekil-3).    <br />
<br />
1.2.8 Borda Yüksekliği (Fribord)<br />
Birçok nedenlerden dolayı gemilerin suyun içine ne kadar batacağından hesaplanıp gemi bordasına işaretlenmesi gerekir. İşte yukarıda bahsedilen yükleme sınırı markası gemi fribordunu daima kontrol etmek için markalanmıştır. Fribord tesbitine duyulan ihtiyaç aşağıdaki nedenlerden kaynaklanmıştır.<br />
a-      Eşit gemilere eşit yük yükleme standardını sağlamak<br />
için,<br />
       b~ Çeşitli hava koşullarında geminin yükün ve personelin emniyetini sağlamak ve ilave yüzdürücü hacim kazanmakiçin,<br />
c-      Gemi mukavemetinin aşıimamasını temin etmek için<br />
      d-      Ana  güvertenin  deniz seviyesinden  emniyetli  bir yükseklikte kalmasını sağlamak için ve<br />
e-      Geminin emniyetli bir dengeye sahip olabilmesi için.<br />
İşte bu nedenlerden dolayı gemilerin fribordları,1966 tarihli Uluslararası yükleme sının sözleşmesinin kurallarına uygun olarak hesaplanır ve bu sözleşmeye uygun bir yükleme sınırı sertifikası düzenlenir (Şekil - 4).<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
1.2.9 Borda Yüksekliği İle Yüzme Kapasitesinin İlişkisi<br />
Fribord yüksekliği arttıkça geminin yüzme kapasitesi de artacaktır. Bir geminin fribord yüksekliği aşağıdaki formül ile hesaplanır.<br />
f.B.d = I / y<br />
formülde-,<br />
f -     Gemi boyuna bağlı bir katsayı<br />
B -     Metre cinsinden gemi genişliği<br />
d -     Metre cinsinden maxsimum gemi draftı<br />
        I -      Su hattı alanının gemi orta hattına göre doğurduğu atelet momenti<br />
Bu moment aşağıdaki formül ile bulunur.<br />
12<br />
y -     Gemi orta hattının, güverte köşesine olan<br />
mesafesi<br />
Gemilerin fribord yükseklikleri, gemi inşaatı bittikten sonra gemi inşaatı mühendisleri tarafından hesaplanır.<br />
1.2.10 Borda Yüksekliğinin Hesabı<br />
Fribordun hesaplanması bakımından gemiler, "A tipi gemiler" ve "B tipi gemiler" olarak iki gruba ayrılırlar. "A" tipi gemileri tankerler, ttB" tipi gemileri ise diğer gemiler oluşturur. Gemilerin Fribord yükseklikleri gemilerin boyuna bağlı olarak, I966konvansiyonuna uygun olarak hesaplanmıştır. Örneğin "A" tipi gemilerden boyu 24m olan bir geminin fribord yüksekliği 200 mm, boyu 365 m olan geminin freebord yüksekliği ise 3433 mm olarak hesaplanmıştır.Yine "BM tipi gemilerden boyu 24 m olan<br />
<br />
gemi için fribord yüksekliği 200 mm, boyu 365 m olan gemi için fribord yüksekliği 5.303 mm olarak tespit edilmiştir. Bu tespit edilmiş olan fribord yükseklikleri cetvellere dökülmüştür. Ancak bir geminin gerçek fribord yüksekliği bu cetvellerden alınan değerlerin düzeltilmesi ile elde edilir.<br />
Bu düzeltmeler;<br />
a-      Boy düzeltmesi<br />
b-      Blok kat sayısı düzeltmesi<br />
c-      Derinlik Düzeltmesi<br />
d-      Üst yapı düzeltmesi<br />
e-      şir düzeltmesi<br />
Bu  düzeltmelerin  detayları  gemi  inşaatı  mühendislerini<br />
ilgilendirdiğinden biz burada bu detaylara girmeyeceğiz.<br />
1.2.11 Fazla Yükleme (Overload)<br />
Her ne sebeple olursa olsun gemiler, hiçbir zaman kabul edilen fribord'dan daha az bir fribord'la denize çıkamazlar. Böyle bir durum ancak fazla yük yüklemek sureti ile meydana gelir. Fazla yük alarak bulunduğu bölgeye göre kabul edilmiş su hattını aşan gemilere, kuralların öngördüğü miktardan fazla yük almış gemiler denir. Bu tür gemiler türkçeleşmiş bir terim olan "overload gemi" diye tanımlanır. Overload gemiler, tespit edildikleri takdirde sigortadan düşer ve aynı zamanda cezalandırılır. Genelde hiçbir kaptan gemisini overload yüklemez. Hatta hiçbir kimse, gemisini overload yüklemesi için kaptana talimat veremez. Eğer verirse, kanuna karşı suç işlemiş sayılır. Overload yükleme; can ve mal emniyetini tehlikeye düşüreceği için kabul edilmez.<br />
<br />
1.3    AMBAR KAPASİTELERİ<br />
1.3.1 Ambarların Taşıma Kapasiteleri<br />
Ambarlar yükün yüklendiği kapalı bölümlerdir. Her ambarın hacim olarak ne kadar yük alabileceği gemi kapasite planlarında gösterilmiştir. Ambarların hacimsel kapasiteleri; Balya kapasitesi "Bale capaciîy" ve dökme kapasitesi "Grain capacity* olarak iki ayrı değerde belirtilir. Bu değerler gemilerde metrik veya ingiliz sistemine göre verilebilir. Ayrıca her ambara maksimum kaç ton yük yüklenebileceği yine gemi kapasite planlarında belirtilmiştir. Buna, müsade edilen azami yük miktarı ingilizce olarak "permisable load" denir. Bu miktar geminin mukavemeti ile ilgilidir. Bu miktar aşıldığı zaman gemi hasar görüp deforme olabilir hatta kırılabilir. "Permisable load" metre kareye düşen azami yük ağırlığıdır. Örneğin bir ambarın permisable load miktarı 15 ton ise, o ambarın tabanına yani tank top üstüne 1 m2 ye en fazla 15 ton yük yüklenebilir anlamına gelir.<br />
1.3.2 Kapasite Tanımlan<br />
Dünyada taşınmakta olan birçok yük gemi tam detveytini bulmadan hacim olarak bütün ambarlan doldurur. Böyle yüklere "Measurement Cargo", yani hacimli yükler denir. Paketler içinde taşınan bir çok tropikal yükler bu guruba girer örneğin kartonlarda taşınan muz yükü bu guruba giren yüklerdendir. Bunun tersine ağırlığı fazla olan yüklerede uDeadweight Cargoes" denir. Torbalı çimento veya demir cevheri bu tür yüklerdir. Bu iki gurubun arasındaki yükler ise "Mixed General Cargoes" denilen mamul kırkambar yükleri veya kömür ve tahıl gibi hafif dökme yüklerdir. Bunlar hem hacim olarak ambarı doldurur, hemde gemiyi detveytine ulaştırır. Hacimli yükler yükleneceği zaman onların kübajları hakkında bilgi sahibi olmamız gerekir. Yüklerin kübajları m3 veya ft3 olarak ifade edilir, işte gemiye<br />
<br />
dökme yük alacağımız zaman geminin dökme yük kapasitesini, kırkambar yükü yükleyecek isek balya kapasitesini esas kabul etmemiz gerekir.<br />
1.3.3 Kapasiteye Göre Yük Planlama<br />
Genellikle gemilere yük bağlanmadan yük listeleri gemi kaptanına gönderilerek, kaptanın bu yükleri yükleyebileceğine dair mutabakatı istenir, işte böyle durumlarda kaptana yük ile ilgili her türlü bilgi de verilmelidir. Gemi zabitleri yükleyecekleri yükün kübajına ve ağırlığına göre yükleri ambarlarına dağıtır. Burada amaç gemiye tahsis edilen bütün yükleri yüklemek ve gemiyi en ekonomik şekilde kullanmaktadır. Ancak hiçbir kaptan geminin kapasitesini aşan yükü gemisine yükleyemez. Fakat yüklenecek yükü yanlış planlama ve yanlış istif sonucu yükleyemez duruma düşmek, meslek ayıbı olmasının yanında armatörü büyük zararlara uğratır. Onun için gerekli bütün bilgiler elde edilerek önce yüklemenin plan üzerinde yapılması, sonra da gerçek uygulanmasına geçilmelidir.<br />
1.3.4 Ağırlık ve Hacim Arasındaki Ticari İlişki<br />
Gemi ile taşınan yükler için taşıyıcıya bir taşınma bedeli ödenir. Buna "navlun" denir. Navlun yükün ağırlığına göre tespit edilebileceği gibi, ambarda fazla yer kaplayacak yükler için kübaj üzerinden de hesap edilebilir. Yüklerin ağırlık ve kübajlan arasındaki teknik ilişkiye ise "Stowage Faktör" denir.<br />
1.3.5 İstif Faktörü (Stovvage Factor)<br />
Daha önce de değinildiği gibi stoveç faktör, bir yükün bir tonunun ambar içerisinde işgal ettiği hacime denir. Yılların deneyimi ile bu fakför her yük için ayrı ayrı  belirlenmiştir.<br />
<br />
Ama yine de bu faktör, yükün orjinine ve içine konduğu kaba bağlı olarak farklılıklar göterir. Gemilere yükler yüklenmeden  evvel,  yüklere  ait  bütün  bilgiler gemi<br />
kaptanına bildirilir. İstif faktörü de bildirilmesi gereken çok önemli bir bilgidir. Çünkü gemi zabitleri yükleme planlarını yaparlarken bu faktörü kullanırlar. Bir başka değişle istif faktörü bilinmeden bir yükten bir ambara ne kadar yüklenebileceği hesap edilemez. Tabii ki bu durum havaleli yükler yani fazla yer kaplayan yükler içindir. Eğer bir yük için istif faktörü verilmemiş ise, bu faktörün kaç olduğu kitaplardan aranılarak bulunmalıdır. Dolayısı ile gemilerde yükler için çeşitli bilgileri içeren kitaplar bulunmalıdır. Bu amaçla en çok kullanılan kitap, Thomas'ın Stowage" kitabıdır, istif faktörü tespit edilirken, istifden dolayı hacim kayıpları göz önünde bulundurularak tespit edilir. Buna "Broken Stowage" denir. Yani istiften kaynaklanan ortalama hacim kayıpları istif fakförünün içine konulmuştur. Ancak bazı ülkelerde verilen istif faktörün içinde "Broken Stowage " yoktur. Bu hususun iyice araştırılması gerekir. "Broken Stowage" içinde olmayan istif faktörü kullanılıyorsa bu miktarı bizim ilave etmemiz gerekir. Genel uygulama olarak "Broken Stowagew miktarı % 10-15 civarında kabul edilebilir.<br />
      <br />
        1.3.6 Ambalajlı ve Dökme Yüklerde İstif Faktörü<br />
Yukarıdaki ifadelerden anlaşıldığı gibi, ağır yüklerin istif faktörleri küçük, hafif yüklerin istif faktörleri ise büyüktür. Ayrıca dökme yükler, ambalajlı yüklere nazaran daha küçük istif faktörüne sahiptir.  Yani  aynı yük dökme  olarak<br />
<br />
yüklendiği zaman, ambalajlı yüklendiği zamandan daha küçük bir istif faktörüne sahip olur. Bu durum istifin doğurduğu hacim kayıplarından kaynaklandığı gibi, postalar arasındaki boşluklardan da meydana gelir.<br />
1.3.7 Balya ve Dökme Yük Kapasiteleri<br />
Gemi kapasite planlarında ambar kapasiteleri, balya kapasitesi ve dökme kapasite olarak ayrı ayrı verilmiştir. Bu kapasiteler yüklenecek yüke bağlı olarak ambarların hacmini göstermektedir. Eğer bir ambara dökme yük yüklenecek ise-, o ambarın dökme yük kapasitesi, yüklenecek yükün stoveç faktörüne bölündüğünde, o ambara o dökme yükten kaç ton yükleyebileceğimizi bulabiliriz. Örneğin dökme yük kapasitesi 120.000 cuft olan bir ambara stoveç faktörü 50 olan bir tahıl yükünden; 120.000/50 = 2.400 ton yüklenebilir. Ambarların balya kapasiteleri ise ambalajlı yükler için kullanılır. Yine yukarıdaki gemiyi örnek olarak kullanacak olursak, bu sefer ambarın balya kapasitesinin 100000 cuft olduğunu görürüz. Bu ambara stoveç faktörü 80 olan pamuk balyaları yükleyecek olursak; 100000 / 80 = 1250 ton pamuk yükleyeceğimizi hesap ederiz. Bu açıklamalardan anlaşılan, bu ambarn dökme yük kapasitesi, balya kapasitesinden daha büyük olduğudur. Bu fark daha önce de belirtildiği gibi hem postalar arası boşluktan kaynaklanır hemde istiften dolayı yitik hacim "Brolcen Stowage" kaybından ortaya çıkar.<br />
<br />
1.3.8 Güverteye İstif<br />
Gemilerin detveytine göre tam yük alabilmek için, bazen güverteye de yük yüklenir, ancak güverteye yük yüklemek birtakım özel şartları gerektirir. Güverteye yüklenecek yükler hem kendisi risk altındadır hemde gemiye zarar verebilir. Onun için, güverte yükleri, taşıyan ile yükleyici arasında yapılan özel bir anlaşma ile yüklenir. Bu anlaşmada yüke ait bütün risklerin yükleyiciye ait olduğu ve gemi emniyeti söz konusu olduğunda kaptanın bu yükler üzerinde her türlü tasarrufunun olacağı belirtilir. Güverte yükünden kaynaklanan riskleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.<br />
a- Güverte yüklerinin  deniz suyu    veya yağmurdan ıslanabileceği riski. <br />
b- Bu yükler gemi stabilitesine negatif etki yaparlar, yani güverte yükleri "GNTnin küçülmesine sebep olur. <br />
c- Stabilite ile ilgili olarak bazı güverte yükleri ıslandığı zaman ağırlıkları daha da artar ve uGM"nin daha da küçülmesine neden olur. <br />
d- Gemideki yük bağlama donanımları, yani mapalar uygun yerde  olmayabilir.  Bu  durum  geminin  ve yükün emniyetini ters yönde etkiler, <br />
e- Eğer yükleyiciden  güverteye yükleme  müsaadesi alınmamışsa, bütün ticari sorumluluk armatöre ait olur. <br />
f- Güvertesine yük yükleyen gemiler kötü havalardan kaçmak mecburiyetindedir.<br />
<br />
Bu durum da seferin uzamasına neden olur. işte güvertesine yük yükleyecek gemi kaptanları yukarıdaki tehlikeleri göz önünde bulundurarak, planlarını yapmak ve kararlarını buna göre vermek durumundadırlar.<br />
1.3.9 Yüke Ait Bilgiler<br />
Gemilere yüklenecek yük çok çeşitli olduğundan, bunlara ait bilgileri akılda tutmak imkansızdır. Onun için herbir yük yükleneceği zaman, o yük ile ilgili bilgileri elde etmeliyiz. Daha öncede belirtildiği gibi bu bilgiler çeşitli kitaplardan veya yükleyiciden temin edilebilir. Aynı zamanda, yüklenecek yüke ait; uluslararası kurallar, yükleme limanı kuralları, boşaltma limanı kuralları hatta transit uğranacak limanların kuralları iyice öğrenilmelidir, özellikle tehlikeli yüklerde eğer bu kurallar bilinmez ise bir takım gecikmelere neden olabileceği ve bunun sonucu olarak da büyük zararlara uğranılacağı hiç akıldan çıkartılmamalıdır. Örneğin Süveyş Kanalından transit geçecek gemiler, tehlikeli yüklerini kanal idaresine bildirmeleri gerekir. Aksini yapan gemiler tespit edildiğinde kanal geçişi engelleneceği gibi ağır para cezalarına çarptırılır. Yüklere ait bilgiler, istif, ayrım, bağlama ve havalandırma gibi konularda gemi zabitlerine rehberlik yaparlar. Aşağıdaki listede yüklerin üzerine yapıştırılan işaretlerin ne anlama geldiği belirtilmiştir (Şekil - 5). Ayrıca yüklere ait çeşitli bilgileri içeren kitaplarda; yükün adı, özelliği, istif faktörü ve ambalaj şekli ile o yükün taşınmasında özen gösterilmesi gereken hususlar belirtilmiştir. Gemi zabitleri bir yükü yüklemeden evvel bu bilgileri öğrenip gerekli tedbirleri<br />
<br />
almalıdır. Aksi durumda yiikleme-taşıma-boşaltma esnasında yük hasar görebilir. Bu hususun sorumluluğu ise geminin olacaktır. Bazı yüklere gerekli özen ve dikkat gös¬terilmez ise bu yükde ortaya çıkabilecek değişiklikler gemiyi de hasar verebilir, hatta gemiyi batırabilir. Örneğin kendiliğinden sulanan dökme yükler, eğer uygun yüklen¬memiş ise veya tavsiye edildiği gibi taşımıyorsa, sulanıp kaygan hale gelebilir. Bu durum saç yırtılması sonucu gem¬inin batmasına neden olabilir. İşte 1970 li yıllarda rutubetli konsantre çinko yükleyen ve Deniz Nakliyat şirketi'ne ait Amasya gemisi Biscay Körfezinde bu sebepten battı ve 9 denizcimiz bu yüzden hayatını kaybetti. Stoveç kitaplarında yüklere ait bilgiler alfabetik sıraya göre verilmiştir. Aşağıda Thomas'a ait Stoveç kitabından alınan örnekler, bilgi için verilmiştir.<br />
Yüfcün Adı Karekteristigi istif Faktörü cuft Ambalaj şekli<br />
ABACA islanmamalı 92/105 Preslenmiş Balya<br />
(Kendir)<br />
ABALONE islanmamalı 80/85 Torbalı veya sandıklı<br />
(Kabuklu deniz<br />
hayvanı) Not •. Kabuğu süs eşyası, içi ise yem olarak kullanılır.<br />
ACETATE OF LİME       Islak Yüklenebilir      80/90 Varilli yük<br />
(Asetik Asit) Not: Renksiz bir çözücü olup çok kıymetlidir<br />
ACETONE Islak Yüklenebilir        80/90 Varilli yük<br />
(Aseton) Not: Tehlikeli yüktür LMDG koduna bakınız<br />
ACHIOTE İslanmamalı 60/64 Sandıklı yük.<br />
Not: Kırmızımtrak veya sarı renkli etfi bir bitki özü olup, bazı ağaçların meyve  çekirdeklerinden elde edilir. Çikolata<br />
yapımında renk verici olarak kullanılır. Soğuk, yerde muhafaza edilmelidir.<br />
ACID ARABIC islanmamalı 40/45 Bidonlu yük<br />
(Araç zamkıi Güneşte kalmamalı<br />
Not: Akasya sakızı da denilen bu madde, bu ağaçlardan elde edilir. Soğuk ve kuru yerde muhafaza edilmelidir.<br />
AODOIL Dip ambar yükü        65/70 Teneke Üç turlu<br />
55/65  Bidon<br />
38/40   Bulk<br />
Not : Bir nevi bitkisel yağ olup genellikle hındistan cevizinden elde edilir Sütlü ve şekerli gıdalarda kullanılır. Genellikle büyük variller içinde taşınır. Sızıntı ihtimaline karşı daima dip ambara yüklenmelidir.<br />
<br />
         <br />
<br />
<br />
                                                           Şekil - 5]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ambar Kapakları]]></title>
			<link>https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambar-kapaklari.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:21:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.turkdenizcileri.com/member.php?action=profile&uid=1">aytemiz89</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.turkdenizcileri.com/Konu-ambar-kapaklari.html</guid>
			<description><![CDATA[GİRİŞ<br />
70 yıl önce çelik ambar kapaklarının geliştirilmesi gemi kargo tasarımlanma Önünü açmıştır. Eskiden beri zahmetli bir şekilde muşambalarla örtülüp, iplerle bağlanan tahta levhaların yük ambar girişlerine koyduğu kısıtlamaları ortadan kaldırmıştır. Deniz teknolojisinde ambar kapaklan konusunda ciddi mesafeler katedilmiştir.<br />
Bilindiği gibi gemi yükünün kısa zamanda gemiye yüklenip-boşaltılması istenir. Bunun içinde ambarağızlaıının olabildiğince geniş tutulması gerekir. Diğer taraftan gemi mukavemeti açısından ambarağızlanmn küçük olması istenir. Bu nedenler gemi dizaynında sorunlar yaratır. Bunlara bağlı olarak, dizayn edilen gemiye uygun ambar kapağı çeşidi ve teçhizatının seçimi büyük önem kazanır.<br />
Bugün Türkiye'de ambar kapağı imalatı ve tamiri konusunda ciddi bir altyapı sorunu mevcuttur. Bu sorunun altında ambar kapaklan konusunda teorik çalışmalann yapılamaması vardır. Bu da pratikte, ambar kapağı imalatında, montajında ve kullanımında istenmeyen durumlara neden olmaktadır.<br />
Deniz Teknölojisi'ndeki önemi büyük olan ve ülkemizde eksikliği bu derece hissedilen bu konuyla ilgili yaptığım çalışmanın ileriki çalışmalara ışık tutacağına inanıyorum.<br />
 <br />
AMBAR KAPAKLARI<br />
Ambar ağızlarım kapamak, su geçmez yapmak, ambara konulan yükü çeşitli hava koşullarından korumak ve ambar ağzı açıklıklarında yapıyı kuvvetlendirmek için konulan ağaç veya çelik kapaklardır.En basit tipleri ağaç ambar kapakları olup.bunlarda zamanla çeşitli değişimler göstermişlerdir. Günümüzde çeşitli tiplerde yapılan çelik: ambar kapaklan, hem fonksiyonlarım mükemmel düzeyde yerine getirmekte, hemde zamandan büyük tasarruflar sağlamaktadır. Ayrıca bazı özel tip dizaynlarda ambann havalandırılması da kapaklar üzerinden sağlanabilmektedir.<br />
Çelik ambar kapaklarının geliştirilmesi, gemi kargo tasanrnlanrun önünü açmıştır. Öncel eri zahmetli bir şekilde katranlı muşambalarla örtülüp halatlarla bağlanan tahta levhaların yük ambar girişlerine koyduğu kısıtlamaları ortadan kaldırdı.Bu basit çelik kapak, kargo(yük) girişleri ve transfer sistemleri adında yem bir denizcilik teknolojisi disiplininin ve her zaman gemi yapımının şekillenmesinde anahtar rol oynayan bir endüstrinin tohumlarını ekmiştir.<br />
Çelik ambar kapaklarının gelişimiyle;<br />
1- Limanda harcanan zamandan ve işgücünden tasarruf<br />
2-Yük girişi için sadece bir panelin hareketi yeterli olduğundan,<br />
ambar kontrolleri kolaylaşmıştır.<br />
3-Bakım ve onanın harcamalan minimum düzeye inmiştir.<br />
4-Şiddetli    havada,    kapağın    sugeçmezliği    nedeniyle    geminin<br />
bütünlüğü arttırılmıştır.<br />
5-Yükleme-Boşaltma   sırasında   hızla   kapanabilme   özelliğinden<br />
dolayı, kötü hava koşullarına<br />
karşı da bir güvence oluşturmaktadır.<br />
AĞAÇ AMBAR KAPAKLARI<br />
En basit ve ilkel kapaklardır. Ambar ağzında gemi eni doğrultusunda yerleştirilen eT' profilleri üzerine teker teker yerleştirilen ağaç kapaklardan oluşmaktadır.Bu tahtalar, gemi boyu doğrultusunda ve dikdörtgenler prizması kesitlidirler. "I" profillerinin boylan , ambarağzı genişliğine eşittir ve belli aralıklarla ambarağzı boyunca enine olarak yerleştirilmişlerdir. Portatif olan bu profiller bir dablm sacıile desteklenir. Bunların   üzerine  gelen  tahtaların  uçlan  ise   galvanizli   çelik   şeritlerle<br />
 <br />
sarılarak dayanıklı bir yapıya kavuşturulurlar. Ağaçların kalınlıkları en fazla 60mm, boylanda en fazla 1500nun olabilir. Yağmurlu ve denizli havalarda ambar kapaklan arasından su sızmasını önlemek için, bunların üzerine brandalar serilir.Bunlar ambar tamamen kapatıldıktan sonra boydan boya ambarağzı üzerine serilir,uçlan mezarnanın dış tarafına aşağı doğru sarkıtılarak siğiller yardımıyla bağlanırlar. Ancak bu işlemler hem uzun zaman alır, hem de sefer esnasında brandalar bağlantı yerlerinden yırtılarak ambarın açılmasına neden olabilirler.Bu nedenle kapakların kapatılması hassas bir biçimde gerçekleştirilmelidir.<br />
ÇELİK AMBAR KAPAKLARI<br />
Çok farklı ve gelişkin dizaynda imal edilmiş, çelikten yapılmış ambar kapaklandır. Ambara ağzını bütünüyle örtmesi , güvenilir sağlamlıkta olması ve ambarağzında mezarna görevi yapması yönünden en yararlı ambar kapaklandır. Sağlamlıkİan nedeniyle mekanik sistemlerin uygulanmasına elverişli olduklan gibi, hem yük taşıma özelliklerine sahiptir, hem de sağlam kilit mekanizmaları nedeniyle ambar içinde çeşitli basınç artımlarından doğan gerilmeleri karşılayabilirler. Açılıp kapanmadaki kolaylıkları, sızdınnazlıkdaki üstünlükleri ve mukavemetli oluşlan tercih nedenleridir.<br />
KONTEYNER TAŞIYICI KAPAKLAR<br />
Konteyner gemilerinde sandıkların yeterli zamanda ve kolaylıkla yüklenip boşaltılmasını sağlamak için güvertede büyük ambar kapaklan yapılır. Tek bir büyük kapak yerine geminin büyüklüğüne göre güverte gemşlığmce .iki yada üç sıra kapak kullanılır. Kapak boyutlanda enaz iki konteynerin yanyana ginp çıkabileceği genişlikte ve üstüne konacak bir, iki, üç sıra sandığı taşıyabilecek güçte yapılırlar.<br />
Aşağıdaki şekillerde bir konteyner gemisinin genel planı ve ambar bölgesi kesit resmi görülmektedir.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
3-) TELESKOBİK  ( İÇÎÇE GEÇMELİ)  KAPAKLAR<br />
Gemi gemşlığme yakın ambarağızlannı kapatmak için kullanılan ve gemi boyu doğrultusunda birbirlerinin içine geçmek suretiyle çalışan kapaklardır. Kapak boyutları sırasıyla birbirinin içme geçecek biçimde küçülür. Kapak formları ise aynıdır. Mezamada içice raylar "vardır ve her kapağın tekerlekleri kendi rayı üzerinde hareket ederek kapakların içice ambarağzı nihayetinde toplanmasını sağlar. Bir gemide bu biçimde kapatılmış çok sayıda ambar olabilir.<br />
 <br />
4-) KATLANAN AMBAR  KAPAKLARI<br />
A.) KYDROFOLD  TİP KAPAKLAR<br />
Bu tıp kapaklar ikişerli bağlı olarak çalışırlar. Ambarlar dört kapakla örtülürler. Kapaklar ikişerli olarak ambarağzı baş ve sonuna toplanırlar.Burada nihayet kapakları gemi bünyesine bağlı olarak kolayca dönebilmektedir. Kapak uç noktasından güverteye mesnetlidir. Mesnetin biraz: gerisinden dayanan hidrolik kol nihayet kapaklarını dikey duruma getirir. Buna bağlı ikinci kapak da yavaş yavaş hem dikey dununa gelir hem de uçlarındaki tekerlekler üzerinde kayarak ambarağzı sonuna doğru ilerler. Dikey durumda kapaklar "birbirlerine kilit   sistemleriyle bağlanırlar. Kapatılma   durumunda   kilitler   açılırlar,<br />
 <br />
Gemide enine olarak üç adet ambar kapağı vardır. Orta kapak üç, yan kapaklar ikişer sandığın yanyana girip çıkabilmesini sağlayacak genişliktedir. Ara güverteler değişik yükler konulduğunda kapatılır ve kapaklann üzerine yük koyularak kuUanıiır.Konteyner yükünde ara güverte kapaklan kullanılmaz.Bunun yanında ara güvertelerde gerek kapaklan taşımak, gerek boy mukavemetine destek için boyunasandık kirişler kapak yanlanna koyulur.Güvertelerde sandıklann yeterlilikle yerleştirilmesi için sehim yapılmaz.Güverte üzerinde de konteyner taşınacağından ana güverte kapaklan oldukça mukavemetli olarak yapılırlar. Bazı kuru yük gemilerinin ambar kapaklannda yapılan değişikliklerle konteyner yükü taşınabilir.<br />
AMBAR KAPAK ÇEŞİTLERİ<br />
1-) PONTON KAPAKLAR<br />
Vinç tertibatı gerektiren gemi tiplerinde kullanılan basit kapaklardır. Bu kapaklar üzerinde manevraya ilişkin hiçbir tertibat yoktur. Gemi üzerindeki vinçler tarafından kaldırılırlar. Ana güverte üstünde ya da nhtımda depo edilirler. Genelde küçük gemilerde sık kullanılan bu kapaklar, konteyner taşımada da kullanılabilirler. Bu nedenle sağlam olarak inşaa edilirler.<br />
1-1 VANA ACILAN KAPAKLAR<br />
Bu tip kapaklar gemi eni doğrultusunda her ambarağzı kenarında bulunan raylar üzerinde hareket ederler. Geminin büyüklüğüne göre değişen sayıda ray üzerinde bulunan kapak çiftleri, değişik biçimlerde yana doğru açılabilirler. Hareket hidrolik motorun çalıştırdığı pinyon dişli sistemiyle sağlanır. Bu tip kapaklar, ambarağzı genişliği gemi genişliğinin 30-50%'si kadar olduğu maden cevheri gemilerinde uygundur. Çünkü kapakların yana doğru açılabilmesi için, kapak genişliğine eşit bir mesafe gerekmektedir. Benzer bir biçimde kapaklar gemi boyu doğrultusunda da açılabilirler<br />
 <br />
 <br />
hidrolik kol yavaş yavaş  geri çekilerek kapaklar tekrar yatay konuma<br />
gelirler.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
B.1   AUTO    HATCH<br />
Burada ambarağzını örten kapakların tümü birbirine bağlıdır ve birlikte hareket ederler. Kapaklar sırasıyla birbirlerine mafsallarla bağlanmıştır. Nihayet -kapağı güverteye mesnetlidir.Mesnetm biraz gerisinden dayanan hidrolik kol , bu kapağı dikey duruma getirir. Buna bağlı olan diğer kapaklar da sırasıyla dikey duruma gelirler.<br />
 <br />
5-) TEK ÇEKİŞLÎ (SINGLEPULL) AMBAR KAPAKLARI<br />
Birbirine bağlı çok sayıda kapaktan oluşurlar, Kapaklar çeşitli biçimlerde ambarağzı açıklığının bir ya da iki tarafına toplanırlar. Çekme en sondaki kapağa bağlı bir tel ya' da bir motordan tahrik edilen zincirle sağlanır. Kapaklar ard arda tekerlekler üzerinde haraket ederek toplanmanın olduğu yere gelirler. Burada kendi ağırlıklanyla düşey duruma gelirler. Kendi ağırlıklanyla düşey duruma gelebilmeleri için, toplanma yerine eğimli bir bölümden geçerek gelirler, Aynca kapakların ağırlık merkezine göre ayarlanmış bir yere konulan bir makara dönmeyi sağlar. Eğimli bölgede kapaklar yavaşça yükselirken düşey duruma gelirler. Kapaklar birbirlerine zincir veya çubuklarla bağlanırlar.<br />
 <br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
6-)  YTJVARLANABİLİR TİPTEKİ KAPAKLAR<br />
 <br />
 <br />
Hafif alaşımlardan imal edilmiş ve birbirine menteşeli bu kapaklar, ambarağzı sonunda bulunan bir silindir üzerine sarılarak toplanırlar. Tahrik elektrikli bir ırgata bağlı tambur ile sağlanır. En sondan gelen kapak nihayetüıdeki bir tekerlek, açılıp kapanma sırasında kapaklann ambar kenarlanyla sürtünmelerim önler ve hareketi kolaylaştırır. Kapaklar üstüste sanlacak biçimde küçükten büyüğe doğru sıralanırlar.<br />
 <br />
1~) ARA GÜVERTE KAPAKLARI<br />
Ara güvertede ambar kapağının kapanmasından sonra hacim kaybı olmaması için kapak yüzeyi ile döşeme ağızları aynı yüksekliktedir.<br />
 <br />
Bu kapaklarda sızdırmadık gerekmediğinden contalamaya yönelik hiçte tertibat gerekmez.Kapaklar güverte yüzey, üzerinde cevaplayacağından , kilitleme sistemlende diğerlerinden fcÜT kertede gemi boyu doğrultusunda ambaragzına gelen Sderîer feerSde kayarak hareket eden kaymalı kapaklar yapdabıleceg! ^Sanabilir tip kapaklarda yapüabüi, Bu kapaklarda^drobk^ kollar kapadın içindedir ve birbırlenyle menteşelı her bir kapak çifti ıçt bİ Smdıre ürtıyaç vardır. Kapakların boyutlanda ara güverte yüksekliğine bağlı olarak daha küçük olmaktadır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
t    X .». X .v---J2£S£_i<br />
<br />
ÇELİK  AMBAR KAPAKLARININ  SUGECMEZUĞİ<br />
 <br />
^ıbarlann denizden ve yağışlardan gelen sulardan etkilenmesini önlemek için ambarağzını kapatan kapaklar sugeçmez olarak vapurlar. Kapakların birbirleriyle bırlestıklen^ kısımlarla ambar mLm'J üzenne oUırduklan tasımlar özel düzeneklerle sugeçmez iği<br />
U1C	.        ,     • ■ Ao   __   „„!,   imiianılan  ve  en   gelişkin   olanlan<br />
saâlar. Bu sistemler içinde   en   çok   kullanılan	*<br />
lastik   contalarla (RUBBER  GASKET) sağlanan sızdımıazhk   Sa&gt;ılabı ir. Bımun   "Uda    "DOUBLE   DRAINAGE" sisterruyle de    sızdmnazhk<br />
 <br />
sağlanmaktadır.<br />
 <br />
Şekilde   kapakların  arasına  giren   su<br />
 birbirine  geçm<br />
Ş	p<br />
ve  aradaki  conta yardımıyla dışarı  atılmaktadır.<br />
 <br />
4i  iki   adet  lama   sistemiyle<br />
 <br />
LASTİK  CONTALARLA  SIZDIRMAZLIK<br />
Bu sistemde esas, kapakların birbirleriyle ve ambar mezarnasıyla bağlantı yerlerinin conta ve buna baskı yapan çeşitli kesitli çubuklarla sanlmasıdır. Bazı durumlarda çıkıntı yapan conta karşılığında bulunan düz bir yüzeye baskı yaparak sızdırmazlığı sağlar. Her iki durumda da yaklaşık: 50-60mm civarında kalınlığı olan contalar 6-7mm sıkıştınlarak su sızdırmazlığını önlerler. Güvenlik olarak da sızıntı ihtimaline karşı, baskı hattının ambarağzına yakın tararına su kanalları yapılır ve sızabilecek suların ambara dolması önlenir.<br />
 <br />
- Yukanda bir kapakla mezarna arasındaki sızdırmazlık tertibatı gösteriîmiştir.Mezama üzerindeki bir çubuk kapağın ağırlığı ve kilitleme sisteminin uyguladığı kuvvetle contaya baskı yaparak sızdırmazlığı sağlamaktadır. Ayrıca bir köşebendin üzerine konulan dairesel kesitli bir çubuğun, kapakların sabit bir ara mesafeye yanaşmaları durumunda, karşılığına gelen contanın üzerine baskı yapması sonucunda sağlanan sızdırmazlık görülmektedir.<br />
 <br />
Burada dikkat edilecek husus; kapaklann yeterli conta baskısını kapak kesiti boyunca sağlaması için, iki kapağın karşılıklı görüşme ağızlan arasındaki mesafenin sabit olmasıdır. Bunu sağlamak için kapak ara mesafesini belirleyen çeşitli teçhizatlar kapakların üzerine monte edilmektedir.<br />
Diğer bir husus da contalama basıncının çok yüksek oluşudur. Gerekli emniyette sızdırrnazlık sağlanabilmesi için, yeterli baskının sağlanması istenir. Bunda conta malzemesinin sertlik durumu önemlidir. Bu baskıyı sağlamak için kapaklann ağırlıklan ile birlikte çeşitli kilitleme tertibatlarının sağladığı kuvvetten yararlanılır. Kapak yanlanna konulan bu tertibatlar, hem kapağı mezarnaya bağlamakta hem de kapaklan birbirine bağlamakta kullanılır. Oluşan gerilmelerin büyük o iması, kilitleme tertibatı sayısının çokluğunu ve sağlamlığını gerektirmektedir. Ancak çok sayıdaki tertibat, çalışma sırasında kullanımı zorlaştıracağından daha sağlam ve az sayıda tertibatlar tercih edilmelidir. Kimi dunımlarda kapakların kapanmasına bile engel teşkil eden bu durum kapaklann dizaynı ile birlikte imalatında da özel bir hassasiyet gerektirmektedir.<br />
KAPAK TEÇHİZATINA İLİŞKİN BİLGİLER<br />
Kapaklann genel özellikleri dışında kullanıma ilişkin çeşitli teçhizat elemanları da mevcuttur. Bunların en önemlileri kilitleme sistemleridir. Kapakların gemi bünyesinde bağlanmasını amaçlayan bu sistemler kapaklann kapanmalarına ilişkin zorlamaları karşıladıklan gibi, ambar içinde çeşitli nedenlerle oluşan basınç artımlarını da karşılamalıdır.<br />
Kapakların ara mesafelerini ayarlayan teçhizat elemanları hem sızdırmazlık açısından, hem de kapaklann kaymalarını önleyici bir etken olarak önem taşımaktadrr.Kapaklann açılıp kapanması sırasmda mezama üzerinde hareketi sağlayan tekerlek sistemleri, kritik yüklerle karşılaştıklan için kapak bünyesine iyi bağlanmış aynca içte çeşitli takviyelerle güçlendirilmişlerdir.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
Kapakların kaymasını önleyen esas önemli eleman kapak üzerindeki bloklardır. Ambar rnezarnası üzerinde bu blokların oturacağı yuvalar bulunmaktadır. Bu yuvalara blokların girmesiyle kapakların gemi eni ve boyu doğrultusundaki her türlü hareketi önlenmiş olur.<br />
Katlanmış ya da toplanmış bir ambar kapağının üzerinde çalışa-bilmek için kapaklann yan tarafîanndaki görderler(Sıde gırder) üzerine, kare kesitli çubukların bükülmesiyle yapılmış basamaklar koyulur.<br />
Konteyner taşıyan kapaklarda ise kapaklann üzerine konteyner ayaklıklan koyulmaktadır. Bunlar standart konteyner ölçülerine ve değişik yükleme biçimlerine göre yerleştirilirler. Ayrıca konteynerleri kapak bünyesine iyice bağlamak için bu ayaklann yanlarına bağlama elemanlan koyulur. Ayaklıklar taşınacak konteyner tipine göre de değişik tipte olabilirler. Bu ayaklıkların geleceği yerlere kapak içinde takviyeler konulmalıdır. Kapaklann gemiye yerleştirilmesi, gemiden alınması ya da herhangi bir acil durumda kullanılmak üzere çeşitli tiplerde mapalar kullanılır.<br />
AMBAR KAPAKLARININ İMALATI<br />
Ambar kapaklan gemiye sonradan monte edilebilir kısımlar olduklanndan gemi mşaasından ayrı olarak düşünülebilirler. İmalat şekli açısından da gemiden farklı özellikler taşımaktadırlar.<br />
- Kapak imalatının en önemli ayrıntıları şöyle sıralanabilir;<br />
1 - Kapağın mezarnaya oturmasında etkili teçhizatın tam ölçüsünde yerleştirilmesi ve kapak ana ölçülerine tam olarak uyulması.<br />
2-	Kapağın sızdınnazlıkla ilgili kısımlannın hassasiyeti ve bununla<br />
ilgili test ve kontrollerin imalat sırasında yapılması.<br />
3-	Kapaklann birlikte çalışmasını sağlayan menteşe sistemlerinin,<br />
kapaklarda   ek   bir   gerilmeye   neden   olmaksızın   tam   düzgün   olarak<br />
koyulması.<br />
4-	Konteyner taşıyıcı kapaklarda konteyner ayaklarının hassasiyeti.<br />
5-	Hidrolik   sistemli   kapaklarda   kapağın   gemiye   bağlanmasını<br />
sağlayan mafsallann laynda olması<br />
6-	Kapaklann mezarna üzerine tam olarak oturabilmesi için kapak<br />
alt kenarlarında kod farkı olmaması.<br />
7-	Kapaklarda layn kaçıklıklan olmaması.<br />
Bunun dışında birleşme yerlerindeki kaynak dikişlerine dikkat edilmesi, kaynak kalitesini düşürebilecek dış etkenlere dikkat edilmesi gereklidir,<br />
10<br />
 <br />
PONTON KAPAKLARIN TESTİ<br />
Ponton kapaklarda sugeçmezlik testi kapağın mezarna üzerine yerleştirilmesinden sonra üzerlerine Örtülen karpolinlerin kalitesine bağlıdır. Kapaklar üzerine serilecek 3 kat karpolüıin birincisi kesinlikle su geçirmemesi, diğer ikisininde birinciyi korumak için örtülmesi gerekir. Test yapılırken yalnızca birinci branda dikkate alınmalıdır. Brandanın etkili biçimde serilebilmesi için tel ağlar ve ambarağzı tirizleri kullanılır. Daha sonra mezarnanın yan duvarlarına amban çevreliyecek şekilde düzgün lamalar kamalalanarak sıkıca örtülmelidir. Test için bu kamaların durumu ve yeterliliği önem taşn.<br />
MEKANİK VE HİDROLİK KUMANDALI KAPAKLARIN TESTİ<br />
Bu tip kapaklarda conta sistemlerinde şu hususlara dikkat edilmelidir;<br />
a-) Ambar kapaklarının kauçuk, lastik contaları aşınmamış ve esnekliğini yitirmemiş olmalı.<br />
b-) Ambar kapak contaları için baskı lamasına yapılacak olan baskı, lastik kalınlığının 1/4Hine tekabül etmelidir.<br />
c-) Ambar kapaklarının köşe ve çapraz birleşim yerlerinde bulunan lastik contaların esnekliği ve yeterliliğine titizlikle dikkat edilmelidir.<br />
d-) Conta yuvası her türlü çapak, bere, çentik vb. gibi çıkıntılardan muaf olmalıdır.<br />
e-) Baskı rayları düzgün, darbesız ve her türlü eğikliklerden muaf olmalıdır.<br />
SU GEÇİRMEZLİK TESTİNİN YAPILISI<br />
A- ULTRASONİK YÖNTEMLE<br />
Özel dizayn edilmiş ekipmanla su geçirmezlık testi yapılabilir. Bu yöntemde iki kısımdan oluşan test aletinin vibrato ( titreşimli ses dalgası ) vericisi ambarın içerisine yerleştirilir. Kapaklar seyir yapacak biçimde kapatılır. Enspektör ambar çevresinde dolaşarak cihazın ikinci kısmı olan vibrato alıcıyı gözleyerek cihazın ses alıcı ibresini kontrol eder.<br />
B- SU SIKMA YÖNTEMİ<br />
Bu yöntem eğer başarı ile uygulanırsa en kullanışlı ve sağlıklı yöntemdir. Teste başlamadan önce kapakların gerektiği gibi kapatılıp kapatılmadığına dikkat edilir. Test şu aşamalarda gerçekleşir.<br />
 <br />
-	Ambar   kapaklan    arasındaki   su   kanallarının   kullanılmayan<br />
bölümleri artık pamukla bloke edilir.<br />
-	Bu bölümlere hortumla su verilir.Suyun basıncından çok miktan<br />
önemlidir.<br />
-	Test   iki   enspektör   ile   yapılır.   Biri   kapaklann   üzerinde   su<br />
sıkılmasını gözlerken diğeri ambar içerisinde kaçakları tespit eder.<br />
-	Ambar kapaklan üzerindeki su kanallarına su sıkılması bittikten<br />
sonra  bu  kez  ambarağzının  çevresi  ile  ambar  siğilleri  üzerlerine  su<br />
püskürtülerek test edilir.<br />
AMBAR KAPAKLARI<br />
 <br />
Her krişin,   maksimum bükülme  momentinin ortada  oluştuğu unıförm yüklenmiş, basitçe desteklenmiş fabrike yapı gibi ele ahndğı en basit ambar kapağı yapısı.<br />
Ambar kapağı yapısı, ambarağzının eni boyunca üst kısma döşenmiş knş veya görderler ve bunları tamamlayan çelik yan ve uç plakalardan oluşur. Üst plaka, kriş ve görderlerın üst flencini teçhiz eder. Ponton veya tek çekişli basit ambar kapağı panallennin tasanm ve analizi üniform yüklenmiş, basit bir şekilde desteklenmiş krişlerden oluşur.<br />
 <br />
 <br />
SİĞİLLER<br />
Gasket tipi kapatma düzenlerinin en önemli yönü. şekli ne olursa olsun siğil gasketleriyle, sıkıştırma çubukları arasındaki basıncın ayarlanmasıdır. Manuel siğiller, mazerna çubuğu üzerindeki ambar yan plakalarının çelikten çeliğe temasına rağmen çoğu zaman çok fazla sıkışabilir ve bu contanın ömrünün kısalmasına neden olur. Bu problem esnek ve hızlı hareket eden siğillerin kullanımı ile büyük bir oranda aşılmıştır. Bu sayede doğru sığıl basıncı devamlı ve uniform olarak uygulanır.<br />
Çelik kapakların üstündeki siğiller genellikle 1.5-2m aralıklarla köşelere yakın yerlere yerleştirilir. ( Ahşap kapaklar için O.öm'den fazla olmamalı) Daha büyük ve ağır kapakların geliştirilmesi ile Klass kuruluşları bazı durumlarda daha büyük siğil aralıklı kapaklan da onaylamıştır.<br />
YÜKLER<br />
Tabloda özetlenen ambar yükleri, güverteye kadar gelen şiddetli dalgaların kapak açıklıkları üzerine etki ettirdiği yükleri hesaba katar. Klas kuruluşlannın mecburiyet getirdiği nıinimum değerler olup bazı durumlarda arttırılabilir. Bu yüzden (nadiren de olsa) güverte yüld erinin de üstünde taşındığı ambar kapaklan için değer neredeyse kati olup genelde   1.75 ton/m**2 'dir.Bu, 2.45m yükseklikte 1.39m**3/ton (veya 8<br />
 <br />
feet yükseklikte ve 50ft**3/ton ) değerinde yığılmış yüke eşittir. Geminin ön çeyreğinde şiddetli deniz dalgalarına maruz kalan bölümdeki ambar yükleri bu şartlarla başa çıkmak için arttırılabilir.<br />
GÜVERTE YÜKÜ<br />
Ambar ağzı açıldıklarında konteynerler veya ilaveten bir güverte yükü taşınacaksa önce tasarım amaçlı, şartlan sağlayıp sağlamadıklarını ölçmek için beklenen gerçek yükler kullanılmalıdır. Genelde uniform dağılım olduğu farzedilerek yapılan hesaplamalar (konteyner'de noktasal yükleme) kapak levhası içindeki enine kirişler arası ve kirişlerin kendi içindeki gerılmelerıde göz önüne alınarak yapılmalıdır. Güverte yükü genelde ambar ağzı açıklıklarının iki yanındaki güverteye yüklensede., timber ve konteynerler dışında ambar kapağı üzerine yapılan yüklemelerden ( özellikle sıvn tepeli yükleme) normalde kaçınılır. Güvene yapısı da herhangi bir ilave yüke dayanabilecek şekilde tasarlanmalıdır.<br />
Ara güverte ve üst güverte kapaklan fork lift kamyon yüklerim taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır. Küçük fork lift kamyonlarının elektrik veya prooan yakıtlı içten yanan motorları vardır ve yüksüz halde 3-4 ton ağırlığmdadır. Ara güverteyi 6-S tonluk dingil yükü taşıyacak şekilde tasarlamak yaygın olup tamamıyla dolu vagonun yükünün büyük bir kısmı ön dingil tarafından karşılanır.<br />
KONTEYNERLER<br />
Konteynerlerin üstüne yığıldığı ambar kapaklan, konteynerin köşeleri boyunca iletilen noktasal yüklere karşı koyacak şekilde tasarlanmalıdır. Konteyner ve üstüne eklenen tüm yükler köşe direkleri boyunca iletilir. Kapağın enine kirişleri maximum desteği vermek için köşe donanımlannın hemen altına yerleştirilmiş olmaları gerekir. Ambar yan donanımlan özel takviyeye ihtiyaç duyabilir. Baş kıç vunna ve yalpa hareketlerinin dinamik etkıleride bu sayede giderilir. Kapak üst levhası, kaymaya karşı koyan tamponlarla köşe donanımlarının altından takviye edilmiş ve bu üst levhaya zarar vermeden, sızdumazlık korunacak şekilde yapılmıştır. Sadece ambarağzı mezarnasınm uzağında konuşlandınlan köşe donaıumlan muazzam bir desteğe ihtiyaç duyarlar. Ambar kapağının yanındakiler ise yan ve uç levha boyunca yükünü direk olarak mezarnaya iletirler.41ft (12.5m) uzunluğundaki bir ambar kapağının 40ft'lik konteynerle hiçbir extra takviyeye ihtiyaç duymaksızın    yüklenmesi    mümkün    olurki    bu    normal bir    kapağın<br />
 <br />
ağırlığı   demektir. Fakat   20ft'lik   konteynerler   extra bir orta   desteğe ihtiyaç duyarlar.<br />
SIVI YÜKLER<br />
Kombine taşıyıcıların büyük, ağır, yağ geçirmez kapakları vardır. Bu sayede sadece denizi içeri almamakla kalmaz, yüküde içerde tutarlar. Kapağın iç yüzü hem hidrostatik hem de hidrodinamik kuvvetlere maruz kalır.<br />
1-) Hidrostatik kuvvetler: Bir gemi baş-kıç vururken veya yalpa yaparken, ambar kapağının iç yüzeylerine sıvı yük periyodik olarak basınç uygular. 14m genişlikli bir ambar açıklığında Bderecelik yalpa açısı kapağın yan yüzeyine 1.7ton/m**2'lik bir basınca denk düşer. Çoğunlukla her ambar için tek açıklık olduğu durumlarda, gemi baş-kıç vururken ambar kapağının üstünde değil de güverte altında serbest yüzey direnci görülür fakat iki yada daha fazla açıklık söz konusuysa ( cevher yada petrol gemileri) baş-kıç vurma önemli bir durum teşkil eder. Ek bir faktör de koruyucu mertgaz örtüsünün oluşturduğu iç. gaz basıncının varlığıdır. Bu basınç - vakum valfı tarafından kontrol edilsede 1.4 ton/m**2'lik bir basınca ulaşabilir. Bir petrol yükü taşındıktan sonra ambarlar boş iken 1.5 ton/m**2'lik bir basınç yaratacak şekilde mert gazla doldurulur.<br />
l-7m<br />
 <br />
Farz edilen yalpa hareketinin bir cevher/ petrol  taşıyıcısında yağ geçirmez ambar kapaklan altında ortaya çıkardığı hidrostatik basınç<br />
2-) Hidrodinamik kuvvetler: Bu kuvvetler ambar içinde serbestçe hareket   eden   ve   ambar   kapaklarına   vuran   sıvı   yükler   tarafından oluşturulur.Bureau Veritas ,tipik bir kombine taşıyıcı da 6.71/01**2 lik uç basmç değerlerine ulaşabileceğini hesaplamıştır.<br />
 <br />
KISA KİRİŞLER<br />
Çelik kapaklar için min. kısa kirişler ( stifnerin ve çelik levhanın kalınlık ve boyutları ) ve yük faktörleri , ( yük faktörü*ambarın max.mukavemeti, çeliğin min. son mukavemetinden küçük veya eşit) olacak şekilde düzenlenmelidir. Sağlanması gereken yapısal mukavemet hesaplamaları, maxünum tasarım gerilme seviyeleri kullanılarak da yapılabilir.<br />
Giriş ekipman mukavemet hesaplamaları ( min. 4100kgfcm**2'lik gerilme mukavemetine sahip A sınıfı yumuşak çelikten yapılmış çelik ambar kapaklan için Loyd'un istediği şartlar<br />
 <br />
Tipik bir ambar kapağının üst paneli krişlenn hangi aralıklarda yerleştirildiklerine bağlı olarak ( Genelde kalınlık- aralık /100) 6-13mm kalınlıktadır. Bu levha ambar kapağı boyunca yayılan krişlerle takviye edilmiştir ve genelde aralığın 4% derinlikte ve 500-lOOOmm çıralıklarla yerleştirilmiş "tee" krişler bu takviyeyi sağlar. Panel 8-20mm kalınlığındaki yan ve uç plakalarla tamamlanır.<br />
Bazen çift tabakalı paneller de kullanılır. Bunlar iki çeşittir. Birincisi 4-5mm kalınlığında gerilmesız alt tabakalı olup diğeri üst tabakayla eşit kalınlıkta ve gerilmeyi de eşit paylaşan alt tabakaya sahiptir. Boya, temizlik ve bakım açısından çift tabaka panellerin, teklilere göre daha elverişli olduğu söylenebilir. Bu tip kapaklar ayrıca tahıl gibi yüklerin sebep olduğu yayılmaları da azaltırlar. İki tabaka arasındaki boşluk iç korozyonıı engelleyecek şekilde ele alınmalıdır. Çift tabakalı kapakların dezavantajı geniş ambar ağızlarında bir fazlalık oluşturmalarıdır. Bu da şiddetli denizlerde çalışan gemilerde kapatma sorun lan ve mezama eğilmelerine sebep olabilir. Çift tabakalı kapakların maliyeti daha fazladır. Genelde üst plakayı ters döndürüp, stimer kaynaklamakla ve stıfherin yassı demirlerine de tekrar plaka kaynaklamakla oluşturulur. Daha büyük kapaklarda alt tabakada kaynakçının girmesine izm verecek bir menhol açılabilir ve şekilde gösterildiği gibi yassı demirler daha da geniş tutulabilir.<br />
 <br />
 <br />
Çift tabaka yapımının değişik biçimleri (KapakJar üretildiği gibi ters gösterilmiştir)<br />
DE FORMASYON<br />
Gemi büyüdükçe, ambarağzı açıklığı güverte alanının büyük bir yüzdesini almaya başladıkça, defarmasyon sorunu öncelik ve önem taşır. Önceden gemiler küçük ambar açıklığına sahipti ve mukavemetlerinin büyük bir çoğunluğunu güvertelerden alıyorlardı. Fakat genişlik arttıkça, güvertenin gövde burulma ve boyuna mukavemetlere katkısı azalmaya uğradı ve mezarnalann borda dışında ambarlar arasındaki dar plakalarıyla sınırlı kaldı. Genişliğinin 70% kadar kirişli ambarağzı girişli bir gemi, geminin krişîerinirı 40%'rna sahip ambarağızı girişli bir gemiye göre neredeyse yarı yanya bn burulma sağlamlığına sahiptir.<br />
 <br />
 <br />
12000dtw'luk bulkcarrier'ın detaylı yapı analizi. Deformasyonla oluşan yayılmalar sakin deniz koşullarında bile cevher yüklemeleri sonucu oluşabilir. 5 numaralı ambar ağzı girişi boy olarak 6.6 mm uzarken, genişlik olarak da 2.4 mm azalır. Deformasyon fazla ve kalıcı olmasa da deniz suyunu içeri almaya ve kapaklarda kırılmaların oluşmasına sebep olabilir.<br />
Anıbar kapaklanılın güverte görderlerimn mukavemetine katkıda bulunması istenir fakat kapağı mezamaya bağlayan sıkıştırma elemanlarının fazlasıyla kuvvetli olması, yükleme sırasında meydana gelebilecek herhangi bir distorsiyon, kapaklarm sıkışması ve açılmasının olanaksızlaşmasına sebep olur.Gemirün mukavemetine daha fazla katkıda bulunmak ıçm kapaklar daha kuvvetli ve ağır yapılabilse de bu da bazı sorunlara yol açabilir. Ambar mezanıalan geminin boyuna mukavemetine katkıda bulunacak şekilde tasarlandığın da bununla ilgili sorunlar da çıkabilir. Bu sorunları aşmak için, nıezanıalarm geminin orta kısmında devamlı olması, gövdenin ön ve arka taraflarında sivrıleştirılınesı gerekir. M ezama meteryalini, orta kısmın modülünü hesaplarken kullanırız fakat<br />
 <br />
aynı anda nötr eksenden itibaren ölçülen max. uzaklık da artacağından net kazanç çok küçük olur. Eğer mezarnanın gövdz mukavemetine katkısı istenmiyorsa, devamsızlıkların ters etkilerinin minimize edilmesi gerekir. Gem'ş ambarlı büyük gemilerde yan mezamalar, genellikle devamlı görderlerden oluşur. Örneğin konteyner gemileri ve orman ürünleri gemi-leri hariç diğer tip gemilerde mezarnalar aralıklıdır.<br />
Servis sırasında oluşabilecek ambarağzı mezama sapmaları ambar kapağı tasarımlarında şu şekillerde hesaba katılır;<br />
Boyuna Deformasyon<br />
Üst mezarnanın boyuna deformasyonunun sebebi geminin eğilme ve belverme hareketleridir.Ambarağzı uzunluğuna bağlıdır ve her uç ıçm 7-8mm gibi bir değere çıkabilir. Boyuna deformasyonu karşılamak için, ambar kapağının tutturma uçlarındaki geniş contaların lastiğinin.sıkıştırma çubuğunun rölatif hareketini absorbe etmesi gerekir. Ambar uç siğilleri bu tür harekete izin vermeli, aksi taktirde kesitlerde sızıntı riski ortaya çıkabilir.<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
Conta ve siğiller ambar kapaklarının boyuna( veya enine)  distorsiyonuna ayarlanmalıdır<br />
 <br />
"ore<br />
 <br />
Bu şekil ayrıca ambar kapağı ve mezama arasındaki çelikten çeliğe kontağı gösterir. Amaç contaların fazla sıkışmasını önlemektir. Bununla birlikde değeri mezama çubuğu ve onun relatıf hareketiyle kapak üzerine yapılan basınçla değişen sürtünme kuvvetinin artmasına sebeb olur. Bu sürtünme kuvveti de yan plakaların kurumalarına yol açabilir. Bu problem, mezarna ile ambar kapağının ana kirişleri araşma yerleştirilen yumuşak çelik yatak yastıklarının eklenmesiyle aşılabilir. Bu yolla kapak yan plakalarının ağırlığa destek vermemesi sağlanır.<br />
 <br />
Enine Deformasyon<br />
Enine deformasyonlar, yük yer değiştirdikçe oluşan draft değişimlerinden ve geminin eğilme veya belvermesi sonucu olarak ortaya çıkabilirler. Uzun arnbarağızîannda 15-25mm kadar enine deformasyon oluşabilir. Kapak ve mezarna arasındaki relatif enine hareket aynen boyuna deformasyondaki gibi ele alınabilir ve kapak geniş contalarla donatılır ve ambar kapak panellerinin bir tarafındaki tekerlekler yan yana harekette serbest bırakılır.<br />
 <br />
Derin    draftların    yol    açtığı    hidrostatik    basınç    anımı    ambarağızlannm    enine deformasy onuna sebep olabilir<br />
 <br />
Kapağın bir tarafında frenleme çarklanyla enine deformasyona karşı konulabilir ancak diğer tarafta konulamaz<br />
Burulma  Deformasyonu<br />
Geminin asimetrik yüklenmesi ve dalgalara diagonel girişlerinde oluşan hidrodinamik kuvvetlerin kombinasyonu burulma (torsional) deformasyona yol açar ve sonuç olarak büyük bir konteyner gemisinde ambar ağzı diagonelini 30mm kadar gerer.<br />
 <br />
 <br />
Ambarağızlannm burulma distorsiyonu, sert uçlu siğillerin ek kesitlerinde esnek siğil ek kesitlerine göre daha büyük bir relatif harekete sebep olur<br />
Ambar kapaklarının uçlanna esnek siğil yerleştirmekle, kapak ve mezarna arasında bir hareket oluşturulur ve bu paneller arası relatif hareketi azaltır. A- ek kesitinde oluşan hareket 25mm'ye kadar çıkar ve B-*de ISmnrye ulaşabilir. Tek parça kapakla kapatılan ambarlarda veya kapalı iken sabit kalan ıkı panelden oluşan kapaklarda, tüm hareketler ambarağzı uçlarında oluşur. Relatif hareket yine geniş contalar sayesinde kabul edilebilir seviyeye çekilir.<br />
YATAY YÜKLENEN GEMİLERDE  GİRİŞ  EKİPMAN) Yapısal Düzenlemeler<br />
Ro-Ro gemisinde giriş açıklığı olarak baş, kıç ve yanda kapılar açılır. Kapalı bir bölgeye açılan bu kapılar, öyle yapılmalı, iyice yerleştirilmeli ve takviye edilmelidir ki gövdeyle aynı mukavemete sahip olsun ve kapandığında su sızdırmazhğı sağlasın.<br />
Yapılan bazı düzenlemelerle siğillerin kapı ve çevredeki yapı arasında mukavemeti eşitlemesi şartı konulmuştur. Baş ve kıç kapılan, hidrolik operasyona tabi tutulduysa İm'den fazla, manual işlendi ise 0.6m'den fazla aralıkta olmamalıdır. Araçların konulduğu güvertelerin açıklık aralıkları da 1.5m'den fazla olmamalıdır.<br />
Yükler<br />
Baş siperlerinde, baş ve kıç kapılarında, yan girişlerde etki ettiği farzedilen yükler aslında çevredeki yapılara etki eden kuvvetlerdir.<br />
 <br />
 <br />
Özellikle konteyner taşıyan fork-İift kamyonları, güverte ve rampalarda yüksek dingil yüklen uygularlar. Taşttmyükünün artmasıyla direk artan yükün büyük bir kısmı ön dingil tarafından üstlenilir.<br />
Rampalar, ambar kapaklan ve asansörler toplam büyük yüklere manız kaldıöı gibi her tekerlek tarafından ayrı ayn uygulanan noktasal yüklere de manız kalabilirler. Diğer sayfadaki ve aşağıdaki şekiller dingil yüklerin, yaygın iki tıp araç için yükün max. değerinden daha küçük değerler için nasıl değiştiğini göstenr. Birçok treylerde arkada, iki ya da daha fazla birbirine çok yakın dingil vardır ve bunlar yükü eşit olarak paylaşırlar.<br />
 <br />
 <br />
GELİŞTİRİLMİŞ TASARIM TEKNİKLERİ<br />
Geminin tüm yapılannm düzenleyici şartlan sağlaması için yeterince kuvvetli olması gerekse de tasnmcı, işlemsel-teknik ve ekonomik faktörleride hesaba katmalıdır. Yapısal tasarım için önünde iki seçenek vardır; ya geleneksel, daha basit prosedürlere indirgenebilecek, denenmiş hesaplama metodlan kullanacak ya da bilgisayar yardımıyla daha gelişmiş teknikleri kullanacaktır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
İki yandan desteklenen ambar kapağı ana!izi( burada tek çekişli ) basittir<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
Üç yandan desteklenen yapıda enine ve boyuna elemanlarda hesaba daha karmaşıktır<br />
 <br />
1 - - t-, ! " r- ■- "- -<br />
 <br />
Birinci şekilde gösterilen yapı için bilgisayar kullanımı hiçbir ek<br />
bunun<br />
avantaj sağlamaz ama ikinci yapıda bilgisayar yardımı gereklidir. gibi komplex yapılarda yüklü durumda oluşan sapma çok önemlidir.Mese¬la bir çeyrek rampanın burulmaya karşı takviye, edilmesi onun geminin yana yatma hareketine karşın iskele tarafında buna eşit bir karşı koyma gücü göstermesini sağlar. Bu gibi durumlarda sonlu eleman analız prog-ramı kullanmak yaygınlaşmıştır. Bu metod yapıyı çok küçük elemanlara bölerek, her eleman üzerindeki gerilmeyi ve bunun tüm yapı üzerine etkisini hesaplar.<br />
 <br />
 <br />
Değişken yüklü ve birçok taraftan kriş ve gönderlerle destklenen yapılar sonlu eleman tekniğimde içeren bilgisayar programlan sayesinde oluşturulur<br />
Bilgisayar programları, tasanm parametrelerinde en iyi kombinasyona ulaşmak için kullanılan optimizasyon tekniklerim de kapsar. Bu sayede boyut, stifeer yerleşimi, elemanların kısa kirişlen gibi paremecreler otomatik olarak hesaplanır. Yükleme modeli, ambar kapağı veya rampa bo\irtlan, belirginleştirildikten sonra bu programlar tüm olası kombinasyondan mesela yapıyı min. ağırlık veya panel boyutu, sapma gibi değerler açısmdan optimize etmeye yararlar. Bu da programı gerilme seviyeleri analizi tasarımı ile yüklemekle olur. Böylece hiçbir elemanın fazla gerilmeye maruz kalmaması içm krişîer uygun şekilde ayarlanır. Bu amaçlar içm, basit problemleri çözen paket programlarla yüklenen masa üstü bilgisayarlardan, birbirine ve verilen sonuçlan değerlendirecek baş tasarımcının bilgisayarına bağlı net\vorklerden yararlanılır.<br />
Gelişmiş tasanm tekniklerinin avantajları;<br />
-	Daha az yaklaşıklıkla daha fazla faktör hesaba katılır<br />
-	Geniş bir alternatif düzenleme tablosu oluşturulur<br />
-	Daha hızlı üretilen bilgi zamandan tasarruf sağlar<br />
-	Teknik faktörler bütünüyle optimum bir tasanm için ekonomik faktörlerle<br />
birleştirilebilir<br />
-	Program kolaylıkla saklanabilir ve tekrar kullanıma suımlabıiıı<br />
Sonuçta daha iyi ve verimli bir yapı ortaya çıkar.<br />
 <br />
CONTALAR<br />
.   Su geçmezlik contalar ve drenaj kanalları düzeneğiyle sağlanır.<br />
-	Gemi dışından yük bölmesine herhangi bir su girişi engellenmelidir.<br />
-	Kombine  taşıyıcılarda,  basınca maruz  kalsa  dahi  yağ  geçirmezliği<br />
sağlayarak sıvı geçişini engellemelidir.<br />
-	Her türlü deniz ve hava koşulunda yük bölmesinin gemiyle mtegrasyonu<br />
sağlanmalı,      hava      koşullarından      etkilenmesini      engellemeli      ve<br />
de formasyonlara karşı koruyabilmelidir.<br />
-	Esnek olmalı ve olağan düzensizliklere uyum göstermelidir.<br />
-	Conta aşınmaya karşı direçli olmalı, iki yüzeyi iyice çevrelemen" ve petrol<br />
taşıyan gemilerde yüke karşı da dirençli olmalıdır.<br />
-	Uzun bir sefer de dahi bu özelliklerini koruyabilmelidir.<br />
 <br />
AMBAR KAPAKLARI GASKET DÜZENLEMELERİ<br />
En yaygın sıkıştırma düzeni şekildeki gibi genellikle bir lastik contaya karşı koymaya çalışan sıkıştırma çubuğundan oluşur. Bu &gt; tizden contanın dış kabuğu aşınmaya dayanıklı olmalı, alt tarafını dalıa yumuşak ve esnek tutmalıdır. Örneğin sünger lastikler verimli bir sıkıştırma sağlamak için gerektiği kadar deforme olur ve eski haline tekrar dönebilirler. Ambar yan mezarnaları, ambar yan levhalarına baskı yaparlar ■ve bu sayede istenilen sıkılık sağlanır.<br />
Contanın çok fazla sıkıştınlmamasma dikkat edilmelidir.Aksi taktirde lastik değişmez bir şekil alır ve verimli olamaz. Araştırmalar sonucu,  lastiğin  sıkıştırılmamış kesit alanının -%75'i  (mm.)  sıkıştırma<br />
 <br />
amnda da muhafaza edilebihyorsa kalıcı bir kümelenmenin önlenebildiği ortaya çıkarılmıştır.<br />
Aşağıdaki şekildeki tüm conta tiplerinde lastik, kanal içinde özel bir tutkal içine batırılmış olarak düzenlenir.<br />
Sert lastik<br />
 <br />
Yukarıdaki şekiller çok küçük yatay yerdeğiştmne ile dikey sıkıştırmaya izm veren contaların kesitleridir. Bu contalar dikey yüzeyde elastik olmalarına rağmen yatay yüzeyde çok serttirler.<br />
Kaçınılması zor olan yatay yerdeğiştirmelerin önüne biraz olsun geçebilmek için aşağıdaki şekildeki contalar geliştirilmiştir.AveB'deki contalar hava geçirmezdir. Kapak kapanıp conta sıkışırken, içerideki basınç 1 bardan (1.02 kg/cm2) 1.8 bara kadar çıkabilir. Buna benzer diğer bir gaskette ise dışarıdan hava basılması ile ] .8 barlık basınç sağlanır.<br />
 <br />
Kombine taşıyıcıların ambar kapaklarının contalama problemlerine çözüm olarak kenarlarda sabitleştirilmiş lastiklerin ambar kapağı ile mezarna arasındaki relatıf harekete izin vermesi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Kenarla mezarna arasındaki kompresör, esneyebilen bir yapıya sahip olduğu için gemi hareket ettikçe mezarnanın hareket etmesine izin verir. Sıkıştırma contalanyla siğilleri birleştirmenin iki yolu aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Contanın kümeleşmiş bir yapı oluşturmaksızm karşı koyabileceği sıkıştırma miktarı sınırlıdır ve toleransı çok azdır.<br />
 <br />
 <br />
SIKIŞTIRMA LAMALARI<br />
Dikdörtgen kesitli, yumuşak demirden yapılan ve mezarna lamasma kaynaklaan sıkıştırma laması en yaygın kullanıma sahiptir.Fakat yıllarca hizmet ettikten sonra aşman bu lamaları değiştirmek gerkır aksi taktirde bu sivrileşen uçlar conta lastiğinde kalıcı kümeleşmelere sebep olur. Yuvarlak başlı lama kullanılırsa bu zarar ertelenebilir.Köşelen yuvarlatılmış dikdörtgen kesitli lamalar, "bıçak sırtı" demlen yükleme tipinde başarılı bir sıkıştırma elemanı görevim görür. Bu tür lamalar genellikle paslanmaz çelikten yapılır, bu başta pahalı gelse deambar kapağı ömrü boyunca değiştiriİmeleri gerekmediği için maliyetini karşılar. Çinko ile kaplanmış yumuşak çelik sıkıştırma lamaları da bu tip yüklemede kullanılır.<br />
YAPIM METERYALLERI<br />
Genel olarak tüm yük giriş ekipmanları içm 1. sınıf yumuşak çelik kullanılır. D sınıfı çelik, kaynak yapmaya elverişli kimyasal yapıdadır, E sınıfı çelücse en yüksek sınıftır ve D sınıfıyla aynı özelliğe sahiptir fakat kimyasal yapısı tam anlamıyla kontrol edilir.Soğutmalı gemilerin mezarna çubukları için spesifıze edilebilirler çünkü düşük ısılarda kırılmalar önlenmelidir. Çeliklerin korozyon dirençleri düşük olduğu için epoksi gibi malzemeler kullanılarak terlemenin de kapak altmda oluşturabileceği korozyon önlenebilir.<br />
 <br />
Yüksek Mukavemetli Çelik ( Hıgh Tensıle Steel HTS )<br />
Eğer yapı içerisinde sadece kısa kirişlerde gerilme düzeyleri oluyor ise yumuşak çelik yerine HTS kullanmak ağırlıkta 15%'lik bir düşüşe sebep olur. Bununla beraber gerilme tek etken değildir, sapmalar, min. kalınlık, yapım kolaylığı, başlangıç ve bakım giderleri de hesap edilmelidir. HTS'ler üst plakaları yumuşak çelikten yapılmış ambar kapak kirişlerinde bile kullanılabilir. Bu kapağın ağırlığını azaltır ve tamamiyle HTS kullanılsaydı harcanacak miktarın çok altında bir maliyet getirir. Tamamı ile HTS'den yapılmış bir yapı bazen konteyner gemileri kapaklarında kapağın ağırlığını konteyner vincinin max. kaldırma gücünden daha az tutmak için kullanılır.<br />
Aliminvum<br />
Aliminyum yapı onunla denk bir yumuşak çelik yapıdan 55-60% daha hafiftir. HTS kullanıldığında karşılaşılan birçok sorun da ortadan kalkar. Çelik kadar kuvvetli olmadığı için kalınlık arttırılmalıdır. Kaynak alimin\ıımuda bazı özelliklere sahip olmalıdır. Eğer doğru sınıf meteryal kullamldıysa korozyon sorunu azalır. Aliminyum ve çeliğin biraraya geldiği mezamalarda önceden önlem alınmalıdır.<br />
Aliminyum yapıda yerleştirilen stifher sayısı arttıniabüır ve bu gerektiğinde ağırlık ve maliyetin azaltılabilmesi avantajını getirir. En önemli dezavantajı, uygun sınıf aliminyum bir ambar kapağı ton başına yumuşak çelikle kıyaslandığında 8 inişline mal olmasıdır, fakat diğer masraflar göz önüne alınırsa 3 misli gibi bir sonuç çıkar.<br />
Aliminyum kapaklar çok daha hafif olduğundan derin tankerlerde kullanılır çünkü tanker kapaklan genelde tek parça olarak yapılır, alimınyumun hafif olması da işlem kolaylığı sağlar. Aliminyumdan yapılan tek çekişli ambar kapakları geçmişte seyrek de olsa bazen de deneme amacıyla kullanılmıştır. Ro-Ro gemileri giriş ekipmanı içinde aliminyum kullanmak mümkün olsa da ufak rampalar ve araç güverteleriyle sınırlı kalır. Çeliğe göre yangına dayanıklığı daha azdır.<br />
Cam Takviyeli Plastik ( GRP )<br />
GRP yapılar hafif olmasına karşın yumuşak çelik esnekliğinin 7%'si olan esnekliği ile büyük sapmalara neden olur. Ek takviye gerekli olmasına karşın yapıyı daha ağırlaştırır ve yapım maliyetlerini yükseltir. Bu sebeple yük giriş ekipmanları açısından fazla uygulama alam bulamaz.Sıkıştırılmış (sandvviç) yapıda GRP kullanımı soğutmalı gemiler için elverişli olabilir çünkü yapım sırasında çok küçük bir harcamayla izolasyon sağlanır. Mevcut çelik kapakların izolasyonu ise hem çok zaman alır hem de pahalıdır.<br />
 <br />
HAREKET MEKANİZMALARI<br />
Ambar kapaklan için değişik türden sürücü mekanizmalar mevcuttur. Vinçle kaldırılan kapaklar içinse gemi üzerinde özel bir donanıma ihtiyaç yoktur fakat güvenli bir işlem için maksimum özen gösterilmesi gerekir. Elektrik ve hidrolik sürücü sistemleri genelde standart birimlerden oluşur. (Ör. 10 kW kapasite) Hidrolik sistemlerde gerekli gücü sağlamak için, birimler çiftler halinde çalışırlar. Böylece bir birimin devre dışı kalması halinde işlem durmaz sadece yavaşlar.<br />
Toplam güç harcaması gemi başına lOOkVV'a dek çıkabilir. Eğer işlem sadece kısa peryotlar halinde devam ediyorsa geminin yedek güç kapasitesinin kullanılmasına gerek kalmaz. Gemi bünyesinde ortaya çıkabilecek tepki kuvvetleri tasarımcı tarafından hesaba katılmalıdır. Bu rür tepki kuvvetleri kablolu sistemler için küçüktür Hidrolik sistemler içinse 100 tondan fazla noktasal kuvvete ulaşabilirler ki bu tasarımda özel bir dikkatle ele alınmalıdır.<br />
 <br />
KONTEYNER      GEMİSİ      DİZAYNINDA      İKİ      SEÇENEĞİ BİRARADA SUNAN YÖNTEMLER<br />
Konteyner taşımacılığında ambar kapağıyla kapanan geleneksel gemilerin yanısıra üstü açık gemilerede gereksinim vardır.Bazı gemi sahipleri çeşitli sebeblerle birini veya diğerini seçerken zorlanabilirler .Üstü açık gemilerde limanda (kapaklanr. açılıp kapanması,konteynerlann birbirine bağlanması için v.b) harcanan zaman azalmıştır,konteyner yığım boyunca yükselen guide (raylar) sayesinde konteynerlar güvenli biçimde taşınırlar.Ambar kapağı kullanılması halinde ise değişik boyutta konteyner taşınması mürnkündür.Bu iki ayn seçenek arasında seçim yapmak bu Yüzden zordur.<br />
 <br />
Bu iki seçeneği bir arada sunan , hem konteynerlerin güvenli bir biçimde üst üste yığılmasını hem de farklı türden konteynerlerin taşınabilmesini mümkün kılan bir çözüm üretilmiştir.Bu sayede aynı gemi üstünde , her yığın boyunca yükselen celi guide iara (ambarı boyuna bölmelere ayırarak konteyner yığılmasını sağlayan raylar) , hem de ambar kapaklarına sahip olunarak gerektiğinde kapaklar kapatılarak kapak üstüne yapılacak yüklemeyle kapasite arttmlabilmiştir,<br />
30<br />
1 .tip seçenekte gemi aynen , üstü açık gemilerde olduğu gibi güverte hizasından daha yüksek (yığın boyunca ) cell-guide larla donatılmış , fakat güverte hizasında , ambar kapağının yerleştirilmesine olanak vermek üzere bu raylar yatay doğrultu boyunca kaldırılmıştır.Bu sayede taşınacak ortalama yük arttırılmış , cell-guide lar sayesinde herhangi bir lashing (konteynelann birbirine bağlamaya yarayan düzenek) kullanmadan güvenli taşıma sağlaniTiıştır.Bu arada kapak su geçmezliği de temin edilmiştir.Bu seçenekte bahsedilen kapaklar lift-avvay (ponton) kapaklardır<br />
 <br />
 <br />
2. tıp seçenek ise hidrolik sistemlerle düşey pozisyona getirilen ambar başına yalnız bir kapağın yerleştirildiği ve kapak açık durumda iken üstü açık gemilerin sağladığı tüm avantajlara sahip sistemlerden ibarettir.Kapak kapalı iken ise standart konteyner gemisinin tunı avantajları mevcuttur.Kapak panelleri üstüne yığılan 20 ft konteynerlar aralarında hiçbir bağlantı gerektirmezler.Konteynerların bir tarafı cell-guide lara diğer dış tarafları ise bağlantı köprüsüne bağlıdır.<br />
 <br />
GELİŞTİRİLMİŞ   ÖRNEK GEMİLER<br />
ı-)<br />
ECOBOX adı verilen kutu şeklindeki ambarları ile ekonomik kullanım sağlayan gemilerde vinçle kaldırılan ponton( lıft-away) kapaklar veya hidrolik katlanabilir tip kapaklar değişik ihtiyaçlara hizmet etmek için kullanılabilirler.<br />
ECOBOX dizaynının avantajı bir tip kapaktan diğerine dönüşümün nisbeten kolay olması ve zamanla değişebilecek ticari tercihlere düşük ma-liyetle cevap verebilmesidir.<br />
 <br />
EC0BOX dizaynlı gemi eğer bir bölmeli(cellular) konteyner gemisi olarak imal edildiyse kapaklanıl bağlantılı hareketi gerekmediğinden su geçinnez ponton kapaklar(lift-away) kullanılır.<br />
 <br />
 <br />
Örneğin, ambar içinde 1064 ve güverte üstünde 1416 konteyner kapasiteli, 7 ambarı 10 set kapakla kapatılan, 94 yapımı ECOBOX dizaynlı bir gemiyi ele alalım.<br />
 <br />
İve 2 nolu ambarağzı açıklıkları sırasıyla 12.6m(boyuna) x 15.4m (enine), 12.64m x 20.5m olup her biri iki kapakla kapatılır. Kalan diğer 8 ambar da (açıklıkları 12.64m x 25.9m) iskele,sancak ve ortaya yerleştirilen 3 adet kapakla kapatılır.   Bu kapaklar şu yükleri taşıyabilir:<br />
■	Toplam 60 ton 20ft'lik konteyner (lashmg bağlantı gerektirmeden)<br />
H Toplam 70 ton 20ft'lik konteyner (lashıng bağlantılı)<br />
■	110ton40ft'lik<br />
E 110ton45ft'lik<br />
Buradan da anlaşabileceği üzere ECOBOX dizaynı güverte üzerinde taşman konteynerlerin çeşitli boyutlarda olabilmesini mümkün kılmıştır.<br />
Bu gemide kullanılan tüm kapakların en belirgin özelliği mezarnanın güverte ile aynı hizada olmasıdır, daha doğrusu kapaklar doğrudan gemi bünyesi üzerindeki destek tamponlarının üstüne oturtulur. Kapatma düzeni olarak sıkııştırma laması gerektirmeyen bir düzen kullanılmıştır. Komşu paneller arasında, birbiriyle hiçbir şekilde bağlantılı olmayan açma kapama işlemini gerçekleştirmek üzere de hava ilt şişirilmiş siğiller kullanılmış ve kapaklann,çabuk hareket eden kilitlerle, ağır hava şartlarında yerlerinden oynamaları engellenmiştir. Panellerin doğru bir şekilde yerleştirilmesi için (boyuna) mezarna ve uç taraftaki plakalar üzerinde bir ray sistemi oluşturulur ve bu raylar aynı zamanda yatay kuvvetlere karşı hem enlemesine hem de bovlamasına bir durdurucu etki uygularlar.<br />
DÖKME YÜK GEMİLERİNDE SDDE-ROLLING KAPAKLAR<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Bu dökme yük gemisinde hava geçirmez ve dişli çark sistemiyle çalışan side-rollıng ambar kapaklan ile kapatılan 7 tane ambar ağzı vardır. Yalnız Tnolu ambarağzı diğerlerinden farklı olarak, bir panel diğerinin üzerine yerleştikten sonra (pıggy-back tipi kapak) sürücü zincir sistemiyle yana doğru kaydırılan düzeneğe sahiptir.<br />
Her ambar kapağının, geminin ortasından ZQÇQU doğru üzerinde birbirine kavuşan ıkı paneli vardır. Kapalar geminin yanlarına doğru açıldı¬ğında İno için 16.2m(boyuna) x 32.00.'1.1 .lm(enine) ve diğerleri için 16.2m (boyuna) x 14.6 m(enine) bir açıklık sağlarlar. 4 nolu ambar su balastı için uygım olduğundan kapağı da özel olarak dizayn edilmiştir.<br />
Tüm kapaklar (4 nolu paneller en ağır ekipmana sahip olmak üzere) manuel işleyen hızla açılıp kapanmayı sağlayan siğillerle donatılmış ve yuvarlanma durumuna, hidrolik jaklarla kaldmlıp getirilmeleri sağlanmıştır. 2-7 nolu kapaklar mazernamn dışına yerleştirilen pistonlu, sabit torklu motorlarla çalıştırılır, bu motorlar panelin altına yerleştirilen dişliyi çalıştıran çarkı hareket ettirirler. 1 nolu kapağın bir paneli ise diğerinin üstüne doğru kaldmlıp yerleştirildikten sonra alttakinin üzerine bağlanan sürücü zincir sistemiyle ( ki bu sürücü sistem bir hidrolik motorla çalıştırılır) yana doğru hareket ettirilir.<br />
Kapakların kısmen açılabilmesi de mümkündür. Bu durumda geminin ortasından yan taraflara doğru 1 no için 2.5m, diğerleri için 3.9m'Iik bir açıklık elde edilir. Kapaklar tam açık pozisyonda başta belirtilen açıklığı sağlayacak şekilde kendi rampaları üzerine yerleşirler fakat yan mezarnayı temizleme amacıyla 40Qmm dalıa öteye de kaymaları<br />
 <br />
mümkündür, Panellerin açık durumlarda kalmaları katlanabilir durdurucularla sağlanır,temizleme durumuna getirilirken bunlar katlanır. Bu durumda kapağın daha öteye kayması sabitlenmiş tıkaçlarla önlenir. Her kapağın açıkken daha da kaymasını önlemek için manuel kilitleme pinleri kullanılır.<br />
Kapaklar kapandığında ise panellerin birbirine iyice yapıştığından emin olmak için lastik conta ve sıkıştırma lamaları kullanılır. 2ve 4 no'lu kapaklar için 2 dakika, 1 no'lu kapak içinse 4 dakika işlem süresi gerekir.(manuel siğiller dalıil değildir) Her biri 0-23 Litre/dakika kapasiteli ve 14 kW gücünde bir elektrik motoruyla sürülen iki pistonlu pompadan oluşan pompa sistemiyle bu kapaklara güç aktarılır.<br />
 <br />
 <br />
Geminin 7 adet yük ambarağzı katlanabilir(folding) kapaklarla kapanır. 1 no'hı ambarağzı geminin baş tarafına doğru katlanan bir çift kapakla,diğer ağızlar ise biri baş, diğeri kıç tarafa doğru açılan 2 çift kapakla örtülür. Ayrıca 1 no'lu açıklığın her iki panelinde, diğer açıklıkların ise 1. ve 4. panellerinde,diagonal üzerinde karşılıklı yerleştirilmiş 820mm çapında, hava geçirmez tahıl girişleri kapaklan vardır. Kapaklar açık pozisyonda 1. ağız içki 12.8m(boyuna) x 16.Om enine ve diğerleri için 19.2m x 16.Om açıklık sağlarlar.<br />
Panel çiftleri, mazernanın dışma monte edilen ve en uçtaki panel bağlantısına doğrudan etki eden hidrolik silindirlerle hareket ettirilirler. Sancak taraftaki (boyuna) mazernanın ortasına yerleştirilen standlarla bu mekanizma kontrol edilir.<br />
Ambar kapakları, içe doğru 2mm, dışa doğru 10nun ve diagonal üzerinde en fazla 50mm mezarna sapmaları oluşturacak şekilde düzenlenmiştir. Bu sapmalara cevap vermek için iskele tarafında flençli çarklarla kapak sabitlenmeli, sancak tarafta ise mazerna hareketini takip edecek şekilde mezarna üzerme yerleştirilen fleçsiz çarklar üzerinde hareket edilmesi sağlanmalıdır. Her iki tarafta da (boyuna) hareketi sınırlayan tıkaçlar mevcuttur. 2-5 no'lu ambar ağızlarında, kapakların birbirinden ayrıldığı noktalarda iki manuel süngü cıvatası vardır. Bu cıvatalar sayesinde ambar kapağı otomatik olarak hızlı bir şekilde açılıp kapanabilir.<br />
36<br />
Kapağın mazerna ile iyice temas ederek açıklık bırakmayacak şekilde kapanması panel üzerine yerleştirilen lastik contalar sayesinde,bir tarafa açılan panel çiftinin diğer tarafa açslan çiftle kapalı dunımda iken tam teması ise bir panel üstüne lastik conta diğeri üzerme de sıkıştırma laması yerleştirilmesi sayesinde olur.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
439 TEU'luk konteyner kapasitesi, güverte üzerinde 299 TEU, ve ambar içinde 140TEU taşınarak sağlanır. Yükleme 3 adet güverte üstü kreyn'le yapılır. Bu ikiz ünite ile 2x20 ton'luk kapasite ve 20nrlik erişim direğiyle de 36ton kapasite ve 2öm erişim sağlanır.<br />
Kapaklar hidrolik sistemle çalıştırılan 13.7 x 10.5m açıklık temin eden çeşitli türde yalıtımlı veya yalıtmışız katlanabilir(folding) kapaklardır. Kapaklan daha yakından inceleyecek olursak;<br />
■	Üst  güverte kapaklan  yalıtımlı ve  üstüne  yığüabilecek yük<br />
açısından en  elverişli olan Rack-Back tipi,her biri  4  panelli<br />
foîding kapaklardır. Yanlara monte edilen hidrolik silindirlerle<br />
hareket   ettirilirler.   Üstündeki   konteyner   sökelleri   sayesinde<br />
toplam 42 ton'luk (20ft*lik konyeyner için) veya 63ton?luk(40 ve<br />
43ft'lik   konteyner   için)   yükü   üzerinde   taşırlar.   Mazernayla<br />
bağlantı otomatik siğillerle sağlanır.<br />
■	Link-Link   tipi(birbiriyle   bağlantılı)   yalıtımlı   kapaklar   2,3,4.<br />
ambarlann 4 numaralı  ara güvertesi için kullanılır.  Her biri<br />
(4+D+4 panelden oluşur. Her bir kapak 1.8ton/m2'lik unıform<br />
yüklemeye veya 7.7tonMuk fork-îift kamyonlarına dayanabilecek<br />
 <br />
şekilde   dizayn   edilmiştir.   Bir  link  mekanizmasıyla   birbirine bağlanan hidrolik silindirle hareket ettirilirler. a 2,3 ve 4. Ambarların 2,3 ve 5. Ara güverteleri ve 1.ambarın iki ara güvertesi için kullanılan yalıtmışız Link-Lmk tipi kapaklar aynen yukandaki taşıma kapasitelerine sahiptirler.<br />
Yalıtımlı kapaklar su ve hava geçirmez şekilde ortalama 0.4 kcal/m2'lik ısı kaybına izin verecek şekilde tasarlanmıştır. Güç aktarımı hidrolik pompa setleri ile sağlanır.<br />
<br />
    Ambar Kapaklan<br />
Ambar kapaklarının yük ile ilgisi;<br />
a-      Sızdırmazlığı,<br />
b-      Çabuk ve kolay açılır kapanır olması ve<br />
c-      Kolay istif için geniş olmasıdır.<br />
Yukarıdaki    bilgilerden    de   anlaşılacağı   gibi,   ambar<br />
kapaklarının yük  ile  en  önemli  ilişkisi,  kapakların  su<br />
sızdırmaz olmasıdır. Bunun için gemi zabitlerinin ambar<br />
kapaklarının bakım ve tutumuna çok özen göstermeleri<br />
gerekir. Eski gemilerde ambar kapaklan, mezeme, tahta<br />
kapak ve branda ile kapatılırdı. Brandalar ambar kenarlanna<br />
monte edilmiş siğil papuçlanna yerleştirilir ve yerinden<br />
 <br />
 <br />
çıkmasın diye buralara demir lamalar konduktan sonra tahta siğiller çakılarak sıkıştırıldı. Sonra üzerlerine konulan demir kuşaklar ile bağlanarak emniyete alınırdı. Günümüzdeki modern gemilerde çelik kapaklar kullanılmakta olup, bunların tiplerine göre tekerlekli ve çekmeli veya hidrolik sistemle açılıp kapanan kapaklar olmak üzere çok değişik türleri bulunmaktadır. Tipi ve türü ne olursa olsun ambar kapağında aranan ilk özellik sızdırmaz olmasıdır. Tabii ki ambar kapaklarının çabuk açılıp kapanması zamandan tasarruf sağlayacağı için çok önemlidir. Örneğin ani bastıran yağmurlarda yükü ıslatmamak için ambarların çabuk kapanması en arzu edilen şeydir. Kapakların geniş olması yükün istif kolaylığını sağlayacağı için faydalıdır. Ancak ancak geniş kapakların hem sızdırmazlığını temin etme zorluğu (çünkü bu tür kapaklar çabuk deforme olur) hemde geniş ambar kapaklarının daha öncede belirtildiği gibi gemi mukavemetini azaltması, bu tür kapaklara sahip olan gemilerin ilave olarak takviye edilmeleri gerekir. Gelişen teknolojiye parelel olarak modern yük gemilerinde kullanılan ambar kapakları da modernleşmiş ve günümüzde çok değişik tipte kapaklar imal edilmiştir. Bu sayede 10 kişi ile ancak 1 saatte kapatılan tahta kapaklar yerine, bir kişi ile 2 dakikada açılır kapanır kapaklar yapılmıştır. Böylece eskiden uzun zaman alan ambar açma kapama süresi, bugün bir iş gününde kullanılan zamanın ancak % 3 ünü teşkil etmektedir. Aşağıdaki şekillerde günümüzde kullanılan değişik ambar kapakları görülmektedir.<br />
 <br />
 <br />
<br />
	Tek tel çekmeli kapaklar<br />
ŞekiI-6' da görülen bu kapağa tatbikatta "Mac-gregor" kapak da denilmekte ve günümüz gemilerinde sıkça kullanılmaktadır. Bu tip kapakların kullanılışının basit olması kullanılan personelin fazla kalifiye olmasını gerektirmez. Yine de teker yuvalarında kapamayı engelleyecek yabancı madde olup olmadığına ve siğil pabuçlarının düşürülmüş olmasına dikkat edilmelidir. Aksi durumda tel kesilmesi veya kapak düşürülmesi gibi kazalar meydana gelebilir.<br />
	Dört parçalı hidrolik kapaklar<br />
şekil - 7<br />
Şekil-7'de görülen kapaklar, hidrolik sistemle çalışan kollar vasıtası ile açılıp kapatılır. Bu sistemde ambarlar açılıp kapatılırken geminin meyilsiz olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü meyilden dolayı meydana gelecek kasıntılar kapakları zorlayarak tekerlerin raydan çıkmasına neden olabilir.<br />
 <br />
 <br />
 Çekilerek açılıp - kapanan kapaklar<br />
Şekil-8'de görülen bu tip kapaklar şekil-7'de görülen kapaklara benzemekle beraber en önemli fark bu kapaklar hidrolik olarak değil mekanik olarak açılıp kapanmakta ve bu iş için gemi bumba veya kreyn telleri kullanılmaktadır.<br />
 <br />
 <br />
\<br />
Ctosing arm guıde    *	Securing hook<br />
Şekil - 8  Dönerek katlanan kapaklar<br />
Şekil-9'da görülen ve daha ziyade yükleme-boşaltma donanımı olmayan gemilerde kullanılan bu kapaklar, rulo şeklinde kendi üstüne sarılan ve dönerek açılıp kapanan kapaklardır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yana açılan kapaklar<br />
Yine genellikle "gearless" gemi denilen yük donanımı olmayan dökme yük taşıyan gemilerde kullanılan bu kapaklar şekil-10'da görüldüğü gibi raylar üzerinde geminin sancak ve iskele güvertesine açılırlar. Genellikle hidrolik sistemle çalışan bu kapaklardaki tekerler ve dönen aksam sık sık yağlanarak bakımlı tutulmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GİRİŞ<br />
70 yıl önce çelik ambar kapaklarının geliştirilmesi gemi kargo tasarımlanma Önünü açmıştır. Eskiden beri zahmetli bir şekilde muşambalarla örtülüp, iplerle bağlanan tahta levhaların yük ambar girişlerine koyduğu kısıtlamaları ortadan kaldırmıştır. Deniz teknolojisinde ambar kapaklan konusunda ciddi mesafeler katedilmiştir.<br />
Bilindiği gibi gemi yükünün kısa zamanda gemiye yüklenip-boşaltılması istenir. Bunun içinde ambarağızlaıının olabildiğince geniş tutulması gerekir. Diğer taraftan gemi mukavemeti açısından ambarağızlanmn küçük olması istenir. Bu nedenler gemi dizaynında sorunlar yaratır. Bunlara bağlı olarak, dizayn edilen gemiye uygun ambar kapağı çeşidi ve teçhizatının seçimi büyük önem kazanır.<br />
Bugün Türkiye'de ambar kapağı imalatı ve tamiri konusunda ciddi bir altyapı sorunu mevcuttur. Bu sorunun altında ambar kapaklan konusunda teorik çalışmalann yapılamaması vardır. Bu da pratikte, ambar kapağı imalatında, montajında ve kullanımında istenmeyen durumlara neden olmaktadır.<br />
Deniz Teknölojisi'ndeki önemi büyük olan ve ülkemizde eksikliği bu derece hissedilen bu konuyla ilgili yaptığım çalışmanın ileriki çalışmalara ışık tutacağına inanıyorum.<br />
 <br />
AMBAR KAPAKLARI<br />
Ambar ağızlarım kapamak, su geçmez yapmak, ambara konulan yükü çeşitli hava koşullarından korumak ve ambar ağzı açıklıklarında yapıyı kuvvetlendirmek için konulan ağaç veya çelik kapaklardır.En basit tipleri ağaç ambar kapakları olup.bunlarda zamanla çeşitli değişimler göstermişlerdir. Günümüzde çeşitli tiplerde yapılan çelik: ambar kapaklan, hem fonksiyonlarım mükemmel düzeyde yerine getirmekte, hemde zamandan büyük tasarruflar sağlamaktadır. Ayrıca bazı özel tip dizaynlarda ambann havalandırılması da kapaklar üzerinden sağlanabilmektedir.<br />
Çelik ambar kapaklarının geliştirilmesi, gemi kargo tasanrnlanrun önünü açmıştır. Öncel eri zahmetli bir şekilde katranlı muşambalarla örtülüp halatlarla bağlanan tahta levhaların yük ambar girişlerine koyduğu kısıtlamaları ortadan kaldırdı.Bu basit çelik kapak, kargo(yük) girişleri ve transfer sistemleri adında yem bir denizcilik teknolojisi disiplininin ve her zaman gemi yapımının şekillenmesinde anahtar rol oynayan bir endüstrinin tohumlarını ekmiştir.<br />
Çelik ambar kapaklarının gelişimiyle;<br />
1- Limanda harcanan zamandan ve işgücünden tasarruf<br />
2-Yük girişi için sadece bir panelin hareketi yeterli olduğundan,<br />
ambar kontrolleri kolaylaşmıştır.<br />
3-Bakım ve onanın harcamalan minimum düzeye inmiştir.<br />
4-Şiddetli    havada,    kapağın    sugeçmezliği    nedeniyle    geminin<br />
bütünlüğü arttırılmıştır.<br />
5-Yükleme-Boşaltma   sırasında   hızla   kapanabilme   özelliğinden<br />
dolayı, kötü hava koşullarına<br />
karşı da bir güvence oluşturmaktadır.<br />
AĞAÇ AMBAR KAPAKLARI<br />
En basit ve ilkel kapaklardır. Ambar ağzında gemi eni doğrultusunda yerleştirilen eT' profilleri üzerine teker teker yerleştirilen ağaç kapaklardan oluşmaktadır.Bu tahtalar, gemi boyu doğrultusunda ve dikdörtgenler prizması kesitlidirler. "I" profillerinin boylan , ambarağzı genişliğine eşittir ve belli aralıklarla ambarağzı boyunca enine olarak yerleştirilmişlerdir. Portatif olan bu profiller bir dablm sacıile desteklenir. Bunların   üzerine  gelen  tahtaların  uçlan  ise   galvanizli   çelik   şeritlerle<br />
 <br />
sarılarak dayanıklı bir yapıya kavuşturulurlar. Ağaçların kalınlıkları en fazla 60mm, boylanda en fazla 1500nun olabilir. Yağmurlu ve denizli havalarda ambar kapaklan arasından su sızmasını önlemek için, bunların üzerine brandalar serilir.Bunlar ambar tamamen kapatıldıktan sonra boydan boya ambarağzı üzerine serilir,uçlan mezarnanın dış tarafına aşağı doğru sarkıtılarak siğiller yardımıyla bağlanırlar. Ancak bu işlemler hem uzun zaman alır, hem de sefer esnasında brandalar bağlantı yerlerinden yırtılarak ambarın açılmasına neden olabilirler.Bu nedenle kapakların kapatılması hassas bir biçimde gerçekleştirilmelidir.<br />
ÇELİK AMBAR KAPAKLARI<br />
Çok farklı ve gelişkin dizaynda imal edilmiş, çelikten yapılmış ambar kapaklandır. Ambara ağzını bütünüyle örtmesi , güvenilir sağlamlıkta olması ve ambarağzında mezarna görevi yapması yönünden en yararlı ambar kapaklandır. Sağlamlıkİan nedeniyle mekanik sistemlerin uygulanmasına elverişli olduklan gibi, hem yük taşıma özelliklerine sahiptir, hem de sağlam kilit mekanizmaları nedeniyle ambar içinde çeşitli basınç artımlarından doğan gerilmeleri karşılayabilirler. Açılıp kapanmadaki kolaylıkları, sızdınnazlıkdaki üstünlükleri ve mukavemetli oluşlan tercih nedenleridir.<br />
KONTEYNER TAŞIYICI KAPAKLAR<br />
Konteyner gemilerinde sandıkların yeterli zamanda ve kolaylıkla yüklenip boşaltılmasını sağlamak için güvertede büyük ambar kapaklan yapılır. Tek bir büyük kapak yerine geminin büyüklüğüne göre güverte gemşlığmce .iki yada üç sıra kapak kullanılır. Kapak boyutlanda enaz iki konteynerin yanyana ginp çıkabileceği genişlikte ve üstüne konacak bir, iki, üç sıra sandığı taşıyabilecek güçte yapılırlar.<br />
Aşağıdaki şekillerde bir konteyner gemisinin genel planı ve ambar bölgesi kesit resmi görülmektedir.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
3-) TELESKOBİK  ( İÇÎÇE GEÇMELİ)  KAPAKLAR<br />
Gemi gemşlığme yakın ambarağızlannı kapatmak için kullanılan ve gemi boyu doğrultusunda birbirlerinin içine geçmek suretiyle çalışan kapaklardır. Kapak boyutları sırasıyla birbirinin içme geçecek biçimde küçülür. Kapak formları ise aynıdır. Mezamada içice raylar "vardır ve her kapağın tekerlekleri kendi rayı üzerinde hareket ederek kapakların içice ambarağzı nihayetinde toplanmasını sağlar. Bir gemide bu biçimde kapatılmış çok sayıda ambar olabilir.<br />
 <br />
4-) KATLANAN AMBAR  KAPAKLARI<br />
A.) KYDROFOLD  TİP KAPAKLAR<br />
Bu tıp kapaklar ikişerli bağlı olarak çalışırlar. Ambarlar dört kapakla örtülürler. Kapaklar ikişerli olarak ambarağzı baş ve sonuna toplanırlar.Burada nihayet kapakları gemi bünyesine bağlı olarak kolayca dönebilmektedir. Kapak uç noktasından güverteye mesnetlidir. Mesnetin biraz: gerisinden dayanan hidrolik kol nihayet kapaklarını dikey duruma getirir. Buna bağlı ikinci kapak da yavaş yavaş hem dikey dununa gelir hem de uçlarındaki tekerlekler üzerinde kayarak ambarağzı sonuna doğru ilerler. Dikey durumda kapaklar "birbirlerine kilit   sistemleriyle bağlanırlar. Kapatılma   durumunda   kilitler   açılırlar,<br />
 <br />
Gemide enine olarak üç adet ambar kapağı vardır. Orta kapak üç, yan kapaklar ikişer sandığın yanyana girip çıkabilmesini sağlayacak genişliktedir. Ara güverteler değişik yükler konulduğunda kapatılır ve kapaklann üzerine yük koyularak kuUanıiır.Konteyner yükünde ara güverte kapaklan kullanılmaz.Bunun yanında ara güvertelerde gerek kapaklan taşımak, gerek boy mukavemetine destek için boyunasandık kirişler kapak yanlanna koyulur.Güvertelerde sandıklann yeterlilikle yerleştirilmesi için sehim yapılmaz.Güverte üzerinde de konteyner taşınacağından ana güverte kapaklan oldukça mukavemetli olarak yapılırlar. Bazı kuru yük gemilerinin ambar kapaklannda yapılan değişikliklerle konteyner yükü taşınabilir.<br />
AMBAR KAPAK ÇEŞİTLERİ<br />
1-) PONTON KAPAKLAR<br />
Vinç tertibatı gerektiren gemi tiplerinde kullanılan basit kapaklardır. Bu kapaklar üzerinde manevraya ilişkin hiçbir tertibat yoktur. Gemi üzerindeki vinçler tarafından kaldırılırlar. Ana güverte üstünde ya da nhtımda depo edilirler. Genelde küçük gemilerde sık kullanılan bu kapaklar, konteyner taşımada da kullanılabilirler. Bu nedenle sağlam olarak inşaa edilirler.<br />
1-1 VANA ACILAN KAPAKLAR<br />
Bu tip kapaklar gemi eni doğrultusunda her ambarağzı kenarında bulunan raylar üzerinde hareket ederler. Geminin büyüklüğüne göre değişen sayıda ray üzerinde bulunan kapak çiftleri, değişik biçimlerde yana doğru açılabilirler. Hareket hidrolik motorun çalıştırdığı pinyon dişli sistemiyle sağlanır. Bu tip kapaklar, ambarağzı genişliği gemi genişliğinin 30-50%'si kadar olduğu maden cevheri gemilerinde uygundur. Çünkü kapakların yana doğru açılabilmesi için, kapak genişliğine eşit bir mesafe gerekmektedir. Benzer bir biçimde kapaklar gemi boyu doğrultusunda da açılabilirler<br />
 <br />
 <br />
hidrolik kol yavaş yavaş  geri çekilerek kapaklar tekrar yatay konuma<br />
gelirler.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
B.1   AUTO    HATCH<br />
Burada ambarağzını örten kapakların tümü birbirine bağlıdır ve birlikte hareket ederler. Kapaklar sırasıyla birbirlerine mafsallarla bağlanmıştır. Nihayet -kapağı güverteye mesnetlidir.Mesnetm biraz gerisinden dayanan hidrolik kol , bu kapağı dikey duruma getirir. Buna bağlı olan diğer kapaklar da sırasıyla dikey duruma gelirler.<br />
 <br />
5-) TEK ÇEKİŞLÎ (SINGLEPULL) AMBAR KAPAKLARI<br />
Birbirine bağlı çok sayıda kapaktan oluşurlar, Kapaklar çeşitli biçimlerde ambarağzı açıklığının bir ya da iki tarafına toplanırlar. Çekme en sondaki kapağa bağlı bir tel ya' da bir motordan tahrik edilen zincirle sağlanır. Kapaklar ard arda tekerlekler üzerinde haraket ederek toplanmanın olduğu yere gelirler. Burada kendi ağırlıklanyla düşey duruma gelirler. Kendi ağırlıklanyla düşey duruma gelebilmeleri için, toplanma yerine eğimli bir bölümden geçerek gelirler, Aynca kapakların ağırlık merkezine göre ayarlanmış bir yere konulan bir makara dönmeyi sağlar. Eğimli bölgede kapaklar yavaşça yükselirken düşey duruma gelirler. Kapaklar birbirlerine zincir veya çubuklarla bağlanırlar.<br />
 <br />
<br />
 <br />
 <br />
<br />
6-)  YTJVARLANABİLİR TİPTEKİ KAPAKLAR<br />
 <br />
 <br />
Hafif alaşımlardan imal edilmiş ve birbirine menteşeli bu kapaklar, ambarağzı sonunda bulunan bir silindir üzerine sarılarak toplanırlar. Tahrik elektrikli bir ırgata bağlı tambur ile sağlanır. En sondan gelen kapak nihayetüıdeki bir tekerlek, açılıp kapanma sırasında kapaklann ambar kenarlanyla sürtünmelerim önler ve hareketi kolaylaştırır. Kapaklar üstüste sanlacak biçimde küçükten büyüğe doğru sıralanırlar.<br />
 <br />
1~) ARA GÜVERTE KAPAKLARI<br />
Ara güvertede ambar kapağının kapanmasından sonra hacim kaybı olmaması için kapak yüzeyi ile döşeme ağızları aynı yüksekliktedir.<br />
 <br />
Bu kapaklarda sızdırmadık gerekmediğinden contalamaya yönelik hiçte tertibat gerekmez.Kapaklar güverte yüzey, üzerinde cevaplayacağından , kilitleme sistemlende diğerlerinden fcÜT kertede gemi boyu doğrultusunda ambaragzına gelen Sderîer feerSde kayarak hareket eden kaymalı kapaklar yapdabıleceg! ^Sanabilir tip kapaklarda yapüabüi, Bu kapaklarda^drobk^ kollar kapadın içindedir ve birbırlenyle menteşelı her bir kapak çifti ıçt bİ Smdıre ürtıyaç vardır. Kapakların boyutlanda ara güverte yüksekliğine bağlı olarak daha küçük olmaktadır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
 <br />
t    X .». X .v---J2£S£_i<br />
<br />
ÇELİK  AMBAR KAPAKLARININ  SUGECMEZUĞİ<br />
 <br />
^ıbarlann denizden ve yağışlardan gelen sulardan etkilenmesini önlemek için ambarağzını kapatan kapaklar sugeçmez olarak vapurlar. Kapakların birbirleriyle bırlestıklen^ kısımlarla ambar mLm'J üzenne oUırduklan tasımlar özel düzeneklerle sugeçmez iği<br />
U1C	.        ,     • ■ Ao   __   „„!,   imiianılan  ve  en   gelişkin   olanlan<br />
saâlar. Bu sistemler içinde   en   çok   kullanılan	*<br />
lastik   contalarla (RUBBER  GASKET) sağlanan sızdımıazhk   Sa&gt;ılabı ir. Bımun   "Uda    "DOUBLE   DRAINAGE" sisterruyle de    sızdmnazhk<br />
 <br />
sağlanmaktadır.<br />
 <br />
Şekilde   kapakların  arasına  giren   su<br />
 birbirine  geçm<br />
Ş	p<br />
ve  aradaki  conta yardımıyla dışarı  atılmaktadır.<br />
 <br />
4i  iki   adet  lama   sistemiyle<br />
 <br />
LASTİK  CONTALARLA  SIZDIRMAZLIK<br />
Bu sistemde esas, kapakların birbirleriyle ve ambar mezarnasıyla bağlantı yerlerinin conta ve buna baskı yapan çeşitli kesitli çubuklarla sanlmasıdır. Bazı durumlarda çıkıntı yapan conta karşılığında bulunan düz bir yüzeye baskı yaparak sızdırmazlığı sağlar. Her iki durumda da yaklaşık: 50-60mm civarında kalınlığı olan contalar 6-7mm sıkıştınlarak su sızdırmazlığını önlerler. Güvenlik olarak da sızıntı ihtimaline karşı, baskı hattının ambarağzına yakın tararına su kanalları yapılır ve sızabilecek suların ambara dolması önlenir.<br />
 <br />
- Yukanda bir kapakla mezarna arasındaki sızdırmazlık tertibatı gösteriîmiştir.Mezama üzerindeki bir çubuk kapağın ağırlığı ve kilitleme sisteminin uyguladığı kuvvetle contaya baskı yaparak sızdırmazlığı sağlamaktadır. Ayrıca bir köşebendin üzerine konulan dairesel kesitli bir çubuğun, kapakların sabit bir ara mesafeye yanaşmaları durumunda, karşılığına gelen contanın üzerine baskı yapması sonucunda sağlanan sızdırmazlık görülmektedir.<br />
 <br />
Burada dikkat edilecek husus; kapaklann yeterli conta baskısını kapak kesiti boyunca sağlaması için, iki kapağın karşılıklı görüşme ağızlan arasındaki mesafenin sabit olmasıdır. Bunu sağlamak için kapak ara mesafesini belirleyen çeşitli teçhizatlar kapakların üzerine monte edilmektedir.<br />
Diğer bir husus da contalama basıncının çok yüksek oluşudur. Gerekli emniyette sızdırrnazlık sağlanabilmesi için, yeterli baskının sağlanması istenir. Bunda conta malzemesinin sertlik durumu önemlidir. Bu baskıyı sağlamak için kapaklann ağırlıklan ile birlikte çeşitli kilitleme tertibatlarının sağladığı kuvvetten yararlanılır. Kapak yanlanna konulan bu tertibatlar, hem kapağı mezarnaya bağlamakta hem de kapaklan birbirine bağlamakta kullanılır. Oluşan gerilmelerin büyük o iması, kilitleme tertibatı sayısının çokluğunu ve sağlamlığını gerektirmektedir. Ancak çok sayıdaki tertibat, çalışma sırasında kullanımı zorlaştıracağından daha sağlam ve az sayıda tertibatlar tercih edilmelidir. Kimi dunımlarda kapakların kapanmasına bile engel teşkil eden bu durum kapaklann dizaynı ile birlikte imalatında da özel bir hassasiyet gerektirmektedir.<br />
KAPAK TEÇHİZATINA İLİŞKİN BİLGİLER<br />
Kapaklann genel özellikleri dışında kullanıma ilişkin çeşitli teçhizat elemanları da mevcuttur. Bunların en önemlileri kilitleme sistemleridir. Kapakların gemi bünyesinde bağlanmasını amaçlayan bu sistemler kapaklann kapanmalarına ilişkin zorlamaları karşıladıklan gibi, ambar içinde çeşitli nedenlerle oluşan basınç artımlarını da karşılamalıdır.<br />
Kapakların ara mesafelerini ayarlayan teçhizat elemanları hem sızdırmazlık açısından, hem de kapaklann kaymalarını önleyici bir etken olarak önem taşımaktadrr.Kapaklann açılıp kapanması sırasmda mezama üzerinde hareketi sağlayan tekerlek sistemleri, kritik yüklerle karşılaştıklan için kapak bünyesine iyi bağlanmış aynca içte çeşitli takviyelerle güçlendirilmişlerdir.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
Kapakların kaymasını önleyen esas önemli eleman kapak üzerindeki bloklardır. Ambar rnezarnası üzerinde bu blokların oturacağı yuvalar bulunmaktadır. Bu yuvalara blokların girmesiyle kapakların gemi eni ve boyu doğrultusundaki her türlü hareketi önlenmiş olur.<br />
Katlanmış ya da toplanmış bir ambar kapağının üzerinde çalışa-bilmek için kapaklann yan tarafîanndaki görderler(Sıde gırder) üzerine, kare kesitli çubukların bükülmesiyle yapılmış basamaklar koyulur.<br />
Konteyner taşıyan kapaklarda ise kapaklann üzerine konteyner ayaklıklan koyulmaktadır. Bunlar standart konteyner ölçülerine ve değişik yükleme biçimlerine göre yerleştirilirler. Ayrıca konteynerleri kapak bünyesine iyice bağlamak için bu ayaklann yanlarına bağlama elemanlan koyulur. Ayaklıklar taşınacak konteyner tipine göre de değişik tipte olabilirler. Bu ayaklıkların geleceği yerlere kapak içinde takviyeler konulmalıdır. Kapaklann gemiye yerleştirilmesi, gemiden alınması ya da herhangi bir acil durumda kullanılmak üzere çeşitli tiplerde mapalar kullanılır.<br />
AMBAR KAPAKLARININ İMALATI<br />
Ambar kapaklan gemiye sonradan monte edilebilir kısımlar olduklanndan gemi mşaasından ayrı olarak düşünülebilirler. İmalat şekli açısından da gemiden farklı özellikler taşımaktadırlar.<br />
- Kapak imalatının en önemli ayrıntıları şöyle sıralanabilir;<br />
1 - Kapağın mezarnaya oturmasında etkili teçhizatın tam ölçüsünde yerleştirilmesi ve kapak ana ölçülerine tam olarak uyulması.<br />
2-	Kapağın sızdınnazlıkla ilgili kısımlannın hassasiyeti ve bununla<br />
ilgili test ve kontrollerin imalat sırasında yapılması.<br />
3-	Kapaklann birlikte çalışmasını sağlayan menteşe sistemlerinin,<br />
kapaklarda   ek   bir   gerilmeye   neden   olmaksızın   tam   düzgün   olarak<br />
koyulması.<br />
4-	Konteyner taşıyıcı kapaklarda konteyner ayaklarının hassasiyeti.<br />
5-	Hidrolik   sistemli   kapaklarda   kapağın   gemiye   bağlanmasını<br />
sağlayan mafsallann laynda olması<br />
6-	Kapaklann mezarna üzerine tam olarak oturabilmesi için kapak<br />
alt kenarlarında kod farkı olmaması.<br />
7-	Kapaklarda layn kaçıklıklan olmaması.<br />
Bunun dışında birleşme yerlerindeki kaynak dikişlerine dikkat edilmesi, kaynak kalitesini düşürebilecek dış etkenlere dikkat edilmesi gereklidir,<br />
10<br />
 <br />
PONTON KAPAKLARIN TESTİ<br />
Ponton kapaklarda sugeçmezlik testi kapağın mezarna üzerine yerleştirilmesinden sonra üzerlerine Örtülen karpolinlerin kalitesine bağlıdır. Kapaklar üzerine serilecek 3 kat karpolüıin birincisi kesinlikle su geçirmemesi, diğer ikisininde birinciyi korumak için örtülmesi gerekir. Test yapılırken yalnızca birinci branda dikkate alınmalıdır. Brandanın etkili biçimde serilebilmesi için tel ağlar ve ambarağzı tirizleri kullanılır. Daha sonra mezarnanın yan duvarlarına amban çevreliyecek şekilde düzgün lamalar kamalalanarak sıkıca örtülmelidir. Test için bu kamaların durumu ve yeterliliği önem taşn.<br />
MEKANİK VE HİDROLİK KUMANDALI KAPAKLARIN TESTİ<br />
Bu tip kapaklarda conta sistemlerinde şu hususlara dikkat edilmelidir;<br />
a-) Ambar kapaklarının kauçuk, lastik contaları aşınmamış ve esnekliğini yitirmemiş olmalı.<br />
b-) Ambar kapak contaları için baskı lamasına yapılacak olan baskı, lastik kalınlığının 1/4Hine tekabül etmelidir.<br />
c-) Ambar kapaklarının köşe ve çapraz birleşim yerlerinde bulunan lastik contaların esnekliği ve yeterliliğine titizlikle dikkat edilmelidir.<br />
d-) Conta yuvası her türlü çapak, bere, çentik vb. gibi çıkıntılardan muaf olmalıdır.<br />
e-) Baskı rayları düzgün, darbesız ve her türlü eğikliklerden muaf olmalıdır.<br />
SU GEÇİRMEZLİK TESTİNİN YAPILISI<br />
A- ULTRASONİK YÖNTEMLE<br />
Özel dizayn edilmiş ekipmanla su geçirmezlık testi yapılabilir. Bu yöntemde iki kısımdan oluşan test aletinin vibrato ( titreşimli ses dalgası ) vericisi ambarın içerisine yerleştirilir. Kapaklar seyir yapacak biçimde kapatılır. Enspektör ambar çevresinde dolaşarak cihazın ikinci kısmı olan vibrato alıcıyı gözleyerek cihazın ses alıcı ibresini kontrol eder.<br />
B- SU SIKMA YÖNTEMİ<br />
Bu yöntem eğer başarı ile uygulanırsa en kullanışlı ve sağlıklı yöntemdir. Teste başlamadan önce kapakların gerektiği gibi kapatılıp kapatılmadığına dikkat edilir. Test şu aşamalarda gerçekleşir.<br />
 <br />
-	Ambar   kapaklan    arasındaki   su   kanallarının   kullanılmayan<br />
bölümleri artık pamukla bloke edilir.<br />
-	Bu bölümlere hortumla su verilir.Suyun basıncından çok miktan<br />
önemlidir.<br />
-	Test   iki   enspektör   ile   yapılır.   Biri   kapaklann   üzerinde   su<br />
sıkılmasını gözlerken diğeri ambar içerisinde kaçakları tespit eder.<br />
-	Ambar kapaklan üzerindeki su kanallarına su sıkılması bittikten<br />
sonra  bu  kez  ambarağzının  çevresi  ile  ambar  siğilleri  üzerlerine  su<br />
püskürtülerek test edilir.<br />
AMBAR KAPAKLARI<br />
 <br />
Her krişin,   maksimum bükülme  momentinin ortada  oluştuğu unıförm yüklenmiş, basitçe desteklenmiş fabrike yapı gibi ele ahndğı en basit ambar kapağı yapısı.<br />
Ambar kapağı yapısı, ambarağzının eni boyunca üst kısma döşenmiş knş veya görderler ve bunları tamamlayan çelik yan ve uç plakalardan oluşur. Üst plaka, kriş ve görderlerın üst flencini teçhiz eder. Ponton veya tek çekişli basit ambar kapağı panallennin tasanm ve analizi üniform yüklenmiş, basit bir şekilde desteklenmiş krişlerden oluşur.<br />
 <br />
 <br />
SİĞİLLER<br />
Gasket tipi kapatma düzenlerinin en önemli yönü. şekli ne olursa olsun siğil gasketleriyle, sıkıştırma çubukları arasındaki basıncın ayarlanmasıdır. Manuel siğiller, mazerna çubuğu üzerindeki ambar yan plakalarının çelikten çeliğe temasına rağmen çoğu zaman çok fazla sıkışabilir ve bu contanın ömrünün kısalmasına neden olur. Bu problem esnek ve hızlı hareket eden siğillerin kullanımı ile büyük bir oranda aşılmıştır. Bu sayede doğru sığıl basıncı devamlı ve uniform olarak uygulanır.<br />
Çelik kapakların üstündeki siğiller genellikle 1.5-2m aralıklarla köşelere yakın yerlere yerleştirilir. ( Ahşap kapaklar için O.öm'den fazla olmamalı) Daha büyük ve ağır kapakların geliştirilmesi ile Klass kuruluşları bazı durumlarda daha büyük siğil aralıklı kapaklan da onaylamıştır.<br />
YÜKLER<br />
Tabloda özetlenen ambar yükleri, güverteye kadar gelen şiddetli dalgaların kapak açıklıkları üzerine etki ettirdiği yükleri hesaba katar. Klas kuruluşlannın mecburiyet getirdiği nıinimum değerler olup bazı durumlarda arttırılabilir. Bu yüzden (nadiren de olsa) güverte yüld erinin de üstünde taşındığı ambar kapaklan için değer neredeyse kati olup genelde   1.75 ton/m**2 'dir.Bu, 2.45m yükseklikte 1.39m**3/ton (veya 8<br />
 <br />
feet yükseklikte ve 50ft**3/ton ) değerinde yığılmış yüke eşittir. Geminin ön çeyreğinde şiddetli deniz dalgalarına maruz kalan bölümdeki ambar yükleri bu şartlarla başa çıkmak için arttırılabilir.<br />
GÜVERTE YÜKÜ<br />
Ambar ağzı açıldıklarında konteynerler veya ilaveten bir güverte yükü taşınacaksa önce tasarım amaçlı, şartlan sağlayıp sağlamadıklarını ölçmek için beklenen gerçek yükler kullanılmalıdır. Genelde uniform dağılım olduğu farzedilerek yapılan hesaplamalar (konteyner'de noktasal yükleme) kapak levhası içindeki enine kirişler arası ve kirişlerin kendi içindeki gerılmelerıde göz önüne alınarak yapılmalıdır. Güverte yükü genelde ambar ağzı açıklıklarının iki yanındaki güverteye yüklensede., timber ve konteynerler dışında ambar kapağı üzerine yapılan yüklemelerden ( özellikle sıvn tepeli yükleme) normalde kaçınılır. Güvene yapısı da herhangi bir ilave yüke dayanabilecek şekilde tasarlanmalıdır.<br />
Ara güverte ve üst güverte kapaklan fork lift kamyon yüklerim taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır. Küçük fork lift kamyonlarının elektrik veya prooan yakıtlı içten yanan motorları vardır ve yüksüz halde 3-4 ton ağırlığmdadır. Ara güverteyi 6-S tonluk dingil yükü taşıyacak şekilde tasarlamak yaygın olup tamamıyla dolu vagonun yükünün büyük bir kısmı ön dingil tarafından karşılanır.<br />
KONTEYNERLER<br />
Konteynerlerin üstüne yığıldığı ambar kapaklan, konteynerin köşeleri boyunca iletilen noktasal yüklere karşı koyacak şekilde tasarlanmalıdır. Konteyner ve üstüne eklenen tüm yükler köşe direkleri boyunca iletilir. Kapağın enine kirişleri maximum desteği vermek için köşe donanımlannın hemen altına yerleştirilmiş olmaları gerekir. Ambar yan donanımlan özel takviyeye ihtiyaç duyabilir. Baş kıç vunna ve yalpa hareketlerinin dinamik etkıleride bu sayede giderilir. Kapak üst levhası, kaymaya karşı koyan tamponlarla köşe donanımlarının altından takviye edilmiş ve bu üst levhaya zarar vermeden, sızdumazlık korunacak şekilde yapılmıştır. Sadece ambarağzı mezarnasınm uzağında konuşlandınlan köşe donaıumlan muazzam bir desteğe ihtiyaç duyarlar. Ambar kapağının yanındakiler ise yan ve uç levha boyunca yükünü direk olarak mezarnaya iletirler.41ft (12.5m) uzunluğundaki bir ambar kapağının 40ft'lik konteynerle hiçbir extra takviyeye ihtiyaç duymaksızın    yüklenmesi    mümkün    olurki    bu    normal bir    kapağın<br />
 <br />
ağırlığı   demektir. Fakat   20ft'lik   konteynerler   extra bir orta   desteğe ihtiyaç duyarlar.<br />
SIVI YÜKLER<br />
Kombine taşıyıcıların büyük, ağır, yağ geçirmez kapakları vardır. Bu sayede sadece denizi içeri almamakla kalmaz, yüküde içerde tutarlar. Kapağın iç yüzü hem hidrostatik hem de hidrodinamik kuvvetlere maruz kalır.<br />
1-) Hidrostatik kuvvetler: Bir gemi baş-kıç vururken veya yalpa yaparken, ambar kapağının iç yüzeylerine sıvı yük periyodik olarak basınç uygular. 14m genişlikli bir ambar açıklığında Bderecelik yalpa açısı kapağın yan yüzeyine 1.7ton/m**2'lik bir basınca denk düşer. Çoğunlukla her ambar için tek açıklık olduğu durumlarda, gemi baş-kıç vururken ambar kapağının üstünde değil de güverte altında serbest yüzey direnci görülür fakat iki yada daha fazla açıklık söz konusuysa ( cevher yada petrol gemileri) baş-kıç vurma önemli bir durum teşkil eder. Ek bir faktör de koruyucu mertgaz örtüsünün oluşturduğu iç. gaz basıncının varlığıdır. Bu basınç - vakum valfı tarafından kontrol edilsede 1.4 ton/m**2'lik bir basınca ulaşabilir. Bir petrol yükü taşındıktan sonra ambarlar boş iken 1.5 ton/m**2'lik bir basınç yaratacak şekilde mert gazla doldurulur.<br />
l-7m<br />
 <br />
Farz edilen yalpa hareketinin bir cevher/ petrol  taşıyıcısında yağ geçirmez ambar kapaklan altında ortaya çıkardığı hidrostatik basınç<br />
2-) Hidrodinamik kuvvetler: Bu kuvvetler ambar içinde serbestçe hareket   eden   ve   ambar   kapaklarına   vuran   sıvı   yükler   tarafından oluşturulur.Bureau Veritas ,tipik bir kombine taşıyıcı da 6.71/01**2 lik uç basmç değerlerine ulaşabileceğini hesaplamıştır.<br />
 <br />
KISA KİRİŞLER<br />
Çelik kapaklar için min. kısa kirişler ( stifnerin ve çelik levhanın kalınlık ve boyutları ) ve yük faktörleri , ( yük faktörü*ambarın max.mukavemeti, çeliğin min. son mukavemetinden küçük veya eşit) olacak şekilde düzenlenmelidir. Sağlanması gereken yapısal mukavemet hesaplamaları, maxünum tasarım gerilme seviyeleri kullanılarak da yapılabilir.<br />
Giriş ekipman mukavemet hesaplamaları ( min. 4100kgfcm**2'lik gerilme mukavemetine sahip A sınıfı yumuşak çelikten yapılmış çelik ambar kapaklan için Loyd'un istediği şartlar<br />
 <br />
Tipik bir ambar kapağının üst paneli krişlenn hangi aralıklarda yerleştirildiklerine bağlı olarak ( Genelde kalınlık- aralık /100) 6-13mm kalınlıktadır. Bu levha ambar kapağı boyunca yayılan krişlerle takviye edilmiştir ve genelde aralığın 4% derinlikte ve 500-lOOOmm çıralıklarla yerleştirilmiş "tee" krişler bu takviyeyi sağlar. Panel 8-20mm kalınlığındaki yan ve uç plakalarla tamamlanır.<br />
Bazen çift tabakalı paneller de kullanılır. Bunlar iki çeşittir. Birincisi 4-5mm kalınlığında gerilmesız alt tabakalı olup diğeri üst tabakayla eşit kalınlıkta ve gerilmeyi de eşit paylaşan alt tabakaya sahiptir. Boya, temizlik ve bakım açısından çift tabaka panellerin, teklilere göre daha elverişli olduğu söylenebilir. Bu tip kapaklar ayrıca tahıl gibi yüklerin sebep olduğu yayılmaları da azaltırlar. İki tabaka arasındaki boşluk iç korozyonıı engelleyecek şekilde ele alınmalıdır. Çift tabakalı kapakların dezavantajı geniş ambar ağızlarında bir fazlalık oluşturmalarıdır. Bu da şiddetli denizlerde çalışan gemilerde kapatma sorun lan ve mezama eğilmelerine sebep olabilir. Çift tabakalı kapakların maliyeti daha fazladır. Genelde üst plakayı ters döndürüp, stimer kaynaklamakla ve stıfherin yassı demirlerine de tekrar plaka kaynaklamakla oluşturulur. Daha büyük kapaklarda alt tabakada kaynakçının girmesine izm verecek bir menhol açılabilir ve şekilde gösterildiği gibi yassı demirler daha da geniş tutulabilir.<br />
 <br />
 <br />
Çift tabaka yapımının değişik biçimleri (KapakJar üretildiği gibi ters gösterilmiştir)<br />
DE FORMASYON<br />
Gemi büyüdükçe, ambarağzı açıklığı güverte alanının büyük bir yüzdesini almaya başladıkça, defarmasyon sorunu öncelik ve önem taşır. Önceden gemiler küçük ambar açıklığına sahipti ve mukavemetlerinin büyük bir çoğunluğunu güvertelerden alıyorlardı. Fakat genişlik arttıkça, güvertenin gövde burulma ve boyuna mukavemetlere katkısı azalmaya uğradı ve mezarnalann borda dışında ambarlar arasındaki dar plakalarıyla sınırlı kaldı. Genişliğinin 70% kadar kirişli ambarağzı girişli bir gemi, geminin krişîerinirı 40%'rna sahip ambarağızı girişli bir gemiye göre neredeyse yarı yanya bn burulma sağlamlığına sahiptir.<br />
 <br />
 <br />
12000dtw'luk bulkcarrier'ın detaylı yapı analizi. Deformasyonla oluşan yayılmalar sakin deniz koşullarında bile cevher yüklemeleri sonucu oluşabilir. 5 numaralı ambar ağzı girişi boy olarak 6.6 mm uzarken, genişlik olarak da 2.4 mm azalır. Deformasyon fazla ve kalıcı olmasa da deniz suyunu içeri almaya ve kapaklarda kırılmaların oluşmasına sebep olabilir.<br />
Anıbar kapaklanılın güverte görderlerimn mukavemetine katkıda bulunması istenir fakat kapağı mezamaya bağlayan sıkıştırma elemanlarının fazlasıyla kuvvetli olması, yükleme sırasında meydana gelebilecek herhangi bir distorsiyon, kapaklarm sıkışması ve açılmasının olanaksızlaşmasına sebep olur.Gemirün mukavemetine daha fazla katkıda bulunmak ıçm kapaklar daha kuvvetli ve ağır yapılabilse de bu da bazı sorunlara yol açabilir. Ambar mezanıalan geminin boyuna mukavemetine katkıda bulunacak şekilde tasarlandığın da bununla ilgili sorunlar da çıkabilir. Bu sorunları aşmak için, nıezanıalarm geminin orta kısmında devamlı olması, gövdenin ön ve arka taraflarında sivrıleştirılınesı gerekir. M ezama meteryalini, orta kısmın modülünü hesaplarken kullanırız fakat<br />
 <br />
aynı anda nötr eksenden itibaren ölçülen max. uzaklık da artacağından net kazanç çok küçük olur. Eğer mezarnanın gövdz mukavemetine katkısı istenmiyorsa, devamsızlıkların ters etkilerinin minimize edilmesi gerekir. Gem'ş ambarlı büyük gemilerde yan mezamalar, genellikle devamlı görderlerden oluşur. Örneğin konteyner gemileri ve orman ürünleri gemi-leri hariç diğer tip gemilerde mezarnalar aralıklıdır.<br />
Servis sırasında oluşabilecek ambarağzı mezama sapmaları ambar kapağı tasarımlarında şu şekillerde hesaba katılır;<br />
Boyuna Deformasyon<br />
Üst mezarnanın boyuna deformasyonunun sebebi geminin eğilme ve belverme hareketleridir.Ambarağzı uzunluğuna bağlıdır ve her uç ıçm 7-8mm gibi bir değere çıkabilir. Boyuna deformasyonu karşılamak için, ambar kapağının tutturma uçlarındaki geniş contaların lastiğinin.sıkıştırma çubuğunun rölatif hareketini absorbe etmesi gerekir. Ambar uç siğilleri bu tür harekete izin vermeli, aksi taktirde kesitlerde sızıntı riski ortaya çıkabilir.<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
Conta ve siğiller ambar kapaklarının boyuna( veya enine)  distorsiyonuna ayarlanmalıdır<br />
 <br />
"ore<br />
 <br />
Bu şekil ayrıca ambar kapağı ve mezama arasındaki çelikten çeliğe kontağı gösterir. Amaç contaların fazla sıkışmasını önlemektir. Bununla birlikde değeri mezama çubuğu ve onun relatıf hareketiyle kapak üzerine yapılan basınçla değişen sürtünme kuvvetinin artmasına sebeb olur. Bu sürtünme kuvveti de yan plakaların kurumalarına yol açabilir. Bu problem, mezarna ile ambar kapağının ana kirişleri araşma yerleştirilen yumuşak çelik yatak yastıklarının eklenmesiyle aşılabilir. Bu yolla kapak yan plakalarının ağırlığa destek vermemesi sağlanır.<br />
 <br />
Enine Deformasyon<br />
Enine deformasyonlar, yük yer değiştirdikçe oluşan draft değişimlerinden ve geminin eğilme veya belvermesi sonucu olarak ortaya çıkabilirler. Uzun arnbarağızîannda 15-25mm kadar enine deformasyon oluşabilir. Kapak ve mezarna arasındaki relatif enine hareket aynen boyuna deformasyondaki gibi ele alınabilir ve kapak geniş contalarla donatılır ve ambar kapak panellerinin bir tarafındaki tekerlekler yan yana harekette serbest bırakılır.<br />
 <br />
Derin    draftların    yol    açtığı    hidrostatik    basınç    anımı    ambarağızlannm    enine deformasy onuna sebep olabilir<br />
 <br />
Kapağın bir tarafında frenleme çarklanyla enine deformasyona karşı konulabilir ancak diğer tarafta konulamaz<br />
Burulma  Deformasyonu<br />
Geminin asimetrik yüklenmesi ve dalgalara diagonel girişlerinde oluşan hidrodinamik kuvvetlerin kombinasyonu burulma (torsional) deformasyona yol açar ve sonuç olarak büyük bir konteyner gemisinde ambar ağzı diagonelini 30mm kadar gerer.<br />
 <br />
 <br />
Ambarağızlannm burulma distorsiyonu, sert uçlu siğillerin ek kesitlerinde esnek siğil ek kesitlerine göre daha büyük bir relatif harekete sebep olur<br />
Ambar kapaklarının uçlanna esnek siğil yerleştirmekle, kapak ve mezarna arasında bir hareket oluşturulur ve bu paneller arası relatif hareketi azaltır. A- ek kesitinde oluşan hareket 25mm'ye kadar çıkar ve B-*de ISmnrye ulaşabilir. Tek parça kapakla kapatılan ambarlarda veya kapalı iken sabit kalan ıkı panelden oluşan kapaklarda, tüm hareketler ambarağzı uçlarında oluşur. Relatif hareket yine geniş contalar sayesinde kabul edilebilir seviyeye çekilir.<br />
YATAY YÜKLENEN GEMİLERDE  GİRİŞ  EKİPMAN) Yapısal Düzenlemeler<br />
Ro-Ro gemisinde giriş açıklığı olarak baş, kıç ve yanda kapılar açılır. Kapalı bir bölgeye açılan bu kapılar, öyle yapılmalı, iyice yerleştirilmeli ve takviye edilmelidir ki gövdeyle aynı mukavemete sahip olsun ve kapandığında su sızdırmazhğı sağlasın.<br />
Yapılan bazı düzenlemelerle siğillerin kapı ve çevredeki yapı arasında mukavemeti eşitlemesi şartı konulmuştur. Baş ve kıç kapılan, hidrolik operasyona tabi tutulduysa İm'den fazla, manual işlendi ise 0.6m'den fazla aralıkta olmamalıdır. Araçların konulduğu güvertelerin açıklık aralıkları da 1.5m'den fazla olmamalıdır.<br />
Yükler<br />
Baş siperlerinde, baş ve kıç kapılarında, yan girişlerde etki ettiği farzedilen yükler aslında çevredeki yapılara etki eden kuvvetlerdir.<br />
 <br />
 <br />
Özellikle konteyner taşıyan fork-İift kamyonları, güverte ve rampalarda yüksek dingil yüklen uygularlar. Taşttmyükünün artmasıyla direk artan yükün büyük bir kısmı ön dingil tarafından üstlenilir.<br />
Rampalar, ambar kapaklan ve asansörler toplam büyük yüklere manız kaldıöı gibi her tekerlek tarafından ayrı ayn uygulanan noktasal yüklere de manız kalabilirler. Diğer sayfadaki ve aşağıdaki şekiller dingil yüklerin, yaygın iki tıp araç için yükün max. değerinden daha küçük değerler için nasıl değiştiğini göstenr. Birçok treylerde arkada, iki ya da daha fazla birbirine çok yakın dingil vardır ve bunlar yükü eşit olarak paylaşırlar.<br />
 <br />
 <br />
GELİŞTİRİLMİŞ TASARIM TEKNİKLERİ<br />
Geminin tüm yapılannm düzenleyici şartlan sağlaması için yeterince kuvvetli olması gerekse de tasnmcı, işlemsel-teknik ve ekonomik faktörleride hesaba katmalıdır. Yapısal tasarım için önünde iki seçenek vardır; ya geleneksel, daha basit prosedürlere indirgenebilecek, denenmiş hesaplama metodlan kullanacak ya da bilgisayar yardımıyla daha gelişmiş teknikleri kullanacaktır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
İki yandan desteklenen ambar kapağı ana!izi( burada tek çekişli ) basittir<br />
 <br />
 <br />
<br />
<br />
Üç yandan desteklenen yapıda enine ve boyuna elemanlarda hesaba daha karmaşıktır<br />
 <br />
1 - - t-, ! " r- ■- "- -<br />
 <br />
Birinci şekilde gösterilen yapı için bilgisayar kullanımı hiçbir ek<br />
bunun<br />
avantaj sağlamaz ama ikinci yapıda bilgisayar yardımı gereklidir. gibi komplex yapılarda yüklü durumda oluşan sapma çok önemlidir.Mese¬la bir çeyrek rampanın burulmaya karşı takviye, edilmesi onun geminin yana yatma hareketine karşın iskele tarafında buna eşit bir karşı koyma gücü göstermesini sağlar. Bu gibi durumlarda sonlu eleman analız prog-ramı kullanmak yaygınlaşmıştır. Bu metod yapıyı çok küçük elemanlara bölerek, her eleman üzerindeki gerilmeyi ve bunun tüm yapı üzerine etkisini hesaplar.<br />
 <br />
 <br />
Değişken yüklü ve birçok taraftan kriş ve gönderlerle destklenen yapılar sonlu eleman tekniğimde içeren bilgisayar programlan sayesinde oluşturulur<br />
Bilgisayar programları, tasanm parametrelerinde en iyi kombinasyona ulaşmak için kullanılan optimizasyon tekniklerim de kapsar. Bu sayede boyut, stifeer yerleşimi, elemanların kısa kirişlen gibi paremecreler otomatik olarak hesaplanır. Yükleme modeli, ambar kapağı veya rampa bo\irtlan, belirginleştirildikten sonra bu programlar tüm olası kombinasyondan mesela yapıyı min. ağırlık veya panel boyutu, sapma gibi değerler açısmdan optimize etmeye yararlar. Bu da programı gerilme seviyeleri analizi tasarımı ile yüklemekle olur. Böylece hiçbir elemanın fazla gerilmeye maruz kalmaması içm krişîer uygun şekilde ayarlanır. Bu amaçlar içm, basit problemleri çözen paket programlarla yüklenen masa üstü bilgisayarlardan, birbirine ve verilen sonuçlan değerlendirecek baş tasarımcının bilgisayarına bağlı net\vorklerden yararlanılır.<br />
Gelişmiş tasanm tekniklerinin avantajları;<br />
-	Daha az yaklaşıklıkla daha fazla faktör hesaba katılır<br />
-	Geniş bir alternatif düzenleme tablosu oluşturulur<br />
-	Daha hızlı üretilen bilgi zamandan tasarruf sağlar<br />
-	Teknik faktörler bütünüyle optimum bir tasanm için ekonomik faktörlerle<br />
birleştirilebilir<br />
-	Program kolaylıkla saklanabilir ve tekrar kullanıma suımlabıiıı<br />
Sonuçta daha iyi ve verimli bir yapı ortaya çıkar.<br />
 <br />
CONTALAR<br />
.   Su geçmezlik contalar ve drenaj kanalları düzeneğiyle sağlanır.<br />
-	Gemi dışından yük bölmesine herhangi bir su girişi engellenmelidir.<br />
-	Kombine  taşıyıcılarda,  basınca maruz  kalsa  dahi  yağ  geçirmezliği<br />
sağlayarak sıvı geçişini engellemelidir.<br />
-	Her türlü deniz ve hava koşulunda yük bölmesinin gemiyle mtegrasyonu<br />
sağlanmalı,      hava      koşullarından      etkilenmesini      engellemeli      ve<br />
de formasyonlara karşı koruyabilmelidir.<br />
-	Esnek olmalı ve olağan düzensizliklere uyum göstermelidir.<br />
-	Conta aşınmaya karşı direçli olmalı, iki yüzeyi iyice çevrelemen" ve petrol<br />
taşıyan gemilerde yüke karşı da dirençli olmalıdır.<br />
-	Uzun bir sefer de dahi bu özelliklerini koruyabilmelidir.<br />
 <br />
AMBAR KAPAKLARI GASKET DÜZENLEMELERİ<br />
En yaygın sıkıştırma düzeni şekildeki gibi genellikle bir lastik contaya karşı koymaya çalışan sıkıştırma çubuğundan oluşur. Bu &gt; tizden contanın dış kabuğu aşınmaya dayanıklı olmalı, alt tarafını dalıa yumuşak ve esnek tutmalıdır. Örneğin sünger lastikler verimli bir sıkıştırma sağlamak için gerektiği kadar deforme olur ve eski haline tekrar dönebilirler. Ambar yan mezarnaları, ambar yan levhalarına baskı yaparlar ■ve bu sayede istenilen sıkılık sağlanır.<br />
Contanın çok fazla sıkıştınlmamasma dikkat edilmelidir.Aksi taktirde lastik değişmez bir şekil alır ve verimli olamaz. Araştırmalar sonucu,  lastiğin  sıkıştırılmamış kesit alanının -%75'i  (mm.)  sıkıştırma<br />
 <br />
amnda da muhafaza edilebihyorsa kalıcı bir kümelenmenin önlenebildiği ortaya çıkarılmıştır.<br />
Aşağıdaki şekildeki tüm conta tiplerinde lastik, kanal içinde özel bir tutkal içine batırılmış olarak düzenlenir.<br />
Sert lastik<br />
 <br />
Yukarıdaki şekiller çok küçük yatay yerdeğiştmne ile dikey sıkıştırmaya izm veren contaların kesitleridir. Bu contalar dikey yüzeyde elastik olmalarına rağmen yatay yüzeyde çok serttirler.<br />
Kaçınılması zor olan yatay yerdeğiştirmelerin önüne biraz olsun geçebilmek için aşağıdaki şekildeki contalar geliştirilmiştir.AveB'deki contalar hava geçirmezdir. Kapak kapanıp conta sıkışırken, içerideki basınç 1 bardan (1.02 kg/cm2) 1.8 bara kadar çıkabilir. Buna benzer diğer bir gaskette ise dışarıdan hava basılması ile ] .8 barlık basınç sağlanır.<br />
 <br />
Kombine taşıyıcıların ambar kapaklarının contalama problemlerine çözüm olarak kenarlarda sabitleştirilmiş lastiklerin ambar kapağı ile mezarna arasındaki relatıf harekete izin vermesi tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Kenarla mezarna arasındaki kompresör, esneyebilen bir yapıya sahip olduğu için gemi hareket ettikçe mezarnanın hareket etmesine izin verir. Sıkıştırma contalanyla siğilleri birleştirmenin iki yolu aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Contanın kümeleşmiş bir yapı oluşturmaksızm karşı koyabileceği sıkıştırma miktarı sınırlıdır ve toleransı çok azdır.<br />
 <br />
 <br />
SIKIŞTIRMA LAMALARI<br />
Dikdörtgen kesitli, yumuşak demirden yapılan ve mezarna lamasma kaynaklaan sıkıştırma laması en yaygın kullanıma sahiptir.Fakat yıllarca hizmet ettikten sonra aşman bu lamaları değiştirmek gerkır aksi taktirde bu sivrileşen uçlar conta lastiğinde kalıcı kümeleşmelere sebep olur. Yuvarlak başlı lama kullanılırsa bu zarar ertelenebilir.Köşelen yuvarlatılmış dikdörtgen kesitli lamalar, "bıçak sırtı" demlen yükleme tipinde başarılı bir sıkıştırma elemanı görevim görür. Bu tür lamalar genellikle paslanmaz çelikten yapılır, bu başta pahalı gelse deambar kapağı ömrü boyunca değiştiriİmeleri gerekmediği için maliyetini karşılar. Çinko ile kaplanmış yumuşak çelik sıkıştırma lamaları da bu tip yüklemede kullanılır.<br />
YAPIM METERYALLERI<br />
Genel olarak tüm yük giriş ekipmanları içm 1. sınıf yumuşak çelik kullanılır. D sınıfı çelik, kaynak yapmaya elverişli kimyasal yapıdadır, E sınıfı çelücse en yüksek sınıftır ve D sınıfıyla aynı özelliğe sahiptir fakat kimyasal yapısı tam anlamıyla kontrol edilir.Soğutmalı gemilerin mezarna çubukları için spesifıze edilebilirler çünkü düşük ısılarda kırılmalar önlenmelidir. Çeliklerin korozyon dirençleri düşük olduğu için epoksi gibi malzemeler kullanılarak terlemenin de kapak altmda oluşturabileceği korozyon önlenebilir.<br />
 <br />
Yüksek Mukavemetli Çelik ( Hıgh Tensıle Steel HTS )<br />
Eğer yapı içerisinde sadece kısa kirişlerde gerilme düzeyleri oluyor ise yumuşak çelik yerine HTS kullanmak ağırlıkta 15%'lik bir düşüşe sebep olur. Bununla beraber gerilme tek etken değildir, sapmalar, min. kalınlık, yapım kolaylığı, başlangıç ve bakım giderleri de hesap edilmelidir. HTS'ler üst plakaları yumuşak çelikten yapılmış ambar kapak kirişlerinde bile kullanılabilir. Bu kapağın ağırlığını azaltır ve tamamiyle HTS kullanılsaydı harcanacak miktarın çok altında bir maliyet getirir. Tamamı ile HTS'den yapılmış bir yapı bazen konteyner gemileri kapaklarında kapağın ağırlığını konteyner vincinin max. kaldırma gücünden daha az tutmak için kullanılır.<br />
Aliminvum<br />
Aliminyum yapı onunla denk bir yumuşak çelik yapıdan 55-60% daha hafiftir. HTS kullanıldığında karşılaşılan birçok sorun da ortadan kalkar. Çelik kadar kuvvetli olmadığı için kalınlık arttırılmalıdır. Kaynak alimin\ıımuda bazı özelliklere sahip olmalıdır. Eğer doğru sınıf meteryal kullamldıysa korozyon sorunu azalır. Aliminyum ve çeliğin biraraya geldiği mezamalarda önceden önlem alınmalıdır.<br />
Aliminyum yapıda yerleştirilen stifher sayısı arttıniabüır ve bu gerektiğinde ağırlık ve maliyetin azaltılabilmesi avantajını getirir. En önemli dezavantajı, uygun sınıf aliminyum bir ambar kapağı ton başına yumuşak çelikle kıyaslandığında 8 inişline mal olmasıdır, fakat diğer masraflar göz önüne alınırsa 3 misli gibi bir sonuç çıkar.<br />
Aliminyum kapaklar çok daha hafif olduğundan derin tankerlerde kullanılır çünkü tanker kapaklan genelde tek parça olarak yapılır, alimınyumun hafif olması da işlem kolaylığı sağlar. Aliminyumdan yapılan tek çekişli ambar kapakları geçmişte seyrek de olsa bazen de deneme amacıyla kullanılmıştır. Ro-Ro gemileri giriş ekipmanı içinde aliminyum kullanmak mümkün olsa da ufak rampalar ve araç güverteleriyle sınırlı kalır. Çeliğe göre yangına dayanıklığı daha azdır.<br />
Cam Takviyeli Plastik ( GRP )<br />
GRP yapılar hafif olmasına karşın yumuşak çelik esnekliğinin 7%'si olan esnekliği ile büyük sapmalara neden olur. Ek takviye gerekli olmasına karşın yapıyı daha ağırlaştırır ve yapım maliyetlerini yükseltir. Bu sebeple yük giriş ekipmanları açısından fazla uygulama alam bulamaz.Sıkıştırılmış (sandvviç) yapıda GRP kullanımı soğutmalı gemiler için elverişli olabilir çünkü yapım sırasında çok küçük bir harcamayla izolasyon sağlanır. Mevcut çelik kapakların izolasyonu ise hem çok zaman alır hem de pahalıdır.<br />
 <br />
HAREKET MEKANİZMALARI<br />
Ambar kapaklan için değişik türden sürücü mekanizmalar mevcuttur. Vinçle kaldırılan kapaklar içinse gemi üzerinde özel bir donanıma ihtiyaç yoktur fakat güvenli bir işlem için maksimum özen gösterilmesi gerekir. Elektrik ve hidrolik sürücü sistemleri genelde standart birimlerden oluşur. (Ör. 10 kW kapasite) Hidrolik sistemlerde gerekli gücü sağlamak için, birimler çiftler halinde çalışırlar. Böylece bir birimin devre dışı kalması halinde işlem durmaz sadece yavaşlar.<br />
Toplam güç harcaması gemi başına lOOkVV'a dek çıkabilir. Eğer işlem sadece kısa peryotlar halinde devam ediyorsa geminin yedek güç kapasitesinin kullanılmasına gerek kalmaz. Gemi bünyesinde ortaya çıkabilecek tepki kuvvetleri tasarımcı tarafından hesaba katılmalıdır. Bu rür tepki kuvvetleri kablolu sistemler için küçüktür Hidrolik sistemler içinse 100 tondan fazla noktasal kuvvete ulaşabilirler ki bu tasarımda özel bir dikkatle ele alınmalıdır.<br />
 <br />
KONTEYNER      GEMİSİ      DİZAYNINDA      İKİ      SEÇENEĞİ BİRARADA SUNAN YÖNTEMLER<br />
Konteyner taşımacılığında ambar kapağıyla kapanan geleneksel gemilerin yanısıra üstü açık gemilerede gereksinim vardır.Bazı gemi sahipleri çeşitli sebeblerle birini veya diğerini seçerken zorlanabilirler .Üstü açık gemilerde limanda (kapaklanr. açılıp kapanması,konteynerlann birbirine bağlanması için v.b) harcanan zaman azalmıştır,konteyner yığım boyunca yükselen guide (raylar) sayesinde konteynerlar güvenli biçimde taşınırlar.Ambar kapağı kullanılması halinde ise değişik boyutta konteyner taşınması mürnkündür.Bu iki ayn seçenek arasında seçim yapmak bu Yüzden zordur.<br />
 <br />
Bu iki seçeneği bir arada sunan , hem konteynerlerin güvenli bir biçimde üst üste yığılmasını hem de farklı türden konteynerlerin taşınabilmesini mümkün kılan bir çözüm üretilmiştir.Bu sayede aynı gemi üstünde , her yığın boyunca yükselen celi guide iara (ambarı boyuna bölmelere ayırarak konteyner yığılmasını sağlayan raylar) , hem de ambar kapaklarına sahip olunarak gerektiğinde kapaklar kapatılarak kapak üstüne yapılacak yüklemeyle kapasite arttmlabilmiştir,<br />
30<br />
1 .tip seçenekte gemi aynen , üstü açık gemilerde olduğu gibi güverte hizasından daha yüksek (yığın boyunca ) cell-guide larla donatılmış , fakat güverte hizasında , ambar kapağının yerleştirilmesine olanak vermek üzere bu raylar yatay doğrultu boyunca kaldırılmıştır.Bu sayede taşınacak ortalama yük arttırılmış , cell-guide lar sayesinde herhangi bir lashing (konteynelann birbirine bağlamaya yarayan düzenek) kullanmadan güvenli taşıma sağlaniTiıştır.Bu arada kapak su geçmezliği de temin edilmiştir.Bu seçenekte bahsedilen kapaklar lift-avvay (ponton) kapaklardır<br />
 <br />
 <br />
2. tıp seçenek ise hidrolik sistemlerle düşey pozisyona getirilen ambar başına yalnız bir kapağın yerleştirildiği ve kapak açık durumda iken üstü açık gemilerin sağladığı tüm avantajlara sahip sistemlerden ibarettir.Kapak kapalı iken ise standart konteyner gemisinin tunı avantajları mevcuttur.Kapak panelleri üstüne yığılan 20 ft konteynerlar aralarında hiçbir bağlantı gerektirmezler.Konteynerların bir tarafı cell-guide lara diğer dış tarafları ise bağlantı köprüsüne bağlıdır.<br />
 <br />
GELİŞTİRİLMİŞ   ÖRNEK GEMİLER<br />
ı-)<br />
ECOBOX adı verilen kutu şeklindeki ambarları ile ekonomik kullanım sağlayan gemilerde vinçle kaldırılan ponton( lıft-away) kapaklar veya hidrolik katlanabilir tip kapaklar değişik ihtiyaçlara hizmet etmek için kullanılabilirler.<br />
ECOBOX dizaynının avantajı bir tip kapaktan diğerine dönüşümün nisbeten kolay olması ve zamanla değişebilecek ticari tercihlere düşük ma-liyetle cevap verebilmesidir.<br />
 <br />
EC0BOX dizaynlı gemi eğer bir bölmeli(cellular) konteyner gemisi olarak imal edildiyse kapaklanıl bağlantılı hareketi gerekmediğinden su geçinnez ponton kapaklar(lift-away) kullanılır.<br />
 <br />
 <br />
Örneğin, ambar içinde 1064 ve güverte üstünde 1416 konteyner kapasiteli, 7 ambarı 10 set kapakla kapatılan, 94 yapımı ECOBOX dizaynlı bir gemiyi ele alalım.<br />
 <br />
İve 2 nolu ambarağzı açıklıkları sırasıyla 12.6m(boyuna) x 15.4m (enine), 12.64m x 20.5m olup her biri iki kapakla kapatılır. Kalan diğer 8 ambar da (açıklıkları 12.64m x 25.9m) iskele,sancak ve ortaya yerleştirilen 3 adet kapakla kapatılır.   Bu kapaklar şu yükleri taşıyabilir:<br />
■	Toplam 60 ton 20ft'lik konteyner (lashmg bağlantı gerektirmeden)<br />
H Toplam 70 ton 20ft'lik konteyner (lashıng bağlantılı)<br />
■	110ton40ft'lik<br />
E 110ton45ft'lik<br />
Buradan da anlaşabileceği üzere ECOBOX dizaynı güverte üzerinde taşman konteynerlerin çeşitli boyutlarda olabilmesini mümkün kılmıştır.<br />
Bu gemide kullanılan tüm kapakların en belirgin özelliği mezarnanın güverte ile aynı hizada olmasıdır, daha doğrusu kapaklar doğrudan gemi bünyesi üzerindeki destek tamponlarının üstüne oturtulur. Kapatma düzeni olarak sıkııştırma laması gerektirmeyen bir düzen kullanılmıştır. Komşu paneller arasında, birbiriyle hiçbir şekilde bağlantılı olmayan açma kapama işlemini gerçekleştirmek üzere de hava ilt şişirilmiş siğiller kullanılmış ve kapaklann,çabuk hareket eden kilitlerle, ağır hava şartlarında yerlerinden oynamaları engellenmiştir. Panellerin doğru bir şekilde yerleştirilmesi için (boyuna) mezarna ve uç taraftaki plakalar üzerinde bir ray sistemi oluşturulur ve bu raylar aynı zamanda yatay kuvvetlere karşı hem enlemesine hem de bovlamasına bir durdurucu etki uygularlar.<br />
DÖKME YÜK GEMİLERİNDE SDDE-ROLLING KAPAKLAR<br />
 <br />
 <br />
 <br />
Bu dökme yük gemisinde hava geçirmez ve dişli çark sistemiyle çalışan side-rollıng ambar kapaklan ile kapatılan 7 tane ambar ağzı vardır. Yalnız Tnolu ambarağzı diğerlerinden farklı olarak, bir panel diğerinin üzerine yerleştikten sonra (pıggy-back tipi kapak) sürücü zincir sistemiyle yana doğru kaydırılan düzeneğe sahiptir.<br />
Her ambar kapağının, geminin ortasından ZQÇQU doğru üzerinde birbirine kavuşan ıkı paneli vardır. Kapalar geminin yanlarına doğru açıldı¬ğında İno için 16.2m(boyuna) x 32.00.'1.1 .lm(enine) ve diğerleri için 16.2m (boyuna) x 14.6 m(enine) bir açıklık sağlarlar. 4 nolu ambar su balastı için uygım olduğundan kapağı da özel olarak dizayn edilmiştir.<br />
Tüm kapaklar (4 nolu paneller en ağır ekipmana sahip olmak üzere) manuel işleyen hızla açılıp kapanmayı sağlayan siğillerle donatılmış ve yuvarlanma durumuna, hidrolik jaklarla kaldmlıp getirilmeleri sağlanmıştır. 2-7 nolu kapaklar mazernamn dışına yerleştirilen pistonlu, sabit torklu motorlarla çalıştırılır, bu motorlar panelin altına yerleştirilen dişliyi çalıştıran çarkı hareket ettirirler. 1 nolu kapağın bir paneli ise diğerinin üstüne doğru kaldmlıp yerleştirildikten sonra alttakinin üzerine bağlanan sürücü zincir sistemiyle ( ki bu sürücü sistem bir hidrolik motorla çalıştırılır) yana doğru hareket ettirilir.<br />
Kapakların kısmen açılabilmesi de mümkündür. Bu durumda geminin ortasından yan taraflara doğru 1 no için 2.5m, diğerleri için 3.9m'Iik bir açıklık elde edilir. Kapaklar tam açık pozisyonda başta belirtilen açıklığı sağlayacak şekilde kendi rampaları üzerine yerleşirler fakat yan mezarnayı temizleme amacıyla 40Qmm dalıa öteye de kaymaları<br />
 <br />
mümkündür, Panellerin açık durumlarda kalmaları katlanabilir durdurucularla sağlanır,temizleme durumuna getirilirken bunlar katlanır. Bu durumda kapağın daha öteye kayması sabitlenmiş tıkaçlarla önlenir. Her kapağın açıkken daha da kaymasını önlemek için manuel kilitleme pinleri kullanılır.<br />
Kapaklar kapandığında ise panellerin birbirine iyice yapıştığından emin olmak için lastik conta ve sıkıştırma lamaları kullanılır. 2ve 4 no'lu kapaklar için 2 dakika, 1 no'lu kapak içinse 4 dakika işlem süresi gerekir.(manuel siğiller dalıil değildir) Her biri 0-23 Litre/dakika kapasiteli ve 14 kW gücünde bir elektrik motoruyla sürülen iki pistonlu pompadan oluşan pompa sistemiyle bu kapaklara güç aktarılır.<br />
 <br />
 <br />
Geminin 7 adet yük ambarağzı katlanabilir(folding) kapaklarla kapanır. 1 no'hı ambarağzı geminin baş tarafına doğru katlanan bir çift kapakla,diğer ağızlar ise biri baş, diğeri kıç tarafa doğru açılan 2 çift kapakla örtülür. Ayrıca 1 no'lu açıklığın her iki panelinde, diğer açıklıkların ise 1. ve 4. panellerinde,diagonal üzerinde karşılıklı yerleştirilmiş 820mm çapında, hava geçirmez tahıl girişleri kapaklan vardır. Kapaklar açık pozisyonda 1. ağız içki 12.8m(boyuna) x 16.Om enine ve diğerleri için 19.2m x 16.Om açıklık sağlarlar.<br />
Panel çiftleri, mazernanın dışma monte edilen ve en uçtaki panel bağlantısına doğrudan etki eden hidrolik silindirlerle hareket ettirilirler. Sancak taraftaki (boyuna) mazernanın ortasına yerleştirilen standlarla bu mekanizma kontrol edilir.<br />
Ambar kapakları, içe doğru 2mm, dışa doğru 10nun ve diagonal üzerinde en fazla 50mm mezarna sapmaları oluşturacak şekilde düzenlenmiştir. Bu sapmalara cevap vermek için iskele tarafında flençli çarklarla kapak sabitlenmeli, sancak tarafta ise mazerna hareketini takip edecek şekilde mezarna üzerme yerleştirilen fleçsiz çarklar üzerinde hareket edilmesi sağlanmalıdır. Her iki tarafta da (boyuna) hareketi sınırlayan tıkaçlar mevcuttur. 2-5 no'lu ambar ağızlarında, kapakların birbirinden ayrıldığı noktalarda iki manuel süngü cıvatası vardır. Bu cıvatalar sayesinde ambar kapağı otomatik olarak hızlı bir şekilde açılıp kapanabilir.<br />
36<br />
Kapağın mazerna ile iyice temas ederek açıklık bırakmayacak şekilde kapanması panel üzerine yerleştirilen lastik contalar sayesinde,bir tarafa açılan panel çiftinin diğer tarafa açslan çiftle kapalı dunımda iken tam teması ise bir panel üstüne lastik conta diğeri üzerme de sıkıştırma laması yerleştirilmesi sayesinde olur.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
439 TEU'luk konteyner kapasitesi, güverte üzerinde 299 TEU, ve ambar içinde 140TEU taşınarak sağlanır. Yükleme 3 adet güverte üstü kreyn'le yapılır. Bu ikiz ünite ile 2x20 ton'luk kapasite ve 20nrlik erişim direğiyle de 36ton kapasite ve 2öm erişim sağlanır.<br />
Kapaklar hidrolik sistemle çalıştırılan 13.7 x 10.5m açıklık temin eden çeşitli türde yalıtımlı veya yalıtmışız katlanabilir(folding) kapaklardır. Kapaklan daha yakından inceleyecek olursak;<br />
■	Üst  güverte kapaklan  yalıtımlı ve  üstüne  yığüabilecek yük<br />
açısından en  elverişli olan Rack-Back tipi,her biri  4  panelli<br />
foîding kapaklardır. Yanlara monte edilen hidrolik silindirlerle<br />
hareket   ettirilirler.   Üstündeki   konteyner   sökelleri   sayesinde<br />
toplam 42 ton'luk (20ft*lik konyeyner için) veya 63ton?luk(40 ve<br />
43ft'lik   konteyner   için)   yükü   üzerinde   taşırlar.   Mazernayla<br />
bağlantı otomatik siğillerle sağlanır.<br />
■	Link-Link   tipi(birbiriyle   bağlantılı)   yalıtımlı   kapaklar   2,3,4.<br />
ambarlann 4 numaralı  ara güvertesi için kullanılır.  Her biri<br />
(4+D+4 panelden oluşur. Her bir kapak 1.8ton/m2'lik unıform<br />
yüklemeye veya 7.7tonMuk fork-îift kamyonlarına dayanabilecek<br />
 <br />
şekilde   dizayn   edilmiştir.   Bir  link  mekanizmasıyla   birbirine bağlanan hidrolik silindirle hareket ettirilirler. a 2,3 ve 4. Ambarların 2,3 ve 5. Ara güverteleri ve 1.ambarın iki ara güvertesi için kullanılan yalıtmışız Link-Lmk tipi kapaklar aynen yukandaki taşıma kapasitelerine sahiptirler.<br />
Yalıtımlı kapaklar su ve hava geçirmez şekilde ortalama 0.4 kcal/m2'lik ısı kaybına izin verecek şekilde tasarlanmıştır. Güç aktarımı hidrolik pompa setleri ile sağlanır.<br />
<br />
    Ambar Kapaklan<br />
Ambar kapaklarının yük ile ilgisi;<br />
a-      Sızdırmazlığı,<br />
b-      Çabuk ve kolay açılır kapanır olması ve<br />
c-      Kolay istif için geniş olmasıdır.<br />
Yukarıdaki    bilgilerden    de   anlaşılacağı   gibi,   ambar<br />
kapaklarının yük  ile  en  önemli  ilişkisi,  kapakların  su<br />
sızdırmaz olmasıdır. Bunun için gemi zabitlerinin ambar<br />
kapaklarının bakım ve tutumuna çok özen göstermeleri<br />
gerekir. Eski gemilerde ambar kapaklan, mezeme, tahta<br />
kapak ve branda ile kapatılırdı. Brandalar ambar kenarlanna<br />
monte edilmiş siğil papuçlanna yerleştirilir ve yerinden<br />
 <br />
 <br />
çıkmasın diye buralara demir lamalar konduktan sonra tahta siğiller çakılarak sıkıştırıldı. Sonra üzerlerine konulan demir kuşaklar ile bağlanarak emniyete alınırdı. Günümüzdeki modern gemilerde çelik kapaklar kullanılmakta olup, bunların tiplerine göre tekerlekli ve çekmeli veya hidrolik sistemle açılıp kapanan kapaklar olmak üzere çok değişik türleri bulunmaktadır. Tipi ve türü ne olursa olsun ambar kapağında aranan ilk özellik sızdırmaz olmasıdır. Tabii ki ambar kapaklarının çabuk açılıp kapanması zamandan tasarruf sağlayacağı için çok önemlidir. Örneğin ani bastıran yağmurlarda yükü ıslatmamak için ambarların çabuk kapanması en arzu edilen şeydir. Kapakların geniş olması yükün istif kolaylığını sağlayacağı için faydalıdır. Ancak ancak geniş kapakların hem sızdırmazlığını temin etme zorluğu (çünkü bu tür kapaklar çabuk deforme olur) hemde geniş ambar kapaklarının daha öncede belirtildiği gibi gemi mukavemetini azaltması, bu tür kapaklara sahip olan gemilerin ilave olarak takviye edilmeleri gerekir. Gelişen teknolojiye parelel olarak modern yük gemilerinde kullanılan ambar kapakları da modernleşmiş ve günümüzde çok değişik tipte kapaklar imal edilmiştir. Bu sayede 10 kişi ile ancak 1 saatte kapatılan tahta kapaklar yerine, bir kişi ile 2 dakikada açılır kapanır kapaklar yapılmıştır. Böylece eskiden uzun zaman alan ambar açma kapama süresi, bugün bir iş gününde kullanılan zamanın ancak % 3 ünü teşkil etmektedir. Aşağıdaki şekillerde günümüzde kullanılan değişik ambar kapakları görülmektedir.<br />
 <br />
 <br />
<br />
	Tek tel çekmeli kapaklar<br />
ŞekiI-6' da görülen bu kapağa tatbikatta "Mac-gregor" kapak da denilmekte ve günümüz gemilerinde sıkça kullanılmaktadır. Bu tip kapakların kullanılışının basit olması kullanılan personelin fazla kalifiye olmasını gerektirmez. Yine de teker yuvalarında kapamayı engelleyecek yabancı madde olup olmadığına ve siğil pabuçlarının düşürülmüş olmasına dikkat edilmelidir. Aksi durumda tel kesilmesi veya kapak düşürülmesi gibi kazalar meydana gelebilir.<br />
	Dört parçalı hidrolik kapaklar<br />
şekil - 7<br />
Şekil-7'de görülen kapaklar, hidrolik sistemle çalışan kollar vasıtası ile açılıp kapatılır. Bu sistemde ambarlar açılıp kapatılırken geminin meyilsiz olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü meyilden dolayı meydana gelecek kasıntılar kapakları zorlayarak tekerlerin raydan çıkmasına neden olabilir.<br />
 <br />
 <br />
 Çekilerek açılıp - kapanan kapaklar<br />
Şekil-8'de görülen bu tip kapaklar şekil-7'de görülen kapaklara benzemekle beraber en önemli fark bu kapaklar hidrolik olarak değil mekanik olarak açılıp kapanmakta ve bu iş için gemi bumba veya kreyn telleri kullanılmaktadır.<br />
 <br />
 <br />
\<br />
Ctosing arm guıde    *	Securing hook<br />
Şekil - 8  Dönerek katlanan kapaklar<br />
Şekil-9'da görülen ve daha ziyade yükleme-boşaltma donanımı olmayan gemilerde kullanılan bu kapaklar, rulo şeklinde kendi üstüne sarılan ve dönerek açılıp kapanan kapaklardır.<br />
 <br />
 <br />
<br />
 Yana açılan kapaklar<br />
Yine genellikle "gearless" gemi denilen yük donanımı olmayan dökme yük taşıyan gemilerde kullanılan bu kapaklar şekil-10'da görüldüğü gibi raylar üzerinde geminin sancak ve iskele güvertesine açılırlar. Genellikle hidrolik sistemle çalışan bu kapaklardaki tekerler ve dönen aksam sık sık yağlanarak bakımlı tutulmalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>